Ara

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkları

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkları

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, yargılama süresince hak kayıplarını önlemek amacıyla başvurulan geçici hukuk koruma yollarındadır. Her iki kurum da hak sahibinin hakkını güvence altına almayı amaçlar. Uygulamada sıkça karıştırılan bu iki kavramın arasındaki farkların bilinmesi ve somut olaya uygun yolu seçmek son derece önemlidir. Biz de bu içeriğimizde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirin farkları ile ilgili tüm detaylardan bahsederek sizi bilgilendirmeye çalışacağız.

Geçici Hukuki Koruma Nedir?

Geçici hukuki koruma, asıl dava sonucu elde edilecek kararın infaz edilebilir olmasını sağlayan ve lehine karar verilen tarafın hakkını geçici olarak koruyan bir müessesedir. Geçici hukuki korumaların amacı belirli bir zaman alan yargılamalarda karar verilinceye dek hakkın korunmasını sağlamaktır. Örneğin, bir taşınmazın mülkiyetine ilişkin dava uzun yıllar sürebilir. Bu süreçte taşınmaza zarar verilmesi veya 3. kişilere devredilmesi gibi durumların önüne geçmek amacıyla geçici hukuki korumaya başvurulabilir. Geçici hukuki korumalar için yaklaşık ispat yeterli kabul edilmektedir.

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir iki farklı geçici hukuki koruma yoludur ve kanunlar ile açık ve kesin bir şekilde birbirlerinden ayrılmaktadır. Her ne kadar bu iki koruma tedbiri farklı kurumlar olsa da uygulamada bu konuda farklı görüş ve kararlar bulunmaktadır. Örneğin ihtiyati haciz talep edilmesi gereken bir durumda ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde, bazı mahkemeler bunu kendiliğinden ihtiyati haciz olarak değerlendirirken bazı mahkemeler ise mahkemenin “taleple bağlılık ilkesi” gereğince talebi reddetmektedir.

Bu nedenle “mahkeme kendiliğinden talebin niteliğini değerlendirir” düşüncesiyle hareket etmek riskli ve hatalı olacaktır. Bu iki kurumun farklarının bilinmesi hak ve zaman kaybı yaşamamak adına son derece önemlidir.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.


İhtiyati Haciz Nedir?

İhtiyati haciz para alacaklarına ilişkin takibin teminat altına alınması amacıyla borçlunun veya 3. kişilerin mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Bir geçici hukuki koruma olan ihtiyati haciz, alacaklının bu yöndeki talebi ile mahkeme kararı aracılığıyla sağlanmaktadır. İcra İflas Kanunu (İİK) uyarınca düzenlenen ihtiyati haciz talebi dava açılmadan önce yapılabileceği gibi dava açıldıktan sonra da yapılabilir.


İhtiyati Haciz ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz.


İhtiyati Tedbir Nedir?

Mahkemelerden hukuki talepte bulunduktan sonra, bu talebin incelenmesi belirli bir sürenin geçmesini gerekli kılmaktadır. Dava açıldıktan sonra, yargılama aşaması tamamlanıp hüküm kesinleşinceye kadar dava konusunun zarar görmesi, değişikliğe uğraması ya da davalı tarafça başkasına devredilmesi mümkündür.

Bunun neticesinde, davacının davayı kazanması halinde, dava konusuna kavuşması ve dava sonucunda elde edilecek hükmün icrası imkânsız hale gelebilir. Bu nedenle, ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. İhtiyati tedbir, davacının davayı kazanması durumunda dava konusuna kavuşabilmesini teminat altına alan geçici hukuki korumadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca düzenlenen ihtiyati tedbire para alacağı dışındaki talepler için başvurulabilir. Yargılama süresince değişen mevcut durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya gecikme sebebiyle zarar göreceği durumlarda ihtiyati tedbir talep edilebilir.

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkları
İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkları

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbirin Farkları

İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir kavramları sıklıkla birbiri ile karıştırılsa da teknik olarak farkları bulunmaktadır. Bu farkları şu şekilde açıklayabiliriz:

Amaç Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

İhtiyati haczin amacı borçlunun alacaklıya vereceği zarara engel olmak, takip konusu parayı teminat altına almaktır. İhtiyati haczin konusunu sadece para alacakları oluşturur. Bu kapsamda borçlunun borcunu karşılayacak şekilde malvarlığına el konulur. İhtiyati haciz bir koruyucu bir haciz olduğundan haczedilen mallar satılamaz. Örneğin, borçlunun alacaklıya 600.000-TL değerinde bir borcunun olduğu durumda alacaklı, borçlunun aracını 3. bir kişiye devrederek malvarlığını azaltacağından endişe ediyorsa araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep edebilir. Bu durumda mahkeme şartların oluştuğuna kanaat getirirse araç üzerine ihtiyati haciz koyabilir. Bu durumda araç alacaklıya verilmez veya borcu hemen tahsil edilmez, araç geçici olarak haczolunur.

İhtiyati tedbirin amacı ise, davanın konusunu oluşturan hakla ilgili verilen hüküm kesinleşinceye kadar davanın sonucunun korunması ve hak sahibinin karşılaşabileceği tehlikenin ortadan kaldırılmasıdır. Böylece aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen kişinin kötü niyetli işlemlerinin engellenmesi amaçlanır. İhtiyati tedbir ihtiyati hacizden farklı olarak düzenleme veya eda amaçlı da olabilir. Bu kapsamda yalnızca para alacağının teminat altına alınması istenildiği hallerde ihtiyati haciz talep edilmelidir. Para dışındaki alacaklar için ise ihtiyati tedbire başvurulmalıdır. Örneğin, boşanma sırasında, tedbir nafakasına hükmedilmesi halinde bu karar, bir miktar paranın alacaklıya ödenmesini içerir. Paranın ödenmemesi durumunda, icra yoluyla tahsilata gidilir. Bu durumda ihtiyati hacizden değil, eda amaçlı ihtiyati tedbirden söz edilebilir. Çünkü bu durumda amaç bir para alacağının güvence altına alınması değil, nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamaktır.

Sebep ve Şartlar Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

İhtiyati tedbir sebepleri konusunda ihtiyati hacizdeki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan veya önemli bir zararın doğacağı anlaşılan durumlarda ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Buna karşılık mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için belirli sebep ve şartların oluşması gerekmektedir. Kanunda tahdidi olarak sayılan bu sebep ve şartlar dışında ihtiyati haciz istenemez:

Takip Konusu Bir Para Alacağı Olmalıdır

İhtiyati haciz yalnızca para alacakları için uygulanabilir. İhtiyati haczin konusunu oluşturan alacak da icra yoluyla talep edilebilen bir alacak olmalıdır. Önemli olan bir para borcunun varlığının bulunmasıdır. Bu kapsamda para borcunun kaynağının da bir önemi bulunmamaktadır. İhtiyati haciz, sözleşmeden kaynaklanan ya da haksız fiilden doğan alacaklar bakımından talep edilebilir. Buna karşılık bir işin yapılması, bir malın teslim edilmesine ilişkin talepler bakımından ihtiyati haciz değil, ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Alacak Muaccel Olmalıdır

İhtiyatı haciz talep edebilmek için alacağın vadesinin gelmiş olması, yani muaccel olması gerekmektedir. Ancak İİK m. 257 uyarınca bazı borçlar üzerine vade gelmeden de ihtiyati haciz konulabilir:

  • Borçlunun Belirli Bir Yerleşim Yerinin Olmaması: Vadesi gelmemiş alacaklar bakımından ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması yeterlidir. Yani borçlunun yerleşim yerini sürekli olarak değiştirmesi ve sabit bir yer edinmemesi durumunda ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu durum borçlunun sürekli taşınan biri olmasından veya iş gereği sürekli seyahat etmesinden, bir yerde yerleşik yaşamak istememesinden ya da özel hayatıyla ilgili sebeplerden kaynaklanabilir.
  • Borçlunun Mal Kaçırması veya Hazırlığını Yapması: Borçlunun mallarını kaçırması, gizlemesi veya bunun hazırlığı içinde olmasının kapsamına borçlunun maddi olarak değer taşıyan bütün malvarlığı değerleri dahildir. Örneğin, borçlunun sattığı malların yerine yenisini koymayarak mağazasını ya da deposunu boşaltması veya malvarlığının sadece aktifini dağıtması mal kaçırma sayılır. Buna karşılık borçlunun, kendi iradesi dışında oluşan ya da piyasa koşulları sebebiyle ortaya çıkan malvarlığındaki azalma ya da borçlunun malvarlığının başka alacaklıların yaptıkları takipler sonucu azalması, malların gizlenmesi ya da kaçırılması olarak kabul edilemez. Borçlunun henüz mallarını kaçırmamış ya da saklamamış olması, bu yönde bir çabanın bulunması ya da işlemlere girişilmesi hazırlık kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamda da henüz vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilir.
  • Borçlunun Kaçması veya Bunun Hazırlığı İçinde Olması: Borçlunun yerleşim yeri belli olmasına rağmen taahhütlerinden kurtulmak amacıyla sık sık yer değiştirmesi, yanlış adres beyan etmesi durumunda ihtiyati haciz talep edilebilir. Örneğin, borçlunun vize pasaport işlemleri yapması, sahip olduğu malvarlığını satışa çıkarması ihtiyati haciz sebebi oluşturabilir. Bu durum tüzel kişiler bakımından da geçerlidir. Tüzel kişi borçlunun, yerleşim yerini ve merkezle birlikte bütün şubelerini yurtdışına nakletmesi veya yerleşim yerini yurt içi veya yurtdışına nakletmeden terk etmesi taahhütlerinden kaçmış olduğu kabul edilir.
  • Borçlunun Alacaklının Haklarını İhlal Eden Hileli İşlemlerde Bulunması: Borçlunun, alacaklıya zarar vermek amacıyla, kendi malvarlığını ortadan kaldırması, değerini azaltması, borçlarını arttırması veya alacaklılar arasında mevcut eşitliği bozan hukuki muamelelere girişmesi, birer hileli işlem olarak kabul edilir. Bu kapsamda ihtiyati haciz talep edilebilir.

Borcu Ödedim Ama İcra Dosyası Kapanmadı konulu içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Alacak Rehinle Temin Edilmemiş Olmalıdır

Rehin hakkı, alacaklıya borcun ifa edilmemesi durumunda rehinin konusunu oluşturan şeyi icra yoluyla sattırarak elde edilecek satım bedelinden alacağını alma hakkı veren sınırlı ayni haktır. İhtiyati haciz talep edilebilmesi için, alacağın rehin ile temin edilmemiş olması gereklidir. Rehinli alacağın teminatı olarak rehnedilen mal veya hakların borçluya ait olması gerekmediği gibi kime ait olduğunun da bir önemi yoktur. Zira önemli olan teminatın kim tarafından sağlandığı değil, alacağın yeterli teminata sahip olması olduğundan, mal veya haklar 3. kişiye ait olsa dahi ihtiyati haciz istenemez. Buna karşılık rehinli malın değerinin, borcun tamamını karşılamaya yetip yetmeyeceği hususu da önem arz etmektedir. Zira alacağın rehinle karşılamayan kısmı için herhangi bir güvence söz konusu değildir. Bu nedenle, rehinli malın borcun tamamını karşılamaya yetmeyeceği öngörülüyorsa, alacağın rehinle karşılanamayacağı öngörülen bölümü için ihtiyati haciz istenebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

Dava açılmadan önce ihtiyati haciz talep edilmesi halinde görevli mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Örneğin, kira ilişkisinden doğan alacaklar bakımından sulh hukuk mahkemesi, ticari davalar bakamından ticaret mahkemesi, tüketici uyuşmazlığından kaynaklanıyorsa tüketici mahkemesi görevli olabilir.

İhtiyati haciz dava açılmadan önce talep edilmişse yetkili mahkeme genel ve özel yetki kurallarınca belirlenir. Bu kapsamda genel yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak bazı özel durumlarda borçlunun yerleşim yeri mahkemesi dışında özel yetkili mahkemeler de yetkilidir. Bu kapsamda;

  • Sözleşmeden doğan para borçları için sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi,
  • Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi,
  • Para borçlarında sözleşmede ifa yeri gösterilmemiş ise alacaklının yerleşim yeri mahkemesi,
  • Memur, işçi, öğrenci, asker, çırak ve hizmetçi gibi bir yerde geçici olarak oturan kişiler hakkında bunların geçici olarak oturdukları yer mahkemesi,
  • Şubenin iş ve işlemleri sebebiyle, şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Yani ihtiyati tedbir talebi borçlunun yerleşim yerinden yapılabileceği gibi bu yer mahkemelerinde de yapılabilir.

Ancak dava açılmasından sonra veya dava dilekçesi ile birlikte ihtiyatı haciz talep edilmesi halinde görevli ve yetkili mahkeme yalnızca asıl davaya bakan mahkemedir. İhtiyati tedbir ise dava açılmadan önce esas davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemeden talep edilir. Dava açıldıktan sonra ise asıl davanın görüldüğü mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

Talep Edilmesi Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, dava açılmadan önce talep edilebileceği gibi dava açıldıktan sonra da talep edilebilir. Talep, yetkili mahkemeye dilekçe verilmek suretiyle yapılır. Davacı dava dilekçesi ile birlikte talepte bulunabilir. İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep eden taraf, sebeplerini açıkça belirtmek zorundadır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz aynı dilekçe ile talep edilebilir. Ancak bu durumda talep sonucunun açık olması gerekir. Ayrıca ihtiyati tedbir talebinde bulunan taraf dilekçesinde dayandığı tedbir türünü de belirtmelidir. Yaklaşık ispat her iki geçici koruma için de yeterlidir.

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için talepte bulunan taraf teminat yatırmak zorundadır. Bu teminat, talebin haksız çıkması durumunda borçlunun ve 3. kişilerin zararlarını karşılamak amacıyla alınır. Ancak mahkeme belirli koşullar mevcutsa teminatın alınmamasına karar verebilir.


Ölen Kişinin Kredi Kartı Borcu Ne Olur? sorusuna yanıt verdiğimiz içeriğimize de göz atabilirsiniz.


Karar ve İcrası Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

İhtiyati tedbir yargılamasında talep bulunan kişinin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. İhtiyati hacizde ise hakim tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir. Yani her iki hukuki korumada da tarafın yokluğunda yargılama yapılabilir.

İhtiyati haciz kararının infazını isteme süresi, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gündür. Bu süre içinde ihtiyati haczin infazının talep edilmemesi halinde, ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar. İhtiyati tedbir kararının icrası ise bu kararın, tedbir isteyen tarafa tebliğinden itibaren 1 hafta içinde talep edilmelidir. İhtiyati haciz gibi ihtiyati tedbir kararının da icrasının bu süre içerisinde talep edilmemesi halinde, ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.

Tamamlayıcı Merasim Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

İhtiyati haczin ve ihtiyati tedbirin uygulanmasının ardından bu korumanın devam etmesi amacıyla tarafların birtakım işlemler yapması gerekmektedir.

İhtiyati haciz bakımından İİK m. 264 uyarınca alacaklı, dava açılmadan önce ihtiyati haciz yaptırmışsa haciz tatbikinden; haciz yokluğunda yapılmışsa tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içinde takip talebinde bulunmalı veya dava açmalıdır. Bu dava sonucu verilen hükmün tebliğinden itibaren 1 ay içinde takip talebinde bulunmalıdır. İhtiyati haciz mevcut davanın görülmesi sırasında konulmuş ise alacaklı hükmün tebliğinden itibaren 1 ay içinde takip talebinde bulunmalıdır.

İhtiyati tedbir bakımından ise HMK m. 397 uyarınca dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde tedbir talep eden tarafın kararın icrasını talep ettiği tarihten itibaren 2 hafta içinde esas hakkındaki davasını açması gerekir. Aksi takdirde tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.

İhtiyati tedbir kararları durum ve koşulların değişmesi sebebiyle talep üzerine değiştirilebilir veya kaldırılabilir. İhtiyati hacizde ise borçlu ancak haczedilen malların değerini karşılayacak bir teminat göstermesi halinde kaldırma talebinde bulunabilir. Yani ihtiyati hacizde ihtiyati tedbirde olduğu gibi “durum ve koşulların değişmesi” genellemesi yoktur.

İtiraz ve Kanun Yolları Bakımından İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Farkı

Karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilebilir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilirken karşı tarafın dinlenilmiş olması halinde, karşı tarafın itiraz hakkı bulunmamaktadır. Yokluğunda karar verilen taraf ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe ile itiraz edebilir. Karşı taraf ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata dayanarak itirazını ileri sürebilir.

Ayrıca ihtiyati tedbir kararı nedeniyle menfaati açıkça ihlal edilen 3. kişiler de itiraz etme hakkına sahiptir. 3. kişiler ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren 1 hafta içinde itiraz edebilirler. 3. kişilerin mahkemenin yetkisine itiraz hakkı bulunmamaktadır. Yalnızca ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata karşı itiraz edebilirler.

İhtiyati haciz kararına itiraz ise kendisi dinlenilmeden verilen taraf ihtiyati haczin sebeplerine, mahkemenin şartlarına ve teminata itiraz edebilir. Borçlu, haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye dilekçe ile itirazını sunabilir.

İhtiyati haciz kararına ihtiyati tedbirde olduğu gibi menfaati etkilenen 3. kişiler de itiraz edebilir. Bu kapsamda 3. kişiler haczi öğrenmelerinden itibaren 7 gün içinde ihtiyati haczin nedenlerine ve teminata ilişkin itirazlarını mahkemeye sunabilirler.

Her iki geçici hukuki koruma yolunda da itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna gidilebilmektedir. Buna göre itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinafa gidilebilir. İstinafın bu konuda vereceği kararlar kesindir.

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

Yargıtay Kararları

  • Yargıtay 11. HD. 29.09.2025T., 2025/3391E., 2025/5785K.

Karara konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın talebinin, mahkemece kendiliğinden ihtiyati haciz olarak değerlendirip değerlendiremeyeceğine ilişkindir.

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, her ikisi de geçici hukuki koruma olmasına rağmen farklı hukuki konulara, amaçlara, şartlara ve sonuçlara sahip iki farklı kurumdur. Uygulamada bu iki farklı yol zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır. Doktrinde ve uygulamada mahkemenin kendiliğinden ihtiyati tedbiri ihtiyati haciz olarak değerlendirip değerlendiremeyeceği, “ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz” gibi kararların verilip verilemeyeceği tartışmalıdır.

Bu iki kurum arasındaki farklar kanunda açıkça belirtilmiştir ve söz konusu tartışmalar nedeniyle tarafların hangi yolu seçtikleri son derece önem arz etmektedir. Bu nedenle yanlış hukuki koruma yoluna başvurulması talebin reddine ve buna bağlı olarak hak ve zaman kayıplarının yaşanmasına neden olabilecektir.

Somut olayda taraf, para alacağını güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmesi gerekirken talebini ihtiyati tedbir olarak ileri sürmüştür. İhtiyati tedbire ancak para dışındaki talepler için başvurulabilir. Uyuşmazlık konusu bir para alacağı ise taraflar, ihtiyati hacze başvurmalıdır. Yargıtay ise tarafın talep ettiği geçici hukuki koruma yoluna bağlı olup yanlış ileri sürülen ihtiyati tedbir talebini kendiliğinden ihtiyati haciz olarak değerlendiremeyeceğine dair görüş bildirmiştir. Ayrıca ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirin birlikte talep edilmesi durumunda talep sonucu açık olmalıdır. Aksi halde talep sonucu somutlaştırılarak karar verilmelidir.

  • Yargıtay 14. HD. 20.11.2020T., 2017/594E., 2020/7882K.

Karar ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararın temyiz edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

HMK m. 362 uyarınca geçici hukuki korumalara ilişkin verilen kararlar, temyiz edilemeyen kararlar arasında yer almıştır. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir iki farklı geçici hukuki koruma olmakla birlikte bunlar hakkında verilen kararlar temyiz edilemez. İstinafın bu konuda verdiği kararlar kesindir.

Sıkça Sorulan Sorular

İhtiyati Tedbir Kararı İhtiyati Haczi Durdurur Mu?

İhtiyati tedbir kararında açıkça ihtiyati haczin kapsandığı belirtilmedikçe ihtiyati tedbir, ihtiyati haczin infazını engellemez.

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Birlikte İstenebilir Mi?

Evet. Ancak dilekçede hangi hukuki korumanın hangi gerekçeye dayandığı açık bir şekilde belirtilmek zorundadır.

İhtiyati Tedbir Hangi Aşamada İstenir?

İhtiyati tedbir dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra talep edilebilir.

İhtiyati Haciz Hangi Aşamada İstenir?

İhtiyati haciz dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra talep edilebilir.

İhtiyati Tedbirin İcrasını Talep Etme Süresi Ne Kadardır?

Dava açılmadan önce verilen ihtiyati tedbir kararının icrasını, kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde talep edilmesi gerekir. Aksi takdirde ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.

İhtiyati Haczin İnfazını Talep Etme Süresi Ne Kadardır?

İhtiyati haciz kararının infazını isteme süresi, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gündür.  Aksi takdirde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.

İhtiyati Tedbir Sonucu Dava Açılmazsa Ne Olur?

Dava açılmadan önce verilen ihtiyati tedbir kararı sonucu talep eden, kararın icrasını talep ettiği tarihten itibaren 2 hafta içinde esas hakkındaki davasını açmalıdır. Aksi takdirde ihtiyati tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.

İhtiyati Haciz Sonucu Takip Başlatılmalı veya Dava Açılmalı Mıdır?

Evet. Talep eden dava açılmadan önce ihtiyati haciz yaptırmışsa haciz tatbikinden; haciz yokluğunda yapılmışsa tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içinde takip talebinde bulunmalı veya dava açmalıdır. Bu dava sonucu verilen hükmün tebliğinden itibaren 1 ay içinde takip talebinde bulunmalıdır. İhtiyati haciz mevcut davanın görülmesi sırasında konulmuş ise alacaklı hükmün tebliğinden itibaren 1 ay içinde takip talebinde bulunmalıdır.

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararlarına Kimler İtiraz Edebilir?

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına aleyhine karar verilmiş olan karşı taraf ve menfaati ihlal edilen 3. kişiler itiraz edebilir.

Hukuki Bilgi ve Destek

Profesyonel hukuki destek almak, hukuki sürecinizde haklarınızın en iyi şekilde savunulması için gereklidir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına profesyonel bir avukat desteği almak son derece önemli olacaktır.

İstanbul Avukat Adresi:

Teşvikiye Mahallesi Hüsrev Gerede Caddesi No:104 Kat:4 Nişantaşı/Şişli/İstanbul

İstanbul Avukat Telefon Numarası:

+90 212 890 50 24

E-Posta Adresi:

info@temizerhukuk.com