Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davaları, her geçen gün artmaktadır. Çünkü günümüzde karayollarında ilerleyen veya duran bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralama veya maddi zararla sonuçlanmış olaylar sıkça meydana gelmektedir. Oluşan kazaların hepsi kanuna aykırı davranışlardan kaynaklı fiillerden meydana gelmektedir. Trafik kazaları, sürücülerde, araçlardaki yolcularda, sürücülerin yakınlarında ve diğer üçüncü kişilerde yalnızca maddi zarar değil, aynı zamanda manevi zararlara da sebebiyet vermektedir. Kişiler bu kapsamda tazminat davası açabilecektir.
Biz de sizin için hazırladığımız bu içerikte trafik kazalarından kaynaklı araç değer kaybı, ölüm ve yaralanma hallerinde açılan maddi ve manevi tazminat davaları, tazminat miktarlarının hesaplanması gibi konuları sizleri bilgilendirmek amacıyla detaylıca ele alacağız.
İçindekiler
- 1 Trafik Kazalarında Tazminat Talep Etme Süreci
- 2 Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları Nelerdir?
- 3 Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları Kimlere Karşı Açılabilir?
- 4 Sigortasız Araçlarla Yapılan Trafik Kazaları
- 5 Trafik Kazalarında Tazminat Miktarının Hesaplanması
- 6 Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 7 Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Zamanaşımı
- 8 Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Arabuluculuk
- 9 Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları ile ilgili Yargıtay Kararları
- 10 Sıkça Sorulan Sorular
Trafik Kazalarında Tazminat Talep Etme Süreci
Trafik kazaları sonucu zararların tazmini için belirli hukuki süreçlerin izlenmesi gerekmektedir. Bu süreçte doğru adımlar atmak zararın tazmini için son derece önemlidir. Tazminat talep etme süreci ise genel hatları ile aşağıdaki gibidir:
- Kaza Tespit Tutanağının Düzenlenmesi: Maddi hasarlı trafik kazalarında taraflar, kaza tespit tutanağı düzenlemelidir. Ancak kaza yaralanmalı veya ölümlü ise tutanak kolluk tarafından düzenlenir. Kaza tespit tutanağında kaza tarihi ve yeri, sürücü bilgileri, kaza nedenleri, aracın darbe aldığı noktalar gibi birçok husus gösterilir. İspat açısından son derece önemli bir belgedir.
- Alkol Raporu Temin Edilmesi: Alkol tespit tutanağı kolluk tarafından düzenlenen, sürücülerin alkollü olup olmadıklarını ortaya koyan önemli bir delildir.
- Hasar Fotoğrafları Çekilmesi: Araçların kaza yerinden çekilmiş farklı açıdan fotoğraflarıdır.
- Sağlık Raporlarının Temini: Yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında sağlık raporları temin edilmelidir. Hastane raporları, tedavi belgeleri, epikriz belgesi varsa maluliyet raporu, ölüm meydana gelmişse ölüm raporu gibi raporlar özellikle tazminat miktarının belirlenmesinde önemlidir.
- Eksper Raporunun Temini: Değer kaybı tazminatı için önem arz eden eksper raporu, sigorta eksperleri tarafından hesaplanan aracın değer kaybını hesaplama raporudur.
- Sigorta Şirketine Başvuru: Kaza sonucu maddi hasarların tazmini sigorta şirketinden istenecekse dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru, yasal bir zorunluluktur. Zarar gören kişi kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, hastane raporları, hasar fotoğrafları, varsa maluliyet oranını gösteren belge ile sigorta şirketine başvurmalıdır. Sigorta şirketi başvurudan itibaren 15 gün geçmesine rağmen cevap vermezse zarar görenin dava açma veya sigorta tahkim komisyonuna başvuru hakkı doğar. Sigorta şirketine başvurulması bir dava şartıdır ve başvuru olmaksızın dava açılması halinde dava usulden reddedilecektir.
- Arabuluculuk: Dava sigorta şirketine karşı açılacaksa taraflar, dava açmadan önce arabulucuya başvurmalıdır. Buna göre ticari işlerde arabuluculuk zorunludur ve bu dava şartı yerine yetirilmezse mahkemece davanın usulden reddine karar verilir. Gerçek kişilere karşı açılacak davalarda arabuluculuk zorunlu değildir. Direkt olarak dava açılabilir.
- Dava Açılması: İlgili süreçlerin tamamlanmasının ardından zarar gören kişi maddi ve manevi tazminat davası açarak zararını tazmin edebilir.
Tazminat Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.
Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları Nelerdir?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca trafik kazası, karayolları üzerinde hareket halinde olan, bir veya birden fazla, aracın karıştığı ölüm, yaralanma veya maddi zararla sonuçlanan olaydır. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu (TBK) uyarınca kusura ve hukuka aykırı bir fiille zarara sebep olan kişi, zararını gidermekle yükümlüdür. Trafik kazaları haksız fiil olarak kabul edilir. Motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bu kapsamda yalnızca aracın sürücüsü değil, işleteni ve bazı durumlarda sigorta şirketi de sorumluluk altına girebilmektedir.

Değer Kaybı Tazminatı
Değer kaybı, bir trafik kazası sonucunda hasar gören ve daha sonra onarılmış bir motorlu aracın, kaza öncesindeki piyasa değeri ile onarım sonrasındaki (kazalı haliyle) piyasa değeri arasında oluşan farkı ifade etmektedir. Dolayısıyla, bir araç tamamen ve teknik olarak kusursuz biçimde onarılsa dahi, kaza geçmişi aracın piyasa değerini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu kapsamda değer kaybı tazminatı maddi tazminat olarak değerlendirilmektedir.
Trafik kazasında kusurlu tarafın sigortacısı, zarar gören aracın değer kaybını belirli koşullar altında karşılamakla yükümlüdür. Tazminat miktarını belirlemede araç yaşı, kilometresi, daha önce geçirdiği kazalar ve onarım niteliği gibi çeşitli faktörler dikkate alınmaktadır. Değer kaybı tazminatının ödenmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir:
-
Çift Taraflı Trafik Kazası
Değer kaybı tazminatı talebi için zarara yol açan olay çift taraflı bir trafik kazası neticesinde meydana gelmiş olmalıdır. Yani zarara sebep olan sigortalı araç ile zarara uğrayan bir üçüncü kişinin varlığı zorunludur. Bu kapsamda tek taraflı kazalar sonucu yani bir motorlu aracın sadece kendi hareketleri, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, duvara çarpması veya şarampole yuvarlanması gibi olaylar neticesinde oluşan değer kaybı, trafik sigortasından talep edilemez.
-
Sigortalı Tam Kusurlu Olmamalı
Trafik Sigortası, sigortalının (işletenin) üçüncü kişilere karşı doğan hukuki sorumluluğunu poliçe limitleri dahilinde güvence altına alan, pasif nitelikli bir sorumluluk sigortasıdır. Bu hukuki yapının doğal bir sonucu olarak değer kaybı tazminatının talep edilebilmesi için tazminatı talep eden zarar görenin (hak sahibinin) kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu (%100 kusurlu) olmamasıdır. Eğer tazminat talep eden taraf kazanın oluşumunda tam kusurlu ise, bu durumda karşı tarafın (sigortalının) kusursuz olduğu anlamına gelmektedir. Bu nedenle sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğü doğmaz.
-
Araçta Onarılmış Hasar Bulunması
Bir araçta meydana gelen hasarın onarılmış olması, değer kaybının hesaplanabilmesi ve tazmin edilebilmesi için ön koşuldur. Bunun nedeni değer kaybının aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarım işleminden sonraki (kazalı) ikinci el piyasa değeri arasındaki farka dayanmasıdır.
Araçta kaza sonucu bir hasar meydana gelmemişse veya hasar oluşmuş olmasına rağmen henüz onarım işlemleri gerçekleştirilmemişse, değer kaybının hesaplanması fiilen mümkün olamamaktadır. Aynı zamanda tam hasar durumları (pert) değer kaybı tazminatı kapsamı dışındadır. Aracın pert olması halinde sigortacının, değer kaybı tazminatı ödeme sorumluluğu doğmaz.
-
Onarılan Parçaların Önceden Hasarlı Olmaması
Eğer hasara uğrayan bir parça, mevcut trafik kazasından bağımsız olarak daha önceki bir olayda hasar görmüş veya onarım işlemi (boya, düzeltme vb.) geçirmişse, bu parçanın piyasa değerini zaten kısmen yitirdiği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, aynı parça üzerinde meydana gelen yeni bir hasar nedeniyle ikinci kez değer kaybı tazminatı talep edilmesi, aracın toplam piyasa değerinde ek bir azalma yaratmayacağından, değer kaybı tazminatı talep edilemez. Ancak kendi bölgesinde bağımsız değerlendirilmelidir. Örneğin aracın sol kapısının önceden boyanmış olması değer kaybı tazminatı istenmesine engel değildir.
-
Zamanaşımı
Değer kaybı tazminatı zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2, her halde kazanın gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl içinde talep edilmelidir. Değer kaybı tazminatının hesaplanmasında aracın marka ve modeli, yaşı ve kilometresi, hasar geçmişi, kazanın niteliği ve şiddeti, onarımın niteliği ve kullanılan parçalar dikkate alınır.
Pert Bedeli
Yapılan kaza sonucu kazaya karışan aracın tamir edilmesi mümkün olmazsa veya aracı tamir etmek için yapılacak olan masraf aracın değerine yaklaşırsa araç perte çıkarılmaktadır. Bu durumda sigorta firması teminat miktarı kadar bedeli aracı pert olan kişiye verecektir. Aracı pert olan kişi kusursuz ya da daha az kusurlu olduğu takdirde ve pert bedeli de teminat bedelini aşmışsa zarar gören kişi karşılanmayan zararını karşı taraftan talep edebilecektir.
Burada önemli olan hususlardan biri de pert sayılan aracın sigorta şirketinde mi yoksa kişide mi kalacağıdır. Bu durumda sigorta şirketi araca bir değer biçer ve araçlı ve araçsız olarak bir bedel belirler. Aracı pert olan kişi de kendi lehine göre hangi teklifi kabul edeceğini seçebilmektedir.
Araç Mahrumiyet Bedeli
Araç mahrumiyet bedeli, yapılan kaza sonucu hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamamasından dolayı doğmuş olan zararın talep edilmesidir. Bu bedel aracın yaşı, modeli, sınıfı, kaç gün boyunca tamirde kaldığı gibi kriterler esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu talebi sigorta şirketi karşılamaz. Doğrudan kazanın karşı tarafından talep edilmelidir.
Yaralanmalı Trafik Kazaları Sonucu Tazminat
Trafik kazaları sonucu yaralanmalar meydana gelebilmektedir. Zarar gören kişilerde kalıcı sakatlık, geçici işgörmezlik durumu, kalıcı veya geçici ruhsal bozukluk, estetik zarar meydana gelebilir. Bu kapsamda zarar gören kişi kazaya neden olan kişi ve kurumlardan, ilgili sigorta şirketlerinden ve kanunen belirlenmiş diğer kişilerden tazminat talep etme hakkına sahiptir.
-
Tedavi Giderlerinin Tazmini
Yaralanma sonucu tedavi gerektiren durumlarda zarar gören kişi, tedavi giderlerinin tazminini talep edebilir. Kazazedenin ameliyat, fizik tedavi ve rehabilitasyon, ortopedi, ilaç ve nakil masraflarını tazminat olarak istemesi mümkündür. Burada önemli olan husus bu tedavilerin kazazedenin tedavi olması için zorunluluk arz edip etmemesidir.
-
Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Kaynaklanan Tazminat
Kaza sonucu yaralanan kimsenin sürekli veya geçici bir maluliyeti söz konusu olduğunda talep edilebilir. Geçici ya da kalıcı işgücü kaybına uğrayan kimse mesleğini icra edemez veya mesleğini değiştirmek durumda kalabilir. Bu durumlarda ekonomik olarak zarar gören kimse ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat talep edebilecektir.
-
İşgöremezlik Nedeniyle Talep Edilebilecek Tazminat
Kalıcı işgöremezlik, kaza sonucu bir daha iyileşemeyecek şekilde sakatlanıp işgöremez duruma gelme sonucu istenebilen bir tazminattır. Geçici işgöremezlik, kaza sonucu belli bir süre boyunca maluliyet sonucu işgöremezlik durumunda talep edilebilir. Burada da süre içinde tam olarak işgücü kaybı söz konusudur.
-
Manevi Tazminat
Yaralanmalı trafik kazası sonucu zarar gören kişinin yaşadığı acı, elem ve ızdırabı gidermek amacıyla manevi tazminat istenebilir. Manevi tazminat aracın sürücüsü, sahibi veya işletilenden talep edilebilir. Sigorta şirketine karşı manevi tazminat talebinde bulunulamaz.
Ölümlü Trafik Kazaları Sonucu Tazminat
Trafik kazaları sonucunda ölümler meydana gelebilmektedir. Ölümlü trafik kazaları sonucu ölen kişinin yakınlarında meydana gelen zararların giderilmesi amacıyla tazminat davası açılabilir. Bu kapsamda ölen kişinin yakınları aracın işleteninden, sürücüsünden, sahibinden veya sigorta şirketlerinden tazminat talep edebilir.
- Ölen Kişinin Cenaze Giderleri: Kazada ölüm meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan defin giderleri gibi ölüm nedeniyle ortaya çıkan giderleri kapsamaktadır.
- Destekten Yoksun Kalma Talepleri: Kazada ölüm meydana gelmesi sonucunda asıl talep edilen tazminat talebidir. Destekten yoksun kalma taleplerinde temel sebep kişinin desteğine ihtiyaç duyan ya da duyabilecek kimselerin ortaya çıkan ölüm neticesinde bu destekten yoksun kalması durumunda ortaya çıkar. Bu ilişki için kimsenin anne, baba, çocuk, akraba vb. olabileceği gibi böyle bir ilişki olması da zaruri değildir.
- Manevi Tazminat: Kazanın ölenin yakınlarında yarattığı acı, elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmek amacıyla manevi tazminat davası açılabilir. Ölenin yakınları manevi tazminat açma hakkına sahiptir. Manevi tazminat aracın sürücüsü, sahibi veya işletilenden talep edilebilir. Sigorta şirketine karşı manevi tazminat talebinde bulunulamaz.

Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları Kimlere Karşı Açılabilir?
Trafik kazaları haksız fiil sorumluluğu olarak değerlendirdiğinden birden çok sorumlu olabilir. Bu nedenle her olayın niteliğine göre davanın kime karşı açılacağı ve müteselsil sorumluluk halleri değişebilmektedir. Buna göre sorumlu olabilecek kişiler;
- Sigorta Şirketi (Kasko veya Trafik Sigortası),
- Araç Sürücüsü,
- Araç İşleten ve
- Araç Sahibidir.
Bir trafik kazasında, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Bu kapsamda özel haller dışında işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar.
Trafik Kazası İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.
Sigortasız Araçlarla Yapılan Trafik Kazaları
KTK m. 91 uyarınca işletenlerin motorlu araçlarına her yıl zorunlu mali mesuliyet sigortası yapması zorunludur. Bu sigorta yapılmadan trafiğe çıkılması yasaktır. Ancak bu yasağa rağmen trafiğe çıkıp kaza yapılması ve üçüncü kişilerin zarar görmesi durumunda mağdurların zararları güvence hesabı aracılığıyla giderilir. Güvence hesabına yalnızca maddi ve bedensel zararları gidermek amacıyla başvurulabilir. Manevi tazminat talepleri güvence hesabının kapsamına dahil değildir.
Trafik Kazalarında Tazminat Miktarının Hesaplanması
Trafik kazalarında kusur oranı tazminat talep edilebilmesi için son derece önemlidir. Kaza tespit tutanağı ve bilirkişi incelemeleri sonucu kusur oranı tespit edilebilmektedir. Bu kapsamda eğer kişi trafik kazasında tam kusurlu ise tazminat talebinde bulunamaz ve karşı tarafın zararını gidermekle yükümlüdür. Ancak bazı trafik kazalarında taraflara farklı kusur oranları verilebilir. Örneğin bir sürücünün %75, diğer sürücünün %25 kusurlu olduğu durumlarda tazminat miktarı bu kusur oranlarına göre belirlenecektir.
Maddi tazminatın hesaplanması zarar görenin yaşı, geliri, maluliyet oranı, kusur durumu ve çalışma süresi gibi veriler ele alınarak yapılmaktadır. Ancak yaralanmalı trafik kazalarında tazminat miktarını asıl belirleyen olgular maluliyet oranı ve kusur oranıdır. Örneğin bir kazazedenin maluliyet ve kusur oranı hesaplandıktan sonra aylık geliri ve yaşı dikkate alınarak aktif ve pasif çalışma süresi belirlenmektedir. Bu kapsamda kazazede bu hesaplamalar ile işgücü kaybı tazminatı talep edebilecektir.
Manevi tazminatın hesaplanması hakimin takdirindedir. Hakim tazminatı hesaplarken hakkaniyet ilkesine uygun davranmalıdır. Bu kapsamda kişilik hakkına yönelik ihlali boyutu, olayın meydana geliş şekli, kusur oranı, zarar gören kişinin sosyal ve ekonomik durumu, olayın toplumdaki yeri gibi birçok etmen birlikte değerlendirilerek hesaplama yapılır.
Sigorta şirketleri tarafından ödenecek tazminat tutarları sigorta poliçelerinde üst sınır olarak yer almaktadır. Ancak mahkemece belirlenecek tazminat miktarı bu üst sınırdan fazla olabilir. Bu durumda üst sınırı aşan miktar kazaya sebebiyet veren kişiden, bu kişi hayatta değilse mirasçılarından talep edilebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Ancak sigorta şirketine karşı açılacak olan davalarda sorumluluğun bir ticari işten kaynaklanması sebebiyle görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesidir. Davalılardan birinin sigorta şirketi olması yeterlidir.
Yani işleten, sürücü ve sigorta şirketine karşı dava açılacaksa yine asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Bu mahkemeler dışında bir mahkemede dava açılması halinde bu husus mahkemece her aşamada dikkate alınarak dava usulden reddedilir. Yetkili mahkeme ise birden fazla yer mahkemesi olabilir;
- Davalının veya davalılardan birinin yerleşim yeri,
- Zarar görenin yerleşim yeri,
- Trafik kazasının gerçekleştiği yer,
- Trafik sigortası şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinde tazminat davası açılabilir.
Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Zamanaşımı
Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davaları için zamanaşımı süresi, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak trafik kazası ile bir suç meydana gelmişse dava açma zamanaşımı, ceza zamanaşımı süresine göre uzar. Bu kapsamda yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı süresi kaza tarihinden itibaren 8 yıl, ölümlü trafik kazalarında ise 15 yıldır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar.
Ayrıca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Aynı şekilde sigortacıya karşı zamanaşımı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş olur.
Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Arabuluculuk
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı uyuşmazlığın niteliğine göre değişiklik gösterebilmektedir. Eğer dava sigorta şirketine karşı açılacaksa (yani bir ticari ilişkiye dayanıyorsa) taraflar Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurmalıdır. Buna göre ticari işlerde arabuluculuk zorunludur ve bu dava şartı yerine yetirilmezse mahkemece davanın usulden reddine karar verilir.
Gerçek kişilere karşı açılacak davalarda arabuluculuk zorunlu değildir ve bir dava şartı olarak karşımıza çıkmaz. Bu durumda tarafların arabulucuya başvurmaları tamamen kendi iradelerine bağlıdır.
Arabulucuya Nasıl Başvurulur? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.
Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davaları ile ilgili Yargıtay Kararları
- Yargıtay 17.HD. 09.02.2017T., 2014/14615E., 2017/1192K.
Karara konu olayda davacı annenin oğlu hayatını kaybetmiş, kızı ise ağır yaralanmıştır. Davacı anne oğlu için 100.000 – TL ve kızı için 50.000 – TL ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Yargıtay, iki farklı zarar kalemini ayrı ayrı değerlendirmek yerine toplam 150.000 – TL manevi tazminata hükmeden yerel mahkeme kararını hatalı bulmuştur. Yargıtay kararına göre anne hem oğlunu kaybetmenin acısı hem de diğer çocuğunun yaralanması nedeniyle manevi zarara uğramıştır. Bu nedenle ölüm ve yaralanma için talep edilen manevi tazminatlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bunun yanı sıra manevi tazminat bir zenginleşme aracı değil, duyulan acı ve kederi hafifletme aracı olarak karşımıza çıkar. Bu kapsamda kaza tarihi, kusur durumu, davacı annenin aynı kazada oğlunu kaybetmesi ve kızının da yaralanması hususu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına dair hususlar birlikte değerlendirildiğinde, manevi tazminat miktarı yetersiz görülmüştür.
- Yargıtay 17.HD. 03.04.2019T., 2016/8717E., 2019/4077K.
Somut olayda zorunlu trafik sigortası bulunan bir traktör tarla içerisinde kaza yapmış ve sürücü hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden sürücünün yakınları sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, ancak yerel mahkeme kazanın karayollarında değil tarlada gerçekleştiği gerekçesiyle bunun trafik sigortası kapsamında olmadığına karar vererek talebi reddetmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. Bu kapsamda karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir.
Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, bağlantı sağlayan tarla ve yayla yolları da karayoludur. Yargıtay, bu nedenle davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarlanın karayolu bağlantısı olduğunu tespit ederek kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılan yerlerden olduğunu ve zararın teminat kapsamında olduğuna karar vermiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Trafik Kazalarında Tazminat Nasıl Alınır?
Tazminat talebi için öncelikle kaza ve zarar durumunu gösteren belgelerin temini gereklidir. Ardından sigorta şirketine başvuru yapılmalı, başvuru olumsuz sonuçlanırsa arabuluculuk ve dava süreçleri izlenmelidir.
Yaralamalı Trafik Kazasında Neler Talep Edilir?
Yaralanmalı trafik kazaları sonucu tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar, işgörmezlik tazminatı ve manevi tazminat talep edilebilir.
Kusur Oranı Tazminat Miktarını Etkiler Mi?
Evet, kusur oranı tazminat miktarının belirlenmesini doğrudan etkiler. Zarar gören kişinin kusuru bulunuyorsa kusur oranında indirim yapılır.
Yaralanmalı Trafik Kazasında Tazminat Kimden Alınır?
Olayın özelliğine göre sigorta şirketinden, aracın sürücüsü, işleteni ve sahibinden tazminat alınabilir.
Trafik Kazalarında Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kusur oranı, maluliyet oranı, gelir durumu, olayın meydana geliş şekli, tedavi giderleri gibi birçok kalem birlikte değerlendirilerek miktar belirlenir.














