Ara

Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Nedir? 2026

Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Nedir? 2026

Kefaletle serbest kalma bir diğer adıyla güvence bedeli Ceza Muhakemeleri Kanunu kapsamında düzenlenen çeşitli adli kontrol tedbirlerinden birisidir. Kefaletle serbest kalma (güvence bedelinin) uygulanabilmesi açısından sağlanması gereken bazı şartlar vardır. Söz konusu şartların sağlanması halinde ve de mahkemenin takdirince şüpheli veya sanık hakkında kefaletle serbest kalma kararı uygulanacaktır. Biz de bu içeriğimizde kefaletle serbest kalmanın (güvence bedeli) uygulamadaki şartları, geri verilmesine ve ilgili maddelerine değinerek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.


Kefalet Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Nedir?

Uygulamada “kefaletle serbest kalma” olarak bilinen “güvence bedeli”, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda adli kontrol tedbirleri arasında yer alan bir koruma tedbiridir. Dayanağı CMK m.109 olup, adli kontrol kapsamında şüpheli veya sanığa “belirlenen güvence miktarını yatırma” yükümlülüğü getirilebilmektedir (CMK m.109/3). Güvence bedelinin içeriği ve kapsamı ise CMK m.113 ve devamı maddelerde ayrıca düzenlenmiştir.

Güvence bedelinin mantığı şudur: Şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla belirli bir parasal güvence alınır; böylece tutuklama gibi ağır bir tedbire başvurmaksızın kişinin serbest kalması sağlanabilir. Bu yönüyle güvence bedeli bir ceza değildir; kişinin suçlu sayılmasına bağlı olmayan, yargılamayı güvence altına alan geçici nitelikte bir tedbirdir. Kişi hakkında hüküm verilmeden önce de uygulanabilir; çünkü dayanağı “cezalandırma” değil, muhakemenin güvenliği ve kaçma/delilleri karartma risklerinin kontrolüdür.

Güvence bedeli yalnızca tutuklama hiç uygulanmamış dosyalarda gündeme gelmez. Şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilmiş olsa dahi, koşullar oluştuğunda ve yeterli görüldüğünde, tutukluluğun devamı yerine adli kontrol + güvence bedeli kombinasyonu ile kişinin tahliyesine de karar verilebilir. Dolayısıyla güvence bedeli; hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında yetkili merciilerce uygulanabilen bir tedbirdir.

Güvence bedeline kim karar verir?

  • Soruşturma evresinde: Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından,

  • Kovuşturma evresinde: Davaya bakan mahkeme tarafından
    adli kontrol kapsamında güvence bedeline hükmedilebilir (CMK m.109 ve ilgili hükümler).

Güvence miktarı nasıl belirlenir?

Güvence miktarı belirlenirken temel ölçüt, şüpheli veya sanığın ekonomik durumu ile tedbirin amacının dengelenmesidir. Güvence; “ödenebilir” olmak zorundadır, çünkü adli kontrolün amacı kişiyi fiilen tutukluluğa mahkûm etmek değil; yargılama boyunca yükümlülüklere uyulmasını temin etmektir. Bu sebeple hâkim/mahkeme, güvence miktarını takdir ederken maddi durumla orantılı bir tutar belirlemeli; ödeme/teminatın sunuluş biçimini de somut olayın şartlarına göre değerlendirmelidir.

Güvence bedeli neyi güvence altına alır?

CMK m.113 ve devamı hükümler çerçevesinde güvence bedeli; yargılama sürecinde doğabilecek bazı mali yükümlülüklerin ve özellikle muhakemenin gerektirdiği koşullara uyumun teminatı olarak kabul edilir. Bu kapsam, dosyanın niteliğine göre mahkemece somutlaştırılır; asıl amaç, kişinin yargılamadan kaçmamasını ve yargısal yükümlülüklere uymasını sağlamaktır.

Adli Kontrol Nedir?

Adli Kontrol Nedir?

Kanun hükmünde çeşitli adli kontrol uygulamaları düzenlenmekle birlikte bunlardan birisi de kefaletle serbest bırakmadır. Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100. Maddede belirlenen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilmektedir.


Adli Kontrol ve Adli Kontrol Kararına İtiraz konuları hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, ilgili içeriklerimizi ziyaret edebilirsiniz.


Adlî kontrol, uygulandığı hallerde şüpheli aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmaktadır, bunlar:

  • Yurt dışına çıkamamak.
  • Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
  • Gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
  • Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
  • Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkim tarafından belirlenen bir güvence miktarını yatırmak.
  • Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
  • Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı ile ilgili de bilgi almak isterseniz, içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.


Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Uygulanmasının Şartları

Güvence bedeli (kefalet) her dosyada kendiliğinden uygulanan bir tedbir değildir. CMK sistematiğinde güvence bedeli, adli kontrol kapsamında değerlendirilir ve ancak tutuklama yerine (ya da tutukluluğun devamı yerine) daha ölçülü bir tedbirle amaç sağlanabilecekse gündeme gelir. Bu nedenle uygulamada, güvence bedeline karar verilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte tartışılması gerekir:

  1. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olguların bulunması
    Adli kontrol tedbirleri, “şüphe”nin soyut düzeyde kaldığı durumlarda değil; dosyada somut olgulara dayanan kuvvetli şüphe mevcutsa gündeme gelir. Bu unsur, güvence bedelinin de dayandığı temel eşiği oluşturur.

  2. Tutuklama nedenlerinin varlığı (kaçma, delilleri karartma vb. riskler)
    Güvence bedeli, pratikte çoğu zaman “tutuklama yerine” düşünüldüğü için, dosyada tutuklamayı gündeme getiren tutuklama nedenleri tartışılır. Başka bir ifadeyle; kişi hakkında tutuklama koşullarını doğuran riskler (kaçma ihtimali, delilleri yok etme/değiştirme, tanık veya mağdur üzerinde baskı gibi) mevcut görülmekle birlikte, bu risklerin adli kontrol + güvence ile yönetilebileceği kanaatine varılırsa güvence bedeline hükmedilir.

  3. Tedbirin ölçülülüğü ve amaçla orantılılık
    Güvence bedeli belirlenirken aynı zamanda bu tedbirin somut dosyada zorunlu ve ölçülü olup olmadığı değerlendirilir. Amaç, ödenemeyecek bir para belirlemek suretiyle kişiyi fiilen tutuklu hale getirecek şekilde yüksek bir bedel belirlemek değil; yargılamaya katılımı ve yükümlülüklere uyumu güvence altına almaktır. Bu yüzden güvence miktarı, şüpheli/sanığın ekonomik durumu ile risk düzeyi birlikte dikkate alınarak takdir edilmelidir.

  4. Yetkili mercinin kararı (soruşturma–kovuşturma ayrımı)
    Soruşturma aşamasında güvence bedeli/adli kontrol kararı kural olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından verilir; kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından doğrudan değerlendirilebilir. Bu nedenle “savcının talebi” şartı, özellikle soruşturma evresi bakımından uygulamada önem taşır.

Bu çerçevede özetlemek gerekirse; güvence bedeli, dosyada kuvvetli şüphe ve tutuklamayı gündeme getiren riskler bulunduğunda, ancak tutuklama yerine daha ölçülü bir çözümle amaç sağlanabilecekse uygulanır.

Kefaletle Serbest Kalmanın (Güvence Bedeli) Amacı

Kefaletle Serbest Kalmanın (Güvence Bedeli) Amacı Nedir?

Güvence bedeli (uygulamadaki adıyla “kefalet”), ceza muhakemesinde cezalandırma amacıyla öngörülmüş bir kurum değildir. Esas amaç; şüpheli veya sanığın özgürlüğünü gereksiz yere kısıtlamadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almaktır. Bu nedenle güvence bedeli, CMK’da adli kontrol tedbirleri içinde düzenlenen ve tutuklamaya nazaran daha ölçülü bir müdahale olarak kabul edilen bir mekanizmadır.

Güvence bedelinin başlıca amaçları şu şekilde özetlenebilir:

1) Tutuklamaya alternatif, daha ölçülü bir tedbir oluşturmak
Tutuklama, kişi özgürlüğüne en ağır müdahalelerden biridir. Güvence bedeli ise, gerekli görülen dosyalarda tutuklama yerine uygulanarak kişinin serbest kalmasını, buna karşılık yargılamanın güvenliğinin de sağlanmasını hedefler. Yani sistem, “ya tutuklama ya da tamamen serbestlik” ikilemine sıkışmaz; araya ölçülü bir güvence koyar.

2) Şüpheli/sanığın yargılamaya katılımını ve kaçmamasını sağlamak
Güvence bedelinin pratikteki en temel işlevi, şüpheli veya sanığın kaçma ihtimalini azaltmak ve kişiyi yargılamaya bağlı tutmaktır. Kişi, belirlenen bedeli yatırmakla; hem dosyayı ciddiye alır hem de yükümlülüklere uymaması halinde bu güvenceyle ilgili olumsuz sonuçlarla karşılaşabileceğini bilir.

3) Adli kontrol yükümlülüklerine uyumu güçlendirmek
Güvence bedeli çoğu zaman tek başına değil; imza yükümlülüğü, yurtdışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleriyle birlikte uygulanır. Buradaki amaç, adli kontrol kararlarının “kâğıt üzerinde kalmaması”, uygulanabilir ve etkili hale gelmesidir.

4) Yargılama sürecinde doğabilecek bazı mali yükümlülükleri güvence altına almak
CMK sistematiğinde güvence bedeli; yalnızca “kaçmayı engelleme” amacı taşımaz. Dosyanın niteliğine göre, yargılama sürecinde doğabilecek bazı mali yükümlülüklerin (örneğin yargılama giderleri ve benzeri kalemler) teminat altına alınması işlevi de görür. Bu yönüyle güvence bedeli, muhakemenin hem “kişisel” hem de “mali” boyutunda güvenlik mekanizmasıdır.

Özetle: Güvence bedeli, tutuklamanın yerine geçen veya tutuklamayı gereksiz kılan bir adli kontrol aracıdır. Amaç; şüpheli/sanığın özgürlüğünü ölçüsüz biçimde kısıtlamadan, yargılamanın düzenini, kişinin yargılamaya katılımını ve yükümlülüklere uyumunu güvence altına almaktır.

Kefaletle Serbest Kalmanın (Güvence Bedeli) Geri Verilmesi Nedir?

Şüpheli veya sanığın “Güvence” başlıklı 113. Maddede sayılan bütün usul işlemlerine uygun davranması ve yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde güvence bedelinin belirli bir kısmı kendisine geri verilecektir.

Güvence bedeli her halde aynen mi iade edilir?

Hayır. CMK sisteminde güvence bedeli yalnızca “şahsın kaçmasını önlemek için depo edilen bir miktar” değildir; aynı zamanda yargılamaya ilişkin bazı mali yükümlülüklerle bağlantılı bir teminattır. Bu nedenle bazı durumlarda güvence bedelinin:

  • bir kısmı dosya kapsamında doğan belirli kalemlere mahsup edilebilir(yargılama giderleri, masraflar)

  • kalan kısmı ise ilgiliye iade edilebilir.

Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

Adli kontrol tedbirleri kapsamında olan kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararına ilişkin yargıda itiraz yolu açık bulunmaktadır. Şayet kuvvetli suç şüphesi, tutuklama sebebi ve de savcı talebi olarak sayılan kararın uygulanması bakımından önem arz eden şartların sağlanmamasına rağmen karar uygulanmışsa da verilen kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararına itiraz etmek mümkündür.

Güvence Bedeli ile ilgili Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. CD 2021/14100 E., 2021/17104 K.
Sanıkların, soruşturma sürecinde yatırdıkları güvence bedelinin, yargılamanın yapıldığı dönemde geçerli olan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 113 ve 115/2 maddelerine uygun olarak iade edilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmamıştır. Bu durum, hukuka aykırıdır ve davanın bozulmasına sebep olmuştur.
Yargıtay 12. CD 2016/3978 E., 2016/8915 K.
Bir sanık tarafından güvence bedeli olarak yatırılan 3000 TL’nin, CMK’nin 113/1(b) ve 115. maddeleri çerçevesinde geri verilmesi gerekirken, sadece talep edilmesi halinde iade edilmesine karar verilmesi, yine kanuna aykırıdır.
Yargıtay 14. CD 2012/11444 E., 2013/4389 K.
Yine bir sanık hakkında verilen adli kontrol kararıyla 2000 TL güvence bedeli yatırması gerektiği bildirilmiş, fakat bu bedelin yatırılmaması durumunda hangi yükümlülüklerin yerine getirilmediği hakkında bilgi verilmemiştir. Sanık, savunması için çağrıldığında buna uymuş, fakat beraat kararı verilmesine rağmen güvence bedelinin iade edilmemesi yine hukuka aykırıdır ve davanın bozulmasına neden olmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kefalet Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Nedir?

Şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine maddi durumu göz önünde bulundurularak ve de cumhuriyet savcısının isteği üzerine hakimce belirlenecek bir meblağ karşılığında tutuklamaya başvurulmadan yargılama yapılması olarak tanımlanan bir adli kontrol tedbirdir.

Adli Kontrol Tedbiri Uygulanan Şüpheli veya Sanıklar Ne Gibi Yükümlülükler Altındadır?

Yurt dışına çıkamamak, karakola belirli aralıklarda imzaya gitmek, gerektiğinde sürücü belgesini teslim etmek, şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak hâkim tarafından belirlenen bir güvence miktarını yatırmak gibi.

Kefaletle Serbest Kalmanın (Güvence Bedeli) Geri Verilmesi Mümkün Müdür?

Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerine uygun davranması ve yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde güvence bedelinin masraflar düşüldükten sonra geri kalan kısmının kendisine geri verilmesi yani güvence bedelinin iadesi hali mümkündür.

Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Kararına İtiraz Yolu Açık Mıdır?

Adli kontrol tedbirleri kapsamında olan kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararına ilişkin yargıda itiraz yolu açık bulunmaktadır.

Kefaletle Serbest Kalma (Güvence Bedeli) Uygulanmasının Şartları Nelerdir?

Suçtan sorumlu şüpheli veya sanık hakkında kuvvetli suç şüphesi, tutuklama sebebi, güvence bedelinin uygulanmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının talebi olması halinde kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararı uygulanacaktır.

Türkiye’de kefaletle serbest kalma var mı?

Türkiye’de güvence bedeli kapsamında serbest kalmak mümkündür.


Kefaletle serbest kalma konusunda hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.


Sonuç

Kanun hükmünde çeşitli adli kontrol uygulamaları düzenlenmekle birlikte bunlardan birisi de kefaletle serbest bırakmadır. Kefaletle serbest kalma bir diğer adıyla güvence bedeli Ceza Muhakemeleri Kanunu kapsamında düzenlenen çeşitli adli kontrol tedbirlerinden birisidir. Kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararının uygulanması mümkündür. Ofisimiz uzun yıllardan beri ceza hukuku alanında yetkin bir bürodur. Huzurdaki yazımızda bahsettiğimiz kefaletle serbest kalma (güvence bedeli) kararına ilişkin bir durumla karşı karşıya kaldıysanız ofisimiz bir telefon uzağınızdadır.

YAREN KARINDAŞ

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com