Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası, her dönem oldukça sık karşılaşılan davalar arasında yer almaktadır. Çünkü nüfus kayıtları, kişilerin kişisel bilgilerinin yer aldığı resmi sicillerdir. Ancak bu kayıtların tutulması sırasında yanlışlıklar meydana gelebilmektedir. Bu tür kayıtların düzeltmesi ve yanlışlıkların giderilmesi amacıyla nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası açılabilmektedir. Biz de sizin için hazırladığımız bu içerikte nüfus kaydı, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasının kapsamını, hangi hallerde açılabileceğini gibi konuları sizleri bilgilendirmek amacıyla detaylı bir şekilde ele alacağız.
İçindekiler
- 1 Nüfus Kaydı Nedir?
- 2 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Talepleri
- 3 Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası
- 4 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasını Kimler Açabilir?
- 5 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 6 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Zamanaşımı
- 7 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında İspat ve Deliller
- 8 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Feth-i Kabir (Mezarın Açılması)
- 9 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Hüküm ve Sonuç
- 10 Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Yargıtay Kararları
- 11 Sıkça Sorulan Sorular
Nüfus Kaydı Nedir?
Nüfus kaydı, Nüfus Hizmetleri Kanunu (NHK) uyarınca kişinin ad-soyadı, kimlik numarası, ana-baba adı, doğum yeri, doğum tarihi, yerleşim yeri gibi kişisel bilgilerinin yer aldığı resmi sicillerdir. Nüfus kaydı nedir? sorusuna en genel tabiri ile bu şekilde yanıt verebiliriz. Nüfus kayıtları kamu güvenliği açısından önem arz etmekle birlikte bu kayıtların tutulmasında devlet memurlara ciddi sorumluluklar yüklemiştir.

Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Talepleri
Nüfusa kayıt yapılırken birtakım yanlışlıklar meydana gelebilmektedir. Nüfus kayıtlarındaki bu yanlışlıklar mahkeme kararı veya idari işlemle düzeltilir. İdari işlemle yapılan düzeltme istisnai olup bu düzeltme türü sadece aile kütüklerinde meydana gelen ve maddî hata boyutunda kalan yanlışlıklar için mümkündür. Yani maddi hata kapsamında aile kütüklerindeki yanlışlıklar nüfus müdürlüğünce düzeltilir.
Maddi hatalar kişisel durumla ilgili bilgilerin kayıt esnasında nüfus kütüklerine hatalı veya eksik kaydedilmesi, hiç yazılmaması veya çift yazılması (mükerrer kayıt) durumlarında ortaya çıkar. Bu kapsamda kişinin;
- Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
- Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası,
- Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları,
- Doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi,
- Evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler,
- Dini,
- Medenî hali,
- Yerleşim yeri adresi,
- Fotoğrafı,
- Biyometrik verisi,
- Velayete ve vesayete ilişkin bilgileri hakkında yapılan maddi hatalar halinde mahkeme kararına ihtiyaç olmaksızın genel müdürlükçe düzeltilir. Örneğin gerçek adı Ayşe olan kişinin adı kayda yazılırken ad nüfus kaydına Aişe olarak kaydedilmiştir. Bu tür hatalar mahkeme kararına gerek olmaksızın Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü veya nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilecek veya tamamlanacaktır.
Nüfus kaydında yer alan maddi hata dışındaki yanlışlıklar ancak mahkeme kararı ile düzeltilebilir. Bu talep ile aile kütüğüne işlenmiş kayıtların bir kısmı veya tamamı düzeltilir veya değiştirilir.
Aile Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen kayıtların düzeltilmesini amaçlayan davadır. Bu dava ile kişinin aile kütüğüne işlenmiş kayıtların bir kısmı veya tamamı düzeltilir veya değiştirilir.
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Dava Çeşitleri
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası aşağıda sıralanan sebepler ile açılabilir. Sebepler ve açıklamaları detaylı şekilde açıklanmıştır:
Ad Değiştirme Davası
Nüfus kütüğüne kayıt yapılırken nüfus kaydındaki adda hatalar mevcut olabilmektedir. Bu hatalar, kaydı yapan nüfus memurunun dikkatsizliğinden kaynaklanabileceği gibi beyanı yapan kişinin hatasından veya sunulan belgelerin yanıltıcı olmasından da kaynaklanabilir. Bu durumda ad düzeltme talebinde bulunulacaktır. Düzeltme, kişinin nüfus kaydında yazan ad ve soyadı için istenebilir. Ancak adda imla ve yazım hataları mevcutsa buna ilişkin düzeltme talepleri genel müdürlüklerden de istenebilir.
Haklı sebep ile ad değiştirme davası da bu kapsamdadır. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 27 uyarınca haklı sebebin varlığı hâlinde ad değiştirme talebinde bulunulabileceği düzenlenmiştir. Haklı sebepler adın karışıklığa neden olması, kötü, komik, rencide edici, küçük düşürücü anlamının bulunması, yetersizliği ve elverişsizliği, utanç ve alay konusu olması, çevrede başka bir ad ile tanınıp bilinme, adın cinsiyet karışıklığına neden olması, resmi makamlarca aranan kişilerle aynı ad – soyada sahip olmaktan dolayı rahatsız olmak gibi durumlar sayılabilir.
Ad düzeltme ve değiştirme talepleri özellikle, boşanma durumunda kadınlar ve çocuklar için önem arz etmektedir. Kadınlar, evlendikten sonra tüm resmi kayıtlarında yazılı olan soyadı bilgileri, yeni duruma uygun olarak düzeltilecektir. Buna benzer şekilde boşanma durumlarında da kadınlar, nüfus kaydında yazılı olan soyadını düzelttirmek için talepte bulunacaklardır.
Ancak boşandıktan sonra önceki eşin kendi soyadını kullanması için izin verdiği hallerde boşanan kadın o soyadını değil de bekarlık soyadını kullanmak istiyorsa talep nüfus müdürlüğüne yapılacaktır. Yine kadın hem eşinin hem de bekarlık soyadını kullanıyorsa ve sadece eşinin soyadını kullanmak istiyorsa nüfus müdürlüğü gerekli işlemleri yapacaktır.
İsim Değişikliği Davası konulu içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.
Yaş (Doğum Tarihi) Değiştirme Davası
Kişinin gerçek yaşı ile nüfus kaydındaki yaşı arasında uyumsuzluk söz konusu olduğu hallerde yaş düzeltme davası açılabilir. Ülkemize yapılan göçlerle tekrar artan ölen kardeşin kimliğinin diğer kardeş tarafından kullanılması, nüfusa geç veya erken yazılma, yaşın saklanması, sahte kimlik kullanımı gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu durumlar hem kişinin kendi hayatını hem de kamu düzenini olumsuz yönde etkilemekte ve ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Örneğin kişinin askerlik, evlenme, cezai ehliyet, seçme seçilme hakkı gibi kamu düzenini yakından ilgilendiren konularda nüfus kaydında olan yaşındaki yanlışlıklar gerek hak ve sorumluluk gerek kamu düzeni bakımından hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu kapsamda kişi nüfus kaydındaki yanlışlıkları düzeltmek amacıyla yaş değiştirme davası açarak yaşını büyültebilir veya küçültebilir.
Doğum Yeri Değiştirme Davası
Doğum yeri, kişinin doğduğu yerdir. Kişinin doğum yeri kaydında asıl doğduğu yer dışında başka bir yer yazıyorsa kişi, doğum yerinin düzeltilmesi talebinde bulunabilecektir. Doğum yerinin düzeltilmesini kişinin kendisi, kişi 18 yaşından küçükse yasal temsilcisi talep edebilir.
Soybağının Tespiti Davası
Soybağı, çocuk ile baba arasında anne ile evlilik, tanıma veya hakim kararıyla kurulur. Ancak bu dava soybağı davası ile karıştırılmamalıdır. Örnek vermek gerekirse, Anne ile babanın evli olduğu bir durumda annenin bir başkasıyla evlilik dışı ilişkisi sonucu doğan çocuk, mevcut evlilikteki baba üzerine kayıtlıdır. Bu durumda baba, çocuğun başka birinin çocuğu olduğunu bile bile çocuğu kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirmiş ise, nüfus kaydının düzeltilmesi talebi söz konusu olacaktır.
Ancak babanın gerçek baba olmadığını tespit için de ayrıca soy bağının reddi davası açılacaktır. Aynı şekilde anne-baba çocuğu olmayan başka bir evli çifte çocuklarından birini vermesi halinde anne-baba adı olarak çocuğun nüfus kaydında çocuğu olmayan evli çift adı yer alacaktır. Bu durumda çocuk, gerçek anne babasının isminin nüfus kaydında yer almasını istiyorsa nüfus kaydının düzeltilmesini talep edecektir. Çünkü çocuğu olmayan çift kendi çocukları olmadığını bile bile nüfus kaydına çocuğu bu şekilde kaydettirmişlerdir.
Nüfus kaydının düzeltilmesi taleplerinde ilgililer nüfus idaresini yanıltmakta veya idarenin yasaya aykırı işlemleri söz konusu olmaktadır. Soy bağı davalarında ise, soy bağının kurulması ön plandadır.
Babalık davası ise anne ve çocuk tarafından gerçekte baba olmadığını iddia eden kişi aleyhine aile mahkemelerinde açılır. Babalık davası bir nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası değildir, ayrı bir dava türüdür. Ancak çocuğun başka biri ile soybağı devam ediyorsa babalıktan davasından önce soybağının reddi davası açılmalıdır. Eğer ki makalemizde bahsettiğimiz nüfus idaresini yanıltma hali mevcutsa nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası açılır ve ayrı olarak öncelikle soybağının reddi, ardından babalık davası açılır.
Ancak bu durumda babalık davası bekletici mesele yapılmalıdır. Çünkü babalık davasının sonucu babalığın tespiti, doğrudan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasına etki edecektir. Bu nedenle babalık davası sonuçlanmadan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası hakkında karar verilmemelidir.
Evlat Edinme Şartları isimli içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.
Analık Davası
Çocuk ile anne arasında soy bağı doğum ile kendiliğinden kurulur. Bu nedenle çocuk ile baba arasında söz konusu olan soy bağı davası ve babalık karineleri, anne ile çocuk arasında mümkün olmamaktadır. Nüfus kaydında gerçek anne yerine başka anne adının yazılı olması kayıtta yazılı olan anne ile çocuk arasında soy bağı kurulduğu anlamına gelmemektedir. Çocuk büyüdüğünde gerçek annesini öğrenmek isterse ya da gerçek anne gelip kendisinin gerçek annesi olduğunu söylerse o zaman anneliğin tespiti istenecektir. Anneliğin tespiti ise, nüfus kaydının düzeltilmesi talebi olarak değerlendirilmektedir.
Evlilik içinde doğan çocuğun aile tarafından istenmemesi sonucunda başka bir aileye verilmesi ve çocuğun nüfusunda, evlilik dışında doğan çocuğu annenin terk etmesi üzerine bulunan çocuğun onu bulan kişinin nüfusuna kaydedilmesi, imam nikahıyla nikahlanan kişilerin resmiyette evlilikleri bulunmasa dahi çocuklarının olması sonucu bu çocukların resmi nikahlı eş üzerine kaydedilmesi, çocukların hastanede karıştırılması, evlilik içinde doğan çocuğun anne-babanın rızasıyla çocuğu olmayan bir aileye evlatlık verilmesi sonucu kayıtların farklı olması gibi örneklerin hepsinde nüfus kaydında gerçek anne adı yazmamaktadır.
Bu durumda biyolojik annenin tespiti için anneliğin tespiti davası açılabilir. Bu dava sonucunda nüfus kayıtlarında değişiklik meydana gelir ve nüfusta kayıtlı anne arasındaki soybağı kalkmakta iken çocuk ile biyolojik anne arasında bir soybağı kurulmaktadır.
Gaiplik Davası
Gaiplik, yaşayıp yaşamadığı bilinmemekle beraber, ölmüş olması pek muhtemel kabul edilen kişinin durumudur. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, başvuru üzerine mahkeme, bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Bu kapsamda gaiplik davasının açılabilmesi için kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolmasından itibaren 1 yıl, kendisinden uzun süreden beri haber alınamama tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş olmalıdır.
Mahkeme gaiplik kararı vermeden önce usulüne uygun olarak bir ilan yapılmasına karar verir. İlanın süresi, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. Mahkemece yapılan ilanın sonuçsuz kalması, yani hakkında gaiplik kararı verilecek kişi ile ilgili herhangi bir bilgi elde edilememesi halinde kişi hakkında gaiplik kararı verilir ve karar, hâkimin bildirmesi üzerine ölüm kütüğüne kaydolunur. Bu durum nüfus kaydında değişiklik meydana getirir.
Ölüm Aylığı konulu içeriğimize de göz atabilirsiniz.
Ölüm Kaydının Düzeltilmesi
Sağ olan kişinin nüfus kaydına ölü olarak yazılmış olması, ölü olan kişinin kayıtta sağ olarak gözükmesi veya ölüm tarihinin yanlış olması nedeniyle ölüm tarihinin düzeltilmesi gibi durumlarda bu kişilerin gerçekte sağ veya ölü oldukları tespit edilmelidir.
Bir kişinin sağ olduğunun tespit edilmesi için sağ olduğunu ispatla yükümlü olan kişinin duruşmaya bizzat kendisinin katılması ve yaşadığına dair resmi belge, tanık gibi delilleri mahkemeye sunması gerekir. Ölümün tespiti taleplerinde ise; nüfusa sağ olarak yazılan kişilerin mirasçıları talepte bulunurlar. Ölümün tespiti ile ölüm günü de tespit edilir.
Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davası
Tapu kayıtlarında çeşitli nedenlerle yanlışlıklar meydana gelmektedir. Bu kapsamda kişiler tapu kaydının düzeltilmesi davası açarak tapu sicilinde meydana gelen hataların giderilmesini ve gerçek duruma uygun hale getirilmesini sağlayabilirler. Ancak her hata için dava açmak zorunlu değildir. Özellikle açık yazım hataları ve kimlik bilgilerindeki teknik yanlışlıklar mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın idari yolla düzeltilebilir.
Cinsiyet Değiştirme Davası
Cinsiyet değiştirme davası ancak bazı şartların mevcut olması halinde açılabilecek bir dava türüdür. TMK m. 40 uyarınca kişinin aşağıdaki şartları taşıması gerekir;
- İstem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması
- Evli olmaması
- Transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi
Mahkemenin şartları uygun bulması halinde cinsiyet değişikliğine karar verilir ve kişi gerekli tıbbi müdahaleleri geçirmeye başlayabilir.

Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasını Kimler Açabilir?
Nüfus kayıtlarındaki yanlışlıklar kamu düzeni ile ilişkili olduğundan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası sadece bireylerin menfaatlerini değil, aynı zamanda kamu yararını da yakından ilgilendirir. Bu nedenle nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasını açabilecek kişiler şunlardır;
- Menfaati ihlal edilen ilgili kişi
- Cumhuriyet savcısı
- Çocuğun nüfus kaydındaki yanlışlıklar sebebiyle velayet kapsamındaki anne-baba (çocuk reşit ise çocuğun rızası aranır.)
- Ergin olmayan çocuklar adına yasal temsilcileri
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası asliye hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Görevli mahkeme davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Görevsiz bir mahkemede açılan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasının tespiti halinde mahkeme, davanın usulden reddine karar verir.
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında yetkili mahkeme ise talepte bulunan ilgilinin yerleşim yeri olup bu mahkeme kesin yetkilidir. Yani dava, ilgilinin yerleşim yeri mahkemesi dışında açılamaz, taraflar anlaşarak davanın kesin yetkili yer mahkemesi dışında bir mahkemede görülmesini sağlayamazlar. Bu husus davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Zamanaşımı
Hukukta birçok işlemin yapılması, dava açılması ya da talepte bulunulması için süre belirlendiği hâlde nüfus kaydının düzeltilmesi talepleri için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tâbi tutulmamıştır. Koşullar sağlandığı takdirde her zaman dava açılabilmektedir.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında İspat ve Deliller
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası kamu düzenini ilgilendirdiğinden re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Yani hakim tarafların ileri sürdüğü vakıa ve delillerle bağlı değildir. Mahkeme her türlü araştırmayı kendiliğinden yapabilir.
Uygulamada somut olayın özelliğine göre DNA incelemesi, kan ve doku incelemesi gibi keşif incelemesi türlerine, tanık beyanına, bilirkişi incelemesine başvurulabilir. Hâkim, nüfus kaydının düzeltilmesi yargılamasında gerek yargılamada bulunanların istemi üzerine gerekse re’sen kan ve doku incelemesine, DNA incelemesine karar verebilir. Taraflar ve üçüncü kişiler mahkemece verilen kan ve doku inceleme kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar. Yani kişi DNA incelemesi istemediğini söyleyerek bundan kaçınamaz.
Bunun yanında özellikle ad değiştirme davalarında talepte bulunanlar kişinin çevrede başka bir isimle tanındığını, nüfus kaydında yazılı olan adından dolayı resmi işlemlerde karıştırıldığını, kişinin dinini veya vatandaşlığını değiştirdiğini ve bu nedenle adının değiştirilmesi taleplerinde bulunabilirler.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Feth-i Kabir (Mezarın Açılması)
Nüfus kaydının düzeltilmesi yargılamasında yaş tayini, cinsiyet belirleme, soy bağının tespiti gibi durumlar önem arz etmektedir. Bunların araştırılması için canlılar yanında ölüler üzerinde de gerekli araştırmanın yapılması gerekir. Mezarın açılıp ölüden örnek alınmasına, kişi sağlığında rıza göstermemiş olabilir veya ölünün yakınları böyle bir duruma razı olmayabilirler. Ancak ister sağ isterse ölü olsun ölünün yakınları da dahil olmak üzere herkes, haklı bir sebep olmadıkça, söz konusu tıbbi incelemeye rıza göstermek zorundadır.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Hüküm ve Sonuç
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurmak mümkündür. Bu kapsamda taraflar istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurabilir. İlk derece mahkemesinin kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesinin kararlarına karşı ise kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Davanın kabul edilmesi halinde kararın, kanun yoluna başvurulmayarak veya kanun yolundan geçerek kesinleşmesinin ardından nüfus müdürlüğü tarafından kayıtlar mahkeme kararına uygun olacak şekilde değiştirilir. Davanın reddedilmesi halinde nüfus kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapılmaz ve kayıtlar geçerliliğini korur.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Yargıtay Kararları
- Yargıtay 8. HD. 22.03.2018T., 2017/7188E., 2018/9859K.,
Söz konusu karara konu uyuşmazlıkta dava, davacının nüfus kayıtlarında kardeşi olarak gözüken kişinin aslında kardeşi değil ağabeyinin oğlu olduğunu iddia etmesi üzerinde nüfus kayıtlarının düzeltilmesi talepli olarak açılmıştır.
Yerel mahkeme söz konusu davayı soybağının reddi davası olarak nitelendirmiş bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden bahisle davanın reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay yerel mahkemenin kararının hatalı bulmuştur. Somut olayda amaç, mevcut soybağını ortadan kaldırmak değil, baştan itibaren gerçeğe aykırı oluşturulmuş nüfus kaydının düzeltilmesidir.
Yani dava, soybağının reddi davası değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Çünkü nüfus siciline yanlış beyanda bulunularak gerçek dışı kayıt yapılmıştır. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmadan gerekli deliller toplanarak karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi Yargıtayca uygun bulunmamıştır.
- Yargıtay 18. HD. 12.12.2011T., 2011/9929E., 2011/12617K.
Söz konusu davaya konu olayda davacı, nüfusa kayıtlı ismi olan “Dersim” adının değiştirilmesi talepli dava açmıştır. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 36 gereği kişi haklı sebeplerin varlığı halinde adını değiştirebilmektir. Yargıtay hangi durumların haklı sebep sayılacağını somut olayın özelliklerine göre değerlendirmektedir. Bu kapsamda kişinin çevresinde bilindiği ve tanındığı adı kullanmak istemesi haklı neden kabul edilmektedir. Burada önemli olan, talep edilen adın kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olmamasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Nüfus Kaydı Nasıl Düzeltilir?
Maddi hata kapsamında aile kütüklerinde meydana gelen yanlışlıklar nüfus müdürlüğünce düzeltilebilir. Ancak maddi hata kapsamı dışındaki yanlışlıklar ilgili kişinin açacağı nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası ile mahkeme kararı doğrultusunda düzeltilebilir.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davası Ne Kadar Sürer?
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasının ortalama süresi somut olaya göre 6 ay ile 1 yıl arasında değişebilmektedir.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var Mı?
Hayır, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasında zorunlu arabuluculuk dava şartı mevcut değildir.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davasında Zamanaşımı Var Mı?
Hayır, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarında herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı yoktur. Her zaman bu dava açılabilir.
Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davası Sonucu Ne Olur?
Davanın kabul edilmesi hâlinde, kararın kesinleşmesinden sonra nüfus müdürlüğü kayıtları mahkeme kararına uygun şekilde düzeltir. Davanın reddi hâlinde ise mevcut kayıtlar geçerliliğini korur.














