CMK 203, ceza muhakemesinde duruşmanın düzeninin kim tarafından ve hangi sınırlar içinde sağlanacağını düzenleyen hükümdür. CMK 203 nedir? sorusu özellikle mahkeme salonundan çıkarma, duruşma disiplininin korunması, avukatın konumu, sanığın savunma hakkı ve disiplin hapsi bakımından önem taşır. Bu nedenle madde yalnızca “salonu susturma” yetkisi olarak değil, duruşmanın sağlıklı yürütülmesi ile adil yargılanma hakkı arasındaki dengeyi kuran bir usul hükmü olarak değerlendirilmelidir. Biz de içeriğimizde duruşmanın düzeni, hakimin yetkili ve disiplin hapsi ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 CMK 203 Nedir?
- 2 CMK 203 Madde Metni
- 3 CMK 203’ün Amacı Nedir?
- 4 CMK 203 Kapsamında Duruşmanın Düzeni Ne Demektir?
- 5 Hakimin CMK 203 Kapsamındaki Yetkileri ve Sınırları
- 6 CMK 203 ile CMK 201, 204 ve 205 Arasındaki İlişki
- 7 Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- 8 Avukatlar İçin Pratik Notlar
- 9 Sıkça Sorulan Sorular
CMK 203 Nedir?
CMK 203, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda “hakim veya başkanın yetkisi” başlığı altında yer alır. Maddeye göre duruşmanın düzeni mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır. Duruşmanın düzenini bozan kişi, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılabilir. Dışarı çıkarılma sırasında direnç gösteren veya karışıklığa neden olan kişi ise, avukatlar hariç olmak üzere, dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanamaz.
Bu düzenleme, ceza yargılamasında mahkemenin otoritesini korurken aynı zamanda tarafların savunma ve beyanda bulunma hakkını güvence altında tutar. Çünkü duruşmanın düzeni sağlanmadan tanık dinlenmesi, delillerin tartışılması, sanığın savunma yapması ve mahkemenin sağlıklı karar vermesi mümkün değildir. Buna karşılık duruşma düzeni gerekçesiyle savunmanın kesilmesi, delil tartışmasının engellenmesi veya mahkeme tutanağının eksik tutulması da hukuka uygun kabul edilemez.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

CMK 203 Madde Metni
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 203. maddesinde yer alan hükümde şu detaylardan bahsedilmektedir:
(1) Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır.
(2) Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder.
(3) Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhal dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.
Madde metni üç temel sonucu birlikte ortaya koyar: duruşma düzenini sağlama görevi hâkim veya mahkeme başkanındadır; salondan çıkarma kararı savunma hakkını ortadan kaldırmayacak şekilde uygulanmalıdır; disiplin hapsi ise ancak çıkarma sırasında direnç veya karışıklık varsa gündeme gelebilir.
CMK 203’ün Amacı Nedir?
CMK 203’ün amacı, duruşmanın düzen ve disiplin içinde yürütülmesini sağlamaktır. Ceza duruşması, tarafların serbestçe konuştuğu fakat usul sınırlarının bulunmadığı bir alan değildir. Mahkeme; sanığı, katılanı, tanığı, bilirkişiyi, müdafii, vekili ve dinleyicileri aynı usul düzeni içinde yönetmek zorundadır.
Maddenin gerekçesinde de duruşmanın düzen ve disiplininin bozulmasına neden olabilecek olayların önlenmesi hedeflenmiştir. Eski CMUK dönemindeki bir haftaya kadar disiplin hapsi yaptırımı 5271 sayılı Kanun’da dört güne indirilmiş; hafif para cezası hükmü yeni maddeye alınmamış; çocuklar bakımından disiplin hapsi açıkça yasaklanmıştır. Bu tercih, mahkeme otoritesi ile kişi özgürlüğü arasındaki ölçülülük dengesinin daha dikkatli kurulması gerektiğini gösterir.
CMK 203 Kapsamında Duruşmanın Düzeni Ne Demektir?
Duruşmanın düzeni, duruşmanın amacına uygun biçimde yürütülmesini sağlayan usul disiplinidir. Bu düzen; söz alma sırasını, beyanların kesilmeden alınmasını, tanıkların baskı altında bırakılmamasını, tarafların birbirine müdahale etmemesini, mahkeme kararlarının uygulanmasını ve tutanağın sağlıklı tutulmasını kapsar.
Duruşma düzenini bozabilecek davranışlara; sürekli söz kesmek, hâkimin uyarısına rağmen bağırmak, taraflara veya tanıklara hakaret etmek, tehditkâr davranmak, mahkeme heyetine fiziki veya sözlü saldırı niteliğinde hareketlerde bulunmak, tanığın beyanını etkilemeye çalışmak, salonda karışıklık çıkarmak veya duruşmanın yürütülmesini fiilen imkânsız hâle getirmek örnek gösterilebilir.
Buna karşılık her itiraz, her sert savunma, her yüksek tonlu hukuki tartışma ya da mahkemenin hoşuna gitmeyen her beyan duruşma düzeninin bozulması anlamına gelmez. Özellikle müdafiin itirazı, sanığın savunması veya vekilin delil tartışması, usul sınırları içinde kaldığı sürece CMK 203 müdahalesine konu edilmemelidir.
Hakimin CMK 203 Kapsamındaki Yetkileri ve Sınırları
Tek hâkimli mahkemelerde duruşmanın düzenini hâkim, heyet hâlinde çalışan mahkemelerde ise mahkeme başkanı sağlar. Bu yetki duruşmanın yönetilmesi, söz sırasının belirlenmesi, gereksiz tekrarların önlenmesi, düzeni bozan kişinin uyarılması ve şartları varsa salondan çıkarılması gibi işlemleri kapsar.
Ancak CMK 203 hâkime sınırsız bir takdir yetkisi vermez. Yetkinin açık sınırı savunma hakkıdır. Kanun, salondan çıkarma kararının “savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla” verilebileceğini özellikle belirtmiştir. Bu nedenle mahkeme, duruşma düzenini sağlama gerekçesiyle sanığın esaslı savunmasını, müdafiin hukuki itirazını, tanığa soru yöneltme hakkını veya delil tartışmasını işlevsiz hâle getiremez.
Ölçülülük de bu maddenin uygulanmasında temel kriterdir. Uyarı, söz sırasını hatırlatma, ara verme, tutanağa geçirme veya beyanı usule uygun sınırlandırma gibi daha hafif yollarla düzen sağlanabiliyorsa doğrudan salondan çıkarma ya da disiplin hapsi yoluna gidilmesi doğru değildir.
CMK 203 Uyarınca Mahkeme Salonundan Çıkarma Kararı
CMK 203/2’ye göre mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin salondan çıkarılmasını emredebilir. Buradaki “kişi” ifadesi geniştir. Sanık, katılan, müşteki, mağdur, tanık, bilirkişi, tercüman, dinleyici veya duruşmada bulunan başka bir kişi bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak kişinin sıfatı, uygulanacak tedbirin ağırlığını ve savunma hakkı bakımından alınması gereken önlemleri değiştirir.
Salondan çıkarma kararının tutanağa açık şekilde geçirilmesi gerekir. Tutanakta yalnızca “duruşma düzenini bozdu” denilmesi yeterli değildir. Hangi davranışın düzeni bozduğu, uyarı yapılıp yapılmadığı, kişinin çıkarılmasıyla savunma hakkının nasıl korunacağı ve kararın hangi aşamada verildiği somut şekilde yazılmalıdır.
Özellikle sanık veya müdafi bakımından salondan çıkarma kararı verilmişse, mahkeme bu işlemin yargılamanın sonucuna etkisini ayrıca değerlendirmelidir. Çünkü bu kişiler bakımından duruşmada bulunma, yalnızca fiziki mevcudiyet değil, savunma hakkının kullanılmasının da bir aracıdır.

Sanığın Salondan Çıkarılması ve CMK 204 Bağlantısı
Sanığın duruşmada hazır bulunması ceza muhakemesinin temel kurallarından biridir. Bu nedenle sanığın salondan çıkarılması, sıradan bir dinleyicinin çıkarılmasıyla aynı şekilde ele alınamaz. Sanık hakkında CMK 203 uygulanırken CMK 204 de birlikte değerlendirilmelidir.
CMK 204, duruşmanın düzenini bozan sanığın duruşma salonundan çıkarılması ve belirli şartlarla oturumun sanığın yokluğunda sürdürülebilmesi hâlini düzenler. Sanığın davranışları duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokuyorsa mahkeme çıkarma kararı verebilir. Ancak sanığın hazır bulunması savunması bakımından zorunlu görülüyorsa oturumun yokluğunda sürdürülmemesi gerekir.
Sanığın müdafii yoksa ve oturum sanığın yokluğunda devam edecekse barodan müdafi görevlendirilmesi gerekir. Sanık yeniden salona alındığında ise yokluğunda yapılan işlemler kendisine açıklanmalıdır. Bu güvenceler uygulanmadan yürütülen bir duruşmada savunma hakkının ihlali gündeme gelebilir.
Müdafi ve Avukat Bakımından CMK 203
CMK 203 uygulamasında en hassas başlıklardan biri müdafinin veya vekilin duruşma salonundan çıkarılıp çıkarılamayacağıdır. Kanun metninde “kişi” ifadesi kullanıldığı için, ilk bakışta avukatların da bu kapsama girebileceği ileri sürülebilir. Ancak müdafi, ceza yargılamasında sıradan bir dinleyici değildir; savunma makamının kurucu unsurudur.
Doktrinde bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüş, CMK’da müdafinin salondan çıkarılamayacağına ilişkin açık bir yasak bulunmadığı için, duruşma düzenini bozan müdafinin de istisnai olarak salondan çıkarılabileceğini kabul eder. Diğer görüş ise müdafinin bağımsızlığı ve savunma hakkının niteliği nedeniyle, müdafinin salondan çıkarılmasının savunmanın yapısını zedeleyeceğini ve özellikle zorunlu müdafiin yokluğunda duruşmaya devam edilmesinin hukuka kesin aykırılık doğurabileceğini savunur.
Uygulamada güvenli yaklaşım şudur: Avukatın duruşma düzenine aykırı davranışı varsa önce uyarı yapılmalı, olay tutanağa geçirilmelidir. Fiil disiplin suçu veya adli suç niteliğindeyse ilgili mercilere bildirim yapılması değerlendirilmelidir. Müdafiin salondan çıkarılması ise son derece istisnai düşünülmeli; zorunlu müdafilik bulunan dosyalarda müdafi yokluğunda duruşmaya devam edilmemelidir.
Buna karşılık CMK 203/3 bakımından durum açıktır: Avukatlar hakkında bu maddeye dayanılarak disiplin hapsi uygulanamaz. Avukatlık Kanunu m.58/2 de duruşmanın inzibatına ilişkin hükümler saklı kalmakla birlikte avukatlar hakkında disiplin hapsi veya para cezası verilemeyeceğini belirtir. Dolayısıyla avukat bakımından duruşma disiplini ayrı mekanizmalarla sağlanmalı, CMK 203/3’teki disiplin hapsi yaptırımına başvurulmamalıdır.
Çocuklar Bakımından Disiplin Hapsi Yasağı
CMK 203/3’ün son cümlesi tereddüde yer bırakmayacak kadar açıktır: Çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz. Çocuk sanık, mağdur, tanık veya dinleyici sıfatıyla duruşmada bulunabilir; hangi sıfatla bulunursa bulunsun bu madde kapsamında disiplin hapsine konulamaz.
Çocuğun duruşma düzenini bozması hâlinde mahkeme elbette duruşmanın güvenliğini ve sağlıklı yürütülmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alabilir. Ancak bu tedbirler çocuğun üstün yararı, gelişim düzeyi ve çocuk adalet sisteminin koruyucu yaklaşımı gözetilerek belirlenmelidir. Çocuk bakımından amaç cezalandırma değil, düzenin çocuğa zarar vermeden yeniden sağlanması olmalıdır.
CMK 203 Kapsamında Disiplin Hapsi
CMK 203/3 uyarınca disiplin hapsi, her salondan çıkarma kararının otomatik sonucu değildir. Disiplin hapsinin gündeme gelebilmesi için kişinin dışarı çıkarılması sırasında direnç göstermesi veya karışıklıklara neden olması gerekir. Yalnızca söz kesme, yüksek sesle konuşma veya uyarıya rağmen düzeni bozma davranışı salondan çıkarma kararını gerektirebilir; fakat disiplin hapsi için ayrıca çıkarma sırasında direnç ya da karışıklık aranır.
Bu nedenle disiplin hapsi bakımından üç aşamalı kontrol yapılmalıdır: İlk olarak kişi duruşma düzenini bozmuş olmalıdır. İkinci olarak bu nedenle salondan çıkarılmasına karar verilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak kişi çıkarma sırasında direnç göstermiş veya karışıklığa neden olmuş olmalıdır. Bu şartlar birlikte yoksa CMK 203/3’e göre disiplin hapsi verilmesi hukuki risk taşır.
Disiplin hapsi dört güne kadar verilebilir. Dört gün üst sınırdır; her olayda dört gün verilmesi gerekmez. Mahkeme somut olayın ağırlığını, davranışın niteliğini, uyarı yapılıp yapılmadığını, düzenin ne ölçüde bozulduğunu ve daha hafif bir tedbirle sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağını değerlendirmelidir.
CMK m.2’de disiplin hapsi, kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış fiil dolayısıyla verilen hapis olarak tanımlanır. Bu yönüyle disiplin hapsi klasik anlamda bir mahkûmiyet kararı değildir; fakat kişi özgürlüğüne doğrudan müdahale ettiği için gerekçeli, ölçülü ve denetlenebilir olmalıdır.
Disiplin Hapsine Karşı Kanun Yolu Sorunu
CMK 203 kapsamında verilen disiplin hapsi kararları kişi özgürlüğüne müdahale eder. Bu nedenle kararın denetlenebilir olması, adil yargılanma hakkı ve hükmün denetlenmesini talep etme hakkı bakımından önemlidir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Özgür Arıkan Başvurusu (2) kararında, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle verilen disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânı bulunmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Kararın Resmî Gazete tarihi 16.03.2026, başvuru numarası 2018/313, karar tarihi ise 18.09.2025’tir.
Bu karar, CMK 203 uygulamasında tutanağın ve gerekçenin önemini artırmaktadır. Mahkeme kararında somut davranış, uyarı, direnç veya karışıklık, disiplin hapsinin süresi ve daha hafif tedbirlerin neden yeterli görülmediği açıkça gösterilmelidir.
CMK 203 ile CMK 201, 204 ve 205 Arasındaki İlişki
CMK’nin 203. maddesi CMK’nin 201, 204 ve 205. maddeleri arasındaki ilişkiyi aşağıdaki gibi açıklayabiliriz:
CMK 201: Doğrudan Soru Yöneltme ve Duruşma Disiplini
CMK 201, Cumhuriyet savcısı, müdafi ve vekilin duruşmada dinlenen kişilere doğrudan soru yöneltebilmesini düzenler. Bu hak kullanılırken de duruşma düzeni korunur. Ancak soru sorma hakkının duruşma düzeni gerekçesiyle ölçüsüz şekilde sınırlandırılması, savunma ve delil tartışma hakkını zedeleyebilir.
CMK 204: Sanığın Çıkarılması
CMK 204, duruşma düzenini bozan sanığın yokluğunda oturuma devam edilmesi bakımından özel hükümler içerir. Sanığın yokluğunda devam edilebilmesi için hazır bulunmasının savunması bakımından zorunlu görülmemesi gerekir. Müdafi yoksa barodan müdafi istenmesi ve sanığa yokluğunda yapılan işlemlerin açıklanması bu hükmün temel güvenceleridir.
CMK 205: Duruşma Sırasında İşlenen Suç
CMK 205 ise duruşma sırasında bir suç işlenmesi hâlinde yapılacak işlemlerle ilgilidir. Bu nedenle CMK 203 yalnızca disiplin düzenini, CMK 205 ise duruşma sırasında ortaya çıkan suç şüphesine ilişkin usulü ilgilendirir. Duruşma düzenini bozan her davranış suç oluşturmaz; suç oluşturan davranışlarda ise CMK 205 ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sıklıkla yapılan hatalar ve detayları şu şekildedir:
- Somut davranış gösterilmeden yalnızca “duruşma düzenini bozdu” denilmesi.
- Salondan çıkarma kararından önce daha hafif tedbirlerin hiç değerlendirilmemesi.
- Sanık çıkarıldığı hâlde CMK 204 güvencelerinin uygulanmaması.
- Avukatlar ve çocuklar bakımından disiplin hapsi yasağının gözden kaçırılması.
- Disiplin hapsinin, çıkarma sırasında direnç veya karışıklık bulunmadan uygulanması.
- Savunma hakkını etkileyen söz kesme, çıkarma veya sınırlandırma işlemlerinin tutanağa ayrıntılı geçirilmemesi.
Avukatlar İçin Pratik Notlar
Duruşma düzeni gerekçesiyle yapılan her müdahalede, müdahalenin somut sebebinin tutanağa geçirilmesini talep edin. Savunma hakkını etkileyen bir söz kesme veya çıkarma varsa, hangi beyanı sunmak istediğinizi açıkça belirtip tutanağa geçirilmesini isteyin.
Sanık çıkarılmışsa CMK 204 şartlarını kontrol edin: müdafi var mı, yoksa barodan müdafi istendi mi, sanığa yokluğunda yapılan işlemler açıklandı mı? Avukat hakkında CMK 203/3 uyarınca disiplin hapsi uygulanamayacağını açıkça belirtin. Çocuklar bakımından disiplin hapsi yasağının mutlak olduğunu hatırlatın.
Sıkça Sorulan Sorular
CMK 203 Nedir?
CMK 203, ceza duruşmasının düzeninin mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanacağını, düzeni bozan kişinin savunma hakkı engellenmeden salondan çıkarılabileceğini ve belirli şartlarda disiplin hapsi uygulanabileceğini düzenleyen hükümdür.
Duruşma Düzenini Kim Sağlar?
Tek hâkimli mahkemelerde hâkim, heyet hâlinde çalışan mahkemelerde mahkeme başkanı duruşmanın düzenini sağlar.
Hâkim Herkesi Duruşma Salonundan Çıkarabilir Mi?
Duruşma düzenini bozan kişiler salondan çıkarılabilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Özellikle sanık ve müdafi bakımından savunma hakkı korunmalıdır.
Sanık Duruşma Salonundan Çıkarılırsa Yargılama Devam Eder Mi?
CMK 204 şartları varsa devam edebilir. Sanığın hazır bulunması savunması bakımından zorunlu görülüyorsa devam edilmemelidir. Müdafi yoksa barodan müdafi görevlendirilmelidir.
Avukat Duruşmadan Çıkarılabilir Mi?
Bu konu doktrinde tartışmalıdır. Kanundaki “kişi” ifadesi geniş olsa da müdafinin bağımsızlığı ve savunma hakkı nedeniyle bu yetki son derece istisnai ve ölçülü değerlendirilmelidir.
Avukata CMK 203’e Göre Disiplin Hapsi Verilebilir Mi?
Hayır. CMK 203/3 açıkça avukatları disiplin hapsi bakımından istisna tutar. Avukatlık Kanunu m.58/2 de avukatlar hakkında disiplin hapsi ve para cezası verilemeyeceğini belirtir.
Çocuklara Disiplin Hapsi Uygulanabilir Mi?
Hayır. CMK 203/3 uyarınca çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanamaz.
Disiplin Hapsi İçin Duruşma Düzenini Bozmak Yeterli Mi?
Hayır. Kişinin dışarı çıkarılması sırasında direnç göstermesi veya karışıklığa neden olması gerekir.
Disiplin Hapsi En Fazla Kaç Gündür?
CMK 203/3 uyarınca dört güne kadar disiplin hapsi verilebilir. Dört gün üst sınırdır.
Salondan Çıkarma Kararı Tutanağa Yazılmalı Mı?
Evet. Kararın sebebi, kişinin hangi davranışı nedeniyle çıkarıldığı, uyarı yapılıp yapılmadığı ve savunma hakkı bakımından alınan tedbirler tutanağa geçirilmelidir.
Duruşma Düzeni Gerekçesiyle Savunma Sınırlandırılabilir Mi?
Savunma hakkı kötüye kullanılamaz; ancak duruşma düzeni gerekçesiyle savunma hakkı işlevsiz hâle getirilemez. CMK 203/2’nin açık sınırı savunma hakkıdır.
Tanık veya Bilirkişi Duruşma Düzenini Bozarsa Ne Olur?
Tanık veya bilirkişi de duruşma düzenini bozarsa salondan çıkarılabilir. Çıkarma sırasında direnç veya karışıklık varsa ve kişi avukat ya da çocuk değilse disiplin hapsi gündeme gelebilir.
CMK 203 Nedir ve Neden Önemlidir?
CMK 203, ceza duruşmasının düzenini koruyan kısa fakat etkili bir hükümdür. Hâkim veya mahkeme başkanı, duruşmanın sağlıklı yürütülmesi için düzeni sağlamakla yükümlüdür. Ancak bu yetki savunma hakkı, ölçülülük ilkesi ve kişi özgürlüğü karşısında sınırsız değildir.
Salondan çıkarma kararı somut olaya dayanmalı, tutanağa gerekçeli biçimde geçirilmeli ve özellikle sanık ile müdafi bakımından CMK 204 hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Disiplin hapsi ise ancak çıkarma sırasında direnç veya karışıklık varsa gündeme gelebilir; avukatlar ve çocuklar bakımından uygulanamaz.
Bu nedenle CMK 203 uygulamasında doğru denge şudur: Duruşma düzeni korunmalı, ancak savunma hakkı zedelenmemelidir. Mahkemenin otoritesi, tarafların haklarını ortadan kaldıran değil, adil yargılamayı mümkün kılan bir çerçevede kullanılmalıdır.














