Nişan Bozma Nedeniyle Tazminat Davası

Nişan bozma nedeniyle tazminat davaları

Nişan, iki insanın birbirlerine olan sevgi ve bağlılıklarını resmi bir taahhüt altına alarak gelecekte birlikte bir hayat kurma kararı almaları anlamına gelir. Bu süreç, sadece duygusal bir bağın teyidi değil, aynı zamanda çeşitli hukuki sonuçları da beraberinde getiren karmaşık bir dönemdir. Türk Medeni Kanunu (TMK) ve ilgili diğer yasal düzenlemeler, nişanlanma sürecindeki çiftlerin haklarını ve yükümlülüklerini net bir şekilde tanımlar.

Bu yazıda, nişanlanmanın hukuki boyutları, nişanın bozulması halinde ortaya çıkabilecek maddi ve manevi tazminat davaları, nişanlanmanın geçersiz olduğu haller ve tazminat davalarında dikkate alınması gereken hususlar detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. İşbu metin, nişanlanma ve sonrasındaki hukuki süreçlere dair temel bilgileri sunmakta ve okuyucuları, konu hakkında daha detaylı bilgi edinmeye teşvik etmektedir. Nişanlanma sürecinin hukuki yönlerini anlamak, çiftlerin haklarını koruyarak olası mağduriyetlerin önüne geçilmesine yardımcı olacaktır.

  1. NİŞANLANMA

Nişan, niyetle evlenme kararının bir ifadesidir ve evlilik öncesi dönemde çiftler arasındaki resmi bir bağ değildir. Ancak nişan, taraflar arasında karşılıklı bir taahhüt ve niyetin ifadesi olarak kabul edilir. Bu nedenle, nişanın bozulması durumunda hukuki sonuçlar doğabilir.

TMK Madde 118

Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

Nişanın sona ermesi, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların ve uyuşmazlıkların hukuki yollara başvurularak çözümlenmesi amacıyla tazminat davası açılabilir. Nişan, bir tarafın sorumlu tutulabileceği bir sebep yüzünden bitmesinin yanı sıra bazen haklı bir neden olmaksızın da sonlanabilir. Nişanın bozulmasına sebep olan olaylarda kusuru olmayan taraf, üzerine düşen ekonomik yükümlülüklerin yanı sıra kişilik haklarının ihlal edilmesi sebebiyle, kusurlu tarafa tazminat talep etme hakkına sahiptir.

Nişanlanma, evlenmenin öncesi aşamasında gerçekleşen bir durumdur. Nişanlanma, kişisel haklarla yakından ilişkili olduğundan, evlenmeyle sona erdirilmesi gereken bir sözleşme niteliği taşımaz. Mutlak evlilik vaatleri, Türk Medeni Kanunu’nun 23 ve 25. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi gereğince geçersizdir. Dolayısıyla, evlenmeye zorlama için dava açma hakkı tanınmaz ve evlenme gerçekleşmediği takdirde cayma tazminatı veya cezai şart öngörülemez.

Madde 119 – Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.  Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

Nişan sözleşmesinde, tarafların evlilik gerçekleşmediği durumda belirli bir miktar para veya taşınmazın tescili gibi hükümlerin yer alması geçerli değildir ve dava konusu edilemez.

  1. NİŞAN BOZMA SEBEBİYLE AÇILABİLECEK DAVALAR

Nişanlılardan biri haklı bir neden olmaksızın nişanı bozarsa veya kusuru sebebiyle nişanı sona erdirirse, tazminat borcu ortaya çıkabilir.

  • Maddi Tazminat Davası
  • Manevi Tazminat Davası
  1. NİŞAN BOZMA NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT DAVASI

Kusurlu olan taraf, diğerine ve nişanın geçerliliğine güvenerek evlenme hazırlıkları için yaptığı maddi harcamalar ve gösterdiği fedakarlıklar karşılığında uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. TMK m. 120 hükmü, ancak geçerli bir nişanlanmanın tek taraflı olarak bozulması halinde uygulama alanı bulur. Bu itibarla nişanlanma sözleşmesi, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sona erdirilmişse yahut nişanlılık ilişkisi devam ediyorsa, TMK m. 120 çerçevesinde maddi tazminat sorumluluğu söz konusu olmaz.[1] Eğer nişanlanma sözleşmesi hiç kurulmamış ya da geçersiz ise, taraflar arası tazminat talepleri 120.madde kapsamında değil, ilgili şartlar sağlandığı takdirde TBK 49 vd. genel hükümlerine tabi olacaktır.

Nişanlanmanın Geçersiz Olduğu Haller

  • Hukuka, ahlaka, kişilik haklarına veya zorunlu hükümlere aykırı olan nişanlar.
  • Mevcut bir evlilik ilişkisinin nişanlanma sürecinde bulunan bir taraf tarafından sürdürülmesi.
  • Akıl sağlığı bozuk olan bir kişinin nişanlanması, kişi kendisini nişanlarken sağlıklı düşünme yeteneğine sahip olmadığı takdirde geçerlilikten yoksundur.
  • Yakın derecede kan veya kayın hısımlığı olan kişiler arasındaki nişan, kanunen geçersizdir.
  • Evlatlık ilişkisinin varlığı durumunda nişanlanma, kanunun belirlediği sınırlar içerisinde geçerliliğini yitirir.

Nişanın bozulmasında kaza, hastalık gibi nedenler etkili olmuş ve hiçbir tarafın kusuru yoksa nişanı bozan taraftan tazminat istenemez.[2] Kusurlu nişanlı taraf dışındaki kişilere nişanın bozulması durumu sebebiyle açılacak tazminat davası, (TBK m.49) genel hükümlere göre açılır.

Türk Medeni Kanunu’nun 120. maddesinde maddi tazminat hakkı düzenlenmiştir. Bu hükme göre, maddi tazminat ödeyecek kişi yalnızca nişanın bozulmasında kusurlu olan nişanlı kişidir. Bu nedenle, kusurlu olan tarafın anne ve babası ile benzer şekilde davranan kişiler sorumlu tutulamaz ve borçlu kabul edilemezler. Maddi tazminat talep etme hakkı, kusuru olmayan taraf veya kusurlu olan tarafa göre daha az kusurlu olan nişanlıya aittir. Ayrıca, tazminat talep etme hakkına sahip olan tarafın anne ve babası ile benzer şekilde davranan kişiler de, yaptıkları harcamalar nedeniyle tazminat talep edebilirler.

Madde 120- Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

  1. NİŞAN BOZMA SEBEBİYLE AÇILACAK DAVADA TAZMİN EDİLECEK ZARARLAR/HARCAMALAR

Türk Medeni Kanun’un ilgili 120.maddesinde tazmin edilecek zarar kapsamında, “nişan giderleri ile evlenme amacıyla yapılan harcamalar ve katlanılan maddi fedakarlıklar” sayılmıştır. Zarardan kasıt, bozulmuş olan nişanlanma sözleşmesi hiç yapılmasaydı, gerçekleşmeyecek olan malvarlığı kayıplarıdır. Güven sorumluluğuna dayanan menfi (olumsuz) zararlardır.

Güvene dayalı yapılan masrafların hepsi açısından TMK m.120 kapsamında tazminat istenilebilecektir.

  • Nişanlı karşı tarafın geçim giderleri
  • Çeyiz harcamaları
  • Düğün davetiyelerinin organizasyonu
  • Gelinlik siparişinin verilmesi
  • Evlenme sonrası yaşanılacak evin kiralanması
  • Eve eşya satın alınması
  • Balayı hazırlıkları
  • Nişan takıları
  • Ziynet eşyaları

TMK Madde 122- Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Yargıtay’a göre nişan yüzükleri alışılmış hediye olarak değerlendirilir ve mutat hediyedir bu sebeple iadesi istenemez.

Kanuna göre hediyelerin aslı iade edilemiyorsa maddi değeri ölçüsünde geri verilmelidir. Hediyeler iade edilmezse Sebepsiz Zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade talep edilebilecektir. Nişan hediyelerinin iadesinde kusur aranmamaktadır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 13785/13931 16.12.2004 Sayılı Karar)

Tazmin edilemeyecek zararlar, nişanlılık dönemi boyunca yapılan günlük ihtiyaçların karşılanmasına yönelik harcamalardır. Bu gibi harcamalar nişanın bozulması sebebiyle Manevi Tazminat taleplerinde gündeme gelebilecektir.

  • Çiçek, Pasta
  • Kuaför
  • Gezinti [3]

Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, kullanma sonucunda tükenen veya eskiyen eşyalar da tazminat kapsamına dahil değildir.

  • Kıyafet
  • Akşam Yemeği

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/11421E. 2018/1662 Sayılı Kararı

 “Alışılmış (mutad) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı vs. gibi) eşyaların iadesine karar verilemez. Somut olayda nişan kıyafetinin kullanılmakla giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşya olduğu gözetilmeksizin bu masraf ve eşya yönünden maddi tazminat talebinin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Olağan hayatın ve örf ve âdet gereği yapılan giderlerin dışında yapılan harcamaların karşılanması ise TMK m.122’ye tabidir.

Madde 122- Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

“Nişan için yapılan masraflar ‘… canlı buket gül, çikolata, saç yapımı, resimciye ödenen para, kuru çiçek, özel nişan elbisesi, nişan terliği, ayakkabı, çanta, çorap, orta parası, kız babasına gömlek, kız babasına hırka, kız annesine etek-pantolon-gömlek, altın nişan yüzüğü, altın kolye, Nokia cep telefonu’ olarak belirlenmiş; yine davacının evlenmek amacıyla yaptığı harcamalar mahalli örf ve adete göre yapılması muhtemel giderler ‘…söz yüzüğü, söz çikolatası, çiçek, kuaför ve makyaj giderleri, bayram içim kız kardeşlerine giysi…’ olmak üzere toplam 2.546,00 YTL masraf hesaplanmıştır.

Altınlar (yüzük, kolye) ve cep telefonu dışındaki taleplerin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu mutad eşyaların bedelinin de tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Y.3.HD, T:20.10.2008, E:2008/14528, K:2008/17279)

Tazminat isteme hakkı olan nişanlı, nişanlılık ilişkisine olan güveninden dolayı işten ayrılmış ya da gelen iş tekliflerini geri çevirmişse, bu sebeplerden kaynaklanan kar kayıplarının tazminini isteyebilir.[4]

  1. NİŞAN BOZMA NEDENİYLE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN İSTEYEBİLECEKLERİ TAZMİNAT

TMK m.120’de ana baba gibi davranan kimselerinde tazminat talep etme hakkı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu kişiler nişanlılık dolayısıyla kendilerine yaptıkları masrafları isteyemezler. Örnek; nişan töreninde giymek için satın alınan elbisenin bedelini isteyemezler. Sadece tazminat hakkına sahip olan nişanlı tarafın evlenmeye hazırlanması için yaptıkları masrafları tazminat kapsamında isteyebilir.

Nişan Bozma Nedeniyle Manevi Tazminat Davası

  1. NİŞAN BOZMA NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

TMK Madde 121- Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Manevi tazminat talebi için belirli şartların varlığı gereklidir. Bu şartlar şu şekildedir:

  • Nişanlılık ilişkisinin varlığı: Manevi tazminat talebinde bulunabilmek için nişanlılık ilişkisinin mevcut olması gerekmektedir.
  • Nişanın tek taraflı sona ermesi: Talep, nişanın taraflardan birinin tek taraflı irade açıklamasıyla sona erdirilmesi durumunda geçerlidir.
  • Kişilik haklarının zedelenmesi: Nişanı bozan tarafın eylemi sonucunda diğer tarafın kişilik haklarına zarar gelmiş olmalıdır.
  • Kusurlu olan taraf: Nişanın sona ermesinde kusurlu olan taraf, manevi tazminat talebinde bulunan tarafın hukuki korunmasını gerektiren bir durumdadır.
  • İlliyet bağı: Kusurlu eylem ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
  • Kusur oranı: Manevi tazminat talep eden taraf, nişanın sona ermesinde kendi kusurunun olmaması veya karşı tarafın kusuruna göre daha az kusurlu olması gerekmektedir.

Tazminat talebinin, nişan taraflarının sosyo-ekonomik durumuna uygun bir şekilde makul olması gerekir. Nişanlıların maddi durumlarına uygun olmayan aşırı yüksek tazminat miktarları talep edilemez.

Nişanlıya karşı sadakatsizlik göstermek, nişanlıya, ailesine veya akrabalarına yönelik saldırgan ifadeler kullanmak veya hakaret etmek, olumsuz alışkanlıklara sahip olmak gibi davranışlar, nişanın bozulmasında haklı bir neden olarak değerlendirilebilir. Nişanın bozulması nedeniyle tazminat davası açan tarafın anne ve babası veya aynı sorumlulukları üstlenen kişiler, yaptıkları harcamaların karşılığında tazminat talep edebilir, ancak bu taleplerde dürüstlük ve makuliyet esas alınır.

Yargıtay 3.HD, E.2016/21667, K.2017/11157, T.6.7.2017 Sayılı Kararında Manevi Tazminat tanımı şu şekildedir;

“…Manevi tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödencedir. Manevi zarar, mal varlığına dokunmayan, yaşam, sağlık, namus, sır, aile mahremiyeti gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevi tazminatla giderilmeye, azaltılmaya çalışılmıştır. Nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz. Ne var ki, davacı nişanın bozulması nedeniyle, fahiş bir zarara uğramış ve bu sebeple kişilik hakları da saldırıya uğramış ise bu durumun ispatı halinde manevi tazminata hükmedilebilir…”.

Yargıtay 3.HD, E.2016/10803, K.2017/17635, T.14.12.2017 Kararı

“Yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlandırmıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar (TCK m.125), kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK m.24), isme saldırı (TMK m.26), nişan bozulması (TMK m.121), evlenmenin feshi (TMK m. 174), babalığın benimsenmemesi (TMK m.286 ), bedensel zarar ve öldürme (TBK m.56 ) ile kişilik haklarının zedelenmesidir (TBK m. 58). TMK m.24 ve TBK m.58. maddede belirtilen kişisel çıkarlar; kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimdir.”

Nişanlıyla arasındaki samimi ilişkiyi ifşa etmek ve yazılan mesajları/mektupları üçüncü kişilerle paylaşmak yoluyla özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, zorla cinsel ilişki kurulması, giyim kuşamın zorla değiştirilmesi ve fiziksel saldırı manevi tazminata konu olabileceklerdir

Nişanlılık ilişkisinin bozmayla sona ermesi nişanlının depresyona girerek uzun süre tedavi edilmesini gerektirmişse manevi tazminata hükmedilebilir.

Nişanlılığın uzun sürmüş olması, manevi tazminat talebini haklı göstermemektedir.

  1. NİŞAN BOZMA SEBEBİYLE AÇILACAK TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI

Davalı taraf nişanı bozmuşsa, davacının nişanın bozulduğunu ve zararın varlığını ispatı yeterlidir. Nişanın bozulmasına dayalı Maddi Tazminat Davası ve Manevi Tazminat Davası, TMK m.123 hükmü gereğince, nişanın sona ermesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Nişan Bozma Sebebiyle Tazminat Davası, Aile Mahkemelerinin görevine girer. Nişanı bozan tarafın anne babasına ya da onlar gibi davrananlara karşı dava açılamaz. Davalı sıfatı, nişanlı tarafa aittir.

  1. NİŞAN BOZMADAN KAYNAKLI DAVALARDA AVUKATIN ÖNEMİ

Maddi veya manevi tazminat davasında yahut hediyelerin iadesine dair taleplerde telafisi güç kayıplar yaşanmaması adına, ofisimiz bünyesinde bulunan aile hukuku avukatlarımızdan yardım alınması en doğru yaklaşım olacaktır. Aile hukuku avukatlığı, boşanma avukatlığı, nişan bozma avukatlığı hukukun teknik alanlarından olup alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması, tıpkı sağlıksal problemlerinizde doktora gittiğiniz gibi maddi manevi yararınıza bir sonuç doğuracaktır.

STJ. AV. SELVER NUR SEVİNDİK

BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU

 

[1]  Tekinay, s. 37; Akıntürk/ Ateş Karaman, s. 51.

[2] Karş. Koç, s. 83, dn. 41.

[3] Oğuzman/Dural, s. 44; Dural/Öğüz/Gümüş, N. 193; Koç, s. 82.

[4]  s. 163; Tekinay, s. 43; Köprülü/Kaneti, s. 56; Ôztan, s. 102; Akıntürk/ Ateş Karaman, s. 53; Abik, s. 129, 133. Aksi yönde bkz. Oğuzman/Dural, s. 43-44.