Suça sürüklenen çocuk ne demek? sorusu, özellikle son dönemde çocukların işlediği suçların ardından gündemde sıklıkla sorulmaya başlandı. Her ne kadar suç işleyen bireyler için ceza hukuku düzenlemeleri bulunsa da fail çocuk olduğunda sistem farklılaşır. Çünkü hukuk, çocuğu yalnızca fail olarak değil; aynı zamanda korunması gereken bir birey olarak görür. Bu kapsamda faile “suça sürüklenen çocuk” bir başka deyişle “SSÇ” der. Çocuğun kişilik gelişimi, psikososyal yapısı ve çevresel faktörlerin etkisi dikkate alınmaksızın kurulacak bir ceza adaleti, hem çocuğun geleceğini yok eder hem de toplumsal barışa hizmet etmez. İşte bu nedenledir ki “suça sürüklenen çocuk” kavramı, sıradan bir ceza yargılamasının değil, çocuk odaklı adaletin merkezinde yer alır. Biz de içeriğimizde bu konunun tüm detaylarından bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 Çocuk Kavramı ve Hukuki Statüsü
- 2 Suça Sürüklenen Çocuk Ne Demek?
- 3 Neden “Suçlu” Değil de “Suça Sürüklenen”?
- 4 Ceza Ehliyeti ve Yaş Gruplarına Göre Sorumluluk
- 5 SSÇ’lere Ceza İndirimleri Nasıl Uygulanır 2026?
- 6 Suça Sürüklenen Çocuklarla İlgili Yargıtay Kararları (Ceza İndirimi Hakkında)
- 7 Çocuklara Özgü Ceza Muhakemesi Usulü
- 8 Sıkça Sorulan Sorular
- 9 Suça Sürüklenen Çocukların Davalarında Burak Temizer Hukuk Bürosu
Çocuk Kavramı ve Hukuki Statüsü
Türk hukukunda çocuğun tanımı çeşitli mevzuatlarda ortak bir şekilde ele alınır. Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu (TCK), Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin ortak paydası, çocuğu “18 yaşını doldurmamış birey” olarak tanımlamaktır. Bu yaklaşım yalnızca yaşa dayalı bir teknik tanım değil, aynı zamanda çocuğun gelişimsel farklılıklarını ve korunmaya muhtaç yapısını kabul eden bir anlayıştır.
Çocuğun yaşı, ceza hukuku bakımından da son derece önemlidir. Ceza sorumluluğu yaşa göre değerlendirilir, failin çocuk olup olmaması birçok açıdan yargılamayı ve infazı etkiler. Bu nedenle yaş tayini, çocuk adalet sisteminde kritik öneme sahiptir. Özellikle kimlikte yazan yaş ile biyolojik yaş arasında fark olması hâlinde adli tıp raporlarıyla yaş tespiti yoluna gidilir.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

Suça Sürüklenen Çocuk Ne Demek?
“Suça sürüklenen çocuk” kavramı, çeşitli mevzuatlarda açık ya da örtülü biçimde düzenlenmiştir. Bu kavram özellikle çocuklara yönelik ceza muhakemesi sürecinde fail yerine kullanılmakta olup pedagojik, sosyal ve hukukî temellere dayanmaktadır. Suçu sürüklenen çocuk ne demek? sorusuna en genel tabiri ile bu şekilde yanıt verebiliriz.
- 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu
Madde 3/c‘e göre; “Suça sürüklenen çocuk, hakkında ceza kovuşturması yapılan ya da suça iştiraki nedeniyle hakkında güvenlik tedbiri uygulanması talep edilen çocuktur.” Bu, mevzuatta yer alan açık tanımdır ve uygulamada esas alınır.
- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)
CMK m.2’de “şüpheli” tanımı yapılırken çocuklara özgü ayrı bir terim kullanılmaz. Ancak uygulamada çocukların şüpheli veya sanık olarak anılmasından kaçınılır; bunun yerine “suça sürüklenen çocuk” terimi kullanılır. Bu uygulama, pedagojik ilkelere uygun olarak yargılamanın niteliğini çocuğun gelişimsel durumu çerçevesinde şekillendirmeyi amaçlar.
- Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliği
Bu yönetmelikte suça sürüklenen çocuklara ilişkin güvenlik tedbirlerinin ne şekilde uygulanacağı düzenlenir. Özellikle çocuğun özgürlüğünü kısıtlayan tedbirlerde “koruma” ve “rehabilitasyon” ilkesi ön plandadır.
- Türkiye’nin Taraf Olduğu Uluslararası Belgeler
| Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (Madde 40) |
| Her çocuğun suç isnadı altında dahi insan onuruna uygun şekilde yargılanma hakkı olduğu belirtilir. |
| Birleşmiş Milletler Çocuk Adalet Sistemine Dair Asgari Standart Kuralları (Beijing Kuralları) |
| Suça sürüklenen çocukların cezalandırılmak yerine topluma yeniden kazandırılması esastır. |
Neden “Suçlu” Değil de “Suça Sürüklenen”?
Bu tercih, hem pedagojik hem de hukuki gerekçelere dayanır. Çocukların içinde bulundukları sosyal çevre, aile yapısı, eğitim düzeyi, suça iten etmenlerin çokluğu nedeniyle bir çocuk çoğu zaman suçu bilinçli olarak değil, koşulların zorlamasıyla işler. Bu nedenle hukuk sistemi onu fail değil, suça sürüklenen, yani suça itilmiş birey olarak değerlendirir. Bu kavram seçimi, çocuğun cezalandırılmasından ziyade korunmasına vurgu yapar ve sistemin amacı olan rehabilitasyonun önünü açar.
Ceza Ehliyeti ve Yaş Gruplarına Göre Sorumluluk
Türk Ceza Kanunu madde 31, çocukların ceza ehliyetine ilişkin özel düzenlemeler içermektedir. Ceza ehliyeti, çocuğun yaşına göre değişmekte ve bu kapsamda üç farklı yaş grubu tanımlanmaktadır:
SSÇ’lere Ceza İndirimleri Nasıl Uygulanır 2026?
Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesine göre çocuklar üç yaş grubuna ayrılır ve her biri için ceza sorumluluğu farklı düzenlenmiştir:
| 12 Yaşından Küçük Çocuklar | Ceza ehliyetine sahip değildir. Bu çocuklar hakkında ceza verilmez. |
| 12 İla 15 Yaş Arası Çocuklar | İşledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip oldukları takdirde cezai sorumluluk taşır. Bu durumda verilen cezalarda TCK m.31/2 uyarınca 1/3 oranında indirim yapılır. Örneğin 9 yıl hapis cezası gerektiren bir fiil nedeniyle 6 yıl hapis cezası verilir. |
| 15 İla 18 Yaş Arası Çocuklar | Kural olarak cezai sorumluluk sahibidir; ancak bu yaş grubundaki çocuklara verilen cezalarda TCK m.31/3 gereğince 1/6 oranında indirim yapılır. Örneğin 18 yıl hapis cezası gerektiren bir fiil nedeniyle 15 yıl ceza verilebilir. |
Ayrıca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda çocuklara verilebilecek en yüksek ceza 18 yıldır (TCK m.38 yollamasıyla). Bu düzenlemeler, cezanın infazı açısından da farklılık yaratır. Çocuk cezaevinde kalma süresi, yetişkinlere göre hem süre hem de koşullar açısından farklıdır. Tüm bu indirim ve korumalar, çocukların cezalandırılmasından ziyade ıslah edilmesi hedefiyle şekillendirilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuklarla İlgili Yargıtay Kararları (Ceza İndirimi Hakkında)
| Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2015/23122, K. 2016/3742 |
| Suç tarihinde 15–18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezada TCK m.31/3 hükümleri gereği indirim yapılmadığı için karar bozulmuştur. Ayrıca kısa süreli hapis ceza yerine seçenek yaptırım değerlendirilmediği, gözaltına bağlı süre mahsup edilmediği, hak yoksunluklarının uygulanmaması gerektiği gibi eksiklikler gerekçeye dayalı olarak tespit edilmiştir |
| Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/2293 |
| Birden çok suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezaları, TCK m.31/3 indirim oranı (cezanın üçte biri) ile yeterince uygulanmamış ve takdiri indirim (TCK m.62) oranlamasında hataya düşülmüştür. Bu nedenle ceza tayininde eksiklik bulunduğu gerekçesiyle karar, bozmaya tabi tutulmuştur. |
| Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/7644, K. 2022/3244 |
| Kararda; çocuklara özgü ceza indirimi hükümleri (TCK m.168/1 ve TCK m.31/3) göz ardı edilemez bir zorunlulukla uygulanmalıdır. Uygulamada bu hükümler dikkate alınmayarak cezanın hatalı tayini bozma sebebi sayılmıştır. |
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu (CGK), 2017/97 E., 2019/626 K. |
| TCK m.31 çerçevesinde 15–18 yaş grubundaki çocuklar için sosyal inceleme raporu alınmaması durumunda bile, neden alınmadığına dair gerekçenin kararda yazılı olması hukuki bir zorunluluktur. Aksi durumda karar bozma sebebi oluşturur. |
Çocuklara Özgü Ceza Muhakemesi Usulü
Çocuklara özgü ceza muhakemesi usulü ile ilgili öne çıkan detaylar aşağıdaki gibidir:
Görevli Mahkemeler
Çocuk mahkemeleri, suça sürüklenen çocuklar hakkında yapılan yargılamalarda görevlidir. Suçun ağırlığına göre iki tür mahkeme görev yapar:
- Çocuk Mahkemesi: Görevi suçun niteliğine göre belirlenir. Adli para cezası veya kısa süreli hapis cezası öngörülen suçlar bu mahkemede görülür.
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi: Kasten öldürme, cinsel saldırı gibi ağır suçlarda görevli mahkemedir.
Bu mahkemelerde görevli hâkim ve savcılar çocuk psikolojisi ve çocuk hakları konusunda eğitim almış kişilerdir. Bu durum, çocuğun yargılama sürecinde zarar görmemesini sağlamaya yöneliktir.
Müdafi Zorunluluğu
CMK madde 150 gereği, suça sürüklenen çocukların tüm soruşturma ve kovuşturma işlemleri bir müdafi (avukat) eşliğinde yapılmak zorundadır. Bu zorunluluk, çocuğun savunma hakkını etkin şekilde kullanabilmesini ve yargı sürecinde yalnız bırakılmamasını sağlamayı hedefler. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesine göre;
“Şüpheli veya sanık çocuk ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.”
Bu hüküm uyarınca çocuklara avukat atanması için herhangi bir başvuru ya da talep gerekmez. İfade alma, sorgu, tutuklama, duruşma gibi tüm işlemler müdafi huzurunda gerçekleştirilmek zorundadır.
Baro Tarafından Avukat Atama Süreci
Çocuğun kendisinin ya da ailesinin özel bir avukatı yoksa, bu durumda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk birimi, bulunduğu il barosuna derhal bilgi verir. Baro, CMK Servisi aracılığıyla görevli avukat listesinden uygun bir müdafi atar. Bu sistem:
- 7/24 nöbet esasına göre çalışır,
- Soruşturma aşamasında da geçerlidir,
- Müdafi çağrıldığında en kısa sürede hazır bulunmak zorundadır.
Atanan avukat, çocuğun ifade sürecinden son duruşmaya kadar tüm adli süreçlerde hazır bulunur ve yalnızca çocuğun hukukî savunmasını yapmakla kalmaz; aynı zamanda onun süreci anlamasını ve psikolojik olarak korunmasını da gözetir. Suça sürüklenen çocukla ilgili müdafisiz yapılan ifade alma, sorgu, duruşma gibi tüm işlemler hukuken geçersizdir.
Soruşturma ve Duruşma Aşamaları
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çocuğun korunması ve gelişiminin zarar görmemesi esastır. Bu süreçte hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hem de çocuğun yıpratılmadan yargılanması amacıyla özel usuller uygulanır. Soruşturma aşamasında:
- Yakalama ve gözaltı işlemleri çocuk şube müdürlükleri tarafından yapılır. Bu birimler, çocuklarla iletişim kurma konusunda özel eğitim almış personelden oluşur.
- Çocuğun ifadesi kollukta alınmaz. CMK uyarınca ifadenin mutlaka çocuk savcılığı tarafından alınması gerekir. Kolluk görevlileri sadece yakalama, gözaltına alma ve adliyeye sevk işlemlerini gerçekleştirir.
- Gözaltına alınan çocuklar, çocuklara özgü nezarethanelerde tutulmalı, diğer şüpheli veya sanıklarla temas ettirilmemelidir.
- Savcılık ifadesi sırasında, çocuğun yanında müdafi ve gerektiğinde pedagog veya sosyal hizmet uzmanı da bulunur. Bu, ifadenin hem usule uygun alınmasını hem de çocuğun psikolojik olarak korunmasını sağlar.
Soruşturma konulu içeriğimize göz atarak detaylı bilgi alabilirsiniz.
Kovuşturma Aşamaları
Sosyal inceleme raporu hazırlanması zorunludur. Bu rapor, çocuğun aile yapısı, eğitim durumu, psikolojik gelişimi ve sosyal çevresi hakkında bilgi içerir.
- Duruşmalar kamuya kapalı olarak yapılır. Mahkeme heyeti, duruşma ortamını çocuğun ruhsal gelişimini zedelemeyecek biçimde düzenler.
- Mahkeme, gerektiğinde çocuğun tekrar ifadesini alırken yine pedagog eşliğinde dinleme yapabilir.
- Tüm süreç boyunca çocuk, avukatı olmadan işlem görmez. Müdafi eşliği zorunludur.
Bu özel düzenlemeler, çocuğun ceza adalet sisteminden geçerken bir daha suça yönelmemesi ve topluma kazandırılmasına odaklanır.
- Çocuğun ifadesi, çocuk şube müdürlüklerinde, pedagog eşliğinde alınır.
- Savcılık aşamasında çocuğun sosyal geçmişini değerlendiren sosyal inceleme raporu hazırlanır.
- Duruşmalar kamuya kapalıdır. Basın mensuplarının bulunmasına izin verilmez.
- Mahkemeler, çocuğun en az yıpranacağı şekilde dosyayı ele alır.
Bu usuller, hem çocuğun adil yargılanma hakkını hem de kişilik gelişimini korumayı amaçlar.
Kovuşturma konulu içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Suça Sürüklenen Çocuk Ne Demektir?
Suça sürüklenen çocuk, 18 yaşından küçük olup hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yürütülen çocukları ifade eder. Bu terim, çocuğu “suçlu” gibi etiketlemekten kaçınıp, rehabilitasyonu ve korunmayı esas alan bir yaklaşımı yansıtır. Türk hukukunda bu kavram özellikle uygulamada ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde kullanılır.
Kaç Yaşındaki Çocuklar Ceza Alır?
12 yaşından küçük çocuklar hakkında ceza verilemez. 12–15 yaş arası çocuklar, fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabiliyorlarsa ceza alabilir; 15–18 yaş arası çocuklar ise doğrudan ceza sorumluluğuna sahiptir. Ancak her yaş grubunda ceza indirimi uygulanır.
Suça Sürüklenen Çocuklara Nasıl Ceza Verilir? Ceza İndirimi Yapılır Mı?
12 yaşından küçük çocuklara ceza verilmez. 12–15 yaş arası çocuklara, algılama ve yönlendirme yeteneği varsa ceza verilir ve bu cezada 1/3 oranında indirim uygulanır. Örneğin 9 yıl ceza gereken bir fiilde 6 yıl verilir. 15–18 yaş arası çocuklarda ise 1/6 oranında indirim yapılır; örneğin 18 yıl hapis cezası gerektiren bir suçta 15 yıl ceza verilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gereken durumlarda çocuklara en fazla 18 yıl ceza verilebilir.
Suça Sürüklenen Çocukların Yargılaması Hangi Mahkemede Yapılır?
Suça sürüklenen çocukların yargılaması, işledikleri suça göre ya Çocuk Mahkemesi’nde ya da Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılır. Eğer çocuğa isnat edilen suçun cezası 10 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiriyorsa, dosya Çocuk Mahkemesi’nde görülür. Ancak suçun cezası 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiriyorsa ya da suç katalog suçlardan biriyse (örneğin kasten öldürme, yağma, cinsel istismar gibi), yargılama Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülür. Bu mahkemelerde görevli hâkim ve savcılar, çocukların psikolojik ve sosyal durumlarına duyarlı olacak şekilde özel eğitim almış kişilerdir. Amaç, çocuğun yargılama sürecinden en az zararla geçmesini ve yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır.
Suça Sürüklenen Çocuğun İfadesini Kim Alır?
Çocuğun ifadesi kollukta alınmaz. Yakalama ve gözaltı işlemleri çocuk şube tarafından yapılabilir, ancak ifade alma işlemi yalnızca çocuklara özgü Cumhuriyet savcıları tarafından yapılır. İfade sırasında mutlaka müdafi (avukat) bulunur. Gerekirse pedagog veya sosyal hizmet uzmanı da hazır bulundurulur.
Suça Sürüklenen Çocukların Duruşmaları Kamuya Açık Mı Olur?
Hayır. Tüm SSÇ duruşmaları kesin olarak kamuya kapalı yapılır. Bu durum, çocuğun kişiliğini ve psikolojik gelişimini korumak amacıyla zorunludur. Duruşmalara basın veya izleyici alınmaz.
Suça Sürüklenen Çocuklara Adli Para Cezası Verilebilir Mi?
Evet, suça sürüklenen çocuklara adli para cezası verilebilir. Türk Ceza Kanunu’na göre, hapis cezası yerine veya hapis cezasıyla birlikte çocuğun durumuna ve suçun niteliğine göre adli para cezası verebilir.
Suçu İşlediği Sırada 18 Yaşından Küçük, Ancak Yargılamada 18 Yaşını Geçmiş Bir Kişi Yine De SSÇ Midir?
Evet. Burada önemli suç tarihindeki yaştır. Yargılama sırasında 18 yaşın doldurulmuş olmasının bir önemi yoktur. Gereken ceza indirimleri yapılacaktır. Suçun işlendiği anda çocuk statüsünde olan kişi, yargılama sürecinde yetişkin hâle gelmiş olsa dahi “suça sürüklenen çocuk” sıfatını taşımaya devam eder.
Suça Sürüklenen Çocuk Tutuklanabilir Mi?
Evet, ancak sınırlı koşullarda. CMK m.100’e göre genel tutuklama şartlarının yanında, Çocuk Koruma Kanunu m.21 uyarınca 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı 5 yılı aşmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. 15 yaşını doldurmuş çocuklar için ise tutuklama kararı verilebilir, ancak bu son çare olarak değerlendirilir ve çocuğun üstün yararı gözetilir.
SSÇ’ye Ceza İndirimi Nasıl Yapılır?
Ceza indirimi, TCK m.31 uyarınca yaşa göre yapılır. 12–15 yaş grubunda algılama yeteneği varsa cezanın 1/3’ü, 15–18 yaş grubunda ise cezanın 1/6’sı indirilir. Örneğin 12 yaşındaki bir çocuğun algılama yeteneği varsa 9 yıl hapis cezası yerine 6 yıl verilir. 17 yaşındaki bir çocuk için 18 yıl yerine 15 yıl verilir. Ayrıca müebbet hapis cezası da çocuklar için en fazla 18 yılla sınırlandırılır.
Çocuğun İfadesi Alınırken Kimler Hazır Bulunur?
Suça sürüklenen çocuğun ifadesi, çocuk büro savcısı tarafından alınır ve bu sırada mutlaka bir müdafi yani avukat hazır bulunmak zorundadır. Ayrıca çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınması gerekiyorsa, ifade sırasında bir pedagog, psikolog ya da sosyal hizmet uzmanı da bulunabilir. Bu kişiler, çocuğun ifadesinin ruhsal gelişimine zarar vermeyecek şekilde alınmasını sağlar. Kolluk birimleri yalnızca yakalama ve gözaltı işlemlerini yapabilir, ifade alamazlar.
Çocuğun Tutuklanması Durumunda Nerede Tutulur?
Tutuklanan çocuklar, yetişkinlerle aynı yerde tutulamaz. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a göre çocukların barındırıldığı ceza infaz kurumları ayrı olmak zorundadır. Bu nedenle suça sürüklenen çocuklar, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında ya da çocuk eğitim evlerinde tutulurlar. Gözaltı sürecinde de çocuklar için özel olarak düzenlenmiş nezarethanelerde kalmaları zorunludur. Hiçbir şekilde yetişkinlerle aynı ortamda bulunamazlar.
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Sosyal İnceleme Raporu (SİR) Nedir? Zorunlu Mudur?
Sosyal inceleme raporu (SİR), suça sürüklenen çocuğun aile yapısı, eğitim durumu, sosyal çevresi, psikolojik gelişimi ve kişisel özellikleri hakkında uzman bir sosyal hizmet görevlisi, psikolog ya da pedagog tarafından hazırlanan ayrıntılı değerlendirme raporudur. Bu rapor, çocuğun işlediği fiilin arka planını anlamak ve ona en uygun tedbir veya yaptırımı belirlemek açısından büyük önem taşır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve uygulamadaki yerleşik içtihatlara göre, özellikle 12–15 yaş grubu çocuklarda cezai sorumluluğun olup olmadığının tespiti ve ıslah edici bir karar verilebilmesi için sosyal inceleme raporu alınması genellikle zorunludur. Mahkeme gerekli görmese dahi müdafi veya savcılık bu raporun hazırlanmasını talep edebilir. Rapor, mahkemenin hüküm verirken yaş ve anlama kabiliyeti bakımından dikkate aldığı temel belgelerden biridir.
Çocuğun Avukatı Yoksa Baro Nasıl Bir Müdafi Atar?
Eğer çocuğun ya da ailesinin kendi avukatı yoksa, Cumhuriyet savcısının veya kolluğun talebiyle baro tarafından derhal bir müdafi görevlendirilir. Bu, CMK madde 150 uyarınca zorunludur. Baro, çocuk ceza yargılamasında görev yapabilecek yeterlikteki avukatlardan birini sistem üzerinden atar. Bu avukat, soruşturma ve kovuşturma boyunca çocuğun yanında yer alır ve sürecin tüm aşamalarında çocuğu hukuken temsil eder.
Bir Davada Hem Çocuk Hem De Yetişkin Sanık Varsa Hangi Mahkeme Bakar?
Eğer aynı davada hem çocuk hem de yetişkin sanıklar yer alıyorsa, dava ayrılır ve çocuk hakkında Çocuk Mahkemesi veya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi yargılama yapar. Çocukların yetişkinlerle aynı mahkemede yargılanması hukuken mümkün değildir. Bu düzenleme, çocuğun kişiliğinin ve gelişiminin korunması amacıyla getirilmiştir. Uygulamada savcı veya mahkeme tarafından dosya baştan itibaren ayrılarak, çocuk ayrı, yetişkin ayrı yargılanır.
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Hapis Cezası Ertelenebilir Mi?
Evet, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hapis cezaları, Türk Ceza Kanunu m.51 uyarınca ertelenebilir. Ancak bu erteleme kararı verilirken çocuğun suç işleme eğilimi, pişmanlık göstermesi, sosyal çevresi ve yeniden suç işleme riski dikkate alınır. Mahkeme, cezanın ertelenmesine karar verdiğinde, çocuğun denetim süresine tabi tutulmasına, eğitim veya danışmanlık almasına veya belirli yükümlülükleri yerine getirmesine de hükmedebilir. Erteleme, çocukların cezaevine girmeden topluma kazandırılmasını amaçlar.
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) Karar Verilebilir Mi?
Evet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı suça sürüklenen çocuklar hakkında da uygulanabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre, mahkeme; çocuğun kişilik özelliklerini, davranışlarını ve suça yaklaşımını değerlendirerek HAGB kararı verebilir. Bu karar verildiğinde çocuk 3 yıl denetim süresine tabi tutulur. Bu süre yetişkinlerde 5 yıldır. Yani yetişkinlerde HAGB süresi 5 yıldır. Bu süre içinde kasten yeni bir suç işlemez ve mahkemece belirlenen yükümlülüklere (örneğin eğitim programlarına katılmak, danışmanlık almak) uygun davranırsa, hüküm hiç açıklanmaz ve dava düşer. Böylece çocuğun sabıka kaydı oluşmaz.
Suça Sürüklenen Çocukla İlgili Yargılama Kamuya Açık Mı Yapılır?
Hayır, suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza yargılamaları kamuya açık yapılamaz. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 26. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 185. maddesi gereğince, çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalar kesin olarak kapalı yürütülür. Bu düzenlemenin amacı, çocuğun kişilik haklarını ve psikolojik gelişimini korumaktır. Dolayısıyla basın mensupları, izleyiciler ya da alakasız üçüncü kişiler duruşma salonuna alınmaz. Yalnızca çocuğun müdafii, velisi veya vasisinin hazır bulunmasına izin verilir. Hâkim gerek görürse pedagog ya da sosyal hizmet uzmanı da duruşmaya katılabilir.
SSÇ Ceza Alır Mı?
SSÇ de olsa suç işlediyse elbette ceza alır fakat cezası yetişkinlere göre indirimli olacaktır. Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesine göre çocuklar üç yaş grubuna ayrılır ve her biri için ceza sorumluluğu farklı düzenlenmiştir:
SSÇ Gözaltına Alınabilir Mi?
SSÇ de olsa eğer hukuken luzumü varsa (kaçma şüphesi, derdest edilmesi gerekliliği vs) gözaltı işlemi elbette yapılabilir. Çocuk şube bu konuda yetkili kolluk birimidir. İfadeyi ise sadece çocuk savcısı alabilir.
Suça sürüklenen çocuk konusu ile ilgili hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan profesyonel destek alabilirsiniz.
Suça Sürüklenen Çocukların Davalarında Burak Temizer Hukuk Bürosu
Suça sürüklenen çocukların yargılandığı ceza davaları, yalnızca teknik ceza hukuku bilgisiyle değil; çocuğun psikolojik gelişimi, korunma ihtiyacı ve toplumla bağının kopmaması yönünden özel uzmanlık ve hassasiyet gerektirir. Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak, çocuk adalet sistemi konusundaki kapsamlı bilgi ve tecrübemizle, her bir çocuğun haklarını etkin biçimde koruyarak süreci baştan sona titizlikle yürütüyoruz.
Soruşturma aşamasından itibaren çocuk şube işlemleri, savcılık ifadeleri, sosyal inceleme raporlarının takibi ve çocuk mahkemesi sürecinde yapılacak tüm müdafilik faaliyetlerini hassasiyetle yürütüyoruz. Müvekkil çocuğun yanında yalnızca yasal değil, aynı zamanda insani olarak da duruyoruz.
Tutuklanan çocuklar açısından tutukluluğa itiraz, adli kontrol şartlarının kaldırılması, cezaevinde kalma koşulları, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının tespiti, ailesiyle düzenli ve kesintisiz iletişim kurabilmesi gibi hayati önem taşıyan tüm konuları yakından takip ediyoruz. Çocuğun bulunduğu çocuk kapalı ceza infaz kurumuyla doğrudan temas kurarak, müvekkilimizle düzenli cezaevi görüşmeleri yapıyor, savunmanın hazırlanmasında ihtiyaç duyduğu bilgi ve güven ortamını sağlıyoruz.
Bu davalarda yalnızca cezai sonuçlara odaklanmıyor, aynı zamanda çocuğun geleceğini inşa edecek adımları da planlıyoruz. Suçla değil, çözümlerle ilgileniyor; cezayla değil, onarımla yol alıyoruz.
Eğer suça sürüklenen bir çocuğun yargılandığı hassas ve karmaşık bir dava süreci ile karşı karşıyaysanız, Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Hukuki süreci profesyonelce yönetmek ve çocuğunuzu bu zorlu sürecin içinden en az zararla çıkarmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU














