İcra müdürü alacaklının ilamı ibraz etmesi üzerine borçluya icra emri göndermek zorundadır.

İcra müdürü alacaklının ilamı ibraz etmesi üzerine borçluya icra emri göndermek zorundadır. İlamın kesinleşip kesinleşmediği konusu borçlu tarafından şikayet konusu yapılabilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Esas No: 2016/13228
Karar No: 2016/13004
Karar Tarihi: 03.10.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:


KARAR
Alacaklı vekili, icra müdürünün takibin dayanağı olan ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle icra emri gönderilmesi talebini reddettiğini, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceğini iddia ederek icra müdürünün ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Borçlu vekili, ilamın temyiz edildiğini, kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu, kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 32. maddesinin 1. cümlesi ”Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder…” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra müdürü alacaklının ilamı ibraz etmesi üzerine borçluya icra emri göndermek zorundadır. İlamın infaz için kesinleşmesi gerektiğine ilişkin şikayetin borçlu tarafından ileri sürülmesi halinde, icra mahkemesince sonuca bağlanır. Bu nedenle icra müdürünün istemin reddine ilişkin kararının kaldırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Sosyal medyadan edilen hakaret sonucunda, suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilememesi halinde soruşturma evrakı daimi aramaya alınarak araştırmaya devam edilmelidir.


SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir