Ara

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu Cezası (TCK 285) 2026

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu Cezası (TCK 285) 2026

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu, son dönemde ön planda olan konulardan bir tanesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 285. maddesinde yer alan soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiştir. Biz de içeriğimizde soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu ve cezası ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

Soruşturma evresi kural olarak gizli yürütülür. Bu husus CMK’nin 157. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Burada amaç soruşturma evresinin suistimal edilmesini önlemek ve masumiyet karinesini çiğnememektir. Çünkü eğer soruşturmanın gizliliği ihlal edilirse, soruşturma geçiren şüphelinin ismi lekelenecektir.

Kovuşturma aşaması tamamlanıp, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilene kadar herkes masumdur. Eğer bir şüpheliye isnat edilen suç, kovuşturma aşamasında ispatlanamazsa kişi suçsuz olacaktır ama soruşturmanın gizliliği ihlal edildiği için kişinin ismi lekelenecektir. Bu tip durumların önüne geçilmesi açısından “Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu” Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmiştir.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.


Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu Nasıl Oluşur? TCK 285/1

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu birçok şekilde oluşabilir. Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunun işlenmesinin uygulamadaki en yaygın şekli ‘’basın ve yayın yoluyla işlenmesidir.’’  Bunun dışında sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar aracılığıyla da sıklıkla Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçu işlenmektedir.

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte haber kanalları, sosyal medya platformları ya da sosyal medya platformlarını kullanan gazeteciler çok rahat bir şekilde bilgilere erişebilmektedir. Kamuoyunu ilgilendiren siyasi, sportif veya magazinel davaları basın mensupları çok sıkı bir şekilde takip ederler ve etkileşimi yüksek olanları haberleştirirler. Bunu da mahkemeden bir şekilde bilgi sızdırarak yaparlar.

Örneğin; ünlü bir gazetecinin uyuşturucu kullandığı iddiasıyla gözaltına alınması, tutuklanması, hakimlik sorgusu esnasında yapmış olduğu savunmalar, dosyadaki deliller, MASAK raporları, uyuşturucu testi gibi soruşturma dosyasının kilit unsurlarını oluşturan dosyalar çok hızlı bir şekilde basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna servis edilmektedir. Soruşturmadaki dosyaların herhangi bir şekilde alenileştirilmesi, soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacaktır.

TCK’nin 285. maddesinin ilgili fıkralarında bu suçun nasıl oluştuğuna dair net bir tanım yapılmıştır. Buna göre;

  • Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunun aleni bir şekilde işlenmesi
  • Soruşturma aşamasında yapılan bir işlemin (örneğin; şüphelinin ifadesinin alınması, sağlık raporları vs.) içeriğinin açıklanması
  • Şüphelinin masumiyet karinesinden yararlanma hakkının ihlal edilmesi (Suçu mahkeme tarafından hükme bağlanılana kadar herkes masumdur. Henüz dosyası soruşturma aşamasında olan bir kişi hakkında “X kişisi bu suçu işlemiş” şeklinde beyanlarda bulunulması)
  • Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi (Örneğin; soruşturması yürütülen bir kişinin soruşturma dosyasında, diğer şüphelilerle ya da üçüncü kişilerle olan mesajları, telefon aramaları ya da ses kayıtları)

Soruşturma aşamasında dosya hakkında yapılan işlemin içeriğiyle alakalı yapılan açıklamaların maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması hallerinde soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunun oluştuğu kabul edilir.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunun Aleni Bir Şekilde İşlenmesi

Suçun unsurlarının ifade edildiği TCK’nin 285. maddesinin 1.fıkrasına göre soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu, aleni bir şekilde işlenmiş olması gerekir. Aleniyet: “suçun umumi ya da umuma açık bir şekilde işlenmesi” anlamını taşır. Yani suçun meydana gelmesi için başkalarının huzurunda ya da başkalarının göreceği şekilde işlemektir. Örneğin; soruşturma evraklarının bir şekilde ele geçirilip, basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılması halinde aleniyet unsurunun varlığından dolayı bu suç oluşur.

Yargıtay 8.Ceza Dairesi E.2007/5222 K.2007/5583 kararında aleniyet unsurunun tanımını şu şekilde yapmıştır: “Aleniyet herkesin ya da birçok kimsenin duymasıyla veya görmesiyle değil duyup görebilmenin mümkün olduğu yerlerde davranışın işlenmesidir.” Yargıtay, bu tanımını doktrine dayanarak yapmıştır. Yukarıdaki doktrin tanımı ile Yargıtay’ın yapmış olduğu aleniyet tanımını kısaca özetlemek gerekirse, aleniyet unsurunun varlığı için suç başkalarının huzurunda ya da başkalarının göreceği şekilde işlenmelidir.

Birçok kişinin anlık olarak soruşturma evrakını görmesi aleniyet suçunun oluşması için tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda diğer kişilerin de sonradan duyup görmesinin mümkün olması gerekmektedir. Bunun en yaygın örneği; basın-yayın aracılığıyla Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçudur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 90.maddesi vd. koruma tedbirlerini düzenlemiştir. Bu koruma tedbirlerinin gizliliğinin ihlali de Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunu oluşturur. Örneğin; gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme kısmında alınmış olan kararların ifşalanması halinde Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçu oluşacaktır. İletişimin denetlenmesi kararları gizlice uygulanmalıdır (CMK 135/5).

Soruşturma esnasında telefonu dinlenen şüpheli veya diğer kişilerin telefon konuşmaları gizli tutulmalıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur. Soruşturma dosyasında daha önce aleni olmayan bir evrakın ya da herhangi bir bilginin alenileştirilmesi halinde bu suç oluşur. Örneğin; kamuoyunu ilgilendiren ve haberlerde sıklıkla yayını yapılan, televizyonlardaki tartışma programlarında tartışılan soruşturmadaki belge ve veriler zaten alenileşmiştir. Alenileşmiş bir soruşturma hakkında haber yapmak, bu suçu oluşturmayacaktır.

Örneğin; İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17 Temmuz 2008 tarihli 498/716 sayılı kararını incelememiz gerekirse, davaya ilişkin olayda sanıklara Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçundan dava açılmıştır. Sanıkların, basında “Ergenekon Davası” olarak ifade edilen soruşturmada muhabir olarak haber yapmak amacıyla yazdıkları yazılar uzun süre Türk medyasını ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yazdıkları yazılar gündemi meşgul etmiştir. Mahkeme, “Devletin en üst kademelerindeki yetkililer tarafından beyanatlar bulunan olayla ilgili televizyonlarda programlar düzenlendiği ve gizliliğin bu şekilde alenileştiğini belirterek sanıklar hakkında BERAAT kararı vermiştir.”

Bu mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere, halihazırda gizli olan ve kimsenin bilmemesi gerektiği soruşturma dosyalarını alenileştirmek suçtur. Ancak halihazırda bir şekilde alenileşen evraklar hakkında haberler yapmak bu suçu oluşturmak için tek başına bir sebep değildir.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası
Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası
  • Soruşturma Aşamasında Alınan Kararların Gizli Tutulmaması Halinde Uygulanacak Yaptırım (TCK 285/2)

Soruşturma aşamasında alınan bazı kararların soruşturmanın tarafı olan kişilerden gizli tutulması gerektiği durumlar olabilir. Bu durumu alenileştirdiği tespit edilen kişi bir ila üç yıl arası hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.


Adli Para Cezası hakkında kapsamlı bilgi almak için içeriğimize göz atabilirsiniz.


  • Kapalı Yapılmasına Karar Verilen Duruşmalardaki Açıklamaların ve Görüntülerin Gizliliğinin Alenen İhlal Edilmesi Halinde Uygulanacak Yaptırım (TCK 285/3)

Bu hüküm TCK’nin 285.maddesinin 3.fıkrasında düzenlenmiştir. Aslında soruşturma aşamasını ilgilendiren değil, kovuşturma aşamasını ilgilendiren bir düzenlemedir ancak konumuzla alakalı olması sebebiyle yazımızda yer verdik. Bu başlıkta kısaca kovuşturma aşamasının soruşturma aşamasıyla arasındaki farklara değinmekte kamuoyunu bilgilendirmek açısından fayda olacaktır.

Kovuşturma aşamasının gizli yürütülmesi bir zorunluluk değildir. Kovuşturma aşamasındaki bir dosyanın duruşmasına kısıtlama kararı (gizlilik kararı) olmadığı sürece herkes katılabilir. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı kovuşturma aşamasındaki bir dosya hakkında kısıtlama kararı verilmişse, tıpkı soruşturma aşamasındaki gibi kovuşturma aşamasındaki mahkeme süreci de gizli yürütülür. Bu gizliliği ihlal eden kişi bir ila üç yıl arası hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Suçun Kamu Görevlisinin Görevinin Sağladığı Kolaylıkla İşlenmesi (TCK 285/4)

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunu, eğer bir kamu görevlisi, görevinin sağladığı kolaylıkla işlerse cezası yarı oranda artırılır. Dosyalara mesleği itibarıyla daha kolay erişebilen kamu görevlilerinin bu suçu işlemesinin cezasının daha ağır olmasının sebebi suçu daha kolay işleyebiliyor olmasıdır. Örneğin; adliyede görevli bir mübaşir ya da bir polis, duruşmalarda şüphelinin savunmalarını duyacağı için savunmada söylediği şeyleri dışarıya çok rahat sızdırabilir. Bu durumda faile verilecek ceza yarı oranda artırılacaktır.

Bu hükümde dikkat edilmesi gereken husus, cezanın yarı oranda artırılması için failin kamu görevlisi olmasının yeterli olmadığıdır. Bu görev, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmede kolaylaştırıcı bir görev olmalıdır. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere bir adliye memuru ya da bir mübaşir bu suçu kolaylıkla işleyebilir. Ancak bir başka örnek vermek gerekirse kamu görevlisi sayılan ancak soruşturma dosyalarına tesadüfen erişen bir kişi bu suçu işlerse cezasında artışa gidilmez.

Bu hükmün uygulamadaki en yaygın örneği; basın mensuplarının bu suçu işlemesidir. Özellikle son dönemde çok yaygın bir şekilde işlendiği için aşağıdaki başlıkta bu husus ayrıca ele alınacaktır.

Suçun Görüntülerin Yayınlanması Suretiyle İşlenmesi (TCK 285/5)

Özellikle günümüz çağında doğru ya da yanlış bilgiler çok hızlı yayılmaktadır. Dolayısıyla basın ve yayın yolu ya da sosyal medya aracılığıyla bu suçun işlenmesi bir hayli kolaydır.

Pek çok basın mensubu ne yazık ki yayıncılık etiğini ve masumiyet karinesini, daha fazla etkileşim almak amacıyla çiğnemektedir. Pek çok basın mensubu bilerek ya da bilmeyerek bu suçu işlemektedirler. Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunu işleyen basın mensuplarına herhangi bir işlem yapılmaması basın mensuplarını daha da cesaretlendirmektedir.

Basın mensupları soruşturma aşamasındaki dosyayı doğrudan ya da adliyedeki tanıdık görevliler vasıtasıyla erişebilmektedirler. Eriştikleri dosyaları basın veya sosyal medya aracılığıyla yayınladıkları zaman şüpheli için ne yazık ki geri dönülemez zararlar ortaya çıkmaktadır. Bir soruşturma süreci geçiren şüphelinin haberi eğer basına sızdırılırsa şüphelinin ismi henüz bu suçu işlediği ispat edilmeden lekelenecektir.

Ancak kovuşturma sona erdiği zaman sanığın suçu işlemediği ispat edilirse veyahut hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı sebebiyle sanığa ceza verilmezse aynı basın mensupları bu sefer bu haberi girmezler ve şüpheliye karşı tabiri caizse “çamur at izi kalsın” durumu söz konusu olur.

Soruşturma aşamasında dosyası hakkında haber yapılan şüphelinin maddi ve manevi zarara uğradığı açıktır. Bu zararı tazmin etmek için de hukuk mahkemelerinde tazminat davası açabilir ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) hakkınızda çıkan haberlere dair erişim engeli talep edebilirsiniz.

Haber Verme Sınırı Aşılmaksızın Soruşturmanın Haber Yapılması (TCK 285/6)

Bu durumda faile ceza verilmez. Haber vermenin sınırları Yargıtay içtihatlarında ortaya konulmuştur. Bu sınırlar aşağıdaki gibidir:

  • Haberlerin yapılmasında kamu yararı varsa,
  • Haberlerde kullanılan ifadeler, haberin içeriğine uygunsa,
  • Haberlerde kışkırtıcı bir dil yerine ölçülü bir dil kullanılmışsa,
  • Yayınlanan haber basının haber verme sınırları içerisindeyse ve
  • Haber konusu kamuya aktarılırken hukuk çerçevesinin dışına çıkmadıysa soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu oluşmayacaktır.

“Kısıtlama Kararı” (Gizlilik Kararı) ile Genel Gizlilik Arasındaki Fark

Soruşturma aşaması kural olarak gizlidir. Bir dosya hakkında ayrıca bir gizlilik kararı alınabilir. Eğer bir gizlilik kararı alınmamışsa sanık müdafi ve şikayetçi vekili soruşturma dosyasındaki belgelerin birer nüshasını alabilirler (CMK 153/1). Herhangi bir kısıtlama kararı yoksa bile, soruşturma aşaması üçüncü kişilere yani davayla doğrudan bir ilgisi olmayanlara karşı gizlidir.

Bir dosya hakkında kısıtlama kararı verilmişse bu durumda dosya taraflara da gizlenmektedir. Yani taraflara dosya içeriği hakkında hiçbir bilgi verilmemektedir. Yalnızca şüpheli veya müdafinin hazır olabildiği muhakeme işlemleri (örneğin; ifade, sorgu) ya da savcılık tarafından aldırılan bilirkişi raporundan bir örnek taraflara verilebilmektedir (CMK 153/3). Kısıtlama kararı her durumda verilemez. Kısıtlama kararı verilebilecek suçlar CMK’nin 153.maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Kasten Öldürme Suçu
  • Cinsel Saldırı Suçu
  • Çocukların Cinsel İstismarı Suçu
  • Uyuşturucu İmal ve Ticareti Suçu
  • Suç Örgütü Kurma Suçu
  • Devlete ve Anayasal Nizama Karşı İşlenen Suçlar
  • Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk Suçları
  • Silah Kaçakçılığı Suçu
  • Bankacılık Kanunu’nda Düzenlenen Zimmet Suçu (Bankacılık Kanunu M.60)
  • Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda Tanımlanan Tüm Suçlar

Bu suçların varlığı halinde kısıtlılık kararı verilebilir ve dosyalar davanın taraflarına da gizlenir.


Gizlilik Kararı ile ilgili daha kapsamlı bilgi edinmek isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.


Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturmayan Durumlar
Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturmayan Durumlar

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturmayacak Haller

Bazı haller, soruşturmanın gizliliğini ihlal ile sonuçlanacak suçun oluşmasına sebep olmayacaktır. Bu haller ise aşağıdaki gibidir:

  • Şüphelinin ya da Suçtan Zarar Görenin Avukatının Dosyayı İnceleme ve Dosyadaki Evrakların Fotokopisini Alması

CMK’nin 153.maddesi, şüphelinin avukatının (müdafi) soruşturma dosyasını inceleme yetkisini düzenlemektedir. CMK 153/1’e göre müdafi soruşturma aşamasında dosyada istediği bir evrakı inceleyebilir ve harç ödemeden istediği belgelerin örneğini alabilir. Ancak bunun istisnası savcının istemi üzerine hakim tarafından verilen kısıtlama kararıdır.

Yukarıdaki başlıkta sayılan suçların varlığı halinde bu kısıtlılık kararı verilebilir ve müdafi de soruşturmadaki dosyalara erişemez. Kısıtlama kararı olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanak ve bilirkişi raporlarına şüphelinin avukatı her daim erişebilir. (CMK 153/3)

  • Mağdurun ya da Şüphelinin Soruşturma Evraklarını İnceleme ve Dosyadaki Evrakların Fotokopisini Alması

CMK’nin 234. maddesinin 1/a-2 hükmüne göre soruşturmanın gizliliği ve amacı bozulmadan davanın tarafları soruşturma dosyasındaki herhangi bir evrakın örneğini savcıdan isteyebilir. Ancak mağdurun, bu evrakı alıp kamuoyuyla paylaşması soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu oluşturacaktır.

  • Dosyanın Tarafı Olan Avukatların Stajyerlerinin Ya da Yanında Çalışan Sekreterlerinin Dosyaya Erişebilmesi

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 46/1 hükmüne göre avukatın yanında çalışan stajyer ya da sekreter de bu dosyalara erişebilir ve dosyadaki evrakın bir örneğini alabilir.

  • Dosyaya Atanan Bilirkişilerin Soruşturma Dosyasındaki Evraklara Erişebilmesi

Kural olarak bilirkişilerin şüpheli, mağdur ya da tarafların avukatı gibi dosyaya erişebilme ve örneğini alabilme hakkı yoktur. Ancak CMK 66/4’e göre bilirkişi görevini yerine getirmek amacıyla soruşturma dosyasında kendisine gereken evraklara erişebilir. Bu izin hakim veya savcı tarafından verilebilir.

  • Soruşturma İşlemlerinin Haber Verme Sınırı Aşılmaksızın Haber Konusu Yapılması:

Basın mensuplarının soruşturmanın gizliliğini sürekli ihlal edip bu suçu isteyerek ya da istemeyerek işlediğinden yukarıda bahsetmiştik. Ancak bazı hallerde basın mensuplarının bu suçu işlemediği Yargıtay tarafından kabul edilmiştir. Örneğin; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20 Nisan 2021 tarihli ve E.2019/150   K.2021/160 ve 15 Şubat 2023 tarihli E. 2019/26  K. 2023/91 kararlarında aşağıdaki açıklamaya benzer ifadeler yer almıştır;

Kanunlarda soruşturma aşamasındayken belirli işlemlerin soruşturmanın belli kişilerine karşı (örneğin; tarafların avukatı) da gizli tutulması gerektiği hususlarda hüküm bulunan durumlarda, bu işlemler soruşturmanın kişileri yani tarafların avukatları ya da bizzat taraflar bakımından gizli tutulmaktadır. Örneğin, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespit edilmesi ile gizli soruşturmacının görevlendirilmesiyle ilişkili kararlar soruşturmanın tarafına karşı gizli tutulmaktadır…”

Buna karşılık hakkında yakalama kararı, zorla getirilme emri, kişinin gözaltına alınması ve konutunda arama yapılması gibi durumlarda yapılan haberler gizliliğin ihlali olarak değerlendirilmeyecektir.

  • Soruşturma Aşamasındaki Dosyalar Haricindeki Dosyalara Erişim

TCK’nin 285. maddesine göre soruşturma aşamasındaki dosyaların gizliliği söz konusudur. Bu gizlilik, hukuk davaları ve hakkında gizlilik kararı verilmeyen kovuşturma aşamasındaki ceza dosyaları için ön görülmemiştir. Kural olarak hakkında gizlilik kararı olmayan ceza yargılamalarının haricindeki tüm yargılamalar aleni bir şekilde yapılır ve bu evrakları yayınlamanın TCK 285 bakımından bir suçu yoktur.

Ancak bu dosyalardan birtakım evrakları yayınlamak başka suçlar doğurabilir. Örneğin; hakkında gizlilik kararı olmayan kovuşturma aşamasındaki bir dosyadan sanığın özel hayatına ilişkin bir belge (örneğin; sanığın evinde kaydedilmiş olan bir video) ifşalanırsa, diğer şartların da varlığı halinde Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu oluşur.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunda Zamanaşımı

TCK’nin 66.maddesinin 1-e hükmüne göre Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunun dava zamanaşımı 8 yıldır. Yani bir kişinin bu suçu işlediği 8 sene sonra fark edilirse bu sürenin sonunda dava açılamaz.

TCK’nin 67.maddesinin 1-e hükmüne göre Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunun ceza zamanaşımı 10 yıldır. Yani bir kişinin bu suçu işlemesinin üzerinden en az 10 yıl geçtiyse davası devam ediyorsa bile zamanaşımından dolayı ceza verilemez.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunda Görevli Mahkeme

Bu suçta görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak bu suçun bir avukat tarafından işlenildiği halde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olur. Avukatlar, görevleri itibarıyla işledikleri suçlardan dolayı ağır ceza mahkemesinde yargılanırlar.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu ile ilgili Yargıtay Kararları

  • Basın Özgürlüğünün Sınırlarının Belirlenmesi Hakkında Yargıtay Kararı (Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/17873 K.2012/10513)

İlgili olayda basın mensupları, şüphelinin hangi suçtan dolayı soruşturma geçirdiği ve soruşturmanın içeriğini basın-yayın aracılığıyla paylaşmışlardır. Yerel mahkeme, bu haberin soruşturmayı etkilemeyecek nitelikte olduğuna karar vererek sanıklar hakkında beraat kararı verse de Yargıtay, bu kararı bozmuştur.

Yargıtay, şüphelilere hangi suçun isnat edildiğinin haberde yer verilmesinin bu suçu oluşturmayacağını belirtse de soruşturma aşamasında yapılan işlemler hakkında ayrıntılı bilgi vermenin TCK’nin 285.maddesinde düzenlenen Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunu oluşturacağına karar verip yerel mahkemenin beraat kararını bozmuştur. Yine Yargıtay 4.Ceza Dairesi yakın tarihli bir kararında soruşturma aşamasında yapılan arama faaliyetlerini haberleştirmenin soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağını vurgulamıştır. (Yargıtay 4.Ceza Dairesi E.2010/5233 K.2012/5399)

  • Soruşturma Evrakından Alınmamış Olan Fotoğrafların Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturmayacağına İlişkin Yargıtay Kararı (Yargıtay 12.Ceza Dairesi E. 2013/17301 K.2014/10228)

Somut olayda sanığın özel hayatına ilişkin fotoğraflar hukuka aykırı bir şekilde kamuoyuna servis edilmiştir. Ancak söz konusu fotoğraflar soruşturma ile alakalı olmasına rağmen soruşturma dosyasında yer almadığından soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu oluşmamıştır.

  • Bazı Şartların Varlığı Halinde Soruşturma İle İlgili Yapılan Haberlerin Hukuka Uygun Olabileceğine Dair Yargıtay Kararı (Yargıtay 12.Ceza Dairesi E.2014/4560 K.2014/21634)

Yargıtay, bu kararında aşağıdaki şartların varlığı halinde soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu oluşmayacağını belirtmiştir.

  • Haberlerin yapılmasında kamu yararı varsa,
  • Haberlerde kullanılan ifadeler, haberin içeriğine uygunsa,
  • Haberlerde kışkırtıcı bir dil yerine ölçülü bir dil kullanılmışsa ,
  • Yayınlanan haber basının haber verme sınırları içerisindeyse ve
  • Haber konusu kamuya aktarılırken hukuk çerçevesinin dışına çıkmadıysa soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu oluşmayacaktır.

Soruşturmanın gizliliğini ihlal ile ilgili yaşadığınız hukuki problemlerde profesyonel hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.


Sıkça Sorulan Sorular

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası Kaç Yıldır?

Soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kişi bir ila üç yıl arası hapisle veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Suçun faili kamu görevlisi olup suçu kolayca işleyecek bir haldeyse (örneğin; mübaşir) cezası yarı oranda artırılır.

İfade Tutanağını Sosyal Medyada Paylaşmak Suç Mu?

Evet. Dosyanın taraflarından birinin soruşturma esnasında karakola vermiş olduğu ifadeler ya da mahkemede sorgu esnasındaki beyanlarını sosyal medyada paylaşmak bir suçtur ve bu suçu işleyen kişi bir ila üç yıl arası hapisle veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Dosyada Gizlilik Kararı Varken Avukat Dosyayı Görebilir Mi?

Dosyada gizlilik kararı varken avukat kural olarak dosyayı göremez. Ancak. gizlilik kararı olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanak ve bilirkişi raporlarına şüphelinin ve karşı tarafın avukatı her daim erişebilir. (CMK 153/3)

Soruşturma Dosyası Ne Zaman Herkese Açık Hale Gelir?

Soruşturma dosyası hiçbir zaman herkese açık hale gelmez. Eğer şüphelinin suçu işlediği hakkında kuvvetli bir şüphe bulunup hakkında iddianame hazırlanırsa kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturma aşamasında gizlilik kararı olmadığı sürece dosyalar ve duruşmalar açıktır.

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal Suçu Şikayete Tabi Midir?

Hayır şikayete tabi değildir. Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması re’sen yapılır.

Birinin İfadesini İzinsiz Okumak veya Fotoğrafını Çekmek Suç Mu?

Eğer dosyanın tarafı değilseniz (şüpheli, mağdur veya tarafların avukatı) soruşturma dosyasına erişim izniniz yoktur. Eğer herhangi bir şekilde dosyaya erişildikten sonra ifade evrakının fotoğrafı çekilir ve basın-yayın yoluyla ya da sosyal medya hesaplarından paylaşılırsa Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçu oluşacaktır

TCK 285 Paraya Çevrilir Mi veya HAGB Verilir Mi?

Soruşturmanın Gizliliğini İhlal suçunun en alt sınırı bir yıl hapis cezasıdır. Yaş küçüklüğü gibi sebeplerden bu suçun yaptırımı bir yılın altına da inebilir. Eğer suçu işleyen kişi herhangi bir sebepten dolayı en fazla bir yıllık hapis cezası almışsa, TCK 50 uyarınca hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

Ayrıca, soruşturmanın gizliliğini ihlal suçunda hakimin seçimlik yaptırım yetkisi vardır. Yani hakim dilerse hapis cezası, dilerse adli para cezası verebilecektir. Hakim hiç hapis cezası vermeyip adli para cezasına da hükmedebilir. Bu konuda takdir hakimdedir.


HAGB ile ilgili kapsamlı bilgi edinmek için içeriğimize göz atabilirsiniz.


Dosya İçeriğini Basına Sızdırmanın Cezası Nedir?

Dosya içeriğinin basına sızdırılması halinde birçok farklı suç gündeme gelebilir. Örneğin; dosyaya erişimi mümkün olan bir kamu görevlisinin, soruşturma dosyasındaki belgeleri basına sızdırması halinde Türk Ceza Kanunu’nun 258.maddesinde düzenlenen Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması suçu oluşur ve faile bir ila dört yıl arası hapis cezası verilir.

Eğer basına sızdırılan veriler şüphelinin ya da dosyadaki diğer kişilerin kişisel verileri ise aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme suçu oluşur ve faile bir ila üç yıl arası hapis cezası verilir. Bir kamu görevlisi eğer soruşturma evrakında olan kişisel bir veriyi basına servis ederse aynı anda iki suç birden oluşur (fikri içtima). Yani faile en ağır cezayı gerektiren ceza verilir. Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme suçunun üst sınırı daha yüksek olduğundan dolayı ceza bu suça göre tayin edilir.

Mağdur (Müşteki) Dosya Bilgilerini Paylaşırsa Ceza Alır Mı?

Evet. Mağdurun ve avukatının dosyaya erişim ve dosyadan evrak fotokopisi alma hakkı vardır. Ancak gizlilik kararının olup olmaması fark etmeksizin soruşturma evrakının yayınlanması suçtur ve fail hakkında bir ila üç yıl arası hapisle veya adli para cezası verilir.

Hangi Durumlarda Soruşturmanın Gizliliği İhlal Edilmiş Sayılmaz?

Aşağıdaki durumların oluşması durumunda soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu ortaya çıkmayacaktır:

  • Şüphelinin ya da mağdurun avukatının dosyayı inceleme ve dosyadaki evrakların fotokopisini alması
  • Mağdurun ya da şüphelinin soruşturma evraklarını inceleme ve dosyadaki evrakların fotokopisini alması
  • Dosyanın tarafı olan avukatların stajyerlerinin ya da yanında çalışan sekreterlerinin dosyaya erişebilmesi
  • Dosyaya atanan bilirkişilerin soruşturma dosyasındaki evraklara hakim kararıyla ya da savcı talimatıyla erişebilmesi
  • Soruşturma işlemlerinin haber verme sınırı aşılmaksızın haber konusu yapılması

Yukarıdaki durumların ortaya çıkması halinde soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu ortaya çıkmaz.

MEHMET KIŞLIK