Mükerrirlere özgü infaz ne demek? Tekerrür ne demek? Mükerrirlere özgü infaz rejimi nedir? ve bunun gibi pek çok sorunun cevabından içeriğimizde söz edeceğiz. Ceza hukukunda mükerrir ve tekerrürün öneminden ve daha pek çok konudan içeriğimizde söz ederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 Tekerrür Ne Demek?
- 2 Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Ne Demek?
- 3 Tekerrürün Hukuk Sistemimizdeki Yeri Nedir?
- 4 Tekerrür Hükümlerinin Uygulanma Şartları Nelerdir?
- 5 Hangi Suçlarda Tekerrür Hükümleri Uygulanır?
- 6 Hangi Hallerde Tekerrür Hükümleri Uygulanmaz?
- 7 Tekerrürün Sonuçları Nelerdir?
- 8 Tekerrürde Denetim Süresi Var Mıdır?
- 9 Tekerrürde Denetimli Serbestlik Nasıl Olur?
- 10 Önceki Mahkumiyetin Değişik Nedenlerle Ortadan Kalkmasının Tekerrüre Etkisi Var Mıdır?
- 11 2. Kez Mükerrirlere Af Gündemde Mi?
- 12 Seri Muhakeme Usulü (CMK 250) ile Verilen Hüküm Tekerrüre Esas Alınır mı?
- 13 Sonuç
Tekerrür Ne Demek?
Tekerrür, ceza hukukunda oldukça sık rastlanılan bir kurumdur. Tekerrür, önceden işlenen bir suçun cezası kesinleştikten sonra belirli süreler içinde ikinci bir suçun işlenmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinde, suçu ilk kez işleyen kişiye göre ikinci kez işleyen kişi daha ağır yaptırımlar ile karşı karşıya kalmaktadır.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Ne Demek?
Bir kişinin ikinci kez suç işlemesi halinde, bildiğimiz infaz hukuku kuralları değil mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanacaktır. Tekerrür kurumu, ikinci kez suç işleyen kişiye ilk suçuna göre daha ağır bir ceza uygulanmasını öngören bir kurum olup Türk Ceza Kanun’un 58. Maddesinde düzenlenmiştir. Tekerrür; tekrar eden anlamında olup mükerrir ise birden fazla suç işleyen kimse demektir. Bazı hukuk sistemlerinde mükerrir suç maddi ceza hukuku kurumu iken bazı hukuk sistemlerinde ise cezanın infaz süresini arttıran bir infaz kurumu olarak düzenlenmiştir.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.
Tekerrürün Hukuk Sistemimizdeki Yeri Nedir?
Türk Ceza Kanunu‘nun 58. maddesinde bu konu açık şekilde ifade edilmiştir.
Madde şu şekildedir; “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
- a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
- b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
- Kişinin beş yıldan fazla süreli bir hapis cezasına mahkum edilmesinde, bu infazın başlamasından itibaren geçen beş yıldan itibaren işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.
- Kişinin beş yıldan az hapis cezasına mahkum edilmesinde ya da sadece para cezası alması halinde ise bu cezaların infazından itibaren üç yıldan itibaren işlenen suçlarda tekerrür uygulanmayacaktır.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
- İşlenen ikinci suçun karşılığı olarak kanunda hapis cezası veya adli para cezası verileceği yazılıyorsa, bu durumda ikinci suçun cezası hapis cezası olarak uygulanacaktır.
Maddeyi şu şekilde izah edebiliriz; Daha önce işlenen bir suç nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra kişi yeniden suç işlerse, kural olarak tekerrür hükümleri uygulanır; bunun için önceki cezanın mutlaka infaz edilmiş olması şart değildir. Ancak kanun, tekerrürün süresiz şekilde uygulanmasını önlemek için bir süre sınırı koymuştur: Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla hapis cezası ise, bu cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra işlenen yeni suçlarda tekerrür uygulanmaz; önceki mahkûmiyet beş yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası ise, bu defa cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen yeni suçlarda tekerrür uygulanmaz.
Tekerrür uygulanıyorsa, yeni suçun kanununda ceza seçimlik düzenlenmişse (hâkime “hapis veya adlî para” şeklinde seçenek tanınmışsa), bu durumda adlî para cezası tercih edilemez ve hapis cezasına hükmolunur.
Tekerrür Hükümlerinin Uygulanma Şartları Nelerdir?
Türk Ceza Kanunu’na göre tekerrür hükümlerinin uygulanması ve tekerrürlere özgü infaz rejiminin gerçekleştirilmesi için belirli şartların oluşması gerekir. Bu şartlar ise şu şekildedir:
- Failin daha önceden kesinleşmiş bir mahkumiyetinin bulunması gerekmektedir.
Bir kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk olarak işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş bir cezasının bulunması gerekir. Bir mahkumiyet hükmü ilk derece mahkemesine karşı kanun yollarına başvuru süresi geçtikten sonra ya da istinaf veya temyiz edilmiş ise bu kanun yollarının da tüketilmiş olmasıyla kesinleşir. Dolayısıyla dosya Yargıtay’da iken yeni bir suç işlenirse tekerrür uygulanamayacaktır.
Beraat kararları tekerrüre esas olamaz, tekerrüre esas teşkil eden hüküm mutlaka mahkûmiyet olmalıdır. Tekerrüre esas olacak mahkûmiyet, bir ceza mahkûmiyeti olmalıdır. Dolayısıyla adli para cezaları tekerrüre esas olamayacaktır.
- Failin daha önceki kesinleşmiş mahkumiyetinin infaz edilmiş olmasına gerek yoktur.
Kişi hakkında kesinleşmiş bulunan cezanın infaz edilmiş olmasına gerek yoktur. Yani kişi hakkında verilen hapis cezasının uygulanması için cezaevine girmiş olmasına gerek yoktur. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan tek şart mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olmasıdır.
- İkinci bir suçun işlenmiş olması gerekir.
İkinci suç ve ilk suçun arasında nitelik olarak benzerlik olmasına gerek yoktur. İkinci suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tekerrüre esas olacaktır. Örnek olarak işlenen ilk suç hırsızlıksa işlenen ikinci suçun da hırsızlık olması gerekmez.
- Tekerrürde süre şartının tamamlanmış olması gerekir.
Türk Ceza Kanunu’nda iki farklı süre öngörülmüştür.
- Önceki mahkumiyet beş yıldan fazla hapis cezası ise 5 yıl;
- Önceki mahkumiyet beş yıl veya daha az süreli hapis cezası ile adli para cezası ise 3 yıldır.
Sürelerin başlangıcı; cezanın infaz edildiği tarihtir. Dolayısıyla kesinleşmiş cezanın çekilmesine başlanmadan, yeni bir suç işlenmesi halinde süre henüz işlemeye başlamamakla birlikte, önceki mahkumiyetin infaz şart olmadığından tekerrür hükümlere yine de uygulanacaktır.
“Sanığın tekerrüre esas alınan Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2001 / 992 1063 sayılı kararında yer alan cezasının 17.04.2002 tarihinde infaz edildiği ve 3 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58 / 2b maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemektedir” (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, T. 8.3.2007, E. 2006/13586 , K.2007/1822)
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrür süresi içerisinde yeni bir suçun işlenmesi yeterli olup mahkumiyet hükmünün de bu süre içerisinde verilmiş olmasına gerek yoktur.
Tekerrür bakımından süreyi belirlerken dikkate alınması gereken durum, önceki suç için mahkemenin verdiği karardaki mahkemenin verdiği sonuç cezadır. Cezalardan yapılan mahsup işlemi dikkate alınmayacaktır. Hükümlünün cezaevinde kaldığı sürenin de, tekerrür süresinin belirlenmesinde etkisi bulunmamaktadır. Tekerrürün uygulanmasında süreler yıl olarak belirlenir. Tekerrürde esas alınacak sürelerin başlangıç günü yani cezanın infaz edilmeye başlandığı gün dikkate alınmaz.
Örnek olarak, 20 Haziran 2005’te infaz olmaya başlanan bir suç için tekerrür süresi, 21 Haziranda başlayacak ve tekerrür süresi olan üç yıllık süre 21 haziran 2008’de sona erecektir. Yukarıda da değinildiği üzere sonraki işlenen ikinci suçun tekerrür süresi içinde işlenmiş olması yeterli olup mahkûmiyet hükmünün de tekerrür süresi içinde verilmiş olması aramamaktadır.
YCGK, 23.06.1968, E.6/182, K.244 “ sanığın eski hükümlülüğü, Manisa ağır Ceza mahkemesinin kararı ile 15 yıl ağır hapis cezası olup, 16.05.1985 tarihinde şartla salıverilmiştir. Sanığın bihakkın salıverilme tarihi ise 16.05.1990 günüdür. Sabıkasını oluşturan cezanın 5 yıldan fazla olması nedeniyle, cezasını bihakkın çektiği 16.05.1990 tarihinden itibaren 10 yıl içinde, 20.08.1996 Direnmeye konu olan hırsızlık suçunu işlediğinden tekerrür nedeniyle cezasının arttırılmasına bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir”
Hangi Suçlarda Tekerrür Hükümleri Uygulanır?
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için işlenen suçların manevi unsurlarının eş olması gerekir. Bunun anlamı, kasıtlı suçlarla taksirli olarak işlenen suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır. Aynı şekilde iki taksirli suç arasında da tekerrür hükümleri uygulanmaz. Taksirli suçlarda kişinin suç işlemeye yönelik bir irade yoğunluğu yoktur.
Hangi Hallerde Tekerrür Hükümleri Uygulanmaz?
Her halde tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Peki, hangi hallerde tekerrür hükümleri uygulanmaz?
- Kasıtlı suçlar ile taksirli suçlar arasında tekerrür uygulanmaz.
- Sırf askeri suçlar ile genel suçlar arasında tekerrür uygulanmaz. (Sırf askeri suç, bir asker kişi tarafından askeri bir hizmet veya görevin ihlali suretiyle işlenip de bu sıfatı haiz olmayan kimseler tarafından işlenmesi mümkün olmayan suçlardır.)
- Yabancı mahkemeden verilen ceza kararları ile Türk mahkemeleri arasında verilen cezalar arasında tekerler uygulanmaz. (Ancak; kasten öldürme ve kasten yaralama, yağma ve dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaret, para ve kıymetli damgada sahtecilik suçlarında yabancı mahkeme kararları ile türk mahkemelerinin kararları arasında tekerrür uygulanır.)
- Suçu işlediği sırada henüz 18 yaşını tamamlamamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür uygulanmaz.
Yukarıdaki hallerde, tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Tekerrürün Sonuçları Nelerdir?
Hukuk sistemimizde, suç işlemiş olan bir kişi söz konusu ise ikinci kere suç işlediğinde, önceden işlemiş olduğu bir suç söz konusu diye verilen ceza arttırılmaz. Peki, mükerrir suç halinde hangi sonuçlar ortaya çıkar?
- Ceza Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilir.
Tekerrür hükümlüsü hakkındaki mahkumiyet kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. Temel olarak tekerrürün sonucu; koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin daha uzun olarak uygulanmasıdır. Tekerrür nedeniyle şartla salıverme süresine eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. Dolayısıyla ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda ( tekerrürü tekerrürü) hükümlü şartlı salıverilmez.
- Cezanın İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Uygulanır.
Şartlı salıverilen hükümlü açısından öngörülen denetimli serbestliğin amacı, hükümlünün ceza infaz kurumundan çıktıktan sonraki yaşamanın belirli bir süre kontrol altında tutulmasıdır. Bu amaçla hakim denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, hükümlünün davranışlarını, sosyal uyumunu, sorumluluk bilincini ve bu hususlardaki gelişimi hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir. Denetimi serbestlik bakımından infaz hakimi, mükerrer hakkında cezasının infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. İnfaz hakimi bu süreye bekliyorlar kadar uzatabilir.
- Suç Tanımında Hapis Cezası ile Adli Para Cezasını Seçenek Olarak Öngörüldüğü Hallerde, Hapis Cezasına Hükmedilmişse Bu Ceza Artık Adli Para Cezasına Çevrilmez.
Tekerrür söz konusu olduğunda, hâkime tanınan takdir yetkisi kaldırılmıştır. Eğer yeni işlenen suç hapis cezasını ya da adli para cezasının verilmesini öngörüyorsa, hakim hapis cezasına hükmetmek zorundadır.
- İtiyadi Suç ve Suçu Meslek Edinen Kişiler Bakımından;
Türk Ceza Kanunu’nda mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri yalnızca tekerrür hâline özgülenmiş değildir. Nitekim TCK m.58’in son fıkraları uyarınca, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da, mahkûmiyet kararıyla birlikte mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilebilir. Bu hâllerde amaç; failin suç işlemeyi alışkanlık hâline getirmesi, suçtan geçim sağlamayı hayat tarzına dönüştürmesi veya örgüt bağlantısı sebebiyle ortaya çıkan tehlikelilik durumunun, infaz aşamasında daha sıkı bir rejim ve infaz sonrası denetimle kontrol altına alınmasıdır. Bu nedenle, uygulamada yalnızca “tekerrür var mı?” sorusu değil; failin itiyadi suçlu/suçu meslek edinen/örgüt mensubu sayılmasını gerektirebilecek somut olguların bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Adli Para Cezası hakkında daha kapsamlı bilgi için ilgili içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
Tekerrürde Denetim Süresi Var Mıdır?
Türk Ceza Kanunu m.58/7’ye göre; Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. İnfazdan sonra denetim süresi söz konusudur. Denetim süresi infaz bittikten sonra kişiye zorunlu olarak uygulanmaktadır. Kişi mükerrir ise her şekilde denetim süresine tabi tutulmaktadır. Denetimin süresi, bir yıldan az olmamak üzere en fazla beş yıla kadar uzayabilmektedir.

Tekerrürde Denetimli Serbestlik Nasıl Olur?
İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanacaktır. İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Dolayısıyla Denetim süresi beş yıldan fazla olamayacaktır.
Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz. Cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir:
- Tıbbi tedaviye tabi tutulabilir.
- Tedavi amaçlı programlara katılmaları gerekebilir.
- Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanabilirler.
- Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanabilirler.
- Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanabilirler.
- Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanabilirler.
Denetimli Serbestlik konusu hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Önceki Mahkumiyetin Değişik Nedenlerle Ortadan Kalkmasının Tekerrüre Etkisi Var Mıdır?
Önceki mahkumiyetin farklı nedenlerle ortadan kalkması sonucunda, tekerrür eden suçlarda bir etkisinin oluşup oluşmadığı araştırılmaktadır. Bu etkiler şu şekilde olabilir.
- Genel Af: Önceki mahkumiyetin genel af ile ortadan kalkması hâlinde, genel af mahkumiyeti tüm sonuçları ile ortadan kaldırdığı için ortada bir mahkumiyet bulunmaz ve sonuç olarak tekerrür uygulanamaz.
- Özel Af: Özel af durumunda, sadece cezaların yerine getirilmesi imkânı ortadan kalkıp, mahkumiyet diğer sonuçları ile varlığını sürdürür. Mahkumiyet ortadan kalkmadığı için tekerrür uygulanır.
- Şikayetten Vazgeçme: Şikayetten vazgeçme kamu davasını düşürür. Kamu davasının düşmesine sonucu olarak hüküm kesinleşmez. Kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü söz konusu olmadığından tekerrür uygulanamaz.
- Ön Ödeme: Ön ödeme yapılması durumunda kamu davası açılamaz. Kamu davası açılmadığı için kişi hakkında mahkumiyet kararı verilemez. Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığından tekerrür uygulanamaz.
- Zamanaşımı: Dava zaman aşımı durumunda bir mahkumiyet kararı verilemez. Dolayısıyla tekerrür mümkün değildir. Ceza zamanaşımı bakımından, kesinleşmiş mahkumiyet kararı hükümlünün kaçması sebebiyle belirli sürede yerine getirilemediğinden, cezanın infaz edilebilme imkanını ortadan kalkmıştır. Ancak mahkumiyet tüm sonuçlarıyla varlığını sürdürdüğünden tekerrür hükümleri uygulanabilecektir.
- Erteleme: Cezası ertelenen fail, deneme süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirdiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılacağından ertelenmiş ceza tekerrüre esas olabilir. Deneme süresi içerisinde ertelemenin düşmesine neden olacak bir suç işlemediği takdirde, ertelemeye konu olan mahkumiyet verilmemiş sayılacağından ertelenmiş bu ceza tekerrüre esas olmazdı.
Şikayetten Vazgeçme konusu hakkında da bilgi edinmek isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
2. Kez Mükerrirlere Af Gündemde Mi?
Şu an için böyle bir af gündemi bulunmamaktadır. Bunlar yalnızca sosyal medyada yayılan dedikodular seviyesindedir.
Seri Muhakeme Usulü (CMK 250) ile Verilen Hüküm Tekerrüre Esas Alınır mı?
CMK m.250’de düzenlenen seri muhakeme usulü, şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi üzerine mahkemenin savcının talebi doğrultusunda hüküm kurduğu, kanun yolu rejimi bakımından ise istinaf/temyiz değil “itiraz” yolunun işletildiği özel bir muhakeme usulüdür. Bu usulde verilen hükmün daha sonra TCK m.58 anlamında tekerrüre esas “önceki mahkûmiyet” olarak kullanılıp kullanılamayacağı tartışmasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin kararlarıyla da iyiden iyiye belirginleşen bu uygulama, seri muhakeme usulüyle kurulan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağı yönündedir; gerekçe, seri muhakeme hükümlerinin kanun yolu yapısı itibarıyla temyiz denetimine tabi klasik mahkûmiyet hükümleriyle aynı kategoride değerlendirilmemesidir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ile ilgili hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Sonuç
Tekerrür, ceza hukuku genel hükümleri bakımından oldukça önemli bir konuma sahiptir. Kişi hakkında hükmedilecek cezada değişiklik yaratabilecek infaz rejimine tabi tutulmaktadır. Tekerrür şartlarının oluşup oluşmadığı, tekerrüre esas alınacak sürelerin geçip geçmediği ve tekerrür sonucunu değiştirebilecek özel hallerin mevcut olup olmadığı hususları titizlikle incelenmelidir. Bu bakımdan tekerrürlere özgü infaz rejimini anlayabilmek, hak ve menfaat kayıplarının önüne geçebilmek için alanında uzman ceza avukatlarından oluşan hukuk büromuzdan profesyonel hukuki destek almanızı tavsiye ederiz. Zira infaz hukuku ve yatar hesaplaması oldukça detaylı bir konu olup mağduriyetlere yol açabilecektir.
BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU















