Ara

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104) 2026

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104) 2026

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, her ne kadar bazı durumlarda mağdurun rızası bulunsa dahi, yaş küçüklüğü nedeniyle bu rızanın hukuken geçerli kabul edilmemesi esasına dayanır. Bu kapsamda bireyin henüz tam anlamıyla olgunlaşmamış olan iradesinin korunması, sağlıklı psikolojik ve fiziksel gelişiminin güvence altına alınması ve toplumsal değerler çerçevesinde cinsel dokunulmazlığın korunması hedeflenmektedir. Biz de içeriğimizde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun cezası ve daha pek çok detaydan bahsedeceğiz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Nedir?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen ve 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış bir çocukla, cebir, tehdit veya hile olmaksızın gerçekleştirilen cinsel ilişkiyi konu alan özel bir suç tipidir.

Bu suç tipinin en belirgin özelliği, fiilin çoğunlukla tarafların rızasına dayanmasına rağmen cezalandırılmasıdır. Kanun koyucu, 15–18 yaş aralığındaki çocukların cinsel ilişki konusunda tam anlamıyla özgür ve bilinçli bir irade ortaya koyamayabileceğini kabul ederek, bu yaş grubuna yönelik özel bir koruma mekanizması öngörmüştür. Bu nedenle mağdurun rızasının bulunması, kural olarak suçun oluşumunu ortadan kaldırmaz.

Suçun oluşabilmesi için mağdurun 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış olması, taraflar arasında fiili bir cinsel ilişkinin gerçekleşmesi ve bu ilişkinin cebir, tehdit veya hile olmaksızın meydana gelmesi gerekir. Bu unsurlardan herhangi birinin bulunmaması halinde fiilin hukuki niteliği değişebilir. Özellikle mağdurun 15 yaşından küçük olması ya da fiilin cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirilmesi durumunda, eylem artık çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilir.

Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi edinmek isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Basit Hali

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun basit hali, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış bir çocukla, cebir, tehdit veya hile olmaksızın ve rızaya dayalı olarak cinsel ilişkiye girilmesi halinde fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu suçun basit hali şikâyete tabidir; dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikâyeti gereklidir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Nitelikli Hali

Suçun nitelikli halleri ise Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre, suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişiler tarafından işlenmesi halinde fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur ve bu durumda şikâyet şartı aranmaz. Benzer şekilde, evlat edinme sürecinde bakımını üstlenen ya da koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi halinde de aynı şekilde ağırlaştırılmış ceza uygulanır. Bu nitelikli hallerde, fail ile mağdur arasındaki güven ilişkisi ve korunma yükümlülüğü dikkate alınarak daha ağır bir yaptırım öngörülmüştür.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Oluşum Şartları

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluşup oluşmadığının tespiti, yalnızca taraflar arasında bir ilişkinin varlığına ya da rızanın bulunup bulunmadığına bakılarak belirlenemez. Bu suç tipi bakımından yapılacak değerlendirme, her somut olayın kendine özgü koşulları çerçevesinde, kanunda öngörülen unsurların birlikte gerçekleşip gerçekleşmediği dikkate alınarak yapılmalıdır.

Suçun Oluşması için Gerekli Unsurları

Bu suçun oluşabilmesi için mağdurun 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış olması gerekmektedir. Mağdurun 15 yaşından küçük olması hâlinde fiil, reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değil, çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık mağdurun 18 yaşını doldurmuş olması durumunda farklı suç tiplerinin gündeme gelmesi söz konusu olur.

Fiilin maddi unsurunu oluşturan cinsel ilişki, fiziksel birleşmeyi ifade etmektedir. Bu kapsamda yalnızca duygusal yakınlaşma, flört, öpüşme veya benzeri davranışlar suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Yargıtay uygulamasında da cinsel ilişki, vajinal veya anal yoldan gerçekleşen birleşme olarak kabul edilmekte; bu düzeye ulaşmayan eylemler suçun maddi unsurunu oluşturacak nitelikte görülmemektedir. Söz konusu fiilin varlığı, somut olayın özelliklerine göre taraf beyanları, yazılı deliller, tanık anlatımları ve adli raporlar birlikte değerlendirilerek tespit edilmektedir.

Fiilin cebir, tehdit veya hile olmaksızın ve görünürde rızaya dayalı olarak gerçekleşmiş olması da zorunludur. Bu unsurların varlığı hâlinde fiil, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında değil, cinsel istismar veya cinsel saldırı suçları kapsamında değerlendirilir. Bununla birlikte, bu suç bakımından rızanın hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmediği, yalnızca suç tipinin belirlenmesinde rol oynayan bir unsur olduğu gözden kaçırılmamalıdır.


Cinsel Saldırı Suçu hakkında da bilgi almak isterseniz içeriğimize göz atabilirsiniz.


Mağdurun Yaşını Bilmemek Cezayı Etkiler mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluşup oluşmadığı değerlendirilirken yalnızca kanunda yazan şartlara değil, olayın tüm detaylarına birlikte bakılır. Bu kapsamda taraflar arasındaki yaş farkı, ilişkinin ne kadar sürdüğü, mağdurun fiziksel ve psikolojik gelişimi ile olayın gerçekleşme şekli önem taşır. Özellikle mağdurun zihinsel veya ruhsal bir rahatsızlığının ya da gelişimsel bir engelinin bulunması hâlinde, failin bunu bilip bilmediği suçun hukuki değerlendirmesinde dikkate alınır.

Ayrıca mağdurun kendi isteğiyle alkol veya uyuşturucu kullanmış olması tek başına rızasının geçersiz olduğu anlamına gelmez. Yargıtay kararlarında da cebir, tehdit veya kandırma olmadığı sürece bu tür durumların genellikle Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Benzer şekilde, evlenme vaadinde bulunulması da tek başına hile sayılmaz ve suçun niteliğini değiştirmez. Bu suç yalnızca bilerek ve isteyerek işlenebilen bir suçtur; yani failin mağdurun 18 yaşından küçük olduğunu bilmesi gerekir.

Bu nedenle failin mağdurun yaşını yanlış bilmesi, yani mağduru reşit sanması bazı durumlarda önem kazanır. Eğer fail gerçekten mağdurun 18 yaşından büyük olduğunu düşünmüşse ve bu yanılgı kaçınılmaz bir hata olarak kabul edilirse, ceza sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ancak her yanlış değerlendirme yeterli değildir.

Mahkemeler, failin gerçekten dikkatli davranmasına rağmen yanılıp yanılmadığını araştırır. Eğer kişi biraz dikkat etseydi mağdurun gerçek yaşını anlayabilecek durumdaysa, “yaşını bilmiyordum” savunması kabul edilmez. Bu değerlendirme yapılırken mağdurun dış görünüşü, davranışları, konuşma tarzı, sosyal çevresi ve kendisini nasıl tanıttığı dikkate alınır. Mağdurun fiziksel olarak daha büyük göstermesi, yetişkin gibi davranması, yetişkinlerin bulunduğu ortamlarda bulunması veya sosyal medyada yaşını büyük göstermesi failin yanılmasını destekleyen unsurlar olabilir.

Özellikle mağdurun açık şekilde yaşını büyük söylemesi, sahte kimlik göstermesi veya kendisini reşit gibi tanıtması, failin hatasının daha inandırıcı kabul edilmesine neden olabilir. Mahkemeler mesajlaşmalar, sosyal medya kayıtları ve tarafların tanışma şekli gibi delilleri de inceler.

Ancak Yargıtay bu konuda oldukça sıkı bir yaklaşım benimsemektedir; failin mağdurun yaşından şüphelenmesini gerektirecek küçük bir işaretin bile bulunması hâlinde çoğu zaman “yaşını bilmiyordum” savunması kabul edilmemektedir. Bunun yanında bu suç kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur. Yani mağdurun veya kanuni temsilcisinin belirli süre içinde şikâyette bulunmaması hâlinde savcılık soruşturma başlatamaz ve dava açılamaz. Bu nedenle şikâyetin süresi içinde yapılması, suçun yargılama konusu olabilmesi açısından zorunlu bir şarttır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Cezası

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun cezası, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiş olup, somut olayın özelliklerine göre ceza miktarında değişiklik yapılabilmektedir. Sabıka durumu, cezanın miktarı üzerinde etkili olabileceği gibi adli süreçte uygulanabilecek seçenek yaptırımlar açısından da belirleyici rol oynamaktadır ve suç kural olarak şikâyete tabi olduğundan şikâyetin varlığı yargılamanın devamı açısından önem taşımaktadır.

Bu nedenle reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda ceza, otomatik bir şekilde belirlenmemekte; her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmekte ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda orantılılık ilkesi ile somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmektedir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Basit Halinin Cezası

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun basit hali, Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olup, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış bir çocukla cebir, tehdit veya hile olmaksızın ve rızaya dayalı olarak cinsel ilişkiye girilmesi halinde söz konusu olur. Bu durumda fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmekte olup, suç kural olarak şikâyete tabidir. Dolayısıyla soruşturma ve kovuşturmanın devam edebilmesi için mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikâyeti gereklidir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Nitelikli Hali

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli halleri ise Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişiler tarafından işlenmesi veya evlat edinme öncesi bakım yükümlülüğü ya da koruyucu aile ilişkisi kapsamında koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi halinde daha ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu hallerde fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülmekte olup, ayrıca suç şikâyete tabi olmaksızın resen soruşturulmaktadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Cezayı Artıran Nitelikli Haller Nelerdir?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından nitelikli haller, fail ile mağdur arasındaki ilişkinin niteliği ve özellikle güven ilişkisine dayalı konumların kötüye kullanılması esas alınarak kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan bu düzenlemelerle, yalnızca 15–18 yaş aralığındaki çocukla rızaya dayalı cinsel ilişki değil; aynı zamanda failin mağdur üzerindeki ailevi bağ, bakım sorumluluğu veya koruma yükümlülüğünden kaynaklanan üstün konumunu kullanması da daha ağır şekilde yaptırıma bağlanmıştır.

Mağdur ile Arasında Evlenme Yasağı Bulunan Kişi Tarafından Suçun İşlenmesi

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun ilk nitelikli hali, mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından suçun işlenmesi durumudur. Buna göre üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri; kayın hısımlığı doğmuş olsa dahi eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu; ayrıca evlat edinen ile evlatlık veya bunların altsoyu ve eşi arasında evlenme yasağı bulunmaktadır. Bu kişilerden birinin 15–18 yaş aralığındaki çocukla cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi halinde suçun nitelikli hali oluşur ve fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; ayrıca suç şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturulur.

Evlat Edinme Öncesi Bakım Yükümlülüğünü Üstlenen Kişi Tarafından Suçun İşlenmesi

İkinci nitelikli hal, evlat edinme sürecinden önce çocuğun bakımını fiilen üstlenen kişinin mağdurla cinsel ilişkiye girmesi durumudur. Bu aşamada henüz evlat edinme hukuken tamamlanmamış olsa da çocuğun bakım, gözetim ve sorumluluğunun fiilen devralınmış olması nedeniyle taraflar arasında güven ilişkisi oluşmaktadır. Kanun koyucu, bu güven ilişkisinin kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla bu durumu nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda failin, 15–18 yaş aralığındaki çocukla cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi halinde suçun nitelikli hali oluşmakta ve on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanmaktadır.

Koruyucu Aile İlişkisi Kapsamında Koruma, Bakım ve Gözetim Yükümlülüğü Bulunan Kişi Tarafından Suçun İşlenmesi

Üçüncü nitelikli hal, koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde çocuğun bakım, gözetim ve korunmasından sorumlu olan kişinin bu konumunu kötüye kullanarak mağdurla cinsel ilişkiye girmesi halinde söz konusu olmaktadır. Failin bu konumunu kullanarak 15–18 yaş aralığındaki çocukla cinsel ilişkiye girmesi halinde suç nitelikli hale dönüşmekte ve on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası uygulanmakta, ayrıca suç şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturulmaktadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104)
Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104)

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Özel Görünüş Şekilleri

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun özel görünüş biçimleri ve detayları aşağıdaki gibidir:

Suça Teşebbüs

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, kural olarak icrai nitelikte bir suç olup cinsel birleşmenin gerçekleşmesiyle tamamlanmaktadır. Bu nedenle suçun oluşması için erkek cinsel organının vajinal veya anal yoldan mağdura girmesi gerekmekte, bu aşamaya ulaşılmadığı sürece fiil tamamlanmış sayılmamaktadır.

Bu çerçevede failin, 15–18 yaş aralığındaki çocukla cinsel ilişki kurma kastıyla icra hareketlerine başlamasına rağmen, kendi iradesi dışında gelişen engeller nedeniyle eylemi tamamlayamaması hâlinde TCK m.35 kapsamında teşebbüs hükümleri gündeme gelir. Örneğin, tarafların cinsel ilişkiye girmek üzere hazırlık yaptığı sırada üçüncü bir kişinin müdahalesi nedeniyle ilişkinin gerçekleşmemesi durumunda suç teşebbüs aşamasında kalır ve fail teşebbüsten sorumlu tutulur.

Buna karşılık yalnızca öpüşme, soyunma veya benzeri hazırlık hareketleri icra hareketi olarak kabul edilmediğinden bu tür eylemler tek başına teşebbüs kapsamında değerlendirilemez. Ayrıca failin iktidarsızlık gibi nedenlerle fiili gerçekleştirememesi hâlinde de teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay uygulamasında da cinsel birleşmeye yönelik icra hareketlerine başlanmış ancak neticenin gerçekleşmediği durumlar teşebbüs kapsamında değerlendirilmektedir.

Gönüllü Vazgeçme

Gönüllü vazgeçme, failin suçun icra hareketlerine başladıktan sonra kendi özgür iradesiyle eylemi tamamlamaktan vazgeçmesi veya neticenin gerçekleşmesini engellemesi hâlidir. Bu durumda fail, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; ancak tamamlanan fiil başka bir suç oluşturuyorsa yalnızca bu suçtan sorumlu tutulur. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından gönüllü vazgeçmenin kabul edilebilmesi için, vazgeçmenin dış bir zorlamaya değil failin serbest iradesine dayanması gerekir.

Mağdurun direnmesi, üçüncü kişilerin müdahalesi veya yakalanma korkusu gibi nedenlerle fiilin yarıda kalması hâlinde gönüllü vazgeçmeden söz edilemez. Örneğin, failin cinsel ilişki amacıyla icra hareketlerine başlamasına rağmen kendi kararıyla eylemi sonlandırması hâlinde gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır ve fail teşebbüsten sorumlu tutulmaz.

Etkin Pişmanlık

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından kanunda özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Etkin pişmanlık hükümleri yalnızca kanunda açıkça düzenlenen suç tipleri için uygulanabildiğinden, TCK 104 kapsamında bu kurumun uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle failin sonradan pişmanlık duyması, mağdurdan özür dilemesi, zararları gidermeye çalışması veya benzeri davranışlar ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte bu tür davranışlar, hâkim tarafından TCK m.62 kapsamında takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.


Etkin Pişmanlık ile ilgili detaylı bilgi için içeriğimize göz atabilirsiniz.


Suça İştirak

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda özel iştirak hükümleri öngörülmemiş olup genel iştirak hükümleri uygulanmaktadır. Bu kapsamda suça azmettirme ve yardım etme mümkündür. Failin mağdurla cinsel ilişki yaşadığı sırada başka bir kişinin gözcülük yapması yardım etme kapsamında değerlendirilebilirken, birden fazla kişinin birlikte cinsel ilişkiyi gerçekleştirmesi hâlinde müşterek faillik söz konusu olur. Ayrıca mağduru kandırarak başka bir kişiyi cinsel ilişkiye ikna eden kişi dolaylı fail olarak sorumlu tutulabilmektedir.

Suçların İçtimaı

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda içtima hükümleri somut olaya göre farklı şekillerde uygulanabilmektedir. Tek bir suç işleme kararı kapsamında aynı mağdura karşı farklı zamanlarda eylem gerçekleştirilmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri (TCK m.43/1) uygulanabilir. Ancak mağdura yönelik her bir cinsel birleşmenin bağımsız irade ile gerçekleştirilmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Buna karşılık farklı mağdurlara karşı işlenen fiillerde zincirleme suç hükümleri uygulanmaz ve her bir eylem ayrı suç olarak değerlendirilir. Öte yandan TCK m.44 kapsamında fikri içtima hükümleri de şartları oluştuğu ölçüde gündeme gelebilir. Ayrıca failin aynı olay kapsamında TCK 104 dışında başka suçları da işlemesi hâlinde gerçek içtima hükümleri uygulanarak her suçtan ayrı ayrı sorumluluk doğar.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Ceza Yargılaması Süreci

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda görevli mahkeme, suçun niteliklerine göre belirlenmektedir. TCK 104/1 kapsamında düzenlenen basit halde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Bunun sebebi, cezanın üst sınırının 10 yılı aşmaması ve 5235 sayılı Kanun uyarınca ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmemesidir. Buna karşılık TCK 104/2 ve 104/3 kapsamındaki nitelikli hallerde cezanın 10 yılın üzerinde olması nedeniyle görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde son icra hareketinin yapıldığı yer, zincirleme suçta ise son fiilin işlendiği yer yetkili kabul edilir. Suç yerinin belirlenememesi halinde ise şüpheli veya sanığın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Şikayet, Şikayet Süresi ve Şikâyetten Vazgeçme

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun (TCK 104/1) basit hali şikâyete bağlıdır ve bu suç bakımından soruşturma ve kovuşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine başlatılabilir. Şikâyet hakkı kural olarak mağdura aittir; mağdurun ayırt etme gücünün bulunmaması hâlinde kanuni temsilcisi tarafından da kullanılabilir. Şikâyet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır; bu sürenin geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı düşer ve kamu davası açılamaz.

Mağdurun şikâyette bulunmaması veya şikâyetten vazgeçmesi durumunda soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, kovuşturma aşamasında ise dava düşer. Buna karşılık TCK 104/2 ve 104/3 kapsamındaki nitelikli hallerde şikâyet aranmaz ve savcılık tarafından re’sen soruşturma yürütülür.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

HAGB, mahkemece verilen hükmün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmaması ve şartların sağlanması halinde ortadan kaldırılması sonucunu doğuran bir kurumdur. Bu kurumun uygulanabilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması ve mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir. TCK 104/1 kapsamında verilen ceza şartları sağlıyorsa HAGB uygulanabilirken, nitelikli hallerde cezanın alt sınırının yüksekliği nedeniyle HAGB uygulanması mümkün değildir.


HAGB Nedir? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi, mahkûm olunan hapis cezasının belirli şartlar altında infaz edilmemesi ve denetim süresi sonunda sonuç doğurmamasını ifade eder. Bu kurum, yalnızca iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları bakımından uygulanabilir; 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişilerde bu sınır üç yıl olarak değerlendirilir. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda cezanın ertelenmesi yalnızca basit hal bakımından mümkün olup, nitelikli hallerde ceza miktarları nedeniyle erteleme uygulanması mümkün değildir.

Adli Para Cezası

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez. Suçun niteliği ve korunan hukuki değer dikkate alındığında, kanun koyucu bu suç için hapis cezasını zorunlu yaptırım olarak öngörmüştür. Bu nedenle ne TCK 50 kapsamında ne de doğrudan adli para cezası şeklinde bir yaptırım uygulanması mümkündür.


Adli Para Cezası ile ilgili tüm detaylar içeriğimizde.


Uzlaşma

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığından uzlaştırma kapsamı dışındadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca cinsel suçlar, şikâyete tabi olsa dahi uzlaşmaya tabi değildir. Bu nedenle bu suçta uzlaşma prosedürü uygulanmaz ve soruşturma ile kovuşturma klasik ceza muhakemesi kurallarına göre yürütülür.


Ceza Hukukunda Uzlaştırma konulu içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.


Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Zamanaşımı

Dava zamanaşımı, suçun işlenmesinden sonra belirli süre içinde dava açılmaması veya açılan davanın sonuçlandırılamaması halinde devletin cezalandırma yetkisinin sona ermesini ifade eder. TCK 104 kapsamında zamanaşımı süresi suçun basit ve nitelikli hallerine göre değişmektedir. Basit halde kural olarak 8 yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanırken, nitelikli hallerde bu süre 15 yıla kadar çıkmaktadır.

Zamanaşımı süresi suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar; ancak soruşturma işlemleri, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı gibi işlemlerle kesilebilir ve kesilme halinde süre yeniden işlemeye başlar. Kesilme durumunda süre, kanuni üst sınırın yarısına kadar uzayabilmektedir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Yargıtay Kararları

  • Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Yaş Faktörü ve Cezada Orantılılık İlkesi (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 17.02.2014 tarihli ve 2012/8899 E., 2014/1766 K. sayılı kararı)

Yargıtay bu kararında, cinsel istismar ve reşit olmayanla cinsel ilişki vakalarında ceza belirlenirken kanuni sınırların ve adalet duygusunun nasıl gözetilmesi gerektiğini ele almaktadır. Olayda, 15 yaşından büyük olan mağdurenin kendi isteği ve teklifi üzerine, yine benzer bir yaş grubunda (15 yaşını yeni bitirmiş) olan çocuk yaştaki sanıkla cinsel bir birliktelik yaşadığı görülmektedir.

Mahalli mahkeme sanığa ceza verirken, olayın mağdure ile ailesi üzerindeki olumsuz etkilerini gerekçe göstererek yasada öngörülen en yüksek sınırdan (üst hadden) ceza kesmiştir; ancak Yargıtay bu kararı hatalı bulmuştur. Yargıtay, suçun işleniş şekli ve tarafların (özellikle mağdurenin de rızası ve yönlendirmesi olduğu gerçeği dikkate alındığında) yaş durumları göz önünde bulundurulduğunda, verilen en üst sınır cezasının “hakkaniyet” ve “orantılılık” ilkelerine aykırı olduğunu belirtmiş ve yerel mahkemenin bu kararını sanık lehine bozmuştur.

  • Dini İnançların İstismarı ve Hile Yoluyla İradenin Sakatlanması Durumunda Cinsel İstismar Suçu (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 03.10.2012 tarihli ve 2012/11328 E., 2012/9412 K. sayılı kararı)

Yargıtay bu tarihi kararında, cinsel istismar vakalarında “rıza” kavramının hangi şartlarda geçersiz sayılacağını çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Olayda, kendisini sözde bir tarikat lideri olarak tanıtan sanık, dini duyguları sömürerek ve içerikli bir sıvı içirmek de dahil olmak üzere çeşitli manipülasyonlar kullanarak mağdurları “badelenme” adı altında cinsel ilişkiye ikna etmiş, hatta mağdurların kendi eşlerini dahi bu yapıya getirmelerini sağlamıştır; yerel mahkeme ise mağdurların bu süreçte görünüşte “gönüllü” olmalarını gerekçe göstererek cinsel saldırı suçundan beraat kararı vermiştir.

Ancak Yargıtay bu kararı bozarak, sanığın kutsal değerleri ve inançları ağır bir şekilde istismar ederek mağdurların iradelerini fesada uğrattığını (hileyle sakatladığını), dolayısıyla baskı ve aldatma altında verilen bu rızanın hukuken tamamen geçersiz olduğunu belirtmiştir; sonuç olarak ortada rızaya dayalı bir ilişki değil, hile kullanılarak gerçekleştirilmiş zincirleme “nitelikli cinsel saldırı” suçunun bulunduğuna ve sanığın cezalandırılması gerektiğine oybirliğiyle hükmetmiştir.

  • Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna Yer Temin Etmek ve Zincirleme Suç Unsuru (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 02.06.2015 tarihli ve 2013/7385 E., 2015/6774 K. sayılı kararı)

Yargıtay bu kararında, suç tarihinde 17 yaşında olan bir kız çocuğunun kendi rızasıyla evden kaçarak sanıkların yanında kalması ve bu süreçte rızasıyla cinsel ilişkiye girmesi olayını değerlendirmiştir. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin bazı sanıklar hakkında verdiği kararları onarken, özellikle iki önemli hukuki hataya dikkat çekerek beraat kararlarını bozmuştur. Yargıtay; mağdureyle 15-20 gün boyunca birden fazla kez cinsel ilişkiye giren sanığın cezasının, suçun birden fazla kez tekrarlanması (zincirleme suç) nedeniyle artırılması gerektiğini belirtmiştir.

Bunun da ötesinde, reşit olmayanla cinsel ilişki üzerine odaklandığımız bu olayda çok kritik bir tespitte bulunarak; bu cinsel ilişkilerin yaşandığı evi sağlayan diğer sanığın, “mağdurun rızası olsa bile” işlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna ve çocuğun alıkonulması eylemine yardım eden sıfatıyla katıldığını vurgulamış; bu nedenle bu kişinin beraat ettirilmesini hukuka aykırı bularak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

  • Cebir ve Tehdit Altında Gerçekleşen Cinsel Eylemlerde Rızanın Geçersizliği ve Suç Vasfının Belirlenmesi (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 07.02.2017 tarihli ve 2016/762 E., 2017/53 K. sayılı kararı)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında, yerel mahkeme tarafından “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan cezalandırılan sanık hakkında, eylemin zora dayalı olup olmadığı ve suç vasfının rızaya dayalı “reşit olmayanla cinsel ilişki” (TCK m. 104) kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlığını incelemiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; mağdurenin olaydan sonra sanıkla nişanlanmaya devam etmesini, evden kaçış sürecini ve zor kullanma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek eylemin rızaya dayalı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu yönünde itirazda bulunmuştur. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu; mağdurenin ilk andan itibaren tutarlı ve detaylı şekilde sanığın kendisini bıçakla tehdit ederek cebir uyguladığını beyan etmesini, bıraktığı mektubun içeriğini, kızlık zarı raporunu ve sanığın çevreye “işi bitirdim” şeklinde beyanda bulunduğunu doğrulayan tanık anlatımlarını bir bütün olarak değerlendirmiştir.

Yüksek mahkeme, nişanlılık ilişkisinin veya toplumsal baskı korkusuyla olayın geç bildirilmesinin cebir ve tehdit gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, bu nedenle ortada hukuken geçerli bir rızanın bulunmadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, eylemin rızaya dayalı basit bir reşit olmayanla cinsel ilişki suçu değil, TCK m. 103 kapsamında cebir barındıran “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçunu oluşturduğuna ve mağdurenin bozulan ruh sağlığı ile eylem arasında illiyet bağı bulunduğuna hükmederek Başsavcılığın nitelik değişimine yönelik itirazını oy çokluğuyla reddetmiş ve mahkûmiyet hükmünü kesinleştirmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi Midir?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda görevli mahkeme, suçun basit hali olan TCK m.104/1 kapsamında Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak suçun nitelikli hallerinde ceza sınırı yükseldiği için görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olmaktadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikâyet Şartı Her Durumda Aranır Mı?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda şikâyet şartı yalnızca TCK m.104/1 kapsamında aranır. Nitelikli hallerde ise suç re’sen soruşturulur ve şikâyet şartı bulunmaz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda HAGB Kararı Verilebilir Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda yalnızca temel hal bakımından, cezanın 2 yıl veya altında kalması ve diğer şartların oluşması halinde HAGB uygulanabilir. Nitelikli hallerde ise HAGB uygulanması mümkün değildir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Uzlaşma Mümkün Müdür?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda uzlaşma mümkün değildir. Suç, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığından CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda dava zamanaşımı temel halde 8 yıl, nitelikli hallerde ise 15 yıla kadar uygulanabilmektedir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda temel hal bakımından şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava düşer. Ancak nitelikli hallerde suç re’sen soruşturulduğu için şikâyetten vazgeçme davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Mağdurun Velisi Şikâyet Hakkını Kullanabilir Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdurun ayırt etme gücünün bulunmaması hâlinde veli veya kanuni temsilci şikâyet hakkını kullanabilir. Ancak bu durum mağdurun iradesine aykırı olmamalıdır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Adli Para Cezasına Çevrilme Mümkün Müdür?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda verilen hapis cezaları, suçun niteliği gereği adli para cezasına çevrilemez. Kanun koyucu bu suçta caydırıcılığı sağlamak amacıyla doğrudan hapis cezası öngörmüştür.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Cezanın Ertelenmesi Mümkün Müdür?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda cezanın ertelenmesi yalnızca temel hal bakımından teorik olarak gündeme gelebilir. Nitelikli hallerde öngörülen yüksek ceza sınırları nedeniyle erteleme uygulanamaz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Hagb Kararı Verilirse Ne Olur?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda HAGB kararı verilmesi hâlinde hüküm 5 yıllık denetim süresi boyunca açıklanmaz. Bu süre içinde kasıtlı suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Teşebbüs halinde son icra hareketinin yapıldığı yer, zincirleme suçta ise son fiilin gerçekleştiği yer yetkili olur.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Uzlaşma Yapılması Mümkün Müdür?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda uzlaşma mümkün değildir. Suç, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar kapsamında olduğundan CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Dava Zamanaşımı Kesilir Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda dava zamanaşımı belirli usul işlemleriyle kesilebilir. Örneğin iddianame düzenlenmesi veya sanığın ifadesinin alınması zamanaşımını kesen nedenlerdendir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Şikâyet Hakkı Kaçırılırsa Tekrar Kullanılabilir Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda şikâyet süresi 6 ay içinde kullanılmazsa hak düşer ve aynı fiil için tekrar şikâyet hakkı kullanılamaz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cinsel Saldırı Suçundan Farklı Mıdır?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu cinsel saldırı suçundan farklıdır. Cinsel saldırı suçunda cebir, tehdit veya hile unsuru aranırken, reşit olmayanla cinsel ilişkide bu unsurlar aranmaz ve belirleyici olan mağdurun yaşıdır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Mağdurun Rızası Suçun Oluşumunu Engeller Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdurun rızası suçun oluşumunu engellemez. Mağdurun rızası veya ilişkiyi başlatmış olması, kanunun koruma amacı gereği cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cinsel İstismar Suçundan Farklı Mıdır?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu cinsel istismar suçundan farklıdır. Cinsel istismarda mağdur 15 yaşını doldurmamış çocuk olup rızanın hukuki değeri yoktur, reşit olmayanla cinsel ilişkide ise mağdur 15–18 yaş aralığındadır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Mağdurun Yaşı Belirleyici Midir?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdurun yaşı belirleyicidir. Suç, 15–18 yaş aralığındaki çocukla cebir ve tehdit olmaksızın cinsel ilişki kurulması halinde oluşur.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cinsel Taciz Suçuyla Aynı Mıdır?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu cinsel taciz suçuyla aynı değildir. Cinsel taciz fiziksel temas içermeyen fiillerden oluşurken, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda cinsel birleşme düzeyinde fiil söz konusudur.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Cebir Veya Tehdit Aranır Mı?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda cebir veya tehdit aranmaz. Suç, mağdurun yaşına bağlı olarak değerlendirilir ve bu yönüyle cinsel saldırı suçundan ayrılır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Evlenme Vaadi Veya Sonradan Evlenme Cezayı Kaldırır Mı?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda evlenme vaadi veya sonradan evlenme cezayı kaldırmaz. TCK 104 kapsamında suç oluşmuşsa, sonradan evlenme veya evlenme vaadi cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz; ancak somut olayda takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Rıza Cezayı Ortadan Kaldırır Mı?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda rıza cezayı ortadan kaldırmaz. Mağdurun rızası bulunsa dahi kanun koyucu 15–18 yaş aralığındaki bireylerin korunması amacıyla bu rızaya hukuki sonuç bağlamamış ve suçun oluşumunu kabul etmiştir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Mağdur Yaşını Büyük Söylediyse Ceza Verilir Mi?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdur yaşını büyük söylemiş olsa dahi kural olarak suç oluşabilir. Ancak failin mağdurun yaşını bilmemesi veya hataya düşmesi durumunda somut olaya göre kusur değerlendirmesi yapılarak beraat veya indirim ihtimali gündeme gelebilir.

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com