Türk hukuk sisteminde “kayyum” kurumu, özellikle son yıllarda kamuoyunda çok tartışılan bir müessese haline gelmiştir. Belediyelere kayyum atanması, ceza soruşturmaları kapsamında şirketlere kayyum görevlendirilmesi, miras davalarında tereke kayyumu, hatta dernek ve siyasi parti organları için kayyum tayinleri sık sık gündeme gelmektedir. Ancak bu kavram çoğu kez siyasal polemikler içinde yüzeysel ele alınmakta, hukuki boyutu geri planda kalmaktadır. Peki, kayyum ne demek? Kayyum atamak nedir? Bu konu ile ilgili detaylardan söz edeceğiz.
İçindekiler
Kayyum Ne Demek?
Yönetim anlamında oluşan boşluğun doldurulması; kişi kurum ya da mal varlıklarının yönetilmesi için atanan kişiye, kayyum adı verilmektedir. Kayyum nedir? sorusuna en kısa tabiri ile bu şekilde yanıt verebiliriz. Mahkemelere, özel şirketlere, derneklere, vakıflara, belediyelere, bireysel varlıklara ve daha pek çok kuruma kayyım atanabilmektedir.
Kayyum, aslında Türk hukukunda yeni bir kurum değildir. Medeni Kanun, Ticaret Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda uzun yıllardır düzenlenmektedir. Zamanla Belediye Kanunu ve Dernekler Kanunu’nda da yer bulmuş, fakat Anayasa Mahkemesi’nin yakın tarihli iptal kararları ile bazı alanlardaki kapsamı daraltılmıştır. Kayyumun amacı, hukuki işleyişin tıkanmaması, malvarlıklarının korunması ve kamu düzeninin güvence altına alınmasıdır.
Bu makalede kayyumun tanımı, dayanakları, atama şartları, görev ve yetkileri, sorumluluk ve denetim mekanizmaları, uygulama alanları ve yargı kararları ışığında ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Ayrıca en sonda kayyum hakkında en çok sorulan 15 soruya kapsamlı yanıt verilecektir.
Genel Hukuki Bilgiler isimli kategorimizi ziyaret ederek pek çok farklı bilgiye de ulaşabilirsiniz.

Kayyumun Hukuki Tanımı ve Dayanakları
Kayyum, Türk hukuk düzeninde birden fazla kanunda yer bulan, fakat her defasında aynı amaca hizmet eden bir müessesedir: hukuki güvenliği sağlamak ve yönetim boşluğunu doldurmak. Genel tanımıyla kayyum, mahkeme tarafından belirli bir iş, malvarlığı veya kurum üzerinde görevlendirilen, sınırlı yetkili ve geçici idarecidir. Kayyumun en önemli özelliği, genel bir temsilci olmaması, yani görev alanının kesin sınırlarla belirlenmiş olmasıdır. Kayyumun hukuki dayanaklarını beş başlıkta toplamak mümkündür:
-
Türk Medeni Kanunu (TMK): TMK m.426–436 arasında kayyum atanması ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Özellikle küçüklerin veya kısıtlıların menfaatleri ile veli ya da vasi menfaatlerinin çatıştığı hallerde, belirli malların yönetilmesi gerektiğinde veya mirasın korunmasında kayyum atanır. Burada kayyumun amacı, hak sahibinin doğrudan çıkarlarını korumaktır.
-
Türk Ticaret Kanunu (TTK): TTK m.530, m.410–412 ve m.633 vd. hükümlerinde şirket kayyumu düzenlenmiştir. Şirket yönetim organlarının işlevsiz hale gelmesi, ortaklar arasında çözülmez ihtilafların doğması, genel kurulun toplanamaması gibi hallerde kayyum atanabilir. Kayyum, şirketi feshetmez; tam tersine sürekliliğini sağlar.
-
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK): CMK m.133’e göre, bir şirketin suç işlenmesine araç olması veya suçtan elde edilen gelirlerin kaybolma ihtimali halinde mahkeme tarafından kayyum atanır. Bu durumda kayyum, şirketi kapatmaz, delillerin karartılmasını önler ve malvarlığının değerini korur.
-
Belediye Kanunu: Belediye Kanunu m.47, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması halinde İçişleri Bakanı’na, başkanın yerine kayyum atama yetkisi vermektedir. Bu hüküm özellikle terör suçları sebebiyle görevden alınan belediye başkanları bakımından uygulanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, 2024 yılında bu hükmün bazı bölümlerini iptal ederek, seçilmiş kişilerin yerine atanmışların getirilmesini demokratik temsil ilkesine aykırı bulmuştur.
-
Dernekler Kanunu: Geçmişte Dernekler Kanunu’nda idari makamların kayyum atamasına imkan veren düzenlemeler bulunuyordu. Anayasa Mahkemesi 2024 yılında verdiği kararla bu hükümleri iptal etmiştir. Artık derneklere kayyum atanması yalnızca mahkeme kararıyla mümkündür.
Görüldüğü üzere kayyumun hukuki zemini oldukça geniştir ve her alanda farklı bir ihtiyaca cevap vermektedir. Ancak her durumda ortak nokta, kayyumun mahkeme veya kanunun açıkça yetki verdiği makam tarafından atanması, yetkisinin sınırlı olması ve geçici bir görevlendirme niteliği taşımasıdır.
Kayyumun Benzer Kurumlardan Farkı
Kayyum, halk arasında benzer birkaç kurumla karıştırılsa da aralarında pek çok fark söz konusudur. Bu kurumlar ve kayyum ile arasındaki farklardan aşağıda söz edeceğiz:
Kayyumun ile Vasi Arasındaki Fark
Kayyum kavramı çoğu kez vasi kavramı ile karıştırılmaktadır. Bu nedenle farkları net biçimde ortaya koymak gerekir. Kayyum ile vasi arasında farklar şu şekildedir:
- Vasi, kısıtlı kişilerin tüm işlerini sürekli yürütür. Örneğin, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan bir kişinin tüm mali ve kişisel işlerini vasi idare eder. Kayyum ise yalnızca belirli bir iş için atanır. Vasinin genel ve sürekli bir temsil yetkisi vardır; kayyumun yetkisi özel, sınırlı ve geçicidir.
- Bir başka anlatımla; vasi, kısıtlı kişilerin hem kişisel hem de mali işlerini sürekli yürütmek üzere atanır ve görev süresi kısıtlama kararı devam ettiği sürece sürer. Bu nedenle vasi, kısıtlının hayatının tamamında genel yetkili ve sürekli bir temsilci konumundadır. Kayyum ise tam tersine yalnızca belirli bir iş veya malvarlığı için, mahkemenin açıkça belirlediği sınırlar dahilinde ve geçici olarak görevlendirilir. Örneğin vasinin kendi menfaatiyle kısıtlının menfaati çatıştığında, yalnızca bu işleme özgü olarak kayyum atanır. Vasi genel bir temsil yetkisine sahipken kayyumun yetkisi sınırlıdır; mahkeme kararında yazılı olan işin dışına çıkamaz.
- Bir başka önemli fark, bu kurumların hukuki sonuçlarında görülür. Vasi atandığında kısıtlının fiil ehliyeti büyük ölçüde ortadan kalkar ve kişi çoğu hukuki işlemi vasisi olmadan yapamaz. Kayyum ise sadece belirli bir işte temsil yetkisini devralır; diğer işlemlerde kişi kendi adına işlem yapmaya devam edebilir. Dolayısıyla kayyumun varlığı, kısıtlının genel fiil ehliyetini ortadan kaldırmaz, yalnızca belirli bir alanı kapsar.
Örneklendirmek gerekirse, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan bir kişiye mahkeme tarafından vasi atanır ve bu vasi o kişinin tüm işlemlerinde temsil yetkisine sahip olur. Ancak aynı kişinin malını vasisi satın almak isterse, bu durumda menfaat çatışması doğar ve sadece bu satış işlemi için kayyum atanır. Benzer şekilde, küçük bir çocuğun anne ve babası onun doğal vasileridir; fakat çocuk adına yapılacak bir satış işlemi babanın kişisel menfaatine de hizmet ediyorsa, bu işlem için bağımsız bir kayyum görevlendirilir. Böylece vasi ile kayyum arasındaki en temel fark açık şekilde ortaya çıkar: vasi genel ve sürekli temsilci iken, kayyum özel ve geçici bir temsilcidir.
Vasi Nedir? Nasıl Atanır? sorularına ve daha fazlasına yanıt verdiğimiz içeriğimize göz atabilirsiniz.
Kayyum ile Yönetim Kurulu Arasındaki Fark
Yönetim kurulu şirketin asli organıdır, şirket iradesini temsil eder. Kayyum ise mahkeme tarafından atanır ve dışarıdan gelir. Yönetim kurulu şirketin iç işleyişinden doğar, kayyum olağanüstü durumlarda devreye girer. Yönetim kurulu kararları doğrudan şirketin iradesi sayılırken, kayyumun kararları yargısal denetime tabidir.
Kayyum ile Tasfiye memuru Arasındaki Fark
Tasfiye memuru, şirketin sona ermesi halinde görevlendirilir ve şirketi kapatır. Kayyum ise şirketin devamını sağlar. Tasfiye memurunun amacı sonlandırmak, kayyumun amacı korumaktır.
Kayyum ile Çağrı Heyeti Arasındaki Fark
Çağrı heyeti yalnızca şirket genel kurulunu toplantıya çağırmak için atanır. Yönetim yetkisi yoktur. Kayyum ise mahkemenin verdiği yetki çerçevesinde şirketi yönetebilir. Bu yönüyle kayyum çağrı heyetinden çok daha geniş yetkilidir.
Bu farklar, kayyumun hukuk sistemindeki istisnai, geçici ve sınırlı işlevini net biçimde ortaya koymaktadır.

Kayyum Atanmasının Şartları
Kayyum atanması, ancak kanunda öngörülmüş şartlar gerçekleştiğinde mümkündür. Mahkemenin kayyum tayini, her zaman zorunluluk ilkesine dayanır. Kayyum atama şartları ise şu şekildedir:
- Medeni Hukukta Şartlar: TMK m.426’ya göre; küçüğün veya kısıtlının menfaati ile veli veya vasi menfaati çatıştığında, belirli bir malın yönetimi gerektiğinde, mirasın korunması için terekeye kayyum atanabilir. Örneğin, vasinin kendi menfaatine olan bir taşınmaz satışı söz konusu olduğunda, satış işlemi için kayyum tayin edilir.
- Ticaret hukukunda Şartlar: TTK m.530’a göre şirket organı mevcut değilse veya toplanamıyorsa, şirketin sürekliliğini sağlamak için kayyum atanır. Ortaklar arasındaki ihtilafların şirketin işleyişini felce uğrattığı hallerde de kayyum gündeme gelir. TTK m.410–412’de, genel kurulun toplanamaması halinde çağrı heyeti veya kayyum atanabileceği açıkça düzenlenmiştir.
- Ceza Muhakemesinde Şartlar: CMK m.133’e göre; suçtan elde edilen gelirlerin kaybolma ihtimali veya şirketin suç işlenmesine aracılık etmesi halinde mahkeme kayyum atayabilir. Burada kayyum, şirketi kapatmaz; faaliyetleri hukuka uygun şekilde sürdürür ve delillerin karartılmasını önler.
- Belediyelerde Şartlar: Belediye Kanunu m.47’ye göre, belediye başkanı görevden uzaklaştırılırsa veya tutuklanırsa, İçişleri Bakanı belediye başkanlığı görevini yürütmek üzere kayyum atayabilir. Özellikle terör suçlarından tutuklanan belediye başkanları bakımından bu düzenleme uygulanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi 2024’te, seçilmişlerin yerine kayyum atanmasına imkân veren hükümlerin bir kısmını iptal etmiştir.
- Derneklerde Şartlar: Geçmişte Dernekler Kanunu idari makamların kayyum atamasına izin veriyordu. Anayasa Mahkemesi 2024’te bu düzenlemeleri iptal etti. Artık derneklerde kayyum atanması yalnızca mahkeme kararıyla, organ boşluğu gibi olağanüstü durumlarda mümkündür.
Kayyumun Görevleri ve Yetkileri
Kayyumun görev ve yetkileri, mahkemenin atanma kararında belirtilen sınırlarla çizilmiştir. Kayyum bu sınırların dışına çıkamaz. Kayyumun başlıca görevleri şunlardır:
-
Malvarlığını korumak: Kayyumun ilk görevi, atandığı malvarlığını veya kurumu korumaktır. Kayyum, malvarlığını satamaz, tüketemez; yalnızca muhafaza eder ve değerini düşürmeyecek şekilde idare eder.
-
Şirket yönetimini üstlenmek: Şirket kayyumu, yönetim organı yerine geçerek şirketin kararlarını alır ve uygular. Ancak şirketin olağan işlerinin dışındaki işlemler (örneğin taşınmaz satışı, büyük yatırım kararları) için mahkeme izni gerekir.
-
Mirasın yönetimini sağlamak: Tereke kayyumu, mirasçıların haklarını korumak için terekeyi yönetir. Borçları kayda geçirir, alacakları tahsil eder, terekeyi kayıt altına alır ve mirasçıların menfaatlerini gözetir.
-
Belediye hizmetlerini yürütmek: Belediye başkanının yerine atanan kayyum, belediyenin kamu hizmetlerini aksatmamakla yükümlüdür. Mahkemenin değil, kanunun verdiği yetkiye dayanır; ancak AYM’nin iptal kararlarıyla bu yetki daraltılmıştır.
-
Tarafsız hareket etmek: Kayyum her zaman tarafsızdır. Çıkar çatışmasının bulunduğu işlemlerde kayyumun görevi, hiçbir tarafı kayırmadan adil bir şekilde işlemleri yürütmektir.
-
Raporlama yapmak: Kayyum, düzenli aralıklarla mahkemeye rapor sunar. Bu raporlar, yapılan işlemleri, mali durumu ve alınan kararları içerir. Mahkeme raporları inceler ve gerekirse kayyumu görevden alabilir.
Mutlak Butlan Ne Demek? sorusuna tüm detayları ile yanıt verdiğimiz içeriğimize göz atabilirsiniz.
Kayyumun Sorumluluğu ve Denetimi
Kayyum, görev yaptığı süre boyunca hem hukuki hem de cezai sorumluluk taşır. Çünkü kayyum, mahkemenin güvenini kazanarak atanır ve onun adına hareket eder. Dolayısıyla sıradan bir yönetici değil, yargı gözetimi altında kamu gücü kullanan özel bir temsilcidir. Bu konumu, sorumluluğunu da ağırlaştırır.
-
Hukuki Sorumluluk
Kayyum, görevini kötüye kullanır veya özenle yerine getirmezse, bundan doğan zararlardan şahsen sorumludur. Örneğin kayyum, üzerine düşen raporlamayı yapmaz, malvarlığını korumaz veya kasıtlı olarak malvarlığının değer kaybetmesine yol açarsa, bundan doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Bu sorumluluk, doğrudan zarar görenler tarafından açılacak davalarla gündeme gelebilir.
Tazminat sorumluluğunda ölçüt, “özen yükümlülüğü”dür. Kayyum, görevini yerine getirirken basiretli bir yönetici gibi davranmak zorundadır. Bu özenin altında hareket eden kayyum, kusurlu sayılır ve hukuki sorumluluğu doğar.
-
Cezai Sorumluluk
Kayyum, görevini yerine getirirken işlediği suçlardan dolayı ceza sorumluluğu da taşır. Özellikle “görevi kötüye kullanma”, “zimmet” ve “güveni kötüye kullanma” suçları kayyumların karşılaşabileceği suç tipleridir. Kayyum, kendisine emanet edilen malvarlığını şahsi yararı için kullanırsa zimmet suçu; taraflardan birini kayırarak işlem yaparsa görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir.
-
Denetim Mekanizması
Kayyumun tüm faaliyetleri sürekli mahkeme denetimine tabidir. Mahkeme, kayyumdan düzenli aralıklarla rapor ister. Bu raporlar, kayyumun yaptığı işlemleri, aldığı kararları, mali durumun ne şekilde idare edildiğini gösterir. Raporların doğruluğundan kayyum şahsen sorumludur.
Ayrıca ilgililer –örneğin kısıtlı, mirasçılar, şirket ortakları veya belediye meclisi– kayyumun işlemlerine karşı mahkemeye itiraz edebilir. Mahkeme, kayyumun yetkisini aşan veya hukuka aykırı bulduğu işlemleri iptal edebilir.
-
Görevden Alma
Kayyum, tarafsızlığını yitirirse, görevini kötüye kullanırsa, raporlarını zamanında vermezse veya başka bir sebeple görevini yerine getiremezse mahkeme tarafından görevden alınır. Mahkeme yeni bir kayyum atar. Kayyumun görevden alınması için illa ki suç işlemesi gerekmez; görevini gereği gibi yapmaması da yeterlidir.
Sonuç olarak kayyum, sorumluluk ve denetim bakımından oldukça sıkı kurallara bağlıdır. Bu kurallar, kayyumun keyfi hareket etmesini engeller, onun her zaman hukuka uygun, şeffaf ve tarafsız biçimde davranmasını zorunlu kılar.
Kayyum Uygulama Alanları (Genişletilmiş)
Kayyum farklı hukuk dallarında ve farklı amaçlarla gündeme gelir. Bu alanların her biri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Kayyum nerelere atanır? sorusuna verilebilecek yanıtlar ise şu şekildedir:
-
Belediyelerde Kayyum
Belediyelere kayyum atanması, son yıllarda en çok tartışılan uygulamalardan biridir. Belediye Kanunu m.47, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması halinde, İçişleri Bakanı’na, belediye başkanlığı görevini yürütmek üzere kayyum atama yetkisi vermiştir.
Bu hüküm, özellikle terör suçları nedeniyle görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye başkanları bakımından uygulanmıştır. Örneğin bazı Güneydoğu belediyelerinde seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanarak belediye hizmetleri vali veya kaymakamlar eliyle yürütülmüştür. Bu uygulamanın gerekçesi, kamu hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesi ve belediyenin suçla irtibatlandırılmamasıdır.
-
Şirketlerde Kayyum
Şirketlerde kayyum iki farklı bağlamda karşımıza çıkar:
-
Ticaret Hukuku Kapsamında: Şirketin yönetim organı çalışamaz hale geldiğinde, ortaklar arasında ciddi ihtilaflar çıktığında veya genel kurul toplanamadığında asliye ticaret mahkemesi kayyum atar. Buradaki amaç, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamaktır.
-
Ceza Muhakemesi Kapsamında: Şirketin suç işlenmesine araç olması veya suçtan elde edilen malvarlığının kaybolma tehlikesi bulunması halinde sulh ceza hakimliği kayyum atar. Kayyum, şirketi kapatmaz; faaliyetleri denetim altında sürdürür ve delillerin karartılmasını önler.
Şirket kayyumunun yetkileri her zaman mahkeme kararında belirlenir. Şirketin tüm işlerini yürütme yetkisi olabileceği gibi, sadece mali işlerle sınırlı da olabilir.
-
Tereke Kayyumu
Miras hukukunda kayyum, terekenin korunması amacıyla atanır. Tereke açıldığında mirasçılar belirlenmemişse veya terekenin dağılma riski varsa, mahkeme terekeye kayyum tayin eder. Tereke kayyumu, terekenin borçlarını kayda geçirir, alacaklarını toplar, terekeyi muhafaza eder. Mirasçılar belirlendiğinde veya tereke üzerindeki risk ortadan kalktığında kayyumun görevi sona erer.
-
Derneklerde Kayyum
Geçmişte Dernekler Kanunu’nda, dernek organlarının çalışamaması halinde idari makamların kayyum atamasına imkan veren düzenlemeler vardı. Ancak Anayasa Mahkemesi, 2024 yılında verdiği kararla, idari makamların kayyum atama yetkisini iptal etmiştir. AYM, bu düzenlemenin örgütlenme özgürlüğünü ve derneklerin özerkliğini ihlal ettiğine hükmetmiştir.
Bugün itibarıyla derneklere kayyum atanması yalnızca mahkeme kararıyla mümkündür. Organ boşluğu gibi olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda, mahkeme kayyum atayabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Kayyum, Türk hukukunda çok farklı alanlarda karşımıza çıkan, ancak özü itibarıyla koruma ve geçici yönetim amacı taşıyan bir müessesedir. TMK’de küçüklerin ve kısıtlıların menfaatlerini korumak, TTK’de şirketlerin sürekliliğini sağlamak, CMK’de suç gelirlerini ve delilleri muhafaza etmek, Belediye Kanunu’nda kamu hizmetlerini aksatmamak için kayyum atanabilmektedir.
Ancak kayyum, seçilmişlerin yerine atanmışların geçirilmesi gibi demokratik meşruiyet sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, 2024 yılında verdiği kararlarla kayyum atanmasının kapsamını daraltmıştır. Bugün kayyumun asli işlevi, hukuki güvenliği sağlamak ve zararı önlemektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kayyum Kim Tarafından Atanır?
Kayyumun kim tarafından atanacağı, hangi alanda kayyum tayin edileceğine bağlıdır. Türk Medeni Kanunu kapsamında kayyum, sulh veya asliye hukuk mahkemesi tarafından atanır. Ticaret hukukunda kayyum, asliye ticaret mahkemesinin kararıyla görevlendirilir. Ceza muhakemesi alanında kayyum, sulh ceza hakimliği tarafından atanır. Belediyelerde ise kayyum, Belediye Kanunu m.47’ye göre İçişleri Bakanı tarafından atanır; fakat bu yetkinin kapsamı Anayasa Mahkemesi tarafından daraltılmıştır. Dolayısıyla her durumda kayyumun atanabilmesi için ya mahkeme kararı ya da kanundan doğan özel bir yetki gerekir.
Belediyeye Neden Kayyum Atanır?
Belediyelere kayyum, genellikle belediye başkanının görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması halinde atanır. Özellikle terör suçlamaları sebebiyle tutuklanan belediye başkanlarının yerine kayyum görevlendirilmiştir. Kayyumun amacı, belediye hizmetlerinin aksamamasını sağlamaktır. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin 2024 tarihli kararıyla, seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasına ilişkin bazı hükümler iptal edilmiştir. Bu nedenle günümüzde belediyeye kayyum atanması, ancak çok sınırlı koşullarda ve yargısal denetim çerçevesinde mümkündür.
Kayyum Ne Kadar Süre Görev Yapar?
Kayyumun görev süresi daima sınırlıdır. Mahkeme kararında süre belirtilir ve bu süre sona erdiğinde kayyumun görevi kendiliğinden biter. Süresiz kayyum atanması mümkün değildir. Eğer işin niteliği gerektiriyorsa mahkeme gerekçeli karar ile süreyi uzatabilir. Kayyum görevini, yalnızca mahkemenin verdiği yetki ve süreyle sınırlı olarak yürütür.
Kayyum Mal Satabilir Mi?
Kayyum, malvarlığını korumakla yükümlüdür. Genel kural, kayyumun mal satma yetkisinin olmamasıdır. Ancak mahkeme özel olarak yetki vermişse, kayyum mal satabilir. Örneğin tereke kayyumu, mirasın korunması için gerekli hallerde mahkemenin izniyle taşınmaz satışı yapabilir. Mahkeme kararı olmadan yapılan satış geçersizdir ve kayyumun şahsi sorumluluğunu doğurur.
Şirketlere Neden Kayyum Atanır?
Şirketlere kayyum, iki farklı durumda atanır. Ticaret hukuku kapsamında, şirket yönetim organlarının işlevsiz kalması, ortaklar arasındaki ihtilafların çözümsüz hale gelmesi, genel kurulun toplanamaması hallerinde şirketin sürekliliğini sağlamak için kayyum tayin edilir. Ceza muhakemesi kapsamında ise bir şirket suç işlenmesine araç olmuşsa veya suçtan elde edilen gelirlerin kaybolma riski varsa, mahkeme şirketin yönetimine kayyum atar. Her iki durumda da kayyumun görevi, şirketin varlığını korumaktır; kapatmak değildir.
Kayyumun Yetkileri Nelerdir?
Kayyumun yetkileri, atanma kararında belirtilen sınırlarla çizilidir. Malvarlığını korumak, gelirleri toplamak, şirketlerde yönetim kurulu yerine geçmek, terekeyi muhafaza etmek, belediye hizmetlerini sürdürmek kayyumun başlıca görevleridir. Ancak kayyum, stratejik veya olağan dışı işlemleri mahkemenin izni olmadan yapamaz. Bu sınırlılık, kayyumun keyfi davranmasını engeller.
Kayyum İle Vasi Arasındaki Fark Nedir?
Vasi, kısıtlı kişilerin tüm işlerini sürekli yürütür. Kayyum ise yalnızca belirli bir iş için atanır. Vasi genel yetkili ve sürekli temsilci iken, kayyum özel yetkili ve geçici bir görevlidir. Örneğin, vasinin kendi menfaatiyle çocuğun menfaati çatıştığında, o işlem için kayyum atanır.
Kayyum Hangi Hallerde Görevden Alınır?
Kayyum tarafsızlığını yitirirse, görevini kötüye kullanırsa, raporlarını zamanında vermezse veya görevini ihmal ederse mahkeme tarafından görevden alınır. Ayrıca kayyumun şahsi kusuruyla zarar doğarsa, hem görevden alınır hem de zarardan sorumlu tutulur. Görevden alınma kararı daima mahkemenin yetkisindedir.
Kayyumun Raporlama Yükümlülüğü Var Mıdır?
Evet. Kayyum düzenli aralıklarla mahkemeye rapor sunmak zorundadır. Bu raporlar, kayyumun yaptığı işlemleri, mali durumu ve aldığı kararları içerir. Mahkeme bu raporları inceler, eksiklik görürse ek rapor ister. Raporların doğruluğundan kayyum bizzat sorumludur.
Kayyum Ücret Alır Mı?
Kayyum, yaptığı görev karşılığında ücret alır. Ücretin miktarını mahkeme belirler. Ayrıca kayyumun yaptığı masraflar da karşılanır. Ücretin belirlenmesinde işin kapsamı, süresi ve kayyumun harcadığı emek dikkate alınır. Kayyumun ücretsiz çalıştırılması mümkün değildir.
Derneklere Kayyum Atanabilir Mi?
Geçmişte idari makamların derneklere kayyum atamasına imkan tanıyan hükümler vardı. Ancak Anayasa Mahkemesi 2024 yılında bu hükümleri iptal etmiştir. Bugün derneklere kayyum atanması yalnızca mahkeme kararıyla mümkündür. Organ boşluğu gibi olağanüstü durumlarda mahkeme kayyum tayin edebilir.
Kayyumun Hukuka Aykırı İşlemleri Nasıl İptal Edilir?
Kayyumun işlemleri, ilgililer tarafından mahkemeye taşınabilir. Mahkeme, kayyumun yetkisini aştığını veya hukuka aykırı davrandığını tespit ederse işlemi iptal eder. Ayrıca kayyum zarara yol açtıysa, tazminat davası da açılabilir.
Kayyum Hangi Suçlardan Sorumludur?
Kayyum, görevini kötüye kullanırsa Türk Ceza Kanunu’na göre sorumlu tutulur. Görevi kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma, zimmet gibi suçlar kayyum açısından gündeme gelir. Kayyumun cezai sorumluluğu, diğer kamu görevlilerine benzer şekilde değerlendirilir.
Kayyum Kararlarına İtiraz Edilebilir Mi?
Evet. Kayyumun aldığı kararlara karşı ilgililer mahkemeye itiraz edebilir. Mahkeme kayyumun işlemini iptal edebilir veya kayyumu görevden alabilir. Bu denetim mekanizması, kayyumun sınırsız yetki kullanmasını engeller.
Kayyum Atamasını Kim Talep Edebilir?
Kayyum atamasını çoğu durumda ilgililer talep eder. Örneğin şirket ortakları, mirasçılar, kısıtlı yakını veya savcı kayyum tayinini isteyebilir. Ayrıca bazı hallerde mahkeme, re’sen de kayyum atayabilir.
Kayyum Belediyede Hangi Görevleri Üstlenir?
Belediyede kayyum, belediye başkanının görevlerini üstlenir. Belediye hizmetlerini sürdürmek, mali yönetimi sağlamak, kamu düzenini korumak kayyumun görevidir. Ancak kayyumun yetkisi sınırsız değildir; hukukun çizdiği sınırlar içinde görev yapar.
Kayyum Aynı Anda Birden Fazla Görev Alabilir Mi?
Teorik olarak mümkündür. Ancak çıkar çatışması doğmaması gerekir. Örneğin aynı kişi hem bir şirkete hem bir terekeye kayyum atanabilir. Fakat işin niteliği çıkar çatışması yaratıyorsa bu mümkün değildir. Mahkemeler genellikle bir kişinin aynı anda birden fazla kayyumluk üstlenmesine izin vermez.
Neden Tarafsız Olmak Zorundadır?
Kayyumun atanmasının temel nedeni tarafsızlık ihtiyacıdır. Çıkar çatışması olduğunda veya mevcut organ tarafsız hareket edemediğinde kayyum devreye girer. Eğer kayyum tarafsız olmazsa, görevin anlamı ortadan kalkar. Bu yüzden mahkemeler kayyum atarken tarafsızlığı titizlikle gözetir.
Kayyum Sürekli Bir Yönetici Midir?
Hayır. Kayyum geçici bir tedbirdir. Görev süresi sona erdiğinde kayyumun yetkileri de biter. Kayyum, vasi veya yönetim kurulu gibi kalıcı bir organ değildir. Onun görevi, kriz çözülene kadar hukuki güvenliği sağlamaktır.















