Ara

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 176) 2026

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 176) 2026

İnşaat ve yıkım faaliyetleri, niteliği gereği belirli güvenlik tedbirlerinin alınmasını zorunlu kılan çalışmalardır. Bu faaliyetlerin gerekli emniyet kurallarına uygun şekilde yürütülmemesi, çevrede bulunan kişiler açısından tehlikeli sonuçlar doğurabilecek durumların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 176. maddesinde, inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına aykırı davranışlar suç olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda çalışmada, söz konusu suçun unsurları, uygulanma koşulları ve yargı kararlarında nasıl değerlendirildiği incelenecek; konuya ilişkin temel hukuki çerçeve ortaya konulacaktır. Biz de inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu Nedir?

İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu, bir kişinin yürütülen inşaat veya yıkım faaliyetleri sırasında insan hayatı ve beden bütünlüğünün korunması için gerekli güvenlik tedbirlerini almamasıyla gündeme gelir. Bu suç, herhangi bir zararın meydana gelmesini gerektirmemekle birlikte, bireylerin yaşam ve sağlık haklarını tehlikeye sokan davranışları kapsamaktadır.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.


İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 276)
İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 276)

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Oluşum Şartları Nedir?

İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçunun oluşabilmesi için öncelikle bir inşaat veya yıkım faaliyetinin bulunması gerekir. Bu faaliyet sırasında insan hayatını ve beden bütünlüğünü korumak amacıyla alınması gereken güvenlik önlemlerinin alınmaması ya da eksik alınması suçun temel unsurunu oluşturur. Örneğin yüksek katlı bir binada korkuluk veya güvenlik ağı kullanılmaması, çalışma alanının bariyerlerle çevrilmemesi, uyarı levhalarının yerleştirilmemesi ya da çalışanlara gerekli koruyucu ekipmanların verilmemesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu suçun faili, güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğü bulunan kişilerdir. Müteahhitler, işverenler, yükleniciler, şantiye şefleri ve yapı faaliyetini yöneten diğer sorumlular bu suçun faili olabilir. Güvenlik önlemlerini alma görevinin başka bir kişiye devredilmiş olması da sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü asıl sorumluların gözetim ve denetim yükümlülükleri devam eder.

Suçun mağduru ise yalnızca inşaatta çalışan kişiler değildir. Güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle tehlikeye maruz kalabilecek herkes mağdur olabilir. Çalışanlar, ziyaretçiler, çevrede yaşayan kişiler veya yoldan geçen vatandaşlar bu kapsama girmektedir.

Suçun oluşabilmesi için alınmayan güvenlik önlemi ile ortaya çıkan tehlike arasında bir bağlantının bulunması gerekir. Başka bir ifadeyle, meydana gelen tehlikenin güvenlik kurallarına uyulmamasından kaynaklandığının gösterilebilmesi gerekir. Ayrıca bu kurallara aykırılık, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile inşaat ve yıkım faaliyetlerine ilişkin teknik düzenlemelerin ihlal edilmesiyle ortaya çıkar.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 176. maddesine göre, inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için gerekli güvenlik tedbirlerini almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Somut olayın özelliklerine göre, özellikle ilk kez suç işleyen ve kanunda öngörülen şartları taşıyan kişiler bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumların uygulanması da mümkün olabilmektedir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Cezası 2026
İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Cezası 2026

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunun Özel Görünüş Şekilleri

İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçunun özel görünüş biçimleri ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:

Suça Teşebbüs

Teşebbüs, bir kişinin suç işlemeye yönelik hareketlere başlamasına rağmen elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamasıdır. Ancak TCK m. 176’da düzenlenen inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu bakımından teşebbüsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Baskın görüşe göre bu suç bir somut tehlike suçu olduğundan ve tehlikenin ortaya çıkmasıyla tamamlandığından, icra hareketleri bölünemediği için teşebbüs hükümleri uygulanamaz.

Bu nedenle gerekli güvenlik önlemleri alınmamış ve insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından somut bir tehlike doğmuşsa suç tamamlanmış sayılır. Buna karşılık, güvenlik önlemlerinin eksikliği henüz herhangi bir somut tehlikeye yol açmamışsa suç oluşmaz. Önlemlerin alınmaması sonucunda bir kişinin yaralanması veya ölmesi halinde ise fail, şartları varsa TCK m. 89 kapsamında taksirle yaralama veya TCK m. 85 kapsamında taksirle öldürme suçlarından sorumlu tutulur.

Suça İştirak

İştirak, bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi veya bir kişinin suçun işlenmesine katkı sağlamasıdır. İnşaat ve yıkım faaliyetlerinde güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğü çoğu zaman birden fazla kişiye ait olduğundan, işveren, müteahhit, yüklenici, alt yüklenici, şantiye şefi veya teknik sorumlular birlikte sorumlu tutulabilir.

Bu kişiler kusurlarının bulunması halinde müşterek fail olarak cezalandırılabilecekleri gibi, suçun işlenmesine bilerek katkı sağlayan kişiler de iştirak hükümleri kapsamında sorumluluk altına girebilir. Örneğin güvenlik eksikliklerini bilmesine rağmen gerekli müdahalede bulunmayan veya emniyet kurallarına aykırı çalışmaları teşvik eden kişiler iştirak eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir.

Suçun İçtiması

İçtima, bir fiilin birden fazla suç veya yaptırım sonucunu doğurması durumunu ifade eder. TCK m. 176 bakımından özel bir içtima düzenlemesi bulunmadığından genel içtima kuralları uygulanır. Güvenlik kurallarına aykırı davranılması hem idari yaptırımlara hem de ceza sorumluluğuna yol açabilir. Bu nedenle aynı fiil nedeniyle idari para cezası uygulanması, TCK m. 176 kapsamında ceza davası açılmasına engel değildir. Ayrıca gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucunda bir kişinin yaralanması veya ölmesi halinde, failin hukuki durumu meydana gelen sonuca göre değerlendirilir ve taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları gündeme gelebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Ceza Yargılaması Süreci

Suç kapsamındaki yargılama süreci ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:

Yetkili ve Görevli Mahkeme

TCK 176 inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Bu suç nedeniyle açılacak ceza davaları, suçun işlendiği yer bakımından yetkili Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülür.

Şikâyet ve Şikâyetten Vazgeçme

İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu şikâyete tabi suçlardan değildir. Bu nedenle suçun işlendiğinin öğrenilmesi halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma başlatılır. Mağdurun veya zarar gören kişinin şikâyetçi olmaması soruşturma yapılmasına engel olmadığı gibi, sonradan şikâyetten vazgeçmesi de kamu davasının düşmesine neden olmaz. Soruşturma ve kovuşturma, kamu adına yürütülmeye devam eder.

Uzlaşma

Uzlaşma, fail ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasını sağlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Ancak TCK m. 176 kapsamında düzenlenen inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu, uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Bu nedenle soruşturma aşamasında uzlaştırmacı görevlendirilmez ve tarafların anlaşması ceza yargılamasını sona erdirmez. Bununla birlikte, meydana gelen maddi zararların giderilmesi mahkeme tarafından sanık lehine değerlendirilebilir ve cezanın bireyselleştirilmesinde etkili olabilir.


Ceza Hukukunda Uzlaştırma konulu içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.


Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen hükmün belirli bir denetim süresi boyunca sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. TCK m. 176 kapsamında öngörülen cezanın üst sınırının düşük olması nedeniyle, gerekli şartların bulunması halinde sanık hakkında HAGB kararı verilmesi mümkündür.


HAGB Nedir? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezasına Çevirme

Bu suç için öngörülen ceza üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Verilen hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle mahkemeler, şartların oluşması halinde hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir veya cezanın ertelenmesine karar verebilir. Bu hususlar değerlendirilirken failin kişiliği, yargılama sürecindeki tutumu ve suçun işleniş biçimi dikkate alınır.


Adli Para Cezası isimli içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.


Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, failin işlediği suçtan sonra pişmanlık göstererek belirli davranışlarda bulunması halinde cezasında indirim yapılmasına veya ceza verilmemesine imkân tanıyan bir kurumdur. Ancak etkin pişmanlık hükümleri yalnızca kanunda açıkça düzenlenen suçlar bakımından uygulanabilir. TCK m. 176 bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu nedenle failin sonradan zararı gidermesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlamaz. Bununla birlikte, zararların giderilmiş olması cezanın belirlenmesinde ve takdiri indirim uygulanmasında sanık lehine değerlendirilebilir.


Etkin Pişmanlık ile ilgili tüm detaylardan bahsettiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Dava Zamanaşımı

Dava zamanaşımı, kanunda öngörülen süre içerisinde soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanamaması halinde devletin cezalandırma yetkisinin sona ermesini ifade eder. İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçunda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre kural olarak suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı süresinin dolması halinde kamu davasının düşmesine karar verilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Yargıtay Kararları

  • İnşaat Kaynaklı Yapı Hasarlarında TCK 176 Kapsamında Somut Tehlike Şartı (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 21.01.2016 tarihli ve 2015/8758 E., 2016/843 K. sayılı kararı)

Yargıtay’ın incelediği olayda, metro inşaatı sırasında bazı evlerde çatlaklar oluşmuş ve ev sahipleri, inşaatı yapan kişiler hakkında “İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu” nedeniyle şikâyette bulunmuştur. Yerel mahkeme, sanıkların gerekli güvenlik önlemlerini aldığı ve suçun oluştuğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Ancak Yargıtay bu kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.

Yargıtay’a göre, bir inşaat faaliyetinin çevredeki binalarda çatlaklara neden olması tek başına suçun oluştuğunu göstermemektedir. Öncelikle, oluşan hasarın insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerçek ve somut bir tehlike yaratıp yaratmadığının araştırılması gerekir. Bunun için olay yerinde inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetiyle keşif yapılmalı, çatlakların binanın güvenliğini etkileyip etkilemediği belirlenmelidir.

Ayrıca ev sahiplerinin olay sırasında binada yaşamaya devam edip etmedikleri ve inşaat firması tarafından binanın boşaltılması konusunda herhangi bir uyarı yapılıp yapılmadığı da araştırılmalıdır. Çünkü TCK 176’da düzenlenen suçun oluşabilmesi için yalnızca bir hasarın meydana gelmesi yeterli değildir; bu hasarın insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından somut bir tehlike oluşturması gerekir.

Karşı oy kullanan üye ise dosyada böyle bir tehlikenin varlığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, katılanların çatlaklara rağmen uzun süre evde oturmaya devam ettiğini ve daha önce binanın boşaltılması yönünde kendilerine tebligat yapıldığını belirterek beraat kararının doğru olduğunu savunmuştur.

Bu karar, TCK 176 bakımından önemli bir ilkeyi ortaya koymaktadır: İnşaat faaliyetleri nedeniyle bir binada hasar meydana gelmesi tek başına suçun oluşması için yeterli değildir. Suçun oluşabilmesi için alınmayan güvenlik önlemleri nedeniyle insan hayatı veya beden bütünlüğünü tehdit eden somut bir tehlikenin ortaya çıkması gerekir. Bu tehlikenin varlığı ise teknik inceleme ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konulmalıdır.

  • İş Kazasıyla Sonuçlanan Güvenlik İhlallerinde Uygulanacak Suçun Belirlenmesi (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.05.2018 tarihli ve 2016/8916 E., 2018/5720 K. sayılı kararı)

Yargıtay’ın incelediği olayda, bir işyerinde kullanılan iş makinesine ilişkin gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı ve bu nedenle bir iş kazasının meydana geldiği tespit edilmiştir. Olay yeri inceleme tutanağında, çalışanların güvenliğini sağlamak için kullanılması gereken kask, emniyet kemeri ve benzeri koruyucu tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda işveren şirket yetkilisinin asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.

Yerel mahkeme sanık hakkında beraat kararı vermiş olsa da Yargıtay bu kararı doğru bulmamıştır. Yüksek Mahkeme, işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu, alınmayan tedbirler nedeniyle iş kazasının meydana geldiğini ve bir kişinin yaralandığını vurgulamıştır.

Kararın İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu açısından önemi şudur: TCK m. 176, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle yalnızca somut bir tehlikenin ortaya çıkmasını cezalandıran bir tehlike suçudur. Ancak önlem eksikliği sonucunda artık tehlike gerçekleşmiş ve bir kişi yaralanmış ya da hayatını kaybetmişse, fail TCK m. 176 kapsamında değil; meydana gelen sonuca göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçlarından sorumlu tutulur.

Yargıtay da bu kararında, gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması sonucu bir çalışanın yaralanması nedeniyle sanığın beraat etmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiş ve dosyayı bozmuştur. Böylece Yargıtay, güvenlik önlemlerinin ihlal edilmesi sonucunda somut zarar meydana geldiğinde, artık yalnızca emniyet kurallarına uymama suçunun değil, daha ağır sonuç doğuran suçların uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

  • İş Güvenliği İhlallerinde Suçun Niteliğinin Değişmesi (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 14.01.2015 tarihli ve 2014/7696 E., 2015/338 K. sayılı kararı)

İnşaat ve yıkım faaliyetlerinde güvenlik önlemlerinin ihlal edilmesi nedeniyle meydana gelen yaralanma olayında Yargıtay, suçun doğru nitelendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İncelenen dosyada sanıklar hakkında beraat ve taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargıtay’a göre İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçu (TCK 176/1) bir tehlike suçudur. Bu suçta önemli olan, inşaat veya yıkım sırasında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmamasıyla birlikte somut bir tehlikenin ortaya çıkmasıdır. Yani henüz bir zarar oluşmadan da suç tamamlanabilir.

Ancak olayda yalnızca tehlike değil, aynı zamanda bir kişinin yaralanması gerçekleşmiştir. Bu durumda artık TCK 176 kapsamında değerlendirme yapılamaz; çünkü tehlike suçu zarar suçuna dönüşmüş olur. Yargıtay’a göre bu tür durumlarda uygulanması gereken suç tipi taksirle yaralama suçudur.

Ayrıca Yargıtay, yerel mahkemenin ceza belirlerken hangi ölçütlere dayandığını açıkça göstermediğini, temel cezanın gerekçelendirilmediğini ve doğrudan adli para cezasına hükmedilmesinin hukuka uygun şekilde açıklanmadığını belirtmiştir. Bu nedenle hüküm ceza tayini yönünden bozulmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Şikâyet Gerekli Midir?

Hayır. Bu suç şikâyete tabi değildir. Savcılık, suçun işlendiğini öğrendiği anda resen soruşturma başlatabilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Ceza Ne Kadardır?

TCK m. 176 uyarınca suçun cezası üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Kimler Sorumlu Tutulabilir?

İşveren, müteahhit, yüklenici, alt yüklenici, şantiye şefi ve güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü diğer kişiler suçun faili olabilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Yaralanma veya Ölüm Şart Mıdır?

Hayır. Suçun oluşması için bir kişinin yaralanması veya ölmesi gerekmez. İnsan hayatı veya beden bütünlüğü açısından somut bir tehlikenin ortaya çıkması yeterlidir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda HAGB Kararı Verilebilir Mi?

Evet. Kanuni şartların bulunması halinde mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Evet. Verilen hapis cezasının süresine ve somut olayın özelliklerine göre kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Uzlaşma Mümkün Müdür?

Hayır. Bu suç uzlaşma kapsamında yer almadığından tarafların anlaşması ceza yargılamasını sona erdirmez.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Şikâyetten Vazgeçilirse Dava Düşer Mi?

Hayır. Suç şikâyete bağlı olmadığından mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturma veya kovuşturmayı sona erdirmez.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Bu suç bakımından olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre içinde dava açılmaması veya tamamlanmaması halinde zamanaşımı gündeme gelebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Yaralanma veya Ölüm Meydana Gelirse Ne Olur?

Güvenlik önlemlerinin alınmaması sonucunda bir kişinin yaralanması veya ölmesi halinde, fail hakkında olayın özelliklerine göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçlarından da yargılama yapılabilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Teşebbüs Mümkün Müdür?

Bu suçun somut tehlike suçu niteliği taşıması nedeniyle teşebbüsün mümkün olmadığı yönünde baskın görüş bulunmaktadır. Suç, somut tehlikenin ortaya çıkmasıyla tamamlanır.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Hangi Güvenlik Tedbirlerinin Alınmaması Suça Yol Açabilir?

Korkuluk, güvenlik ağı, bariyer, uyarı levhası, iskele güvenliği ve kişisel koruyucu ekipman gibi insan hayatını ve beden bütünlüğünü korumaya yönelik tedbirlerin alınmaması bu suçu oluşturabilir.
İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Şantiye Şefi Cezalandırılabilir Mi?

Evet. Şantiye şefi, görev alanı kapsamında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlamakla yükümlü olduğundan, kusurunun bulunması halinde cezai sorumluluğu gündeme gelebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda İşçilerin Kusuru Sonucu Değiştirir Mi?

İşçilerin kendi kusurlu davranışları değerlendirilse de, bu durum güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğü bulunan kişilerin sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmaz.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Hangi Durumlar Tehlike Olarak Kabul Edilir?

Yüksekten düşme riskinin bulunması, çalışma alanının korunmaması, yıkım bölgesinin çevrilmemesi veya yayaların zarar görme ihtimalinin ortaya çıkması gibi durumlar somut tehlike olarak değerlendirilebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Sadece Çalışanların Tehlikeye Girmesi Yeterli Midir?

Evet. Tehlikenin yalnızca çalışanlara yönelmiş olması da suçun oluşması için yeterlidir. Ayrıca çevrede bulunan diğer kişilerin tehlikeye maruz kalması da mümkündür.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda İş Güvenliği Uzmanının Sorumluluğu Var Mıdır?

İş güvenliği uzmanının görevlerini yerine getirmemesi ve meydana gelen tehlike ile arasında bağlantı bulunması halinde, somut olayın özelliklerine göre sorumluluğu gündeme gelebilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Güvenlik Ekipmanlarının Bulunması Yeterli Midir?

Hayır. Güvenlik ekipmanlarının yalnızca mevcut olması değil, uygun şekilde kullanılması ve denetlenmesi de gerekir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Yazılı Uyarı Levhası Bulunmaması Suç Oluşturur Mu?

Tek başına her durumda suç oluşturmasa da, uyarı levhalarının bulunmaması nedeniyle insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından somut bir tehlike ortaya çıkarsa TCK m. 176 kapsamında değerlendirme yapılabilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Yıkım Alanının Çevrilmemesi Sonuç Doğurur Mu?

Evet. Yıkım alanının yeterli şekilde çevrilmemesi ve üçüncü kişilerin zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılması suçun oluşmasına neden olabilir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama Suçunda Güvenlik Tedbirleri Sonradan Alınırsa Ceza Verilir Mi?

Somut tehlike ortaya çıktıktan sonra alınan tedbirler suçu ortadan kaldırmaz. Ancak bu durum mahkeme tarafından sanık lehine değerlendirilebilir.

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com