Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçu, son dönemde en çok öne çıkan suçlardan bir tanesidir. İzinsiz şekilde yapılan gösterileri ifade eden bu suç, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Bu kanun, anayasal bir hak olan eylem yapma hakkının kapsamını, sınırlarını ve sınırları aşan kişilere uygulanacak olan yaptırımı belirler. Peki, eylem yapmak suç mu? Bunun belirli şartları ve sınırları bulunmaktadır. İçeriğimizde bu konunun tüm detaylarından söz edeceğiz.
İçindekiler
- 1 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçu Nedir?
- 2 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Dayanağı
- 3 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Temel Hükümleri
- 3.1 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkı (Madde 3)
- 3.2 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkının İstisnaları (Madde 4)
- 3.3 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapılabilecek Yerler (Madde 6)
- 3.4 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapılacak Zaman (Madde 7)
- 3.5 Toplantı Şekil ve Şartları (Madde 9)
- 3.6 Toplantı Yapılmadan Önce Bildirim Şartı (Madde 10)
- 3.7 Toplantı Faaliyetinin Gerçekleştirilmesi (Madde 11)
- 3.8 Toplantıyı Düzenleyen Kurulun Görevleri (Madde 12)
- 3.9 Toplantının Ertelenmesi ya da Yasaklanması (Madde 14 vd.)
- 3.10 2911 Sayılı Kanun’un Öngördüğü Yasaklar ve Kanun’a Aykırı Bir Şekilde İcra Edilen Gösterilerin Akıbeti (Madde 22 vd.)
- 4 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçu Cezası
- 5 Eylem Yapmak Suç Mudur?
- 6 Kanunsuz Slogan Ne Demek?
- 7 Önceden Haber Vermeden Gösteri Yürüyüşü Yapmak Serbest Mi?
- 8 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Anayasa’nın 34. Maddesine Göre Değerlendirilmesi
- 9 Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Kanununa Muhalefet Suçundan Dolayı Gözaltı ve Tutukluluk
- 10 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 11 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçlarında HAGB Uygulaması
- 12 Eylem Yapmaya Uygun Görülmeyen Alanlar
- 13 Öğrenciler Üniversitede Eylem Yapabilirler Mi?
- 14 Sıkça Sorulan Sorular
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçu Nedir?
Eylemlerde yasa dışı faaliyette bulunmanın yaptırımı, 6 Ekim 1983 tarihinde kabul edilen ve 8 Ekim 1983’te Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe giren 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunun kapsamında anayasal hak olan eylem yapmanın tüm sınırları, şartları ve şekilleri belirlenmiştir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri faaliyetlerinde bulunmak, tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de anayasamızda ve ilgili kanunlarla güvence altına alınmıştır. Bir başkasına zarar vermeden, milli güvenlik ve kamu düzeni ilkesini çiğnemeden herkes dilediği gibi eylem faaliyetlerinde bulunabilir.
2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Dayanağı
2911 Sayılı Kanun, dayanağını başta Anayasamız olmak üzere uluslararası sözleşmelerden (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi vs.) almaktadır. Anayasamızın 90. maddesine göre usulüne uygun bir biçimde iç hukukumuzda uygulanan uluslararası antlaşmalar, kanunla aynı derecededir. Yani ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde eylemlerle ilişkim hükümler, direkt olarak bizim için bağlayıcıdır ve kanunun uygulayıcısı olan devlet, bu duruma bağlı kalmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesine göre herkesin eylem organize etme ve eylemlere katılma hakkı vardır. Genel kural, bu eylemlerin izinsiz olarak yapılabileceğidir. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasına göre milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle eylem yapma hakkı kanunla sınırlandırılabilir. Bu sınırlandırmadaki amaç ise genel ahlakın bozulmasını önlemek ve başkasının hak ve özgürlüklerini korumaktır. Bu amaç doğrultusunda da 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, yürürlüğe girmiştir.
Ülkemizin de imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine göre herkesin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ve bu yürüyüşlere katılma hakkı vardır. Nitekim Anayasamızın 34.maddesi de bu sözleşme ile paralellik göstermektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki sınırlamalar Anayasamızdaki sınırlamalarla aynıdır.
Ceza Hukuku kategorisinde yer alan diğer içeriklerimiz hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimizi ziyaret edebilirsiniz.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Temel Hükümleri
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun temel hükümleri bulunmaktadır. Bu hükümlerde, Türk vatandaşlarının gösteri ve toplantı yaparken hangi haklara sahip olduğu, hangi şartlara ve kısıtlamalara uyması gerektiği ise belirtilmiştir.
-
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkı (Madde 3)
2199 sayılı Kanun’un 3.maddesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü (eylem) yapma hakkı herkese tanınmıştır. Silahsız, saldırısız ve kanuna aykırı olmayan her türlü eylem izinsiz olarak yapılabilir. Burada herkesten kasıt, Türk vatandaşlarıdır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre yabancılar, yani Türk vatandaşı olmayanlar İçişleri Bakanlığı’ndan izin almalıdırlar.
-
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkının İstisnaları (Madde 4)
Siyasi partilerin, kamu kurumları niteliğini taşıyan meslek kuruluşlarının, işçi ve işveren sendikalarının, vakıf ve derneklerin, şirketlerin yapacakları kapalı toplantılar, törenler, karşılamalar, şenlikler vs. bu kanun kapsamına alınmamıştır.
Ayrıca Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların Devlet işleriyle ilgili olan toplantıları ve milletvekillerinin halk ile sohbet etmeleri de bu kanunun dışında tutulmuştur. Yani yukarıda sayılan ilgili yerler, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun öngörmüş olduğu kurallarla toplantılarını gerçekleştiremeyeceklerdir. Bu tür faaliyetlerin kapsamı ve sınırı, diğer mevzuatlarda düzenlenmiştir. Örneğin; siyasi partilerin düzenlediği bu tür faaliyetler 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na, dernek ve vakıfların düzenlediği faaliyetler 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na (TMK) tabidir.
Örneğin; bir siyasi partinin rutin olarak gerçekleştirdiği grup toplantıları, önemli günlerinde yaptığı kutlamalar (örneğin; partinin kuruluş yıldönümü) vs. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na bağlı değildir. Siyasi Partiler Kanunu’na göre bu faaliyetler yürütülecektir.
-
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapılabilecek Yerler (Madde 6)
Eylem yapılabilecek yerler kamu düzenini ve güvenliğini bozmayacak yerlerde yapılmalıdır. Eylem yapılacak yer şu şekilde belirlenmelidir:
TBMM’de grubu olan siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileriyle, eylem güzergahının yer aldığı il ve ilçe belediye başkanlarının, en çok üyeye sahip olan üç sendikanın ve çeşitli meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak o bölgenin en büyük mülki amiri tarafından belirlenir. Yani ilçelerde ve beldelerde kaymakamlık tarafından, illerde ise valilik tarafından belirlenir. Eylem yapılacak il veya ilçenin büyüklüğüne göre birden fazla eylem yeri belirlenebilir. Belirlenmiş olan eylem yerleri yerel gazete kuruluşları, internet siteleri ve valilik/kaymakamlık web siteleri aracılığıyla ilan edilir.
Eğer eylem yapılacak yerde bir değişiklik yapılacaksa yine aynı usullerle değişikliğe gidilebilir. Bu değişiklikler duyuru yapıldığı tarihten itibaren 15 gün sonra geçerli olur. Eğer birden fazla eylem yeri belirlenmişse eylemciler bu yerlerden hangisini seçecekleri konusunda özgürdürler.
-
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapılacak Zaman (Madde 7)
Eylem faaliyetlerine güneş doğmadan başlanamaz. Yani gece saatlerinde eylem başlatılamaz.
-
Toplantı Şekil ve Şartları (Madde 9)
Yapılacak toplantılar, reşit olmuş ve herhangi zihinsel bir engeli bulunmayan en az 7 kişiden oluşan bir düzenleme kurulu tarafından düzenlenir. Bu düzenleme kurulu, aralarından bir başkan tayin eder. Diplomatik dokunulmazlığa sahip (örneğin; diplomatlar) bu kurulun başkanı ya da üyesi olamaz. Bu maddeye göre tüzel kişilerin (örneğin; şirket, dernek, vakıf) eylem faaliyetinde bulunması yetkili organın takdirine bırakılmıştır.
-
Toplantı Yapılmadan Önce Bildirim Şartı (Madde 10)
Toplantıyı düzenleyecek olan kurul, en az 48 saat öncesinden toplantı yapılacağını o bölgenin valiliğine veya kaymakamlığına bildirmelidir. Dikkat edileceği üzere, burada bir izin alma prosedürü söz konusu değildir. 2911 Sayılı Kanun’un taşıdığı şartlar doğrultusunda toplantı yapacak kişiler, ilgili merciye toplantı yapacağını bildirmelidir. Bu bildiri yazılı olmalı ve aşağıdaki hususları içermelidir:
- Toplantının hangi amaçla yapılacağı,
- Toplantının nerede yapılacağı, ne zaman yapılacağı ve hangi saatler arasında yapılacağı ve
- Düzenleme kurulunun başkanının ve üyelerinin kimlik bilgileri, hangi işi icra ettikleri, ikametgahları ve bir işte çalışan üyelerin mesai saatleri, belgede yer almak zorundadır.
Valilik veya kaymakamlık bu bildiriyi kabul etmezse bir tutanakla bu durum tespit edilir ve noter vasıtasıyla ihbar yapılır. Eğer aynı gün ve aynı yerde toplantı yapılacağına dair bir bildirimde bulunulmuşsa ilk yapılan bildirim geçerli olacaktır.
-
Toplantı Faaliyetinin Gerçekleştirilmesi (Madde 11)
Toplantı faaliyeti, bildirimde belirtilen yerde icra edilir. Düzenleme kurulunun başkanıyla birlikte en az 7 üyesi toplantıda bulunmak zorundadır. Bunu belgelemesi gereken ise toplantıyı yapanlardır. Bir tutanak aracığıyla bu durum tespit edilip yetkili kolluk amirine tutanak teslim edilir.
Eylem faaliyetleri esnasında katılımcı olanları ve konuşmacıların görüntüleri polis tarafından kayıt altına alınabilir. Bu kayıt ve görüntüler yalnızca şüphelilerin ve suçların tespiti için kullanılabilir. Başka bir amaçla kullanılamaz.
-
Toplantıyı Düzenleyen Kurulun Görevleri (Madde 12)
Kurul, toplantı faaliyetinin kanuna uygun ve kamu güvenliğine zarar verilmeyecek şekilde gerçekleştirmekle yükümlüdür. Kurul, bunun için gereken tedbirleri alır. Gerektiğinde de polisten yardım isteyebilir. Toplantı faaliyeti amacından saparsa, kurul ya da kurul başkanı (kurulun toplanamadığı hallerde) dağıtma kararı alır ve durum polise bildirilir. Düzenleme kurulu, toplantı faaliyeti bitene kadar toplantıyı yapanların davranışlarından ve toplantının yürütülmesinden sorumludur.
-
Toplantının Ertelenmesi ya da Yasaklanması (Madde 14 vd.)
Toplantının başlayacağı saatten en az 24 saat önce düzenleme kurulu, oyçokluğu ile bir defaya mahsus olmak üzere toplantıyı erteleyebilir. Erteleme bildirimi valilik ya da kaymakamlığa yapılmalıdır. Erteleme süresi 48 saatten fazla olamaz.
Tıpkı eylemciler gibi vali de toplantıyı erteleyebilir. Eğer bir il sınırı içerisinde gün içinde birden fazla toplantı yapılmak isteniyorsa vali, il içerisinde yeterli güvenlik tedbirinin kurulamayacağı kanısına varırsa toplantıların bir ya da bir kısmını erteleyebilir. Erteleme süresi 10 günden fazla olamaz (Madde 15).
İçişleri Bakanlığı da gerektiği takdirde toplantıların ertelenmesine karar verebilir. Aynı gün içerisinde aynı yerde birden çok toplantı talebi bulunuyorsa, güvenlik amacıyla valilik, İçişleri Bakanlığı’ndan takviye isteyebilir. İçişleri Bakanlığı, bu talebi karşılamayacak durumdaysa toplantı ertelenebilir. Erteleme süresi 10 günde fazla olamaz (Madde 16).
Erteleme kararlarında müracaat önceliği göz önüne alınır. Yani toplantı yapmak için önceden başvuranlar daha avantajlı durumdadır.
Eğer toplantı faaliyeti milli güvenliği, kamu düzenini tehdit edici durumdaysa valilik ya da kaymakamlık tarafından toplantı faaliyeti ertelenebilir. Erteleme süresi 1 aydan fazla olamaz. Eğer toplantı esnasında suç işleneceğine dair kuvvetli bir şüphe ya da tehlike mevcutsa toplantı yasaklanabilir (Madde 17).
Toplantı erteleme ya da yasaklama kararı yetkili merci tarafından (valilik, kaymakamlık) toplantı başlangıç saatinden en az 24 saat önce bildirilmelidir (Madde 18).
-
2911 Sayılı Kanun’un Öngördüğü Yasaklar ve Kanun’a Aykırı Bir Şekilde İcra Edilen Gösterilerin Akıbeti (Madde 22 vd.)
Parklarda, ibadethanelerde, kamu hizmetine tahsis edilmiş binalarda, TBMM’ye 1 km uzaklıkta ve o alanın içindeki yerlerde toplantı yapmak yasaktır. Öte yandan eylemler esnasında;
- Ateşli silah, molotof, havai fişek gibi patlayıcı maddeler, kesici ve delici aletler, taş sopa, demir gibi aletler kullanmak veya bulundurmak,
- Bir terör örgütüne mensup logo kullanmak kıyafet vs. giymek, bulundurmak
- Bildirimdeki faaliyetin dışına çıkmak (Örneğin; işçi sendikasının işçi hakları için yapacağı eylemde bu amacın dışında faaliyetlerde bulunmak) yasaktır.
Eğer eylem faaliyeti amacı dışına çıkartılırsa kolluk kuvveti tarafından gerekirse zor kullanılarak dağıtılır.
Eylemler esnasında kışkırtıcı faaliyetlerde bulunan (kışkırtıcı slogan atmak ya da görevli polise şiddet uygulamaya teşvik etmek vs.) eylemciler güvenlik görevlilerince eylemden menedilirler. Aynı zamanda işlediği suça bakılarak kendisi hakkında soruşturma başlatılabilir.
Soruşturma konusu ile ilgili de bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçu Cezası
Eylem faaliyetlerinde kanuna aykırı faaliyetler içerisindeki davranışlar, çeşitli yaptırımlara bağlanmıştır.
- Eylem faaliyetleri esnasında kanuna aykırı faaliyetler düzenleyenler veya bu faaliyetlere katılanlar bir yıl altı ay ila üç yıl arasına hapisle cezalandırılır. Bu davranışlar daha ağır bir ceza gerektiren başka bir suçu barındırıyorsa o suçun cezasına göre cezalandırılırlar.
- Düzenleme kurulunun, yukarıda sayılan şartları taşımadığı tespit edilmişse bu şartları taşımayanlar bir yıla kadar hapisle cezalandırılırlar. Görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen düzenleme kurulu üyeleri ise altı ay ila iki yıl arası hapisle cezalandırılır.
- Güvenlik görevlilerini, şiddet kullanacağını söyleyerek tehdit eden eylemciler iki ila beş yıl arası hapisle cezalandırılır.
- Eylem faaliyetinin ve yürüyüşün yapılmasına engel olanlar dokuz ay ila bir buçuk yıl arası hapisle cezalandırılır
- Eylem esnasında eylemin düzenini ve huzurunu bozan faaliyetlerde (tehdit, hakaret, şiddet vs.) bulunanlar bir buçuk yıl ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
- Düzenleme kurulunun başkanı ve en az altı üyesinin isim soy isim ve imzasını taşımayan propaganda araçlarını hazırlayanlar, bastıranlar ve propaganda amacıyla kullananlar altı ay ila bir yıl arası hapisle cezalandırılır. Eğer bu propagandalarda halkı suç işlemeye teşvik ve tahrik içerikli mesajlar mevcutsa failler bir yıl altı ay ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır. Bu teşvik ve tahrikin sonucu olarak bir suç işlenirse teşvik ve tahrik eylemlerinde bulunan faillere üç ila beş yıl arası hapis cezası
- Kanuna aykırı bir şekilde eylemlere katılanlara, uyarı ve kolluğun zor kullanma eylemine rağmen eylem faaliyetlerine devam ederlerse failler altı ay ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır. Eğer bu davranışı eylemi yönetenler yaparlarsa cezaları yarı oranda artırılır.
Polisin ihtarına ve zor kullanmasına rağmen eylem faaliyetlerine devam edip, polise cebir ve şiddet uygulanması durumunda da faillere Türk Ceza Kanunu’nun 265.maddesinde düzenlenen Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunun hükümleri uygulanır.
Eğer polis, yetki sınırını aşarak yürüyüşü dağıtırsa faillere verilecek ceza dörtte birine kadar indirilebileceği gibi faillere ceza verilmekten vazgeçilebilir.
Eylemlere her türlü silahla katılanlar, iki buçuk yıl ila dört yıla kadar hapisle cezalandırılır. Eylemlerde terör örgütüne ait herhangi bir logo veya işaret vs. bulunduranlar altı ay ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
Kanun’un 33.maddesinin 1-a hükmüne göre eylemler esnasında kendisini tanınmayacak hale getirip eylem yapanlar (örneğin; eylem esnasında yüzün maske ile örtülmesi) iki buçuk yıl ila dört yıl arası hapisle cezalandırılır.
Eylem Yapmak Suç Mudur?
Eylem yapmak, anayasal bir haktır. Herkes izinsiz bir şekilde toplanma ve eylem yapma özgürlüğüne sahiptir. 2911 Sayılı Kanun’un ön gördüğü şartlar çerçevesinde eylem yapmak suç değildir. Ancak düzenlenen gösteri veya toplantının silahsız ve saldırısız gerçekleşmesi zorunludur. Bu nedenle zarar verme odaklı olmadığı müddetçe, izin almadan eylem yapmak suç değildir.
Kanunsuz Slogan Ne Demek?
Kanunların suç saydığı nitelikte slogan atmak Kanun’un 23. maddesinin 1-b hükmüne göre yasaktır. Bu yasak, birçok suçu doğurabilir. Özellikle; hakaret içerikli slogan atmak, Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur ve hakaret içerikli sloganlar kanunsuz slogan sayılırlar. Ayrıca sloganın niteliğine göre tehdit, şantaj, halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi suçlar da meydana gelebilir. Kanunsuz slogan nedir? sorusuna bu şekilde yanıt verebiliriz.
Kanunsuz slogan atıldığında polis tarafından ihtar anonsu yapılmaktadır. İhtar anonsundan sonra hala kanunsuz slogan atmaya devam eden eylemciler CMK 91 gereğince gözaltına alınabilir. Gözaltı işleminde polis, eylemciye insancıl davranmak zorundadır.
Önceden Haber Vermeden Gösteri Yürüyüşü Yapmak Serbest Mi?
Anayasamıza ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na göre eylem faaliyetleri için önceden bir izin almaya gerek yoktur. Ancak Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, bildirim şartı öngörmüştür. Bu durum izin prosedürü olarak yorumlanabilir. Çünkü idarenin, kamu düzenine aykırılığı bahane ederek eylemleri engelleme hakkı vardır.
Bu husus, geniş idare tarafından yorumlandığı zaman her ne kadar kağıt üzerinde izinsiz eylem yapılabilse de idarenin eylemleri erteleme veya iptal etme yetkisi olduğu için aslında idarenin izin verip vermeme durumu söz konusu olmaktadır. Bu durumun Anayasamıza aykırı olup olmadığı bir sonraki başlıkta değerlendirilecektir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun Anayasa’nın 34. Maddesine Göre Değerlendirilmesi
Kanun’un Anayasa m.34’e Uygun Olup Olmaması Sorunu
Bu Kanun’un Anayasamızın 34.maddesine aykırı olup olmadığı konusu hukukçular tarafından ciddi bir şekilde tartışılmaktadır. Anayasamızın 34.maddesinde “herkes izin almadan” bu faaliyetleri yürütebilir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ise izin prosedürü öngörmemiş ancak bir bildirim prosedürü öngörmüştür. Bazı hukukçulara göre bu bildirim prosedürü, izin prosedüründen farksızdır. Bildirim yapılmadığı takdirde yasadışı eylem sayıldığı için idareye müdahale hakkı doğmaktadır. Bu husus da bazı hukukçular tarafından Anayasamıza aykırı görülmektedir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, eylemlerin yapılacağı şartları çok katı bir şekilde belirlemiştir. Örneğin; toplantı yeri, saati ve güzergahı hakkında yazıda açıklandığı şekilde kurallar öngörülmüştür. Misal, geceleri eylem yapılamaz.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkında Verilen Bazı Anayasa Mahkemesi Kararlarının Değerlendirilmesi
Anayasamıza göre ‘’barışçıl nedenlerle’’ eylem faaliyetlerinin yürütülmesi esastır ve devletin bu yürüyüşlere müdahale etmemesi gerekir. Bu, demokratik bir devlet olmanın gereğidir. İlhan Yiğit başvurusunda Anayasa Mahkemesi’ne başvuran İlhan Yiğit, mensubu olduğu işçi sendikasının bir eylemine katılmıştır. Polis, eylem yapan grubun yürüyüş yapmasını engellemiş ve İlhan Yiğit’i gözaltına almıştır. İlhan Yiğit, başvurusunda bu müdahalenin Anayasamızın 34.maddesine aykırı olduğunu öne sürmüştür. Anayasa Mahkemesi (AYM), İlhan Yiğit’i haklı bulmuştur.
Bir diğer önemli karar ise Mutlu Öztürk ve diğerlerinin başvurusunda verilen karardır. Olayda başvurucu taraf, idarenin yasaklamış olduğu bir gösteriye katılmıştır. Bu sebeple polis tarafından tutuklanmışlardır. AYM, bu olayı da madde 34’e aykırı bulmuş ve tutuklama müdahalesinin orantısız olduğu sonucuna varmıştır.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Kanununa Muhalefet Suçundan Dolayı Gözaltı ve Tutukluluk
Eylem esnasında gözaltı ve tutuklama prosedürü 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) gözaltı ve tutuklama hakkında öngördüğü şartlara bağlıdır. CMK’nin ilgili maddelerinde sayılan şartların varlığı halinde eylem faaliyetinde bulunanlar hakkında gözaltı ve tutuklama kararları çıkartılabilir.
Tutuklama konusunda daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, ilgili içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
Ancak CMK’nin 91 ve 100.maddelerinin ilgili fıkralarında gözaltı ve tutuklama için bazı katalog suçlar öngörülmüştür. Bu katalog suçların varlığından şüphelenilmesi halinde diğer nedenlere bakılmaksızın gözaltı ve tutuklama kararı çıkartılabilir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri bakımından, eylemlere herhangi bir silahla ya da yüzünü gizleyecek şekilde maske takarak katılmak CMK’nin 91.maddesinin 4-d hükmüne göre gözaltı ve CMK’nin 100.maddesinin 3-g hükmüne göre tutuklama nedenidir. Dolayısıyla eylemlere silahla ya da maske takarak katılınmaması çok önemlidir.
Katalog Suçlar hakkında da bilgi almak isterseniz, içeriğimize göz atabilirsiniz.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçunda görevli mahkeme “genel olarak” asliye ceza mahkemesi, yetkili mahkeme ise eylem faaliyetinin yapıldığı yer mahkemesidir. Yani genel olarak İstanbul’da yapılan bir eylemde işlenen suçlarda İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Ancak 2911 Sayılı Kanun, birçok suçun yaptırımını düzenlerken daha ağır ceza gerektiren hallerde o suçun cezası uygulanır. Hükmüne yer vermiştir. Örneğin; eylem faaliyetleri esnasında bir cinayet gerçekleşirse, fail kasten öldürme suçundan sorumlu tutulacaktır ve kasten öldürme suçunun yaptırımının üst sınırı 10 yıldan fazla olduğu için görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi olacaktır. Dolayısıyla eylemler esnasında işlenen suçlarda görevli mahkeme her halükarda asliye ceza mahkemesi değildir. Görevli mahkeme belirlenirken, eylem esnasında işlenen suçun kanundaki cezai yaptırımına bakılıp görevli mahkeme belirlenir.
5235 Sayılı Kanun (Kuruluş Kanunu), ceza mahkemelerinin görev ve yetkilerini ortaya koyan kurallar bütünüdür. Kural olarak on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesi, diğer hallerde ise asliye ceza mahkemesi görevlidir (istisnalar ilgili Kanun’un 12.maddesinde sayılmıştır.). Yani uzun lafın kısası, eylemlerde işlenen suçlarda durumun akıbetine göre asliye ceza mahkemesi veya ağır ceza mahkemesi görevli olacaktır.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçlarında HAGB Uygulaması
Eylem faaliyeti esnasında suç işlemiş fail hakkında mahkeme tarafından iki yıl ve da az süreli hapis cezası öngörülmüşse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) prosedürü uygulanabilir.
HAGB hakkında bilgi almak isterseniz, içeriğimize göz atabilirsiniz.
Eylem Yapmaya Uygun Görülmeyen Alanlar
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22.maddesine göre;
- Parklarda,
- Dini kurumlarda,
- Kamu hizmeti amacıyla faaliyet yürüten binalarda ve
- TBMM’ye 1 km uzaklıkta ve o alanın içindeki yerlerde eylem yapmak yasaktır.
Parklar; insanların dinlenme, sosyalleşme vs. gibi faaliyetlerde bulunduğu yerlerdir. Dolayısıyla parklarda eylem yapmak yasaklanmıştır. Dini kurumlardan da ibadethaneler anlaşılmalıdır. Hangi din olduğu fark etmeksizin ibadet amacıyla tahsis edilmiş bir yerde eylem faaliyeti yürütmek yasaktır.
Öğrenciler Üniversitede Eylem Yapabilirler Mi?
Anayasamız ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, öğrencilerin üniversitede yapmakta olduğu faaliyetleri ifade özgürlüğü olarak değerlendirmektedir. Ancak ne yazık ki 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu gerekçe gösterilerek, öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlatılabilmektedir.
Bu Kanun’un 54.maddesine göre üniversite kurumu içerisinde öğretim faaliyetlerini engelleyecek eylemlerde bulunmak bir hafta ila bir ay arası uzaklaştırma sebebi kabul edilmiştir. Yani okul içerisinde eyleme katılan bir öğrenci hakkında ceza soruşturması açılmasa bile okul tarafından verilmiş olan disiplin cezasıyla karşılaşılabilir. Dolayısıyla öğrenciler, üniversitede eylem faaliyetleri yürütürken, okulun bu maddeye dayanarak haklarında disiplin cezası verilebileceğini unutmamalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Polis, Eyleme Müdahale Ederse Ne Yapmalıyım?
Polis, amirinin emri dahilinde eğer eylemin sınırlarının aşıldığı tespit edilmişse veya eylemin kamu düzenine aykırılığı söz konusu olmaya başlamışsa, eylemi dağıtmak için öncesinde sözlü olarak sonrasında da zor kullanarak müdahalede bulunabilir. Bu aşamadan itibaren gerek hukuki gerekse fiziki bir zarara uğramamak için polisin dağılma ikazına uymanız gerekmektedir. Polisin Kanun’un ön gördüğü şartlara uymadığı hallerde ise eylem sonrasında ilgili mercilere şikayette bulunabilirsiniz.
Barışçıl Bir Eyleme Katıldım. Yine de Ceza Alır Mıyım?
Eylem süreci Kanun’a uygun bir şekilde yürütülmüşse ve eylem esnasında herhangi bir cebir, şiddet uygulamamışsanız veya kışkırtıcı bir slogan atmamışsanız ceza almazsınız.
Eylem Yapmadan Önce İzin Almak Zorunda Mıyız?
Hayır değilsiniz. Anayasamız ve ülkemizin taraf olduğu sözleşmelerdeki hükümler çok açıktır. Bu hükümlerde izinsiz bir şekilde eylem yapma hakkınız olduğu belirtilmiştir. Yalnızca yaptığınız eylemi düzenleyen kurulun, Kanun’a uygun bir şekilde valilik ya da kaymakama bildirimde bulunması gerekmektedir. Ayrıca yapacağınız eylem kanunlara uygun olmalı ve kamu düzenini bozmamalıdır.
Eylem Esnasında Yüzümü Kapatmam Ya Da Maske Takmam Suç Mudur?
Evet suçtur. 2911 Sayılı Kanun’un 33.maddesinin 1-a hükmüne göre gösteri yürüyüşleri esnasında yüzünü herhangi bir şekilde kapatanlar ya da maske takanlar iki buçuk yıl ila dört yıl arası hapisle cezalandırılır. Aynı zamanda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91/4-d ve 100/3-g maddeleri gereğince eylemlerde yüz kapatmak ya da maske takmak gözaltı ve tutuklama nedenlerindendir.
Eylemlerde Pankart Açmak Ya Da Döviz Taşımak Başıma İş Açar Mı?
Pankartta yer alan yazı ya da taşıdığınız döviz kanunların suç saydığı bir nitelik taşıyorsa (örneğin; pankart üzerinde hakaret içerikli bir yazının yer alması) fail hakkında 6 ay ila 3 yıl arası hapis cezası verilir.
Slogan Atmak Ya Da Megafon Kullanmak Suç Teşkil Eder Mi?
Kanunlara uygun bir şekilde slogan atmak herhangi bir suç teşkil etmez. Ancak terör sempatizanı slogan faaliyetlerinde bulunmanın cezası 6 ay ila 3 yıl arası hapistir.
Polis Beni Zorla Gözaltına Aldı. Bu Hukuka Uygun Mu?
Gözaltına alınmanın belli usulü ve şartları vardır. Polislerin gözaltı süresince zor kullanması ve zorla konuşturması yasaktır. Eğer suçüstü halinde yakalanmışsanız, polisin sizi gözaltına alması hukuka uygundur. Ancak suçüstü hali mevcut değilse polisin sizi gözaltına alabilmesi için ciddi şüpheleri varlığı aranmaktadır. Eğer üzerinizde silah bulundurarak ya da yüzünüzü gizleyerek eylem yapmışsanız CMK 91’e göre polisin sizi gözaltına alması hukuka uygundur.
Gözaltı Süresinde Haklarım Nelerdir?
Gözaltı süreniz kural olarak 24 saati geçemez. Eğer suçüstü yakalanmışsanız bu süre en fazla 48 saat uzatılabilir. Eylem esnasında bir suç işlediğiniz iddiası ile gözaltına alınmışsanız en geç dört gün içerisinde sulh ceza hakiminin önüne çıkartılmanız gerekir. Gözaltı süresinde insani muamele görme hakkınız vardır. Kolluk ya da savcılık ifadenizi alırken zor kullanamaz ve gerektiğinde avukat talep edebilirsiniz. Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak gözaltı ve tutukluluk süresince size alanında uzman ceza avukatlarımız aracılığıyla müdafilik hizmeti verebiliriz.
Sosyal Medyada Eylem Çağrısı Yapmak Suç Olur Mu?
Sosyal medyada eylem çağrısı yapmak suç değildir. Ancak bu her eylem için geçerli değildir. Terör faaliyetlerinin yürütüldüğü bir eylem çağrısı yapmak Örgüt Propagandası suçunu oluşturur. Dolayısıyla eylem çağrısı yaparken dikkatli olmak gerekir. Usulüne uygun bir bildirimle planlanmış, genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmayan eylemlere çağrı yapmak bir suç teşkil etmeyecektir.
Polis kimlik sorduğunda vermek zorunda mıyım?
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na (PVSK) göre polisin kimlik sorma yetkisi vardır. Dolayısıyla polis size kimlik sorduğunda kimliğinizi polise vermeniz daha sağlıklı olacaktır. Polislerin bu yetkiyi keyfi olarak kullanıldığı tespit edildiğinde ise polisler hakkında soruşturulma başlatılıp idari ve cezai işlem uygulanacaktır.
Memurların Soruşturulması konusunda da bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Eyleme Katıldığım İçin Sicilime Bir Şey İşler Mi?
Kural olarak sadece eylemlere katılmanız sicilinize işlemez. Adli sicil kaydı denilen kayıt, sizin suç sabıkanızı ortaya döker. Eylemlere kanuna uygun bir şekilde katılmak, suç değil tam tersine bir haktır. Dolayısıyla eylemlere katıldığınızda herhangi bir suç işlemediğiniz takdirde sicilinize bir şey işlemez.
Polisin Orantısız Güç Kullandığını Düşünüyorum. Nasıl Şikayet Edebilirim?
Polisin orantısız güç kullanması yetkisini aştığı anlamına gelir ve yetkisini aşan polisin hem idari hem de cezai sorumluluğu ortaya çıkar. Polis idari olarak disiplin cezalarıyla karşı karşıya kalır. Ayriyeten savcılığa suç duyurusunda bulunduğunuzda polis hakkında soruşturma başlatılır.
Eyleme Katıldığım İçin İşten Atılırsam Ne Yapabilirim?
Barışçıl ve şiddet içermeyen eylemlere katılmak, iş hukukunda haklı fesih nedenleri arasında değildir. İşinizi etkilemeyecek şekilde eylemlere katılmanıza rağmen işten çıkartılmışsanız burada haksız fesih söz konusu olacaktır. Haksız fesih söz konusu olduğunda işvereninize karşı işe iade davası ya da tazminat davası açabilirsiniz.
Çocuklar veya Öğrenciler Eyleme Katılırsa Yasal Sorun Yaşar Mı?
Anayasamıza göre herkesin eylemlere katılma hakkı vardır. Barışçıl olan gösteri yürüyüşlerine katılmaları çocuklar ve öğrenciler için herhangi bir yasal sorun teşkil etmez. Sırf bu nedenle çocuklara ve öğrencilere cezai yaptırım uygulanamaz. Ancak üniversitelerde toplanma ve eylem yapma konusunda öğrencilerin biraz daha temkinli olmasında fayda vardır. Yoksa üniversite tarafından kendilerine disiplin soruşturması açılabilir ve mensubu oldukları üniversite topluluğunun faaliyetleri askıya alınabilir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet Suçu hakkında yaşadığınız hukuki problemlerde Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
MEHMET KIŞLIK














