Ara

Soykırım Suçu Nedir? Soykırım Suçunun Cezası (TCK 76)

Soykırım Suçu Nedir? Soykırım Suçunun Cezası (TCK 76)

Soykırım suçu, uluslararası hukukta ve Türk Ceza Kanunu’nda önemli bir yere sahiptir. Bu suçun unsurları, cezaları ve yasal sorumlulukları detaylı olarak incelenmelidir. Ayrıca, soykırım suçu iddialarının incelenmesi, adaletin sağlanması ve uluslararası işbirliği konuları da oldukça önemlidir. Tarihte ne yazık ki devletler tarafından sistematik olarak soykırım eylemi işlenmiştir. Bunun en bariz örneği de Nazi Almanya’sıdır. Nazilerin gerçekleştirmiş olduğu soykırım neticesiyle birlikte II. Dünya Savaşı’nın ardından soykırım eylemine yönelik hem bireylerin hem de devletlerin yaptırıma tabi tutulabilecekleri bir sistem geliştirilmiştir. Böylelikle “Soykırım” hem ülkemizin iç hukukunda hem de uluslararası sözleşmelerde bir suç olarak kabul edilmiştir. Biz de bu içeriğimizde soykırım suçu nedir? Soykırım suçunun cezası ne kadar? gibi TCK 76 ile ilgili pek çok sorunun cevabını vereceğiz.

Soykırım Suçu Nedir?

Soykırım; bir etnik, milli veya dini grubun kısmen veyahut tamamen yok edilmesidir. Bir kişinin ya da bir örgütün, birini sırf kimliğinden dolayı öldürmesi, ağır derecede yaralaması soykırım suçunun oluşması için yeterlidir. Soykırım suçu nedir? sorusuna en kısa tabiri ile bu şekilde yanıt verebiliriz. Soykırım suçunun işlenmesi, sadece kişilerin öldürülmesiyle sınırlı değildir; grubun yaşam koşullarının kasıtlı olarak zorlaştırılması, grup üyelerine ciddi zarar veren yaşam koşullarının yaratılması veya grup üyelerinin çocuklarının zorla başka bir gruba verilmesi gibi eylemler de bu suç kapsamında değerlendirilir.


Ceza Hukuku alanında merak ettiğiniz konular hakkında da bilgi almak isterseniz, ilgili kategorimizi ziyaret edebilirsiniz.


Soykırım Suçu (TCK m. 76)
Soykırım Suçu (TCK m. 76)

Soykırım Suçunun Unsurları

Soykırım suçu, uluslararası hukukta belirli unsurları taşıyan ciddi bir suçtur. Bu unsurların varlığı, bir eylemin soykırım suçu olarak kabul edilmesini sağlar. Soykırım suçunun unsurları ise aşağıdaki gibi belirtilmiştir:

  • Belirli Bir Gruba Karşı İşlenen Eylem: Soykırım suçu, etnik, dini, ulusal veya ırksal bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesini hedefleyen eylemleri kapsar. Bu grup, genellikle belirli bir kimlik özelliğine sahip olan insanlardan oluşur.
  • Kast ve Hareket: Soykırım suçunun işlenmesinde kasten hareket edilmesi esastır. Yalnızca belirli bir gruba karşı işlenen eylemlerin kasten gerçekleştirilmesi durumunda söz konusu suçun unsurları oluşur.
  • Eylemin Sistematik ve Kurumsal Olarak Gerçekleştirilmesi: Soykırım suçu, genellikle sistematik ve kurumsal bir şekilde gerçekleştirilir. Devlet otoritesi ya da yönlendirmesi altında planlı bir şekilde gerçekleştirilen eylemler söz konusudur.

Soykırım suçunun unsurlarının varlığı, uluslararası ceza mahkemeleri tarafından ciddiye alınır ve bu unsurların kanıtlanması halinde ciddi yaptırımlar uygulanır. Türk Ceza Kanunu’nda da soykırım suçu unsurları benzer şekilde tanımlanmıştır. Bu unsurların varlığı, soykırım suçunu diğer suçlardan ayıran temel özellikleri oluşturur. Soykırım suçunun oluşabilmesi için belirtilen unsurların bir arada var olması gerekmektedir. Bu nedenle, soykırım suçu iddiaları incelenirken bu unsurların titizlikle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu değerlendirme sürecinde uluslararası hukuk normlarına uygun olarak hareket edilmesi, adaletin sağlanması açısından büyük önem taşır.

Uluslararası Hukukta Soykırım Suçu

Soykırım suçu, uluslararası hukuk açısından ciddi bir suç olarak kabul edilir. Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü’ne göre, soykırım suçu “ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubun tamamen veya kısmen imhasını amaçlayan hareketler” olarak tanımlanmıştır. Bu tür suçlar, tarih boyunca insanlık için büyük acılara neden olmuştur. Soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması amacıyla uluslararası toplum çeşitli anlaşmalar ve yaptırımlar geliştirmiştir. Bu kapsamda, soykırım suçunun sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanabilir ve uluslararası cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler.

Uluslararası hukukta soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması, uluslararası toplumun ortak sorumluluğudur. Bu nedenle, uluslararası işbirliği ve dayanışma, soykırım suçlarıyla mücadelede hayati öneme sahiptir. Soykırım suçunun uluslararası hukuktaki yeri ve bu suçla ilgili gelişmeler, insanlık için adaletin ve barışın tesisi açısından kritik öneme sahiptir.

Bu bağlamda, uluslararası toplumun soykırım suçuyla mücadelede ortak bir vizyona sahip olması, bu tür suçların gelecekteki önlenmesi ve adaletin tesis edilmesi açısından hayati bir adımdır.

Türk Ceza Kanunu’nda Soykırım Suçu

Türk Ceza Kanunu’nda soykırım suçu ciddi bir şekilde ele alınmaktadır. Bu suçun cezaları net bir şekilde belirtilmiş ve soykırım suçunun unsurları açıkça tanımlanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda soykırım suçunun önemli unsurlarından biri, suçun uluslararası mahkemeler veya yabancı mahkemeler tarafından kabul edilmiş olmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nda soykırım suçuyla ilgili bazı önemli noktalar şunlardır:

  • Soykırım suçunun tanımı ve unsurları net bir şekilde belirtilmiştir.
  • Suçun işlenmesi durumunda ağır cezalar öngörülmektedir.
  • Türkiye, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmak konusunda uluslararası işbirliğine tam destek vermektedir.

Türk Ceza Kanunu’nda soykırım suçunun detaylı bir şekilde ele alınması, uluslararası hukuka verilen önemi göstermektedir. Bu sayede Türkiye, soykırım suçuyla mücadelede etkili bir şekilde adım atarak adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır.

Soykırım Suçunun Cezası | Türk Ceza Kanunu’na göre

Soykırım suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde tanımlanmış ve cezai yaptırıma bağlanmıştır. Buna göre; ‘’Bir planın faaliyete geçirilmesi için, etnik, milli veya dini grubun kısmen veyahut tamamen yok edilmesi amacıyla, bu grupların üyelerine karşı kanunda yer alan suçların işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur.’’ Soykırım suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’na göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak belirlenmiştir. Tanımda yer alan suçlar ise şu şekildedir:

  • Kasten öldürme
  • Kişilerin bedensel ya da ruhsal bütünlüklerinde ciddi tahribat yaratma
  • Etnik, milli ya da dini grubun tamamen veyahut kısmen ortadan kaldırılması neticesini meydana getirecek koşullarda yaşamaya zorlanması
  • Etnik, milli ya da dini grubun doğum yapmasına engel olmaya yönelik faaliyetlerde bulunulması
  • Etnik, milli ya da dini grubun çocuklarının zorla başka bir bölgeye nakledilmesi

Örneğin; dini bir grubun, dini görüşlerinden ötürü öldürülmesi halinde soykırım suçu meydana gelecektir. Soykırım suçu sadece “ölümlerden ötürü” meydana gelmez, örneğin yukarıda da belirtildiği şekilde bir etnik kimliğin üremesini engellemek de bir soykırımdır. Çünkü o etnik grubun üremesinin önlenmesiyle bir nevi o etnik grup, sistematik olarak yok edilmeye çalışılır.

Soykırım Suçunun Örgüt Faaliyetleri Çerçevesinde İşlenmesi ve Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 78. maddesine göre soykırım suçunu işlemek maksadıyla örgüt kuran ya da mevcut bir örgütü yöneten kişiler 10 ila 15 yıl arası hapisle cezalandırılır. Yönetim kadrosunda olmayan ancak örgütün üyesi olanlara ise 5 ila 10 yıl arası hapis cezası verilir.

Soykırım Suçunun Cezası
Soykırım Suçunun Cezası

Uluslararası Ceza Hukukunda Soykırım Suçu ve Cezası

Soykırım suçu uluslararası bir suç olduğu için bu suçu işleyen faillerin uluslararası ceza hukuku bakımından da cezai sorumlulukları doğar. Lahey’de kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurucu protokolü olan Roma Protokolü, soykırımı bir suç olarak düzenlemiştir. Soykırım suçu, protokolün 6. maddesinde tanımlanmıştır.

Tanım, TCK’deki tanımla birebir aynıdır. Soykırım suçunu işleyen kişilere karşı (özellikle devlet adamları) Uluslararası Ceza Mahkemesi savcıları, tutukluluk kararı verebilir. Bu tutukluluk kararına Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanıyan tüm devletler uymak durumundadır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, soykırım suçunu işlediği sabit olan hükümlüye 30 yılı aşmamak üzere hapis cezası verir (Roma Statüsü madde 77). İlgili maddenin devamına göre suçun ağırlığına göre ve sanığın şahsi haline göre müebbet hapis cezası da verilebilir. Hapis cezasına ek olarak fail para cezası da alabilir. Aynı zamanda soykırım suçunu işleyen devletin de sorumluluğu doğar. Bu durum detaylı olarak aşağıda ele alınacaktır.

Soykırım Suçunun Şartları Nelerdir?

Türk hukukunda soykırım suçunun şartları Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre etnik, dini ya da milli bir grubu;

  • Kasten öldürmek
  • Etnik, milli ya da dini grup mensuplarının bedensel ya da ruhsal bütünlüklerinde ciddi tahribat yaratmak
  • Etnik, milli ya da dini grubu ortadan kaldırma maksatlı, kötü şartlarda yaşamaya yönlendirmek/zorlamak
  • Etnik, milli ya da dini grubun mensuplarının çocuklarını zorla başka bir yere nakletmek, soykırım suçunu oluşturur.

Yukarıda sayılan davranışlardan “herhangi birinin” işlenmesi, soykırım suçunun oluşması için yeterlidir.

Soykırım Suçunda Zamanaşımı Var Mıdır?

Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinin son fıkrasına göre Soykırım suçunda zamanaşımı yoktur. Soykırım suçunu işlediği iddia edilen sanık, olayın üzerinden kaç yıl geçtiği fark etmeksizin yargılanabilir ve cezalandırılabilir.

Soykırım Suçunun Yargılaması ve Görevli Mahkeme Hangisidir?

Soykırım suçuna karışanın hangi vatandaşlığa bağlı olduğunun Türk hukuku açısından bir önemi yoktur. Örneğin; eğer bir yabancı, başka bir ülkede soykırım suçuna karışmışsa ve Türkiye’de yakalanmışsa Türk Ceza Kanunu’nun 13.maddesi gereği Türkiye’de yargılanabilir. Bu yargılama Adalet Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda yapılabilir (Yabancıların yabancı bir ülkede işlediği suçtan dolayı Türkiye’de yargılanabilmesi istisnai bir kuraldır ve Türk Ceza Kanunu’nun 12. ve 13.maddelerinde diğer istisnalarla birlikte açıklanmıştır.) Türk vatandaşlarının Türkiye’de işlediği soykırım suçunun yargılanması konusunda zaten herhangi bir şüphe yoktur. Türkiye’de Soykırım suçunu işleyen Türk vatandaşı, Türkiye’de yakalandıysa Türk mahkemelerinde yargılanacaktır.

Aşağıda açıklanacağı üzere Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yargı yetkisini doğrudan tanımamıştır. Dolayısıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde hakkında tutukluluk kararı bulunan bir şüphelinin Türkiye’ye gelmesi üzerine Türkiye, şüpheliyi yargılamak ya da Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne iletmek zorunda değildir. Adalet Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda Türk mahkemelerinde yargılayabilir. Soykırım suçunda Türk hukukunda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Soykırım suçuna karıştığı iddia edilen sanık, ağır ceza mahkemesinde yargılanır.

Soykırım Suçunda Teşebbüs Mümkün Mü?

Soykırım suçuna teşebbüs edip suçu tamamlayamayan fail, teşebbüs hükümlerine göre sorumlu tutulur. Yukarıda da belirtildiği gibi Soykırım suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Teşebbüs halinde faile Türk Ceza Kanunu’nun 35.maddesine göre 14 ila 21 yıl arası hapis cezası verilir.

Netanyahu Soykırım Suçu Mu İşledi? Netanyahu Tutuklanacak Mı?

21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Netanyahu’ya yönelik Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından bir tutuklama emri çıkartılmıştı. Bu tutuklama emri üzerine Netanyahu, Roma Statüsü’ne taraf devletlerden herhangi birine ayak bastığı anda tutuklanmalıdır. Örneğin; Netanyahu, bir gün Almanya’ya giderse tutuklanması gerekecektir.

Türkiye ise Roma Statüsü’ne taraf değildir. Ancak, somut olay için geçerli olmak üzere devlet görevlileri tarafından mahkemenin yargı yetkisinin tanındığına dair bir beyanda bulunulabilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkilileri bu kararı destekleyici mahiyette basına demeçler vermişlerdir. Ancak Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kesin yargı yetkisini resmen tanımadığı için mahkemenin kararlarına uymak zorunda değildir.

Kısacası, Netanyahu’nun tutuklanma emri, yalnızca Roma Statüsü’ne taraf olan devletleri bağlar ve bu devletlerden herhangi birine ayak bastığında tutuklanmalıdır. Aynı durum Vladimir Putin için de geçerlidir. Roma Statüsü’ne taraf olan devletleri görmek için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Devletler Hukuku Bakımından Soykırım Davranışı ve Yaptırımı

Uluslararası suçlarda yalnızca suçu işleyen devlet yetkilisi değil, görevli olduğu devlet de soykırımdan sorumlu tutulabilir. Devletler bizzat ‘’tüzel kişilik’’ sıfatına sahiptirler. Tüzel kişiler ‘’suç işleyemezler.’’ Dolayısıyla devletlerin sorumluluğu ceza hukuku bakımından değil devletler hukuku bakımından değerlendirilir. Soykırım suçunu işlemiş olan devlet yetkilileri, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken, soykırım yaptığı iddia edilen devlet Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanır.

İsrail Devleti’nin 7 Ekim 2023 tarihinde Filistin’e saldırmasıyla birlikte uluslararası hukuk bakımından İsrail Devleti’nin bu saldırılarında haksız olduğu belirtilmiş ve 29 Aralık 2023 tarihinde Güney Afrika tarafından İsrail’e Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım iddialarına yönelik dava açılmıştır. Güney Afrika, bu davayı açarken 9 Aralık 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesine atıfta bulunularak dava açılmıştır. Güney Afrika heyetinin iddialarına göre, İsrail, Filistin halkına karşı soykırımda bulunarak bu sözleşmeyi ihlal etmiştir ve soykırım davranışından dolayı yargılanmalıdır. Güney Afrika, mahkemeden “İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının derhal durdurulması ve Filistinlilerin üreme davranışlarının engellenmesinin önüne geçilmesine” dair karar verilmesini istemiştir. Nitekim Uluslararası Adalet Divanı heyeti, 26 Ocak 2024 tarihinde ihtiyati tedbir kararını açıklayarak aşağıdaki hususlara yer vermiştir:

  • İsrail Devleti, her türlü soykırım davranışından kaçınmalıdır.
  • İsrail Devleti, Filistinlilere soykırım yaptığına dair delilleri karartmamalıdır.
  • Filistin Coğrafyasına yapılan “insani yardımları” engellememelidir.
  • İsrail Devleti, bu karara uyduğuna dair Uluslararası Adalet Divanı’na rapor sunmalıdır.

Uluslararası Adalet Divanı tarafından verilen bu karar “geçici koruma tedbiri” kararıdır. Yani esas karar değildir. Bir devleti ‘’soykırımcı’’ olarak nitelemek, çok ağır bir durum olduğundan ve verilen kararın geri dönüşü mümkün olmadığından Uluslararası Adalet Divanı, soykırımın kesin ve net delillerle ispatlanmasını beklemektedir. Bu dava da tıpkı 1993 yılında Bosna Hersek’in soykırımdan dolayı Sırbistan’a açmış olduğu davanın çok geç sonuçlanması gibi geç sonuçlanacaktır.

Bosna Hersek de kendisine soykırım yapıldığını iddia etmiş ve 1993 yılında Sırbistan’a dava açmıştır. Ancak Uluslararası Adalet Divanı, kararını 2007 yılında açıklamıştır. Bu davaların uzun sürme sebebi yukarıda da bahsedildiği gibi, devletlere yönelik soykırım ithamının çok katı kurallara bağlanmasıdır. Soykırım eylemi ‘’devlet organlarının ya da bu organlara tabi ya da bunların denetiminde faaliyet gösteren kişiler veyahut kurumlar’’ tarafından gerçekleştirilmiş olmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Soykırım Suçu Nedir?

Soykırım, etnik, milli veya dini bir grubun kısmen ya da tamamen yok edilme çabasıdır.

Sırf Kimliğinden Dolayı Bir Kişiyi Öldürmek Soykırım Sayılır Mı?

Evet. Kişinin etnik, dini ya da milli kimliğinden ötürü öldürülmesi ceza hukukunda soykırım suçunun oluşması için yeterlidir.

Türk Ceza Kanunu’na Göre Soykırım Suçunun Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 76.maddesine göre soykırım suçuna karışmış olan faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Türk Hukukunda Soykırım Suçunda Görevli Mahkeme Neresidir?

Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Soykırım Yapıldığına Dair Karar Uluslararası Adalet Divanı Tarafından Verilirse, İsrail’in Sorumluluğu Ne Olacaktır?

Devletler, uluslararası hukukun yazılı kurallarına ve teamüllerine (yazılı olmayan kurallar, örf-adet) uymakla yükümlüdürler. “Soykırım yapmamak” da bu kurallardan biridir. Bir devletin bu kuralı çiğnediği, bir mahkeme kararıyla sabit olursa devletlerin uluslararası hukukta sorumluluğu meydana gelir. Yani, İsrail’in soykırım işlediği kesinleştiğinde aşağıdaki faaliyetleri yapmakla yükümlü olacaktır:

  • Öncelikle İsrail Devleti, Filistinlilere karşı uyguladığı insanlık dışı davranışlara derhal son verecektir ve aynı davranışları tekrarlamayacağının garantisini verecektir. (A/RES/56/83 Madde 30)
  • İsrail, Filistinlilerin bu süreçte uğradıkları zararın tamamını karşılayacaktır. Bu zarar hem maddi hem de manevi zarardır. (A/RES/56/83 Madde 30)
  • İsrail Devleti, bu süreçte Filistin coğrafyasında meydana gelen tüm zararları onaracaktır. Bu onarımı eski hale iade şeklinde yapacaktır. Yani insan dışı davranışı işlemeden önce durum nasılsa, aynı hale getirecektir. Eğer bu durum mümkün değilse, yarattığı tahribatın miktarı kadar Filistin’e tazminat verecektir (A/RES/56/83 Madde 35-36)
  • Eğer hiçbiri mümkün değilse tarziye yoluna gidecektir. Tarziye, resmi olarak özür dilemek anlamına gelir. (A/RES/56/83 Madde 37)

A/RES/56/83 adı verilen ve devletlerin sorumluluklarını ele alan bu belge Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanmıştır ve tüm BM üyesi devletler için geçerlidir.

İsrail’in Maadlen Gemisine Müdahalesi ve Müdahalede Bulunurken Kimyasal Silah Kullanması Hukuka Uygun Mudur?

Aktivistlerin de aralarında yer aldığı birkaç kişilik heyet, geçtiğimiz haziran ayında Filistin’e yardım etmek amacıyla “Maadlen” adı verilen gemiyle yola çıkmış ve henüz Filistin’e ulaşmadan İsrail yetkilileri tarafından gemi alıkonulmuş, içerisindeki aktivistlerden bazıları tutuklanmıştır. Ayrıca, İsrail yetkilileri Maadlen gemisindeki aktivistlere “kimyasal silah” kullanmıştır.

İsrail’in Maadlen gemisini durdurup, içindekilerle birlikte alıkoyması ve içindeki aktivistlere kimyasal silah kullanması hukuka aykırıdır.

Öncelikle, Maadlen gemisi uluslararası sulardayken İsrail tarafından alıkonulmuştur. Gemilerin serbest dolaşımı ilkesi gereğince uluslararası sularda bir gemiye devlet tarafından doğrudan müdahale edilemez. Dolayısıyla İsrail’in yardım gemisine müdahale etmesi hukuka aykırıdır. Kimyasal silah kullanmak da uluslararası hukukta yasaklanmıştır. Devletler, meşru bir savunma savaşındayken bile kimyasal silah kullanamazlar. Kaldı ki, İsrail bu silahları savunma savaşında değil, sivil bir gemiye keyfi olarak kullanmıştır. Bu suçu işleyen kişiler de Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanabilir.

Soykırım Suçunun Örgüt Faaliyetleri Çerçevesinde İşlendiğinde Ne Olur?

Soykırım suçu örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenirse Soykırım suçunu işlemek maksadıyla örgüt kuran ya da mevcut bir örgütü yöneten kişiler 10 ila 15 yıl arası hapisle cezalandırılır. Yönetim kadrosunda olmayan ancak örgütün üyesi olanlara ise 5 ila 10 yıl arası hapis cezası verilir.

Soykırım Suçunda Zamanaşımı Var Mıdır?

Türk hukukunda Soykırım suçunda zamanaşımı kuralları işlemez. Yani suçu işlediği iddia edilen failin yargılanması ve ceza alması her daim mümkündür.

Soykırım Sadece Öldürme İle Mi Oluşur?

Soykırım suçu sadece öldürme ile oluşmaz. Bir etnik grubun üremesinin engellenmesi, yaşam koşullarının kötüleştirilmesi gibi eylemler de soykırım sayılır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Soykırımı Nasıl Tanımlar?

Roma Statüsü’nün 6. Maddesinde soykırım suçu tanımlanmıştır. Buna göre; ‘’Bir planın faaliyete geçirilmesi için, etnik, milli veya dini grubun kısmen veyahut tamamen yok edilmesi amacıyla, bu grupların üyelerine karşı kanunda yer alan suçların işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Soykırım Suçu İçin Hangi Cezaları Verir?

Mahkeme, Soykırım suçuna karışmış kişi hakkında 30 yıla kadar hapis, ağır durumlarda müebbet hapis ve ayrıca para cezası verilebilir.

Devletler De Soykırımdan Sorumlu Tutulabilir Mi?

Evet. Devletler, Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) yargılanabilir. Ancak devletler suç işleyemeyecekleri için soykırım faaliyeti ‘’haksız fiil’’ olarak nitelendirilir ve devletlere ceza yerine tazminat, onarım, eski hale iade gibi yaptırımlar belirlenir.

Netanyahu Hakkında Neden Tutuklama Kararı Çıktı?

Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına göre Roma Statüsü’nde düzenlenen “soykırım yasağını” ihlal ettiği için hakkında tutuklama kararı verildi.

Türkiye, Netanyahu’yu Tutuklamak Zorunda Mı?

Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran sözleşme olan Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için Netanyahu eğer Türkiye’ye gelirse tutuklamak zorunda değildir. Ancak bu kararı tanıyıp tutuklayabilir. Bu konuda devlet yetkilileri, ülkenin çıkarları doğrultusunda politik bir karar verebilirler ve tutuklama gibi bir yükümlülükleri yoktur.

Netanyahu Hangi Ülkelerde Tutuklanabilir?

Roma Statüsü’ne taraf olan devletler, Statü gereğince eğer Netanyahu ülkelerine ayak basarsa tutuklayıp Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk etmek durumdadır. Örneğin; Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi Statü’ye taraftır. Dolayısıyla Netanyahu, Almanya’ya ayak bastığı anda Almanya polisi tarafından tutuklanmalıdır.

Güney Afrika Neden İsrail’e Dava Açtı?

Olayla doğrudan ilgili olmayan devletler de Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açabilir. Güney Afrika, Filistin’in mücadelesini haklı buldu ve İsrail’e karşı dava açtı.

UAD Geçici Kararında Ne Söyledi?

Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in soykırım eylemlerinden kaçınması, yardım engellememesi ve delil karartmaması gerektiğine hükmetti.

Uluslararası Adalet Divanı’nın Bu Kararı Kesin Karar Mı?

Hayır. Verilmiş olan karar ihtiyati tedbir kararıdır. Esas karar yıllar sonra verilebilir.

İsrail Devleti’nin Soykırımdan Sorumlu Olduğu Uluslararası Adalet Divanı Tarafından Tespit Edilirse Ne Olur?

İsrail’in sorumluluğu doğacaktır. Bu sorumluluklar kısaca şöyledir:

  • İnsanlık dışı davranışları durdurmalı
  • Tüm zararları karşılamalı
  • Eski hale iade yapmalı
  • Mümkün değilse tazminat ya da özür yoluna gitmelidir.

İsrail’in Maadlen Gemisine Müdahalesi Yasal Mıdır?

Hayır yasal değildir. Gemi uluslararası sulardayken alıkonulmuş ve içindekilere kimyasal silah kullanılmıştır, dolayısıyla bu eylemler hukuka aykırıdır.

MEHMET KIŞLIK