Nişan evlilik ve boşanmayla ilgili 100 soru 100 cevap

NİŞAN EVLİLİK VE BOŞANMAYLA İLGİLİ 100 SORU 100 CEVAP - 2024

CEVAP : 18 yaşını doldurmadan yapılan bir nişanlanma, yasal temsilcilerinizin (örneğin anne ve babanızın) onayı yok ise geçersizdir.

CEVAP : Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Bu nedenle nişanlınızın sizinle evlenmesini sağlamak yönünde bir dava açamazsınız.

CEVAP : Nişanlıların, evlenmeden kaçınma hali için öngördükleri cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez. Ancak bu tür bir tazminat ya da ceza olarak size yapılan bir ödeme varsa geri istenemez.

CEVAP : Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Bu nedenle nişanlınızın sizinle evlenmesini sağlamak yönünde bir dava açamazsınız. Ancak; nişanlınız haklı bir neden olmaksızın nişanı bozdu ise, nişan giderleri ve evlenme amacıyla yapılan harcamalar karşılığında uygun bir maddi tazminat talep edebilirsiniz. Tazminat davasını, bu tür harcamaları yapan kişiler, yani siz, anne ve babanız ya da anne ve babanız gibi bu harcamaları yapan yakınlarınız açabilir. Yine aynı şekilde, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Ayrıca nişanın bozulması nedeniyle kişilik haklarınıza saldırılmışsa, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat da talep edebilirsiniz.

CEVAP : 18 yaşını doldurmadan anne, baba ya da vasinizin izni olmadan evlenemezsiniz. Bu ancak, olağanüstü durumlarda Mahkeme kararı ile mümkündür.

CEVAP : 18 yaşını doldurmadan anne, baba ya da vasinizin izni olmadan evlenemezsiniz. Bu ancak, olağanüstü durumlarda Mahkeme kararı ile mümkündür.

CEVAP : Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Bulunduğunuz yerdeki varsa Aile mahkemesi, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak “olağanüstü durum nedeniyle evlenmenize izin verilmesini” talep edebilirsiniz. Gebelik, olağanüstü durum sayılacaktır. Mahkeme karar vermeden önce anne ve babanızın görüşünü de alacaktır.

CEVAP : Evlenmek istediğiniz kişinin rahatsızlığı, ayırt etme gücünü ortadan kaldırmıyorsa evlenebilirsiniz. Bunu öğrenmek için bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

CEVAP : Medeni Kanunumuz amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmeyi yasaklamıştır. Bu yasaklamanın temelinde tıbbi gerekçeler vardır. Bu nedenle amcanız ile evlenmeniz mümkün değildir.

CEVAP : Önceki evliliğin sona ermesinden itibaren kadınlar için üçyüz günlük bekleme süresi vardır. Bekleme süresi, kadın hamile ise doğum yapması ile biter. Hamile değil ise mahkeme kararı ile kaldırılabilir.

CEVAP : Önceki evliliğin sona ermesinden itibaren kadınlar için üçyüz günlük bekleme süresi vardır. Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri halinde mahkeme bu süreyi kaldırır.

CEVAP : Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılması halinde evlenebilirler.

CEVAP : Eşe karşı işlenen bu suç şikayete bağlı değildir. Şikayetten vazgeçseniz bile kamu davası devam edecektir.

CEVAP : Zina suç değil, boşanma nedenidir.

CEVAP : Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin bu aldatmayı öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden eşin de dava hakkı yoktur.

CEVAP : Diğer eş karşı şiddet, hem suç, hem de boşanma nedenidir. Başka bir neden olmasa bile şiddeti kanıtlamanız boşanma için yeterlidir.

CEVAP : Diğer eşe karşı şiddet, hem suç, hem de boşanma nedenidir. Ancak dava hakkının olaydan sonraki altı ay içinde kullanılması gerekir. Ayrıca eşinizi affetmeniz de dava hakkınızı ortadan kaldırır.

CEVAP : Hakaret, boşanma nedenidir. Başka bir neden olmasa bile hakaret ettiğini kanıtlamanız boşanma kararı verilmesi için yeterlidir.

CEVAP : Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

CEVAP : Sadece terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için, terk tarihinden itibaren dört ay geçtikten sonra mahkemeye başvurarak eşinize ortak konuta dönmesi yönünde ihtar yapılması ve bu ihtara rağmen eşinizin eve dönmemesi gerekir. Bu durumda ihtardan iki ay geçtikten sonra terk nedenine dayalı boşanma davası açabilirsiniz.

CEVAP : Başka boşanma nedeni yok ise, sizi evden atmasından itibaren dört ay geçtikten sonra mahkemeye başvurarak eşinize sizi ortak konuta alması yönünde ihtar yapılması ve bu ihtara rağmen eşinizin sizi eve almaması gerekir. Bu durumda eşinizin sizi terk ettiği kabul edilir ve ihtardan iki ay geçtikten sonra terk nedenine dayalı boşanma davası açabilirsiniz. Eşinizin bu davranışı aynı zamanda şiddetli geçimsizlik sayılacağından, bi sebebe dayalı davayı da her zaman açabilirsiniz.

CEVAP : Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

CEVAP : Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşinizin daha fazla kusurlu olduğunu kanıtlamanız halinde boşanma davanız mahkemece kabul edilebilir.

CEVAP : Anlaşmalı boşanmanın ilk koşulu, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bir yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu nedenle aranızdaki şiddetli geçimsizliği ortaya koyan bir boşanma davası açmanız gerekmektedir.

CEVAP : Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, anlaşmalı boşanma mümkündür. Bu davada boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin eşleri bizzat dinleyerek boşanma iradelerinizi serbestçe açıkladığınıza kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda eşler arasında kararlaştırılan protokolü uygun bulması gerekir. Eğer eşinizle boşanma, nafaka, tazminat ve reşit olmayan çocuğunuzun velayeti konularında tam bir fikir birliği içinde iseniz, anlaşmalı boşanmanız mümkündür.

CEVAP : Daha önce açılmış bir boşanma davasının reddine karar verilip de, bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmiş ve bu süre içinde hangi sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin açacağı boşanma davası kabul edilir. Bu davada diğer eşin kusuru aranmaz. Ancak bu durum, boşanmak isteyen kusurlu eşten tazminat ve nafaka istemenize engel değildir.

CEVAP : Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

CEVAP : Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Ayrıca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat da talep edebilir. Bu tazminat taleplerinin davada karar verilene dek ileri sürülmesi gerekir.

CEVAP : Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

CEVAP : Yeniden evlenmeniz ya da evlenme olmaksızın biriyle evliymiş gibi yaşamanız halinde yoksuluk nafakası kesilecektir.

CEVAP : Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması halinde yoksulluk nafakası mahkeme kararıyla kaldırılır.

CEVAP : Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle şimdiki yerleşim yerinizdeki mahkemede bu davayı açabilirsiniz.

CEVAP : Bu tür davalarda zamanaşımı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Eğer boşanma davasında nafaka isteme hakkınızdan feragat etmediyseniz, bu süre içinde nafaka davası açabilirsiniz.

CEVAP : Nereden kaynaklandığı belli olmayan o “boşanınca kız çocuk babaya, erkek çocuk anaya verilir” söylentisi uydurmadır. Boşanma davalarında velayet konusunda karar verilirken mahkemeler çocuğun yararını gözetirler. 3 yaşındaki bir çocuk anne bakım ve şefkatine ihtiyaç duyacağından, anne ile ilgili çok önemli bir durum olmadığı sürece velayet anneye verilmektedir. Mahkemece velayet düzenlenirken, çocukların cinsiyetine göre değil, anne ve babadan hangisinin yanında daha iyi bakılacağı, eğitim göreceği vb. kriterlere göre karar verilmektedir. Ayrıca çocuk kendini ifade edebilecek yaşta ise, hakim onun da düşüncesini soracak ve kendini ifade edebilen çocuğunuzun velayeti, mümkün olduğunca isteği doğrultusunda ve kendi yararına göre anne ya da babaya verilecektir.

ÖNERİLEN MAKALE :  SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN TEHDİT VE ŞANTAJ SUÇU VE CEZASI 2024

CEVAP : Hakim, velayet konusunda karar vermeden önce, kendini ifade edebilecek kadar büyük çocukların fikrini alır. Velayet konusundaki karar ile birlikte, velayet kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisi de düzenlenir.

CEVAP : Yasa gereği kadınlar, evlendiklerinde eşlerinin soyadını alırlar. Ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yazılı başvuruda bulunarak eşinizin soyadının önünde önceki soyadınızı da kullanabilirsiniz.

CEVAP : Hayır. Eşler, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildirler. Ancak, meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulmalıdır.

CEVAP : Mahkemeye başvurarak, evinizin tapu kaydına “aile konutu şerhi” konulmasını isteyebilirsiniz. Bu şerh konulduktan sonra eşiniz sizin onayınız olmadan evi satamayacaktır.

CEVAP : Hayır. Bu tür sözleşmelerin hukuk sistemimizde yeri yoktur. Noterler bu tip sözleşmeleri yapmazlar, kendi aranızda yapsanız bile geçersizdir.

CEVAP : Hukuk sistemimizdeki uygulamada, ziynet eşyaları kadına ait olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle siz istemedikçe eşiniz bu altınları sizden alamaz, mahkeme de bu yönde karar veremez.

CEVAP : Babalık davasını anne ve çocuk açabilir. Çocuk 18 yaşından küçük ise, kendisine bir kayyım atanır ve davayı bu kayyım açabilir. Anne babalık davasını, çocuğun doğumundan önce veya sonra açabilir. Annenin dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar. (Bu kanun maddesindeki bir yıllık süre Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Ancak iptal kararı 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

CEVAP : Aile içi şiddete maruz kaldığınızı bildirmeniz halinde Aile Mahkemesi tarafından eşiniz hakkında aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere hükmedilecektir:

  1. a) Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,
  2. b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,
  3. c) Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,

ç) Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,

  1. d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,
  2. e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,
  3. f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

Mahkeme kararda, hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu şiddet uygulayan eşe ihtar edilecektir.

Bu konudaki başvurunuz için herhangi bir harç ya da masraf vermeniz gerekmemektedir.

Ayrıca, aile içi şiddet suçtur. İsterseniz eşinizi en yakın karakol, jandarma ya da Cumhuriyet Savcılığı’na şikayet edebilirsiniz. Bu durumda, sonradan şikayetten vazgeçseniz bile eşiniz hakkında soruşturma yapılır ve gerekli görülürse cezalandırılması için kamu davası açılır.

 

CEVAP : Yasalarımıza göre evliliğin sona ermesinden sonraki 300 gün içinde doğan çocuğun babası eski eş sayılır. Bunun aksi dava yolu ile kanıtlanabilir. 300. günden sonra ise çocuğun eski eşle bir ilgisi kalmaz. Bebeğiniz ikinci eşle evlenmenizden sonra doğarsa, o kişinin nüfusuna kaydedilecektir.

CEVAP : Boşanma kararları kesinleşmeden nüfusa işlenmezler. Dolayısı ile halen resmen evli bulunmaktasınız. Mahkeme kararının size ve eşinize tebliğ edilip, temyiz süresinin geçmesi ya da temyizden feragat etmeniz halinde karar kesinleşecek ve kayıtlara işlenmesi için mahkemece Nüfus Müdürlüğü’ne gönderilecektir.

CEVAP : Telefonla iletişimin dinlenmesi ve mesaj içeriklerinin tespiti ancak belirli suçlara ilişkin yapılan soruşturmalarda ve hakim kararı ile mümkündür. Diğer durumlarda telefon görüşmeleri ve mesaj içerikleri kaydedilemez. Bir boşanma davası sözkonusu ise, eşinizin telefon görüşme kayıtlarını delil göstermeniz ve mahkemece bu kayıtların (hangi gün ve saatte hangi numaranın arandığı/aranıldığı ya da mesaj gönderildiği/alındığı) ilgili telefon şirketinden istenilmesi mümkün olabilir.

CEVAP : Tazminat ve bugüne kadar birikmiş nafakanız için eski eşinize icra takibi yapabilirsiniz. Borçlu icra takibine rağmen borcu ödemezse, mallarına ve ücret ya da maaşına haciz konulmasını isteyebilirsiniz. Ayrıca icra takibinden sonra işleyecek nafakanın ödenmemesi suç oluşturacağından, bu konuda şikayet hakkınız da vardır.

CEVAP : Sözkonusu daireyi babanızdan bağış alarak edindiyseniz, kişisel mal sayılır ve yasal mal rejimine göre eşiniz bu daire ile ilgili bir hak talep edemez.

CEVAP : Davanızda iddialarınızı kanıtlamanız halinde sizin talep ettiğiniz gibi karar verilecektir. Şiddet, hakaret ve aldatma gibi olayları, tanık dahil her tür yasal delille kanıtlayabilirsiniz. Olayları bilen, gören anne ve babanız ile, varsa kendini ifade edebilecek kadar büyük çocuklarınız, komşu ya da arkadaşlarınız tanık olabilirler.

CEVAP : Davayı açtığınız mahkemeye bir dilekçe vererek ya da duruşmada sözlü olarak davanızdan feragat ettiğinizi bildirebilirsiniz.

CEVAP : Her iki taraf da duruşmaya gitmezse mahkeme dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Bu durumda davanızı bir dilekçe ile yenileyebilirsiniz. Eğer davayı üç ay içinde yenilemezseniz, davanızın açılmamış sayılmasına karar verilir.

CEVAP : Dava açılmasına gerek yoktur; Nüfus Müdürlüğü’ne yazılı olarak başvurmanız yeterlidir. Eşinizin imzasına ya da onayına gerek yoktur.

CEVAP : Nikah yoksa o kişi eşiniz değildir, birlikte yaşadığınız kişidir. Bu nedenle ayrılmanız halinde nafaka talep edemezsiniz. Yine aynı nedenle, salt birlikte yaşamayı sonlandırmanız, size tazminat isteme hakkı vermez. Ayrılmanıza neden olan hakaret, darp vb. gibi bir neden varsa, o nedenle şikayet ve tazminat talebiniz olabilir.

CEVAP : Kızınız 18 yaşını doldurunca, sizin iştirak nafakanız kesilir. Kızınız, eğitimine devam ettiği sürece, babasından yardım nafakası isteyebilir. Bunun için sizin değil, kızınızın dava açması gerekmektedir.

CEVAP : Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunmanız halinde, internet üzerinden işlenen suçların hangi internet bağlantısından ve dolayısı ile kimin tarafından gerçekleştirildiğinin bulunması olasılığı son derece yüksektir. Delil olması bakımından mesaj ve mailleri silmemenizi öneririz.

CEVAP : Bulunduğunuz ildeki Baro’ya başvurarak avukat talep edebilirsiniz. Bir geliriniz ve malvarlığınız yok ise, bu talebiniz kabul edilecek ve size bu iş için ücreti devletçe ödenen bir avukat atanacaktır.

CEVAP : Eşinizin tek başına böyle bir karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Çocukların velayeti eşler tarafından birlikte kullanılır. Bunun gibi önemli bir konuda eşler farklı düşüncede olurlarsa her biri hakimin müdahalesini isteyebilir.

CEVAP : Boşanma davalarında talep halinde hükmedilecek nafaka ve tazminat miktarı konusunda kesin bir yasal düzenleme yoktur. Hakim, nafaka ve tazminat miktarını belirlerken, iki tarafın ekonomik ve sosyal durumlarını, boşanmaya yol açan nedenlerde tarafların kusurlarını, gelir ve ihtiyaçlarını dikkate alarak bir karar verir. Çocuklar için hükmedilecek iştirak nafakalarında ise ayrıca çocukların yaşı, bakım ve eğitim giderleri de gözönüne alınır. Eşinizin ve kendinizin ekonomik ve sosyal durumu, ihtiyaçlarınız ve boşanmaya yol açan nedenler ile bu olaylardaki kusur konularında delil gösterebilirsiniz.

CEVAP : Evlilik dışı çocuğun velayeti annededir. Baba ancak çocuğu hukuki anlamda tanıyıp kendi nüfusuna işletti ya da babalık davası sonucu çocuk onun nüfusuna işlendi ise ve velayetin kaldırılmasını gerektiren çok önemli nedenler varsa dava yolu ile velayet anneden alınabilir. Bu durumda çocuğa bir vasi atanır ya da velayet babaya verilir. Ancak bu konuda mahkemece dikkate alınacak tek şey, çocuğun yararıdır.

CEVAP : Aile Mahkemesi’ne başvurarak ortak konutun sizin kullanımınıza tahsis edilmesini, eşiniz için uzaklaştırma kararı verilmesini ve tedbir nafakasına hükmedilmesini isteyebilirsiniz.

CEVAP : Ziynet eşyalarının kadının kişisel malı olduğu kabul edilir. Bunların bozdurulması sonucu alınan, bir anlamda ziynet eşyalarının yerine geçen mallar da aynı niteliktedir. Dolayısıyla, ziynet eşyalarınızı bozdurarak aldığınız otomobil sizin kişisel malınızdır, eşiniz bunun üzerinde bir hak talep edemez.

CEVAP : Noterden yaptıracağınız herhangi bir belge sizin haklarınızı garantiye almaz. Sözkonusu ev, ayrı yaşamaya başlamadan önce eşinizle beraber ikamet ettiğiniz konut ise, bu taşınmazın tapu kaydına “aile konutu şerhi“ konulmasını isteyebilirsiniz. Bu şerh, sizin onayınız olmadan konutun satılmasını önler.

CEVAP : Boşanma davasında, evi kendiliğinizden terk etmediğinizi, eşinizin sizi gönderdiğini kanıtlamalısınız. Ayrıca şiddet, bıraktığı bedensel ve psikolojik izlerle sonradan bile tıbben tespit edilebilir; rapor için bir sağlık kuruluşuna başvurabilirsiniz. Boşanma davasında bu boşanma nedenleri dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Yine ziynet eşyaları için de ayrı dava açma hakkınız vardır.

CEVAP : Eşler arasındaki hırsızlık suçlarına, Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça ceza verilmez. Eşyalarınızın ya da bedelinin iadesi için dava açabilirsiniz. Bu dava öncesinde Mahkemeden eşya tespiti yaptırmanız yararınızadır.

CEVAP : Bulunduğunuz ildeki Baro’ya başvurarak adli yardım çerçevesinde sizin için bir avukat atanmasını isteyebilirsiniz. Gerekli belgeleri tamamladığınızda Baro bu konuda bir karar verecektir. Ayrıca dava açılırken talep ederseniz ve yoksulluğunuzu kanıtlayacak delilleri sunarsanız, Mahkemeler de adli yardım kararı verebilirler. Bu durumda davadaki harç ve giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere devletçe karşılanır.

CEVAP : Bu tür ilamlar için zamanaşımı süresi 10 yıldır. Zamanaşımı dolmadan icra takibi yapılarak alacağınızı tahsil edebilirsiniz.

CEVAP : Çocuğunuz babasının mirasçısıdır, yeniden evlenmeniz bu durumu değiştirmez. Yeniden evlenmeniz halinde çocuğunuz yeni eşinizin mirasçısı olmayacaktır. Bu ancak, yeni eşinizin çocuğunuzu evlat edinmesi halinde mümkündür.

CEVAP : Ülkemizde hukuken geçerli bir tek nikâh türü vardır; o da evlendirme memuru önünde yapılan resmi nikâhtır. Nikâhı olmayanlar evli sayılmazlar ve evlilik hükümlerinden yararlanamazlar. Bu nedenle çocuklarınızın babası ile ilgili hiçbir haktan yararlanamaz, mirasçısı olamaz ve dul aylığı alamazsınız.

CEVAP : Önceki davalarınızın temyiz sonucunu beklemek zorunda değilsiniz. Temyiz incelemesindeki davalarınızdan her ikiniz de, Yargıtay’a gönderilmek üzere mahkemeye bir dilekçe vererek feragat edebilirsiniz. Yine mahkemeye birlikte dilekçe ile başvurarak yeni bir dava açıp, anlaşmalı boşanabilirsiniz.

CEVAP : Bağış yolu ile elde ettiğiniz bir mal, kişisel malınız sayılır. Boşanma halinde eşiniz bundan hak talep edemez.

CEVAP : Yasal mal rejimine göre sözkonusu ev edinilmiş mal kapsamında değerlendirilecektir. Eşinizin edinilmiş mal üzerinde alacak hakkı vardır. Mal rejimi ile ilgili davalarda doğrudan mal paylaştırılmaz. Eşiniz, payını dava açarak ve para olarak talep edebilir.

CEVAP : Yabancı ülke mahkemesindeki boşanma kararının ülkemizde geçerli olması için, “yabancı mahkeme kararının tanınması/tenfizi” davası açmanız gerekmektedir.

CEVAP : Duruşmaya gitmemeniz, davayı kabul etmiş olduğunuz anlamına gelmez. Davacı taraf davasındaki iddialarını ispatlamak zorundadır. Ancak davayı takip etmemeniz durumunda, sadece davacının delillerine göre karar verileceğinden hak kaybına uğrama olasılığınız vardır. Doğru olan, açtığınız ya da size karşı açılan davaları bir avukattan profesyonel hukuki yardım alarak takip etmenizdir. Bu durumda hak kaybına uğramaz, haklarınıza tam ve daha çabuk ulaşırsınız.

CEVAP : Hukuk sistemimizde eşler, oturacakları konutu birlikte seçerler. Eşiniz ile oturacağınız konutun seçiminde anlaşamazsanız, hakimin müdahalesini isteyebilirsiniz. Bu durumda hakim, sizi uzlaştırmaya çalışacak, olmadığı takdirde her ikinizin ve varsa çocuklarınızın yararını gözeterek bir karar verecektir.

CEVAP : Boşanma davası açmadan Aile Mahkemesi’ne başvurarak, Ailenin Korunmasına Dair Kanun hükümlerine göre,

– Oturduğunuz evin sizin kullanımınıza tahsis edilmesini,

– Eşinizin, size uyguladığı şiddet nedeniyle evden uzaklaştırılmasını ve hatta eve yaklaşmamasını, sizi telefonla dahi rahatsız etmemesini,

– Geçiminiz için gerekli nafakaya hükmedilmesini,

– Ve gereken diğer tedbirlerin uygulanmasını,

isteyebilirsiniz.

Bu başvuru için bir harç ya da masraf ödenmeyecektir.

CEVAP : Anlaşmalı boşanma davaları dışında, hiçbir kanıt göstermeden açılan boşanma davası olumlu sonuçlanmaz. Geçimsizliğe yol açan olayları ve bunlarda eşinizin daha fazla kusurlu olduğunu kanıtlamalısınız. Hakim ancak taraflarca gösterilen delillere göre karar verebilir. Delil olarak her tür belge, kayıt, doktor raporu, uzman incelemesi vb. ile tanık beyanlarını bildirebilirsiniz. Anne, babanız ve yaşları kendilerini ifade edebilecek kadar büyükse çocuklarınız da tanık olabilirler.

CEVAP : Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz, sizin bulunduğunuz yerdeki mahkemenin yetkili olduğunu düşünüyorsanız, davaya cevap süresi içinde yetkisizlik itirazında bulunabilirsiniz.

CEVAP : Üç şekilde davranabilirsiniz:

1- Mahkemeye dilekçe vererek “davadan feragat ettiğinizi” belirtebilirsiniz.

2- Duruşmaya gidip davadan feragat ettiğinizi söyleyebilirsiniz.

3- İkiniz de duruşmaya gitmezsiniz ve davanız işlemden kaldırılır, 3 ay içinde dava yenilenmezse açılmamış sayılır.

 

CEVAP : Velayet konusunda mahkemelerin dikkate aldığı tek kriter, çocuğun yararıdır. 4 yaşındaki bir çocuk, annenin bakım ve şefkatine muhtaçtır. Çalışıyor olmanız herhangi bir olumsuzluk doğurmaz. Çocuğa annenizin bakması da aleyhinize bir durum olmayacaktır. Çok istisnai durumlar olmadıkça bu yaştaki bir çocuğun velayetinin anneden alınması olası değildir. Davada ekonomik durumunuza ve çocuğa iyi bakıldığına, çocuğun sizin velayetinizde bulunmasının onun yararına olduğuna ilişkin delillerinizi ve tanıklarınızı bildirmelisiniz.

CEVAP : Mahkemece nafakanın artış oranı kararda belirlendiğine göre, yeniden dava açmanız gerekmemektedir. Mahkeme kararına göre sonraki yıllardaki nafaka arttırılarak icra takibi yapılabilir. Ancak aylık nafakanın bu artışla bugün ulaştığı tutarı yetersiz buluyorsanız nafaka arttırım davası açmalısınız.

CEVAP : Boşanma davalarında mahkemeler tazminat talepleri konusunda karar verirken kısaca aşağıdaki hususları dikkate alırlar:

– Talep edilen tazminat tutarı

– Tarafların ekonomik ve sosyal durumları

– Tarafların boşanmaya yol açan kusurlu davranışları ve bunların tazminat talep eden taraf üzerindeki etkileri

– Tazminat talep edenin boşanma nedeniyle uğrayacağı maddi kayıplar

vb.

Tazminat konusundaki etkenlerin tümünü her tür delil ile kanıtlayabilirsiniz.

CEVAP : Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş kişi, evlenmenin iptalini dava edebilir. Size yönelik tehdit oradan kaçtığınız tarihte ortadan kalktığından, bu tarihten itibaren altı ay içinde evlenmenin iptali için dava açmalısınız.

CEVAP : Sağlığınız için ağır tehlike oluşturan bir hastalık sizden gizlenmişse evlenmenin iptalini isteyebilirsiniz. Ancak epilepsi bu tür bir hastalık değildir. Eğer eşinizle yaşamak bu hastalığı ve hastalığın etkileri nedeni ile çekilmez hale gelmişse, boşanma davası açabilirsiniz.

CEVAP : Hayır. Mahkemece iptaline karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, evlilik içinde doğmuş sayılırlar.

CEVAP : Evlenmenin iptali için mirasbırakan tarafından açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

CEVAP : Başka bir kadınla uygun olmayan saatlerde telefon görüşmeleri yapılması, mesaj gönderilmesi ve alınması sadakat yükümlülüğüne aykırı sayılır. Elinizdeki telefon görüşme dökümü ve mahkemece ilgili telefon şirketinden istenecek dökümlerle sadakatsizliği kanıtlayabilirsiniz.

CEVAP : Zina nedenine dayanan boşanma davaları, bunu öğrenmenizden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır; aksi halde dava hakkı düşer. Ayrıca eşinizi affettiğiniz için de dava hakkınız yoktur. Ancak eşinizin sadakatsizliği sürüyorsa, bu yeni olaylara dayanarak boşanma davası açabilirsiniz.

CEVAP : Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işlerse ve bu sebepten onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Aldığı hapis cezası 1 yıl veya daha fazla ise, eşinize vasi atanmalıdır.

CEVAP : Yasalarımıza göre, eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Eşinizin anne ve babası ile birlikte oturma zorunluluğunuz yoktur. Bu durum geçimsizlik yaratıyorsa boşanma davası açabilirsiniz.

CEVAP : Boşanma davası ile birlikte talep edilen ve bu davanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat istekleri ayrı harca tabi değildir.

CEVAP : Diğer taraf kusursuz ise, kusurlu olan eşin dava hakkı yoktur. Ancak sizin kusurunuz daha ağır değil ise, davanızın kabul edilmesi mümkündür.

CEVAP : Anlaşmalı boşanmadan önemli olan, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulmasıdır. Hakim anlaşmanızı uygun buluyorsa sizleri farklı günlerde dinleyebilir.

CEVAP : Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Ancak eşiniz kusurlu ise tazminat ve nafaka isteme haklarınız vardır.

CEVAP : Eşinizin soyadını boşandıktan sonra da kullanmanızda menfaatiniz bulunduğu ve bunun eşinize bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, talebiniz üzerine hakim bu soyadını kullanmanıza izin verir.

CEVAP : Boşanma davasından sonra da nafaka davası açmak mümkündür. Nafaka dahil evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan tüm dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

CEVAP : Eski eşinizle bu konuda anlaşmanız durumunda nafakanızı banka hesabınız yatırarak da ödeyebilir. Böyle bir anlaşma olmuyorsa icra dosyanızın bulunduğunuz şehirdeki İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesini isteyebilirsiniz.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir