Kadına ödenecek maddi manevi tazminat ve çocuğun bakımına ilişkin iştirak nafakası miktarına ilişkin örnek Kr.

Karar
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2022/9019

Karar Numarası: 2022/8496

Karar Tarihi: 25.10.2022

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından katılma yoluyla erkeğin davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafaka miktarları ile vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince bozmadan önce kurulan 31.03.2021 tarihli hükümde davacı-karşı davalı kadın yararına 150.000 TL maddi tazminat, 100.000 TL manevi tazminata, kadın yararına aylık 2.000 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuk yararına aylık 1.250 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.12.2021 tarihli ilamı ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, yoksulluk nafakasının ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının az olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozma kapsamı dışında kalan boşanma, velayet, tedbir nafakaları ile yargılama giderleri yönünden karar kesinleşmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bu kez ortak çocuk yararına aylık 4.500 TL tedbir ve iştirak nafakasına, davacı-karşı davalı kadın yararına aylık 4.500 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 400.000 TL maddî ve 350.000 TL manevî tazminata kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle hükmedilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  “Allah belasını versin” sözleri tanrısal ceza dileme, beddua anlamında olup, hakaret ve aşağılamadan bahsedilemez.

a-Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, yeniden kurulan hüküm ile davacı-karşı davalı kadın yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı, bozma ilamında belirtilen ilkelere, bozmanın amacına uygun olmayıp, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmedilen maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

b-Dairemizin 08.12.2021 tarihli ilamı ile kesinleşen tedbir nafakaları yönünden yeniden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

c-Dairemizin 08.12.2021 tarihli ilamı ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, yoksulluk nafakasının ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının az olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozma kapsamı dışında kalan kısımlar yönünden karar kesinleşmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma öncesi kararlarda hükmedilmeyen yasal faiz yönünden bu kez tazminatlara kesinleşme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

d-Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). Davacı-karşı davalı kadın dilekçeler aşamasında ortak çocuk yararına aylık 2.000 TL iştirak nafakası verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun yapılmış bir ıslah talebi de bulunmamaktadır. Mahkemece talep aşılarak ortak çocuk yararına aylık 4.500TL iştirak nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Kiraya verenin ihtiyaç nedeni ile evi boşalttırdığı takdirde evi 3 yıl süreyle başkasına kiralayamayacağı, aksi takdirde en az bir yıllık kira bedeli kadar tazminat ödeyeceği hk.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a., 2/b., 2/c. ve 2/d. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.10.2022 (Salı)

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir