Müddetname, hükümlünün ceza süresini, cezaevine girişini, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerini gösteren belgedir. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenerek hükümlüye verilir. Hesap hatası varsa infaz işleminin yapıldığı yer infaz hâkimliğinden düzeltilmesi istenebilir.
5275 sayılı Kanun’un 20 ve 98. maddeleri kapsamında düzenlenen bu belge bir mahkûmiyet kararı değildir. Kesinleşmiş hükmün nasıl infaz edileceğini gösterir. Eksik mahsup veya yanlış infaz oranı tahliye tarihini değiştirebildiğinden, belgedeki hesap ilam ve tutukluluk kayıtlarıyla karşılaştırılır.
İçindekiler
- 1. Müddetnamede Bulunması Gereken Başlıca Unsurlar
- 2. Müddetname Ne İşe Yarar, Ne Zaman Düzenlenir?
- 3. Müddetname Hesaplaması
- 4. Müddetname Nasıl Okunur?
- 5. Müddetnameye Neden İtiraz Edilir?
- 6. Müddetnameye İtiraz
- 7. Müddetnameye itiraz hangi sebeplerle yapılır?
- 8. Ev Hapsinde Geçen Süre (Konutu Terk Etmeme) Cezadan Mahsup Edilir mi?
- 9. Başka Suçtan Tutuklu Kalınan Süre Müddetnamede Mahsup Edilir mi?
- 10. Müddetnameye İtiraz Dilekçesi Örneği
- 11. Müddetnameye İtirazda Ceza Avukatının Önemi
- 12. Sıkça Sorulan Sorular
Müddetnamede Bulunması Gereken Başlıca Unsurlar
Müddetnamede, infaz hesabını denetlenebilir kılan zorunlu bilgiler yer almalıdır. Başlıca unsurlar şunlardır:
-
Hükümlünün kimlik bilgileri,
-
İnfaza esas ilamın tarih, esas ve karar numarası,
-
Birden fazla ceza bakımından toplama/içtima kararı verilmişse, bu kararın hangi infaz hâkimliğince verildiği ile kararın tarih ve numarası,
-
İlama konu suç ve uygulanan kanun maddeleri,
-
Ceza infaz kurumuna giriş tarihi, koşullu salıverilme tarihi ve hak ederek tahliye tarihi,
-
Tutuklulukta geçen süreler başta olmak üzere mahsup bilgileri.
Müddetname hesabının isabetli yapılabilmesi için ilamda yer alan iki veri belirleyicidir: suçun türü ve suç tarihi. Çünkü cezanın ne kadarının cezaevinde geçirileceği, koşullu salıverilmenin ne zaman gündeme geleceği ve denetimli serbestlikten yararlanma koşulları; dosyaya uygulanacak infaz hükümlerine göre belirlenir. Bu nedenle müddetnamedeki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü; suçun türünün veya suç tarihinin infaz hesabında yanlış esas alınması, mahsup günlerinin eksik değerlendirilmesi ya da yanlış hüküm üzerinden infaz hesabı yapılması gibi nedenlerden kaynaklanır.
Tutukluluk kararına başvuru yollarını Tutuklama Nedenleri ve İtiraz yazımızda bulabilirsiniz.
Müddetname Ne İşe Yarar, Ne Zaman Düzenlenir?
İnfaz, kesinleşmiş mahkeme kararının yerine getirilmesidir. İnfaz hukukunda “ilam”, kesinleşme şerhi verilmiş mahkeme hükmünü ifade eder. Mahkemece verilen bu ilamın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesiyle infaz işlemleri başlar; infazın hükümlü bakımından sonuç doğurduğu aşama ise hükümlünün ceza infaz kurumuna alınmasıdır. Cumhuriyet Başsavcılığı, infazın yürütülmesi kapsamında ilamı infaza koyar ve müddetnameyi düzenleyerek hükümlüye tebliğ eder.
Hükümlünün kuruma kabulünden tahliyesine kadar geçen dönem, cezanın infaz edildiği ve infazın hukuka uygunluğunun denetlenebilir olması gereken süreçtir. Müddetname bu denetimin başlangıç belgesidir: hangi kararın infaz edildiğini, süre hesabının nasıl kurulduğunu ve tahliye tarihinin hangi verilere dayandığını gösterir.
Müddetname Hesaplaması
Suç Tarihi
Suç tarihi, özellikle koşullu salıverilme oranı ve geçici infaz düzenlemelerinden yararlanma bakımından önemlidir. Ancak bütün infaz kuralları için aynı yöntem uygulanmaz. TCK m.7/3 uyarınca infaz rejimine ilişkin hükümler kural olarak derhal uygulanır; hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrüre ilişkin hükümler bu kuralın dışında tutulmuştur. Bu alanlarda lehe kanun karşılaştırması yapılır.
Ayrıca geçici maddeler belli bir tarihten önce işlenen suçlar için özel koşullar koyabilir. Bu nedenle yalnız hükmün kesinleşme tarihi veya cezaevine giriş tarihi üzerinden sonuç çıkarılamaz. Suç tarihi, suç türü ve yararlanılmak istenen düzenlemenin geçiş şartları birlikte hesaba katılır.
Lehe Uygulama ve Karma Uygulama Yasağı
Lehe kanun karşılaştırması gereken hâllerde eski ve yeni düzenlemenin ilgili hükümleri ayrı ayrı uygulanır; ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılır. Bir düzenlemenin daha düşük cezasını, diğerinin daha elverişli koşullu salıverilme şartıyla birleştirerek kanunda bulunmayan bir sistem kurulamaz.
Bu kural, her infaz işleminin mutlaka aynı tarihli kanuna dayanacağı anlamına gelmez. Mahsup, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik ayrı hükümler içerir. Her biri için yürürlük ve geçiş kuralları belirlenir; kanunun izin verdiği birlikte uygulama, yasaklanan karma uygulamayla karıştırılmaz.
TCK m.7/3 ve 5377 Sayılı Kanun Değişikliğinin Hesaba Etkisi
5377 sayılı Kanun ile TCK m.7/3’e getirilen ayrım bugün de geçerlidir: infaz rejiminin genel hükümleri derhal uygulanırken, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür hükümlerinde lehe uygulama korunur. Örneğin koşullu salıverilme oranının sonradan ağırlaştırılması, geçmişte işlenen suça sırf yeni kanun yürürlüğe girdi diye uygulanamaz. Buna karşılık infaz usulüne ilişkin her değişiklik de eski kurala bağlı kalma hakkı vermez.
Suç Türü ve Kanun Maddeleri
Suç tarihinden sonra müddetname hesabında dikkate alınacak bir diğer belirleyici unsur, ilamda yazılı suç vasfı ve uygulanan kanun maddeleridir. Zira infaz hesabı, soyut bir süre hesabı değildir; ilamda yer alan suçun niteliği ve uygulanan maddeler, koşullu salıverilme ve infazın diğer sonuçlarını etkileyen değerlendirmelerin temelini oluşturur. Bu nedenle müddetname hazırlanırken ilamın bu kısmının doğru okunması ve infaz hesabına hatasız yansıtılması zorunludur.
Müddetname Hesabında Kontrol Edilecek Bilgiler
Müddetname hesabının hukuka uygun yapılabilmesi için, uygulamada şu veriler birlikte değerlendirilir:
-
Suç tarihi ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemelerin lehe–aleyhe sonuçlarının bütüncül biçimde kıyaslanması,
-
Suçun türü ve ilamda yazılı uygulanan kanun maddeleri,
-
Hükümlünün suç tarihindeki yaşı (özellikle çocuk/yaş küçüklüğü hâlleri bakımından),
-
Gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler ile mahsup edilmesi gereken diğer süreler,
-
Hükümlünün mükerrir veya ikinci kez mükerrir sayılıp sayılmadığı ve bunun infaz hesabına etkisi,
-
Koşullu salıverilmeden geri alınan ceza bulunup bulunmadığı ve infaz hesabının buna göre kurulması.
Doğru hesap için her ilamın suç tarihi ve türü, ceza süresi, mahsup edilecek günler ve uygulanacak infaz oranı ayrı ayrı gösterilmelidir. Birden fazla ceza varsa toplama kararıyla bu verilerin uyumu da kontrol edilir.

Müddetname Nasıl Okunur?
Müddetname, hükümlü hakkında infazın hangi hükme dayanarak ve hangi tarihler arasında yürütüleceğini gösteren resmî belgedir. Müddetname okunurken amaç, yalnızca tarihlere bakmak değildir. Belgedeki tarihlerin hangi verilere dayanılarak hesaplandığını kontrol etmek, ilam ve infaz kayıtlarıyla uyumunu denetlemek ve hata varsa itirazın hangi noktaya yöneltileceğini tespit etmektir.
A) İnfaza esas ilam bilgileri kontrol edilir
Öncelikle müddetnamede yazılı mahkeme adı, esas/karar numarası ve hüküm tarihi ile infaza esas alınan kararın kesinleşme durumu kontrol edilir. Birden fazla kesinleşmiş hüküm bulunması hâlinde, müddetnamede her bir ilama ilişkin bilgilerin ayrı ayrı ve doğru biçimde yer alması gerekir. İnfaza esas kararın yanlış gösterilmesi, hesaplamanın tamamını etkiler.
B) Toplama (içtima) kararı var mı, doğru mu?
Birden fazla ceza söz konusuysa, müddetnamede toplama (içtima) yapılıp yapılmadığı ve bu işlemin infaz hâkimliği kararıyla yapılıp yapılmadığı kontrol edilir. Toplama kararı varsa; kararı veren infaz hâkimliği, kararın tarihi ve numarası müddetnamede açık şekilde görünmelidir. Toplama yapılmışsa toplam sürenin, toplama kararındaki sürelerle uyumlu olması beklenir.
C) Suç ve uygulanan kanun maddeleri doğru yazılmış mı?
Müddetnamede yer alan suç vasfı ile uygulanan kanun maddeleri, ilamdaki hükümle birebir uyumlu olmalıdır. Suçun yanlış yazılması veya yanlış maddelere bağlanması, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabını doğrudan etkiler. Bu nedenle bu bölüm, ilamla karşılaştırılmadan geçilmemelidir.
D) Suç tarihi ve dosyaya uygulanacak infaz hükümleri
Müddetname düzenlenirken suç tarihi esas alınır. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemeler bakımından hangi hükümlerin uygulanacağı, zaman bakımından uygulama kuralları çerçevesinde belirlenir. Bu aşamada denetlenecek husus; müddetname hesabında esas alınan suç tarihinin ilam ve dosya kapsamıyla uyumu ile sonradan yürürlüğe giren değişiklikler bakımından hesabın bütüncül şekilde yapılıp yapılmadığıdır.
E) Koşullu salıverilme oranı ve mükerrirlik bilgisi kontrol edilir
Müddetnamede koşullu salıverilme hesabına esas alınan oran yer alır. Aynı suç için farklı oranlar görülmesi her zaman hesap hatası değildir; suç tarihi ve mükerrirlik durumu farklı olabilir. Hükümde mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmadığı hâlde müddetname bu rejime göre hazırlanmışsa, itirazda hükmün ilgili kısmı gösterilerek yanlış oranın düzeltilmesi istenir.
Tekerrürün infaz hesabına etkisini Mükerrirlere Özgü İnfaz yazımızda bulabilirsiniz.
F) Mahsup ve tutukluluk süreleri kontrol edilir
Müddetnamede gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahsuba konu edilip edilmediği, edilmişse hangi tarihler arasında ve kaç gün olarak işlendiği kontrol edilir. Mahsup kalemindeki eksiklik, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin tamamını etkileyebilir. Bu nedenle mahsup kısmı, UYAP kayıtları ve tutukluluk belgeleriyle uyumlu olmalıdır.
G) Kuruma giriş, koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleri birlikte okunur
Kuruma giriş tarihi cezaevine kabulü, koşullu salıverilme tarihi iyi hâl ve diğer şartlar sağlanırsa cezanın kalan kısmının dışarıda geçirilebileceği aşamayı, hak ederek tahliye tarihi ise cezanın bitimini gösterir. Bu tarihler aynı anlama gelmez. Eksik mahsup, yanlış infaz oranı veya hatalı toplama işlemi varsa bunların tahliye tarihlerine etkisi de düzeltilmelidir.
H) Denetimli serbestliğe ayrılma ve yükümlülükler
Müddetname, denetimli serbestliğe ayrılma tarihini ve bu sürecin takvimini gösterebilir. Denetimli serbestlikte müdürlüğe müracaat yükümlülüğü ve devamındaki işlemler infaz bakımından sonuç doğurur. Bu nedenle denetimli serbestliğe ayrılma tarihinin ve hükümlünün bu tarihten itibaren yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Belgedeki bir tarih ilam veya tutukluluk kaydıyla uyuşmuyorsa, başvuruda yanlış satır ile doğru kayıt birlikte gösterilir. Örneğin 60 günlük tutukluluğun yalnız 30 gününün düşüldüğü ileri sürülüyorsa, giriş-çıkış tarihlerini gösteren belge eklenerek eksik 30 günün hesaba katılması istenir.
Karakola imza ve diğer tedbirlerin koşullarını Adli Kontrol yazımızda bulabilirsiniz.
Müddetnameye Neden İtiraz Edilir?
Müddetnameye itiraz, infaz hesabının veya belgedeki kayıtların hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesi hâlinde gündeme gelir. Uygulamada itirazın temelini çoğunlukla şu durumlar oluşturur: infaza esas ilamın yanlış belirlenmesi, suç tarihi veya suç vasfının hatalı kabul edilmesi, mahsup edilmesi gereken tutukluluk sürelerinin eksik ya da yanlış hesaplanması, toplama/içtima kararının infaz hesabına doğru yansıtılmaması ve buna bağlı olarak koşullu salıverilme veya hak ederek tahliye tarihlerinin hatalı tespit edilmesi.
Müddetname, infaz süresini doğrudan etkilediğinden, belgedeki her tarih ve hesap kalemi somut sonuç doğurur. Bu sebeple, maddi hata veya hukuki değerlendirme hatası bulunduğu düşünülen hâllerde, infazın hukuka uygun yürütülmesi için itiraz yolu işletilmelidir.
Müddetnameye İtiraz
Hesap hatası için başvuru yeri, infaz işleminin yapıldığı yer infaz hâkimliğidir. Hükümlü dilekçesini doğrudan sunabilir veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla gönderebilir; avukatı da başvurabilir. Müddetname, kesinleşmiş ilam, varsa toplama kararı ve eksik mahsup iddiasını gösteren kayıtlar dilekçeye eklenir.
Mahkûmiyet hükmünün ne anlama geldiği tartışılıyorsa veya sonradan çıkan kanun nedeniyle hükmün TCK m.7 kapsamında uyarlanması isteniyorsa, başvuru hükmü veren mahkemeye yapılır. Cezanın kaç gününün çekileceği, tutukluluğun düşülmesi veya infaz tarihlerinin hesaplanması konusundaki uyuşmazlık ise infaz hâkimliğinin görevindedir.
Müddetnameye itiraz süresi kaç gündür?
5275 sayılı Kanun m.98/1-b kapsamındaki ceza hesabının düzeltilmesi talebi için süre sınırı yoktur. Bu başvuruya, infaz işlemlerine ilişkin genel şikâyet yolunun öğrenmeden itibaren 15 ve işlemden itibaren 30 günlük süreleri uygulanmaz. Bununla birlikte yanlış hesabın özgürlüğü etkilememesi için hata öğrenildiğinde başvurmak gerekir.
İnfaz hâkimliğinin bu talep üzerine verdiği karara itiraz ise tebliğden itibaren iki haftadır. Dilekçe kararı veren infaz hâkimliğine sunulur; incelemeyi hâkimliğin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi yapar. Bu iki aşamanın süreleri birbirinden farklıdır. Dayanak, 4675 sayılı Kanun’un 6. maddesidir.
Başvuru infazı veya tahliyeyi durdurur mu?
Başvuru yapılması infazı kendiliğinden durdurmaz. 5275 sayılı Kanun m.98/2 uyarınca mahkeme veya infaz hâkimi, olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine ya da durdurulmasına karar verebilir. Dilekçede bu talep ayrıca belirtilmeli; hatalı hesap yüzünden fazla tutulma riski tarihler ve belgelerle açıklanmalıdır.
Yargıtay: Müddetnamedeki hesap hatasına başvuru süreye bağlı değildir
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 7 Kasım 2024 tarihli, E.2024/6621, K.2024/7422 sayılı kararında, toplam 36 yıl hapis cezasına ilişkin müddetname 11 Nisan’da tebliğ edilmiş, hükümlü 7 Ağustos’ta infaz oranına itiraz etmişti. İnfaz hâkimliği başvuruyu 15 gün geçtiği gerekçesiyle reddetmişti.
Yargıtay, cezanın hesabına yönelik bu talebin her zaman ileri sürülebileceğini belirterek ret kararını kanun yararına bozdu. Karar, hükümlünün istediği oranın doğrudan kabul edildiği veya tahliyesine karar verildiği anlamına gelmez; hesabın esasının incelenmesi gerektiğini ortaya koyar.
Müddetnameye itiraz hangi sebeplerle yapılır?
Uygulamada itiraz gerekçeleri çoğu zaman “belgedeki bir satırın yanlış yazılması” şeklinde basit görünür; ancak neredeyse her hata, infaz süresine doğrudan etki ettiği için önemlidir. En sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:
-
İnfaza esas alınan ilamın (esas/karar, tarih, mahkeme) hatalı gösterilmesi veya yanlış hükmün infaza esas alınması,
-
Suç vasfının ya da ilamda uygulanan kanun maddelerinin yanlış yazılması,
-
Suç tarihinin hatalı esas alınması nedeniyle yanlış hesap yapılması,
-
Koşullu salıverilme hesabının yanlış kurulması,
-
Mahsup edilmesi gereken gözaltı/tutukluluk sürelerinin eksik ya da hatalı dikkate alınması,
-
Birden fazla ceza bakımından toplama kararının bulunmasına rağmen, toplama kararının müddetnameye hatalı yansıtılması,
-
Tekerrür/mükerrirlik değerlendirmesinin yanlış yapılması (mükerrir olmadığı hâlde mükerrir gibi, ya da mükerrir olduğu hâlde normal infaz gibi),
-
Sonradan yürürlüğe giren düzenlemeler nedeniyle TCK m.7 kapsamında lehe değerlendirme gerektiren bir durum bulunmasına rağmen bunun hesaba dâhil edilmemesi.
Burada kritik nokta şudur; İtiraz dilekçesi, “tahliye tarihi yanlıştır” demekle yetinmemelidir. Hatanın hangi veri veya hangi işlemden doğduğunu (yanlış ilam, yanlış suç tarihi, yanlış mahsup, yanlış tekerrür kaydı, yanlış toplama yansıtması gibi) somut biçimde göstermeli; talebin m.98 kapsamında hangi mercie yöneltildiğini açıkça ortaya koymalıdır. Böylece infaz hâkimi, hangi kayıt ve hesap üzerinde uyuşmazlık bulunduğunu açıkça görebilir.
Ev Hapsinde Geçen Süre (Konutu Terk Etmeme) Cezadan Mahsup Edilir mi?
Adli kontrol tedbirleri bakımından genel kural, bu tedbir altında geçen sürenin hapis cezasından indirilmemesidir. Ancak konutu terk etmeme yükümlülüğü bakımından kanun açık bir istisna getirmiştir. CMK m.109/3-(j) kapsamında uygulanan konutu terk etmeme tedbiri altında geçen süre, infaz hesabında dikkate alınır; bu kapsamda tedbir altında geçen her iki gün, hapis cezasından bir gün olarak indirilir. Ayrıca CMK m.109/3-e kapsamındaki tedavi tedbiri nedeniyle hastanede özgürlüğün kısıtlandığı süre de genel mahsup yasağının istisnasıdır. Karakola imza verme veya yurt dışı çıkış yasağı altında geçen günler ise cezadan düşülmez. Bu nedenle müddetnamede mahsup kalemi denetlenirken, konutu terk etmeme tedbirinin başlangıç ve bitiş tarihleriyle birlikte hesaba doğru yansıtılıp yansıtılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Konutu terk etmeme tedbirinin uygulanmasını Ev Hapsi yazımızda bulabilirsiniz.
Başka Suçtan Tutuklu Kalınan Süre Müddetnamede Mahsup Edilir mi?
Başka dosyadaki tutukluluk, şartları varsa infaz edilen cezadan düşülebilir. Mahsubu istenen cezaya konu suçun, tutuklu kalınan dosyadaki hüküm kesinleşmeden önce işlenmiş olması gerekir. Daha önce tutuklu kalınmış olması, sonradan işlenecek suçlar için kullanılabilecek bir süre hakkı vermez. Aynı günler iki cezadan birden düşülemez.
Tutuklu kalınan dosyanın mutlaka beraatle sonuçlanması veya mahsup talep edildiğinde kesinleşmiş olması şart değildir. Tutukluluk tarihleri, diğer suçun tarihi, kararın kesinleşmesi ve sürenin daha önce kullanılıp kullanılmadığı birlikte tespit edilir. Şartları oluşan mahsup, hâkimin uygun bulmasına bağlı bir indirim değildir.
AYM’nin Aytekin Gezici kararı (B. No: 2022/3121, 4 Şubat 2025, §§25–29) bu ayrımı açıklar. Başvurucunun bir cezası infaz edilirken sonradan temyiz yolu açılmış, bu hükmün infazı durdurulmuştu. AYM, kişinin yeniden sanık durumuna geçtiğini ve bu kapsamda cezaevinde geçirdiği sürenin diğer cezasından mahsubu için gereken koşulların oluştuğunu belirledi. Talebin reddi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine, yeniden yargılama yapılmasına karar verdi.

Müddetnameye İtiraz Dilekçesi Örneği
İSTANBUL NÖBETÇİ İNFAZ HÂKİMLİĞİ’NE
İTİRAZ EDEN (HÜKÜMLÜ) : XXXX (T.C. Kimlik No: …) (Hükümlünün açık adresi)
MÜDAFİİ : Av. Burak Temizer Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 K:4 Nişantaşı Şişli İstanbul
KONU : 5275 sayılı Kanun m.98 kapsamında; hükümlü hakkında düzenlenen müddetnamenin/infaz hesabının hatalı olması nedeniyle infaz hesabındaki hatanın giderilmesi, müddetnamenin düzeltilmesi ve doğru infaz tarihlerinin tespiti talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkilim hükümlü XXXX hakkında …/…/20… tarihli ve … Mahkemesi’nin … E., … K. sayılı ilam(lar)ı kesinleşmiş; anılan ilam(lar) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca infaza konulmuş ve buna bağlı olarak müvekkil hakkında müddetname tanzim edilmiştir.
2. Düzenlenen müddetnamede/infaz hesabında, infaz süresine ve dolayısıyla koşullu salıverilme ve/veya hak ederek tahliye tarihlerine doğrudan etki eden maddi ve/veya hukuki nitelikte hatalar bulunmaktadır. Bu hatalar, infazın hukuka uygun yürütülmesini engellemekte; müvekkilin ceza infaz kurumunda kalacağı süreyi fiilen değiştirecek sonuçlar doğurmaktadır.
3. Somut olayda müddetname/infaz hesabı şu yönlerden hatalıdır:
a)İnfaza esas alınan ilam bilgileri (mahkeme, E/K, tarih) ile müddetnamedeki kayıtlar arasında uyumsuzluk bulunmaktadır. (… açıklama)
b)Suç tarihi ve/veya suç vasfı infaz hesabında hatalı esas alınmıştır. Bu nedenle uygulanması gereken infaz hükümleri ve buna bağlı tarihler yanlış belirlenmiştir. (… açıklama)
c) Müvekkilin gözaltı/tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubu eksik/yanlış yapılmıştır. Mahsup edilmesi gereken süre(ler) doğru biçimde düşülmediğinden infaz takvimi hatalı oluşmuştur. (… açıklama)
d) Dosyada toplama (içtima) kararı mevcut ise; toplama kararının müddetnameye yansıtılmasında hata vardır / dosyada toplama kararı bulunduğu halde hesaba yansıtılmamıştır. (… açıklama)
e) Müvekkil hakkında tekerrür/mükerrirlik değerlendirmesi hatalı yapılmıştır / mükerrir olmadığı halde mükerrir gibi / mükerrir olduğu halde normal infaz gibi işlem tesis edilmiştir. (… açıklama)
Örneğin kullanımı: Dilekçede yalnız dosyada gerçekten bulunan hata açıklanmalıdır. Uygun olmayan seçenekler çıkarılmalı; yanlış ve doğru hesap, tarihleriyle yazılmalıdır. Hükümlü avukatsız başvuruyorsa müdafi bölümü çıkarılır ve dilekçe kendisi tarafından imzalanır.
4. 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca; çektirilecek cezanın hesabında duraksama bulunması veya cezanın kısmen ya da tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinin ileri sürülmesi halinde, infaz hâkimliğince karar verilmesi gerekir. Somut olayda, müddetnameye esas infaz hesabında açık duraksama/hata bulunduğundan, infaz hâkimliğinizce inceleme yapılarak doğru infaz hesabının kurulması ve müddetnamenin düzeltilmesi zorunludur.
5. Müddetname, infazın esaslarını ve tarihlerini gösteren resmî belge niteliğinde olup; hatalı düzenlenmesi müvekkilin özgürlüğü bakımından telafisi güç sonuçlar doğurabilecektir. Bu sebeple dosyanın, müddetnameye esas hesap kalemleriyle birlikte değerlendirilerek; gerekirse Başsavcılıktan infaz dosyası, mahsup kayıtları, UYAP tutukluluk bilgileri ve ilgili toplama kararlarının celbi ile incelemenin yapılmasını talep ediyoruz.
HUKUKİ NEDENLER
5275 sayılı CGTİHK m.98 ve ilgili hükümler, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, 5271 sayılı CMK m.268 ve ilgili hükümler, ilgili sair mevzuat.
DELİLLER
-
Müddetname örneği
-
İlam/ilamlar ve kesinleşme şerhleri
-
Toplama (içtima) kararı (varsa)
-
UYAP tutukluluk/gözaltı kayıtları, mahsup belgeleri
-
İnfaz dosyası kayıtları ve sair deliller
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;
-
Müvekkilim hükümlü XXXX hakkında düzenlenen müddetnamenin/infaz hesabının 5275 sayılı Kanun m.98 kapsamında incelenerek, infaz hesabındaki duraksamanın giderilmesine,
-
Hatalı hesap kalemlerinin düzeltilmesi suretiyle doğru koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin yeniden tespitine,
-
Bu tespitlere uygun şekilde müddetnamenin düzeltilmesine ve yenisinin düzenlenerek tebliğine,
-
Gerekli görülürse İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan infaz dosyasının ve mahsup/tutukluluk kayıtlarının celbine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/2026
İtiraz Eden Hükümlü Müdafii
Av. Burak Temizer
(İmza)
Ceza yargılamasında avukatın görevlerini Ceza Avukatı yazımızda bulabilirsiniz.
Müddetnameye İtirazda Ceza Avukatının Önemi
Müddetnameye itiraz, yalnızca “tahliye tarihi yanlış” denilerek yürütülebilecek bir başvuru değildir. İnfaz hesabı; ilam, suç tarihi, suçun vasfı, tekerrürün uygulanıp uygulanmadığı, toplama kararı ve mahsup kalemleri dikkate alınarak yapılır. Bu unsurlardan herhangi birindeki hata, müddetnamedeki koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin yanlış belirlenmesine, dolayısıyla hükümlünün ceza infaz kurumunda kalacağı sürenin fiilen değişmesine neden olur.
Ceza avukatının işlevi, hatayı genel bir iddia halinde bırakmadan, hangi kayıt ve hangi hesap kaleminin yanlış kurulduğunu ortaya koymaktır. Müddetname; ilam ve kesinleşme şerhleri, infaz dosyası kayıtları, tutukluluk/gözaltı belgeleri, mahsup evrakı ve varsa toplama kararlarıyla birlikte okunur. Ardından itiraz, doğru mercie yöneltilir; dilekçe, belgelere ve tarihlere dayalı şekilde kurulur. Bu yöntem izlenmeden yapılan başvurularda, haklı bir itirazın usulden sonuçsuz kalması ihtimali artar.
Av. Burak Temizer olarak bu başvurularda yaklaşımımız; infaz hesabını oluşturan verileri eksiksiz çıkarmak, hatalı kalemi net biçimde tespit etmek ve itirazı doğrudan o kaleme yöneltmektir. Müddetname itirazında sonuç, ifadelerin uzunluğundan değil; hatanın doğru tespit edilip doğru yöntemle ileri sürülmesinden doğar. Başvuru için avukat tutmak zorunlu değildir; avukat, infaz hesabı ve kanun yolu ayrımının doğru kurulmasına yardımcı olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Müddetname nereden alınır?
Belgeyi infazı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı düzenler ve hükümlüye verir. Bir örneği ceza infaz kurumu aracılığıyla veya infaz dosyasından talep edilebilir. Avukat dosyayı inceleyerek belgeyi alabilir.
Müddetname ne zaman çıkar?
Kesinleşmiş ilamın infaza konulması üzerine düzenlenir. Kanunda her dosya için aynı sayıda gün öngören genel bir hazırlama süresi yoktur. Birden fazla ilam ve toplama kararı gereken dosyalarda bu kararların da hesaba katılması gerekir.
Müddetname e-Devlet’te görünmüyorsa ne yapılır?
Çevrim içi ekranda görünmemesi belgenin düzenlenmediğini göstermez. Hükümlü veya avukatı infaz savcılığından dosyadaki güncel müddetnameyi isteyebilir; hükümlü ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da talepte bulunabilir.
Müddetnamedeki koşullu salıverilme tarihi kesin çıkış tarihi midir?
Bu tarih, uygulanacak süre koşulunu gösterir. Koşullu salıverilme için iyi hâl ve diğer kanuni şartlar da aranır; karar infaz hâkimince verilir. Hak ederek tahliye tarihi ise cezanın tamamının sona ermesine ilişkin ayrı tarihtir.
Müddetname sonradan değişebilir mi?
Evet. Yeni kesinleşmiş ilam, toplama kararı, eksik mahsubun düzeltilmesi veya uygulanabilir bir kanun değişikliği yeni hesap gerektirebilir. Yeni belgenin öncekiyle farkı ve dayanağı kontrol edilmelidir.
Müddetnameye itiraz için avukat zorunlu mu?
Hayır. Hükümlü kendisi de başvurabilir. Dilekçede yanlış hesap kalemi, doğru olduğu ileri sürülen süre ve buna dayanak belgeler bulunmalıdır.
İtiraz üzerine hemen tahliye edilir miyim?
Başvuru verilmesi tahliye kararı yerine geçmez. Düzeltilen hesapta tahliye şartlarının oluştuğu anlaşılırsa yetkili merci gerekli kararı verir. Fazla tutulma riski varsa infazın durdurulması talebi ayrıca belirtilmelidir.
Denetimli serbestlik tarihi ile koşullu salıverilme tarihi aynı mı?
Hayır. Denetimli serbestlik, şartları varsa cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar kalan bölümünün kurum dışında yükümlülüklerle infazıdır. Koşullu salıverilme ise ayrı bir karara ve koşullara dayanır.
Bu iki aşamanın ayrıntıları için Denetimli Serbestlik yazımızı okuyabilirsiniz.
Yazar: Av. Burak Temizer
Burak Temizer Hukuk Bürosu













