Ara

Çocuk Göstermeme Suçu Nedir? Şikayet Süresi – Disiplin Hapsi

Çocuk Göstermeme Suçu Nedir? Şikayet Süresi - Disiplin Hapsi

Çocuk göstermeme suçu, boşanma sırasında veya ayrılık sonrasında önemli olan hukuki konulardan bir tanesidir. Boşanma veya ayrılık sonrasında çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin mahkeme kararları, yalnızca anne ve babanın haklarını düzenlemez. Bu kararlar aynı zamanda çocuğun ebeveynleriyle düzenli ilişki kurabilmesini, aile bağlarının korunmasını ve uyuşmazlığın çocuk üzerindeki etkisinin azaltılmasını amaçlar.

Velayet kendisine bırakılan ebeveynin, mahkemenin belirlediği gün ve saatlerde çocuğu diğer ebeveynle görüştürmemesi uygulamada “çocuk göstermeme” olarak ifade edilmektedir. Buna karşılık velayete ilişkin karar gereğince çocuğun hak sahibine hiç teslim edilmemesi “çocuk teslimi” kapsamındadır. Çocuğu kişisel ilişki için teslim alan kişinin süre sonunda geri getirmemesi ise üçüncü ve ayrı bir ihtimaldir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu bu durumları aynı yaptırım altında toplamamış; her biri için ayrı koşullar ve ayrı disiplin hapsi süreleri belirlemiştir. Bu nedenle konu değerlendirilirken önce mahkeme kararının türü, ardından müdürlük işlemleri, teslim emri, tebligat ve şikâyet süresi incelenmelidir.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Ne Anlama Gelir?

Türk Medeni Kanunu’nun 323. maddesine göre anne ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Kişisel ilişki; çocuğun belirli gün ve saatlerde diğer ebeveynle görüşmesini, birlikte vakit geçirmesini, şartları varsa gece kalmasını ve aile bağını sürdürebilmesini sağlar.

Bu düzenleme yalnızca velayeti kendisinde olmayan ebeveyn lehine tanınmış bir hak olarak görülmemelidir. Çocuğun anne ve babasıyla güvenli ve düzenli ilişki kurabilmesi de kişisel ilişki kararının merkezindedir. Bu sebeple velayet sahibi, diğer ebeveynin çocukla ilişkisini zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmak; velayeti bulunmayan ebeveyn de kişisel ilişki hakkını çocuğun huzurunu bozmayacak biçimde kullanmak zorundadır.


Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ile ilgili hazırladığımız içeriğimizi inceleyebilirsiniz.


Kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye düşürüyorsa, hak sahibi çocuğa karşı ciddi biçimde ilgisiz kalıyorsa veya başka önemli sebepler bulunuyorsa ilişkinin sınırlandırılması ya da kaldırılması talep edilebilir. Ancak yürürlükteki karar, ebeveynlerden birinin kendi değerlendirmesiyle askıya alınamaz. Kararın değiştirilmesi veya kaldırılması için aile mahkemesine başvurulması gerekir.


Aile Hukuku ve Boşanma Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorilerimize göz atabilirsiniz.


Çocuk Teslimi
Çocuk Teslimi

Çocuk Teslimi ile Çocuk Göstermeme Arasındaki Fark

Çocuk teslimi, velayete veya çocuğun kime bırakılacağına ilişkin ilam ya da tedbir kararının yerine getirilmesidir. Örneğin geçici velayet anneye verilmesine rağmen çocuğun babada tutulmaya devam edilmesi ve anneye teslim edilmemesi, çocuk teslimine ilişkin kararın uygulanmaması niteliğindedir.

Çocukla kişisel ilişki kurulması ise velayeti kendisinde bulunmayan ebeveynin mahkeme kararında gösterilen zamanlarda çocukla görüşmesidir. Velayet sahibi ebeveynin çocuğu görüşme için belirlenen yere getirmemesi ya da teslim işlemini engellemesi, kişisel ilişki kararına aykırılık oluşturur.

Üçüncü ihtimalde çocuk, kişisel ilişki kurulması amacıyla hak sahibine teslim edilmiş; ancak kararda belirtilen sürenin sonunda geri getirilmemiştir. Kanun, bu davranışı da ayrıca düzenlemiş ve çocuk teslimi kararına aykırılıkta olduğu gibi üç aya kadar disiplin hapsi öngörmüştür.

Çocuk Göstermeme Suç Mudur?

Çocuk göstermeme suçu” ifadesi arama dilinde ve günlük kullanımda yaygındır. Bununla birlikte 5395 sayılı Kanun’da Türk Ceza Kanunu anlamında bağımsız bir suç tipi düzenlenmemiştir. Kanunun 41/F maddesi, mahkeme kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla aile mahkemesince hükmedilebilecek disiplin hapsini öngörmektedir.

Bu ayrım, yaptırımın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2024 tarihli E.2022/6, K.2024/225 sayılı kararında 41/F maddesindeki disiplin hapsini anayasal güvenceler bakımından cezai nitelik taşıyan bir yaptırım olarak incelemiştir. Buna rağmen şikâyetin savcılığa yapılan olağan bir suç duyurusu şeklinde değil, kanunda gösterilen aile mahkemesine yapılması gerekir.

Somut davranış ayrıca çocuğun kaçırılması veya alıkonulması, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, cebir, tehdit ya da başka bir suçun unsurlarını oluşturuyorsa ceza soruşturması da gündeme gelebilir. Bu ihtimal, 5395 sayılı Kanun’daki disiplin hapsi yolundan ayrı değerlendirilir.

Çocuk Teslimi Artık İcra Dairesi Aracılığıyla mı Yapılır?

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların icra daireleri eliyle yerine getirildiği eski sistem kaldırılmıştır. 7343 sayılı Kanun’la 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen 41/A ve devamı maddeler uyarınca bu işlemler Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir.

Müdürlük bulunmayan yerlerde görev, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüklerince yerine getirilir. Yetkili müdürlük kural olarak çocuğun yerleşim yerindeki müdürlüktür. İşlemler çocuk görüşme merkezlerinde, uzman veya öğretmen eşliğinde ve çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve güvenliğine uygun biçimde yapılır.

Bu işlemler harçtan muaftır. Avukatlık ücreti dışında sürecin yürütülmesi için gerekli masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Düzenlemenin amacı, çocuğun icra takibinin konusu gibi görülmesini önlemek ve anne-baba uyuşmazlığının çocuk üzerinde oluşturduğu baskıyı azaltmaktır.

Çocuğunu Göremeyen Ebeveyn Nasıl ve Nereye Başvurmalıdır?

Mahkeme kararına rağmen kişisel ilişki kuramayan hak sahibi, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurmalıdır. Başvuru sırasında kişisel ilişki veya çocuk teslimine ilişkin ilamın ya da tedbir kararının ibraz edilmesi gerekir.

Nihai velayet ve kişisel ilişki hükümleri bakımından kararın kesinleşme durumu ayrıca incelenmelidir. Buna karşılık boşanma davası devam ederken verilen geçici velayet ve kişisel ilişki tedbirleri, kararın niteliği gereği kesinleşme beklenmeksizin uygulanabilir. Başvuru öncesinde kararın uygulanabilir olup olmadığı ve hüküm fıkrasının teslim günleri ile saatlerini açık biçimde gösterip göstermediği kontrol edilmelidir.

Müdürlük, başvuruyu aldıktan sonra yükümlüyle iletişime geçer; çocuğun belirlenen gün ve saatte teslim yerine getirilmesini bildirir. Yapılan bildirim, tarafların beyanları ve teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği tutanak altına alınır.

Teslim Emri Nedir ve Neden Önemlidir?

Yükümlüyle iletişim kurulamaması, yükümlünün çocuğu getirmeyeceğini bildirmesi veya belirlenen zamanda çocuğun teslim yerine getirilmemesi hâlinde müdürlük teslim emri düzenler. Teslim emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yükümlüye tebliğ edilir.

Emirde çocuğun hangi gün ve saatte hangi yere getirileceği, kararın yerine getirilmesi sırasında uyulması gereken hususlar ve emre aykırılık hâlinde uygulanabilecek disiplin hapsi gösterilir. Bu sebeple tarafların kendi aralarında yaptığı mesajlaşmalar, tek başına her olayda 41/F maddesi uyarınca yaptırım uygulanması için yeterli değildir. Müdürlük başvurusu, teslim emri ve tebligat işlemleri dosyanın hukuki temelini oluşturur.

Teslim emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, yanlış kişiye gönderilmesi, kararın gün ve saatlerinin açık olmaması veya teslim işleminin mahkeme kararına uygun yürütülmemesi disiplin hapsi talebinin sonucunu etkileyebilir.

Disiplin Hapsi Uygulanmasının Şartları

Disiplin hapsine karar verilebilmesi için yalnızca anne veya babanın çocuğun teslim edilmediğini ileri sürmesi yeterli değildir. Kanuni sürecin ve emre aykırılığın dosya üzerinden ortaya konulması gerekir.

  • Uygulanabilir bir çocuk teslimi veya kişisel ilişki ilamı ya da tedbir kararı bulunmalıdır.
  • Hak sahibi, yetkili Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurmuş olmalıdır.
  • Kanunun aradığı hâllerde teslim emri düzenlenmiş ve yükümlüye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olmalıdır.
  • Teslim emrine aykırı davranıldığı, emrin yerine getirilmesinin engellendiği veya kişisel ilişki süresi sonunda çocuğun geri getirilmediği tutanak ve diğer delillerle belirlenmelidir.
  • Şikayet, 5395 sayılı Kanun’un öngördüğü bir aylık süre içinde yapılmalıdır.

Haklı mazeret de değerlendirmede önem taşır. Çocuğun veya yükümlünün ciddi sağlık sorunu, doğal afet, ulaşımın fiilen kesilmesi ya da önceden öngörülemeyen benzeri durumlar mazeret oluşturabilir. Ancak ileri sürülen nedenin olayla bağlantılı, makul ve mümkünse belgeye dayalı olması gerekir. Mazeretin müdürlüğe zamanında bildirilmemesi de değerlendirmede dikkate alınabilir.

Çocuk Göstermemenin Cezası
Çocuk Göstermemenin Cezası

Çocuk Göstermemenin Cezası 2026

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/F maddesi üç ayrı davranış için üç ayrı düzenleme yapmıştır. Uygulamada en fazla hata, bu üç hâlin birbirine karıştırılmasından doğmaktadır.

  • Çocuk Teslimi Kararına Aykırılık: Çocuk teslimine ilişkin ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için düzenlenen teslim emrine aykırı davranan ya da emrin uygulanmasını engelleyen kişi hakkında, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç aya kadar disiplin hapsine karar verilebilir.
  • Çocukla Kişisel İlişki Kararına Aykırılık: Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin teslim emrine aykırı davranan veya emrin uygulanmasını engelleyen kişi hakkında üç günden on güne kadar disiplin hapsi uygulanabilir. Günlük dilde “çocuk göstermeme cezası” denildiğinde çoğunlukla bu fıkra kastedilir.
  • Kişisel İlişki Sonunda Çocuğun Geri Getirilmemesi: Çocuğu görüşme amacıyla teslim alan hak sahibi, mahkeme kararında belirtilen sürenin sonunda çocuğu belirlenen yere getirmezse üç aya kadar disiplin hapsiyle karşılaşabilir.

Disiplin hapsinin süresi belirlenirken olayın oluş biçimi, kararın ne ölçüde engellendiği, tekrar durumu, çocuğun uğradığı etki ve dosyadaki diğer koşullar değerlendirilir. Her teslim sorunu doğrudan üst sınırdan yaptırım uygulanmasını gerektirmez; ancak mahkeme kararının ısrarlı biçimde uygulanmaması da sıradan bir aile içi anlaşmazlık olarak görülemez.

Çocuk Göstermeme Suçu ile ilgili Şikayet Nereye Yapılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

41/F maddesi kapsamındaki şikâyeti incelemekle görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir. O yerde ayrı bir aile mahkemesi bulunmuyorsa başvuru aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine yapılır.

Bu başvuru icra ceza mahkemesine yapılmaz. Eski icra sistemi döneminde verilen tazyik hapsi kararlarıyla güncel düzenleme birbirine karıştırılmamalıdır. Güncel olaylarda inceleme, 5395 sayılı Kanun’un 41/F maddesi uyarınca aile mahkemesince yürütülür.

Şikayet olunana, dilekçe ile birlikte duruşma gününü bildiren davetiye gönderilir. Davetiyede savunma ve delillerin duruşma gününe kadar sunulması gerektiği, duruşmaya gelinmediğinde yargılamanın yoklukta sürdürülebileceği ihtar edilir. Mahkeme, duruşmaya gelen kişinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147. maddesindeki haklarını hatırlatır; müdürlük dosyasını, tebligatları, tutanakları ve sunulan delilleri değerlendirir.

Şikayet Süresi ve Karara İtiraz

Çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararına muhalefet nedeniyle disiplin hapsi istenebilmesi için Kanun bir aylık şikâyet süresi öngörmüştür. Sürenin başlangıcı ve her bir teslim etmeme davranışının ayrı değerlendirilip değerlendirilmeyeceği somut olayın tarihleri üzerinden incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için müdürlük tutanağının düzenlenmesinden sonra başvurunun geciktirilmemesi gerekir.

Aile mahkemesinin disiplin hapsi hakkında verdiği karara karşı, 5395 sayılı Kanun’un 41/E maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca itiraz edilebilir. 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından itiraz süresi tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren mahkemeye sunulur; dosya kanunda gösterilen itiraz merciine gönderilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

Müdürlüğün yaptığı işlem veya verdiği karara karşı başvuru ile 41/F maddesindeki disiplin hapsi şikâyeti aynı yol değildir. Müdürlük işlemlerine karşı 41/E maddesi uyarınca öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde şikâyet edilebilir. Disiplin hapsi talebi ise 41/F maddesinde öngörülen bir aylık süreye tabidir.

Şikayetten Vazgeçme veya Çocuğun Teslim Edilmesi

Şikayetten vazgeçilmesi hâlinde dava ve disiplin hapsi bütün sonuçlarıyla düşer. Ayrıca çocuk teslimi kararına aykırılık ile kişisel ilişki sonunda çocuğun geri getirilmemesi hâllerinde, çocuğun velayet hakkı sahibine teslim edilmesi de Kanunda belirtilen düşme sonucunu doğurur.

Kesinleşen disiplin hapsi kararları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından infaz edilir. Karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez. Bu iki yıllık süre, bir aylık şikâyet süresinden farklı olarak kesinleşmiş yaptırımın infazına ilişkindir.


Şikayetten Vazgeçme ile ilgili hazırladığımız içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Çocuk Görüşmek İstemiyorsa Ne Olur?

Çocuğun “gitmek istemiyorum” demesi, mahkeme kararını kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez. Velayet sahibi ebeveyn, çocuğu kişisel ilişkiye hazırlamak ve diğer ebeveynle bağını zedeleyecek yönlendirmelerden kaçınmakla yükümlüdür. Çocuğun korkutulması, görüşme öncesinde gerilimin artırılması veya ebeveyn çatışmasının çocuğa taşınması durumunda yalnızca çocuğun sözlerine dayanılması yeterli görülmeyebilir.

Bununla birlikte çocuğun görüşü de göz ardı edilemez. Yaşı, gelişim düzeyi, görüşmeme nedenleri, diğer ebeveynle geçmiş ilişkisi, sağlık durumu ve uzman değerlendirmeleri birlikte ele alınmalıdır. Çocuğun güvenliğinin veya ruhsal sağlığının tehlikede olduğu yönünde ciddi emareler varsa velayet sahibi ebeveyn kararı kendi başına uygulamamak yerine aile mahkemesinden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini, uzman eşliğinde kurulmasını veya gerekli tedbirlerin alınmasını istemelidir.

Teslim sırasında çocuğun zor kullanılarak sürüklenmesi, tarafların çocuğun yanında tartışması veya çocuğun delil aracı hâline getirilmesi kabul edilemez. Müdürlük ve uzmanlar her işlemde çocuğun üstün yararını, güvenliğini ve ikincil biçimde örselenmemesini gözetmek zorundadır.

Nafaka Ödenmiyorsa Çocuk Gösterilmeyebilir Mi?

Nafaka borcu ile çocukla kişisel ilişki kurulması birbirinden bağımsız hukuki yükümlülüklerdir. İştirak nafakasının ödenmemesi, yürürlükteki kişisel ilişki kararının uygulanmaması için gerekçe oluşturmaz. Nafaka alacağı icra takibi ve ilgili diğer hukuki yollarla talep edilmelidir.

Aynı şekilde nafaka ödeyen ebeveyn de yaptığı ödemeyi çocukla dilediği zaman görüşebilmesinin karşılığı gibi değerlendiremez. Kişisel ilişkinin zamanı ve biçimi mahkeme kararıyla belirlenir. Her iki taraf da kararın sınırlarına uymakla yükümlüdür.


18 Yaşını Geçen Çocuk Nafaka Alabilir Mi? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.


Çocuğu Sürekli Göstermemek Velayetin Değişmesine Yol Açar Mı?

Bir teslim sorunu velayetin kendiliğinden değişmesi sonucunu doğurmaz. Bununla birlikte kişisel ilişki kararının sürekli, sistemli ve haklı bir neden olmaksızın engellenmesi; velayet sahibi ebeveynin diğer ebeveynle çocuk arasındaki bağı zedelemesi ve çocuğu çatışmanın tarafı hâline getirmesi velayetin değiştirilmesi davasında önem taşıyabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesi uyarınca anne ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmak zorundadır. Kişisel ilişki kararının gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği de kanunda açıkça belirtilmiştir.

Velayetin değiştirilmesi diğer ebeveyni cezalandırma aracı değildir. Mahkeme; çocuğun yerleşik yaşam düzenini, bakım koşullarını, okul ve sosyal çevresini, ebeveynlerin tutumlarını, müdürlük tutanaklarını, sosyal inceleme raporlarını ve yaşına uygun biçimde çocuğun görüşünü birlikte değerlendirir. Sonuç, her olayda çocuğun üstün yararına göre belirlenir.

Disiplin Hapsi Para Cezasına Çevrilir mi? HAGB Uygulanır mı?

5395 sayılı Kanun’daki disiplin hapsi, Türk Ceza Kanunu kapsamında verilen süreli hapis cezası değildir. Bu nedenle adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilmesi mümkün değildir.

Disiplin hapsi kararlarının adli sicil kaydı bakımından sonucu da ceza mahkûmiyetlerinden farklıdır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 5. maddesine göre disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar adli sicile kaydedilmez. Buna rağmen karar, ilgili yargı dosyalarında yer alır ve daha sonra açılabilecek velayet veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarında değerlendirilebilir.

Hangi Deliller Toplanmalıdır?

Çocuğun teslim edilmediğini ileri süren hak sahibi, olayları yalnızca taraflar arasındaki yazışmalara bırakmamalıdır. Müdürlük aracılığıyla yürütülen süreçte düzenlenen tutanaklar en önemli deliller arasındadır. Bunun yanında aşağıdaki belgeler somut olaya göre kullanılabilir:

  • Mahkeme ilamı veya tedbir kararı ile kesinleşme ya da uygulanabilirlik bilgisi
  • Müdürlük başvuru tutanağı, teslim emri ve tebliğ evrakı
  • Teslim gününe ilişkin uzman veya öğretmen tutanakları
  • Taraflar arasındaki mesajlar, e-postalar ve arama kayıtları
  • Teslim yerinde bulunulduğunu gösteren ulaşım, konum veya benzeri kayıtlar
  • İleri sürülen sağlık ya da ulaşım mazeretine ilişkin belgeler
  • Gerekli hallerde tanık anlatımları ve uzman raporları

Delil toplama amacıyla çocuğun anne veya babasını gizlice kaydetmeye zorlanması, çocuğa mesaj taşıtılması ya da çocuğun taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sorgulanması doğru değildir. Çocuğun beyanına ihtiyaç duyulursa bu işlem, yaşına uygun yöntemlerle ve görevli uzmanlar aracılığıyla yürütülmelidir.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Uygulaması

Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2024 tarihli E.2022/6, K.2024/225 sayılı kararında 5395 sayılı Kanun’un 41/F maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “fiil suç teşkil etse dahi” ibaresini incelemiş; disiplin hapsi ile aynı davranışın ayrıca bir ceza soruşturmasına konu olabilmesi arasındaki ilişkiyi değerlendirmiş ve iptal talebini reddetmiştir. Kararda, yaptırımın mahkeme kararlarının etkili biçimde uygulanmasını sağlamaya yönelik olduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 8 Aralık 2022 tarihli, E.2022/9520, K.2022/10199 sayılı kararında; çocuğu geçici velayet sahibine teslim etmeyen ve bu nedenle kişisel ilişki kurulmasına kendi davranışıyla engel olan babanın daha sonra açtığı kişisel ilişki davasında, çocuğun yararı gereği ilişki kurulması yerinde görülmüş; ancak davanın açılmasına anne sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin anneye yükletilemeyeceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20 Kasım 2025 tarihli, E.2025/5404, K.2025/9980 sayılı kararında ise velayet sahibi annenin çocuklarla yurt dışına çıkışının, babanın kişisel ilişki günleri gerekçe gösterilerek babanın muvafakatine bağlanmasının velayet hakkını ve seyahat özgürlüğünü ölçüsüz biçimde sınırlayacağı belirtilmiştir. Kararda, kişisel ilişki kararına uyulmaması hâlinde kanunun zaten disiplin hapsi ve velayetin değiştirilmesi davası gibi yollar öngördüğüne işaret edilmiştir.

Çocuk Göstermeme Durumunda İzlenecek Yol

Çocuk göstermeme durumu ile karşı karşıya kaldıysanız, aşağıdaki adımları izlemeli ve ona göre en doğru şekilde hareket etmelisiniz:

  • Kararı inceleyin: Görüşme günleri, saatleri, teslim yeri, tatil dönemleri ve kararın kesinleşme ya da tedbir niteliğini belirleyin.
  • Yetkili müdürlüğe başvurun: Çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünden kararın yerine getirilmesini isteyin.
  • Teslim işlemlerini belgeleyin: Müdürlük tutanaklarını, teslim emrini, tebligatı ve teslim gününe ilişkin kayıtları dosyanızda saklayın.
  • Bir aylık süreyi kaçırmayın: Emre aykırılık gerçekleştiğinde disiplin hapsi başvurusunu gecikmeden görevli aile mahkemesine sunun.
  • Sorun devam ediyorsa aile hukuku tedbirlerini değerlendirin: Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, danışmanlık tedbiri, uzman eşliğinde görüşme veya şartları varsa velayetin değiştirilmesi seçeneklerini inceleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğu Göstermeyen Ebeveyn Hapse Girer Mi?

Usulüne uygun teslim emrine rağmen çocukla kişisel ilişki kurulmasını engelleyen kişi hakkında, süresinde yapılan şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsine karar verilebilir.

Çocuk Teslimi Kararına Uymamanın Yaptırımı Nedir?

Çocuk teslimine ilişkin teslim emrine aykırı davranan veya emrin uygulanmasını engelleyen kişi hakkında üç aya kadar disiplin hapsi uygulanabilir.

Görüşme Sonrasında Çocuğu Geri Getirmemenin Yaptırımı Nedir?

Kişisel ilişki için çocuğu teslim alan hak sahibi, sürenin sonunda çocuğu belirlenen yere getirmezse üç aya kadar disiplin hapsiyle karşılaşabilir.

Başvuru Savcılığa Mı Yapılır?

41/F maddesi kapsamındaki disiplin hapsi şikâyeti, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine yapılır. Davranış ayrıca bir suç oluşturuyorsa savcılık süreci ayrıca değerlendirilebilir.

Şikayet Süresi Ne Kadardır?

Kanunda bir aylık şikâyet süresi öngörülmüştür. Tarihlerin ve her teslim olayının ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden başvuru geciktirilmemelidir.

Aile Mahkemesi Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

Evet. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

Çocuk Görüşmek İstemiyorsa Teslim Yükümlülüğü Sona Erer Mi?

Hayır. Çocuğun görüşmek istemediğini söylemesi kararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, beyanının nedeni ve uzman değerlendirmesi dikkate alınmalıdır. Ciddi risk varsa mahkemeden yeni düzenleme istenmelidir.

Nafaka Ödenmiyorsa Çocuk Gösterilmeyebilir Mi?

Hayır. Nafaka borcu için ayrı hukuki yollara başvurulur. Nafakanın ödenmemesi yürürlükteki kişisel ilişki kararının uygulanmamasına dayanak olmaz.

Çocuğu Göstermemek Velayetin Değişmesine Neden Olur Mu?

Velayet kendiliğinden değişmez. Ancak kişisel ilişki kararının sürekli ve haksız biçimde engellenmesi, çocuğun yararı da gerektiriyorsa velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınabilir.

Disiplin Hapsi Adli Sicile İşler Mi?

Hayır. Disiplin ve tazyik hapsine ilişkin kararlar 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu gereğince adli sicile kaydedilmez.

Disiplin Hapsi Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Hayır. Disiplin hapsi, süreli hapis cezası olmadığı için adli para cezasına çevrilmez; ertelenmez ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilmez.

Müdürlük İşlemleri Ücretli Midir?

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemler harçtan muaftır. Avukatlık ücreti dışında gerekli masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

Sonuç

Çocuk göstermeme olarak adlandırılan davranış, anne ve baba arasındaki kişisel bir anlaşmazlıktan ibaret değildir. Mahkeme kararının uygulanmaması, çocuğun diğer ebeveyniyle bağının zarar görmesine ve çocuğun yetişkinler arasındaki uyuşmazlığın içine çekilmesine neden olabilir.

Güncel hukukta çocuk teslimi, kişisel ilişki kararına aykırılık ve kişisel ilişki sonunda çocuğun geri getirilmemesi ayrı ayrı düzenlenmiştir. Doğru yaptırımın belirlenebilmesi için mahkeme kararının türü, müdürlük başvurusu, teslim emri, tebligat, tutanaklar, mazeretler ve şikâyet süresi birlikte incelenmelidir.

Uyuşmazlığın sürekli hâle geldiği dosyalarda yalnızca disiplin hapsi başvurusuyla yetinilmemeli; kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, uzman desteği, koruyucu tedbirler ve velayetin değiştirilmesi ihtimalleri de çocuğun üstün yararı doğrultusunda değerlendirilmelidir.

Mevzuat ve Kararlar

  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, özellikle m. 41/A-41/İ
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 323 ve 324
  • 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, m. 5
  • 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
  • 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  • Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik, RG 04.08.2022/31913
  • Anayasa Mahkemesi, 25.12.2024, E.2022/6, K.2024/225
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: 08.12.2022, E.2022/9520, K.2022/10199; 20.11.2025, E.2025/5404, K.2025/9980

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com