Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bir kişinin özel hayatının hukuka aykırı olarak ihlal edilmesini içermekte ve Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında düzenlenmektedir. Kişiler, toplumsal hayat içerisinde özel hayatını gizli yaşama hakkına sahiptir. Bu nedenle gizli yaşam hakkının ihlali durumunda, TCK 134. maddeleri uygulanmaktadır. Biz de içeriğimizde özel hayatın gizliliğini ihlal cezası ve suçun kapsamı ile ilgili tüm detaylardan bahsedeceğiz.
İçindekiler
- 1 Özel Hayat Nedir?
- 2 Özel Hayatın Kapsamı Nedir?
- 3 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?
- 4 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Cezası
- 5 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Korunan Hukuki Değer
- 6 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Maddi Unsurları
- 7 Suçun Hukuka Aykırılık Unsurları
- 8 Suçun Manevi Unsuru
- 9 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Eylem
- 10 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikli Halleri
- 11 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Eşe Karşı İşlenmesi
- 12 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Özel Görünüş Şekilleri
- 13 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Uzlaştırma
- 14 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Zamanaşımı
- 15 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Görevli Mahkeme
- 16 Cezanın Ertelenmesi, Adli Para Cezasına Çevrilmesi ya da HAGB Uygulanması
- 17 Sıkça Sorulan Sorular
- 18 Sonuç
Özel Hayat Nedir?
Kısaca tanımlayacak olursak özel hayat; kişilerin yalnızca kendilerine ait olan, herkes tarafından bilinmeyen ve bilinmesinin de istenmediği, sadece izin verilen kişilerin parçası olduğu yaşam alanıdır. Kişinin yalnızca kendisini alakadar eden tutum ve davranışları ile bunları paylaşmak istediği kişiler, paylaşmak istediği yer ve zaman sadece ve sadece kişinin kendisi tarafından belirlenebilir. Bu bağlamda özel hayat kavramı aslında olay özelinde kişinin kendisi tarafından belirlenmektedir. Özel hayat nedir? sorusuna en kısa tabirle bu şekilde yanıt verebiliriz.
Özel Hayatın Kapsamı Nedir?
Özel hayat, kişinin özel hayatının dışarıdan gizlediği ve bu kısmın başkaları tarafından öğrenilmesini arzu etmemesidir. Özel hayat, yukarıda da açıklandığı gibi Anayasal güvence altına alınmıştır.
Özel hayat, ancak kanunda izin verilen bazı hallerde müdahaleye açıktır. Örnek vermek gerekirse, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) düzenlenmiş olan arama, el koyma, iletişimin denetlenmesi gibi tedbirler, usulüne uygun bir şekilde hazırlandığı takdirde “Özel Hayatın Gizliliği” suçunu oluşturmayacaktır.
Yani, şüpheli ya da sanık hakkında hakim/mahkeme ya da savcılık tarafından usulüne uygun bir şekilde çıkartılan arama kararı sonucunda kolluk kuvvetinin şüpheli ya da sanığın evine girmesi, bu suçu oluşturmaz.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?
İnsan sosyal bir varlık olması nedeniyle, toplumdaki diğer insanlar ile sürekli iletişim ve etkileşim halindendir. Bu nedenle hayatının bazı kısımlarını diğer insanlarla ile paylaşırken, bazı kısımlarının da yalınızca kendisine ait olmasını ve başkaları tarafından bilinmesini istemeyebilir. Bu halde karşımıza özel hayat kavramı, buna bağlı olarak da özel hayata ilişkin değerlerin korunması ilkesi ortaya çıkmaktadır.
Bir kişi için özel hayat sınırları içinde değerlendirilebilecek bir husus, bir başkası tarafından toplumdaki diğer bireyler ile paylaşılıyor olabilir. Kişinin başkaları ile paylaşmayarak korumak, gizlemek istediği bu alana, başkaları tarafından yapılan müdahalelerin önlenmesi için TCK madde 134’te “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu” düzenlenmiştir.
Ayrıca anayasanın 20. maddesinde de yer aldığı üzere;
“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz” hükmü ile de kişilerin mahremiyetlerinin korunması anayasal olarak koruma altına alınmıştır.
Ceza Hukuku kategorisinde merak ettiğiniz tüm konular hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için tıklayabilirsiniz.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesine göre herhangi bir kişinin özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi, bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
- İşlenen suç, görüntü ya da seslerin kaydedilmesi ile işlenirse faile verilecek ceza bir kat artırılır.
- TCK 134’ün ikinci fıkrasına göre; herhangi bir kişinin şahsi hayatına ilişkin görüntü ya da sesleri ifşa eden kişi iki ila beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.
- Türk Ceza Kanunu’nun 137. maddesine göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kamu görevlisi tarafından (örneğin; polis, asker vs.) görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanacak şekilde veya belirli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılacak şekilde işlenmesi halinde ise failin cezası yarı oranda artırılır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Korunan Hukuki Değer
Bu suçun Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmesiyle kişinin şahsi hayatının devlet tarafından korunması amaçlanır. Anayasamızda yer alan “herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir” düzenlemesinin yaptırımı, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi ile sağlanmıştır.
Suçun Hukuki Konusu
Bu suçun hukuki konusu, özel hayat alanına giren tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Fakat, Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca suç olarak düzenlenmiş konuşma ve haberleşme ile kişisel veri niteliğindeki durumlar bu suçun konusunu oluşturmaz. Örneğin; Kişisel Verilerin Kaydedilmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 135.maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Maddi Unsurları
Kişilerin özel hayatlarına yönelik olarak hukuka aykırı müdahalenin oluşturduğu özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun maddi unsurları aşağıdaki gibidir:
- Fail ve Mağdur
Suç, herkes tarafından işlenmiş olabilir. Yani suçun faili herkes olabilir. Failin bir kamu personeli olması ya da görevinden dolayı ortaya çıkmış yetkiyi kötüye kullanılmak suretiyle ve belli bir mesleğin ya da sanatın sağlamış olduğu imkanlardan yararlanmak suretiyle işlenmiş olması halinde failin cezası yarı oranda artırılır.
Tüzel kişiler (örneğin; dernekler, vakıflar, şirketler) bu suçun doğrudan faili olamaz. Ancak Türk Ceza Kanunu’nun 140.maddesine göre bu suçun işlenmesinden dolayı tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine karar verilir.
Suçun Hukuka Aykırılık Unsurları
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Yani yukarıda açıklanan unsurların tamamının oluşmasına rağmen, suçun mağduru olan kişi eğer bu durumdan şikayetçi değilse fail hakkında soruşturma açılmaz.
Özellikle gazetecilik mesleği bu suçun unsurlarının oluşması bakımından son derece tartışmalıdır. Haber alma hakkı gereği gazetecilik mesleği de hakkın icrası çerçevesinde bazı davranışları hukuka uygun kılabilir. Fiilin gazetecilik faaliyeti çerçevesinde değerlendirilmesi için aşağıdaki unsurların varlığı aranmalıdır:
- Haber gerçek ve güncel olmalıdır,
- Haberin basına verilmesinde kamu yararı bulunmalıdır,
- Haberle olay arasında fikri bir bağ mevcut olmalıdır.
Bu koşulların varlığı halinde özel hayata ilişkin fiiller de hukuka uygun olabilir. Ancak halk arasında ‘’paparazzi’’ de denen magazin gazetecilerinin, ünlülerin özel hayatına dair çekimler yapıp bunları basına servis etmeleri, doktrindeki bazı yazarlarca hukuka aykırıdır. Çünkü burada herhangi bir kamu yararı söz konusu değildir.
Suçun Manevi Unsuru
Manevi unsur denilince aklımıza kast ve taksir kavramlarının gelmesi gerekir. Türk Ceza Kanunu’nun 134.maddesinde düzenlenen ‘’Özel Hayatın Gizliliğini İhlal’’ suçu genel kastla işlenebilir. Ancak doktrindeki bazı görüşlere göre bu suçun olası kastla işlenmesi de mümkündür.
Suçun taksirli hali kanunda düzenlenmemiştir. Dolayısıyla suçun taksirli bir biçimde işlenmesi mümkün değildir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Eylem
Türk Ceza Kanunu’nda yer alan düzenlemede iki ayrı eylem ele alınmıştır. Buna göre:
1. Kişilerin Özel Hayatının Gizliliğini İhlal:
Özel hayat, kişinin özel hayatının dışarıdan gizlediği ve bu kısmın başkaları tarafından öğrenilmesini arzu etmemesidir. Özel hayata ilişkin olan haberleşmeyle kişiler arasındaki iletişimin gizliliğine ve kişisel verilere yapılan müdahaleler, Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca düzenlendiği için (TCK 132,133,135,136,138) bu davranışlar Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunu oluşturmaz.
Örneğin; gizli bir toplantıda izinsiz bir şekilde ses kaydına alınması durumunda Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK 133) suçu oluşur. Özel hayatın gizliliğinden söz edilecekse, hayatın gizli halanın evleviyetle korumadan yararlandığı söylenmelidir. Örneğin; kişinin cinsel yaşamına müdahaleler özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali, yalnızca o kişinin konutunu ihlal ederek oluşmaz. Mağdurun genel hayat alanı içinde geçen süre boyunca kişinin video ile kayıt altına alınması ya da fotoğrafının çekilmesi de özel hayatın gizliliğini ihlal eder.
Özel hayat, bireyin şahsi hayatını istediği gibi yaşayabileceği bir iç alanla kısıtlanmamalı ve bu alanın dışında kalmış olan dış dünya ile birlikte değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay’ın da bu konu hakkındaki içtihatları bu yöndedir.
Bazı Örnek Yargıtay İçtihatları
- Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 10.06.2013 Tarihli E.2012/32005, K.2013/15770 No’lu Kararı:
Özel hayat; sadece kişinin başkalarıyla paylaşmadığı, gözlerden uzak, dört duvar arasındaki yaşamı ve mahremiyetinden ibaret olmayıp, aynı zamanda herkesin bilmediği ve bilmemesi gereken, kişinin ancak kendi isteğiyle başkalarıyla paylaşabileceği tüm özel yaşam olayları ve kişisel bilgileri kapsar. Bu nedenle, kamuya açık bir alanda bulunmak, oradaki tüm görüntülerin izlenmesine, seslerin dinlenmesine, kaydedilmesine ya da izinsiz şekilde elde edilmesine otomatik olarak rıza gösterildiği anlamına gelmez.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.11.2011 Tarihli E.2011/5707 K.2011/4121 No’lu Kararı:
Yargıtay’a göre, failin mağdurun evinin arka kısmına yakın mesafedeki bir zeytin ağacına çıkarak, mağdurun mutfak ve yatak odasını görecek şekilde evi gözetlemesi eyleminde, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır; bu nedenle verilen kararın bozulması gerekir.
2. Kişilerin Özel Hayatını İlgilendiren Unsurların Çekim Vasıtasıyla (Fotoğraf, Video) ya da Ses Kaydıyla İfşa:
Suçun konusu özel hayata ilişkin görüntü ve ses kayıtlarıdır. Öte yandan suçun eylem unsuru ise görüntü veya seslerin ifşa edilmiş olmasıdır. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesler kaydedilmiş ise yukarıda 1.maddede açıklanan suç, kaydedildikten sonra ifşalanmışsa da bu maddedeki suç oluşur.
İfşalanan görüntülerin başkaları tarafından çekilmiş olması, bu suçun oluşması bakımından engel teşkil etmez. Örneğin; bir kişinin, görüntüyü aldığı telefonun başka bir kişinin elinde olduğu varsayımında o kişi, görüntüleri ifşalarsa bu suç oluşur. Eğer bir kişi hem görüntüyü kaydetmiş hem de aynı görüntüyü ifşa etmişse iki ayrı suç oluşur.
Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü ya da ses kaydının savcılık ya da mahkemelere delil olarak sunulması durumunda ise bu suçun oluşması söz konusu değildir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, bu durum hukuka uygun bir biçimde yapılmalıdır. Hukuka aykırı şekilde elde edilen görüntü veya ses kaydı, suç teşkil eder. Ayrıca, mahkemeye sunulan bu tür kayıtların yetkisiz kişilerce alınarak ifşa edilmesi de TCK m.134 kapsamında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu kapsamında değerlendirilir.
Bazı Örnek Yargıtay İçtihatları
- Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 11.09.2012 Tarihli, E.2012/17703, K. 2012/18222. No’lu Kararı:
Sanık, mağdurenin rızasıyla kaydedilen özel görüntüleri, onun rızası dışında çeşitli kurumlara göndererek özel hayatın gizliliğini ihlal etmiştir. Bu fiil, TCK m.134/2 kapsamında suç sayılmıştır. Sanığın, görüntüleri yaymakla tehdit ederek mağdureyi bulunduğu ilden ayrılmaya zorlaması, şantaj değil tehdit suçunu oluşturur. Bu nedenle Yargıtay, şantajdan verilen mahkumiyet kararını ve verilerin hukuka aykırı verilmesinden verilen beraati bozmuştur.
- Yargıtay 12.Ceza Dairesi’nin 17.06.2013 Tarihli E.2013/7154, K.2013/16476 No’lu Kararı:
Sanık, mağdurun özel nitelikli görüntülerini onun bilgisi dışında sosyal medyada paylaşmakla suçlanmıştır. Mahkeme, sanığın beraatine karar vermiş ancak gerekli teknik incelemeler yapılmadan hüküm kurulması Yargıtay tarafından eksik araştırma olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca kısa ve gerekçeli kararda uygulanması gereken kanun maddesine yer verilmemesi de usule aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle, Yargıtay sanığın beraatine dair hükmü bozmuştur.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Nitelikli Halleri
Hemen her suçta olduğu gibi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda da suçun nitelikli halleri bulunmaktadır. Bu haller, açıklamaları ve ceza miktarları ise aşağıdaki gibidir:
- Türk Ceza Kanunu’nun 134. Maddesinde Yer Alan Nitelikli Haller:
Bu suç bakımından iki nitelikli hal mevcuttur. Bu iki hal yukarıda açıklanmıştır. Eğer bu suç görüntü ya da sesin kaydedilmesi ile ihlal edilirse verilecek ceza bir kat artırılır. Bu kayıtların hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi halinde ise faile iki ila beş yıl arasında hapis cezası verilir. Yukarıda da açıklandığı üzere, bu iki suçun da aynı anda oluşması mümkündür. Örneğin; bir kişi misafirlik esnasında evin yatak odasını rıza dışında kaydedip, bu kaydı ifşalarsa iki farklı suç oluşacaktır.
- Türk Ceza Kanunu’nun 137. Maddesinde Yer Alan Nitelikli Haller:
Kanun koyucu, yukarıdaki haller dışında bir başka maddede aynı suça dair nitelikli haller düzenlemiştir. Bu nitelikli hallerin ayrı bir maddede düzenlenmesinin sebebi, TCK 133, 135 ve 136.maddeleri de kapsıyor olmasıdır. Yani kanun koyucu, bu nitelikli hallerin diğer üç suçta da var olmasını istediği için böyle bir yöntem geliştirmiştir.
TCK 137’ye göre fail, kamu görevlisi ise ve görevinden kaynaklı olarak yetkisini kötüye kullanıyor ise faile verilecek ceza yarı oranda artırılır. Örneğin; bir polis memuru, herhangi bir arama kararı ya da arama emri olmaksızın, bir kişinin yatak odasını ararsa bu suç oluşur. Aynı maddenin b bendine göre de belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenen suçta da faile verilecek ceza yarı oranda artırılır.
Bu hükümden tam olarak ne anlaşılması gerektiği doktrinde tartışmalıdır. Konudan fazla sapmamak adına bu konu hakkında yalnızca gerektiği kadar bilgi verilecektir. Kısacası doktrindeki görüşe göre bu hükümden Türk Ceza Kanunu’nun 257.maddesinde düzenlenen ‘’Görevi Kötüye Kullanma Suçundaki düzenleme’’ anlaşılmalıdır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Eşe Karşı İşlenmesi
Evli çiftlerin her ne kadar özel hayatları iç içe geçmişse de bu durum, suçun eşe karşı işlenemeyeceği anlamına gelmez. Özel hayatın gizliliği, Anayasal bir güvence altındadır. Bir kişinin eşine açmadığı özel hayatı olabilir. Dolayısıyla bu suç, eşe karşı işlenmişse suçu işleyen kişi bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
Türk Ceza Kanunu, bazı suçların eşe karşı işlenmesini, cezayı artıran nitelikli bir hal olarak düzenlemiştir (örneğin; Kasten Öldürme, Kasten Yaralama suçları). Ancak Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunda buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla failin bu suçu eşine karşı işlemesi, cezasının artması için başlı başına yeterli olmayacaktır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Özel Görünüş Şekilleri
Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suçunun özel görünüş şekilleri aşağıdaki gibidir:
- Teşebbüs:
İhlalin gerçekleştiği an suç tamamlandığı için Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu neticesi harekete bitişik suç olarak tanımlanır. Neticesi harekete bitişik suçlarda teşebbüsün mümkün olmadığı kabul edilebilir. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda icra hareketinin bölünmesi halinde teşebbüsün varlığı düşünülebilir.
- İştirak:
Bu suçta her türlü iştirak mümkündür. Suç, bir başkası ile birlikte işlenebilir.
- Suçların Çokluğu (İçtimaı):
Bu suç eğer aynı mağdura karşı işlenirse zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.
Özel hayatın gizliliği görüntü veya ses kaydı ile ihlal edilmişse bu bir ağırlaştırıcı sebeptir. Failin cezasında artışa gidilir.
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek fiilinde ise iki ayrı suçun varlığı kabul edilmelidir. Çünkü bu görüntülerin veya seslerin kaydedilmesi ve ifşa edilmesi iki farklı eylemdir. Ancak kaydeden ile ifşa edenin farklı kişiler olması halinde iki ayrı suçun varlığından bahsedilmez.
Özel hayata ilişkin ses ya da görüntünün ifşası, başka suçlarla beraber gerçekleşirse (örneğin: hakaret) fikri içtima hükümleri uygulanır. Örneğin; izinsiz bir şekilde birinin yatak odasını çektikten sonra o görüntüyü ifşa eden fail, kayıt esnasında mağdura hakaret ediyorsa, fikri içtima söz konusu olur. Fikri içtima söz konusu olduğunda, olaya konu olan iki farklı suçtan hangisinin cezası ağır ise o suçtan faile ceza verilir. Verdiğimiz örnekte Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunun yaptırımının daha fazla olması sebebiyle faile bu suçtan ceza verilecektir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Uzlaştırma
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesine göre bu suç uzlaştırmaya tabidir. Uzlaştırmada, olaydan etkilenen mağdur ile suçun faili arasında uzlaştırma amaçlanır ve uzlaşmaları halinde yargılamaya devam edilmez. Ancak, taraflar uzlaşmak zorunda değildir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda uzlaştırma mümkündür. Taraflar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesindeki şartlar doğrultusunda uzlaştırma yoluna gidebilirler. Uzlaştırma aşaması gizli yürütülür. Uzlaştırma görüşmelerine; şüpheli, mağdur, eğer suçtan zarar gören varsa suçtan zarar gören kişi ve tarafların avukatları katılabilir. Bu sayılan kişilerin uzlaştırmaya katılmaması halinde uzlaşma kabul edilmemiş sayılır (CMK 253/13)
Ceza Hukukunda Uzlaştırma konusunda kapsamı bilgi edinmek için içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu’nun 73.maddesine göre olaydan etkilenen mağdur, 6 ay içinde yetkili mercilere suç duyurusunda bulunmalıdır. Zamanaşımı süresi olaydan etkilenen mağdurun, failinin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren hesaplanır (TCK 73/2)
Suçun dava zamanaşımı ise Türk Ceza Kanunu’nun 66.maddesine göre 8 yıldır. Yani dava açılmışsa 8 yıl içerisinde sonlandırılmalıdır. Aksi halde suçun faili cezalandırılamaz. Bu zamanaşımı suçun işlendiği günden itibaren hesaplanır (TCK 66/6)
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Görevli Mahkeme
Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’unda (Kuruluş Kanunu) ceza mahkemelerinin görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Bu kanuna göre Özel Hayatın Gizliliğinin ihlali suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Cezanın Ertelenmesi, Adli Para Cezasına Çevrilmesi ya da HAGB Uygulanması
- Cezanın Ertelenmesi:
Hapis cezasının ertelenme şartları, Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Türk Ceza Kanunu’nun 51.maddesinde sıralanan şartların varlığı halinde failin cezası ertelenebilir. Kısaca faile verilen ceza iki yıldan azsa ve failin daha önceden bir sabıkası yoksa (bu iki şart yeterli değildir.
Şartların tamamı için 51.maddeye bakılmasında fayda vardır) failin cezası ertelenebilir. Eğer bu suçu işleyen faile iki yılın altında bir ceza verilmişse, kanundaki diğer şartların da oluştuğu varsayımında failin cezası ertelenebilir. Burada mahkemeye bir takdir yetkisi tanınmıştır. Bu şartların varlığı halinde bile cezası ertelenmeyebilir. Kanun koyucu burada emredici bir düzenlemede bulunmamıştır.
- Cezanın Adli Para Cezasına Çevrilmesi:
Faile verilen cezanın bir yıl veya daha az olması (kısa süreli hapis cezası) durumunda ve TCK’nin 52.maddesindeki şartlarının oluştuğu varsayımında faile verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Cezanın ertelenmesinde olduğu gibi adli para cezasına çevrilmesinde de takdir mahkemenindir. TCK 50’deki şartların var olduğu durumda ceza adli para cezasına dönüştürülebilir.
Adli Para Cezası konusunda da bilgi almak isterseniz, ilgili yazımıza göz atabilirsiniz.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Uygulanması:
İki yıl veya daha kısa süreli hapis cezalarında mahkeme HAGB kararı verebilir. Bunun için;
- Sanığın daha önceden kasten bir suç işlememiş olması
- Mahkemece, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik kanaat getirmesi ve
- Ortada bir zarar varsa sanığın bu zararları tazmin etmesi şartları aranmaktadır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması konusu hakkında da detaylı bilgi almak için ilgili bağlantımızı ziyaret edebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası Nedir?
Herhangi bir kişinin özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi, bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır. Eğer bu suç, görüntü ya da seslerin kaydedilmesi ile işlenirse faile verilecek ceza bir kat artırılır. Herhangi bir kişinin şahsi hayatına binaen görüntü ya da sesleri ifşa eden kişi iki ila beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.
Türk Ceza Kanunu’nun 137.maddesine göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kamu görevlisi tarafından (örneğin; polis, asker vs.) görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanacak şekilde veya belirli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılacak şekilde işlenmesi halinde ise failin cezası yarı oranda artırılır
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Dava Açılması Şikayete Bağlı Mıdır?
Türk Ceza Kanunu’nun 139.maddesine göre bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Ceza Ertelenebilir Mi?
Eğer bu suçu işleyen faile iki yılın altında bir ceza verilmişse, kanundaki diğer şartların da oluştuğu varsayımında failin cezası ertelenebilir. Burada mahkemeye bir takdir yetkisi tanınmıştır. Bu şartların varlığı halinde bile cezası ertelenmeyebilir. Kanun koyucu burada emredici bir düzenlemede bulunmamıştır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
Faile verilen cezanın bir yıl veya daha az olması (kısa süreli hapis cezası) durumunda ve TCK’nin 52.maddesindeki şartlarının oluştuğu varsayımında faile verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Cezanın ertelenmesinde olduğu gibi adli para cezasına çevrilmesinde de takdir mahkemenindir. TCK 50’deki şartların var olduğu durumda ceza adli para cezasına dönüştürülebilir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda HAGB Uygulanabilir Mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre HAGB uygulanabilmesi için;
- Sanığın daha önceden kasten bir suç işlememiş olması
- Mahkemece, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine yönelik kanaat getirmesi
- Ortada bir zarar varsa sanığın bu zararları tazmin etmesi ve kanun maddesindeki diğer şartlar aranır.
Birisini Gizlice Çekmek Ya Da Sesini Kaydetmek Suç Mudur?
Çekim yapılan ya da sesi kaydedilen kişinin rızası yoksa ve bu kayıt özel hayatı doğrudan ele alıyorsa TCK 134’te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşur.
Birisini Gizlice Kayda Aldıktan Sonra Bunu Paylaşmak Suç Mudur?
Kayda alınmış olan ilgilinin rızası herhangi bir yoksa yapılan bu paylaşım Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunu oluşturur.
Rızayla Kaydedilen Görüntüler Daha Sonra İzinsiz Paylaşılırsa Suç Oluşur Mu?
Evet. Kişinin rızasıyla kaydedilen görüntü veya seslerin, daha sonra onun izni olmadan paylaşılması, ifşa edilmesi ya da yayılması TCK m.134/2 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu sayılır.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçuna Bakan Mahkeme Hangisidir?
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.
Gazetecilerin Ünlülerin Hayatını Çekip Basına Vermesi Suç Mudur?
Fiilin gazetecilik faaliyeti çerçevesinde değerlendirilmesi için aşağıdaki unsurların varlığı aranmalıdır:
- Haber gerçek ve güncel olmalıdır,
- Haberin basına verilmesinde kamu yararı bulunmalıdır,
- Haberle olay arasında fikri bir bağ mevcut olmalıdır.
Bu koşulların varlığı halinde özel hayata ilişkin fiiller de hukuka uygun olabilir. Ancak halk arasında “paparazzi” de denen magazin gazetecilerinin, ünlülerin özel hayatına dair çekimler yapıp bunları basına servis etmeleri, doktrindeki bazı yazarlarca hukuka aykırıdır. Çünkü burada herhangi bir kamu yararı söz konusu değildir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Uzlaşmaya Tabi Mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesine göre bu suç, uzlaşma hükümlerine tabidir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Zamanaşımı Süreleri Ne Kadardır?
Olaydan etkilenen mağdur, 6 ay içinde yetkili mercilere suç duyurusunda bulunmalıdır. Zamanaşımı süresi olaydan etkilenen mağdurun, failinin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren hesaplanır (TCK 73/2)
Suçun dava zamanaşımı ise 8 yıldır. Yani dava açılmışsa 8 yıl içerisinde sonlandırılmalıdır. Aksi halde suçun faili cezalandırılamaz. Bu zamanaşımı suçun işlendiği günden itibaren hesaplanır (TCK 66/6)
Eşler Birbirine Karşı Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunu İşleyebilir Mi?
Evet işleyebilir. Çünkü özel hayatın gizliliği, Anayasal güvence altındadır. Bir kişinin eşine açmadığı özel hayatı da olabilir. Dolayısıyla bu suç, eşe karşı işlenmişse suçu işleyen kişi bir ila üç yıl arası hapisle cezalandırılır.
Sonuç
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili olarak yaşadığınız hukuki problemlerde Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
MEHMET KIŞLIK















