Aşırı Kıskançlık Boşanma Sebebi midir?
Kıskançlık, evliliklerin çoğunda doğal bir duygu olarak görülür. Elbette her kıskançlık boşanma sebebi değildir, kıskanma bazen bazı ilişkilerin doğasında olabilen masum bir seviyede de kalabilir. Ancak makul sınırları aşıp eş üzerinde baskı, kontrol ve izolasyona dönüşen aşırı kıskançlık, eşi aşırı kıskanmak Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında boşanma sebebi sayılmaktadır. Özellikle hakaret, tehdit, şiddet, üçüncü kişiler önünde rencide etme ve sosyal çevreyi kısıtlama gibi davranışlarla birleşen (“aşırı” niteliğe ulaşan) kıskançlık, ortak hayatı çekilmez kılar; kusur ağırlaşır ve çoğu durumda manevi tazminat gündeme gelir.
Bu noktada Aşırı Kıskançlık Boşanma Sebebi midir? sorusuna öncelikle evet diyebiliriz. Aşağıda, konuyla ilgili Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları sıralı şekilde ele alınmış, her kararın içeriği özgün metnine sadık kalınarak aktarılmış ve ardından hukuken ne ifade ettiği açıklanmıştır.
İçindekiler
Kıskançlık İle İlgili Yargıtay Kararları | Aşırı Kıskançlık Boşanma Sebebi midir?
1) Yargıtay 2. HD, 21.12.2005, 13779 E., 17993 K.
“davalının aşırı kıskançlık gösterdiği, eşine ağır hakaretlerde bulunduğu ve aşırı şekilde alkol aldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”
Ne ifade eder?
Kıskançlık tek başına bir duygu olsa da, hakaret ve alkol etkisiyle bozulan davranışlar ile birleşince evlilik birliğini sürdürülemez hale getirdiği kabul edilmiştir.
2) Yargıtay 2. HD, 21.11.2007, 2532 E., 16148 K.
“davalı kocanın sürekli alkol aldığı, alkolün etkisiyle ev eşyalarını kırıp döktüğü, eşine hakaretlerde bulunduğu ve aşırı kıskançlık gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”
Ne ifade eder?
Kıskançlığın fiziksel tahribat ve hakaret ile birlikte görülmesi, ortak hayatı çekilmez kılan davranışlar bütünü olarak değerlendirilmiştir.
3) Yargıtay 2. HD, 18.09.2008, 12425 E., 12145 K.
“davalı kocanın kıskançlık nedeniyle davacı eşine kısıtlama getirdiği ve sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”
Ne ifade eder?
Kıskançlık özgürlüğü kısıtlama ve fiziksel şiddet ile birleştiğinde doğrudan boşanma sebebi kabul edilmektedir.
4) Yargıtay 2. HD, E. 2014/9628, K. 2015/807, T. 3.2.2015
“davalı-karşı davacı (kadın)’ın, aşırı kıskanç olduğu, eşine sürekli ağır hakaretlerde bulunduğu ve aşağıladığı, buna karşılık davacı-karşı davalı (koca)’nın da, ortak konutu terk ederek birlik görevlerini yerine getirmekten kaçındığı, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı ve eşine ‘eşyalarını alıp, evden ayrılmasını’ söyleyerek müşterek konuttan kovduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı (kadın)’ın ağır kusurlu olduğunun, evlilik birliğinin devamında taraflar bakımından yarar kalmadığının ve TMK 166/1’deki boşanma koşullarının gerçekleşmiş bulunduğunun kabulü gerekir.”
Ne ifade eder?
Aşırı kıskançlık yalnızca erkek davranışlarıyla sınırlı değildir. Kadının aşırı kıskançlık + hakaret davranışları, bu dosyada ağır kusur olarak kabul edilmiştir.
5) Yargıtay 2. HD, 2016/9848 E., 2017/6101 K.
“davacı-karşı davalı kadının da aşırı kıskançlık sergilediği, eşini ve çocuklarını ihmal ettiği, eşinin babasına ‘şerefsizler, namussuzlar’ dediği, eşine beddua ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”
Ne ifade eder?
Kıskançlık, aile düzenine ve çocuklara kadar yansıdığında, ihmal ve hakaretle birleşerek evliliği sürdürülemez hale getirdiği kabul edilmiştir.
6) Yargıtay 2. HD, 2016/11033 E., 2018/2355 K.
“davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, erkeğin eşine karşı aşırı kıskançlık göstererek başkalarının yanında rencide edici mahiyetteki davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ölçüsünde az kusurlu davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne ifade eder?
Aşırı kıskançlığın başkalarının önünde rencide edici davranışlara dönüşmesi, kişilik hakkı ihlali sayılır ve manevi tazminat doğurur. Tazminatın reddi bu dosyada uygun görülmemiştir.
7) Yargıtay 2. HD, 13.02.2018, 2016/11321 E., 2018/1819 K.
“davacı-davalı erkeğin eşine fiziki şiddet uyguladığı, davalı-davacı kadının ise kıskançlık nedeniyle tartışmalar çıkardığı, son olayda kıskançlık krizine girerek kendini yerlere attığı, eşine müstehcen içerikli video yolladığı ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”
Ne ifade eder?
Kıskançlık her somut dosyada bağlamıyla değerlendirilir. Bu dosyada iki tarafta da ciddi kusurlar bulunduğu için eşit kusur benimsenmiştir.
8) Yargıtay 2. HD, 2023/2123 E., 2023/2250 K.
“davacıyı aşırı kıskanmak suretiyle söz konusu yükümlülüklere aykırı davrandığı, ortak yaşamı davacı kadın için çekilmez hale soktuğu, davacı kadının da davalıya ‘defol, siktir git, şerefsiz’ şeklinde küfür ve hakaret ettiği, davalı erkeğin ağır kusurlu davranışlarıyla birliğin temelinden sarsılmasına yol açtığı, evliliğin devamında eşler, çocuk ve toplum için fayda kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına.”
Ne ifade eder?
Kadının küfürleri bulunsa bile, evliliği çekilmez hale getiren nedenin erkeğin aşırı kıskançlık ve buna bağlı ağır kusurlu davranışları olduğu kabul edilmiş; boşanmaya hükmedilmiştir.
9) Yargıtay 2. HD, 2023/435 E., 2023/2719 K.
“erkeğin kadını kardeşinin eşinden kıskanmasından dolayı kadına hakaret ve tehdit içerikli mesajlar göndermesi şeklinde gerçekleşen kusurlu eylemleri ile kadının kardeşinin eşi olan … isimli eniştesi ile erkeği sürekli kıyaslaması, ‘… eniştemin arabaları var, evleri var, sizin yok.’ demesi; büyük çocuklarının erkek tarafı ile alakası olmadığı yolunda sözler söylemesi şeklinde gelişen kusurlu eylemleri karşılaştırıldığında erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile; …”
Ne ifade eder?
Karşılıklı kusurlar karşılaştırıldığında, kıskançlık temelli hakaret ve tehdit mesajları ağır kusur kabul edilmiştir.
Boşanma davası nasıl açılır konulu geniş kapsamlı makalemiz için tıklayın.

aşırı kıskançlık sebebiyle boşanma
Kıskançlık Boşanmada Manevi Tazminat Gerektirir mi?
Evet, gerektirebilir. Özellikle yukarıdaki Yargıtay 2 HD’nin 2016/11033 E., 2018/2355 K. sayılı karar, aşırı kıskançlığın başkalarının yanında rencide edici davranışlara dönüştüğü durumlarda bunun kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu açıkça ortaya koyar ve TMK m.174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini vurgular. Uygulamada şu hususlar tazminat miktarını artırır:
-
Kamuya açıklık: Akraba/komşu/iş çevresi önünde küçük düşürme, sosyal medya üzerinden itham ve aşağılama.
-
Süreklilik ve yoğunluk: Tekil bir tartışmadan öte, ısrarlı ve sistematik baskı, denetim, hakaret.
-
Birlikte görülen eylemler: Tehdit, hakaret, evden kovma, şiddet, eşyaları kırma dökme gibi davranışların varlığı.
-
Psikolojik etki: Mağdur eşin onur, haysiyet ve sosyal itibarında meydana gelen sarsıntının ağırlığı. Eşin kaygı bozukluğu yaşaması, kendini sosyal izolasyona sokması, çevresinden uzaklaşarak depresyona girmesi.
Bu çerçevede, aşırı kıskançlık + rencide edici davranışlar birleştiğinde manevi tazminat istemi güçlü dayanak bulur. Ayrıca yine kişinin yalnızlaşması sosyallikten uzaklaşması ve bu yüzden buhrana girmesi de manevi tazminat sebebidir.
Boşanma sebepleri nelerdir konulu genıs kapsamlı makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Boşanma Davasında Aşırı Kıskançlığı İspat
Aşırı kıskançlık soyut bir duygu değil, somut davranışlarla ispatlanması gereken bir olgudur. Uygulamada en etkili ispat araçları:
-
Tanık Anlatımları:
Aile bireyleri, komşular, arkadaşlar; kısıtlama, rencide, hakaret, tehdit ve şiddet olaylarına bizzat şahit olanların ifadeleri. Özellikle üçüncü kişiler yanında vuku bulan olaylar, tanıklarla desteklendiğinde çok güçlüdür. -
Varsa Yazılı ve Dijital Deliller:
WhatsApp/SMS/DM yazışmaları, e-postalar, sosyal medya mesajları ve paylaşımlar. Örneğin “kiminle görüştün, telefonunu bana ver, hesabını kapat” gibi denetimci/kısıtlayıcı kayıtlar, sürekliliği ve yoğunluğu gösterebilir. Hakaret ve tehdit içeren mesajlar doğrudan kusur delilidir. -
Varsa Ses ve Görüntü Kayıtları (Hukuka Uygunluk Şartıyla):
Kamuya açık alan/kayıtlar veya tarafın başka türlü ispat imkânı bulunmayan hallerde hukuka uygun elde edilmiş kayıtlar değerlendirilebilir. Üçüncü kişilerin bulunduğu ortamlardaki kamera kayıtları (site, işyeri, kafe vb.) somutlaştırma sağlar. -
Varsa Tıbbi Belgeler ve Resmî Başvurular:
Fiziksel/psikolojik şiddete ilişkin sağlık raporları, kolluk müracaatları, tedbir/uzaklaştırma kararları; kıskançlığın şiddet ve baskı ile birleştiğini ortaya koyabilir.
Pratik öneri: Davayı açmadan önce deliller hukuka uygun şekilde derlenmeli; hangi delilin hangi vakıayı ispat ettiği dilekçede açık yazılmalıdır. Böylece hâkimin kusur ve de kusurdan mütevellit ruhen sarsılma değerlendirmesi kolaylaşır. Ancak bunun için uzman bir boşanma avukatından destek almanızı tavsiye ederiz.
E devletten boşanma davası açılabilir mi konulu makalemiz için tıklayabilirsiniz.
Kıskançlık | Uygulamada Sık Görülen Örnekler
-
Sosyal izolasyon: “Annenle/arkadaşlarınla görüşmeyeceksin, iş çıkışı kimseyle konuşma, kıyafetlerini ben belirlerim” gibi kısıtlayıcı dayatmalar. Veya karşı cins arkadaşı yasaklama.
-
Dijital denetim: Şifre isteme, telefon/messaging kontrolü, hesap kapattırma, sürekli konum isteme.
-
Rencide ve hakaret: Akrabalar/komşular yanında aşağılama, sosyal medyada ima/itham ve etiketleme.
-
Şiddet ve tehdit: Evden kovma, eşyaları kırma, hakaret/tehdit mesajları, zorlama davranışlar, üste yürüme
Bu tür davranışların birlikte görülmesi hâlinde kusurun ağır kabul edilmesi güçlü bir olasılıktır.
Sonuç | Aşırı Kıskançlık Boşanma Sebebi midir?
-
Aşırı kıskançlık, Yargıtay’ın süreklilik arz eden içtihatlarında boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.
-
Kıskançlığın hakaret, tehdit, şiddet, kısıtlama ve rencide edici davranışlarla birleşmesi, ortak hayatı çekilmez kılar ve ağır kusur sonucuna götürür.
-
Manevi tazminat yönünden, özellikle başkalarının yanında küçük düşürme ve sosyal medya üzerinden alenî ithamlar kişilik haklarına saldırı sayılır ve TMK m.174/1-2 uyarınca tazminata hükmedilebilir.
-
Başarılı bir dava için, olayları somut delillerle (tanık, dijital kayıt, uygun ses-görüntü, sağlık raporu, kolluk başvurusu) desteklemek ve sistematikliği ortaya koymak esastır.
Cinsel ilişkiye girememek boşanma sebebi midir? konulu makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular
Aşırı kıskançlık tek başına boşanma sebebi midir?
Somut olayın ağırlığına bağlıdır; kıskançlık, kontrol ve kısıtlamaya dönüştüyse ve hakaret/şiddet gibi davranışlarla birleştiyse boşanma sebebidir.
Kıskançlık nedeniyle hakaret/tehdit mesajları delil olur mu?
Evet. WhatsApp/SMS ve sosyal medya yazışmaları, kusuru gösteren belge niteliğinde değerlendirilmektedir.
Başkalarının yanında rencide edilmem manevi tazminat doğurur mu?
Evet. Yargıtay 2. HD 2016/11033 E., 2018/2355 K. kararında bu tür davranışların kişilik hakkı ihlali olduğunu ve tazminat gerektirdiğini açıkça ortaya koymuştur.
Kadının kıskançlığı da kusur sayılır mı?
Evet. Yargıtay 2. HD 2015/807 kararında, kadının aşırı kıskançlık + hakaret davranışları ağır kusur sayılmıştır.
Karşı taraf da küfretti; yine de aşırı kıskançlık ağır kusur olur mu?
Somut olayda kusurlar karşılaştırılır. Yargıtay 2. HD 2023/2250 künyeli dosyada kadının küfürleri olsa bile erkeğin aşırı kıskançlık kaynaklı davranışları ağır kusur kabul edilmiştir.
Eşit kusur kararı verilebilir mi?
Evet. Yargıtay 2. HD 2018/1819 künyeli dosyada her iki tarafta da ciddi kusurlar bulunduğundan eşit kusur benimsenmiştir.
Sosyal medya paylaşımları tazminata etkiler mi?
Aleniyet ve yaygınlık nedeniyle manevi zararı artırır; tazminat miktarına yükseltici etki yapabilir.
Sadece bir defalık kıskançlık patlaması yeterli midir?
Ağırlığına bağlıdır; çoğu dosyada süreklilik ve etki aranır. Sistematik baskı güçlü dayanak oluşturur.
Şifre isteme ve konum takip etme nasıl değerlendirilir?
Denetim ve kısıtlama amacı taşıyorsa, süreklilik ve yoğunluk bakımından aşırı kıskançlık göstergesi sayılabilir.
Dava açmadan önce ne yapmalıyım?
Mutlaka tecrübeli bir boşanma avukatı ile hareket edin, o en doğru planlamayı yapacaktır. Maddi manevi kayıp yaşamamak için uzman desteği alın.
















