MURİS MUVAZAASI & MİRASTAN MAL KAÇIRILMASI

MURİS MUVAZAASI & MİRASTAN MAL KAÇIRILMASI

MİRASTAN KAÇIRILAN MALLAR NASIL GERİ ALINIR? 

Muris muvazaası bir başka deyişle mirastan mal kaçırma; miras bırakanın, diğer mirasçıların tamamını ya da belirli kısmını miras haklarından yoksun bırakmak kastıyla asıl amacını gizleyerek lehine tasarrufta bulunduğu kişiyle aralarında yaptıkları gizli anlaşmadır. Bazen de mirasçılardan bir kısmının miras bırakanın vefatından önce yaşlılığından da yararlanmak suretiyle miras mallarını diğer mirasçıları mağdur edecek şekilde kendileri üzerine devraldıkları da görülmektedir. Bu yazımızda muris muvazaa kavramına, muvazaa türlerine, muris muvazaasına, bu konuda açılabilecek davalara, kaçırılan miras mallarının geri alınıp alınmasının mümkün olmadığına ve hukuken izlenecek yollara değineceğiz.

Anahtar Kelimeler : Mal kaçırma, mirastan mal kaçırma, muris muvaazası, ölmeden önce mal kaçırma, miras hukuku, miras hukuku avukatı, mal kaçırma davası, mirastan mal kaçırma davası, muris muvaazası, miras mallarını geri alma

MUVAZAA NEDİR VE TÜRLERİ NELERDİR?

Muvazaa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun (TBK) 19.maddesinde düzenlenmektedir;

“D. Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler

MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.

Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.

İlgili maddeye göre; üçüncü kişileri aldatmak ve yanıltmak amacı ile gerçekte mevcut olan iradelerinden farklı olarak ve kendi aralarında sonuç doğurmayacak şekilde yaptıkları anlaşmadır. Taraflar, iradelerini gizleyerek görünürde bir beyanda bulunmaktadır. Bu hususta taraflar üçüncü kişileri aldatmak suretiyle sözleşme yapıyor gibi gözükmektedirler ya da yapmak istedikleri esas sözleşmeyi gizleme amacıyla esas iradelerini görünüşte olan sözleşmenin arkasına gizlemektedirler.

Taraflar muvazaalı olarak yaptığı işlemlerde gerçek iradeleri mevcut olmadığından herhangi bir sonuç doğurmamaktadır.

Özetle muvazaanın gerçekleşmesi için gereken üç husus mevcuttur;

  • Taraflar arasında gerçek iradeleri ve yapmış oldukları işlemler arasında uyumsuzluk olmalı ve bu uyumsuzluğun bilerek ve istenerek yapılmış olması,
  • Taraflar arasında muvazaalı işlem yapma konusunda anlaşma olması,
  • Üçüncü kişileri aldatma kastı.

Muvazaanın Türleri:

Muvazaa türleri kendi içerisinde ikiye ayrılır bunlar; mutlak muvazaa/adi muvazaa ve nisbi muvazaadır.

Mutlak Muvazaa/Adi Muvazaa:

Taraflar, gerçekte herhangi bir işlem yapmayı düşünmezler. Sadece üçüncü kişileri aldatmak amacıyla görünürde işlem yapmaktadırlar, bu sebeple gizli bir işlem bulunmamaktadır

Nisbi Muvazaa:

Tarafların aralarında kurmuş oldukları sözleşmeyi taraf iradelerine uymayacak ve üçüncü kişileri aldatma amacıyla yaptıkları başka bir sözleşmeyle gizlemeleri halinde ortaya çıkar. Örneğin, bağışlamak istenen bir eşyanın çeşitli sebeplerle satış gibi gösterilmesi hali.

Mirastan mal kaçırma hususu da nisbi muvazaaya örnek olarak gösterilmektedir çünkü miras bırakının gerçek iradesi bağışlamak olsa da üçüncü kişilere karşı bir satış sözleşmesi gibi göstermektedir.

MURİS MUVAZAASI/MİRASTAN MAL KAÇIRMA :

MURİS MUVAZAASI/MİRASTAN MAL KAÇIRMA :

Muris muvazaası, miras bırakan kişinin diğer mirasçılarından mal kaçırma iradesiyle yapmış olduğu karşılıksız kazandırmaları ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya satış sözleşmesi olarak göstermektedir. Bu hususta miras bırakan esas iradesini gizlemekte ve malvarlığını üçüncü bir kişiye veya mirasçılarından birine devretmektedir.

Muris muvazaası halinde miras bırakan kişi gerçekten de sözleşme yapmak ve bu doğrultuda taşınmazını devir amacı gütmektedir. Ancak, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakma amacıyla gerçek amacını gizlemekte ve bağışlamak istediği taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklayarak devretmektedir.

Mirastan mal kaçırmada her ne kadar satış doğrultusunda veya ölene kadar bakma sözleşmesi olarak gösterilse de gerçekte bir karşılıksız devir işlemi mevcuttur. Bu doğrultuda miras bırakan ve sözleşmenin diğer tarafında lehine tasarruf yapılan kişi aralarında karşılıksız bir devir işlemi başka bir hukuki işlem arkasında gizlenmektedir.

Muris muvazaasına ilişkin esas oluşturan 01.04.1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı mevcuttur.

 İlgili kararda; “…Bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar görünürdeki satış sözleşmesinin danışıklı (muvazaalı) olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de biçim koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilirler” Şeklinde muris muvazaasını kabul etmektedir.

Bir diğer dikkat çekilecek nokta ise devredilen taşınmaz mutlaka bir tapulu taşınmaz olmalıdır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre tapusuz taşınmazın devrine dair bir şekil şartı bulunmadığından 74 tarihli YİBK uygulanmamaktadır.

Miras bırakan, malvarlığını sadece mirasçılarından birine değil, üçüncü kişiye karşı da muvazaalı devir yöntemini kullanabilir. Örneğin, miras bırakan bir taşınmazı önce üçüncü bir kişiye satmış gibi gösterebilir, ardından bu üçüncü kişi de taşınmazı miras bırakanın istediği mirasçıya devredebilir. Bu durumda da muris muvazaası söz konusudur.

MURİS MUVAZAASININ ŞARTLARI VE UNSURLARI:

  1. Görünürde/Sözde İşlem:

Bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için tarafların iradelerinin birbirine uygun olması gerekmektedir ancak görünürde işlem halinde taraflar gerçek iradelerine uygun olarak işlem yapmamaktadırlar. Tarafların aralarında yaptıkları anlaşma doğrultusunda görünürde işlem gerçek olmaması sebebiyle hüküm ve sonuç doğurmaz.

Bu işlemin muvazaa sebebiyle geçersiz olduğunu taraflar ya da hukuki yararı bulunan üçüncü kişiler ileri sürebilmektedir. Ayrıca, hâkim de önüne gelen uyuşmazlıkta işlem muvazaalıysa bunu re’sen dikkate alabilir

  1. Gizli İşlem:

Miras bırakan kişi ve sözleşmenin karşı tarafında bulunan kişi görünürde sonuç doğurmayacak olan sözleşmenin arkasına gizleyerek, kendi anlaşmaları doğrultusunda hüküm ve sonuç doğurmasını istedikleri asıl sözleşmedir. Eğer taraflar olması gereken şekil şartına uymaktalarsa gizli işlem geçerliliğini korur.

  1. Muvazaa Sözleşmesi:

Miras bırakan kişi ile sözleşmenin karşı tarafının yapmış oldukları sözleşmeyi diğer mirasçıları aldatmak suretiyle kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayacak olması hususunda anlaşmalarıdır. Herhangi bir şekle tabi değildir; yazılı veya sözlü yapılabilmektedir.

Muvazaa hususunda tarafların muvazaa üzerinde anlaşmaları zorunlu bir unsurdur.

  1. Mirasçıları Aldatma Amacı:

Mirasçılardan mal kaçırma niyeti olmadan, aldatma niyeti olmadan muris muvazaası oluşmamaktadır. Bu durumda, miras bırakan ve diğer taraf, gerçekte istediklerinden farklı bir işlem yapmış gibi görünürler. Böylelikle üçüncü kişileri aldatarak görünüşte bir işlem yaratırlar. Örneğin, bir bağışı satış gibi gösterirler. Muris muvazaasında kasıtlı bir uyumsuzluk vardır. Taraflar, üçüncü kişileri ve mirasçıları aldatmak için gerçek niyetlerini gizlerler. Aldatma niyeti olmazsa, muvazaa olmaz. Ayrıca; üçüncü kişilerin aldatılması, muvazaayı yasa dışı yapmaz. Muvazaalı işlem geçersiz olsa da hukuka aykırı değildir.

miras muvazaası olarak kabul edilmeyen işlemler

MURİS MUVAZAASI OLARAK KABUL EDİLMEYEN İŞLEMLER:

Mirasçılardan mal kaçırma ve onları aldatma amacı taşımayan işlemler muris muvazaası olarak Kabul edilmeyen işlemlerdir çünkü tarafların gerçek iradelerine uygun olarak yapılmaktadır ve işlem hukuka uygundur.

  1. Miras Bırakan Tarafından İntifa Hakkının Tesis Edilmesi,
  2. Miras Bırakan Kişinin Kooperatif Hisse Devri Yapması,
  3. Kadastro Tespiti Esnasında Miras Bırakan Kişinin İrade Açıklaması,
  4. Miras Bırakan Kişinin Bedelini Karşılayarak Almış Olduklarını Mirasçı Adına Tescil Ettirme İradesi,
  5. Taşınırların Devri İşlemleri,
  6. Tapusuz Taşınmazların Devri İşlemleri,
  7. Vasiyetname Yolu ile Yapılan Kazandırmalar,
  8. Uzun Süreli Kira Sözleşmesi.

MURİS MUVAZAASI OLAN/OLABİLECEK İŞLEMLER/ MİRASTAN MAL KAÇIRMA YOLLARI

  1. Ölünceye Kadar Bakım Sözleşmesi:

Miras bırakın kişi tarafından tapuya kayıtlı taşınmazını sözleşmenin karşı tarafına bağışlamış olmasına rağmen görünürde işlem olarak ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapılması durumudur. Bu sözleşme, miras bırakan ve sözleşmedeki diğer tarafın gerçek iradeleri uyuşmadığı sebebiyle geçersizdir. Bağışlama sözleşmesi de şekil şartına tabi bir sözleşme olduğundan gizli olan bağışlama sözleşmesi de şekil şartına uymadığı gerekçesiyle geçersiz kalmaktadır.

2.Tapuya Kayıtlı Olan Taşınmazın, Mirasçılardan Birine Satışının Yapıldığı Olarak Gösterilmesi:

Miras bırakana ait tapuya kayıtlı olan taşınmazın mirasçılardan birine bu taşınmazı aslında bağışlamış olmasına rağmen tapuda resmi kayıtlarda satışını yapmış gibi göstermesi halidir. Satış sözleşmesi, tarafların gerçek iradesini yansıtmaması, muvazaalı olması sebebiyle geçersizdir. Bu hususta gizli yapılan bağışlama sözleşmesi de şekil şartına uymaması gerekçesiyle geçersiz olmaktadır.

  1. Bağışlama Sözleşmesinin Görünürde İşlem Olarak Yapılması:

Miras bırakan kişiye ait olan tapulu taşınmazını, diğer mirasçılardan mal kaçırmak ve onları aldatmak suretiyle taşınmazını bağışlama sözleşmesi olarak göstermesi işlemi de irade esasına uymaması sebebiyle geçersizdir.

  1. Tapuda Kayıtlı Taşınmazın Ara Malik Aracılığıyla Satışının Yapılması:

Miras bırakan kişi, tapuya kayıtlı olan taşınmazını ara bir malik olan başka bir kişiye devretmektedir. Tapuya kayıtlı taşınmazın kendisine devredildiği ara malik ise, taşınmazın bir süreliğine sahibi olarak gözükmesine rağmen esasen taşınmaz miras bırakanın kontrolündedir. Bu sayede ara malik, tapulu taşınmazın düşük bir bedelle mirasçılardan birine ya da üçüncü başka bir kişiye satışını yapmaktadır. Bu surette, miras bırakan kişi mirasını şeklen kaçırmış olarak gözükmez ancak esas olarak taşınmaz üzerindeki mal hakimiyetini de korumaktadır.

MİRAS BIRAKANIN İRADESİ:

Muris muvazaasında miras bırakanın asıl iradesinin belirlenmesi deliller ve belirli faktörlere bağlıdır. Mahkeme, tüm bu faktörler ve delilleri beraber inceleyerek karar vermektedir.

  1. Taraflar arasında yapılan yazılı ve sözlü anlaşmalar, açık beyanlar, belgeler veya mektuplar miras bırakanın esas niyetini ortaya koyabilir.
  2. Miras bırakan kişinin sözleşmeyi yapmakta haklı ve geçerli bir sebebinin bulunup bulunmadığı,
  3. Satış bedeli ve sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark,
  4. Tarafların davranışları ve eylemleri,
  5. İkinci derece olarak belgeler, yazışmalar gibi tanıkların ifadeleri de miras bırakanın esas niyetini gösterebilmektedir.

Murisin iradesinin belirlenmesinde yukarıda saymış olduğumuz faktörleri kullanarak

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin Esas: 2016/798, Karar: 2016/4844, Karar Tarihi: 20.04.2016  olan vermiş olduğu bir kararda

 “… davalının 12 yıl süre ile muris ile birlikte yaşadığı, tanık beyanlarına göre murisin ölene kadar bakımının davalı tarafından yapıldığı, bakım karşılığı olarak dava konusu yerlerin davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği kabul edilmelidir. … miras bırakanın dava konusu taşınmazdaki payını temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan (eşine) duyduğu minnet sonucu devri yaptığı sonucuna varılmaktadır.

MİRAS BIRAKAN ÖLMEDEN ÖNCE YAKINLARI TARAFINDAN MALLARININ ALINMASI/ MİRAS BIRAKANIN MALLARININ ÖLMEDEN ÖNCE DİĞER MİRASÇILAR TARAFINDAN ALINMASI

Bazen de miras bırakan vefatından önce mallarını isteyerek değil istemeden de olsa elden çıkarabilmekte ve mirasçılarını mağdur duruma düşürebilmektedir. Şöyle ki genellikle yaşı ilerlemiş kişilerin duygusal boşluklarından yararlanılmak suretiyle veya haddinden fazla ilgi alaka gösterilmesi bir başka deyişle duygusal manipülasyon ile birtakım mirasçıların, miras bırakan ölmeden önce onun mallarını üzerlerine devralması da sıklıkla görülebilen bir husustur. Yaşlı, sağlıklı düşünme yeteneği azalmış, alınganlığı ve duygusal manipülasyona açık duruma gelmiş kişiler kendini inişli çıkışlı gün içi hayatında güçsüz hissettiği dönemlerde yakınında bulunan kişilerin manipülasyonları, duygusal istismarları,  telkin ve zorlamaları ile muvazaalı işlemlere başvurabilir/başvurtultabilinir. Sungurbey, Danışıklı İşlemler, s. 17; Özkaya, a.g.e. , s. 442; Özuğur, a.g.e. , s. 534; N. Yavuz, a.g.e. , s. 57; Topdemir, a.g.e. , s. 8, 14; Sevgi, a.g.e. , s. 40; Balaban Evirgen, a.g.e. , s. 44; Eviz, a.g.e. , s. 64; Arslantürk, a.g.e. , s. 51;Akcan, a.g.e. , s. 22; İncedal Denizhan, a.g.e. , s. 30; İnci, a.g.e. , s. 47;

Miras bırakandan bahsettiğimiz bu anlarda çeşitli vekaletnameler alınabilir bu vekaletnamelerle usulsüz devirler, mal kaçırmaları yapılabilir. Esasen miras bırakan ölmeden önce mirasçıların; miras bırakanın malvarlığı üzerinde paylaşıma dair rekabete girdiği ve çeşitli iş ve işlemlere giriştiği/miras bırakanı zorladığı sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

MURİSİN MUVAZAALI İŞLEMİ KARŞISINDA MİRASÇININ AÇABİLECEĞİ DAVALAR NELERDİR? MİRASÇILAR, MİRASTAN MAL KAÇIRILMASINA DAİR DAVA AÇABİLİR Mİ?

Murisin muvazaalı işlemi karşısında mirasçının açabileceği davalar; Muris Muvazaası Davası, Denkleştirme Davası, Tenkis Davası, Ecrimisil Davası , Vekaletin Kötüye Kullanılması olmak üzere dört tanedir. Bu hususta hangi davanın somut olaya uygun olarak açılacağı bakımından alanında profesyonel bir avukat desteği alınması gerekmektedir. Unuttulmalıdır ki miras bırakan vefat etmeden muris muvaazasına dair dava açılamayacaktır. Muris muvaazası davası için artık hayatta olmayan yani geride bir miras bırakmış birinin varlığı aranmaktadır. Ama şartlarının oluşması halinde vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dair vekile(miras bırakandan vekaletname alan) kişilere karşı dava açılabilmesi mümkündür. Bu husus başka bir makalemizde detaylıca ele alınmaktadır.

MURİS MUVAZAASINA BAĞLI OLARAK RESMİ ŞEKLE BAĞLI DEVİRLERİN İPTAL VE TESCİLİ DAVASI

MURİS MUVAZAASINA BAĞLI OLARAK RESMİ ŞEKLE BAĞLI DEVİRLERİN İPTAL VE TESCİLİ DAVASI:

Miras bırakan kişinin gerçekte bir bağışlama yapmak suretiyle tapu siciline kayıtlı olan taşınmazını resmi olarak memur önünde bağış iradesi yerine iradesini satış olarak belirtmesi halinde saklı pay sahibi olan veya olmayan tüm mirasçılar miras haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek davayı açabilmektedir.

MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASI KİMLER TARAFINDAN AÇILABİLİR? MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASINI KİM AÇABİLİR?

Muris muvazaasına dayalı olarak mirastan mal kaçırma davasında yargıtayın ilgili kararına göre; mirasçının saklı pay sahibi olup olmadığından bağımsız olarak miras haklarının çiğnenmesi durumunda tüm mirasçıların dava açarak muvazaaya bağlı işlemin geçersizliğinin tespitini ve tapu tescilinin iptalini isteyebileceği açıkça belirtilmektedir. Tüm mirasçılar tarafından açılabilmektedir.

MİRASTAN MAL KAÇIRMA MURİS MUVAZAASI DAVASINI KİMLER DAVAYI AÇAMAZ?

Mirası reddeden, miras hakkından feragat eden, mirasçılıktan çıkarılan kişiler mirastan mal kaçırma davasını açamamaktadır.

MURİS MUVAZAASINA DAYALI AÇILAN DAVALARDA İSPAT YÜKÜ KİMDEDİR? MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASI NASIL İSPAT EDİLİR?

Yargıtay bir kararında, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırma amacıyla gerçekte yapmak istediği işlemden farklı bir işlem yapmış gibi görünmesi olarak tanımlanan muris muvazaası davasında ispat yükünün davacıya ait olduğunu vurgulamıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1. maddesine göre davacının, miras bırakanın yaptığı devrindeki gerçek amacının mirasçıdan mal kaçırmak olduğunu ispatlaması gerektiği belirtilmiştir. Davacı, tanık beyanları, bilirkişi raporları, yazılı belgeler gibi her türlü delili kullanarak ispat yapabilir.

MURİS MUVAZAASINA DAYALI DAVADA ZAMANAŞIMI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER (MİRASTAN MAL KAÇIRMAYLA İLGİLİ DAVA NE ZAMAN AÇILMALIDIR? MİRASTAN MAL KAÇIRMAYA İLİŞKİN DAVA EN SON NE ZAMAN AÇILABİLİR)

“Muris muvazaası geriye dönük kaç yıl için açılabilir?” sorusu da şüphesiz merak edilenler arasındadır. Muris muvazaasına dayalı açılan tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süre olmaksızın dava açılabilmektedir. Bu sebeple miras bırakanın ölümünden sonra her zaman açılması mümkündür.

Ancak belirtilmesi gerekir ki, miras bırakan hayattayken muvazaalı şekilde devir işleminin gerçekleştiği öğrenilse dahi muris muvazaası davası açılamamaktadır.

Bu konuda sitemizde yer alan tasarrufun iptali davası konulu makalemize göz atabilirsiniz. https://temizerhukuk.com/mirastan-mal-kacirma-nedeniyle-tapu-iptali-tescil-ve-tenkis-davasi/

MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASINDA HARÇ ÜCRETİ NE KADARDIR? MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASI İÇİN MAHKEME ÜCRETLERİ NE KADAR?

Muris muvazaasına bağlı olarak açılan tapu tescil ve iptal davaları dava değerine bağlı olarak oransal belirlenen nispi harca tabidir. Dava konusu taşınmazın değeri dava açıldığı anda tam olarak belirlenememekle beraber davanın açıldığı sırada düşük bir bedel gösterilmek suretiyle harç ücreti ödenmekte gayrimenkul değeri kesinleştikten sonra ise harç miktarı tamamlanmaktadır. Bu hususlar hakkında avukatınızın bilgini almak gerekmektedir. Taşınmazın değeri dava sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkmakta ve devrin/satışın yapıldığı yani malın kaçırıldığı tarihteki değeri, dava açılışı sırasındaki değeri ve de bilirkişinin raporunu hazırladığı sıradaki değeri olarak 3 aşamalı şekilde belirlenmekte ve davanın açıldığı sıradaki değer üzerinden davacının harcı tamamlaması istenmektedir.

MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR? MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?

6100 sayılı HMK’ye göre Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli mahkemedir. Yetkili mahkeme ise dava konusu taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

MİRASTAN MAL KAÇIRMA VE TENKİS DAVASI:

  MURİS MUVAZAASI TENKİS DAVASI
Davanın Konusu ve Talebi Miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak ve mirasçıları kandırmak suretiyle yapmak istediği işlemden farklı bir işlem yapmış gibi gözükmesi halinde yani MUVAZAA halinde açılmaktadır. Saklı paya sahip mirasçıların, miras bırakanın vefatı öncesinde gerçekleştirmiş olduğu saklı paylarının ihlali sebebiyle aşırı bağışlamanın ya da mal devirlerinin düzeltilmesini talep için açılmakta olan davadır.
Davacı Saklı pay sahibi olsun ya da olmasın mirasçıların her biri tarafından açılabilmektedir. Sadece saklı pay sahibine olan mirasçılar tarafından açılabilmektedir.
İspat Yükü Davacıdadır. Davacıdadır.
Dava Sonucu Muvazaanın ispatlanmasıyla beraber sözleşme geçersiz kılınmaktadır ve tapu kaydının iptali kararı alınır. Sadece saklı payı aşan kısım için tenkise karar verilmektedir.
Hukuki Nitelik İptal davası. Tenkis davası.
Zamanaşımı Muris muvazaası davası herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süreye tabi olmamakla beraber miras bırakanın ölümü itibariyle her zaman açılabilmektedir. Mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendiği andan itibaren bir yıl içerisinde ve her halükârda miras bırakanın ölümü itibariyle on yıl içerisinde tenkis davasını açmalılar.

Mirastan Mal Kaçırma Davası ve Tenkis Davası Beraber Açılabilir mi?

Muris muvazaasına dayalı açılan dava da Tenkis davası da terditli yani kademeli olarak ya da tek başına açılabilmektedir.

Muris muvazaası ve Tenkis davasının terditli olarak açıldığı halde ilk olarak talep edilen husus miras bırakan kişinin yapmış olduğu işlemin muris muvazaası sebebiyle iptalidir. Bu hususta mahkeme muvazaayı kabul etmezse ikinci talep olarak tenkis talebinin dikkate alınması ve saklı paya sahip olan mirasçıların mirasta bulunan saklı paylarının korunması talep edilmektedir.

İki davanın da terditli olarak ya da birlikte açılması durumunda yetkili ve görevli mahkeme taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Mirastan Mal Kaçırma Halinde Avukat Tutmak Gerekli midir? Mirastan Mal Kaçırma Davası İçin Avukat Şart mı? Miras Mallarını Geri Almak için Avukat Tutmak Önemli midir?

Mirastan mal kaçırılmasına ilişkin davalar bir başka deyişle muris muvazaasına, miras malına ilişkin davalar oldukça teknik ve de derin hukuki bilgi gerektiren davalar olup, güncel hukuki kararları ve doktrini takip etmek ve de bu alanda tecrübe sahibi olmak gerekmektedir.

Maddi açıdan büyük kazanımlara sebep olabilecek ve de mahkemelere de yüksek harçların ödenebildiği bu davalarda mağdur olmamak adına mutlaka bu konuda uzlanmış, alanında yetkin iyi bir avukattan destek alınması gerekmektedir. Aksi taktirde bu davaların açılması için devlete ödenen yüksek dava harçları, davanın kaybedilmesi halinde ödenecek olan karşı taraf vekalet ücreti ve de en önemlisi zaman kaybı; ve de psikolojik hüsranlar neticede maddi ve manevi kayıplara yol açacaktır. Hak aramaya çalışılırken; mağdur olunmaması için profesyonel bir hukuki destek alınmasını iyi bir miras hukuku avukatıyla çalışılmasını tavsiye ederiz.

Konuyla ilgili sitemizde yer alan diğer makalemizi de okumanız faydalı olacaktır. https://temizerhukuk.com/miras-mallarini-geri-alma-miras-birakanin-mirascilarindan-mal-kacirmasi/

                                                                                                                                                                                  Tuğçe REYHANLI

BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU