İş sözleşmesine aykırı olarak işyerinde sigara içen işçinin bu davranışının işverene geçerli nedenle fesih hakkı verdiği hk.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

24. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2019/3176

Karar Numarası: 2020/215

Karar Tarihi: 13.02.2020

Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

TARAFLARIN İDDİA ve SAVUNMALARININ ÖZETLERİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ GEREKÇE ÖZETİ ve KARARI:

İlk Derece Mahkemesi’nce özetle; ”dava konusu fesih bildiriminde; “20.08.2014 tarihinden itibaren firmamızda en son teknik servis personeli olarak çalışmaktasınız. 

15.02 2018 tarihinde vardiyanızda çalışırken saat 09.30 sıralarında Otel-B 7 teknik servis depo alanında mola saatleri dışında ve üstlerinizin bilgisi olmadan sigara içtiğiniz tespit edilmiştir. Konu ile ilgili alınan yazılı savunmanızda “ilgili alanda tuzlama çalışması yapmak için bulunduğunuzu ve giderken de çay alıp gittiğinizi, akabinde içeriye teknik müdür …..’ın girdiğini ve sizi gördüğünü ancak içeride yalnızca çay içliğinizi ve sigara içmediğinizi” belirttiniz. O anda içeriye giren teknik müdür …..’ın yanında teknik müdür yardımcısı ….. ve teknik şef …..’te bulunmaktaydı. İlgilerin beyanlarına istinaden, depo alanı içinde mola saati dışında ve üstlerinizin bilgisi olmadan sigara içliğiniz beyanlarla sabittir. İçeri girildiğinde ışıkların kapalı ve girilmeden önce kapının kilitli olduğu, içeri girilip ışıklar açıldığında ise elinizde çay ve sigara olduğu ve sigarayı içtiğiniz belirlenmiştir. Yapmış olduğunuz yazılı savunmanızda her ne kadar sigara içmediğinizi beyan etseniz de bu savunmanız tarafımızdan yeterli görülmemiştir. Uzun süreli bir çalışan olarak bu çelişkili beyanınız sebebi ile işverenin güvenini sarsmış bulunmaktasınız. Ayrıca gerçekleştirmiş olduğunuz bu aykırı davranış işçi sağlığı ve güvenliği hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir. Yine uzun süreli bir çalışan olarak böyle bir ihmali davranışla iş güvenliğini tehlikeye düşürmeniz ve akabinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmanız nedeni ile işveren nezdinde güven kaybı yaşanmış olup iş akdinin devamı çekilmez hale gelmiştir. Tüm bu yaşananlar neticesinde işveren nezdinde güven kaybı oluşması nedeniyle iş sözleşmeniz 4857 sayılı yasanın 17. ve 18. maddelerine istinaden ihbar ve kıdem tazminatlarınız ödenmek suretiyle 23.02.2018 tarihinde feshedilmiştir. ” şeklinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından, davacının iş sözleşmesine aykırı davranışı ve gerçek dışı beyanda bulunması gerekçe gösterilerek feshedildiği, yazılı fesih bildiriminde sebebin açık ve kesin bir şekilde belirtildiği, davacıdan savunma istenmiş olduğu, iş sözleşmesinin feshinde usul ve şekil kurallarına uygun davranıldığı, iş sözleşmesinin 9. maddesinde; “işçinin, işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki, sigara veya uyuşturucu madde kullanması yasak olup iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshini gerektirir” şeklinde olduğu, davacı ve bir başka işyeri çalışanı hakkında düzenlenen tutanaklarda, davacının karanlık halde bulunan bir depoda elinde çay ve sigara ile diğer çalışan …..’nın ise elinde çay ve telefon ile mola saatleri dışındaki mesai saatleri içerisinde görüldüklerinin belirtildiği, davacıdan alınan savunmada B7 depo alauında tuz tanklarını doldurmaya giderken B6 katından çay ahp gittiğini, sigara içmediğini, böylesi bir durumla karşılaşılmayacağına dikkat edeceğini beyan ettiği; davacının bir başka çalışan ile birlikte işyeri deposunda mesai saatleri içinde davacının sigara içtiği hususunun davalı tanık anlatımları ile sabit olduğu, davacı tanıklarından …..’in görgüye dayalı bilgisi olmaması nedeniyle beyanlarına fesih açısından itibar edilmediği, ancak işyerinde ayrı bir sigara içme alanı bulunduğunu açıkça beyan ettiği, davacı tanığı …..’nın ise, davacı ile birlikte feshe konu eylemin bir diğer tarafı olup, davalı işverenlik ile davalı olduklarını beyan ettiği ve bu nedenle bu tanığın beyanlarına itibar edilmediği, davacı tarafından olayın mola saatleri içerisinde olduğu ve davalı tarafından mola saatlerinden önce gerçekleştiği belirtilmiş ise de, tanık anlatımlarında bu konuda çelişki bulunmadığı, davalı tanıklarının mahkemedeki beyanlarında 09:20 – 09:30 saatleri arasında olduğunu beyan etmiş olup, tanık …..ın tutanaktaki ifadesi 09:55 şeklinde olduğu ancak davacının imzasının bulunduğu savunma istem yazısında saat 09:30 olarak belirtildiği, davacının da saate yönelik herhangi bir ifadesinin bulunmadığı, davacının tuz tanklarını doldurmaya gittikleri şeklindeki beyanı dikkate alındığında, söz konusu depo alanında bulunma sebeplerinin çalışmak amaçlı olduğunun anlaşıldığı, savunmada da belirtildiği şekle davacının yazılı bir itirazı bulunmadığı, bu davranışını tekrarlamayacağı şeklindeki savunması nazara alındığında, mesai saatleri içinde ve mola saati dışında davacı eyleminin gerçekleştiğinin kabul edildiği, somut uyuşmazlıkta, işyeri içerisinde sigara kullanılmayacağı hususunun iş sözleşmesi ile belirlenip davacı imzasına tebliğ edildiği, genel anlamda işyeri sınırları içerisinde sigara içilmesinin iş sözleşmesi ile yasaklanmış olması, depo alanında sigara içilip içilmeyeceğine ilişkin bir uyarı levhası bulunup bulunmadığı hususunun netleştirilmemiş olmasına karşın, davacının işyeri sınırları içerisinde sayılan bir alanda sözleşme maddesine aykırı bir davranış sergilendiği, davalı işverence işyeri sınırları içerisinde ve kendi belirlediği alan dışında sigara içilmesinin istenmediği, depo alanında hurda eşyalar ile birlikte yanıcı özelliği bulunan bir kısım malzemelerin bulunduğunun tanık anlatımları ile ortaya konulduğu anlaşılmakla, teknik personel olarak görev yapan davacının görevi itibariyle bunu bilebilecek nitelikle bilince sahip olduğu ve daha özenli davranması gerekliği halde, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının böylesi bir eyleminin 3 yılı aşkın çalışma süresi zarfında tespit edilmemiş ve bu konuda uyarı almamış olması dikkate alındığında, iş sözleşmesine aykırı bu davranışın haklı fesih ağırlığı taşımayacağı, ancak işverenin bu davranışı yapan işçi ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden, işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Ceza İnfaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun yabancı dilde yazılmış bir kitabın temin edilip kendisine verilmesi talebinin kabul edilmemesi ifade özgürlüğünü ihlal eder.

İSTİNAF SEBEP ve GEREKÇELERİ:

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ”iş akdinin davacının yanıcı malzemelerin bulunduğu yerde sigara içtiği iddiasıyla feshedildiğini; davacının sigara içmediğini, yönetici pozisyonunda çalışan kişilerin çalışmış olduğu dönem boyunca sürekli işten çıksın diye psikolojik baskı uyguladığını, davalı tarafın tutmuş olduğu tutanaktaki çelişkili ifadeler, dinlettiği tanıkların çelişkili ifadeleri ve tutanak tutulan bölgeye ait kamera kayıtlarının sunulmaması tüm bu iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunun açıkça göstergesi olduğunu, davacının sigara içmediğinin açıkça ortada olduğunu ve bulunulan ortamda yanıcı malzemelerin olduğunun da sabit olmadığını, davacının çıkış kodunun haklı sebep bildirilmeden feshe göre gerçekleştirildiğini, 28.02.2018 tarihli çıkış işlemi hakkındaki yazıda “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi (4.madde) üzerinden çıkış işlemi yapılmıştır” ifade edildiğini” ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK KONULARI:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.

GEREKÇE:

Dava, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme neticesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  “Allah belasını versin” sözleri tanrısal ceza dileme, beddua anlamında olup, hakaret ve aşağılamadan bahsedilemez.

HÜKÜM: Gerekçesi Açıklandığı Üzere;

1–Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE;

2–YARGILAMA GİDERLERİ;

a–) 10,00_TL bakiye istinaf harcının davacıdan alınarak Hazine’ye irad kaydına;

b–) Kararın, HMK 321/2 maddesi gereğince, re’sen taraflara tebliğine; davacı avansından karşılanmasına;

c–) Karar kesinleştiğinde, tebligat, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince tamamlanmasına;

Dair, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 8/a maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu 20/3. maddesi uyarınca kesin olarak, oybirliği ile karar verildi. 13/02/2020

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir