TCK 312 ya da suçun açıklaması ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin anayasal düzeninin ve demokratik işleyişinin korunması amacıyla devlete karşı işlenen suçlar ağır yaptırımlara tabi tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenen “Hükümete Karşı Suç” bu kapsamda değerlendirilmekte olup, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yaptırımına tabi tutulmuştur. Biz de içeriğimizde TCK 312 ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 Hükümete Karşı Suç (TCK 312) Nedir?
- 2 Hükümete Karşı Suçu Kim İşleyebilir? Hükümete Karşı Suçun Faili
- 3 Hükümete Karşı Suç Nasıl İşlenir?
- 4 Hükümete Karşı Suçun Manevi Unsuru
- 5 Hükümete Karşı Suça Teşebbüs Mümkün Mü?
- 6 Anayasal Düzene Karşı Suçlar Nelerdir?
- 7 Anayasayı İhlal Suçu ile Hükümete Karşı Suç Arasındaki İlişki
- 8 Hükümete Karşı Suçta Görevli Mahkeme Hangisidir?
- 9 Hükümete Karşı Suç (TCK 312) Yargıtay Kararları
- 10 Sıkça Sorulan Sorular
- 11 Sonuç
Hükümete Karşı Suç (TCK 312) Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenmiş olan bu suç kapsamında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya ya da görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kişilerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılacağı öngörülmüştür.
Maddenin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere burada hükümetin ortadan kaldırılması veya görevini yapmasını engellenmesi korunmaktadır. Söz konusu madde, hükümet ve Bakanlar Kurulu’nu bir bütün olarak korur. Tek bir bakan veya ayrı görevleri yerine getiren bakanlıklar bu madde ile korunmamaktadır.
Ceza Hukuku kategorisi hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz ilgili kategorimizi ziyaret ederek detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Hükümete Karşı Suçu Kim İşleyebilir? Hükümete Karşı Suçun Faili
Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunun faili olunması için resmî bir sıfata sahip olmak gibi belirli nitelikler aranmamıştır. Dolayısıyla bu suçun faili herkes olabilir.

Hükümete Karşı Suç Nasıl İşlenir?
Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi kapsamında kişinin cezalandırılması için, cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya ya da görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek gerekir.
Bahsedilen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırma eylemi hükümetin düşürülmesini ifade etmektedir. Görevlerini yapmasını engelleme ise hükümeti çalışamaz hale getirme anlamına gelmektedir. Bu eylemler cebir ve şiddet kullanılarak gerçekleştirilmelidir. Kanun koyucu burada bir sonucun doğmasını aramamakta hatta, bunun öncesinde icranın tamamlanmasını da aramamıştır. Hükümete karşı suçun oluşumu ve cezalandırılması için elverişli ve doğrudan doğruya icra hareketlerine başlamak yeterli sayılmıştır. Bu açılardan ele alındığında hükümete karşı suç neticesiz ve ani hareketli bir suçtur.
Bahsi geçen icra hareketlerinin maddede düzenlenen sonuçları doğurmaya elverişli olması gerekir. Elverişlilik ise bu kapsamda şu anlama gelmektedir; hükümeti ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye yönelik hareketlerin doğrudan ihlale yönelik olması gerekmektedir. Suçun tanımında yer alan cebir ve şiddetin ise neticeyi doğurmaya elverişli ve belirli bir ağırlıkta olması gerekir.
Söz konusu cebrin yani fiziki gücün mutlaka hükümet üyelerine karşı uygulanması gerekmekte midir? Bu sorunun cevabı hayır olmalıdır. Çünkü; örneğin tankların sokağa çıktığı ancak hükümet üyelerinin gözaltına alınmadığı bir durumda da cebir vardır. Dolayısıyla söz konusu cebir; halka, devletin güvenlik birimlerine ya da direkt Bakanlar Kurulu üyelerine yönelik olabilir. İlgili suç kapsamında örneğin tankların caddeleri kesmesi halinde cebir bulunmaktadır, bu esnada kişiler üzerinden doğrudan bir güç uygulanması gerekmez.
Hükümete Karşı Suçun Manevi Unsuru
Hükümete karşı suçun taksirle işlenmesi mümkün olmadığından manevi unsurunu kast oluşturmaktadır. Madde metninde de tamamlanmış bir suç gibi kabul edilen ancak teşebbüs aşamasında kalmış bir suç bulunmaktadır. Taksir ile bir suça teşebbüs edilemeyeceği için bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Yani, failin bu suçu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Hükümete karşı suçun oluşması için failin ayrıca özel bir kastla hareket etmesine gerek olmayıp, genel kastının varlığı yeterlidir. Ancak yine de failin hükümeti değiştirme maksadıyla hareket etmesi gündeme gelebilir. Bu gibi amaçlar ve saikler suçun oluşumu için bir önem arz etmemektedir.
Hükümete Karşı Suça Teşebbüs Mümkün Mü?
Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesinde düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Suçu bir kalkışma suçu olarak nitelendirilmelidir. Nitekim kanun koyucu, suçun önem derecesinden dolayı teşebbüs aşamasında kalmasını tamamlanmış bir suç gibi yaptırıma tabi tutmaktadır.
Bu sebepledir ki, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Suçuna teşebbüs mümkün değildir.
Anayasal Düzene Karşı Suçlar Nelerdir?
Anayasal düzene karşı suçlar Türk Ceza kanununun 309. maddesi ile 316. maddesi arasında düzenlenmiştir. Bu suçlar şu şekildedir:
- Anayasayı İhlal Suçu:
Cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ya da bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye ya da bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüsü cezalandırır
- Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiili Saldırı Suçu:
Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişiyi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırır.
TCK 310 (Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiili Saldırı Suçu) hakkında da bilgi almak isterseniz ilgili içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
- Yaşama Organına Karşı Suç:
Cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni görevlerini kısmen ya da tamamen yapmasını engellemeye teşebbüsü cezalandırır.
- Hükümete Karşı Suç:
Cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya ya da görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüsü cezalandırır.
- Hükümete Karşı Silahlı İsyan Suçu:
Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı bir isyanı tahrik 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
- Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlarda Silahlı Örgüt, Silah Sağlama ve Suç için Anlaşma:
Anayasal düzene karşı suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kuran ya da yöneten kişi; suçların örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek bu örgütlere üretmek, satın almak ya da ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi; bu suçlardan herhangi birine elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa bu kişiler cezalandırılmaktadır.
TCK 301 (Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama) hakkında da bilgi almak isterseniz ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Anayasayı İhlal Suçu ile Hükümete Karşı Suç Arasındaki İlişki
Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek anlamına gelmektedir.
Anayasayı ihlal suçu, devletin sahip olduğu temel yapıyı değiştirmeye ya da yok etmeye yönelik olup, hükümet karşı suç ise hükümeti ortadan kaldırmaya ya da yürütmenin işleyişine felç etmeye yöneliktir. Bu iki suç bazı hallerde birbiriyle kesişebilir.

Hükümete Karşı Suçta Görevli Mahkeme Hangisidir?
Türk Ceza Kanunu’nun 312. Maddesinde düzenlenen hükümete karşı suç için görevli mahkeme, Ağır Ceza Mahkemeleridir.
Hükümete Karşı Suç (TCK 312) Yargıtay Kararları
Sanık, 15.07.2016 tarihinde saat 23.32’de ‘’Sıkıyönetim Direktifi’’ isimli sözde darbe bildirisini suç olduğunu bildiği halde paylaşmış, sanığın da dahil olduğu WhatsApp gruplarında üstleri tarafından atılan mesajlara ‘’emredersin’’ şeklinde cevap vermiştir. Ayrıca sanığın telefonunda FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri tarafından kullanılan coco isimli programın kalıntıları da bulunmaktadır.
Yapılan yargılama sonucunda örgütsel bağ ortaya konulamamış, sanığın darbe teşebbüsünü önceden bildiği kanıtlanamamış ve darbeye teşebbüs suçunu idare edenler tarafından verilen emirleri kabul ederek ülke çapında herhangi bir icra harekette bulunmadığı tespit edilememiş olduğundan, sanık hakkında Anayasayı ihlal, hükümete karşı suç ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı gerekçe gösterilerek verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. (Yargıtay 3.CD, 3.2022/14306 K.2023/8579 T.6.11.2023)
28 Mayıs- 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında meydana gelen Gezi Parkı olaylarını organize ettikleri iddiasıyla sanıklar hakkında hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemleri incelenmiştir.
Sanıkların, bir plan ve organizasyon dahilinde gerçekleştirilen Gezi Parkı olaylarının başlaması ve tüm ülkeye yayılarak derinleştirilmesi kapsamında eylemlerde bulundukları, Gezi Parkı eylemleri esnasında provokatif paylaşımlar ve eylem çağrıları yaparak şiddet olaylarının artmasına sebebiyet veren Taksim Dayanışması’nı yönlendirdikleri, Gezi Parkı olaylarının gerçekleştirilmesindeki organizasyonun başında olan ve bu eylemleri finanse eden diğer sanıklarla da irtibat halinde hareket ettikleri anlaşıldığından Türk Ceza kanununun 312. maddesi kapsamında hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu halde, delilerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşmesi sonucunda hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer sanıklar hakkında ise hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemleri incelenmiş; bir plan ve organizasyon kapsamında gerçekleştirilen gezi parkı olaylarına dahil olarak bu eylemlerin başlamasına ve tüm ülkeye yayılarak derinleştirilmesine yardım ettiğine yönelik faaliyette bulunduğuna, eylemler sürecinde provokatif paylaşımlar ve eylem çağrıları yaparak eylemcileri tahrik ederek şiddet olayların artmasına sebep olan Taksim Dayanışması’na üye olsalar da söz konusu eylemlerin ülke yayılması ile organize edilmesine yönelik toplantılara katıldıklarını organizasyon içinde yer aldıklarına dair mahkumiyetlerini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edemediği gözetilmeden, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmemektedir. (Yargıtay 3.CD, E.2023/12611 K.2023/6359 T.28.09.2023)
Sıkça Sorulan Sorular
Hükümete Karşı Suça İştirak Edilebilir Mi?
Hükümete Karşı Suç, tek failli bir suçtur, bir kişi tarafından da işlenmesi mümkündür. Ancak bu suçun tek bir kişi tarafından işlenmesi zordur, çoğunlukla birden fazla kişi tarafından işlenmesi gündeme gelir. Dolayısıyla, hükümete karşı suça iştirak edilmesi mümkündür.
Hükümete Karşı Suçun Cezası Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 312.maddesinde yer alan düzenleme uyarınca hükümete karşı suçun yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
Hükümete Karşı Suçun Takibi Nasıl Yapılır?
Hükümete karşı suçun soruşturma ve kovuşturması re’sen yapılır, zira bu suç şikayete bağlı değildir. Hükümete karşı suç açısından görevli mahkeme ağır ceza mahkemeleridir. Bu suç hakkında öngörülen dava zamanaşımı süresi ise 30 yıldır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Devirmeye Teşebbüs Suçunun Cezası Nedir?
Türk Ceza kanununun 312. maddesinde düzenlenmiş olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçu, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaktadır.
Hükümete Karşı Suç Nasıl İşlenir?
Cebir ve şiddet kullanılarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görevlerini yapmasını engellemek amacıyla, hükumete karşı suç işlenir. Cebir ve şiddet kavramları fiziki bir kuvvetin kullanılmasını ifade ediyor olsa da bu suçun oluşması için hükümet üyelerine karşı karşı doğrudan bir şiddet uygulanması gerekmemektedir.
Kanun koyucu, hükümeti çalışamaz hale getirmeyi hedefleyen ve bunun için cebir ve şiddet kullanmayı Öngören her türlü hareketi suç kabul etmektedir. Ayrıca belirtilmelidir ki, hükümete karşı karşı suç neticesi bir suç olup, madde metninde de düzenlendiği üzere suçun teşebbüs aşamasında kalması cezalandırılması için yeterlidir.
Gezi Parkı Olayları Hükümete Karşı Suç Oluşturur Mu?
Gezi Parkı olaylarında, söz konusu sanıkların hükümeti devirme amacına yönelik şiddet içerikli eylemleri organize ettikleri iddiası gündeme gelmişti. Nitekim Gezi Parkı olayları sürecinde bu eylemlerin başlamasına ve ülke yayılmasına yardım edilmesi, yine bu süreç içerisinde provokatif paylaşımlar ve eylem çağrıları yapılması bu şekilde de eylemcilerin tahrik edilerek şiddet olaylarının artmasına sebep olunması, mahkumiyeti gerektirir her türlü kuşkudan şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edildiğinde hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu gündeme getirmiştir.
Hükumete Karşı Suç İçin Fiziksel Şiddet Uygulanması Gerekli Midir?
Hükümete karşı suçun oluşması için mutlaka doğrudan hükümet üyelerine şiddet uygulanması gerekmemektedir. Söz konusu şiddet doğrudan kişiler üzerinde de uygulanabileceği gibi örneğin, tanklarla sokağa çıkılması, güvenlik birimlerinin engellenmesi ya da hükümetin işleyişine yönelik olarak her türlü engel koyulması gibi eylemler de cebir olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla doğrudan hükümet üyelerine şiddet uygulanmamış olsa da, kullanılan yöntemler ve araçlar ile hükümetin işleyişini felç edebilecek nitelikte eylemler de bu suç kapsamına girebilir.
Anayasayı İhlal Suçu ile Hükumete Karşı Suç Arasındaki Fark Nedir?
Anayasayı ihlal suçu Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesinde düzenlenmiş olup, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek anlamına gelmektedir. Anayasaya ihlal suçu devletin temel yapısını hedef almaktadır, örneğin bir anayasal düzenin yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs etmek. Buna karşılık hükumete karşı suç ise hükümetin ortadan kaldırılması veya görevlerinin engellenmesi ile ilgilidir. Dolayısıyla hükümete karşı suç yürütmenin işleyişine yönelik bir tehdit oluştururken, Anayasayı ihlal suçu anayasal düzenin kendisini ortadan kaldırmayı hedefler.
Hükümete Karşı Suçta Tutukluluk Olur Mu?
Evet, hükümete karşı suç işleyen şüpheli ya da sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Zira hükümete karşı suç, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar arasında yer almakta olup, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca katalog suçlar arasında yer almaktadır.
Tutuklama, delillerin korunması için, şüpheli ya a sanığın kaçmasının önlenmesi için alınan bir koruma tedbiridir. Nitekim hükümete karşı suç, örgütlü bir şekilde işlenme ihtimali yüksek olan bir suç olduğundan şüpheli ya da diğer sanıklarla iletişim halinde kalarak delilleri karartma ve soruşturmayı tehlikeye atma riski mevcuttur. Dolayısıyla, somut olayın kendi özellikleri kapsamında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması halinde tutuklama tedbirine başvurulabilir.
Sonuç
TCK 312 kapsamında değerlendirilen hükümete karşı suç hakkında yaşadığınız hukuki sorunlarda Burak Temizer Hukuk Bürosu’nun İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz
Hükumete karşı suç, devletin temel işleyişine karşı ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu, bu suçu teşebbüs aşamasında bile cezalandırarak, demokratik düzenin korunmasının önemine vurgu yapmaktadır. Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak hassas bir konu olan hükümete karşı suç ile ilgili olarak tüm sorularınızı yanıtlamak için buradayız.
İPEK HEPDİKER















