Hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması, doğru ve isabetli bir karar verilmesi bakımından son derece önemlidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında düzenlenen tahkikat aşaması delillerin incelendiği ve değerlendirildiği, uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi için gerekli araştırmaların yapıldığı bir yargılama sürecidir. Biz de bu kapsamda hazırladığımız içerikte hukuk mahkemelerinde tahkikat aşamasının ne olduğu, hangi işlemlerin bu aşamada gerçekleştirildiği, tahkikat aşamasının nasıl yürütüldüğü gibi uygulamada sıkça karşılaşılan birçok konuyu ele alacağız.
İçindekiler
Tahkikat Aşaması Nedir?
Hukuk mahkemelerinde dava süreçlerinde, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra davanın en önemli aşaması olan tahkikat aşamasına geçilir. Tahkikat aşamasında tarafların dilekçelerinde öne sürdükleri ve ön inceleme tutanağı ile tespit edilen iddiaların doğruluğu araştırılır.
Yani tahkikatın amacı, tarafların iddia ve savunmaların doğruluğunu araştırarak hakimin karar verebilmesi bakımından bunların aydınlatılmasıdır. Tahkikatta tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir. Ortaya konulan vakıaların doğrulunu tespit etmek amacıyla ispat ve delillere başvurulur.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.
Tahkikat Aşamasına Geçilmesi
Yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması 5 aşamadan oluşur. Bunlar sırasıyla davanın açılması ve dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ile hükümdür. Mahkeme ön inceleme aşamasında dava şartları ve ilk itirazları inceler, tarafların anlaşabildiği ve anlaşamadıkları hususları tespit eder, delillerin toplanması için gerekli işlemleri yapar, sulh ve arabuluculuğa yönlendirir.
Mahkeme ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir. Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması gerekir.
Ön inceleme sonunda uyuşmazlığın çözümü için tahkikat yapılmasını gerektiren çekişmeli vakıa veya incelenecek delil bulunmadığı anlaşılırsa mahkeme, koşulları varsa tahkikata geçmeden de nihai karar verebilir. Örneğin hukuki yarar yokluğu sebebiyle ön inceleme duruşmasında davayı usulden reddedebilir.
Buna karşılık çekişmeli vakıaların ispatı ve delillerin incelenmesi gerekiyorsa hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması işlemine geçilmesi zorunludur. Tahkikat aşamasına geçilmeden hüküm kurulması bir bozma nedenidir. Mahkeme, ön inceleme aşamasından sonra tarafların iddia ve savunmaları o anda hüküm verilmeye yeterli görmezse yani dava hüküm için yeterince aydınlatılamamışsa tahkikat aşamasına geçilmesine karar verecektir.
Mahkeme, tahkikat aşaması için tarafları duruşmaya davet eder. Davetiyede duruşma günü, saati ve yeri açıkça belirtilir. Taraflara duruşma için verilecek süre 2 haftadan az olamaz. Yani davetiye ile duruşma günü arasında en az 2 hafta olmalıdır. Ancak mahkeme, kendiliğinden veya tarafların isteği üzerine bu süreyi kısaltıp uzatabilir. Ayrıca davetiye şu hususlar da yer alır:
- Taraflar belirlenen gün ve saatte özrü olmaksızın duruşmaya gelmezlerse yokluklarında duruşma yapılacağı,
- Yokluklarında yapılan duruşmada yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri,
- Tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği
Ancak tebligat usulüne uygun yapılmamışsa, tarafların duruşmaya gelmemesi halinde dosyanın işlemden kaldırılması kararı verilemez. Çünkü, ilgilinin duruşmaya gidebilmesi için öncelikle duruşmanın varlığını ve ayrıca hangi gün ve saatte nerede bulunacağını bilmesi gerekir.

Tahkikat Aşamasında Duruşmalar
Tarafların duruşmaya çağırılmasının ardından, her iki taraf da duruşmaya gelirse tahkikat ve yargılama yürütülür. Ancak tarafların her ikisi de duruşmaya katılmazsa dosya işlemden kaldırılır. Taraflardan biri gelip biri gelmezse ve gelen taraf duruşmaya devam etmek isterse davaya gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Geçerli bir mazereti olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 1 ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Mazeret sebebiyle duruşmaya katılamayanların, duruşma gününden önce mazeret dilekçelerini dosyaya sunması gerekir.
Tahkikat Aşamasında Duruşma Düzeni
Duruşmalar herkese açık olarak yapılır. Ancak mahkeme, genel ahlak ve kamu güvenliğin sebebiyle duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verebilir. Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Bu yasağa aykırı davranan kişiler, duruşma salonundan çıkartılır ve gerekirse haklarında disiplin hapsi uygulanır.
Duruşmanın düzenini bozan taraf, müdahil, tanık duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışlarda bulunarak duruşmanın disiplinini bozarsa hakim kendisini uyarır. Ancak buna rağmen bu davranışlar devam ederse hakim tarafından taraf, duruşma salonundan çıkartılır. Bu yaptırım avukatlar hakkında uygulanamaz. Avukatlar disiplin bozucu davranışa devam etse dahi duruşma salonundan çıkartılamaz.
Duruşmaya katılan avukatlar (taraf vekilleri) tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağırılan diğer kişilere doğrudan soru yöneltebilirler. Taraflar ise ancak hakim aracılığıyla soru yöneltebilir.
Duruşmanın Düzeni ile ilgili hazırladığımız içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
Tahkikat Aşamasında e-Duruşma
HMK uyarınca taraflar, talep üzerine duruşmaya ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden eşzamanlı olarak duruşmaya katılabilir. Bu sayede taraflar şehir dışından duruşmaya katılabilir, fiziki olarak mahkemeye gelmelerine gerek kalmadan usul işlemlerini yapabilirler. Tarafların e-duruşma talebini duruşma gününden en az 2 iş günü önce yapmaları gerekir.
Tahkikat Aşamasında Yapılabilecek İşlemler
Hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması kapsamında yapılabilecek pek çok işlem bulunmaktadır. Bu işlemler ve detayları aşağıdaki gibidir:
Delillerin İncelenmesi
Tahkikat aşamasının son derece önemli bir bölümü delillerin incelenmesidir. Bu aşamada öncelikle tarafların bildirdikleri deliller toplanır ve incelenir. Delillerin incelenmesindeki temel amaç hakimin vakıaların doğruluğunu tespit ederek isabetli bir karar vermesini sağlamaktır. Deliller arasında kesin deliller kapsamında senet, yemin ve kesin hüküm; takdiri deliller kapsamında ise tanık, bilirkişi ve keşif yer alır. Hakimin, kesin deliller mevcut olduğunda ve gerekli şartlar sağlandığında takdir yetkisi yoktur, delillerle bağlıdır. Takdiri deliller ise hakimi bağlamaz, hakim delilleri serbestçe takdir eder.
- Yemin: Kesin delillerden olan yemin, taraflardan birinin bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerleri üzerine beyanda bulunmasıdır. Yemin, mahkeme huzurunda ve bizzat taraflarca yapılır. Yemini ancak taraflardan biri diğerine teklif edebilir. Hâkim kendiliğinden yemin teklifi yapamaz. Yemin için davet edilen kimse, belirlenen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz veya hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar (kabul) etmiş sayılır.
- Senet: Hukukumuzda en önemli kesin delil olan senet, bir kimsenin kendi aleyhine hazırladığı veya aleyhine sonuç doğuran yazılı belgedir. Bir belgenin senet kabul edilebilmesi için belirli unsurları taşıması gerekir. Buna göre senet; bir kâğıt veya cisim üzerinde olmalı, yazılı olmalı, bir irade beyanı içermeli ve imza taşımalıdır. Bu unsurlar mevcut değilse yargılamada senet olarak kabul edilemez. HMK uyarınca 2026 yılı itibariyle 41.000-TL üzerindeki hukuki işlemler senetle ispat edilmek zorundadır. Bunun yanında miktar ve değerine bakılmaksızın senede bağlı her çeşit iddia yine senetle ispat edilmelidir.
- Tanık: Tanıklık üçüncü kişilerin dava ile ilgili vakıa hakkında, dava dışında bizzat edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleridir. Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez. Ancak tanığın dinlenilmesi fiili olarak imkansız hale gelmişse, sonradan delil gösterilebilmesi mümkünse ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli bir dava mevcut ise ikinci tanık listesi verilebilir. Tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, hakkında disiplin para cezasına hükmolunur.
- Bilirkişi: Hakim çözmek zorunda olduğu uyuşmazlıkta hukuki bilgi dışında kalan teknik ve uzmanlık gerektiren alanlarda özel bilgiye ihtiyaç duyabilir. Bu durumda hakim bilirkişiye başvurabilecektir. Örneğin bir babalık davasında tıbbi inceleme yapılabilmesi için bilirkişi incelemesine başvuru gerekecektir. Bilirkişi incelemesine mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin isteği üzerine başvurabilir.
- Keşif: Uyuşmazlık konusunun mahkeme tarafından bizzat incelenmesidir. Keşif sayesinde hakim, uyuşmazlık konusu olan şeyi bizzat müşahede ederek bilgi sahibi olabilmekte ve bunun sonucunda edindiği bilgiye göre daha isabetli karar verebilmektedir. Taraflar mahkeme tarafından belirlenen kesin süre içinde keşif harcını yatırmalıdır. Aksi halde tarafın keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağına karar verilir. Keşif kural olarak ön inceleme duruşmasından sonra yapılır. Ancak delillerin kaybolma riski gibi aciliyet gerektiren durumlarda ön inceleme aşamasından önce de keşif yapılabilir. Örneğin uyuşmazlık konusu taşınmazın bizzat görülerek metrekaresinin hesaplanması, fabrika içerisindeki sıcaklık veya bozulmuş yiyecekler keşif konusu olabilir.
Yeni Delil Sunulması
Taraflar sunacakları delilleri dilekçeler aşamasında ortaya koymalı, en geç ön inceleme aşamasında tamamlamalıdır. Tarafların bu sürelerden sonra delil göstermesi mümkün değildir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 145 uyarınca bir delilin sonradan ileri sürülmesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa veya yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa mahkeme sonradan delil gösterilmesini kabul edebilir. Çünkü tahkikatın amacı kural olarak delil toplamak değil, delilleri incelemek ve değerlendirmektir. Aksi halde tahkikat tamamlanamaz ve yargılama uzar.
İsticvap
İsticvap, tarafın hâkim tarafından doğrudan sorgusu demektir. Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur. İsticvap tarafların dinlenilmesinden farklıdır. İsticvapta tarafların aleyhine olan hususlarda, özellikle ikrar (kabul) elde etme amacı vardır. İsticvap, sadece hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması içerisinde mümkün olduğu halde, tarafların dinlenilmesi, davanın her aşamasında mümkündür.
İsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiği belirtilir. Dinlenmek üzere çağrıldığı duruşmaya gelmeyen taraf sadece gelmediği duruşmada yapılan işlemlere itiraz edemez. İsticvapta ise isticvap için çağırılan taraf çağırıldığı duruşmaya gelmezse, sorulan vakıaları ikrar (kabul) etmiş sayılır.
İsticvap olunacak kişi, tarafın bizzat kendisidir. Onun yerine temsilcisi veya avukatı dinlenilemez. Tüzel kişiler adına, temsil yetkisine sahip kimseler isticvap olunur. Ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse adına yapılmış bir işleme ilişkin olarak, o kişinin kanuni temsilcisi isticvap olunur.
İsticvap ile ilgili detaylı bilgi paylaşımı yaptığımız içeriğimizi de kontrol edebilirsiniz.
Islah
Islah, tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini tamamen veya kısmen değiştirebilmesidir. Yazılı yargılama usulünde kural olarak davacı için cevaba cevap dilekçesinin verilmesiyle, davalı için ikinci cevap dilekçesinin verilmesiyle genişletme ve değiştirme yasağı başlar. Bu yasağın kapsamına iddia ve savunma olarak ileri sürülen vakıalar ve talep sonucu dahildir.
Ancak ıslah bu kuralın istisnasını oluşturarak tarafların dilekçeleriyle yapamadıkları usul işlemlerini tamamen veya kısmen değiştirebilmelerini sağlar. Bir taraf davada ıslah hakkına ancak 1 defa başvurabilir. Tahkikat aşamasının sona ermesine kadar ıslah yapılabilir. Tahkikat aşaması sona erdikten sonra ıslah yapılamayacaktır.
Mal bedelini isteyen davacının sonradan malın iadesini istemesi, başlangıçta 100.000-TL istenen tazminatın sonradan 150.000 TL olarak artırılması ıslaha örnektir. Ancak ıslah yoluna yalnızca usul işlemleri hakkında başvurulabilir. Islah ile ikinci tanık listesi verilemez, ilk itirazlar öne sürülemez; tanık ifadeleri, isticvap, ikrar ve yemin teklifi geçersiz kılınamaz.
Davanın tamamen ıslahında dava baştan itibaren ıslah edilir ve mahkemeye yeni dilekçe verilir. Davasını tamamen ıslah eden tarafın 1 hafta içinde mahkemeye yeni bir dilekçe sunması gerekir. Aksi halde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve taraf bir daha ıslah yoluna başvuramaz. Davasını kısmen ıslah eden taraf, 1 hafta içinde ıslah ettiği usul işlemini yapmalıdır. Islah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunur.

Tahkikatın Sona Ermesi ve Sözlü Yargılama
Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra tahkikata ilişkin bir işlem kalmadığını tespit eder. Hakim bu tespitin ardından tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Bu sözlü bildirimin ardından aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçilir. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine sözlü yargılama duruşması iki haftadan az olmamak üzere ertelenir.
Sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. Duruşmada gereken ihtarat yapılır. Bu usul işlenmeksizin doğrudan karar aşamasına geçilmesi tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal eden bir bozma sebebidir. Yani tahkikatın bittiğinin taraflara tefhim edilmemesi, sözlü yargılama aşamasına geçilmeden doğrudan karar verilmesi gibi durumlar bozma nedeni oluşturabilir.
Sözlü yargılama aşamasında hakim, taraflara son sözlerini sorar. Bu aşamada tahkikata ilişkin bir işlem yapılamayıp tarafların son söyleyecekleri dinlenir. Yani taraflar sözlü yargılama aşamasında artık yeni delil gösteremez. Hakim, sözlü yargılama aşamasında dosyayı son bir kez değerlendirerek hüküm verilmeden önce tereddütlü bir nokta kalmamasını sağlar. Hakim hüküm için dosyayı topluca gözden geçirmesinin ardından sözlü yargılama aşamasını bitirerek karar aşamasına geçer.
Hukuk Mahkemelerinde Tahkikat Aşaması ile ilgili Yargıtay Kararları
- Yargıtay HGK 2021/518E., 2022/153K.
Söz konusu karara konu olayda davalı temyiz aşamasında ilk kez sunduğu ödeme dekontunun delil olarak nitelendirilmesi talebinde bulunmuştur.
HMK uyarınca taraflar öne sürecekleri delilleri dilekçeler aşamasında ortaya koymalı, en geç ön inceleme aşamasında tamamlamalıdır. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi HMK m. 145 uyarınca ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa veya yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa mahkeme sonradan delil gösterilmesini kabul edebilir.
Somut olayda temyiz aşamasında öne sürülen ödeme dekontunun başından beri davalı tarafta bulunduğu, bu delili ilk derece yargılamasında öne sürmeyerek temyiz aşamasında öne sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu durum davalı tarafın kusurundan kaynaklanmalıdır ve delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamanın uzamasına neden olacaktır. Bu nedenle HMK m.145’teki şartlar oluşmadığından davalı tarafın başından beri elinde olan ödeme dekontunu sonradan delil olarak ileri sürmesi mümkün değildir.
- Yargıtay 19. HD. 2016/12295E., 2017/6168K.
Karara konu uyuşmazlıkta mahkeme, tahkikat aşamasına geçmesine rağmen taraflara delillerini sunmaları için süre vermiş, ancak ön inceleme duruşmasında aynı gün yeni bir celse açarak bu deliller toplanmadan ve tahkikat işlemleri tamamlanmadan karar vermiştir.
HMK uyarınca ilk derece yargılaması 5 aşamadan oluşur. Bunlar sırasıyla davanın açılması ve dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ile hükümdür. Mahkemenin tahkikat aşamasına geçmeden ön inceleme aşamasında nihai karar vermesi ancak dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması durumlarında mümkündür.
Hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması için taraflara davetiye gönderilmeli, tahkikat yargılaması yapıldıktan sonra taraflara tahkikatın bittiği tefhim edilmeli ve sözlü yargılama aşamasına geçilmelidir. Ancak sözlü yargılama aşamasının ardından hüküm verilebilir. Bu usule uyulmaksızın verilen kararlar savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirilmektedir.
Somut olayda mahkemenin yukarıdaki usule uymadan hüküm kurmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali ve savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirilmiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tahkikatın Sona Ermesi Ne Demek?
Tahkikat aşamasının sona ermesi mahkemenin tüm delilleri inceleyerek araştırma faaliyetini tamamlaması demektir. Bu aşamadan sonra sözlü yargılama aşamasına geçilir ve hüküm kurulur.
Tahkikat Aşaması Ne Kadar Sürer?
Tahkikat aşamasının belirli bir süresi bulunmamaktadır. Delillerin araştırılması, bilirkişi incelemesi, tanıkların dinlenilmesi gibi birçok unsur tahkikat aşamasının süresini belirler.
Tahkikatın Bittiği Nasıl Anlaşılır?
Hakim tahkikatın bittiğini taraflara sözlü olarak bildirir. Bu sözlü bildirimin ardından aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçilir. Hakimin bu usule uymaması bir bozma sebebidir.
Keşif Nedir?
Keşif, mahkemenin uyuşmazlık konusunu bizzat incelemesidir. Mahkeme uyuşmazlığın çözümü için kişiler veya nesneler üzerinde, doğrudan ve duyu organları aracılığıyla bilgi sahibi olur.
Keşif Harcı Süresinde Yatırılmazsa Ne Olur?
Keşif harcı mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde yatırılmazsa taraf, keşif delilinden vazgeçmiş sayılır.
Davayı Islah Etmek Ne Demek?
Davayı ıslah etmek, tarafın daha önce yapığı usul işlemlerini tamamen veya kısmen değiştirebilmesidir.
Islah Ne Zamana Kadar Yapılabilir?
Islah tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir. Hukuk mahkemelerinde tahkikat aşaması bittikten sonra ıslah yapılabilmesi mümkün değildir.
2. Kez Tanık Listesi Sunulabilir Mi?
Hayır. Kural olarak taraflar 2. kez tanık listesi veremez. Ancak tanığın dinlenilmesi fiili olarak imkansız hale gelmişse, sonradan delil gösterilebilmesi mümkünse ve kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli bir dava mevcut ise ikinci tanık listesi verilebilir.
Sunulmuş Olan Tanıklar Değiştirilebilir Mi?
Kural olarak tarafların sunmuş oldukları tanık listesinde yer alan tanıklar dinlenir. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da mahkeme tarafından dinlenir.
Sözlü Yargılama Aşamasına Geçilmeden Hüküm Kurulursa Ne Olur?
Bu durum tarafların hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder ve bir bozma sebebidir.
Tahkikat Aşamasında Dava Değeri Artırılabilir Mi?
Evet. Taraflar ıslah yoluna başvurarak dava değerini artırabilir.
Tahkikat Aşamasında Ses ve Görüntü Kaydı Alınabilir Mi?
Hayır. Duruşmalarda ses ve görüntü kaydı almak, fotoğraf çekmek yasaktır. Bu yasağa uymayan kişiler hakkında gerekli yaptırımlar uygulanır.
İsticvap Nedir?
İsticvap, davanın çözümü bakımından tarafların mahkeme tarafından bizzat sorgulanmasıdır. İsticvap ikrar elde etme amacı taşır ve konusunu davanın temelini oluşturan vakıalar oluşturur.














