Ceza soruşturmaları sırasında şüpheli ve müdafiin dosyayı inceleme hakkı savunma ve savunulma hakkının gereğidir. Ancak kanun, bazı hallerde bu hakkın sınırlandırılmasına imkân tanımıştır. Bu sınırlandırma, uygulamada “gizlilik kararı” ya da kanundaki adıyla “kısıtlılık kararı” olarak bilinir. Karar, yalnızca belirli suçlarda ve belirli koşullarda verilebilir. Peki, gizlilik kararı nedir? Dosyada gizlilik kararı neyi ifade eder? Tüm detaylardan söz edeceğiz.
İçindekiler
- 1 Gizlilik Kararının Dayanağı Nedir? (CMK 153)
- 2 Gizlilik Kararı Hangi Durumlarda Verilir?
- 3 Soruşturmada Gizlilik Kararı Neden Verilir?
- 4 Gizlilik Kararı Hangi Suçlarda Verilebilir?
- 5 Gizlilik Kararı Ne Kadar Sürer?
- 6 Gizlilik Kararı Kapsamında Hangi Belgeler İncelenebilir?
- 7 Gizlilik Kararı Ne Zaman Sona Erer?
- 8 Gizlilik Kararı ile Basın Yasağı Arasındaki Fark Nedir?
- 9 Gizlilik Kararına Karşı İtiraz Yolu Nasıldır?
- 10 Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin Gizlilik Kararı Hakkındaki Kararları
- 11 Gizlilik Kararı Olmadan Dosya İnceleme Talebi Reddedilebilir mi?
- 12 Gizlilik Kararı Mağduru ve Avukatını da Kapsar mı?
- 13 Gizlilik Kararını Kim Verir?
- 14 Gizlilik Kararı Varken Tutuklama Kararına İtiraz Edilebilir mi?
- 15 Gizlilik Kararı İddianame Kabul Edildikten Sonra Devam Eder mi?
- 16 Gizlilik Kararı Kalkar mı? Nasıl Kaldırılır?
- 17 Sıkça Sorulan Sorular
Gizlilik Kararının Dayanağı Nedir? (CMK 153)
Gizlilik kararının yasal dayanağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153. maddesidir. İlgili maddenin açıklamaları ile ilgili öne çıkanlar ise şu şekildedir:
- 153/1: Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir.
- 153/2: Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hallerde, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi kısıtlama kararı verebilir. Bu kısıtlama yalnızca kanunda sayılan suçlar için geçerlidir.
- 153/3: Kısıtlama kararı verilmiş olsa bile, şüphelinin veya sanığın ifadesi, bilirkişi raporları ve müdafiin hazır bulunabileceği adli işlemlere ilişkin tutanaklar gizlenemez.
- 153/4: İddianamenin kabulüyle gizlilik kararı kendiliğinden sona erer.
Gizlilik kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153. maddesi kapsamında yukarıdaki gibidir. Peki, hangi durumlarda gizlilik kararı verilir?
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.
Gizlilik Kararı Hangi Durumlarda Verilir?
Gizlilik kararı, ancak soruşturmanın selametini korumak için zorunlu hallerde verilir. Bunun dışında gizlilik kararı uygulanmayacaktır. Uygulamada şu gerekçelerle karşı karşıya kalınmaktadır:
- Delillerin karartılması ihtimali,
- Tanıkların baskı görmesi riski,
- Gizli tanık veya gizli soruşturmacının deşifre olma tehlikesi,
- Teknik takip ve iletişimin tespiti tedbirlerinin açığa çıkması ihtimali ve
- Birden fazla şüphelinin bulunduğu örgütlü suç dosyalarında şüpheliler arasında irtibat kurulması riski, uygulamada karşı karşıya kalınan durumlar arasında gösterilmektedir.
Gizlilik kararı ile ilgili süreç hassasiyetle yürütülmesi gerektiğinden, bu konuda hukuki desteğe ihtiyaç duyabilirsiniz. Deneyimli bir avukattan destek almak ise size ciddi anlamda güven ve kolaylık sağlayacaktır.

Soruşturmada Gizlilik Kararı Neden Verilir?
Gizlilik kararı, soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla verilir ve keyfî olarak verilebilecek bir karar değildir. Uygulamada en önemli gerekçe delillerin karartılmasını önlemektir. Özellikle birden fazla şüphelinin bulunduğu dosyalarda, dosya içeriğindeki evrakın taraflarla paylaşılması hâlinde şüpheliler birbirlerini uyarabilir, delilleri yok edebilir veya değiştirebilir, el koyulmasın diye mallarını kaçırabilir veya yurtdışına kaçabilir. İşte bu riskler, kısıtlılık yani gizlilik kararıyla ortadan kaldırılmaya çalışılır.
Bir diğer önemli gerekçe tanık ve mağdur güvenliğinin sağlanmasıdır. Tanık ifadelerinin ortaya çıkması, bu kişilerin baskıya uğramasına veya tehdit edilmesine yol açabilir. Özellikle örgütlü suçlarda tanıkların korunması hayati önem taşır. Aynı şekilde gizli tanıkların kimliklerinin açıklanması veya gizli soruşturmacının deşifre olması hem soruşturmayı boşa çıkarır hem de ilgili kişilerin güvenliğini tehlikeye atar. Bu nedenle gizlilik kararı, tanık ve mağdurların güvenliğini sağlamak için de başvurulan bir araçtır.
Teknik takip, iletişimin dinlenmesi veya kayda alınması gibi özel soruşturma yöntemleri de gizlilik kararının verilmesinde belirleyici olur. Bu tedbirlerin ortaya çıkması soruşturmanın etkinliğini ortadan kaldırabilir. Zira telefonlarının dinlendiğini öğrenen şüpheliler artık dikkatli konuşacaktır ve teknik takiple delil toplanması imkansız hale gelecektir.
Örgütlü suçlarda ise gizlilik kararı, şüpheliler arasındaki irtibatı kesmek ve soruşturmanın yönünü bozmadan delil toplamaya devam edebilmek için sıkça uygulanır.
Son olarak kamu düzeninin korunması da gerekçelerden biridir. Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzeni hedef alan suçlar veya terör suçlarında, dosya belgelerinin kontrolsüz paylaşılması sadece soruşturmayı değil, toplumsal güvenliği de zedeleyebilir. Gizlilik kararıyla bu risklerin önüne geçilir ve soruşturma makamlarının stratejik adımları korunur.
Kısacası gizlilik kararı, delillerin korunması, tanık ve mağdur güvenliği, gizli soruşturma yöntemlerinin gizliliği, örgütlü suçlarda irtibatın engellenmesi ve kamu düzeninin korunması gibi somut ve zorunlu nedenlerle verilir. Her durumda hâkimin hukuki gerekçeli kararıyla uygulanır ve soruşturmanın selametine hizmet eder.
Gizlilik Kararı Hangi Suçlarda Verilebilir?
CMK 153/2’ye göre gizlilik kararı her suçta uygulanmaz. Kanun, bu yetkiyi belirli suçlarla sınırlamıştır. Gizlilik kararı verilebilecek suçlar şunlardır:
- Kasten Öldürme (TCK 81–83)
- Cinsel Saldırı (TCK 102/2-3) – birinci fıkra hariç
- Çocukların Cinsel İstismarı (TCK 103)
- Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti (TCK 188)
- Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK 220)
- Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (TCK 302–308)
- Anayasal Düzene Karşı Suçlar (TCK 309–316)
- Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (TCK 326–337 arası bazı maddeler)
- 6136 sayılı Kanun m.12 (Silah Kaçakçılığı)
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.160 (Zimmet)
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Kapsamındaki Suçlar
Katalog dışında kalan suçlarda verilen kısıtlama kararları hukuka aykırı sayılmaktadır.
Katalog Suçlar ile ilgili kapsamlı bilgi edinmek isterseniz ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Gizlilik Kararı Ne Kadar Sürer?
Kanunda gizlilik kararına ilişkin belirli bir üst süre öngörülmemiştir. Karar, soruşturmanın devamı süresince geçerli olabilir. Ancak iddianamenin kabulüyle birlikte kendiliğinden sona erer (CMK 153/4).
Anayasa Mahkemesi kararlarında da gizlilik kararlarının makul süreyi aşmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Uzun süre devam eden kısıtlama kararları hak ihlali sonucunu doğurabilir.
Gizlilik Kararı Kapsamında Hangi Belgeler İncelenebilir?
Kısıtlama kararı verilmiş olsa bile bazı belgelere erişim engellenemez. Kanun bu belgeleri açıkça belirtmiştir:
- Şüpheli veya sanığın ifadesi,
- Bilirkişi raporları,
- Müdafiin hazır bulunma hakkı olan adli işlemlere ilişkin tutanaklar.
Bu belgeler, gizlilik kararının dışında kalır.

Gizlilik Kararı Ne Zaman Sona Erer?
Gizlilik kararı iddianamenin kabulüyle kendiliğinden veya itiraz üzerine kaldırılmasıyla sona erer. Bu aşamadan sonra müdafi dosyanın tamamını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir.
Gizlilik Kararı ile Basın Yasağı Arasındaki Fark Nedir?
Gizlilik kararı, yalnızca müdafiin dosya inceleme yetkisini sınırlar. Basın-yayın yasağı ise dosya hakkında medyada haber yapılmasını veya bilgi verilmesini engeller. İki kurum farklıdır; birbirine karıştırılmamalıdır.
Gizlilik Kararına Karşı İtiraz Yolu Nasıldır?
Gizlilik kararına karşı itiraz mümkündür. İtiraz, sulh ceza hâkimliğine yapılır ve üst sulh ceza hâkimliği tarafından incelenir. Ölçüsüz, gerekçesiz veya katalog dışı suçlarda verilen gizlilik kararları itiraz üzerine kaldırılabilir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin Gizlilik Kararı Hakkındaki Kararları
-
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/856 E., 2021/2685 K. (24.01.2021): Gizlilik kararı yoksa avukatın dosya inceleme talebi reddedilemez.
-
AYM, Deniz Özfırat, B. No: 2013/7929: İddianamenin kabulüyle gizlilik kararının kendiliğinden sona erdiği vurgulanmıştır.
-
AYM, Mehmet Baransu (2), B. No: 2015/7231: Uzun ve ölçüsüz gizlilik kararlarının hak ihlali olduğu belirtilmiştir.
-
AİHM, Rowe ve Davis / Birleşik Krallık, 2000: Savunmadan önemli delillerin gizlenmesi adil yargılanma hakkının ihlali sayılmıştır.
Gizlilik Kararı Olmadan Dosya İnceleme Talebi Reddedilebilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, gizlilik kararı verilmediği sürece müdafiin dosyayı inceleme ve belgelerden örnek alma hakkı vardır (CMK m.153/1). Bu, kanundan doğrudan kaynaklanan bir haktır. Dolayısıyla gizlilik kararı olmadığı halde dosya inceleme talebinin reddedilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/856 E., 2021/2685 K. (24.01.2021) sayılı kararında da bu husus açıkça ortaya konmuştur. Kararda, gizlilik kararı bulunmayan bir soruşturma dosyasında avukatın inceleme talebinin reddedilmesinin kanuna aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, uygulamada avukatların en çok karşılaştığı sorunlardan birine ışık tutmaktadır.
Sonuç olarak, gizlilik kararı yoksa dosya inceleme talebi reddedilemez. Böyle bir durumda müdafinin sulh ceza hâkimliğine başvurarak dosya inceleme talebiyle ilgili karar kurulmasını isteme hakkı vardır.
Gizlilik Kararı Mağduru ve Avukatını da Kapsar mı?
Gizlilik kararı uygulamada çoğunlukla şüpheli ve müdafiin dosyaya erişimini kısıtlamak amacıyla verilir. Peki mağdur da bu karardan etkilenir mi?
Kanun, mağdur açısından da dosya inceleme hakkını tanımaktadır. Ancak kısıtlama kararı, mağdurun da dosya içeriğine erişimini sınırlayabilir. Özellikle örgütlü suçlar veya gizli tanıkların bulunduğu dosyalarda mağdurun dosya içeriğine tam olarak erişimi engellenebilir. Bunun nedeni, soruşturmanın selameti ve delil güvenliğidir.
Ancak mağdurun ifade tutanağına, bilirkişi raporlarına ve katılabileceği işlemlere ilişkin tutanaklara erişimi engellenemez. Bu belgeler gizlilik kararının kapsamı dışında kalır. Aynı durum şüpheli ve müdafi için de geçerlidir.
Dolayısıyla gizlilik kararı, mağdurun da dosyaya erişimini kısmen sınırlayabilir; ancak bu sınırlama sınırsız değildir ve kanunda belirtilen istisnalar saklıdır.
Gizlilik Kararını Kim Verir?
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre gizlilik (kısıtlılık) kararı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından verilir. Kararı doğrudan savcı veremez; mutlaka hâkim onayı gerekir. Bu durum, hem yargısal denetim sağlamak hem de kararın keyfî verilmesini engellemek için getirilmiştir.
Sulh ceza hâkimi, savcının talebini inceleyerek somut olayda gizlilik kararının gerekli olup olmadığına, gerekçeli bir şekilde karar verir. Eğer şartlar oluşmamışsa talep reddedilir. Dolayısıyla gizlilik kararı, yalnızca savcının iradesine bağlı bir işlem değil, yargısal bir karardır.
Gizlilik Kararı Varken Tutuklama Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet, tutuklama kararına her zaman itiraz edilebilir. Gizlilik kararı olsa bile bu durum, şüphelinin tutuklama kararına karşı başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.
Gizlilik Kararı İddianame Kabul Edildikten Sonra Devam Eder mi?
CMK m.153/4 hükmü bu soruyu açık biçimde yanıtlamaktadır: İddianamenin kabulüyle birlikte gizlilik kararı kendiliğinden sona erer. Yani kamu davası açıldığı andan itibaren müdafiin ve tarafların dosyayı inceleme hakkı tamamen devreye girer.
Bu düzenleme, gizlilik kararının geçici niteliğini ortaya koyar. Soruşturma evresinde alınan bu karar, kovuşturma aşamasına geçildiğinde varlığını sürdüremez. Aksi takdirde, sanığın yargılandığı davada dosyayı inceleyememesi savunma hakkını imkânsız hale getirirdi.
Anayasa Mahkemesi de Deniz Özfırat başvurusunda (B. No: 2013/7929) bu hususu vurgulamış, iddianamenin kabulüyle birlikte gizlilik kararının kanun gereği ortadan kalktığını belirtmiştir.
Gizlilik Kararı Kalkar mı? Nasıl Kaldırılır?
Gizlilik kararı, soruşturma evresine özgü geçici bir tedbirdir. CMK m.153/4 hükmüne göre, iddianamenin kabulüyle birlikte gizlilik kararı kendiliğinden sona erer. Yani kamu davası açıldığı andan itibaren dosya gizli kalmaz, müdafi dosyanın tamamını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir.
Bunun dışında, soruşturma devam ederken de gizlilik kararı kaldırılabilir. Cumhuriyet savcısı, soruşturmanın geldiği aşamada artık gizlilik kararına ihtiyaç kalmadığını düşünürse kararın kaldırılmasını talep edebilir. Sulh ceza hâkimi de bu talep üzerine, gerekçeli bir şekilde gizlilik kararını kaldırabilir. Ayrıca taraflar da gizlilik kararının ölçüsüz olduğunu ileri sürerek itiraz yoluna başvurabilirler. Özetle, gizlilik kararı iki şekilde kalkar:
- Kanun gereği kendiliğinden: İddianamenin kabulüyle otomatik olarak sona erer.
- Kararla: Soruşturma sırasında savcının talebi veya itiraz üzerine sulh ceza hâkiminin yeni kararıyla kaldırılabilir.
Gizlilik kararının kaldırılması ya kanun gereği kendiliğinden ya da açıklanan bir kararla mümkün olabilir.
Gizlilik kararı ile ilgili yaşadığınız hukuki süreç hakkında profesyonel hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Gizlilik Kararı Nedir?
CMK 153’e göre, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecek hallerde sulh ceza hâkimi tarafından verilen ve müdafiin dosyayı inceleme yetkisini sınırlayan karardır.
Gizlilik Kararını Kim Verir?
Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi verir.
Gizlilik Kararı Her Davada Uygulanır Mı?
Hayır. Sadece CMK 153/2’de sayılan katalog suçlarda uygulanabilir.
Gizlilik Kararı Ne Kadar Sürer?
Kanunda üst süre yoktur. Ancak iddianamenin kabulüyle kendiliğinden sona erer.
Gizlilik Kararı Hangi Belgelere Uygulanmaz?
Şüpheli ifadesi, bilirkişi raporları ve müdafiin hazır bulunabileceği işlemlerin tutanakları gizlenemez.
Gizlilik Kararı Basın Yasağı Mıdır?
Hayır. Gizlilik kararı arklıdır.
Gizlilik Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Sulh ceza hâkimliğine itiraz edilir. İtiraz üst sulh ceza hâkimliğince incelenir.
Gizlilik Kararı Ne Zaman Kalkar?
İddianamenin kabulüyle veya tarafların itirazı üzerine kalkar.
Yargıtay ve AYM Gizlilik Kararları Hakkında Ne Diyor?
Yargıtay, katalog dışı suçlarda gizlilik kararı verilemeyeceğini; AYM ise uzun ve ölçüsüz gizlilik kararlarının hak ihlali olduğunu belirtmiştir.














