Apartmanda yaşamak, belirli kurallara uymayı gerektirmekte ve toplu yaşam kurallarına uymamanın çeşitli yaptırımları bulunmaktadır. Bu nedenle eğer apartmanda oturan bir kiracı, toplu yaşam kurallarına uymuyor ve rahatsızlık yaratıyorsa, kiracının tahliyesi talep edilebilir. Peki, apartmandan ev sahibi atılabilir mi? Biz de içeriğimizde daire sahibi apartmandan atılabilir mi? sorusuna tüm detayları ile yanıt vererek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.
İçindekiler
- 1 Apartmandan Ev Sahibi Atılabilir Mi?
- 2 Apartmandan Ev Sahibinin Atılmasına İlişkin Yargıtay Kararı
- 3 Apartmandan Ev Sahibini Çıkarma Süreci ve Şartları
- 4 Hangi Davranışlar “Çekilmezlik” Oluşturur? (KMK m.25 Çekilmezlik Örnekleri)
- 5 Kat Malikinin Davranışları Nedeniyle Mülkiyet Devri (KMK 25) Davası Nasıl Açılır?
- 6 Kat Malikine Karşı Açılacak KMK 25 Davasında Avukatın Önemi, Ev Sahibini Çıkarma
- 7 KMK 25 Kararı Sonrası Tahliye ve 3091 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği
- 8 Sıkça Sorulan Sorular
Apartmandan Ev Sahibi Atılabilir Mi?
Kat malikinin apartmandan “atılması”, hukuken Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen kat mülkiyetinin devri mecburiyeti kurumu ile mümkündür. Bu maddeye göre, bir kat maliki kanundan doğan borçlarını ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek diğer kat maliklerinin haklarını onlar için çekilmez hâle gelecek derecede ihlal ederse, diğer kat malikleri mahkemeden, o kişinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini isteyebilirler.
2007 değişikliği ile birlikte sistem “satış” değil, doğrudan mülkiyet devri şeklinde kurgulanmıştır. Bağımsız bölümün, hükme en yakın tarihte belirlenecek rayiç değeri üzerinden, bu bedelin bankada vadeli hesaba yatırılması şartıyla, mülkiyet diğer kat maliklerine arsa payları oranında devredilir. Mahkeme davayı kabul ederse, bağımsız bölüm davayı açan kat maliklerine geçer; yatırılmış devir bedeli, işlemiş faiziyle birlikte eski malike ödenir. Bu yüzden, uygulamada “ev sahibinin apartmandan atılması” dediğimiz sonuç, aslında o kişinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını kaybedip apartmanda malik sıfatıyla bulunamaması anlamına gelir.
Çekilmezlik hâlinin oluştuğu bazı durumlar kanunda özellikle sayılmıştır. Örneğin, ortak giderleri ödememek sebebiyle iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibine sebep olunması, sulh hakiminin kararına rağmen bir yıl boyunca borç ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde ısrar edilmesi ya da bağımsız bölümün randevuevi, kumarhane gibi yerler olarak kullanılması hâllerinde çekilmezlik karine olarak kabul edilir. Bunun yanında, diğer kat maliklerinin dava açma kararını almaları için sayı ve arsa payı çoğunluğuna sahip olmaları ve kanunda öngörülen altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması gerekir.
Sonuç olarak, ev sahibinin apartmandan uzaklaştırılması mümkündür; ancak bu, fiilî bir “kapı dışarı etme” değil, bağımsız bölüm mülkiyetinin diğer kat maliklerine devredilmesine ilişkin son derece istisnai ve ağır bir yaptırımdır. Hem başvuracak kat malikleri hem de hakkı devredilmek istenen malik açısından, sürecin KMK m.25 hükümlerine ve sürelerine uygun şekilde yürütülmesi büyük önem taşır.
Apartmandan Ev Sahibinin Atılmasına İlişkin Yargıtay Kararı
-
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2017/828, K. 2017/6172, T. 04.07.2017
Kararın özeti kısaca şöyledir:
-
Davalı, apartmandaki bağımsız bölümünde köpek besliyor, kapı önüne koku yapan çöp koyuyor, uyarılara rağmen davranışlarına devam ediyor.
-
Daha önce köpeğin tahliyesine ilişkin karar alınmış, karar icra yoluyla uygulanmaya çalışılmış, davalı köpeği gizleyip tekrar getirerek icranın sonuçsuz kalmasına neden oluyor.
-
Kat malikleri, bu davranışların apartman hayatını “çekilmez” hâle getirdiğini ileri sürerek KMK 25’e dayanıp bağımsız bölüm mülkiyetinin devrini istiyor.
-
Yerel mahkeme, KMK 25 koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddediyor.
Yorumumuz : Yargıtay 20. HD, kat malikleri kurul kararı, önceki kararın icrası, çekilmezlik iddiası vs. dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararı bozuyor; KMK 25 şartlarının somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyorKat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesinin uygulamasına ilişkin olarak Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2017 tarihli, 2017/828 E., 2017/6172 K. sayılı kararı önemlidir. Bu olayda davalı kat maliki, bağımsız bölümünde köpek beslemiş, apartman içinde kokuya sebep olacak şekilde çöp bırakmış ve daha önce köpeğin tahliyesine ilişkin verilen mahkeme kararının icrasını fiilen engellemiştir.
Diğer kat malikleri, bu davranışların apartman hayatını çekilmez hâle getirdiğini belirterek KMK m.25 uyarınca davalının bağımsız bölüm mülkiyetinin dava tarihindeki bedeli kendisine ödenmek kaydıyla diğer kat maliklerine devrini talep etmişlerdir. Yerel mahkeme davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, kat malikleri kurul kararı ve önceki yargılama ile icra sürecinin yeterince değerlendirilmediğini belirterek hükmü bozmuş ve KMK m.25’te öngörülen “çekilmezlik” koşulunun somut olayın tüm özellikleri gözetilerek incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Gayrimenkul Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular ile ilgili de bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

Apartmandan Ev Sahibini Çıkarma Süreci ve Şartları
Apartmanın huzurunu bozduğu düşünülen ev sahibini imza toplayarak çıkarmak mümkün değildir. Bunun için gerekli deliller toplanmalı ve yasal süreç başlatılmalıdır. Tabii ki yasal sürecin de doğru adımlarla gerçekleştirilmesi, istenilen sonucun alınmasında önemi oldukça büyüktür. Peki, ev sahibi binadan atılabilir mi? Şimdi bunun sürecinden bahsedelim.
Apartmandan Ev Sahibinin Atılması İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Bir kat malikinin apartmandan “atılması”, hukuken Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen kat mülkiyetinin devri mecburiyeti ile mümkündür. Bu yaptırımın uygulanabilmesi için öncelikle ilgili malik, kanundan doğan borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını onlar için çekilmez hâle gelecek derecede ihlal etmiş olmalıdır. Kanun, bu çekilmezlik hâline örnek olarak; ortak giderleri ödemediği için iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibine sebep olunmasını, sulh hakiminin kararına rağmen bir yıl boyunca yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde ısrar edilmesini ve bağımsız bölümün randevuevi, kumarhane veya benzeri ahlaka aykırı yer olarak kullanılmasını açıkça saymaktadır. Bunun dışında da, somut olayın özelliklerine göre komşuluk ilişkilerini fiilen katlanılamaz hale getiren davranışlar çekilmezlik kapsamında değerlendirilebilir.
İkinci olarak, diğer kat maliklerinin, aksi yönetim planında kararlaştırılmadıkça, sayı ve arsa payı çoğunluğuyla bağımsız bölüm mülkiyetinin devri için dava açma kararı almaları gerekir. Bu karara rağmen bazı maliklerin davaya katılmak istememesi mümkündür; bu durumda davayı yalnızca isteyen kat malikleri açar, ancak mahkeme kararıyla mülkiyet, davayı açan bu maliklere arsa payları oranında devredilir. Dava açılmadan önce hâkim tarafından verilecek süre içinde, bağımsız bölümün hükme en yakın tarihteki değeri üzerinden hesaplanan devir bedelinin bankada vadeli hesaba yatırılması ve makbuzun dosyaya sunulması şarttır. Karar kesinleştiğinde bu bedel faiziyle birlikte eski malike ödenir; bağımsız bölüm mülkiyeti ise diğer kat maliklerine geçer.
Son olarak, bu dava hakkı süresiz değildir. Kat malikleri kurulunun dava açma kararının öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde dava sebebinin doğumundan itibaren beş yıl içinde dava açılmazsa hak düşer. Bu şartlar bir arada gerçekleşmedikçe, “ev sahibinin apartmandan atılması” anlamına gelen kat mülkiyetinin zorunlu devri yaptırımının uygulanması mümkün değildir.
Kiracıya İhtarname Nasıl Çekilir? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize göz atarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Hangi Davranışlar “Çekilmezlik” Oluşturur? (KMK m.25 Çekilmezlik Örnekleri)
Ortak Giderleri Sürekli Ödememek ve Takip Konusu Olmak
KMK m.25’e göre, iki takvim yılı içinde ortak gider borçları nedeniyle üç kez icra veya dava takibine sebep olan kat maliki hakkında çekilmezlik karinesi doğar. Bu, apartmanın düzenli gider paylaşımını bozduğu için doğrudan çekilmezlik hükmünü oluşturur.
Sulh Hakimi Kararlarına Rağmen Bir Yıl Boyunca Yükümlülükleri Yerine Getirmemek
KMK m.33 uyarınca verilen uyarı ve emir kararlarına rağmen yükümlülüklerini bir yıl boyunca yerine getirmeyen kat maliki hakkında kanunen kesin çekilmezlik kabul edilir.
Bağımsız Bölümün Ahlaka Aykırı Kullanılması
Bağımsız bölümün randevuevi, kumarhane veya benzeri ahlaka aykırı bir yer olarak kullanılması, çekilmezlik hâlinin en ağır örneklerindendir ve kanunda açıkça sayılmıştır.
Sürekli Gürültü, Hakaret, Kavga ve Komşuları Rahatsız Eden Davranışlar
Yüksek sesle müzik, gece gürültüsü, komşulara hakaret, tehdit, kavga gibi ısrarlı ve tekrarlayan davranışlar Yargıtay tarafından çekilmezlik kapsamında değerlendirilir.
Ortak Alanların Amacı Dışında ve Zararlı Şekilde Kullanılması
Merdiven boşluklarını çöp veya hurda ile doldurmak, ortak alanları işgal etmek, yapı güvenliğini tehlikeye atmak, ortak alana zarar vermek gibi davranışlar, süreklilik arz ettiğinde çekilmezlik sayılır.
Evcil Hayvanın Kurallara Aykırı ve Rahatsızlık Verecek Şekilde Beslenmesi
Yargıtay 20. HD’nin 04.07.2017 tarihli, 2017/828 E., 2017/6172 K. sayılı kararında; köpeğin kurallara aykırı şekilde beslenmesi, kötü kokuya sebep olunması, mahkeme kararlarına rağmen davranışların sürmesi çekilmezlik iddiasını destekleyen örnek davranışlar olarak değerlendirilmiştir.
Süreklilik Arz Eden Yoğun Rahatsızlık Yaratan Davranışlar
Kaçak tadilatlar, sürekli şikâyet konusu davranışlar, apartmana huzur bozacak kişiler getirip götürmek, hijyen sorunları yaratmak, kötü niyetli kullanım gibi davranışlar da yoğunluk ve süreklilik taşıdığı takdirde çekilmezlik kapsamında değerlendirilebilir.
Kat Malikinin Davranışları Nedeniyle Mülkiyet Devri (KMK 25) Davası Nasıl Açılır?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca açılan mülkiyet devri davası, kat maliklerinden birinin davranışlarının apartmanda yaşamı diğer maliklere karşı çekilmez hâle getirmesi durumunda başvurulabilen istisnai bir hukuki yoldur. Bu dava, komşuluk hukukunda uygulanabilecek en ağır yaptırımlardan biri olduğundan, kanun hem aranan şartları hem de izlenecek usulü son derece sıkı düzenlemiştir.
Aşağıda süreç, hukuki esaslara uygun olarak adım adım açıklanmıştır.
Çekilmezlik Durumunun Varlığının Tespiti
Davanın açılabilmesi için öncelikle ilgili kat malikinin davranışlarının KMK m.25 kapsamında “çekilmezlik” düzeyine ulaşmış olması gerekir. Gürültü, hakaret, ortak alanların işgali, ortak giderleri sürekli ödememe, kötü koku, hijyen ihlalleri, mahkeme kararlarına rağmen kurallara aykırı kullanıma devam etme gibi davranışlar; yoğunluk, süreklilik ve ısrar şartlarını taşıdığı ölçüde çekilmezlik olarak değerlendirilir. Kanunda ayrıca üç özel durum çekilmezlik karinesi olarak düzenlenmiştir: iki takvim yılı içinde ortak gider borcu nedeniyle üç kez takip yapılması, sulh hukuk hâkimi kararına rağmen bir yıl boyunca yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bağımsız bölümün randevuevi/kumarhane olarak kullanılması.
Kat Malikleri Kurulu Kararı (Sayı ve Arsa Payı Çoğunluğu)
Davanın açılması, tek bir malikin iradesine bırakılmamıştır. Yönetim planında aksi kararlaştırılmadıkça, kat malikleri kurulunun sayı ve arsa payı çoğunluğuyla mülkiyet devri davasının açılmasına karar vermesi gerekir. Bu karar toplantı tutanağına geçirilir. Karara rağmen bazı maliklerin davaya katılmak istememesi mümkündür; bu durumda davayı yalnızca talep eden malik(ler) açabilir. Ancak dava kabul edilirse mülkiyet, davacı maliklere arsa payları oranında devredilir.
Bağımsız Bölümün Değerinin Tespiti
Mülkiyet devrine konu bağımsız bölümün değeri, hükme en yakın tarihteki rayiç bedel üzerinden belirlenir. Bu tespit genellikle dava sırasında mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılır. Bu bedel, davalı malike mülkiyet devri karşılığı olarak ödenecek tutardır.
Devir Bedelinin Bankaya Yatırılması için Hâkim Tarafından Süre Verilmesi
KMK m.25 uyarınca, dava dilekçesi verilirken herhangi bir bedel yatırma zorunluluğu yoktur. Devir bedelinin yatırılması, ancak hâkimin dava sırasında vereceği süre içinde gerçekleşir. Hâkim, bilirkişi raporundan sonra davacı maliklere bağımsız bölümün tespit edilen değerinin, davalıya ödenmek üzere vadeli banka hesabına yatırılması ve makbuzun dosyaya sunulması için uygun bir süre tanır. Bu yükümlülük süresi içinde yerine getirilmezse dava reddedilebilir.
Mahkemenin Delilleri İncelemesi ve Çekilmezlik Değerlendirmesi
Mahkeme; polis tutanakları, apartman tutanakları, ihtarnameler, tanık beyanları, yönetici açıklamaları, kamera kayıtları ve gerek görülürse mahkemece verilen önceki emirlerin icrası gibi tüm delilleri değerlendirir. Çekilmezliğin oluşup oluşmadığı somut olayın özellikleri ışığında tespit edilir. Davranışın devamlılığı, yoğunluğu ve apartman yaşamını objektif ölçülere göre katlanılamaz hâle getirip getirmediği bu aşamada incelenir.
Mülkiyetin Davacılara Devri ve Bedelin Davalıya Ödenmesi
Mahkeme, çekilmezlik şartlarının oluştuğu kanaatine varır ve davacıların yatırdığı devir bedelinin makbuzunu dosyada görürse, bağımsız bölümün mülkiyetinin davayı açan kat maliklerine arsa payları oranında devrine karar verir. Devir bedeli, işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenir. Bu kararın kesinleşmesiyle tapuda mülkiyet devri yapılır.
Hak Düşürücü Sürelere Uyulması Gerekliliği
Bu davada süreler son derece kritik olup uzatılamaz. Kat malikleri kurulunun dava açma kararının öğrenilmesinden itibaren altı ay, her hâlde dava sebebinin doğumundan itibaren beş yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süreler geçirildiğinde dava hakkı düşer ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.
Kat Malikine Karşı Açılacak KMK 25 Davasında Avukatın Önemi, Ev Sahibini Çıkarma
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında açılan mülkiyet devri davası, hem usul hem de maddi hukuk yönünden oldukça teknik bir süreçtir. Bu nedenle, sürecin bir kat mülkiyeti avukatı tarafından takip edilmesi, davanın sağlıklı yürütülmesi ve hataya yer bırakılmaması açısından büyük önem taşır.
KMK 25 davasında, çekilmezlik koşulunun somut olaya uygun biçimde değerlendirilmesi, delillerin eksiksiz toplanması, kat malikleri kurul kararının doğru şekilde alınması, toplantı tutanağının şeklen geçerli olması, bilirkişi incelemesine itiraz noktalarının doğru belirlenmesi ve en önemlisi hâkimin vereceği süre içinde devir bedelinin eksiksiz yatırılarak usul hatasına düşülmemesi gerekir. Bu aşamalardan herhangi birindeki küçük bir eksiklik dahi davanın reddine veya hak kaybına yol açabilir.
Öte yandan çekilmezlik, kanunda sınırlı biçimde sayılmadığı için Yargıtay içtihatlarının yakından takip edilmesi; gürültü, hakaret, ortak alan işgali, kötü koku, ortak giderlerin ödenmemesi gibi davranışların hangi durumlarda mülkiyet devrini gerektirecek ağırlıkta kabul edildiğinin doğru analiz edilmesi gerekir. Uygulamada mahkemeler komşuluk ilişkilerini çok yönlü değerlendirir; bu nedenle delillerin sunuluş biçimi, tanık anlatımlarının doğruluğu ve hukuki ispat standartlarının karşılanması son derece hassas yürütülmelidir.
Ayrıca, kat malikleri kurulunun toplanma usulü, karar nisabı, toplantı çağrısı, gündem, tutanak ve imza şartları gibi şekli şartlar da davanın kaderini belirler. Bu dokümanlarda yapılacak en ufak hata, davalının “karar yok hükmünde” itirazlarıyla süreci tamamen boşa çıkarabilir. Bunun dışında bilirkişi raporlarının denetimi, tapu işlemlerinin doğru yönlendirilmesi ve devir bedelinin yatırılması aşamasında ortaya çıkabilecek teknik hataların önlenmesi, yine avukat desteği olmadan çoğu malik için son derece güçtür.
Tüm bu sebeplerle, KMK 25 davası hem teknik hem de sonuç bakımından ağır bir dava türüdür. Bir kat malikinin mülkiyet hakkının el değiştirmesi söz konusu olduğundan, sürecin başından kararın kesinleşmesine kadar her aşamanın kat mülkiyeti hukuku alanında tecrübeli bir avukat tarafından yönetilmesi; hak kayıplarının önlenmesi, usul hatalarının engellenmesi ve doğru hukuki stratejinin uygulanması açısından kritik öneme sahiptir.
Ev sahibini çıkarma konusu ile ilgili hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul gayrimenkul avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
KMK 25 Kararı Sonrası Tahliye ve 3091 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği
KMK m.25 kapsamında verilen mülkiyet devri kararının kesinleşmesiyle birlikte, bağımsız bölümün mülkiyeti davalıdan davacılara geçer ve davalının taşınmaz üzerindeki tüm ayni ve şahsi hakları sona erer. Bu aşamadan sonra davalının bağımsız bölümde oturmaya devam etmesi hukuken haksız işgal niteliğindedir. Tahliye, mahkeme ilamına dayanarak ilamlı icra yolu ile gerçekleştirilir ve icra memuru gerektiğinde kolluk kuvveti desteğiyle zorla tahliyeyi uygular. Bu süreç için ayrıca bir tahliye davası açılmasına gerek bulunmaz.
Öte yandan, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, taşınmaz zilyetliğine karşı yapılan açık, fiilî ve yeni müdahalelerin idari makamlar tarafından hızlıca önlenmesine yönelik özel bir düzenlemedir. Ancak Kanun ve Uygulama Yönetmeliği uyarınca, hukuki nitelik taşıyan, mahkeme kararına konu olmuş veya üstün hak iddiası içeren uyuşmazlıklarda 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanamaz. KMK 25 kapsamında görülen uyuşmazlık ise zaten adli yargıda çözüme kavuşturulmuş çekişmeli bir mülkiyet meselesi olduğundan, idarenin 3091’e göre tahliye kararı verme yetkisi bulunmamaktadır.
Bu nedenle, KMK 25 kararının kesinleşmesinden sonra tahliyenin sağlanmasının tek doğru ve etkili yolu, ilamın icrası kapsamında yürütülen ilamlı tahliye prosedürüdür. Kaymakamlığa yapılan başvurular, uyuşmazlığın niteliği gereği yetki yönünden reddedilecek; tahliye işlemi yalnızca icra müdürlüğü tarafından yerine getirilebilecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ev sahibi apartmandan atılabilir mi?
Evet. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesi, şartları oluştuğunda bir kat malikinin bağımsız bölümünün diğer maliklere devrine imkân verir. Bu düzenleme, ev sahibinin apartmandan çıkarılmasını sağlayan istisnai bir hukuki mekanizmadır.
Ev sahibi apartmandan nasıl çıkarılır?
Kat malikleri kurulunun sayı ve arsa payı çoğunluğuyla aldığı karar üzerine KMK 25 davası açılır. Mahkeme çekilmezlik şartlarının oluştuğuna karar verirse mülkiyet devrine hükmeder. Karar kesinleşince eski malikin tahliyesi ilamlı icra yoluyla yapılır.
KMK 25 davası nedir?
KMK 25 davası, bir kat malikinin davranışlarının diğer malikler için yaşamı çekilmez hâle getirmesi durumunda açılan ve sonuç olarak mülkiyetin zorunlu devrini sağlayan özel bir dava türüdür.
Hangi davranışlar ev sahibinin apartmandan çıkarılmasına sebep olabilir?
Ortak giderlerin ödenmemesi, aşırı gürültü, tehdit veya hakaret, ortak alan işgali, genel ahlaka aykırı kullanım, kötü koku, hijyen sorunları, mahkeme kararlarına rağmen aykırı kullanımın devamı gibi davranışlar çekilmezlik olarak değerlendirilebilir.
Ev sahibinin çıkarılması için kaymakamlığa başvuru yapılabilir mi?
Hayır. KMK 25 uyuşmazlıkları idari makamların değil, adli yargının görev alanındadır. Bu nedenle 3091 sayılı Kanun kapsamında kaymakamlığın tahliye kararı verme yetkisi yoktur; tahliye yalnızca ilamlı icra yoluyla sağlanır.
Mülkiyet devri kararı kesinleşince eski malik hemen tahliye edilir mi?
Mülkiyet devriyle malik tüm haklarını kaybetse de tahliye icra müdürlüğü tarafından ilamlı icra yoluyla yapılır. Süre sonunda taşınmaz boşaltılmazsa zorla tahliye uygulanır.
Eski malik, karar sonrası “kiracı” olduğunu iddia edebilir mi?
Hayır. Karar kesinleştikten sonra taşınmazda oturmaya devam etmesi haksız işgal niteliğindedir ve kiracılık ilişkisi bulunmadığı için kiracılara tanınan hiçbir haktan yararlanamaz.
KMK 25 davasında bağımsız bölümün değeri nasıl belirlenir?
Mahkeme bilirkişi görevlendirerek bağımsız bölümün hükme en yakın tarihteki rayiç değerini tespit ettirir. Bu bedel davacılar tarafından bankaya yatırılır.
Kat malikleri kurulunun kararı olmadan KMK 25 davası açılabilir mi?
Genel kural olarak hayır. Yönetim planında istisna yoksa dava açılması için sayı ve arsa payı çoğunluğuyla alınmış bir kat malikleri kurulu kararı gereklidir.
KMK 25 davası reddedilirse ne olur?
Dava reddedilirse malik mülkiyet hakkını korur. Ancak rahatsız edici davranışlar devam ederse müdahalenin men’i, ecrimisil veya tazminat gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ev sahibi apartmandan çıkarılırsa bedel nasıl ödenir?
Bilirkişi tarafından belirlenen bedel, davacılar tarafından mahkemenin belirlediği süre içinde vadeli banka hesabına yatırılır ve mülkiyet devri bu bedelin ödenmesiyle tamamlanır.
KMK 25 davası kiracılar için uygulanabilir mi?
Hayır. KMK 25 sadece kat maliklerine uygulanır; kiracının tahliyesi Borçlar Kanunu ve icra hukuku çerçevesinde değerlendirilir.















