Kişisel veri hırsızlığı, kişisel verilerin usulsüz ele geçirilmesi ve kişisel verilerin yayılması fiilleri Türk Ceza Kanunu’nun 136. ve 137. maddelerinde düzenlenmektedir. Kişiler gün içinde gerek internet alışverişlerinde gerek hastanede, gerek gündelik fiziki alışverişlerinde ve şimdi burada sayılamasa da doldurdukları her formda, her başvuruda kişisel verilerini üçüncü kişilerle paylaşmaktadır. Günümüz dijital çağında, kişisel verilerin korunması ve mahremiyetin sağlanması giderek artan bir öneme sahiptir. İnternet üzerindeki ve dahi günlük yaşamdaki her türlü kişisel veri etkileşiminde, kişisel verilerin hukuka uygun bir şekilde işlenmesi ve korunması, bireylerin temel hakkıdır. Ancak, maalesef kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi veya başkalarına verilmesi gibi ihlaller sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Peki, kişisel veriler çalınırsa ne olur? İçeriğimizde bu konunun tüm detaylarından bahsedeceğiz.
İçindekiler
- 1 Kişisel Veri Nedir?
- 2 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme Suçu (Kişisel Veri Hırsızlığı)
- 3 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçu Teşebbüse Elverişli Mi?
- 4 Ünlü Kişilerin Kişisel Verilerinin Yayılması TCK M.136 Kapsamına Girer Mi?
- 5 Hukuka Uygun Elde Edilen Kişisel Verinin Yetkisiz Kişiye Aktarımı
- 6 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçunun Nitelikli Halleri
- 7 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Verme Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
- 8 Sonuç
- 9 Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel Veri Nedir?
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kişisel veriyi “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, kişisel verilere ilişkin suçlarla ilgili hukuki süreçlerde esas alınmalıdır. Kişisel veri nedir? sorusuna en tabiri ile bu şekilde yanıt verebiliriz.
Ceza Hukuku ve Kişisel Verilerin Korunması Hukuku kategorilerimizi de ziyaret ederek ilginizi çeken konular hakkında bilgi alabilirsiniz.
Mahrem Görüntüler Kişisel Veri Midir?
Yargıtay, kişisel veri suçlarıyla ilgili verdiği kararlarda, mahremiyet içeren görüntülerin kişisel veri kapsamına girmemesi sebebiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m. 134) çerçevesinde değerlendirme eğilimindedir. Örneğin, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 28.03.2019 tarihli ve 2014/50490 E., 2019/5541 K. sayılı kararında, kişilerin fiziksel veya cinsel mahremiyetine ilişkin görüntülerin kişisel veri suçlarının konusu olmayacağı belirtilmiştir. Kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesi için Kanunun 5. maddesinde belirtilen koşullardan en az birinin mevcut olması gereklidir. Bu kapsamda:
- İlgili kişinin açık rızasının bulunması,
- Kanunlarla açıkça öngörülmesi,
- Fiili imkânsızlık nedeniyle rızanın alınamaması veya hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin veya başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunluluk,
- Sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin sözleşmenin kurulması veya ifasıyla ilgili olması,
- Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmek için zorunluluk,
- İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması,
- Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunluluk,
- İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için işlemenin zorunluluğu, koşullarından birinin varlığı durumunda kişisel verilerin işlenmesi mümkündür.
Kişisel verilerin işlenmesi için belirlenen şartlar, kanunda sınırlıdır ve genişletilemez.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme Suçu (Kişisel Veri Hırsızlığı)
Kişisel veri kavramı ve bu verilerin nasıl işleneceği ve korunacağı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda detaylı olarak düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu‘nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır.
“(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu suçun oluşması için sayılan üç hareketten herhangi birinin gerçekleştirilmesi yeterlidir:
- Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verilerin Başkasına Verilmesi
Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin başkasına verilmesi, yazılı bir kâğıt, CD, USB veya başka bir taşınabilir bellek şeklinde fiziksel bir aktarımın yanı sıra, iletişim araçları aracılığıyla da gerçekleşebilir. Bu iletişim araçları faks, e-posta, SMS, WhatsApp, Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya platformları, ayrıca bulut bilişim sistemleri gibi dijital yollarla da veri aktarımını içerebilir.
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Yayılması
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması, genellikle kişisel bilgilerin çok sayıda insanın erişebileceği bir sosyal medya platformunda paylaşılması gibi durumlarda meydana gelir. Bu tür verilerin içeriğinin başkaları tarafından bilinmesi suçun oluşması için gerekli değildir; önemli olan, bilgilerin geniş bir kitleye açık hale getirilmesidir. Bu tür olaylara sıkça rastlanan bir örnek, sahte hesaplar aracılığıyla mağdurlara ait fotoğrafların, isim soy isimlerinin veya telefon numaralarının bu hesaplarda kullanılmasıdır.
- Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi
Kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi, genellikle kişinin izni olmadan bu verilere erişme veya bu verileri kontrol altına alma eylemiyle gerçekleşir. Bu durum, genellikle fiziksel bir hareketle gerçekleşse de elektronik yöntemlerle de gerçekleştirilebilir.
Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçu Teşebbüse Elverişli Mi?
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçu, bir eylem suçudur. Sırf hareket suçları kapsamına girer. Suçun işlenmesi için hareketin gerçekleştirilmesi yeterlidir, bir neticenin oluşması aranmaz. Bu nedenle, suç teşebbüse elverişli değildir. Ancak, icra hareketleri parçalara bölünebilir ve tamamlanamaması durumunda teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
Ünlü Kişilerin Kişisel Verilerinin Yayılması TCK M.136 Kapsamına Girer Mi?
Ünlü kişilerin, sporcuların, sanatçıların ve siyasetçilerin, sıradan bireylere kıyasla daha kısıtlı bir özel hayat gizliliği hakları bulunmaktadır. Kamuoyunun sürekli ilgisini çeken bu kişilerin, belirli ölçüde özel hayatlarının izlenmesini ve bilinmesini beklemeleri yaygındır.
“Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, kamuya mal olmuş katılanın, sanık sıfatını taşıyan biriyle aynı ortamı paylaştığına dair haberinin yapılmasında, yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği ve toplum içindeki konumu gereği, kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunduğu… “(Yargıtay 12.C.D. E.2013/25650 K.2014/11425 T. 12.05.2014)
Hukuka Uygun Elde Edilen Kişisel Verinin Yetkisiz Kişiye Aktarımı
Hukuka aykırı ya da uygun şekilde elde edilen kişisel verileri yetkisiz kişilere veren, ifşa eden, yayınlayan veya ele geçiren kişi suç işlemiştir. Verilerin hukuka uygunluğu, suçun oluşması açısından önemli değildir.

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçunun Nitelikli Halleri
Kişisel verilerin ele geçirilmesi veya yayılması suçunun ağırlaştırıcı nitelikli halleri, verilecek cezanın artmasına neden olan durumları içerir. Bu hükümler, Türk Ceza Kanunu’nun 136/2 ve 137. maddelerinde detaylı olarak düzenlenmiştir.
“Madde 136/2- Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236’ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Madde 137- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak kişisel verileri ele geçirmesi, başkasına vermesi veya yayması gerekmektedir. Ancak, kamu görevlisi, görevi sırasında olmasa bile görev alanı dışında bir eylemle suçu işlerse, TCK 137/1-a’daki artırım hükmü uygulanmaz.
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Ceza artırımı için, failin mesleğinin veya sanatının sağladığı avantajları kullanarak suç işlemesi gerekmektedir. Bir örnek olarak, mobil, internet, telefon ve TV ürün ve benzeri hizmetleri sunan şirkette çalışan kişinin, toplu bir şekilde belirli bir bölgedeki telefon numaralarını ele geçirerek bu verileri yayması veya başkasına vermesi durumu gösterilebilir.”
“Türk Telekomünikasyon A.Ş. çalışanı olan sanık …‘ın, görev ve yetkisi dahilinde erişim imkanına sahip olduğu Türk Telekomünikasyon A.Ş. müşterilerine ait kişisel verileri, … adlı şahsa satması biçiminde sübut bulan eyleminin, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; Mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak atılı suçu işleyen sanığa hükmolunan temel cezada TCK’nın 137/1. madde ve fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına….” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/1636 E., 2018/3978 K.)
Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Verme Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları
| Cep Telefonu Numarasının Sosyal Medya Platformunda Paylaşılması |
| “İkrar içeren savunmaya ve dosya kapsamına göre; sanığın, katılan facebook hesabında yayınladığı resimleri ve katılana ait cep telefonu numarasını kendi facebook hesabında yayınlaması şeklinde eyleminin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında bu suçtan mahkumiyete karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlalden sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2018/8221 K. 2019/6189 T. 15.5.2019) |
| İkametgah Bilgisinin ve Kimlik Numarasının Sosyal Medya Platformlarında Paylaşılması |
| “…sanığın boşandığı eski eşi katılanın kendisi aleyhine açtığı nafaka artırım davasına ait olan, içeriğinde katılanın T.C. kimlik numarası ve ikametgah adresi yazılı dava dilekçesini ve tensip zaptını kendisine ait facebook hesabında yayınlaması şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…” (Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 29.05.2019 tarihli, 2018/8298 esas, 2019/6854 karar sayılı ilamı) |
| Kamu Görevlisi Tarafından ve Görevinin Verdiği Yetki Kötüye Kullanılmak Suretiyle Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme |
| “Sanığın, doktor olarak görev yaptığı hastane otomasyon sistemi üzerinden mağdurun cep telefonu numarasını rızası dışında ele geçirdiği şeklindeki eylemi, hukuka aykırı olarak veri ele geçirme suçunu oluşturmuştur. Ancak, yerel mahkemenin kararında, sanığın bu eyleminin, görevi gereği verilen yetkiyi kötüye kullanma kapsamında olmadığına dair yeterli değerlendirme yapılmamıştır. Bu eksiklik nedeniyle, TCK’nın 137/1-a. maddesi uyarınca sanık hakkında artırılmış ceza verilmesi yerinde değildir.” Bu sebeple, yerel mahkeme kararı bozulmuştur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/1187 E., 2018/6760 K.) |
Kişisel veri hırsızlığı konusunda profesyonel hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı ve KVKK avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Sonuç
Gelişen teknoloji, kişisel verilerin gizliliğine karşı artan bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Son zamanlarda sıkça karşılaşılan kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması suçu, bireylerin mahremiyetini tehlikeye atmaktadır. Bu tür durumlarla karşılaştığınızda, ofisimiz bünyesinde bulunan Bilişim Hukuku avukatlarımızdan hukuki destek alarak haklarınızı koruyabilirsiniz. KVVK avukatları, bilişim suçları avukatları bu alanda uzmanlaşmış avukatlardır. Hukukun niş ve teknik alanlarından biri olan KVVK ve bilişim hukukunda tecrübeli avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçunun Cezası Nedir? Kişisel Verileri Yayma Suçunun Cezası Nedir?
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak veren, ifşa eden veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun faili yalnızca bir gerçek kişi olabilir; tüzel kişiler suçun faili olamazlar. Ancak, bu suçun özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti çerçevesinde tüzel kişinin temsilcisi tarafından işlenmesi durumunda, ilgili tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirleri alınabilir.
Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması Nasıl Olur?
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçunun soruşturulması, şikayete tabi değildir. Bu nedenle, suçun soruşturulması için mağdurun şikâyeti gerekmez; yetkili makamlar suçun işlendiği bilgisine ulaştıklarında resen harekete geçerler.
Ancak, TCK m. 137/1’de belirtilen suçun nitelikli haline girerek kamu görevlisinin görevi nedeniyle suçu işlemesi durumunda, soruşturmanın yapılabilmesi için 4483 sayılı Yasaya göre yetkili merciden soruşturma izni alınması gerekmektedir.
Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçu Şikayete Tabi Mi?
Kanunlarımızda suç olarak tanımlanan eylemlerin işlenmesinden sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde, fail hakkında kamu davası açılmasını veya açılmış olan davanın devamını engelleyen hukuki kavram dava zamanaşımıdır. Açılmış bir kamu davasında dava zamanaşımı süresinin dolması durumunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223’üncü maddesi uyarınca dava düşmektedir. Muhakeme hukukunda önemli bir unsura dönüşen dava zamanaşımının dolması durumunda savcılık tarafından dava açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?
Suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl geçmeden mağdur aleyhine işlenen suçlar, savcılığa bildirilmelidir. Aksi takdirde, suçla ilgili soruşturma yapılamaz ve iddianame tamamlanmadığı için kovuşturma aşamasına geçilemez. Ayrıca ‘Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme’ suçunda soruşturma ve kovuşturma süreçleri, herhangi bir şikâyete dayanmamasına rağmen suçun işlenmesinin ihbar edilmemesi veya şikayet olmaksızın başlaması, 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde gerçekleşmelidir.
Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunda Uzlaşma Mümkün Mü?
Uzlaşma, suç nedeniyle başlatılan soruşturma veya kovuşturma sürecinde, tarafların anlaşmasıyla uyuşmazlığın giderilmesini sağlayan bir süreçtir. Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçunun soruşturulması şikâyete bağlı olmadığı ve CMK madde 253’te belirtilmediği için uzlaştırma hükümlerine tabi değildir.
Kişisel Verileri Ele Geçirme veya Yayma Suçu Açısından Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanabilir Mi?
Etkin pişmanlık, kanunda belirtilmediği sürece uygulanmaz. Bu durumda, suça ilişkin zararı gideren ve samimi pişmanlık gösteren kişiye etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Ancak kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçunda etkin pişmanlık hükümleri geçerli değildir.
Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu Hangi Mahkemede Görülür?
Kişisel verileri ele geçirme veya yayma suçunda dava, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Savcılık, kamu davası olarak müdahil olur ve suçun işlendiği yerdeki mahkeme yetkili mahkemedir.
STJ. AV. SELVER NUR SEVİNDİK















