Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, artan nüfus ve sosyal-ekonomik kaygılar çerçevesinde son dönemde artış gösteren suçlardan bir tanesi halini almıştır. Kasten ve taksirle işlenen suçtan farklı olan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar, Türk Ceza Kanunu’nda farklı şekilde ele alınmıştır. Türk Ceza Hukuku bu kapsamda yalnızca fiil olarak yaralamayı değil, fiilin doğurduğu sonucu da dikkate almaktadır. Biz de içeriğimizde neticesi sebebi ile ağırlaşmış yaralama suçu hakkında tüm detaylardan bahsedeceğiz ve TCK 87 ile ilgili düzenlemeleri paylaşacağız.
İçindekiler
- 1 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Nedir?
- 2 Kasten Yaralama Suçu (TCK 86)
- 3 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Cezası
- 4 TCK Madde 87 Kapsamında Cezanın Arttırılmasını Gerektiren Haller
- 4.1 Fiziksel Müdahale ile Mağdurun Duyularından veya Organlarından Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflamasına Sebep Olması / İşlevin Kaybı
- 4.2 Konuşmada Sürekli Zorluğa Sebebiyet Verme ve Konuşma Yeteneğinin Kaybolması
- 4.3 Yüzde Sabit İz Kalması ile Yüzün Sürekli Değişikliği
- 4.4 Mağdurun Yaşamını Tehlikeye Sokma ve Kasten Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelmesi Noktasında Hukuki Nitelendirme
- 4.5 Yaralamanın Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğunun Vaktinden Önce Doğmasına Sebep Olma, Çocuk Yapma Yeteneğinin Kaybolması ve Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğun Düşmesi
- 4.6 Vücutta Kemik Kırılmasına veya Çıkmasına Neden Olma
- 4.7 İyileşme Olanağı Bulunmayan Bir Hastalığa veya Bitkisel Hayata Sokma
- 5 Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
- 6 Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Görevli Mahkeme
- 7 Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
- 8 Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçu Yargıtay Kararları
- 9 Sıkça Sorulan Sorular
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Nedir?
Kimi durumda failin kastı yalnızca yaralamaya yönelik olsa dahi, fiilin sonucu bazı durumlarda mağdur açısından kalıcı ve ağır zararlar doğurabilmektedir. Bu durum hukuken, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak tanımlanmaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde yer alan düzenlemenin temel mantığına bakıldığında, kişinin yalnızca ne yapmak istediğinden değil, hayata geçirdiği eylemin mağdur açısından sebep olduğu ağır sonuçlardan da sorumlu olduğu görülecektir. Konuyu bir de kasten yaralama olarak ele almak gerekir.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimizi ziyaret edebilirsiniz.
Kasten Yaralama Suçu (TCK 86)
Kasten yaralama suçunu düzenleyen TCK 86. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kasten başkasının vücuduna acı veren yahut sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebebiyet veren kişi cezalandırılmaktadır.
Bu suç kapsamında korunan hukuki yarar beden dokunulmazlığı olmakla, bu durum hem beden bütünlüğü hem de beden sağlığını kapsamaktadır. İlgili vücut dokunulmazlığı, fiziksel ve ruhsal yönleri de kapsamaktadır.
TCK, bu suçun cezasının arttırılmasını gerektiren nitelikli halleri 86/3 ve 87. Maddeleriyle saymak suretiyle göstermektedir. Bununla birlikte TCK 86/2 kapsamında ise cezanın azaltılmasını gerektiren hal düzenlenmiştir. TCK 86/3’te sayılmış olan nitelikli hallerden sorumluluk, ancak kastın varlığı ile mümkün olabilmektedir. TCK 87’de ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç söz konusudur.
TCK 86/2 kapsamında, kasten yaralama fiilinin mağdur üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale gerektirecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis yahut para cezasına hükmolunmakta olup, ilgili suçun kadına karşı işlenmesi halinde ise ceza alt sınırının dokuz aydan az olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda kasten yaralama suçunda cezanın azaltılması gereken hal, fiziksel müdahale sonucu yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması şeklinde düzenlenmiş olmakla, şikayete bağlı bir suç olduğu da açıkça belirtilmektedir.
TCK 86/3, kasten yaralama suçunun nitelikli hali düzenlenmiş olmakla, fıkra kapsamında sayılan bu nitelikli haller: üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, silahla işlenmesi şeklinde sayılmış olmakla, bu halde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında arttırılmaktadır. Yine aynı maddede sayılmış olan, ilgili suçun canavarca hisle işlenmesi kapsamında ise verilecek ceza bir kat arttırılmaktadır.
Kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri Türk Ceza Kanunu md 87 kapsamında, “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama” başlıklı 87 maddesinde yer almaktadır.
Kasten Yaralama Suçu hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Cezası
TCK 87/1 kapsamında failin uyguladığı fiziksel müdahale sonucunda mağdurda duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmasında sürekli zorluk, yüzünde sabit iz, yaşamını tehlikeye sokan bir durum, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğması gibi neticelerin meydana gelmesi durumunda TCK md 86 (Kasten Yaralama) uyarınca belirlenen ceza, bir kat arttırılmaktadır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren ve kasten yaralamanın nitelikli hallerinin sayıldığı durumlarda altı yıldan az olamaz.
TCK md 87/2 kapsamında ise, kasten yaralama eylemi neticesinde mağdurda; iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması, yüzünün sürekli değişikliği, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesi gibi sonuçlar doğurmuş ise, TCK 86 (Kasten Yaralama) uyarınca verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren nitelikli hallerde dokuz yıldan az olamaz.
TCK md 87/3 ile kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına yahut çıkığına neden olduğu durumlarda, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar arttırılacağı düzenlenmiştir.
TCK md 87/4 ile ise kasten yaralama sonucu ölümün meydana geldiği durumlarda, TCK md. 86/1’e giren hallerde birinci on yıldan on dört yıla kadar, TCK 86/3. Maddesine giren hallerde ise on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. TCK madde 87’nin gerekçesi incelendiğinde, şu şekilde bir açıklama yapılabilir:
Kişinin ilgili suç teşkil eden fiili işlemesi noktasında, kastedilen neticeden daha ağır ve başka bir neticenin gerçekleşmesi ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç söz konusu olmaktadır. Failin, basit yaralama kastı ile hareket ettiği noktada, mağdurun hayatı için telafisi zor yahut geri dönülemez neticelerin meydana gelmesi ve sair durumlarda; yaralama fiili gerçekleştirilirken, genellikle bu eylemin sonucunda ağır bir neticenin gerçekleşebileceği ihtimalinin, fiziksel müdahalede bulunan fail tarafından düşünülebilir olduğu kabul edilmektedir. Suç kapsamında meydana gelen ağır neticelerin cezalandırılması, fiilin icrai yahut ihmali gerçekleşmiş olması hususunda bir fark gözetmemektedir.
Uygulamada fiziksel müdahale sonucu meydana gelmiş hasarın niteliği ve tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor olması gerekmektedir.
TCK Madde 87 Kapsamında Cezanın Arttırılmasını Gerektiren Haller
Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesi kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda cezayı arttıran haller aşağıdaki gibidir:
-
Fiziksel Müdahale ile Mağdurun Duyularından veya Organlarından Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflamasına Sebep Olması / İşlevin Kaybı
TCK md 87/1-a kapsamında, fıkra gerekçesi incelendiğinde, bu durumun gerçekleşmiş olması ve fıkranın uygulanabilmesi için, failin fiziki müdahalesi sonucu duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması gerekmektedir. Bu kapsamda, işlevin sürekli zayıflaması hususu, ilgili vücut bölümlerinin fonksiyonlarını yerine getirmek noktasında güçlüğü ile azalmayı ifade etmektedir. Bu durumun tespiti için, mağdurun kasten yaralanma öncesi ve sonrası halinin kıyaslanması gerekecektir. Failin, kasten yaralama eylemi sonucunda merkezi sinir sistemi işlevleri kapsamında meydana gelebilecek kalıcı zayıflıklar da bu fıkra kapsamındadır.
Fıkranın gerekçesinden de görüleceği üzere, bu fıkra kapsamında ceza verilebilmesi için aranan kriter sürekli zayıflamadır. Bundan kasıt, öngörülebilir bir zaman içerisinde zayıflamanın giderilememiş olması noktasında bu fıkranın uygulanacağından da bahisle, kaybın, organ işlevinde meydana getirdiği değişiklik ve etkidir.
Eğer, failin fiziksel müdahalesi sonucu mağdurda organ yahut duyu kaybı var ise, bu kapsamda uygulanması gereken fıkra TCK 87/2-b olacaktır. İlgili fıkra kapsamında, “Duyulardan veya Organlarından Birinin İşlevini Yitirmesi” düzenlenmiş olmakla, ceza iki kat arttırılmaktadır.
Duyulardan veya organlardan birinin işlevini yitirmesi noktasında, çift olarak bulunan organlardan yalnızca birinin işlevini tamamen yitirdiğinin ve diğer organın işlevini yerine getirebildiğinin görüldüğü hallerde ise, bu durumda organın işlevinin zayıfladığı mı yahut işlevin yitirildiğinin mi takdir olunacağı, doktrinde işlevin yitirilmesi halinin söz konusu olacağı şeklinde açıklanmaktadır.
Yitirilen işlev kapsamında, protez sair araçlarla organın ikame edilebilmesi noktasında dahi durum değişmeyecektir. Bu durum, yine TCK md 87/2-b fıkrası kapsamında değerlendirilecektir.
-
Konuşmada Sürekli Zorluğa Sebebiyet Verme ve Konuşma Yeteneğinin Kaybolması
TCK madde 87/1-b kapsamında, Fıkra gerekçesine bakıldığında, hükmün uygulanabilmesi noktasında, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması ile mağdurda kekemelik, konuşmanın anlaşılmaz hale gelmesi, akıcı konuşamamak, telaffuz bozuklukları ve harfleri söyleyememe sair durumların da hüküm kapsamında değerlendirilmesi dikkate alındığında, önemli hususun konuşmada sürekli bir zorluğun çıkması olduğu görülmektedir.
TCK md 87/2-c fıkrası ile düzenlenen husus ise, mağdurun vücudunda failin fiziksel müdahalesi sonucunda meydana gelmiş fiziksel durumlar neticesinde, mağdurun hiç ses çıkaramaması yahut çıkarabildiği seslerin de anlaşılabilir sesler olmaması ve neticeten mağdurun konuşma yetisini kaybetmesidir.
Failin kasten yaralama eylemi sonucunda, mağdur konuşma yeteneğini kaybetmiş ise, TCK md. 86 kapsamında verilecek ceza, öncelikle TCK madde 86’da sayılan nitelikli haller kapsamında değerlendirilerek, akabinde madde 87 kapsamında iki kat arttırılacaktır.
-
Yüzde Sabit İz Kalması ile Yüzün Sürekli Değişikliği
TCK md 87/1-c maddesine, yani yüzde sabit iz kalmasından ötürü neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçu kapsamında, ilgili fıkranın neticesinde yüz, kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade etmektedir. Sabit iz ise, yüzde meydanda gelen daimi, sürekli izi ifade etmektedir. Bu kapsamda önemli olan husus, mağduru önceden tanıyan kimselerin kendisini tanıması hususunda herhangi bir duraklamaya sebep olmayan izin yüzde sabit iz olarak değerlendiriliyor olmasıdır. Bu durumda ceza bir kat arttırılır.
Oysaki, TCK md 87/2-d bendi uyarınca, failin kasten yaralama eylemi öncesinde tanıyan kişilerin, ilgili eylem sonucunda mağduru tanımasında duraklama yaratacak durumlara sebep olunan durumlarda yüzün sürekli değişikliğinden bahsedilmektedir. Bu kapsamda kasten yaralama, TCK md 87/2-d bendi uyarınca değerlendirilecek ve TCK md. 86 uyarınca verilecek ceza iki kat arttırılacaktır.
-
Mağdurun Yaşamını Tehlikeye Sokma ve Kasten Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelmesi Noktasında Hukuki Nitelendirme
TCK md 87/1-d uyarınca mağdurun yaşamını tehlikeye sokma suretiyle ağırlaşmış kasten yaralama eylemi noktasında hukuki gerekçe incelendiğinde, kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediği noktasında tıbbi bir değerlendirmenin gerekli kılındığı açıkça yazılmıştır.
Bu kapsamda, hayati tehlikeden kasıt, kısa süreli olsa dahi, meydana gelen neticenin kayda değer bir ölüm neticesi ihtimali olduğu görülecektir. İnsanın hayatını devam ettirebilmesine yönelik çalışmakta olan temel organik işlevlerden en az birinin ciddi şekilde hasar alarak, ağır bir hastalık durumuna girilmesi yahut vücudun varlığını sürdürebilmesi noktasında hayati dengeden uzaklaşması gibi durumlar, TCK md 87/1-d kapsamında değerlendirilmektedir.
Ceza tayini bakımından, yine öncelikle TCK md 86 kapsamında suçun temel şeklinin cezası belirlenecek olup, akabinde md 87 kapsamında artırım yapılacaktır.
TCK md 87/4’ün uygulanabilmesi bakımından ise failin öldürme kastı ile hareket etmiyor olması gerekmektedir. Failin kastı bu suç bakımından oldukça önem arz etmektedir; Zira, fail öldürme kastı ile hareket ediyor ise ve yine eyleminin sonucunda hayati bir tehlikenin ortaya çıkması durumunda failin işlediği suç öldürmeye teşebbüs; failin yaralama kastı ile hareket etmesi durumunda netice mağdurun ölümünün meydana gelmesi noktasında ise kasten yaralama sonucu ölümün meydana gelmesini düzenleyen TCK 87/4 uygulanacaktır.
Bu kapsamda, yaralama filli ile gerçekleşen ölüm neticesi arasında illiyet bağı bulunmalı, ölüm neticesi objektif olarak faile isnat edilebilir durumda olmalıdır.
-
Yaralamanın Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğunun Vaktinden Önce Doğmasına Sebep Olma, Çocuk Yapma Yeteneğinin Kaybolması ve Gebe Bir Kadına Karşı İşlenip de Çocuğun Düşmesi
Sayılan durumlarda hukuki kategorizasyonun yapılması oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda, çocuğun vaktinden önce doğmasına sebebiyet veren bir kasten yaralamadan bahsedebilmesi kapsamında TCK md 87/1-e’nin uygulanabilmesi için çocuğun canlı doğması gerekmekte ve fakat çocuğun ne kadar yaşadığı herhangi bir önem arz etmemektedir. İlgili fıkra kapsamında TCK md 86’ya göre tayin edilecek ceza, bir kat arttırılır.
Çocuğun ölü doğması halinde ise, çocuk düşürme söz konusu olmakla, artık hukuki değerlendirme TCK md 87/2-e kapsamında yapılacaktır. Bu durumda ise ceza iki kat arttırılır.
Mağdurun, çocuk yapma yeteneğine haiz olup, failin fiziksel müdahalesi sonucunda kasten yaralanması kapsamında bu yetenekten yoksun kalması ise TCK md 87/2-c fıkrası uyarınca değerlendirilmekte olup, cezanın iki kat arttırıldığı nitelikli haller arasında sayılmıştır.
-
Vücutta Kemik Kırılmasına veya Çıkmasına Neden Olma
TCK md 87/3 uyarınca, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK md 86 uyarınca tayin edilecek ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar arttırılmaktadır.
-
İyileşme Olanağı Bulunmayan Bir Hastalığa veya Bitkisel Hayata Sokma
Failin, kasten yaralaması sonucu meydana gelen hastalığın, iyileşme olasılığı bulunmayan hastalık olması ve bu suretle de mağdurun hayatında geri dönülemez bir durum yaratması ile mağdurun yaşadığı müddetçe devam edecek olan hastalıklar bu fıkra kapsamında değerlendirilmektedir.
Bitkisel hayata sokma kapsamında ise vücut; dolaşım, solunum ve sair otomatik işlevleri yerine getirebilmektedir. Bitkisel hayata giren bir kimsenin, daha sonra iyileşebilmesi ise mümkündür.
İlgili fıkra kapsamında, kasten yaralama neticesinde mağdur iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa sahip olmuş yahut bitkisel hayata gitmiş ise, yine TCK md 86 kapsamında tayin edilecek ceza iki kat arttırılacaktır.

Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
Neticesi sebebiyle kasten yaralama suçunda zamanaşımı süresinin tayini, suç için öngörülen üst sınıra göre yapılmaktadır. Dolayısıyla zamanaşımı hesabı, yalnızca TCK 86 maddesi uyarınca temel yaralama suçu esas alınarak değil, TCK md 87’de düzenlenmiş olan, meydana gelen ağır neticeye bağlı ceza aralığı esas alınarak yapılmaktadır.
TCK md 66 uyarınca; üst sınırı 5 yıldan fazla, 20 yıldan az olan hapis cezaları kapsamında zamanaşımı 15 yıl; üst sınırı 20 yıl ve üzeri olan hapis cezaları kapsamında ise 20 yıl olarak uygulanmaktadır. Bu husus, beraberinde zamanaşımı hesabı yapılması kapsamında TCK 87’nin farklı fıkraları uyarınca farklı hesaplamalar yapmayı gerektirmektedir.
TCK md 87/1 ve 87/2 uyarınca sıralanmış ve TCK md. 86 uyarınca verilecek cezanın bir kat yahut iki kat arttırılacağı hallerde, çoğu durum için zamanaşımı süresi 15 yıl,
TCK 87/4 uyarınca failin yaralama fiilinin ölümle sonuçlandığı durumda ise öngörülen ceza aralıklarının yüksek olması sebebi ile, dava zamanaşımı süresi 20 yıldır.
Görülmektedir ki, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kapsamında zamanaşımı, failin fiilinin TCK md 87 uyarınca hangi fıkra kapsamında olduğunun tespiti, olayda bulunan başkaca nitelikli haller, verilebilecek cezanın üst sınırı gibi unsurların bir arada dikkatlice değerlendirilmesi ile yapılabilecek olup, her olayda, ilgili değişken nitelikler kapsamında, farklılık gösterecektir.
Hükmolunan hapis cezalarının infazı kapsamında ise ceza zamanaşımı süreleri devreye girmekte olup, TCK md 68 kapsamında bu süreler düzenlenmiştir. Bu kapsamda zamanaşımı süresi, 5 yıldan fazla olan hapis cezalarında 20 yıl, 5 yıla kadar olan hapis cezalarında ise 10 yıl olarak belirlenmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kapsamında Mahkemece hükmolunacak hapis cezası genellikle 5 yıldan fazla olduğundan, ceza zamanaşımı kapsamında 20 yıllık süre geçerli olmaktadır.
Dava zamanaşımı süresi, suç teşkil eden ilgili fiilin işlendiği tarihten, ceza zamanaşımı ise Mahkemece hükmolunan mahkumiyetin kesinleşmesini takiben yahut infazın bir sebepten kesintiye uğradığı surette, o günden itibaren başlamaktadır.
Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Görevli Mahkeme
Kasten yaralama suçlarında görevli mahkeme esasen Asliye Ceza Mahkemeleri olmakla, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış durumlarından olan ölüm neticesinin gerçekleşmesi (TCK 87/4) kapsamında görevli mahkeme ise Ağır Ceza Mahkemeleridir.
Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmolunan hapis cezasının 2 yıl yahut daha az süreli olması kapsamında, sanığın önceden kasıtlı bir suç sebebi ile mahkum olmaması ve sair şartların durumu karşıladığı takdirde Mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilmektedir.
Bu kapsamda, sanık 5 yıl denetime tabi tutulmakta ve süreçte kasıtlı yeni bir suç işlememesi şartı ile ceza kararı tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacaktır.
Neticesi Sebebiyle Kasten Yaralama Suçu Yargıtay Kararları
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 2019/2588 E. 2019/10162 K.
Adli Tıp Kurumundan Rapor Alınmasının Gerekliliği: TCK md 87’de sıralanmış olan ağır neticelerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti uzman gerektiren bir husus olduğundan bahisle, ilgili kararda Adli Tıp Kurumundan kati nitelikte bir karar alınmadan karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2008/8627 E. 2010/1795 K.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilemeyecek Yaralanma ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs: İlgili karar kapsamında, basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralanan mağdurun hayatın tehlikeye girmesi ile vücudun hayati fonksiyonlarına yüksek derecede zarar verecek kırıkların oluşması noktasında faile verilecek cezanın, kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerine göre verilmesi gerektiği ifade edilmiş olup; Karara konu olayda, aydınlık bir ortamda, mağdurun hayati bölgelerinin hedef alınması ile yapılan üç adet atışın, failin öldürme kastına yönelik açık birer kanıt olduğu ifade edilmektedir.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi , K. 2021/3061
Darbenin Sayısı ve Şiddeti Bakımından Kastın Belirlenmesi: Darbe sayısının tek olduğu ve kişiler arasında geçmişten gelen bir husumetin olmadığı somut olay kapsamında verilmiş olan öldürme cezası, darbenin sayısı ve şiddeti bakımından kastın belirlenmesi çerçevesinde incelenmiş ve TCK 87/4 kapsamında olduğu ifade edilmiştir.
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, K. 2017/16301
Hayati fonksiyonlara etkisi ağır (4) derece kemik kırığına neden olacak şekilde toplam 5 bıçak darbesi ile yaralamanın gerçekleştiği somut olay kapsamında; Kullanılan araç, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı, yaraların vücuttaki konumları ve nitelikleri dikkate alınmış olup, failin kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaati sebebi ile kasten yaralama suçundan hüküm kurulması bozma sebebi olmakla, somut olayın nitelikleri kapsamında, darbe sayısı ve şiddeti bakımından, Yargıtay içtihatlarından görülmekte olduğu üzere, manevi unsurun belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, K. 2018/359
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama Suçuna Dair Sıralı Suçlardan Bir Arada Cezaya Hükmedilmesi: Aynı eylem sonucu birden çok neticesi sebebi ile ağırlaşmış kasten yaralama suçunun, Kanundaki farklı fıkralarının somut olaya birlikte uygulanması bozma sebebi saymış olmakla, her netice için ayrı ayrı ceza tayin edilmemektedir. Bu kapsamda, en ağır cezayı gerektiren maddeye göre ceza tayini yapılmaktadır.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu-K.2010/29
Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Sebebiyet Verme (Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama): İlgili Karar kapsamında, Yargıtay uygulamada nitelendirme yaparken yaralama bölgesi, yara sayısı, olay öncesine dayalı husumet ve sair durumları değerlendirmekte olup, failin kast unsurunun niteliğine dair bu kapsamda değerlendirme yapmak sureti ile faile verilecek cezayı tayin etmektedir. Bu doğrultuda, failin kastının tespiti, somut olayın hukuki nitelendirilmesinin doğru yapılabilmesi hususunda elzem bir noktadır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu ile ilgili yaşadığınız hukuki problemlerde Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunun Yaptırımı Nedir?
Ceza, öncelikle TCK md 86 uyarınca tayin edilir ve akabinde failin fiziksel müdahalesinin mağdurun hayatında meydana getirdiği durumlar dolayısıyla neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama suçunun işlendiğinin kanaati halinde, TCK md 87 uyarınca ceza arttırılır. Değinildiği üzere, TCK md 87/1 kapsamında sayılan durumlarda ceza bir kat, TCK md 87/2 kapsamında sayılan durumlarda ceza iki kat, TCK md 87/3 kapsamında yarı oranında arttırılmakta ve TCK md 87/4 kapsamında ise hapis cezasının sınırları tayin edilmektedir.
TCK md. 86 uyarınca gerçekleşmiş ve 3. fıkrasında sayılan nitelikli haller (üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eşe karşı işlenmesi, silahla işlenmesi, canavarca hisle işlenmesi…) kapsamında olan yaralama durumlarında, yaralamanın ayrıca TCK 87/1,2 ve 3. fıkralarında yer alan, yukarıda detaylıca açıkladığımız sonuçlardan birinin de doğmasına sebep olduğu takdirde ceza, öncelikle TCK 86/3’e göre belirlenmekte, sonrasında ise TCK 87’nin ilgili fıkrasına göre arttırılmaktadır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Şikayete Bağlı Mıdır?
Hayır, ilgili suç şikayete bağlı değildir. Mağdur daha sonra şikayetten vazgeçse dahi soruşturmaya etkili olmayacaktır.
TCK 87’de Sayılı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunun Aile Üyelerinden Birine Karşı İşlenmesi Durumunda Ne Olacaktır?
TCK md 86/3 uyarınca, suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, silahla işlenmesi şeklinde sayılmış olmakla, bu halde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında arttırılmaktadır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?
Hayır, TCK md 87 kapsamında sayılan suçlar uzlaşma kapsamında olmayıp, yalnızca basit yaralama yani TCK md 86 uzlaşmaya tabidir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
Hayır, TCK md 87 kapsamında sayılan suçlar için kanun koyucu tarafından öngörülen ceza genellikle hapis cezası olmakla, adli para cezasına çevrilmemektedir.
Adli Para Cezası konusu hakkında daha kapsamlı bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Kapsamında Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanabilir Mi?
Hayır, bu hususta herhangi bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamakta olup, halihazırda mağdurun gördüğü zararın telafisi mümkün olmayacaktır. Bu kapsamda, etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
Etkin Pişmanlık ile ilgili daha fazla detaya ilgili içeriğimizden ulaşabilirsiniz.
STJ. AV. DAMLA MEMİŞOĞLU














