HIRSIZLIK SUÇU NEDİR? HIRSIZLIK SUÇUNUN CEZASI NE KADAR?

HIRSIZLIK SUÇU NEDİR? HIRSIZLIK SUÇUNUN CEZASI NE KADAR?

Hırsızlık suçu, başka bir kişinin zilyedi olduğu taşınır malın zilyedin rızası dışında kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacı ile bulunduğu yerden alıkonulmasına denir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kişilere karşı suçların yer aldığı ikinci kısmı “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığını taşıyan onuncu bölümünde, 141. Hükmü (“Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” ) ve devamı hükümlerinde  “ 141. madde basit hırsızlık suçu , 142. madde hırsızlık suçu nitelikli halleri, 143. madde hırsızlık suçunda gece vakti işlenmesi halinde cezada arttırım nedeni, 144. madde hırsızlık suçunda daha az cezayı gerektiren halleri, 145. madde hırsızlık suçunda cezada indirim nedeni, 146. madde kullanma hırsızlığını, 147. madde hırsızlık suçunda zorunluluk hali ” düzenlenmiştir.

Ayrıca Hırsızlık suçu CMK tarafından düzenlenen katalog suçlar arasında sayılan suçlardandır. Listeye eklenen suçların işlendiği hallerde koruma tedbirleri uygulanmaktadır. Bu tedbirler kapsamında suçu işlediği düşünülen şüpheliler ya da sanıklar tutuklanmaktadır. Yani işlenen suçun katalog suç kategorisine girmesiyle, tutuklama kararının verilebilmesi için sebeplere yönelik araştırma yapılması gerekmez ve şahsın veya şahısların suç karşılığında tutuklanmasını gerektiren sebeplerin bulunduğu kabul edilerek tutuklama kararı verilecektir.

Hırsızlık Suçu Şartları Ve Unsurları

Kanunca korunan yarar öncelikle zilyedin rızası dışında buna bağlı haklarının korunmasıdır. Zilyet, malın fiili hakimiyetini elinde bulundurandır.

TCK 141. ve 142. Maddeler kapsamında suçun belirlenmesindeki şart ve unsurlar şu iki halde açıklanabilir; Taşınır mal somut olarak hırsızlık suçunun konusudur; buna göre taşınır sayılabilecek bir mal olmanın yanında ayrıca ekonomik değeri de bulunması zorunludur çünkü ekonomik değeri olmayan bir mal hakkında hırsızlık suçu ileri sürülemeyecektir  ve Zilyetlik hakları hırsızlık suçu ile korunmaktadır; buna göre malın zilyet olanın egemenliğinden çıkarılması ve mal üzerinde fail tarafından fiili hakimiyet kurulması ile zilyetliğin elde edilmesi gerekir. Fail, malı bulunduğu yerden almasının ardından kesintisiz şekilde takip sonucu yakalanırsa bu durumda fail hırsızlık suçu ile yargılanmayıp, bu suça teşebbüsü ile yargılanacaktır.

  • Basit Hırsızlık Suçu ve Açıkta Bırakılmış Eşya

Açıkta bırakılan eşya, mal zilyedi mağdurun yaşadığı özel alanlar dışında kalmış bahçe, yol, cadde, sokak, sahil kenarları vb. yerlere benzeyen umuma açık yerlerde bırakılmış eşyayı tarif etmektedir. Hırsızlık suçunun basit temel şekline dair düzenlenen TCK md. 141 açıkta bırakılmış eşya hakkındadır.

Hırsızlık suçuna konu olmuş eşya kullanımı veya genel görüş gereği açıkta bırakılır mallardan ise bu durumda suçun basit şekli olmayıp, nitelikli hali söz konusu olacaktır. Örneğin, deniz kıyısında açıkta bırakılmış tekne içindeki ağ kullanımı gereği açıkta bırakılan eşyalardandır. Bu mal açıkta olmasına karşın zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alındığında nitelikli hırsızlık suçu oluşacaktır.

  • Hırsızlık Suçunun Nitelikli Hali

Hırsızlık suçunun nitelikli halinde ceza basit haline göre arttırılmış vaziyette uygulanır. 142. Maddede sayılmış olan nitelikli haller üç farklı süreye tabi tutulabilecek şekilde düzenlenmiştir.

Birinci fıkrada sayılan iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunan haller:

a)Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında, b)Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında, c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında, d) Bir afet veya genel bir felâketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında, e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında, f) Elektrik enerjisi hakkında, işlenmesi halinde nitelikli haliyle hırsızlık hükümlerine tabi olacaktır.

İkinci fıkrada sayılan üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunan haller:

  1. a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak, b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle, c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak, d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle, e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle, f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmî sıfat takınarak, g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında, işlenmesi halinde uygulanır. Maddenin devamında “ (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.” Şeklinde ayrıca özel hal düzenlenmiştir.

Üçüncü fıkrasında “Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi hâlinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunurken ayrıca devamında Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, on beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”  şeklinde yer almıştır.

Devam eden 143. Maddede ise suçun gece vakti işlenmesi halinde cezanın üçte birine kadar arttırılması gündeme gelecektir. Burada geçen “gece vakti” söylemi TCK md. 6 ya gönderme yapmaktadır ve bu sürenin hesaplanmasında “güneşin batmasından 1 saat sonra başlayan ve doğmasından 1 saat evvele kadar devam eden süre” olarak belirlenecektir.

Hükmedilecek cezayı arttırıcı bu sebeplerin dışında hırsızlık suçunda cezaya hükmedilmesinde göz önünde bulundurulan daha az cezayı gerektiren haller de sayılmıştır. Paydaş yahut elbirliği ile malik olunan bir mal üzerinde işlenmesiyle bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halleri meydana gelmişse daha az ceza söz konusu olacaktır. Hırsızlık suçunun konusunu olan malın değerinin azlığı, acil ve ağır bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde de daha az cezaya hükmonulabilmektedir.(TCK md.144/1)

Hırsızlıkta Değer Azlığı Nedir?

TCK md. 145/1 “Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir” hükmüne yer verilmiştir. İlgili hüküm ile kanun koyucu suça konu olan malın değerinin az olması durumunda somut şartlara göre “faile hiç ceza vermeme” yahut “daha az ceza verme” konusunda hakime takdir yetkisi tanımıştır diyebiliriz. Hakim dilerse suça konu olayın şartlarına göre takdir yetkisini kullanabileceği gibi bu iki seçeneği hiç uygulamadan hüküm verme konusunda da takdir yetkisine sahiptir.

Hakime tanınmış bu takdir yetkisi imkanı sınırsız olmadığından suça konu malın değerinin az olması durumunda bu iki durumun nasıl uygulanacağına dair göz önüne alınması gereken hususlar olacaktır. Bu hususlar, suçun işlenme şekli ve özellikleridir. Lakin kanun koyucu, hırsızlık suçuna ilişkin hükümlere ilişkin mevzuatta hakimin somut olayı göz önünde bulundurarak faile uygulayacağı cezada indirim yapabileceğini belirtmiş olmakla birlikte olaya uygun şekilde ne oranda indirim yapabileceğini belirtir kesin ve açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Ancak failin gerçekleştirmiş olduğu eylem hala suç unsuru olmakla birlikte, hakim somut olayın özelliklerini göz önünde bulunduracak ve kanun koyucunun ona tanımış olduğu ceza vermekten vazgeçme imkanını kullanabilecektir. Buna göre failin gerçekleştirmiş olduğu eylemin haksızlık içeriğini halen içermesi sebebiyle faile işlediği suç teşkil eyleminden dolayı beraat kararı değil, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bulunan md.223/3-d “Sanık hakkında; … kusurluluğu ortadan kaldıran bir hataya düşülmesi, hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.”

Kullanma Hırsızlığı Nedir?

Yasaklanmış olan eylem taşınır malın “geçici bir süre kullanılıp iade etmek amacıyla alması” dır. Geçici süre kullanımdan anlaşılması gereken ise Yargıtay’ın yaygın kararlarına göre kısa süreli kullanımı ifade etmektedir.

Bu suç bakımından dikkat edilmesi gereken ise alıkoyan failin malın iadesini isteyerek yapmış olmasıdır. Failin taşınır malı iade edilmesinde zorunda kalması durumu meydana gelmiş ise“kullanma hırsızlığından” değil “basit hırsızlık” halinden bahsedilecektir. Malın eksik veya hasarlı şekilde iadesi durumunda ise kullanma hırsızlığına ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Yargıtay otomobil hırsızlığına dair kararlarında suça konu aracın bozulması veya kaza yapılması haliyle terk edilmesi durumunda ise kullanma hırsızlığı suçundan bahsedilmeyeceğini ifade etmektedir.

ÖNERİLEN MAKALE :  HAKARET SAYILMAYAN KELİMELER 2024

Bilişim Yöntemlerinin Kullanımı ile Hırsızlık Suçunun Meydana Gelmesi, Bilişim İle Hırsızlık Nedir?

Nitelikli hırsızlık suçu gündeme gelecektir. Bilişim yöntemlerinin kullanılması ile hırsızlık fillerinde de hırsızlık suçunun tüm unsurları ile gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu manada zilyedin kabulünün bulunmaması ve malın failin menfaatine yarar sağlamak amacıyla alınmış olmasının yanında, taşınır malın olduğu yerden alınmış olması unsurunun da gerçekleşmesi gerekmektedir. Bilişim sistemlerinin kullanılması ile işlenmiş hırsızlık suçlarında alma eylemi, zilyedin tasarrufunda bulunan malın bilişim sisteminde kullanılması ile failin veya üçüncü bir kişinin zilyetliğine geçirilme ile gerçekleşebilecektir. Bilişim sisteminin kullanılması ile yapılmış hırsızlık suçunun ispatında belli deliller araştırılması gerekir:

  • Bilişim sistemine girilmiş IP adresinin tespit edilmesi gerekmektedir. Tespit edilecek IP numarasının statik mi dinamik mi olduğu ilgili kurumdan sorulup tespit edilmelidir.
  • Bir modem üzerinden internete giriş yapılmış ise bu modemin kablosuz bağlantı özelliği olan “wifi” lı modem olup olmadığı veya üçüncü bir kişinin internet bağlantısı ile girilip girilemeyeceği araştırılmalıdır.
  • IP numarasının kopyalanmış olması halinde kablosuz veya kablolu bağlantı ile internet hattına girilmesi ile havale işlemi yapılmasının mümkün olup olamayacağı araştırılmalıdır.

Bilişim sistemi suretiyle işlenen hırsızlık suçunun cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Hırsızlıkta Zorunluluk Hali

TCK md. 147/1 “ Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”  hükmünce düzenlenmiş olup , suçun ağır ve aciliyeti bulunan bir ihtiyacı karşılaması sebebiyle işlenmiş olması durumunda zorunluluk halinin varlığı kabul edilmektedir. Ağır ve acil ihtiyaca örnek olarak hasta olmuş çocuğu için başka ihtimali kalmayıp ilaç çalınması, açlık nedeni ile ekmek çalınması gibi haller gösterilebilir. Hakim somut olayın önemine göre, verilecek cezada indirim yapabilme veya ceza vermeme konusunda takdir yetkisini kullanabilecektir.

Hırsızlık Suçunda Şikayet ve Hırsızlık Suçunda Zamanaşımı

Hırsızlık suçu basit ve nitelikli tüm halleri ile resen soruşturulması gereken suçlardan biridir ve şikâyete tabi olmamaktadır ayrıca şikâyet süresi de yoktur. Suçun en basit halinde bile 8 yıllık süre ile dava zamanaşımı süresi içerisinde şikayet edildiğinde soruşturma başlatılabilecektedir. Şikayetçi olan mağdur kamu davası açılmasının ardından duruşmaların devam ettiği bir aşamada talepte bulunarak ceza davasında taraf sıfatını kazanabilecektir. Şikayetten vazgeçilmesi durumunda ise kamu davasının düşmesi sonucu doğmayacaktır.

Hırsızlık Suçunda Uzlaştırma, Hırsızlık Suçunda Uzlaşma

Basit hırsızlık suçu, uzlaştırma prosedürünün uygulanmasının zorunlu olduğu suçlardandır. Uzlaşmaya dahil edilebilecek olan suçlarda soruşturma ve veya kovuşturma aşamasında, öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanmış olması akabinde uzlaşma sağlanamamışsa soruşturmaya veya yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Hırsızlık suçunun sadece basit hırsızlık hali uzlaşmaya tabiidir. Eğer uzlaştırma sırasında uzlaşma sağlanırsa dava düşecektir ve ya dava öncesi soruşturmada uzlaşma sebebiyle takipsizlik kararı verilecektir.

Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlık

Hukukumuzda hırsızlık suçunda da “Etkin pişmanlık halleri” uygulama alanı (TCK md. 168) bulmuştur. Suçun tamamlanmasının ardından ve işlediği hırsızlık suçu nedeniyle hakkında kovuşturma başlamadan öncesinde, suçun failinin, azmettireninin veya yardım edeninin bizzat pişmanlık göstermesi ile mağdurun uğradığı zararı aynen iadesi veya tazmini suretiyle tamamen giderilmesi halinde, hükmolunacak cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilecektir. Etkin pişmanlığın oluşması ve açıklanması kovuşturmaya başlandıktan sonra, hüküm verilmeden önce gösterilmiş ise verilecek ceza yarısına kadarı indirilebilecektir. Kısmen zararın karşılanması halinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası olması gerekmektedir.

Hırsızlık Suçunun Adli Para Cezasına Çevrilmesi, Hırsızlık Suçunun Ertelenmesi ve Hırsızlık Suçunun  Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Adli Para Cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla eşzamanlı veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Basit hırsızlık suçu sebebiyle hükmedilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilebilmektedir. Ancak, etkin pişmanlık, sanığın yaşının küçüklüğü vb. gibi sebeplerle indirim yapılmadıkça, ceza miktarı sebebi ile, nitelikli hırsızlık suçu adli para cezasına çevrilemeyecektir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir teftiş süresi içerisinde netice doğurmaması, teftiş süresi içerisinde belirli şartlar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir netice doğurmayacak biçimde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Basit yahut nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında kararın açıklanmasının geri vazgeçilmesi “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kararı verilmesi olasıdır.

Erteleme, mahkemece belirlenen cezanın tutukevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halidir. Basit veya nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de mümkün olmaktadır.

Yargılama esnasında basit veya nitelikli hırsızlık suçu nedeniyle görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Hırsızlık Suçu ve Yağma Suçu Ayrımının Yapılması, Hırsızlık ve Yağma Farkı

Yağma Suçu; TCK md. 148 metninde “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi” olarak açıklanmıştır. Buna göre yağma suçunun maddi unsurlarını şöyle sıralayabiliriz;

1)Başkasına ait olan malın ondan alınması,

2) Mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik olarak Cebir veya tehdit kullanılması,

Şeklinde meydana geldiği ileri sürülebilir.

Açıklanan tanımlar ve maddi unsurlara da bakıldığı üzere Hırsızlık suçu ile yağma suçu arasında benzerlik gösteren fiil, “başkasına ait olan malın alınması” fiilidir. Bu iki suçun farkı ise yağma suçunda, hırsızlık suçunun unsuru olan “başkasına ait olan malın alınması” fiiline ek olarak, malın alınması anında “cebir” veya “tehdit” kullanılması ile meydana gelen bileşik bir suç oluşmaktadır.

Ayrıca yağma suçunun meydana geldiğinin tespitinde dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bunlar;

1)Uygulanan cebir ve tehdidin, mağdur kişinin malı teslim etmesine yahut malın alınmasına ses çıkartmamaya elverişli şekilde kullanılmış bulunması gerekmektedir,

2)Suçta mağdura yönelen iradenin, cebirle zorlanması eylemi tehdit olarak değerlendirilebilmelidir,

3)Hafif tehlike ile tehdit edilmesi yani şahsi ve maddi ciddi bir tehlike oluşturmadığı tespit edilebiliyor ise tehdidin yağma suçunun oluşması için yeterli olmadığı,

4)Tehdit edilen niyet ile malın teslimi arasında bir oran bulunmuyorsa,

Yağma suçundan bahsedilemeyecektir.

Hırsızlık Suçuna Örnek Mahkeme Kararları

1-Yargıtay 2.Ceza Dairesi E.2017/3298 K.2018/3413 T.27.3.2018

“Tüm dosya kapsamına göre, katılanın evinin bodrumundan 4 adet otomobil lastiği çalındığı, tanık …;in soruşturma aşamasında sanıkların kendisine lastik satmak istediği, sanık …;in lastikleri bir yerden çaldıklarını söylediğini beyan etmesi, kovuşturma aşamasında da yanına gelen şahsın sanık … olmadığına dair çelişkili beyanı karşısında; sanıkların hırsızlık suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, kesin, inandırıcı ve hukuka uygun delil bulunmadığı gözetilmeden şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanıkların ayrı ayrı beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi.”

2- Yargıtay 13.Ceza Dairesi E.2013/12362 K.2014/13130 T.08.04.2014

“Sanığın hırsızlık suçunun, müştekinin caminin bahçesinde bulunan şadırvanında abdest aldığı sırada askıda asılı ceketinin cebinde bulunan parayı almak suretiyle işlediğinin anlaşılması,…”

3- Yargıtay 13.Ceza Dairesi E.2014/9560 K.2014/27456 T.01.10.2014

“Sanığın müştekiye ait tarlasındaki anızları traktör ile kırarak kamyona yükleyip çalmaktan ibaret eyleminin TCK’nın 141/1.maddesine uyan açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, oy birliğiyle bozmayı gerektirmiştir.”

4- Yargıtay 2.Ceza Dairesi E.2015/2140 K.2017/7849 T.11.09.2017

“Şikayetçinin dilekçesinde saat 23.00-23.30 sıralarında olay gerçekleşirken sanığı    yakalayarak otopark görevlisi …’in yanına gittiğini belirtmesi, tanık …’in ise şikayetçi ve sanığın saat 18.00 sıralarında otoparka geldiğini beyan etmesi karşısında; suçun işlendiği saatin net olarak tespit edilmesinden sonra sanık hakkında TCK’nın 143/1.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,…”

5-Yargıtay 17.Ceza Dairesi E.2015/26545 K.2017/15894 T.13.12.2017

“Dosya kapsamına göre, hırsızlığın yapımı devam eden inşaat halindeki binanın içerisinden gerçekleştirilmiş olması sebebiyle mahallinde keşif yapılarak, bu mümkün değil ise mağdur …;a hırsızlık olayının gerçekleştiği inşaatın suç tarihindeki durumu sorularak, inşaatın kapı ve pencerelerinin bulunup bulunmadığı, bina vasfını kazanıp kazanmadığı hususlarının tespiti ile, sonucuna göre sanık hakkında 5237 Sayılı TCK;nın 141/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan, bu tespit yapılamıyor ise de şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, eylemin açıktan gerçekleşen hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden; aynı Kanun;un 142/1-b maddesinden uygulama yapılması, BOZMAYI GEREKTİRMİŞTİR.”

ÖNERİLEN MAKALE :  ŞANTAJ SUÇU NEDİR? NELER ŞANTAJ SAYILIR? ŞANTAJ SUÇUNUN CEZASI NE KADAR 2024? 

Yine sitemizde yer alan bir başka Yargıtay kararına buradan ulaşabilirsiniz.

Keza yine bir başka Yargıtay kararına da buradan ulaşabilirsiniz.

Hırsızlık Suçuna Dair Sıkça Sorulan Sorular

1)Hırsızlık suçu şikayete bağlı mıdır?

Hırsızlık suçu, basit veya nitelikli tüm halleriyle resen(kendiliğinden) soruşturulmaları gereken suçlardır. Yani şikâyete tabi değildir. Bu sebeple suçun bir şikayet süresi de yoktur.

2)Hırsızlık suçunda mağdur şikayetini geri çekerse ne olur?

Şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme dilekçesi sunulması veya duruşmada şikayetten vazgeçme beyanı açıklanması ile birlikte şüpheli kişi ceza almayacaktır. Ancak hırsızlık suçu şikayete tabi bir suç değildir ve hırsızlık suçunun şikâyete bağlı olan bir suç olmaması sebebiyle şikayetten vazgeçilmesi ile kamu davasının düşmesi söz konusu olmaz. Dava resen yürütülür.

3)El birliği ile malik olunan malda paydaşlardan birinin hırsızlığı suça hükmolunan cezayı değiştirir mi?

Paylı veya elbirliği mülkiyetinde bulunan bir eşya üzerinde diğer paydaşlardan biri, hakimiyetinde olan payı oranından fazla oranda tasarruf ediyorsa hırsızlık suçu konusunu oluşturacaktır. Kanunun daha az cezayı gerektiren hallerden saydığı bu durumun meydana gelmesi halinde ilgili hükümde açıklandığı üzere Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.

4)Hırsızlık suçu sicile işler mi?

Hırsızlık suçu bakımından üzerinde mahkumiyet hükmü kurulmuş kişinin aldığı ceza, kişinin adli sicil kaydına işlenmektedir.

5)Hırsızlık suçu memuriyete engel mi?

Devlet Memurları Kanununun, devlet memuru olmanın genel özel şartlarını düzenleyen 48. Md. a  Bendi -5.f

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. “ hükmü düzenlenmiştir. Buna göre kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl ve daha fazla süreyle veya Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) suçlarından hapis cezası ile mahkum olan kişi devlet memuru olamamaktadır. Memur olan kişilerin de görevlerine son verilmektedir.

6)Hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında mağdurun faili yatak odasında yakalaması halinde faile karşı şiddet uygulayabilme hakkı var mıdır?

Halk arasında yaygınlaşmış olan bu fikir yanlış önlemlere ve kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Öncelikle bu iddia yanlıştır. Bu yayılmış efsanesinin kökeni ise aslında bir dönem Yargıtay’ın belli içtihatlarının yanlış yorumlanmasına dayanıyor olabilir. Yargıtay’ın ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlara karşı yaptığı incelemelerde evine hırsız giren şahsın hırsızı yatak odasında öldürmesi olayının yaşandığı dosyada verilen cezanın Yargıtay tarafınca “meşru savunma” hükümleri çerçevesinde bozulmasına dair kararın halk tarafından yanlış anlaşılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

TCK’da ve Yargıtay’ın verdiği kararlarında yatak odasına giren hırsızın öldürülebileceğine dair bir atıf yer almamaktadır. Yatak odasında hırsızı öldüren sanığa verilen cezaya dair hükmün Yargıtay tarafından bozulmasının nedeni, “yatak odasında hırsız öldürme hürriyeti” değil , hırsızı öldürerek meşru savunma (meşru müdafaa) sınırını aşan sanığın bu aşımının TCK hükümlerin uyarınca mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmış olduğuna yönelik somut olay şartlarının detaylı değerlendirilmesi ile ulaşılabilecek bir değerlendirmedir.

Ceza Hukukçusu Timuçin Köprülü bu iddialara karşı bilgi kirliliğine karşı yorumunu şöyle aktarmıştır:

“Meşru savunma için haksız bir saldırının olması lazım. Hırsızın eve girmesiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunun icra hareketleri yani saldırı başlamış olur; mağdurun meşru savunma hakkı doğar. Bu sebeple polislerin söylediği doğru değildi. Acaba polisler en savunmasız olduğumuz yer yatak odasıdır ancak orada meşru savunma olur diye mi düşündü bilemiyorum. Böyle düşünmüşlerse de yanlış zira en savunmasız olduğumuz yer tuvalet ve/veya banyodur. Elinde tuvalet kağıdı rulosuyla bir hırsıza karşı ne yapabilirsin? Sonuç olarak evin her odasında meşru savunma olur. Bunun için hırsızın evin içine girmesine bile gerek yoktur. Kapıyı açmak için eyleme geçmişse/icra hareketlerine başlamışsa saldırı başlamıştır. Mevzu orantılı biçimde karşılık vermek ise o başka bir konudur.”

7) Markette hırsızlık suçunun cezası ne kadar?

Kanunda nitelikli haller arasında sayılmış TCK md.142/2-h maddesine göre 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Marketin bağımsız bir market(bakkal) olması veya alışveriş merkezi içerisinde bulunan bir market olması arasında suçun unsurları ve cezası bakımından bir fark yoktur.

Ayrıca markette gerçekleşen hırsızlık suçunun gerçekleşmesi gece vakti olarak sayılmış süreler içerisinde ise TCK md. 143’e göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

8)Hırsızlık suçunda yardım edenin cezası aynı mı olur?

Yardım eden kişi, suçun işlenişindeki eylem üzerinde hakimiyet kuramayan ve bu sebeple fail veya müşterek fail durumunda olmadığı halde, suçu kolaylaştırıcı olması ve hareketleri dolayısıyla cezalandırılan suç ortağıdır. Yardım edenin eylemi, fail gibi suçu tüm unsurları ile bünyesinde taşımamaktadır. Bu nedenle TCK md. 39/1 de düzenlendiği üzere Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.” Şeklinde düzenlenmiştir yani yardım edenin cezası yarı oranında indirilir.

9)Dijital düzeyde oynanan oyunda hile ile karakter çalınması vb. bir çalınma hırsızlık suçunu oluşturur mu?

Yargıtay kararına konu olan bir diğer ilginç husus ise oyun karakterlerinin çalınması durumudur.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2015/1926 E. , 2016/6115 K.

“Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Dosya kapsamına göre;

katılanın …@hotmail.com e-mail adresiyle kayıtlı olduğu … … isimli bilgisayar oyunundaki hesabının ve bu e-mail adresinin şifrelerini ele geçiren bir kişinin adres ve hesabına girerek şifrelerini değiştirdiğini ve oyunda kendisinin geliştirdiği geliştirdiği “…” isimli sanal oyun karakterinin çalınıp başkalarına satıldığını yaptığı araştırmada sanığı tespit ettiğini ve buna ilişkin facebook yazışmalarını delil olarak sunduğunu belirterek şikayetçi olduğu, bunun üzerine sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan dava açıldığı olayda; sanık suçlamayı kabul etmeyerek, … … isimli sitede “…” isimli oyun karakterini oyun içerisinde “…” takma adlı kişiden oyun içi 100 TL karşılığı sanal ödeme ile satın aldığını

sonradan bu karakteri 200 TL’ ye sattığını, ancak sattığı kişiyi tanımadığını, kendisine ödeme yapan kişinin parayı banka havalesi ile gönderdiğini savunması karşısında; ilgili oyun sitesinden; katılanın kendisine ait olduğunu belirttiği oyun hesabının hangi tarihte oluşturulduğu ve kapandığı, yeniden açılım yapılıp yapılmadığı, sisteme hangi IP numaraları ile giriş yapıldığı, çalındığı iddia edilen oyun karakterinin suç tarihinden itibaren kimin kullanımında olduğunun tespitinin istenilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

10)Hırsızlık suçunda uzlaşma olursa ne olur?

Hırsızlık suçunun sadece basit hırsızlık hali uzlaşmaya tabiidir. Eğer uzlaştırma sırasında uzlaşma sağlanırsa dava düşecektir ve ya dava öncesi soruşturmada uzlaşma sebebiyle takipsizlik kararı verilecektir.

11)Hırsızlık suçunda avukat gerekli mi?

Hırsızlık suçunda ceza hukukunda bu alanda uzmanlaşmış bir ceza avukatının profesyonel desteğini almak önem arz etmektedir. Çünkü haklıyken haksızlığa uğramak, mağdur olurken hak kaybetmek, haksız bir durumla suçlanıp haksız ceza alınması gibi durumlar maalesef ki çokça karşımıza çıkmaktadır. Ceza hukuku yüzlerce teknik detayı bünyesinde barındıran bir alan olması dolayısıyla da uzman bir ceza avukatının yardımına başvurmak veya ceza hukuku alanında uzmanlaşmış bir hukuk firmasıyla işbirliği yapmak gerekir. Aksi takdirde suç yanlış tasnif edilebilecek, eksik iddianame hazırlanabilecek, hatta kovuşturmaya yer olmadığı kararına varılabilecek ve sanığın yargı baskısı yoluyla zararı tazmin etme imkanı ortadan kalkacaktır. Büromuz ceza hukuku ve ceza savunması alanında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahiptir ve her zaman elinizin altındadır.

Betül TAY

Burak Temizer Hukuk Bürosu

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir