Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası, son dönemde sık karşılaşılan Tazminat Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku konularından bir tanesidir. Tapu sicili, taşınmazlara ilişkin mülkiyet hakkı dahil tüm ayni hakların kayıt altına alındığı sicildir. Tescil üzerine oluşan kütüğün gerçek hak sahibini göstermesi gerekir. Ancak çeşitli sebeplerle tescil yolsuzlaşır ve gerçek hak sahibini göstermez. Biz de bu içeriğimizde ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davasının şartları, kanuni dayanakları, nasıl açılacağı gibi konuları detaylı bir şekilde ele alacağız.
İçindekiler
- 1 Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?
- 2 Hukuki İşlem Ehliyeti Nedir?
- 3 Fiil Ehliyeti Yönünden Kişilerin Ayrımı
- 4 Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davasının Tarafları
- 5 Farklı Hukuki Sebeplere De Dayanılarak veya Terditli Olarak Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Açılabilir Mi?
- 6 Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptali Davasında Zamanaşımı
- 7 Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 8 Tapu İptal ve Tescil Davasında Ehliyetsizlik İddiası Nasıl İncelenir?
- 9 Üçüncü Kişilerin Hakları
- 10 Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Yargıtay Kararları
- 11 Sıkça Sorulan Sorular
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?
Taşınmazların mülkiyeti tescil ile sağlanır. Tapu sicilinin herhangi bir sebep ile gerçek hak sahibini göstermemesi halinde tescil yolsuz olur. Hukuki işlem ehliyeti olmayan bir kişinin yaptığı taşınmaza ilişkin devir ve satış işlemleri hukuka aykırılık teşkil eder ve bu nedenle tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Ancak bu davanın açılabilmesi için kişinin işlemi yaptığı sırada ehliyetsiz olması gerekir. Daha sonra ortaya çıkan rahatsızlıklar sebep gösterilerek dava açılamaz.
Açılan dava ile yolsuz tescilin hukuka uygun hale gelmesi ve tescilin gerçek hak sahibini göstermesi sağlanır. Davanın kabulü halinde tapu kaydı iptal edilerek gerçek malik adına tescili sağlanır.
Tapu iptal ve tescil davasında birden fazla sebebin ileri sürülmesi mümkündür. Ancak bu durumda öncelikle kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle ehliyetsizliğin incelenmesi gereklidir. Taraflar yargılama bitinceye dek ehliyetsizliği ileri sürebilecekleri gibi mahkemece de kendiliğinden göz önünde tutulur. Belirtmek gerekir ki sözleşmeyi düzenleyen tapu müdürü de tarafların fiil ehliyetlerini araştırmak zorundadır.
Tazminat Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi edinmek için ilgili kategorilerimize göz atabilirsiniz.

Hukuki İşlem Ehliyeti Nedir?
Hukuki işlemde bulunan kişinin medeni hakları kullanma/fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayan kişilerin yaptığı işlemler hukuken geçerli sonuçlar doğurmaz. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 9 uyarınca kişinin hak elde edebilmesi ve borç altına girmesi fiil ehliyetinin varlığına bağlıdır.
Eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt etme kudreti bulunmayan bir kimsenin hak kurabilme, borç altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Fiil ehliyetinin koşulları TMK m. 10 uyarınca belirlenir;
- Ayırt Etme Gücünün Varlığı: Ayırt etme kavramı TMK m. 13 uyarınca tanımlanmıştır. İlgili madde uyarınca ayırt etme gücü, kişinin eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme ve değerlendirebilme kudretine sahip olmasıdır. Bu durumu yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi durumlar ortadan kaldırabilir.
- Erginlik: TMK m. 11’e göre erginlik 18 yaşını doldurmakla başlar. Ayrıca 17 yaşını dolduran ve olağanüstü durumlarda mahkemenin izni ile 16 yaşında evlenen kişiler evlenme yolu ile erginlik kazanır. 15 yaşını dolduran küçükler, kendi rızaları ve yasal temsilcilerinin izni ile menfaatlerine uygun olduğuna mahkemenin kanaat getirmesi durumunda mahkeme kararı ile erginlik kazanırlar.
- Kısıtlı Olmamak: Mahkeme tarafından kişi yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde alışkanlığı gibi sebeplerle kısıtlanabilir.
Fiil Ehliyeti Yönünden Kişilerin Ayrımı
Kişinin hukuki işlem yaptığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Fiil ehliyeti için gerekli şartların tümüne sahip olup olmamaya göre ayrım yapılır. Bu ayrım işlemin geçerli olabilmesi için gerekli şartların farklılığı bakımından önem arz etmektedir.
-
Tam Ehliyetliler
Fiil ehliyetinin üç şartını da taşıyanlar (ayırt etme gücünün varlığı, erginlik ve kısıtlı olmamak) tam ehliyetlidir. Tam ehliyetliler, kendi fiilleri ile hak sahibi olabilecekleri gibi yine kendi fiilleriyle borç altına girebilirler.
-
Sınırlı Ehliyetliler
Kısıtlanmaları için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyeti kısmen sınırlanan ergin kişilerdir. Bu kişilere yasal danışman atanır ve belirli işlemleri yasal danışmanın onayı ile yapabilir. Makalemizin konusu olan taşınmaz alım-satımı, rehnedilmesi ve benzeri işlemler bu işlemler arasında yer alır.
Sınırlı ehliyetli kişilerin yasal danışmanın olumlu oy verdiği işlemler geçerlidir, başka bir makamın iznine ihtiyaç yoktur. Yasal danışmanın olumlu oyu alınmaksızın yapılan işlemler geçersizdir. Örneğin, yasal danışmanın olumlu oyunu almaksızın taşınmaz satım sözleşmesine dayanılarak yapılan tescil, yolsuz tescildir. Bu yolsuz tescil sebebiyle ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
-
Sınırlı Ehliyetsizler
Hukuki işlemi ayırt etme gücüne sahip olsalar bile, henüz ergin olmadıklarından veya kısıtlandıklarından dolayı fiil ehliyetlerinde bir sınır vardır. Ayırt etme gücüne sahip olup da küçük veya kısıtlı olanlar kendilerine yük yüklemeyen karşılıksız kazanmaları ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarına ilişkin işlemleri tek başlarına yapabilirler. Ancak kendilerini borç altına sokan işlemleri yasal temsilcilerinin rızası olmadan yapamazlar.
Yasal temsilci veli ise, yani küçüğün ana-babası ise velayet altında bulunan kişiyi temsilen yaptığı hukuki işlemler geçerlidir. Herhangi bir makamın iznine ihtiyaç yoktur. Yasal temsilci vesayet makamının görevlendirdiği bir vasi ise vesayet altındaki kişiyi temsilen yaptığı hukuki işlemlerin geçerliliği, hakimin iznine bağlıdır.
-
Tam Ehliyetsizler
Ayırt etme güçleri bulunmayan kişiler, fiil ehliyetinin sınıflandırılmasında tam ehliyetsizler grubunda yer alırlar. Küçüklük, akıl hastalığı, sarhoşluk gibi devamlı veya geçici ayırt etme gücünden yoksun olan kişilerin yapmış olduğu hukuki işlemler geçersizdir ve sonuç doğurmaz. Tam ehliyetsizle işlem yapan karşı tarafın iyi niyetli olmasının da bir önemi yoktur, tam ehliyetsizlik karşısındakinin iyiniyetini korumaz.
Tam ehliyetsizlerin yapmış olduğu geçersiz hukuki işlemleri yasal temsilcisinin onayı ile dahi geçerlilik kazanamaz. Tam ehliyetsizlerin taraf olduğu sözleşmeleri yasal temsilcilerinin düzenlemesi gerekir. Yani tam ehliyetsizler adına hukuki işlemleri yasal temsilcisi yapar.
Yasal temsilci veli ise, yani küçüğün ana-babası ise, velayeti altındaki küçüğü temsilen küçüğe ait taşınmazlarla ilgili yaptığı işlemler geçerlidir. Yani ana-baba küçüğe ait taşınmazı atabilir veya rehin verebilir. Herhangi bir makamın iznine ihtiyaç yoktur.
Yasal temsilci vesayet makamının görevlendirdiği bir vasi ise vesayet altında bulunan kişiyi temsilen hukuki işlemleri yapar. Bu kişinin taşınmazının satılması, takas edilmesi gibi hukuki işlemleri yapar. Ancak bu işlemlerin tescil ile geçerli olabilmesi için sulh hakiminin izni gereklidir. Vasinin ve vesayet altındaki kişinin yararlarının çatışması halinde, hukuki işlemi yapmak üzere mahkemece vesayet altındaki kişiye kayyım atanır.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davasının Tarafları
Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davasında davacı taraf, ayni hakkı yolsuz tescil dolayısıyla zedelenmiş olan kişidir. Dava taşınmazın önceki kayıt maliki veya mirasçıları tarafından açılabilir.
Paylı mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde paydaşların taşınmaz mal üzerinde belirlenmiş pay veya payları söz konusu olmaktadır. Paylı mülkiyette her paydaş diğer paydaşlardan bağımsız olarak davacı sıfatına sahiptir. Ancak paydaşlardan birinin diğer paydaşı temsil etmesi, onun yerine dava açması ve ona ait payı tescil ettirmesi mümkün değildir.
Murisin ölümünün ardından bu dava açıldığı takdirde mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti mevcut olup zorunlu dava arkadaşlığı hükümleri dikkate alınarak dava açılmalıdır. Buna göre davanın tüm mirasçılar tarafından tereke adına açılması gerekir. Tek bir mirasçının kendi başına bu davayı açması mümkün değildir. Ancak tüm mirasçıların beraber hareket etmeleri sağlanamazsa miras ortaklığına temsilci atanabilir. Bu kural mirasçıların 3. kişilere yönelteceği davalarda geçerlidir, mirasçıların kendi aralarında görülen davalarda miras payı oranında tapu iptal ve tescil talebinde bulunulabilir.
Hukuki ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişinin hayatta olması ve hukuki ehliyetsizlik durumunun devam etmesi halinde ona vasi atanmalı ve vasi, vesayet makamından izin alarak dava açmalıdır. Vasi, kısıtlı adına kısıtlama kararı verilmeden önce aleyhine yapılmış olan işlemler için de bu davayı açabilir. Yani şayet işlemin yapıldığı tarihte kısıtlama kararı verilmemiş olmasına rağmen kısıtlının bu tarihte de hukuki işlem ehliyetsizliği mevcutsa ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Açılan davada işlemin yapıldığı tarihe ilişkin ehliyetsizlik iddiası araştırılır. Burada ehliyetsizlik yönünden esas alınacak kısıtlılık kararı tarihi değil, işlemin yapıldığı tarihtir.
Henüz kısıtlılık kararı verilmemiş kişilerin aleyhine yapılan işlemler için de vasi adayı bu davayı açılabilir. Hukuki ehliyetsiz kişinin kısıtlama ve vasi altına alınmasına ilişkin davanın derdest olması halinde vasi adayı tarafından açılmış olan ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davasının sonuçlandırılabilmesi için öncelikle derdest olan davanın sonucu beklenmelidir. Her ne kadar vasi adayının bu süreçte kısıtlı adayını temsil yetkisi bulunmasa da ehliyetsizlik kamu düzenine ilişkin olduğundan kişinin kısıtlama ve vesayet altına alınmasına ilişkin dava açılmamış olsa dahi mahkemece dava açılması için ilgililere süre verilmelidir. Ne var ki dava açılırken bulmayan bir dava şartı olan aktif dava ehliyetinin yargılama sırasında tamamlanması halinde davanın esasına girilerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davasında davalı taraf, tapu kütüğündeki yolsuz tescil dolayısıyla ayni menfaat sağlayan kayıt malikidir. Yani davalı, tapu kütüğündeki bir yanlışlık dolayısıyla malik gözüken kişilerdir.
Davanın açılmasından sonra dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye tapuda temlik edilmesi halinde davacının seçimlik hakları bulunmaktadır. Davacı davasını eski malike karşı tazminat davası şeklinde sürdürebileceği gibi dilerse yeni malike karşı iptal ve tescil davası olarak yürütür. Davanın yeni malike karşı sürdürülmesi yeni dava olmayıp mevcut davanın devamı niteliğindedir. Davaya kaldığı yerden devam edilir.
Farklı Hukuki Sebeplere De Dayanılarak veya Terditli Olarak Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Açılabilir Mi?
Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davasında davacı, ehliyetsizlik iddialarının yanında başka sebeplere de dayanabilir. Ancak bu durumda da kamu düzeniyle ilgili olması sebebiyle ilk olarak ehliyetsizlik iddiası incelenir.
Örneğin, davacı ehliyetsizlik hukuki sebebinin yanında taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin olarak vekaletname verilmiş olması ve bu vekaletnamenin kötüye kullanılması halinde vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine de dayanabilir. Yine aynı şekilde ehliyetsizlik iddiasının yanında muvazaa ve gabin gibi nedenlere de dayanılarak tapu iptal ve tescil davası açılabilir. Ancak bu durumda mahkemece öncelikli olarak ehliyetsizlik hukuki sebebi araştırılacak ardından diğer sebepler incelenip karara bağlanacaktır.
Ayrıca ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası terditli olarak açılabilir. Terditli dava, davacının birden fazla talebini kademeli olarak ileri sürmesidir. Yani davacı bir talebinin reddi halinde diğer talebinin incelenmesini isteyebilir.
Örneğin, davacı öncelikle ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil talebinde bulunabilir; bu talebin reddedilmesi halinde tenkis isteminde bulunabilir. Bu durumda mahkemece öncelikle ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil talebi incelenir, bu talebin kabulü halinde tenkise ilişkin talep incelenmez. Buna karşılık ilk talebin reddi halinde mahkeme, bu kez terditli olarak ileri sürülen tenkis talebini inceler ve karara bağlar.
Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılmasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası ile ilgili de bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.

Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptali Davasında Zamanaşımı
Kural olarak mülkiyet hakkına dayanılarak açılan davalar herhangi bir süreye bağlı değildir. Bu nedenle ehliyetsizlik nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresi söz konusu olmayıp bu dava her zaman açılabilir. Bunun nedeni ehliyetsiz bir kişi tarafından yapılan hukuki işlemin doğrudan kamu düzeniyle ilgili olmasıdır.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında görevli mahkeme Hukuk Mahkemeleri Kanunu (HMK) m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. Bu mahkeme dışında bir mahkemede dava açılması halinde her aşamada mahkemece dikkate alınarak dava usulden reddedilir.
Bu davada yetkili mahkeme ise HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bazen taşınmazın fiilen bulunduğu yer ile tapuda kayıtlı olduğu yer farklı olabilmektedir. Bu gibi durumlarda tapuda kayıtlı olan yer dikkate alınmaz, yetkili mahkeme taşınmazın fiilen bulunduğu yer mahkemesidir. İlgili kanun uyarınca bu yetki kuralı kesin niteliktedir.
Yani taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi dışında açılamaz, taraflar anlaşarak davanın kesin yetkili yer mahkemesi dışında bir mahkemede görülmesini sağlayamazlar. Davanın taşınmazın bulunduğu yer dışındaki bir yerde açılması halinde yetkisizlik her aşamada mahkemece dikkate alınarak dava usulden reddedilir.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Ehliyetsizlik İddiası Nasıl İncelenir?
Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davalarında ispat yükü davacı üzerindedir. Bu nedenle davacı tapu kaydının ehliyetsizlik sebebiyle yolsuz olduğunu ve gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu ispatlamak zorundadır. Mahkeme ehliyetsizlik iddiasını şu şekilde inceler;
- Taraflar topladıkları tüm delilleri dilekçelerine ekler ve bunlar dava dosyasına getirtilir.
- Mahkeme ilgili yerlere müzekkere yazarak getirtilecek delillerin dosyaya iletilmesini sağlar.
- Bu deliller arasında tanık beyanları, ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait tıbbi raporlar, hasta gözlem kağıtları, reçeteler gibi belgeler bulunur.
- Kişinin ehliyetsizliğinin tespiti uzmanlık gerektiren bir alandır. Bu nedenle mahkeme Adli Tıp Kurumundan her zaman rapor talep edebilir. Bu sayede kişinin ayırt etme gücünün olup olmadığını incelenmiş olur.
Ehliyetsiz olduğu ileri sürülen kişinin vefat etmiş bir muris olması halinde murisin ilgili işlemi yaptığı tarihteki sağlık durumu tespit ettirilebilir. Bu kapsamda, murisin işlem tarihindeki tüm tıbbi kayıtları Adli Tıp Kurumuna gönderilerek geriye dönük değerlendirme yapılması talep edilebilir.
Üçüncü Kişilerin Hakları
Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca tapu sicili herkese açıktır. Kural olarak tescilin yolsuz olduğunu bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişilerin tapu kütüğündeki kayıtlara güvenerek elde ettiği ayni kazanımlar korunur. Ancak üçüncü kişi kötüniyetli ise, yani tescilin yolsuz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa taşınmaz üzerinde elde ettiği ayni haklar korunmaz.
Ancak hukuki ehliyetsizlik sebebiyle açılan tapu iptal ve tescil davalarında bu durum farklıdır. Devir işlemi hukuki ehliyetsiz bir kişi tarafından yapılmışsa devir geçerli olmaz. Üçüncü kişinin iyiniyetli olması, yani karşı tarafın ehliyetsizliğini bilmiyor olması halinde dahi iyiniyet korunmayacaktır.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Yargıtay Kararları
| Yargıtay 1. HD. 06.06.2012T., 2012/435E., 2012/789K. |
| Söz konusu davaya konu olay murisin taşınmaz devirlerinin ehliyetsizlik ve muvazaa sebepleriyle tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, murisin taşınmaz devirlerini yaptığı tarihte ehliyetsiz olduğunu, bu devirlerin mal kaçırma amacıyla yapıldığını iddia etmiştir.
Yargıtay kararında Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleriyle hak edinebileceğini ve borç altına girebileceğini, ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin yapacağı işlemlerin ise karşı taraf iyi niyetli olsa dahi geçersiz olacağını belirtmiştir. Ehliyetsizlik iddiasının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve bunların öncelikle araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Söz konusu olayda ehliyetsizlik iddiası yeteri kadar araştırılmamış olup murisin ehliyetine ilişkin tüm delillerin toplanması, tanık beyanları, doktor raporlarının dosyaya getirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozarak murisin ehliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve bütün delillerin toplanması gerektiğine yönelik karar vermiştir. |
| Yargıtay 1. HD. 04.06.2020T., 2017/56E., 2020/2252K. |
| Söz konusu davaya konu olayda davacı ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil talepli dava açmıştır. Dava mirasçı olmayan 3. kişilere yönelik açılmış olup yalnızca davacının kendi miras payı oranı esas alınarak açılmıştır.
Mirasçılar arasında tereke bakımından elbirliği mülkiyeti mevcut olup zorunlu dava arkadaşlığı hükümleri dikkate alınarak dava açılmalıdır. Buna göre davanın 3. kişilere karşı açılması halinde tüm mirasçılar tarafından tereke adına açılması gerekir. Mirasçının ancak diğer bir mirasçıya açacağı davayı kendi pay oranında ve tek başına açması mümkündür. Yargıtay mirasçıların tek başlarına yalnızca kendi payları oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacaklarını ve davanın tereke adı ile açılmadığından bahisle sonrasında terekeye temsilci atansa dahi davaya devam edilemeyeceğini belirterek davayı usulden reddeden yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmuştur. |
| Yargıtay 1. HD. 18.12.2017T., 2015/3933 E., 2017/7449 K. |
| Karara konu uyuşmazlıkta, murisin temlik işlemi sırasında hukuki ehliyetsizliği nedeniyle tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. Davada, ehliyetsizlik hukuksal sebebine dayanıldığına göre, ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olduğundan öncelikle temlik tarihi itibariyle murisin ehliyetsizlik konusunda inceleme yapılması gereklidir.
Somut olayda yerel mahkemece temlik tarihi olan 17.03.1983 itibariyle murisin hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmamış, başka dava dosyalarından temin edilen raporlara göre murisin akıl hastalığının olduğu sonucuna gitmiştir. Yargıtay davalıların temyiz itirazlarını yerinde bulmuş, murisin ilgili dava dosyalarında alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının getirtilmesini ve temlik tarihinde murisin ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. |
Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası ile ilgili ihtiyaç duyduğunuz hukuki destek noktasında Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul tazminat hukuku ve İstanbul gayrimenkul hukuku avukatlarından destek alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası Sonucu Ne Olur?
Davanın kabulü halinde dava konusu taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek mahkemece gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilir. Davanın reddi halinde ise mevcut tapu kaydı geçerliliğini korur.
Akli Dengesi Yerinde Olmayan Birinin Yaptığı Tapu Devri Geçerli Midir?
Tapu devrinin geçerli olabilmesi için kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Eğer akıl hastalığı, yaş küçüklüğü gibi durumlar sebebiyle ayırt etme gücünün bulunmaması halinde işlemin yapılması hukuka aykırılık teşkil eder. Buna dayanılarak ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davası İçin Arabuluculuk Zorunlu Mu?
Hayır. Ehliyetsizlik sebebiyle tapu iptal ve tescil davası için zorunlu arabuluculuk yoktur. Doğrudan mahkemede dava açılabilir.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Açılan Tapu İptal ve Tescil Davasında Yargılama Nasıl Yürütülür?
Mahkemece öncelikle kişinin işlemin yapıldığı tarihte ehliyetinin mevcut olup olmadığı incelenir. Bu kapsamda tanık beyanları, doktor raporları, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor değerlendirilir.
Ehliyetsizlik Sebebiyle Açılan Tapu İptal ve Tescil Davasında Zamanaşımı Var Mıdır?
Hayır. Ehliyetsizlik kamu düzenine ilişkin olduğundan bu dava her zaman açılabilir.
Tapu İptal ve Tescil Davası Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?
Hayır. Tapu iptal ve tescil davası mülkiyet hakkına ilişkin bir dava olduğundan kesinleşmeden icraya konulamaz.
STJ AV. DURU DENKER















