İnanç, düşünce ve kanaat hürriyeti ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) ve Anayasamızda güvence altına alınmıştır. AİHS’nin 9. maddesine göre herkes, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir ve düşüncesini açıklayabilir. Bu doğrultuda Anayasamız 25.maddede düşünce ve kanaat hürriyetini düzenlemiştir. Bu hükme göre herkes düşüncesini ve kanaatini dile getirmekte serbesttir.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyeti, AİHS ve Anayasamızda güvence altına alındığı için bu hürriyetin engellenmesi Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yaptırıma bağlanmıştır. TCK’nin 115. maddesine göre inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleyen fail hakkında bir ila üç yıl arası hapis cezası verilir. Biz de içeriğimizde inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçu ile ilgili tüm detaylardan bahsedeceğiz.
İçindekiler
- 1 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Unsurları
- 2 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Nitelikli Halleri
- 2.1 Dini İnancın Engellenmesi
- 2.2 Bir Kişinin Yaşam Tarzına Müdahale Edilmesi
- 2.3 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Silahla İşlenmesi
- 2.4 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Sokmasıyla, İmzasız Bir Mektupla Ya Da Özel İşaretle İşlenmesi
- 2.5 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Birden Fazla Kişi Tarafından İşlenmesi (İştirak)
- 2.6 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Var Olan ya da Varsayılan Suç Örgütlerinin Yaratmış Oldukları Korkutucu Güçten Yararlanarak İşlenmesi
- 2.7 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuzu Kötüye Kullanmak Suretiyle İşlenmesi
- 2.8 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun İşlenmesi Esnasında Ayrıca Kasten Yaralama Suçunun Neticesinin Ağırlaştırılmış Hallerinin Meydana Gelmesi
- 3 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Adli Para Cezası
- 4 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Hapis Cezasının Ertelenmesi
- 5 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (HAGB)
- 6 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Görevli Mahkeme
- 7 İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu İle İlgili Yargıtay Kararları
- 8 Sıkça Sorulan Sorular
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Unsurları
Türk Ceza Kanunu’nun 115. maddesinin ilk fıkrası, bu suçun oluşması için gereken şartları belirtmiştir. Buna göre;
- Cebir veya Tehdit Kullanılmış Olmalıdır
Failin düşünce ve kanaat hürriyetini kullanmasının cebir veya tehdit kullanarak engellenmesi halinde bu suç oluşur. Cebir, bir davranışın yapılması veya yapılmaması için karşı tarafa karşı zor kullanma haline denir. Örneğin; birisinin düşüncesini açıklamaması için ona karşı zor kullanmaya başvurma durumunda cebrin varlığı söz konusu olur. Tehdit ise; bir kişiye, kendisinin ya da yakınlarından birisinin hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söyleme eylemidir. Örneğin; düşüncesini ve kanaatini açıklamak isteyen bir kimseye ‘’eğer bu fikirlerini dile getirirsen seni veya yakınlarını öldürürüm’’ söyleminde bulunmak, tehdit unsurunun varlığının oluşması için yeterlidir. İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunun oluşması için cebir veya tehdidin varlığı yeterlidir. Hem cebir hem de tehdit eylemlerinin aynı anda olmasına gerek yoktur.
- Bir Kişiyi Dini, Siyasi, Sosyal, Felsefi İnanç, Düşünce ve Kanaatlerini Açıklamaya ya da Değiştirmeye Zorlamış Olmak veya Bu Düşünceleri Açıklamaktan Men Etmiş Olmak Gerekir
Bir kişinin söylemek istediği sözleri değiştirmeye çalışmak ya da bu düşünceleri açıklamaktan cebir veya tehditle alıkoymak inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunu oluşturur.

İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Nitelikli Halleri
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçunun nitelikli halleri ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:
Dini İnancın Engellenmesi
Bir kişinin dini inancını yerine getirmesi amacıyla bireysel ya da toplu olarak ayin yapılması cebir, tehdit ya da bir başka hukuksuz davranışla engelleyen faile bir ila üç yıl arası hapis cezası verilir. Ülkemizde herkes istediği dini benimseyebilir ya da herhangi bir dini inancı benimsememeyi tercih edebilir.
Dolayısıyla bu hak ve özgürlüğü güvence altına almak için din ve vicdan özgürlüğü anayasal güvence altına alınmış ve dini inancın engellenmesi halinde Türk Ceza Kanunu’nda cezai bir yaptırım öngörülmüştür. Ancak bu mutlak hak, inanç kısmında söz konusudur. İbadet kısmında devlet, bu hakkı yeri geldiğinde kısıtlayarak tedbirler alabilir. İbadet özgürlüğü aşağıdaki hallerde kısıtlanabilir:
- Temel hakların kötüye kullanılması
- Kamu düzeni
- Kamu güvenliği
- Kamu sağlığı
- Genel ahlak
- Başkalarının hak ve hürriyetleri
Devletin gerektiğinde ibadet özgürlüğünü kısıtlaması halinde TCK 115’te düzenlenen suç oluşmaz. Çünkü ibadet özgürlüğünün yukarıdaki şartları sağlamak amacıyla kısıtlanması hukuka uygundur. Tekrardan belirtmemizde fayda vardır ki, bu kısıtlamalar ancak ibadet özgürlüğü için söz konusudur.
İnanç özgürlüğünde herhangi bir kısıtlama söz konusu olamaz. İnanç özgürlüğü, bir kişinin istediği bir dine inanması ya da herhangi bir dine inanmaması iken, ibadet özgürlüğü ise inandığı din doğrultusunda dini ritüellerin yerine getirilmesidir. Bu ritüellerin uygulanması halinde yukarıdaki unsurlardan birisi zedelenirse ibadet özgürlüğü kısıtlanabilir. Ancak yukarıdaki sebepler haricinde bir kısıtlama söz konusu olmazsa TCK’nin 115.maddesinde düzenlenen İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçu oluşur.
Bir Kişinin Yaşam Tarzına Müdahale Edilmesi
Cebir veya tehdit kullanarak bir kişinin benimsediği fikirlerinden dolayı oluşturmuş olduğu yaşam tarzına müdahale eden ya da değiştirmeye zorlayan fail bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Silahla İşlenmesi
Suçun silahla işlenmesi, cezayı artıran nitelikli haldir. Fail, eğer bu suçu silahla işlerse faile verilecek ceza bir kat artırılarak verilir. Hangi aletlerin silah olarak tanımlanması gerektiği TCK’nin 6. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre;
- Ateşli silahlar (tabanca, tüfek vs.)
- Patlayıcı maddeler (barut, el bombası vs.)
- Saldırı ya da savunma amacıyla üretilmiş her türlü kesici, delici ya da bereleyici alet (örneğin; bıçak)
- Saldırı ya da savunma amacıyla üretilmiş olmasa bile saldırı ve savunmada uygun olan araçlar (örneğin; falçata, makas)
Radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler silah olarak kabul edilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Sokmasıyla, İmzasız Bir Mektupla Ya Da Özel İşaretle İşlenmesi
Suçun kişinin kendisini gizleyerek, imzasız bir mektupla ya da özel bir işaretle işlenmesi halinde faile verilecek ceza bir kat artırılarak verilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Birden Fazla Kişi Tarafından İşlenmesi (İştirak)
Suçun birden fazla kişi tarafından işlenildiği hallerde faillerin her birine verilecek ceza bir kat artırılır. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenildiği hale iştirak denir. İştirak birden fazla biçimde söz konusu olabilir. Bu biçimler aşağıda açıklanmıştır:
- Müşterek Faillik: Suçu birden fazla kişinin beraber hareket ederek işlemesi halinde müşterek faillik söz konusu olur. Örneğin, iki fail, bir kişinin inancını, düşüncesini ya da kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemek amacıyla o kişinin kapısına dayanırsa burada müşterek faillik söz konusu olur.
- Dolaylı Faillik: İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçunu işlemesi için bir başkasını araç olarak kullanan kişi gerçek fail, araç olan kişi ise dolaylı fail olarak tanımlanır. Örneğin; çocuk olduğu için daha az ceza alacağı ya da hiç ceza almayacağını bildiğinden dolayı bir çocuğa bu suçu işleten fail, gerçek fail, çocuk ise dolaylı faildir. Eğer kusur yeteneği olmayan bir kişi fail olarak kullanılırsa, gerçek failin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
Suça Sürüklenen Çocuk konulu içeriğimizi de ziyaret ederek detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.
- Azmettirme: Suç işleme düşüncesi olmayan bir kişiye suç işlemek için yönlendirmede bulunulması halinde azmettirme söz konusu olur. Azmettirmede, kafasında suç işleme düşüncesi olmayan kişi azmettirilen, suç işleme düşüncesi olmayan kişinin aklına suç işleme düşüncesini sokan kişiye de azmettiren denir. Azmettiren kişi, suçu kendisi işlemiş gibi cezalandırılır.
- Yardım Etme: Müşterek faillikten farklı olarak suça yardım eden, suçun işlenmesi eylemine bizzat katılmaz. Suçun işlenmesi için gerekli ekipmanları sağlamak suça yardım etmek olarak adlandırılır. Örneğin; yukarıdaki örnekte iki kişi, suç işlemek amacıyla evin kapısına dayanmıştı ve bu örnekteki kişilere müşterek fail demiştik. Ancak eğer burada iki kişiden birisi kapıya dayanmak yerine, diğerine suçun işlenmesini kolaylaştıracak faaliyetlerde bulunsaydı (örneğin; araba tahsis etmek ya da mağdurun evinin adresini vermek vs.) müşterek faillik değil yardım etme durumu söz konusu olacaktı. Yardım eden kişinin cezası, yarısına kadar indirilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Var Olan ya da Varsayılan Suç Örgütlerinin Yaratmış Oldukları Korkutucu Güçten Yararlanarak İşlenmesi
Suçun işlenmesinde suç örgütlerinin isminin geçirilmesi halinde faile verilecek ceza bir kat artırılır. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, suç işlenirken gerçek bir örgütün isminin geçirilmesi zorunlu değildir. Yani fail, karşı tarafı korkutmak amacıyla bir örgüt ismi uydurarak da bu suçu işleyebilir. Nitekim failin amacı, mağduru korkutmaktır. Fail, bir suç örgütü uydurarak bu amacını gerçekleştireceği için bu nitelikli halin varlığı kabul edilir ve faile verilecek ceza bir kat artırılır.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuzu Kötüye Kullanmak Suretiyle İşlenmesi
Kamu görevlisi fail, bu görevini kötüye kullanıp da bu suçu işlerse faile verilecek ceza bir kat artırılır. Örneğin; bir polis memuru, bir kişinin inanç, düşünce ve kanaat hürriyetini kullanmasını hukuka aykırı olarak engellerse bu suç meydana gelmiş olur.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun İşlenmesi Esnasında Ayrıca Kasten Yaralama Suçunun Neticesinin Ağırlaştırılmış Hallerinin Meydana Gelmesi
Bir kişinin inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemek amacıyla kasten yaralamanın neticesiyle ağırlaştırılmış halleri söz konusu olursa, yaralama eylemini uygulayan fail hem bu suçtan hem de Kasten Yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama aşağıdaki hallerde söz konusu olur;
- Kişinin duyularının ya da hislerinin işlevinin sürekli olarak zayıflaması
- Konuşmada sürekli olarak zorluk meydana gelmesi
- Yüzünde sabit bir izin meydana gelmesi
- Yaşamının tehlikeye gireceği bir durumun meydana gelmesi
- Gebe bir kadının çocuğunu vaktinden önce doğurması
Bu hallerde faile verilecek ceza bir kat artırılır. Kasten yaralamanın basit halinin cezası 6 ay ila 1 yıl arası hapis cezasıdır. Bu unsurların varlığı halinde ceza bir kat artırılarak verilecektir. Ayrıca;
- Mağdur iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmışsa ya da bitkisel hayata girmişse
- Failin duyularından ya da organlarından en az birisi işlevini tamamen yitirmişse
- Konuşma ya da çocuk yapma yeteneği sürekli olarak kaybolmuşsa
- Yüzünde kalıcı bir değişiklik meydana gelmişse
- Gebe bir kadın, çocuğunu düşürmüşse bu durumda faile verilecek ceza iki kat artırılır.
Kasten Yaralama Suçu hakkında da detaylı bilgi edinmek için içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
Kısaca basit bir şekilde anlatmak gerekirsek, İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçu işlenirken aynı anda kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış hali de işlenirse fail iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılacaktır. inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçundan dolayı fail 1 ila 3 yıl arası hapisle cezalandırılacaktır.
Kasten yaralama suçunun temel cezası 6 ay ila 1 yıl arası hapis cezasıdır. Ancak yukarıda kategorize edilen davranışlar, bu cezanın bir kat ya da iki kat artırılmasına neden olacaktır. Yukarıda kategorize edilen eylemler, cezayı bir kat, aşağıdaki eylemler ise cezayı iki kat artırır. Somut bir örnek vermek gerekirse;
Gebe bir kadına karşı İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçunu işleyen fail aynı anda çocuğun erken doğmasına sebep olursa 1 ila 3 yıl arası İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan cezalandırılacak, ayrıca Kasten Yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış hali söz konusu olduğu için 6 ay ila 1 yıl arası alacağı hapis cezası 1 kat artırılacaktır.
Yani İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı 2 yıl ceza aldığını, Kasten Yaralama suçundan da 8 ay ceza aldığını varsayalım. Kasten Yaralama suçunun cezası bir kat artırılacağı için Kasten Yaralama suçundan dolayı fail 16 ay hapis cezası alacaktır. İki suçun cezası birleştiğinde 3 yıl 4 aylık bir hapis cezası söz konusu olacaktır.
Fail, eğer gebe kadının çocuğunun erken doğmasına değil de düşmesine sebep olsaydı bu sefer ikinci kategorideki eylem söz konusu olacaktı ve faile Kasten Yaralamadan verilecek ceza 1 değil iki kat artırılacaktı. Aynı örnekten devam etmemiz gerekirse, fail İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı 2 yıl ceza almıştı. Kasten Yaralamadan da 8 aylık bir ceza almıştı. Çocuğun, düşmesine sebep olduğu için bu sefer cezası bir değil iki kat artırılacak yani faile 24 aylık bir hapis cezası verilecektir. (2 sene) İki suçun cezası birleştiğinde fail bu sefer 3 yıl 4 ay değil, 4 yıllık bir hapis cezası alacaktır.

İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Adli Para Cezası
Adli para cezası hükümleri, bir yıl veya daha az hapis cezalarında söz konusu olur. İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçunun alt sınırı 1 yıldır. Yani ancak ve ancak faile en alt sınırdan ceza verildiği takdirde adli para cezası hükümleri uygulanır. Onun dışında faile adli para cezası hükümleri uygulanamaz ve hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.
Adli Para Cezası hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek için içeriğimize göz atabilirsiniz.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Hapis Cezasının Ertelenmesi
TCK’nin 51. maddesine göre iki yıl veya daha az hapis cezası almış failin cezası ertelenebilir. Eğer fail 18 yaşından küçükse veya 65 yaşından büyükse bu hüküm 3 yıl ve daha az hapis cezaları için de uygulanabilir. İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı eğer fail iki yıl veya daha az ceza alırsa hapis cezası, kanundaki diğer koşulların varlığı halinde hakim tarafından ertelenebilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (HAGB)
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise kanuni şartların varlığı halinde hakim HAGB kararı verebilir (Detaylı bilgi için bağlantıya tıklayabilirsiniz.). İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı fail iki yıl veya daha az ceza alırsa kanundaki diğer koşulların varlığı halinde HAGB uygulanabilir.
HAGB Nedir? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Görevli Mahkeme
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Görevli Mahkeme Asliye ceza mahkemesidir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu İle İlgili Yargıtay Kararları
- Namaz Kılma Hürriyetinin Engellenmesi (Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/13711 K.2015/2550)
Olay gününde ikamet etmiş olduğu yerin camisine giden sanık, cemaatin namaz kılmasını bekledikten sonra kendisi de namaz kılmak istediğini söylemiştir. Bunun üzerine, cami imamı ve cemaatte bulunan vatandaşın, alkollü olmasından dolayı namaz kılamayacağını belirtmiş ve kendisine müdahale etmek istediklerinde sanık, küfür edip camiden çıkmamak için direnmiştir. Bu durumda sanığın, unsurları oluşmayan inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi, bozma sebebi olarak görülmüştür.
- İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda İçtima Hükümlerinin Uygulanması (Yargıtay 3. Ceza Dairesi E. 2021/8457, K. 2023/4543)
Somut olayda sanıklara silahlı örgüt kurma suçu ve inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme suçlarından ayrı ayrı cezalara hükmolunmuştur. Yani İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçu, gerçek içtima olarak değerlendirilmiş ve sanıklara her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmiştir.
- Dini İnançtan Kaynaklı Giyilen Kıyafete Müdahale (Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/8234 K.2020/3763)
Somut olayda dini kıyafetlere müdahale eylemi İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Engellenmesi suçunun nitelikli hali olan kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanma olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca rızası dışında müştekinin fotoğrafı çekildiği için Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu da meydana gelmiştir ve mahkeme bu iki suçun yargılanması hakkında ayırma kararı vermiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Cezası Nedir?
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleyen fail bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Unsurları Nelerdir?
Mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılmış olmalıdır. Ayrıca, bu suçun oluşabilmesi için bir kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi İnanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya ya da değiştirmeye zorlamış olmak veya bu düşünceleri açıklamaktan men etmiş olmak gerekir
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?
Dini inancın engellenmesi, bir kişinin yaşam tarzına müdahale edilmesi halinde faile bir ila üç yıl arası hapis cezası verilir. Eğer suç silahla, kendisini tanınmayacak bir hale getirerek, birden fazla kişi ile birlikte, suç örgütünün yarattığı korkuyla veya kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak işlenmesi halinde faile verilecek ceza bir kat artırılır. Eğer fail, bu suçu işlerken ayriyeten kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verdiyse, iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda İştirak Hükümleri Uygulanır Mı?
Evet. Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi, cezayı artıran nitelikli bir hal olarak düzenlenmiştir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Adli Para Cezası Hükümleri Uygulanır Mı?
Adli para cezası hükümlerinin uygulanabilmesi için fail 1 yıl veya daha az ceza almalıdır. Suçun alt sınırı 1 yıldır. Yani fail ancak ve ancak 1 yıl hapis cezası aldığı takdirde adli para cezası hükümlerinden faydalanabilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Hapis Cezasının Ertelenmesi Hükümleri Uygulanır Mı?
İki yıl veya daha az hapis cezası almış failin cezası ertelenebilir. Eğer fail 18 yaşından küçükse veya 65 yaşından büyükse bu hüküm 3 yıl ve daha az hapis cezaları için de uygulanabilir. İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı eğer fail iki yıl veya daha az ceza alırsa hapis cezası, kanundaki diğer koşulların varlığı halinde hakim tarafından ertelenebilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda HAGB Hükümleri Uygulanır Mı?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise kanuni şartların varlığı halinde hakim HAGB kararı verebilir. İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme suçundan dolayı fail iki yıl veya daha az ceza alırsa kanundaki diğer koşulların varlığı halinde HAGB uygulanabilir.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu Şikayete Tabi Midir?
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu şikayete tabi değildir. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri re’sen yapılır.
Soruşturma ve Kovuşturma konuları ile ilgili tüm detaylardan bahsettiğimiz içeriklerimizi de ziyaret edebilirsiniz.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanabilir Mi?
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
MEHMET KIŞLIK














