Ara

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası | Maddi Manevi Tazminat

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası | Maddi Manevi Tazminat

İş kazası nedeniyle tazminat davası, son dönemin en çok merak edilen konuları arasındadır. Çünkü iş kazalarının sayısı ülkemizde oldukça yüksek. Tabii ki bu süreci doğru yönetmek, haklarınızı bilmek ve ona göre ilerlemek, hak kayıplarınızın önlenmesi için son derece önemlidir. İşte biz de içeriğimizde iş kazası maddi tazminat davası ve iş kazası manevi tazminat davası sürecinden söz edeceğiz.

İş Kazası Nedir?

İş hukuku kapsamında kaza; vücut bütünlüğünü bozan, dışarıdan gelen, ani nitelikli ve istenilmeyen bir olayı ifade etmektedir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda ise iş kazası; sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, işyerinde yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalının görevli olarak işyeri dışına gönderildiğinde geçen zamanda, sigortalının işin yapıldığı yere işverenin sağladığı taşıt ile gidiş gelişi sırasında yaşanan ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaylar olarak sayılmıştır. Nitekim Yargıtay, sigortalı kişinin işyerinde intihar etmesini ya da kalp krizi geçirmesini de iş kazası olarak kabul etmektedir.


Tazminat Hukuku ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve Tazminat Hukuku alanındaki diğer konularda bilgi edinmek isterseniz, ilgili sayfayı ziyaret edebilirsiniz.


İş Kazasının Unsurları Nelerdir?

Bir olayın iş kazası olarak sayılabilmesi için bazı şartların yerine gelmesi ve bazı unsurların gerçekleşmesi gerekir. Peki, iş kazasının unsurları nelerdir? Bu unsurlardan şu şekilde bahsedebiliriz;

  • Kazaya Uğrayan Kişinin Sigortalı Sayılması: İş kazasına uğrayan kişi 5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalı olmalıdır. Sigortalı olma niteliği bulunan ancak, işverenleri tarafından SGK’ye bildirilmeyen kimseler de örneğin kayıt dışı çalıştırılan, iş kazasına uğramaları halinde tüm haklardan yararlanabilirler.
  • Kazaya Uğrama: İş kazasının varlığından söz edebilmek için kişinin zarara uğramış olması gerekmektedir. İş kazası, aniden ya da kısa bir süre içinde meydana gelen bir nedene ortaya çıkan bir olaydır.
  • Sigortalının Uğradığı Kaza Sonucu Bedenen veya Ruhen Bir Zarara Uğraması: Sigortalı kişi, başına gelen iş kazası sebebiyle hemen veya sonradan, bedensel ya da ruhsal bir zarar maruz kalmış olmalıdır. Mutlaka bedenen ya da ruhen bir zarar meydana gelmiş olmalıdır.
  • Uygun İlliyet Bağının Bulunması: Sigortalıyı bedenen ya da ruhen zarara uğratan veya ölümüne sebep olan olayın dıştan gelen bir etkenle meydana gelmesi gerekmektedir. Sigortalının gördüğü işle kaza arasında ve kaza ile sigortalının uğradığı zarar arasında bir ilişki bulunmalıdır.

İş Kazası Nedir? SGK Süreci Nasıl İlerler? sorularına yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


İş Kazası Örnekleri Nelerdir?

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yayınlamış olduğu 2016/21 sayılı genelgede, sigortalın işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayların yapılan işle ilgisi olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılması gerektiği belirtilmiştir. Peki, iş kazası sayılan durumlar nelerdir?

  • Sigortalının işyeri sayılan yerlerde; avluda yürürken düşmesi,
  • Dinlenme saatinde top oynarken ayağının burkulmasın,
  • İşyerinin bahçesinde eyle ağacından meyve toplarken düşmesi,
  • Tarlada çalışırken traktör ile kaza geçirmesi,
  • İşyerinde yemek yerken elini kesmesi,
  • Dinlenme odasında dinlenirken sobadan zehirlenmesi,
  • İşyerinde intihar etmesi,
  • İşyeri sınırları içinde bulunan havuzda boğularak ölmesi,
  • Ücretli izinli bulunduğu sırada çalıştığı işyerindeki arkadaşlarını ziyaret için geldiğinde kaza geçirmesi,
  • Araçlarla çalışanların bu araçlarda geçirdikleri kazalar.

Söz konusu düzenlemeler ve Yargıtay’ın uygulamalarına göre sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve çalışma saatlerinde meydana gelen her kaza iş kazası olarak kabul edilmektedir.

İş Kazası Bildirimi Nedir? Nasıl Yapılır?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4.maddesine göre işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede mesleki risklerin önlenmesi ve her türlü tedbirin alınması ile yükümlüdür. Söz konusu kanunun 14.maddesinde ise işverenin iş kazası ile ilgili kayıt tutması, gerekli incelemeler yapması, rapor düzenlemesi gerektiği belirtilmiştir.

Aynı maddenin devamında işverenin iş kazasının kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK’ye bildirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bildirim, Kuruma bizzat başvurularak yapılabileceği gibi, e-sigorta sistemi üzerinden de yapılabilmektedir.

İşverenin Gerekli Bildirimi Yapmaması

5510 sayılı Kanunun 13.maddesinde işverenlerin o yer kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ye da kazadan sonraki en geç 3 iş günü içinde bildirim yapılması gerektiği düzenlenmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinde de işveren tarafından iş kazası SGK’ye bildirilmemesi halinde Kurumun bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsil edileceği belirtilmiştir. Aynı zamanda işverenin SGK’ye iş kazası bildirimini yapmamış olması halinde işveren aleyhine idari para cezası uygulanmaktadır.

İş Kazası Tutanağı Nasıl Tutulur?

İş kazası tutanağı, açılacak davalar açısından bir ispat aracı olup büyük öneme sahiptir. İş kazası tutanağı, iş kazası niteliğine sahip bir durumun gerçekleşmesinin ardından işveren tarafından düzenlenmesi gerekli olan belgedir. Tutanakta iş kazasının meydana gelişi bütün detaylarıyla birlikte anlatılmalı, şahitlerin, kaza esnasında orada bulunan diğer işçilerin ifadelerine de yer verilmelidir. Bu tutanak, kazazede işçiye ait kimlik bilgileri, çalıştığı bölüm ve görevleri gibi tüm bilgileri içermelidir.

İş Kazası Sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu Ödeme Yapar Mı?

Sigortalıya SGK tarafından bir ödeme yapılabilmesi için bir iş kazası bulunmalı ve bir zarar ortaya çıkmalıdır. SGK tarafından yapılan ödemelerde iş kazasının oluşumunda sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığına bakılmaz. Ancak bazı hallerde SGK tarafından verilecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri eksiltilmektedir. Bu haller; sigortalının hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzaması, sigortalının ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğraması, sigortalının kasıtlı bir hareketi yüzünden iş kazasına uğramasıdır. Örnek vermek gerekirse; sigortalı işçi, işyerinde intihara teşebbüs ettiğinde ödenecek olan iş göremezlik ödeneği yarı tutarında indirilmektedir.

Sigortalıya Sağlanan Haklar Nelerdir?

Sigortalı iş kazası sonrasında yaralanarak çalışma gücünü ya da hayatını kaybedebilir. Bu durumda sigortalıya ya da hak sahiplerine SGK tarafından belirli ödemeler yapılır. SSGSSK’nin 16.maddesi uyarınca iş kazası sonrasında sağlanan haklar şunlardır:

  • Sigortalıya geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi
  • Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması
  • İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması
  • Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi
  • İş kazası sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi

Sigortalı olan işçiye sağlanan haklar yukarıdaki gibidir. Bu haklar, uygun şartların gerçekleşmesi halinde kullanılabilmektedir.

Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nedir?

İş kazası sebebiyle işinde geçici olarak çalışamayacağı raporla tespit edilen sigortalıya çalışmadığı he gün geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Sonuç olarak sigortalı kişi iş kazası sebebiyle çalışamaz ve kazanç kaybına uğrar bu ödenek ile sigortalının söz konusu geri kaybı telafi edilir.

Geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde hesaplanacak günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise üçte ikisidir.

Sürekli İş Göremezlik Geliri Nedir?

Sigortalı, iş kazası nedeniyle kazanç gücünü en az %10 oranında kaybederse sigortalıya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanır. Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranında hesaplanmaktadır.

Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarih, geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden aybaşından başlamaktadır.

İş Kazasının Tespiti Davası

SGK iş kazasının mevcut olduğuna karar vermezse işçi veya talep hakları olan yakınları görevli ve yetkili olan mahkemeye başvurarak iş kazasının tespiti davası açabileceklerdir. Söz konusu davayı, işveren de SGK tarafından iş kazasının varlığının tespiti üzerinde açarak iş kazası olmadığının tespitini isteyebilir. İş kazasının tespiti davası, tazminat davalarından bağımsızdır. İş kazası tazminat davası, iş kazasının tespiti davasının sonuçlanmasını beklemelidir.

İş Kazasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Herhangi bir iş kazası ya da meslek hastalığının ortaya çıkması durumunda işverenin kusursuz olarak kabul edilmesi için tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Tabi ki iş kazasından korunmak için alınması gereken sorumluluk yalnızca işverene at değildir, çalışan da kendini korumalı, alınan tedbirlere uymalıdır. İş kazası geçiren çalışanın kusurlu olması halinde ortaya çıkacak tazminattan indirim gerçekleştirilecektir.

İşveren ya da çalışanın kusurunun belirlenmesi genellikle mahkeme tarafından atanan bilirkişi sayesinde gerçekleştirilir. Bilirkişi, tarafların kusurlarını belirler ve buna göre karar vererek tespitini mahkemeye iletir. Buna yönelik olarak kusur oranın tespitini hâkim yapacaktır.

Örneğin; güvenlik halatının kopması sonucunda işçi yüksek bir yerden yere düşmesi ile ilgili bir iş kazasında halatın sözleşme ve kanunlara uygunluğu, gereken önlemlerin alınıp alınmadığı gibi hususlar bilirkişi tarafından belirlenirken, kusur oranı ve kazayla kurulacak ilişki hâkim tarafından belirlenir. Eğer çalışan iş akışına ve tedbirlere aykırı olarak gerçekleştirmemesi gereken bir eylem gerçekleştirmişse ya da yapılması gereken bir davranışı atlayarak gerçekleştirmemişse söz konusu iş kazasında kusuru bulunmaktadır. Bu durumda belirlenecek olan tazminattan kusuru oranında indirim yapılacaktır.

Örneğin; ağırlıktan koruyucu ayakkabı giyilmesini gerektiren bir fabrika üretim alanında bu ekipmanı kullanmayan işçinin ayağının üzerinden forklift geçmesi sonucunda iş kazası gerçekleştirildiğinde iş kazasının boyutu artmış olacaktır. Koruyucu ayakkabı ile işçi daha az hasar ile olayı atlatabilecekken, ekipmanı kullanmadığından dolayı uğradığı zarar artmıştır. Dolayısıyla hakim tarafından bu husus tazminatın belirlenmesinde göz önünde bulundurulur.

İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat

İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat Davası

İş kazası, işverenin iş güvenliği önlemlerini hiç ya da yeterince almaması nedeniyle yani işverenin kusuruyla doğmuşsa, işçi ya da işçinin ölümü halinde işçinin desteğinden yoksun kalanlar işverenden maddi tazminat talebinde bulunabilirler. İşverenin söz konusu iş kazasından dolayı hukuki bir sorumluluğunun doğabilmesi için meydana gelen kaza ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir.

Sigortalı işçiyi işyerinde bulunduğu sırada zarar uğratan her olay iş kazası sayılmakta ve sosyal yardımlar yapılmaktadır. Ancak kaza işçinin gördüğü iş ile ilişikli değilse işveren sigorta tarafından karşılanmayan zararı tazmin etmekle yükümlü olmayacaktır. Maddi tazminat miktarının belirlenmesi için işçinin maluliyet oranı, iş görebilme ve yaşam süresi, ücreti ve tarafların kusur oranı belirlenmelidir.

Ölümlü Olmayan İş Kazalarında Maddi Tazminat

İş kazasının yaralamalı ya da ölümlü olarak gerçekleşmesi durumunda oluşacak tazminat miktarı ve süreci değişiklik gösterecektir. Peki, iş kazası ölümle sonuçlanmamışsa tazminat kalemleri nelerdir?

  • Tedavi giderleri
  • Kazanç kaybı
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

Yukarıda yer alan tazminat kalemleri, işçinin uğrayacağı zararlardır. Bunlar dışında başka bir zarar meydana gelmişse bu zarar da işveren tarafından kusuru oranında karşılanır.

  • Tedavi Giderleri

Tedavi giderleri, bedensel zararın ortadan kaldırılması ve kazaya uğrayanın sağlığına kavuşabilmesi için yapılan tüm giderlerdir. Hastaneye yapılan ödemeler, ilaç giderleri, tedavi sonrası bakıcı giderleri ve tüm giderler zararın belirlenmesinde göz önünde tutulmaktadır.

İş kazası sonrasında yapılacak tedavi giderlerinin öncelikli olarak SGK tarafından karşılanması talep edilmelidir. SGK tarafından karşılanmayan giderler işverene maddi tazminat davası açılarak istenebilir.

  • Kazanç Kaybı

Kazanç kaybı, söz konusu iş kazası yaşanmasaydı kişinin elde etmesi muhtemel kayıplardır. Örneğin; işçi iş kazası nedeniyle fazla mesai yapamadıysa uğradığı kazanç kaybı, fazla mesai ücretidir.

  • Çalışma Gücünün Azalmasından ya da Yitirilmesinden Doğan Kayıplar

İş kazasına uğrayan işçinin çalışamadığı günler nedeniyle ve ayrıca sakat kalması sonucu çalışma gücünün kısmen ya da tamamen kaybetmiş olması nedeniyle uğradığı zararlardır. İş kazası sonucunda işçi, çalışamaz ve gelir elde edemezse uğradığı gelir kaybını maddi tazminat olarak isteyebilir.

  • Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplar

Söz konusu iş kazası neticesinde kişinin gelecekte çalışma imkânı kalmamışsa bu zarar mevcut olabilir. Bu zarar kalemi, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden farklıdır. Örneğin; manken olarak çalışan işçinin iş kazasından sonra yüzünde sabit bir iz meydana geldiğinde ve bu iz nedeniyle mankenin yeni işler bulması artık imkânsız hale geldiğinde ilgili zarardan bahsedilir.

Ölümlü İş Kazalarında Maddi Tazminat

Gerçekleşen iş kazası sonucunda ölüm meydana gelmişse, tazminat kalemleri değişiklik gösterecektir. Peki, iş kazası ölümle sonuçlandığında tazminat kalemleri nelerdir?

  • Cenaze giderleri
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar

İşveren tarafından tazmin edilmelidir. Bu zararlar haricinde başka bir zarar meydana geldiğinde de işveren tarafından kusuru oranında tazmin edilir.

  • Cenaze Giderleri

Cenaze giderleri yerel adete göre tespit edilir. Cenazenin bir yere taşınması, yıkanması, otopsi giderleri, gömülme masrafları, yemek giderleri cenaze giderlerine aittir. Cenaze giderleri SGK tarafından ödenmektedir. Bu sebeple, SGK tarafından karşılanmayan cenaze giderleri için işveren maddi tazminat davası açılabilir.

  • Ölüm Hemen Gerçekleşmemişse Tedavi Giderleri ile Çalışma Gücünün Azalmasından ya da Yitirilmesinden Doğan Kayıplar

İş kazası sonrasında devam eden tedavi sonrasında ölüm meydana gelebilir. Bu durumda kaza tarihi ile ölüm tarihi arasındaki tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların tazmini gerekir. Öncelikli olarak bu zarar kalemi SGK tarafından karşılanır. SGK tarafından karşılanmayan kısımlar işverenden istenir.

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

İşçinin, iş kazası sebebiyle vefatı halinde yakınlarına verilmektedir. Bu zarar kalemi, vefat eden işçinin yaşayabileceği muhtemel süre içinde, çalışıp kazanabileceği sürede kazancından belli bir kısmını yakınlara ayırıp ileride yapabileceği yardım tutarının ödenmesidir. Destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi ifade etmez. Düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimseler destek sayılmaktadır. Dolayısıyla bu destekten yoksun kalanlara tazminat verilmektedir.

İş Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat
İş Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat

İş Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat Davası

Haksız bir fiilin sonucunda kişilik haklarının zedelenmesi ile oluşan kayıplar manevi zarardır. Manevi zararda, kişinin malvarlığından herhangi bir eksilme olmaz. İş kazası sebebiyle oluşan ölüm ya da bedensel zarar nedeniyle manevi tazminat istenmesi için işverenin kusurlu olması gerekmemektedir. Fakat kusurun derecesi verilecek olan manevi tazminat miktarının belirlenmesinde rol oynamaktadır.

Buna ek olarak işçinin iş kazası sebebiyle ağır bedensel zarar görmesi veya ölümü halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenebilmektedir. İşçinin hafif yaralanmalarında ise yakınların manevi tazminat hakkı yoktur.

İş Kazası Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat Davaları Nasıl Açılır?

İş kazasının ortaya çıkması halinde maddi ve manevi tazminat davaları açılabilmektedir. Peki, iş kazalarında maddi tazminat davası ve manevi tazminat davası nasıl açılır?

  • Davacı ve Davalı

İş kazası sonrasında açılacak olan maddi tazminat davalarında sigortalı çalışan, bu kişinin mirasçıları, sigortalı çalışanın ölümü halinde onun sürekli desteğinden yoksun kalan herkes, 18 yaşından küçük çocukları, sigortalı çalışanın eşi ve anne babası davacı olabilir.

Manevi tazminat davalarında ise sigortalı çalışan, sigortalının ağır bedensel arar görmesi ya da ölümü halinde sigortalının yakınları davacı olabilir. Davalı ise işverendir. Kusuru varsa işveren vekili de davalı olabilmektedir. Alt işveren ve üst işveren söz konusu davacılara karşı müteselsilen sorumlulardır.

  • Arabulucuya Başvurma Şartı

İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesinde işçi alacakları ve işe iade davalarında arabulucuya başvurma hususu dava şartı olarak düzenlenmiştir. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ancak SGK’dan ödeme alabilecek durumda olan kişilerin öncelikle Kuruma başvuru yapmaları gerekmektedir. Kurumdan tazmin edilemeyen zararları kaldığında işveren aleyhine dava açmaları daha doğru olacaktır.

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş kazaları sebebiyle açılacak olan davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme olarak birden fazla mahkeme öngörülmüştür. Bunlar; davalının açıldığı tarihteki yerleşim yeri, işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi, davalı birden fazla ise herhangi birisinin yerleşim yeri, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi, zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesidir.

İş Kazası Davasını Kim Açar? İş Kazası Davası Kime Açılır? İş Kazası Davasında Taraflar

İş kazası sebebiyle açılan tazminat davalarının tarafları işçi ya da işçinin yakınları ve işverendir. İş kazasının sonucunda bedensel veya ruhsal bütünlüğü zarar görmüş olan işçi davacı olabileceği gibi kazazede işçinin desteğinden yoksun kalan yakınları da bu davayı açabilir. Örneğin; eş, anne, baba, çocuk, evlatlık dava hakkına sahiptir.

İş kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası işverene karşı açılır. İş kazası geçiren işçi o işyerinde ve işin bir bölümünde iş alan alt işverenin işçisi ise, alt işveren asıl işverenle beraber tazminat alacağından müteselsil olarak sorumlu tutulabilir. Nitekim bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 06.02.2013 tarihli ve 2012/21-732 E., 2013/207 K., kararında;


‘’Asıl işveren, alt işveren ile birlikte iş güvenliği önlemlerinin alınmasından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen zarardan da davalı asıl işveren şirket ile diğer davalılar olan alt işverenler birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.’’


İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası sebebiyle alınacak tazminat miktarı hesaplanırken işçinin yaşı, maluliyet oranı, aldığı ücret ve kusur dağılımı dikkate alınmaktadır. Bunlar dışında indirim yapılması gereken durumlar da mevcuttur. İşçinin kendi kusur oranı, SGK tarafından ödenen ödenekler tazminatta indirim yapılmasını gerektirebilir.

İş Kazası Tazminat Miktarının Belirlenmesi

Somut olaya göre değişkenlik gösteren bu miktar maddi ve manevi tazminat olarak ayrı incelenmelidir:

İş Kazası Maddi Tazminat Talebi

İşçi geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi olarak zarar uğrarsa aşağıdaki konularda maddi tazminat talebinde bulunabilecektir. Yaralanma ile sonuçlanan iş kazasında işçi;

  • Tedavi masraflarını
  • Çalışamadığı süre için yaşadığı gelir kaybını
  • Çalışma gücünün azalması veya yok olması sonucunda doğan ekonomik kayıpları
  • Ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı oluşan maddi zararlarını talep edebilir.

İşçinin vefatında ise talep edilebilecek hususlar daha farklıdır. Bu durumda işçinin yakınları;

  • Cenaze giderlerini
  • İşçinin ölmeden önceki hastane ve tedavi giderlerini, çalışma gücünden yoksun kalmasından doğan kayıpları
  • Vefat sonrası yakınlarının destekten yoksun kalması sebebiyle uğradığı zararları talep edebilir.

Yaralanma ve vefat durumlarında, yukarıdaki haller geçerli olacaktır.

İş Kazası Manevi Tazminat Talebi

İş kazası nedeniyle bedensel zarara uğrayan işçinin veya işçinin ölümüyle yakınlarının uğradığı manevi boyuttaki zararların giderilmesi, iş kazası nedeniyle manevi tazminatın konusunu oluşturur. Manevi tazminat iş kazası sonucunda yaşanan acı, elem ve kederin ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Kazanın koşulları, tarafların mali durumu, kusur oranları, işyerinde alınmış veya alınmamış olan güvenlik önlemleri gibi somut olayın kendine has özellikleri dikkate alınarak hakim tarafından takdir yetkisi kullanılmalıdır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin manevi tazminat talepleriyle ilgili bir çok kararı bulunmaktadır. Nitekim 25.11.2014 tarihli 2015/7265 E., 2915/19406 K., sayılı kararında;


 ‘’…Dava 05.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu bakıma muhtaç % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır. Davacının iş kazası sonucu bakıma muhtaç %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez. Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hüküm altına alınan 220.000,00-TL manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır…’


İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Bu sorunun yanıtını kesin olarak verebilmek mümkün değildir. İş kazasının ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığı, yaralanmalı bir durumun varlığı ya da yokluğu davanın süresini etkileyen bir kriterdir. Yaralanmalı iş kazalarında işçinin maluliyet oranına itiraz edilerek bu oran ayrı bir dava konusu yapılabilir, bu durumda maluliyetin tespiti davası bekletici mesele yapılır. Bunun sonucunda yargılama süreci uzayabilmektedir.

İşçinin vefatıyla sonuçlanan iş kazası tazminat davası yaklaşık olarak 2-3 yılda sonuçlanırken yaralanmaya yol açan bir iş kazasında yargılamanın sonuçlanması(kesinleşmesi süreci de göz önüne alındığında) 4-5 yılı bulabilmektedir.

İş Kazası Davalarında Arabuluculuk Zorunlu Mudur?

İş kazası nedeniyle açılacak olan tazminat davalarında arabuluculuk bir dava şartı teşkil etmez. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3.maddesinde bu durum açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Sonuç olarak, doğrudan iş kazası nedeniyle tazminat davası açılabilecektir. Ancak taraflar ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurup, uyuşmazlığı arabuluculuk yolu ile çözüme kavuşturabilirler.

İş Kazasının Tespiti Davası

Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazasının mevcudiyetine karar vermezse işçi veya talep hakları olan yakınları görevli ve yetkili olan mahkemeye başvurarak iş kazasının tespiti davası açabilir. Bununla birlikte, bu davayı işveren de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazasının varlığının tespiti üzerine açarak iş kazası olmadığının tespitini isteyebilir.

Bu davanın davacı tarafı, her ne kadar işveren de aksi yönde açabilmekte ise de  genellikle işçilerdir. İşçinin vefatı halinde yakınları da iş kazasının tespitini talep edebileceklerdir. Davalı ise işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumudur.

İş kazasının tespiti davası tazminat davasından bağımsızdır. İş kazası tazminat davası, iş kazasının tespiti davasının sonuçlanmasını beklemelidir. Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeden tazminat davası açılmış ise davacıya iş kazasının tespiti davası açması için süre tanınmalıdır. Bu durum Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2015 tarihli 2014/20986 E., 2015/5902 K., sayılı kararında şu şekilde yer almaktadır;


‘’…Somut olayda; iş kazası olduğu iddia olunan 20.4.2006 tarihli olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalının maluliyet oranının tespiti ve giderek kendisine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur… Yapılacak iş; öncelikle davacıya 20.4.2006 tarihli iş kazası iddiasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar etmesi için önel vermek, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde bu kez Sosyal Güvenlik Kurumunun ve hak alanını etkileyeceğinden işverenin hasım gösterildiği ‘iş kazasının ve maluliyet oranının tespiti’ davası açması için davacıya önel vererek açılacak olan bu tespit davasının neticesini beklemek, tüm delileri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermekten ibarettir…”


İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş mahkemesi, iş kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat davalarında görevlidir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise;

  • İşverenin yani davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi.
  • Kazanın meydana geldiği yerin iş mahkemesi.
  • Zarara uğrayan işçinin veya vefat eden işçinin davacı yakınlarının yerleşim yeri iş mahkemesidir.

İş Kazası Sebebiyle Açılan Tazminat Davalarında Zamanaşımı

İşçinin ölümü ya da vücut bütünlüğünün zedelenmesi, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi olduğundan zamanaşımı süresi 10 yıldır.

Sıkça Sorulan Sorular

Neler İş Kazasıdır?

İş kazası, işyerinde veya işin yürütülmesi nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren olaydır. İş kazasına örnek olarak; işçinin işyerinde kalp krizi geçirmesi, intihar etmesi, işverenin talimatı üzerinde başka bir ile görevli olarak giderken bindiği uçağın düşmesi, işçiye tahsis edilmiş olan araçla işyerine gidiş geliş esnasında kaza yapılması, elektrik akımına kapılması, yüksek bir yerden düşmesi, işyerinde patlama meydana gelmesi gösterilebilir.

İş Kazası Geçiren Biri Ne Yapmalıdır?

İşçi, hastane belgelerinin iş kazası olarak düzenlenip düzenlenmediğini kontrol etmelidir. İşverenin bu kazadan haberi yoksa kazadan sonraki gün içinde kazayı işveren bildirmelidir. İşveren tarafından iş kazası tutanağının tutulup tutulmadığına bakmalıdır. Tedavi sürecinde işveren tarafından gereken hassasiyetin gösterilmemesi halinde idari yönden şikâyet hakkını kullanacağını ve adli yönden ise tazminat davası açacağını yazılı olarak bildirmelidir.

İş Kazasından Sonra İşveren Ne Yapmalıdır?

İşveren, iş kazası durumunda SGK’ye bildirimde bulunma yükümlülüğü altındadır. İş kazası bildirimi işveren tarafından en geç 3 iş günü içinde yapılmalıdır. İlgili bildirim süresi işverenin iş kazasını öğrendiği andan itibaren başlamaktadır.

İş Kazası Bildirimi Ne Zaman Yapılır?

İş kazası yaşanması halinde öncelikli olarak en kısa süre içinde kolluk kuvvetlerine gerekli haber verilmelidir. Ardından SGK’na işveren tarafından 3 iş günü içinde iş kazası bildirimi yapılmalıdır.

İş Kazası Sebebiyle Açılacak Olan Davalar Nelerdir?

İş kazası neticesinde ceza soruşturması ve ceza davası, maddi ve manevi tazminat davası, SGK tarafından ise rücu davaları açılabilmektedir. İşçinin yaralanması veya ölümü halinde kolluk birimi ve Cumhuriyet savcısı gerekli soruşturmayı yaparak ilgili kişilerin aleyhine ceza davası açmaktadır. İşçinin kendisi ya da yakınları tarafından da tazminat davaları açılabilmektedir. İş kazasında kusurun işverene veya üçüncü bir kişiye ait olması durumunda ise SGK, ödediği bedeli tahsil etmek için bu kişilere rücu davaları açabilmektedir.

İş Kazası Geçiren İşçi Maddi Tazminat Olarak Ne Talep Edebilir?

Yaralanma ile sonuçlanan iş kazasında işçi; tedavi masraflarını, çalışamadığı süre için yaşadığı gelir kaybını, çalışma gücünün azalması veya yok olması sonucunda doğan ekonomik kayıpları ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından dolayı oluşan maddi zararlarını talep edebilir. İşçinin vefatında ise işçinin yakınları; cenaze giderlerini, işçinin ölmeden önceki hastane ve tedavi giderlerini, çalışma gücünden yoksun kalmasından doğan kayıpları, vefat sonrası yakınlarının destekten yoksun kalması sebebiyle uğradığı zararları talep edebilir.

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Bu sorunun yanıtını kesin olarak verebilmek mümkün değildir. İş kazasının ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığı, yaralanmalı bir durumun varlığı ya da yokluğu davanın süresini etkilemektedir. Somut olaya göre değişkenlik göstermekle birlikte işçinin vefatıyla sonuçlanan iş kazası tazminat davalarının 2-3 yıl, yaralanmayla sonuçlanan davalarında 5-6 yıl sürdüğünü söylemek mümkündür.

İş Kazasından Sonra Şikayetçi Olunmasa Da Tazminat Alınabilir Mi?

İş kazasından sonra şikayetçi olunmaması işçinin tazminat davası açma hakkını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. İş kazasının şikayetinin yapılmaması, tazminat alınması için usulen bir eksiklik değildir.

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Avukatının Önemi


İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat sürecinde profesyonel hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul tazminat avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.


İş hukuku bilgi ve yüksek tecrübe gerektiren hukuk dallarından biri olup iş hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklarda bu alan bakımından uzman bir avukat ile çalışmak davaların sonucunu büyük oranda etkilemektedir. Alanında sahip olduğu uzman kadrosu ile Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak yanınızdayız. Tüm hukuki sorunlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İPEK HEPDİKER
BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com