Suçu bildirmeme suçu, kişinin öğrendiği her olayı yetkili makamlara bildirmemesi nedeniyle değil; işlenmekte olan veya işlenmiş olmakla birlikte zararlı sonuçları hâlen sınırlandırılabilir durumda bulunan bir suçu bilerek yetkili makamlara bildirmemesi hâlinde gündeme gelir. Konu, Türk Ceza Kanunu’nda genel düzenleme olarak 278. maddede; kamu görevlileri bakımından 279. maddede; sağlık mesleği mensupları bakımından ise 280. maddede ayrıca düzenlenmiştir.
Bu suçla korunan hukuki yarar, kamu düzeninin ve ceza adaletinin etkili biçimde işlemesidir. Zira suçun zamanında bildirilmesi, failin tespiti, mağdurun korunması ve zararlı sonuçların büyümeden önlenmesi bakımından önem taşır. Biz de içeriğimizde suçu bildirmeme suçunun cezası ve suç ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 Suçu Bildirmeme Suçu Nedir?
- 2 Suçu Bildirmeme Suçunun Oluşmasına Sebep Olan Haller
- 3 Suçu Bildirmeme Suçunun Unsurları ve Kanundaki Ayrı Düzenlemeler
- 4 Suçu Bildirmeme Suçunun Cezası 2026
- 5 Suçu Bildirmeme Suçunda Cezayı Artıran Nitelikli Hâller
- 6 Şahsi Cezasızlık Hali
- 7 Suçun Özel Görünüş Şekilleri
- 8 Suçu Bildirmeme Suçunda Ceza Yargılaması Süreci
- 9 Suçu Bildirmeme Suçunda Zamanaşımı
- 10 Suçu Bildirmeme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
- 11 Suçu Bildirmeme Suçu Yargıtay Kararları
- 12 Sıkça Sorulan Sorular
Suçu Bildirmeme Suçu Nedir?
Suçu bildirmeme suçu, işlenmekte olan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi veya suç işlenmiş olmakla birlikte ortaya çıkan zararlı sonuçların hâlen önlenebilir ya da sınırlandırılabilir durumda olmasına rağmen durumun yetkili makamlara aktarılmaması hâlinde oluşur. Bu suç kural olarak herkes tarafından işlenebilir. Bununla birlikte kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensupları bakımından Türk Ceza Kanunu’nda özel düzenlemeler öngörülmüştür.
Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

Suçu Bildirmeme Suçunun Oluşmasına Sebep Olan Haller
Suçun oluşabilmesi için kişinin, işlenmekte olan bir suçtan veya işlenmiş olmakla birlikte sonuçları hâlen önlenebilir nitelikte bulunan bir suçtan haberdar olması gerekir. Burada önemli olan, kişinin suçun bütün ayrıntılarını ya da failin kimliğini eksiksiz biçimde bilmesi değil; bildirim yükümlülüğünü doğuracak ölçüde somut bilgiye sahip olmasıdır. Buna karşılık tamamen geçmişte kalmış ve sonuçları artık önlenemez hâle gelmiş her olay bakımından suçu bildirmeme suçunun oluştuğu söylenemez.
Suçu Bildirmeme Suçunun Unsurları ve Kanundaki Ayrı Düzenlemeler
Suçu bildirmeme suçunun unsurları, kanunda ayrı olarak yapılan düzenlemeler ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:
Bildirime Konu Suçun Varlığı
Suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için öncelikle işlenmekte olan bir suçun varlığı veya işlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının hâlen engellenmesi ya da sınırlandırılması mümkün olan bir suçun bulunması gerekir. Bu bakımdan belirleyici olan husus, yalnızca bir suçun öğrenilmiş olması değil; yetkili makamlara yapılacak bildirimin ceza adaletine veya mağdurun korunmasına somut katkı sağlayabilecek bir aşamanın mevcut olmasıdır. Bu nedenle yalnızca hazırlık hareketlerinin öğrenilmesi ya da tamamen geçmişte kalmış bir olayın sonradan öğrenilmesi, her somut olayda tek başına bu suçu oluşturmaz.
Failin Suçtan Haberdar Olması
Suçu bildirmeme suçunda önemli olan unsur, failin suçla ilgili bilgi sahibi olmasıdır. Kişinin bilmediği bir suç hakkında bildirimde bulunmasının beklenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte failin suçun failini, tüm ayrıntılarını veya hukuki nitelendirmesini eksiksiz biçimde bilmesi de şart değildir. Yeterli olan, suç işlendiğine dair yetkili makamlara bildirim yükümlülüğünü doğuracak ölçüde somut bilgiye sahip olunmasıdır.
Bildirim Yükümlülüğü ve Bildirimin Şekli
Suçu bildirmeme suçunun temelinde, suçla ilgili bilginin yetkili makamlara aktarılması yükümlülüğü yer alır. Ceza hukuku terminolojisinde “bildirim” kavramı kullanılmakla birlikte, uygulamada bu kavram çoğu zaman ihbar ile aynı anlamda kullanılmaktadır.
Bildirim belirli bir şekle bağlı değildir. Sözlü, yazılı, telefon yoluyla veya başka bir iletişim aracı kullanılarak yapılabilir. Bildirimde suçun bütün ayrıntılarının yer alması zorunlu değildir. Önemli olan, işlenmiş ya da işlenmekte olan bir suça ilişkin temel bilgilerin yetkili makamlara ulaştırılmasıdır. Suçun işlendiği yer, zaman veya olaya ilişkin ayırt edici bilgilerin aktarılması çoğu durumda yeterli kabul edilir.
Kişilerin Suçu Bildirmemesi Suçu (TCK 278)
TCK m.278’de düzenlenen kişilerin suçu bildirmemesi suçu, işlenmekte olan veya işlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının hâlen önlenmesi mümkün olan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi durumunda oluşmaktadır. İşlenmekte olan suçun bildirilmemesi, henüz tamamlanmamış ve icrası devam eden bir suç hakkında yetkili makamların haberdar edilmemesi anlamına gelir. Suç en azından teşebbüs aşamasına ulaşmış olmalıdır. Buna karşılık yalnızca hazırlık hareketlerinin bildirilmemesi bu suçu oluşturmaz.
Örneğin kaçırılan bir kişinin nerede tutulduğunu bilmesine rağmen bunu savcılığa veya kolluğa bildirmeyen kişi suçu bildirmeme suçundan sorumlu tutulabilir. Suç işlenmiş olsa bile neticelerinin engellenmesi hâlen mümkünse bildirim yükümlülüğü devam eder. Örneğin hırsızlık sonucu elde edilen malların saklandığı yerin bilinmesine rağmen bu bilginin yetkili makamlara aktarılmaması, somut olayın özelliklerine göre suçu bildirmeme suçunu gündeme getirebilir.
Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi Suçu (TCK 279)
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçu, kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenen kamu görevlisinin, durumu yetkili makamlara bildirmemesi veya bildirimde gecikme göstermesi hâlinde oluşur.
Bu suç bakımından belirleyici olan husus, bilginin kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle edinilmiş olmasıdır. Ayrıca suçun kural olarak re’sen soruşturulan bir suç niteliği taşıması gerekir. Yargıtay uygulaması da kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunun, re’sen takip edilen suçlar bakımından gündeme geleceğini kabul etmektedir.
Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu (TCK 280)
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu, sağlık hizmeti sunan kişilerin görevlerini yerine getirirken bir suçun işlendiğine dair belirtiyle karşılaşmalarına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmemeleri veya bildirimde gecikme göstermeleri halinde oluşur.
Sağlık mesleği mensupları; doktor, diş hekimi, eczacı, hemşire, ebe ve sağlık hizmeti sunan diğer kişileri kapsar. Bu suç özellikle tedavi sırasında karşılaşılan yaralanma, şiddet veya benzeri suç belirtilerinin yetkili makamlara bildirilmemesi hâlinde gündeme gelir.
Suçu Bildirmeme Suçunun Cezası 2026
Suçu bildirmeme suçunda ceza, failin hangi sıfatla hareket ettiğine göre değişmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 278. maddesi uyarınca, işlenmekte olan bir suçu veya işlenmiş olmakla birlikte sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu maddede alt sınır ayrıca gösterilmediğinden, TCK m.49/1 uyarınca süreli hapis cezasının alt sınırı bir aydır. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi hâlinde TCK m.279 uygulanır; bu suçta ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
TCK m.280’de düzenlenen sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçunda öngörülen yaptırım bir yıla kadar hapis cezasıdır; bu maddede de alt sınır ayrıca gösterilmediğinden alt sınır genel hüküm uyarınca bir aydır.
Bu nedenle suçu bildirmeme suçunda ceza tayin edilirken, öncelikle hangi madde kapsamında sorumluluk doğduğu ve failin hangi sıfatla hareket ettiği tespit edilmelidir.

Suçu Bildirmeme Suçunda Cezayı Artıran Nitelikli Hâller
Suçu bildirmeme suçunda cezanın artırılmasını gerektiren hâller, mağdurun korunmaya daha fazla ihtiyaç duyması veya failin üstlendiği kamu görevi nedeniyle daha ağır bir yükümlülük altında bulunması sebebiyle düzenlenmiştir. Bu nitelikli hâller TCK m.278/3 ve m.279/2’de yer almaktadır. TCK m.278/3’e göre mağdur, on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli ya da gebeliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda ise verilecek ceza yarı oranında artırılır. TCK m.279/2’ye göre ise suç, adlî kolluk görevini yapan kamu görevlisi tarafından öğrenilip bildirilmezse ceza yarı oranında artırılır.
Mağdurun Savunmasızlığı
Suçu bildirmeme suçunda mağdurun savunmasız durumda bulunması, ceza artırımını gerektiren temel nedenlerden biridir. Bedensel veya ruhsal bakımdan engelli kişiler ile gebeliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiler de bu kapsamda değerlendirilir. Mağdurun yaşı, engeli veya gebelik nedeniyle savunmasızlığı, suçun işlendiği anda mevcut olmalıdır.
Adli Kolluk Görevi Yapan Kamu Görevlisinin Bildirim Yükümlülüğü
Adlî kolluk görevlileri, suç işlendiğini öğrendiklerinde bunu yetkili makamlara bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması hâlinde, TCK m.279/2 uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Şahsi Cezasızlık Hali
TCK m.278 ilk hâliyle yürürlüğe girdiğinde, kişinin yakın akrabasının işlediği suçu bildirmemesi de cezai sorumluluk doğurabiliyordu. Ancak bu yaklaşım, tanıklıktan çekinme hakkı ile aile hayatının korunması bakımından ciddi eleştirilere konu oldu. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından 2 Temmuz 2012 tarihli değişiklikle kanuna yeni bir hüküm eklendi. Buna göre, kanunen tanıklıktan çekinme hakkı bulunan yakınlar bakımından suçu bildirmeme nedeniyle ceza verilmez. Başka bir ifadeyle kişi; eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşi veya kanunun tanıklıktan çekinme hakkı tanıdığı diğer yakınları hakkında bildirimde bulunmadığı için bu suçtan sorumlu tutulmaz.
Suçun Özel Görünüş Şekilleri
Suçu bildirmeme suçunun özel görünüş şekilleri ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:
| Teşebbüs |
| Suçu bildirmeme suçu, gerçek ihmali hareketle işlenen ve soyut tehlike oluşturan bir suç olduğundan, teşebbüse elverişli değildir. İşlenmekte olan suç tamamlanıncaya kadar veya işlenmiş olsa bile neticelerinin sınırlandırılma olanağı bulunduğu sürece failin yetkili makamlara bildirimde bulunması gerekir. Bu zaman dilimlerinde bildirim yapılırsa suç oluşmaz; bildirim yapılmazsa suç tamamlanmış olur ve teşebbüs hükümleri uygulanamaz. İhmali suçlar açısından, failin suçu tamamlamadan elinde olmayan nedenlerle gerçekleştirememesi gibi bir durum söz konusu değildir.
Türk Ceza Kanunu’nda suçu bildirmeme hareketiyle işlenebilecek üç farklı suç bulunmaktadır (TCK m.278, m.279 ve m.280). Bu suçlar arasındaki ayrım, bildirime konu suçun niteliği ve bildirimde bulunması gereken kişinin sıfatına göre yapılır. TCK m.278/2’de düzenlenen tipik eylem, TCK m.279 veya m.280’deki suç tipine uyuyorsa ve özgü şartlar mevcutsa öncelikle ve yalnızca bu maddeler uygulanır. Ayrıca, suçu bildirmeme suçunun yardım veya bildirim yükümlülüğüyle (TCK m.98) kesişmesi durumunda, farklı neviden fikri içtima kuralları gereği en ağır ceza uygulanır. Örgüt faaliyeti kapsamında, örgüt üyeleri tarafından işlenen suçlarda örgüt üyelerinin yetkili makamlara bildirim yükümlülüğü, örgüt üyeliği suçu kapsamında değerlendirilir ve ayrıca cezalandırılmaz. Benzer şekilde, 5549 sayılı Kanun m.4 kapsamında şüpheli işlem bildirim yükümlülüğünün ihlali, bazı durumlarda suçu bildirmeme kapsamında değerlendirilebilir. Yükümlüler, suçtan elde edildiği bilinen malvarlığı işlemleri hakkında yetkili makamlara bildirimde bulunmazsa, TCK m.278’e göre suçu bildirmeme suçu oluşabilir. |
| İştirak |
| Birden fazla kişinin bildirim yükümlülüğü olan bir suçun işlendiğini öğrenmesi ve yetkili makamları bilgilendirmemesi durumunda, her fail kendi ihmali nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılır; bu, yan faillik niteliğindedir. Suçu bildirmeme suçunda azmettirme veya yardım etme yoluyla iştirak mümkündür, ancak bir failin diğer failin suçuna iştirak ettiği kabul edilmez. Suç ortaklığına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığından genel hükümler uygulanır. |
| İçtima |
| İçtima, birden fazla suç işleyen faile tek bir ceza belirlenmesini ifade eder. Suçu bildirmeme suçunda, somut olayın özelliklerine göre içtima meseleleri gündeme gelebilir. Bu durumda zincirleme suç veya fikri içtima hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, fiilin niteliğine ve başka bir suçla olan ilişkisine göre değerlendirilir. Buna karşılık bileşik suç hâlinde TCK m.42 uyarınca içtima hükümleri uygulanmaz |
Suçu Bildirmeme Suçunda Ceza Yargılaması Süreci
Suçu bildirmeme suçunda ceza yargılama süreci ve süreç ile ilgili açıklamalar aşağıdaki gibidir:
Suçu Bildirmeme Suçunda Uzlaşma
Uzlaşma, fail ve mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varması ve bu anlaşma sonucunda ceza davasının ertelenmesi veya kaldırılması işlemidir. Suçu bildirmeme suçu, uzlaşmaya tabi olan suçlar arasında yer almadığı için bu suçta uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Suçu Bildirmeme Suçunda Adli Kontrol
Adli kontrol, tutuklama nedenlerinin bulunduğu durumlarda, şüphelinin tutuklanması yerine belirli denetim ve yükümlülüklere tabi tutulmasıdır. Bu yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde, kişinin derhal tutuklanmasına karar verilir. Adli kontrol kapsamında uygulanabilecek denetimler arasında ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı veya belirli bir yerleşim yerinden ayrılmama yasağı bulunmaktadır.
Suçu bildirmeme suçunda da soruşturma veya kovuşturma sırasında adli kontrol kararı verilebilir ve bu kararın süresi en fazla iki yıl olup, zorunlu hâllerde bir yıl daha uzatılabilir. Adli kontrol kararlarına, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz, soruşturma aşamasında kararı veren sulh ceza hâkimliği aracılığı ile nöbetçi asliye ceza mahkemesine yapılır, kovuşturma sırasında ise itiraz kararı veren ceza mahkemesine yapılmalıdır.
Adli Para Cezası ile ilgili daha fazla bilgi almak için içeriğimizi ziyaret edebilirsiniz.
Suçu Bildirmeme Suçunda Zamanaşımı
Dava zamanaşımı süresi dolduktan sonra bu suç nedeniyle kamu davası açılamaz ve açılmış bir dava varsa düşme kararı verilir. Benzer şekilde, ceza zamanaşımı süresi sona erdiğinde suçu bildirmeme suçuna ilişkin mahkûmiyet kararları infaz edilemez.
Suçu Bildirmeme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Suçu bildirmeme suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Mahkemece hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası ise ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmuyorsa HAGB uygulanması mümkündür. Bunun için ayrıca mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve sanığın da bu kurumu kabul etmesi gerekir. Bu durumda hüküm açıklanmaz; sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa dava düşer; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenirse açıklanmayan hüküm açıklanır.
HAGB Nedir? sorusuna detaylı yanıt verdiğimiz içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
Suçu Bildirmeme Suçu Yargıtay Kararları
| Suçun Bildirilmemesi ve Delil Gizleme (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 28.11.2014, 2014/3904 E., 2014/12041 K.) |
| Bu kararda Yargıtay, TCK m.278 hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde işlenen fiiller bakımından cezai yaptırım uygulanamayacağını vurgulamıştır. Aynı dosyada suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu yönünden de yeterli ve kesin delil bulunmadığı kabul edilmiştir. Sonuç olarak yerel mahkemenin beraat hükmü onanmıştır. |
| Suçu Bildirmeme ve Yardım Yükümlülüğü Davasında Bozma Kararı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 27.12.2012, 2012/2640 E., 2012/10107 K.) |
| Bu kararda Yargıtay, sanığın olay anında kişinin yaşamını yitirdiğini hemen anlaması ve otopsi bulgularının da bunu doğrulaması karşısında, yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozulmuş, beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
| Taksirle Öldürme ve Suçu Bildirmeme Davası Kararı (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 09.02.2016, 2015/3313 E., 2016/1645 K.) |
| Bu kararda Yargıtay, suçu bildirmeme suçu bakımından ölen kişinin eşinin doğrudan katılan sıfatı kazanmadığını ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmadığını kabul etmiştir. Taksirle öldürme suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü ise dosya kapsamındaki deliller esas alınarak onanmıştır. |
Suçu bildirmeme suçu ile ilgili yaşadığınız hukuki problemlerde hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul ceza avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Suçu Bildirmeme Suçu Nedir?
Suçu bildirmeme suçu, işlenmekte olan bir suçun veya işlenmiş olmakla birlikte sonuçları hâlen önlenebilir ya da sınırlandırılabilir durumda bulunan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi hâlinde gündeme gelir. Bu suçun genel şekli TCK m.278’de düzenlenmiştir. Kamu görevlileri bakımından TCK m.279, sağlık mesleği mensupları bakımından ise TCK m.280 uygulanır.
Suçu Bildirmeme Suçu Şikâyete Tabi Midir?
Hayır. Suçu bildirmeme suçu şikâyete tabi değildir. Savcılık, suçun işlendiğini öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır.
Hakkımda Şikayet Var Mı? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimizi de ziyaret edebilirsiniz.
Suçu Bildirmeme Suçunun Cezası Nedir?
Suçu bildirmeme suçunda ceza, uygulanan maddeye göre değişir. TCK m.278 ve m.280 bakımından ceza bir yıla kadar hapis, TCK m.279 bakımından ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Bazı hâllerde, özellikle mağdurun korunmaya daha fazla ihtiyaç duyduğu durumlarda veya fiilin adlî kolluk görevlisi tarafından veya sağlık personeli tarafından işlenmesi hâlinde ceza artırılır.
Suçu Bildirmeme Suçunda Uzlaşma Uygulanabilir Mi?
Hayır. Suçu bildirmeme suçu uzlaşmaya tabi suçlardan değildir. Bu nedenle fail ile mağdur arasında uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Ceza Hukukunda Uzlaştırma konulu içeriğimize de göz atabilirsiniz.
Suçu Bildirmeme Suçunda Adli Kontrol Uygulanabilir Mi?
Evet. Şartları varsa suçu bildirmeme suçu bakımından adli kontrol kararı verilebilir. Adli kontrol; yurt dışına çıkış yasağı, konutu terk etmeme veya belirli bir yerleşim yerinden ayrılmama gibi yükümlülükleri içerebilir.
Suçu Bildirmeme Suçu Teşebbüse Elverişli Midir?
Hayır. Suçu bildirmeme suçu ihmali hareketle işlenen bir suç olduğundan teşebbüse elverişli değildir. Gerekli bildirimin yapılmamasıyla birlikte suç tamamlanmış olur.
Suçu Bildirmeme Suçu Katalog Suçlardan Biri Midir?
Hayır. Suçu bildirmeme suçu katalog suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle katalog suçlara özgü bazı koruma tedbirleri bu suç bakımından doğrudan uygulanmaz.
Katalog Suçlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.
Suçu Bildirmeme Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Uygulanabilir Mi?
Evet. Gerekli koşulların bulunması hâlinde HAGB uygulanabilir. Mahkemece hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası ise ve diğer şartlar da mevcutsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.
Suçu Bildirmeme Suçunda Yakın Akrabasını İhbar Etmeyen Kişi Cezalandırılır Mı?
Her durumda cezalandırılmaz. Kanunen tanıklıktan çekinme hakkı bulunan yakınlar bakımından suçu bildirmeme nedeniyle ceza verilmez. Bu nedenle eş, anne, baba, çocuk veya kardeş gibi yakınlar yönünden şahsi cezasızlık hâli gündeme gelebilir.
Suçu Bildirmeme Suçunda Geçmişte İşlenmiş Bir Suçu Sonradan Öğrenmek Suç Sayılır Mı?
Hayır. Bu suçun oluşabilmesi için kural olarak suçun işlenmekte olması veya sonuçlarının hâlen önlenebilir nitelikte bulunması gerekir. Tamamen geçmişte kalmış ve sonuçları artık önlenemez hâle gelmiş bir olayın sonradan öğrenilmesi tek başına suçu bildirmeme suçunu oluşturmaz.
Suçu Bildirmeme Suçunda İsimsiz İhbar Yapılabilir Mi?
Evet, yapılabilir. Ancak isimsiz ihbarların içeriği yetkili makamlar tarafından ayrıca araştırılır ve doğrulanır.
Suçu Bildirmeme Suçunda Doktorların Bildirim Yükümlülüğü Var Mı, Cezası Nedir?
Evet. Sağlık mesleği mensupları, görevleri sırasında bir suçun işlendiğini gösteren bir belirti ile karşılaşmalarına rağmen durumu yetkili makamlara bildirmez veya bu hususta gecikme gösterirse TCK m.280 kapsamında sorumlu tutulabilir. Bu suçun cezası bir yıla kadar hapis cezasıdır. Maddede alt sınır ayrıca gösterilmediğinden, TCK m.49/1 gereği alt sınır bir aydır. Ancak kanunda öngörülen bazı istisnai hâllerde bildirim yükümlülüğü doğmayabilir.















