HAKARET SUÇU, CEZASI VE GENEL ŞARTLARI 2024

HAKARET SUÇU

Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kişilere Karşı Suçlar” bölümünde “Şerefe Karşı Suçlar” başlığı altında 125.madde ve 131.madde arasında düzenlenmiştir.

Ayrıca hakaret fiillerinin cezalandırılabilirlik şartları bakımından, sadece 125. maddede gösterilenlerle sınırlı kalmamaktadır.

Suça ilişkin temel şartlar bu madde kapsamında gösterilmiş olup, 126. maddede matufiyet diğer bir deyişle yönelme, mağdurun kim olduğunu bulma ilkesine, 127. Maddede suça yönelik isnadın ispat hakkına, 128. Maddede iddia ve savunma dokunulmazlığına ve nihayetinde 129. Maddede ise kusurlulukla bağlantılı düzenlemelerin yer aldığını görmekteyiz.

Makalemizde de bu hususlara hukuken değinecek ve inceleyeceğiz.

HAKARET SUÇU NEDİR?

Bahse konu hakaret suçunun ihlal ettiği ve bu suç ile korunan hukuki değer veya menfaat, kişinin manevi bütünlüğünün bir parçası olan şerefine başkalarının saygı göstermesini istemesidir.

Her kişinin maddi ve manevi anlamda iki yanlı kişiliği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi kişinin kendisi hakkındaki subjektif anlamda, değer yargısını ifade eden şereftir. İkincisi ise başkalarının gözündeki diğer bir deyişle objektif anlamda, toplum içindeki saygınlığını ifade eden şereftir.

Bu bağlamda hakaret, kişinin diğer fertler nezdindeki onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenebilecek küçük düşürücü, aşağılayıcı bir davranıştır.

TCK’nın 125. maddesinin birinci fıkrası kapsamında hakaret suçunun basit şekli düzenlenmiş olup, devam eden fıkralarda ise, bu suçun temel cezasının arttırılmasını gerektiren, suçu nitelikli hâle getiren unsurlar hüküm altına alınmıştır.

TCK Madde 125-

“(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

  1. a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
  2. b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
  3. c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.”

Hakaret suçu cezası ve nitelikli halleri

HAKARET SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ VE CEZASI NEDİR?

  • Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi:

Mağdurun kamu görevlisi olması ve hakaretin mağdura karşı görevinden dolayı yapılmış olması yani kamu görevlisinin göreviyle hakaret teşkil eden fiil arasında nedensellik bağı bulunması, hakaret suçunun nitelikli şekli olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda görev ile ilgili olmayan hakaretler ağırlatıcı sebep teşkil etmezler.

Kamu görevlisine hakaret edildiğinde bu suç şikâyete tabi değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılır.

TCK m.125/3 hükmü gereğince suçun nitelikli hallerinde hakaret suçunun işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

  • Suçun dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi:

Bir kişinin oruç tutmasından, namaz kılmasından dolayı hakarete uğraması ya da dinini değiştirmek suretiyle Müslüman iken Hristiyan olmasından dolayı hakarete maruz kalması suçun nitelikli hallerine örnek teşkil etmektedir.

Bu hususlar doğrultusunda, kişinin şeref ve saygınlığının korunurken aynı zamanda düşünce ve inanç özgürlüğü de korunaktadır.

  • Suçun kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi:

Kişinin mensup olduğu, inandığı dinin kutsal sayılan değerlerine hakaret etmek, haksızlık içermesi sebebiyle bu husus cezanın arttırılmasını gerektiren nitelikli haller arasında yer almaktadır.

Aslına burada korunan hukuki değer diğer bir deyişle menfaat, kişinin kutsal sayılan değerleri değildir bahse konu kutsal değerleri konu edinerek kişiye hakaret edilmesidir.

  • Suçun alenen işlenmesi:

Hakaret suçunun aleniyet bakımından ele alınması, herkese açık, görülüp duyulabilecek bir ortamda, suçun işlenmesi şeklindedir.

Yine bu durum da suçun nitelikli hallerinden birini oluşturmaktadır.

Bu kapsamda, sokakta, topluluk içinde, gazete, radyo televizyon gibi basın ve yayın araçlarıyla yapılan hakaretler alenen yapılmış olarak değerlendirilmektedir.

SUÇUN CEZASINI AZALTAN YA DA KALDIRAN KİŞİSEL NEDENLER NELERDİR?

Hakaret suçunun cezasını azaltan ya da kaldıran nedenler TCK’nın 129. Maddesi hükmünce açıklanmıştır:

Madde 129-

“(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

  • Hakaretin Haksız Bir Fiile Tepki Olarak İşlenmesi Halinde (TCK M.129/1)

Öncelikle bahse konu şartın gerçekleşmesi için haksız tahrik halinin söz konusu olması gerekmektedir. Haksız bir fiilin varlığı halinde bu fiile tepki olarak hakaretin işlenmiş olması gerekmektedir.

TCK’nın 129. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince, hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza verilmekten vazgeçilebilir.

Haksızlık teşkil etmeyen bir fiile karşı tepki olarak hakaret edilmesi durumunda ise bahse konu özel tahrik hükmü uygulanmayacaktır.

Ayrıca bu hükmün uygulanabilmesi için haksız fiilin üçüncü kişilere yönelik değil, mutlaka hakaret edene yönelik olması gerekmektedir.

Söz konusu hükmün uygulanabilmesi açısından haksız fiilin fail üzerindeki etkisinin devam ediyor olması şarttır.

  • Hakaretin Kasten Yaralama Suçuna Tepki Olarak İşlenmesi Halinde (TCK M.129/2)

TCK’nın 129. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince kasten yaralama fiilinin, mağdurun canının yanmasına sebebiyet vermesi ve mağdur üzerinde meydana getirdiği psikolojik etki ile işlenen bu fiile tepki olarak, gerçekleştirilen hakaretten dolayı kişi cezalandırılmayacaktır.

  • Karşılıklı Hakaret Halinde (TCK m.129/3)

TCK’nın 129. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince, hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek cezanın üçte birine kadar indirilebileceğini veya ceza verilmekten vazgeçilebileceğini belirtmektedir.

Bu hükmün uygulanabilmesi, karşılıklı olarak işlenen suçların hakaret suçu olmasına bağlıdır.

HAKARET SUÇU VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık kişi için 5 sene boyunca gözlemlenmesi ve sanık ile ilgili verilen hükmün bu 5 senelik sürede bir daha meydana gelmemesi istenilmekle birlikte yeni bir suç işlememesi halinde de hakkında olan davanın düşmesi olarak açıklanabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından önemli şartlar bulunmaktadır. Bu şartlardan birisi de mağdur kişinin uğradığı zararın giderilmesidir.

Hakaret suçu bakımından önem arz eden gereken nokta, HAGB kararı verilmesi için suçtan kaynaklanan doğrudan bir maddi zarar mevcut değilse, zararın giderilmesi şartının aranmamasıdır.

HAGB için kişinin uğradığı manevi zarar dikkate alınmaz.

Hakaret Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir

HAKARET SUÇU UZLAŞMAYA TABİ MİDİR?

Ceza hukukunda uzlaştırma, ceza soruşturması ve davası sürecinde tarafsız bir kimsenin arabuluculuğuyla gerçekleşen, uyuşmazlığın çözülmesi bakımından suçun mağduru ile failinin iletişim kurduğu süreçtir.

Hakaret suçu kural olarak uzlaşmaya tabi bir suçtur. Ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu şikâyete tabi olmadığı gerekçesiyle uzlaştırmaya da tabi değildir. Şayet böyle bir davada taraf uzlaşma talebinde bulunursa reddedilecektir.

Hakaret suçunda uzlaştırmaya varıldığı takdirde dosya soruşturma aşamasındaysa kovuşturmaya yer olmadığı kararı, dosya mahkeme aşamasındaysa düşme kararı verilecektir.

Bahse konu hakaret davalarının uzlaştırma sürecindeki uygulamada olan açıkları sebebiyle uzlaşma süreçleri adeta avukatların gelir kapısı haline gelmiştir. Karşı taraftan uzlaşı sağlanabilmesi için yüksek paralar istenmektedir. Bu durum uzlaştırma sürecinin amacına uygun seyretmemesi sonucunu doğurmaktadır. Bu konuya ilişkin ATV ANA HABERE VERDİĞİMİZ röportajımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

ÖNERİLEN MAKALE :  Silah Kaçakçılığı ve Silah Ticareti Suçu

İnternetten hakaret ve hakaret davaları

HAKARET SUÇUNUN UNSURLARI NELERDİR?

Hakaret suçunun unsurları, maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

Maddi Unsurlar

Fail

Hakaret suçu bakımından fail, herhangi bir özellik göstermemekte olup herkes tarafından işlenebilen bir suçtur.

Ancak fail olmak için isnat yeteneğine sahip olmak şart değildir. Bir çocuk veya akıl hastasının da suçun faili olması mümkündür.

Mağdur

Hakaret suçunun mağduru, suçla ihlal edilen ve cezai müeyyide ile hukuken korunan menfaatin hamili kişidir. Hakaret suçunun mağdur bakımından herhangi bir özellik göstermediği TCK’nın 125 maddesinde geçen “bir kimse” ifadesinden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla suçun mağduru kanun hükmünde de ifade edildiği gibi herhangi bir olabilir.

Ancak belirtilmelidir ki tüzel kişiler hakaret suçunun mağduru olamazlar. Çünkü onur, şeref, haysiyet ve şöhret gibi değerler gerçek kişilere ait özelliklerdir.

Hakaret suçunun mağduru bakımından kanun “ölüyü” suçun mağduru saymakta olup, suçun takibini ise yakınlarının şikayetine bağlamış bulunmaktadır. Bu husus TCK’nın 130. Maddesi kapsamında “kişinin hatırasına hakaret suçu” adı altında düzenlenmektedir.

TCK Madde 130-

“(1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.

(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

FİİL

Hakaret suçunun fiil unsuru iki seçimlik hareketten oluşmakta olup, ilk olarak fail, onur şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir olgu ya da fiili isnat ettiğinde ya da bir kimsenin onur şeref ve saygınlığına saldırı oluşturacak şekilde sövmek yani genel ve soyut niteliğe haiz söz ve davranışlarda bulunarak hakaret suçu işlenebilir.

Bu suç sırf hareket suçlarındandır.

  1. Somut Bir Fiil veya Olgu İsnat etmek

Hakaret suçu maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketlerden ilk olarak, somut bir fiil veya olgu isnat edilerek işlenebilir.

Somut bir fiilden bahsedebilmek açısından kişiye yönelik isnadın yer, konu, zaman bakımından tamamlayıcı ve belirleyici unsurları da kapsaması gerekmektedir.

Örneğin, bir kimseye “sen hırsızsın” denilmesi soyut bir isnattır; buna karşın “sen komşunun evini soydun” denilmesi somut bir olgu isnadıdır. Çünkü burada belirlilik söz konusudur.

  1. Sövme

Hakaret suçunun maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketlerden diğeri olan sövme, somut bir fiil ya da olgu içermemekle birlikte, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte soyut bir değer yargısını ifade etmektedir.

Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere bu husus bir kimseye “serseri”, “alçak”, “hayvan” denilmesi, aynı şekilde kişiye soyut olarak “hırsız”, “rüşvetçi”, “sahtekâr”, “fahişe” gibi yakıştırmalarda bulunulması, yine kişiye “kör”, “şaşı”, “topal”, “kambur”, “kel”, “psikopat”, “frengili” veya “AIDS’li” demekle, hakaret suçu işlenmiş olur.

Söz konusu davranışın kişiyi küçük düşürmeye ve rencide etmeye yönelik olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde kişiyi toplum nezdinde küçük düşürmek maksadıyla belli bir siyasî kanaatin isnat edilmesi hâlinde yani bir kişiye “faşist”, “komünist” veya “mürteci” denilmesi, sövme diğer bir deyişle hakaret suçunu teşkil eder.

Ayrıca kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelik saldırı teşkil etmediğinden bela okumak ve beddua etmek şeklindeki değer yargılarında bulunmak halinde sövme gerçekleşmez.

Bu hususta belirtilmelidir ki hakaret suçu, TCK’nın sadece 125. ve 131.maddeleri arasındaki düzenlemelerle sınırlı kalmamaktadır. Özel olarak düzenlemede yer bulmuş olan maddeler vardır. Bunlara örnek olarak, TCK’nın 299. Maddesi olan Cumhurbaşkanına hakaret suçu, TCK’nın 300. Maddesi olan devlet alametlerini aşağılama suçu, TCK’nın 301. Maddesi olan Türk milletini ve anayasal kurumları aşağılama suçu gösterilebilir. Bahse konu kanun hükümleri aşağıda belirtilmektedir:

TCK Madde 299-

“ (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis

cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”

TCK Madde 300-

“(1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.

(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.”

TCK Madde 301

 “(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”

Manevi Unsur

Hakaret suçu kasten işlenebilen suçlardan olup gerçekleşmesi için özel kast aranmamaktadır, genel kast yeterlidir. Ayrıca hakaret suçu olası kastla da işlenebilir. Örneğin, bir kişi bahçede komşusu hakkında konuşurken “duyarsa duysun” diye hakaret içeren sözler söyler mağdur da bu sözleri duyacak olura burada suç olası kastla işlenmiştir.

SOSYAL MEDYADA HAKARET SUÇU NEDİR?

İrdelediğimiz kanun maddesi gereğince, hakaret suçunun yazılı, sözlü veya görüntülü olarak iletiyle gerçekleşmesi halinde suçun meydana geleceği kabul edilmiştir.

Günümüzün getirisi olan iletişim araçlarıyla internet üzerinden yani Twitter, Facebook, Whatsapp, Instagram gibi sosyal medyadan bir kişiye alenen hakaret edilmesi halinde bu durum TCK bakımından suç teşkil etmektedir.

Sosyal medyada hakaret suçu açısından TCK’nın basit şeklinde verilen ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu cezanın hâkimin takdiri doğrultusunda adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

HUZURDA VE GIYAPTA HAKARET NEDİR?

Hukukumuzda hakaretin cezai müeyyidesi bakımından, mağdurun huzurunda gerçekleşmesi ile gıyabında gerçekleşmesi hali arasında bir ayrım söz konusudur.

TCK’nın 125’inci maddesi gereğince, failin gıyabında hakaretten sorumlu olabilmesi ve cezalandırılabilmesi için söz konusu fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekmektedir.

  • DOĞRUDAN HAKARET

Mağdurun mevcudiyetinde gerçekleşen, somut fiil veya isnada doğrudan vakıf olabileceği, işitebileceği görebileceği hallerde oluşan belirli isnatlar huzurda hakaret suçunu oluşturmaktadır.

TCK’nın 125. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde huzurda gerçekleştirilen hakaret sayılmaktadır ve belirtilen cezaya hükmolunur.

Bu bağlamda, mektup, telefon, telgraf, elektronik posta veya sair vasıtalar ile yapılan hakaretler söz konusu ise hakaret gıyapta değil huzurda yapılmış sayılacaktır.

  • GIYAPTA (İHTİLATLI) HAKARET

Mağdurun mevcudiyetinde değil yokluğunda gerçekleşen, somut fiil veya isnada doğrudan vakıf olamayacağı şekilde gerçekleştirilen hakaret gıyapta hakarettir.

Kanun koyucu gıyapta gerçekleştirilen hakarete cezai müeyyide uygulama bakımından, bunun en az üç kişiyle ihtilat edilerek diğer bir deyişle karşılaşıp görüşme yapılarak işlenmesi şartını aramaktadır.

Bu bağlamda, bir internet sitesinde gerçekleştirilen hakareti, mağdur görmüş veya işitmiş olsa dahi, huzurda değil gıyapta yapılmış sayacaktır.

SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ NELERDİR?

  • Suça Teşebbüs

Hakaret suçu sırf hareket suçlarından olduğu için kural olarak bu hakareti oluşturan hareketlerin icrasıyla birlikte suç tamamlanır. Bu sebepten ötürü hakaret suçuna teşebbüs mümkün değildir.

ÖNERİLEN MAKALE :  18 YAŞINDAN KÜÇÜĞE KARŞI CİNSEL SUÇLAR, ÇOCUĞA KARŞI CİNSEL SUÇ TCK 103, TCK 104

Ancak icra hareketleri bölünebiliyorsa yani bu duruma örnek olarak fail tarafından hakaret içeren bir mesaj atılırsa ve bu mesaj kişiye ulaşamadan mağdurun eşi tarafından açılması ve silinmesi halinde suçun teşebbüs aşamasında kalması söz konusu olacaktır.

  • Suça İştirak

Hakaret suçu İştirak bakımından bir özellik göstermemektedir. Azmettirme  ve yardım etme bakımından genel kurallar geçerlidir.

  • Suçların İçtima

Failin aynı kişiye karşı değişik zamanlarda aynı suçu işlemesi halinde zincirleme suç hükümlerine göre hareket edilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda faile işlemiş olduğu hakaretten dolayı tek bir ceza verilir ancak TCK hükmü gereğince 43. Maddenin birinci fıkrasında gösterilen oranlarda cezada artırım yapılacaktır.

HAKARET SUÇUNA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

ALLAH BELANI VERSİN İFADESİNİN HAKARET OLUŞTURMAYACAĞINA İLİŞKİN YARGITAY KARARI

“1-Sanığın duruşma sırasında daha önce Orta adliyesinde çalışan ve daha sonra ölen Cumhuriyet Savcısı M.Ç..’ ı kastederek “ Benim evimi kaybetti, Allah’ta O’nu kaybetti, ben işi böyle Allah’ a havale ederim, Allah’ta gereğini yapar” şeklinde söylediği sözlerin kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte sözler olmayıp beddua ve sızlanma niteliğinde sözler olduğu, hakaret suçunun yasal unsurlarını içermediği gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verilmesi,

2-Kabule göre de;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda müştekinin bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararının da belirlenemediği ve sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkumiyetlerinin kesinleşme ve infaz tarihleri araştırılıp engel teşkil edip etmediği belirlenmeden; 

“sanığın mağdurun suç nedeniyle oluşan zararını karşılamadığı ” biçimindeki, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen gerekçeleri içermediği için yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

(Yargıtay 2. CD., E. 2011/37753 K. 2013/26143 T. 12.11.2013)

CEZAYI KALDIRAN KARŞILIKLI HAKARET HALİ

“Sanık ile katılan arasında yaşanan tartışmada sanığın, sinkaflı sözleri ve “şerefsiz” biçimindeki ifadesi nedeniyle katılana hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanık savunması, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre hakaretin karşılıklı olması nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir.(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 24.05.2023 tarihli ve 2021/11351 E., 2023/18850 K. S)

GÖREVLİ MEMURA HAKARET

“Sivil kişi sanık Y.Ç.’ın, 5.6.2002 günü, arkadaşlarıyla birlikte sarhoş vaziyette Oltu İlçe merkezinde, arkadaşına ait minibüs ile gezdikleri sırada, Oltu Askerlik Şubesi nizamiyesinde nöbet tutmakta olan P. Er Y.K.’e hitaben “ulan asker senin ananı, bacını sinkaf edeyim” şeklinde küfrettiği, böylece, görevli memura hakaret, mütecaviz sarhoşluk suçlarını işlediği ileri sürülerek, eylemine uyan Türk Ceza Kanunu’nun 266/1, 572/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Oltu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.6.2002 gün ve E:2002/177, K:2002/89 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır.”

..sanığa yüklenen “görevli memura hakaret” suçundan sanığın ceza-landırılmasına, “mütecaviz sarhoşluk” suçunun askeri suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması, askerlik hizmet ve görevlerinden kaynaklanmaması, 353 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile Askeri Ceza Kanunu’nun Ek-6. maddelerinde yer alan suçlardan olmaması nedeniyle sivil kişi sanığı bu suçtan yargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, 9. Kolordu  Komutanlığı  Askeri Savcılığı’nca, Mahkememize gönderilmiştir.(CB., E. 2005/29 K. 2005/37 T. 10.10.2005)

Hakaret Suçu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

  1. Hakaret Suçu Şikâyete Tabi Midir?

Basit nitelikli hakaret suçu soruşturulması ve kovuşturulması bakımından şikâyete tabidir.

Fakat kamu görevlisine yapılan hakaret suçu, şikâyete tabi olmamakla birlikte soruşturması ve kovuşturulması re’sen yapılmaktadır.

  1. Hangi Sözler Hakaret Sayılmaz? BU KONUDA HAKARET SAYILMAYAN KELİMELERİN TESPİT EDİLDİĞİ SİTEMİZDE YER ALAN KAPSAMLI MAKALEMİZE DE GÖZ ATABİLİRSİNİZ.

  • Yargıtay kararları gereğince, beddua niteliğindeki kelimeler
  • Allah belanı versin
  • Allah’ından bul
  • Adın batsın
  • Allah senin canını alsın
  • Yarını göremezsin inşallah
  • Allah senin çocuklarından çıkartsın bu acıyı
  • Eleştiri veya ağır eleştiri niteliğindeki kelimeler
  • Dinsiz
  • İmansız
  • Eğitimsiz
  • Tecrübesiz
  • Kaba hitap teşkil eden söylemler
  • Ağır eleştirel kelimeler
  • Terbiyesiz
  • Dört gözlü
  • Aç gözlü
  • Lan
  • Siz Nasıl Polissiniz Lan
  • Hanzo
  • Defol Git
  • Salt rahatsız edici kelimeler
  • Zavallısın
  • Gavur
  • İki ruhlusun
  • Seni paramla satın alırım

Yukarıda sayılan sözler kaba ve nezaket dışı olarak değerlendirmekle birlikte  karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici olmadığından ötürü bu sözler dolayısıyla hakaret suçundan ceza verilmez.

  1. Hangi Sözler Hakaret Sayılır?

  • Sinkaflı (küfürlü) kelimeler
  • Şarlatan
  • Vatan Haini
  • Şerefsiz
  • Geri Zekalı
  • Aptal
  • Pislik
  • Hayvan
  • Hırsız
  • Rüşvetçi
  • Sahtekar
  • Eşek
  • Köpek
  • Öküz
  • İt Herif
  • Bunak
  • Münafık
  • Topal Herif
  • Kör
  • Fahişe
  • Kambur
  • Frengili
  • İnsan Müsveddesi
  • Aklı Kıt
  • Spastik
  • Kel
  • Deli
  1. Hakaret Suçu Para Cezasına Çevrilir Mi?

Hakaret suçu kanun hükmünde de belirtildiği üzere üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezası ile cezalandırılır. Bu cezanın para cezasına çevrilmesi konusu hakimin takdir yetkisine bağlı olarak hükme bağlanacaktır.

  1. Hakaret Suçu Memuriyete Engel Mi?

Bu suç kanunda memuriyete engel teşkil eden suçlardan değildir ancak hakaret suçunun nitelikli hali bu kapsam dışında olmak üzere temel olarak 2 yıldan az sürede verilecek ceza, HAGB tabi olduğu müddetçe memuriyete engel teşkil etmeyecektir.

Fakat HAGB verilmediği ve cezanın 1 yılın üstünde olması halinde memuriyete engel teşkil edecektir.

  1. Hakkımda Hakaret Davası Açılmış Ne Yapmalıyım?

Hakaret davasıyla karşı karşıya kaldıysanız, kendinizi savunmak adına alanında uzman bir avukata başvurarak hukuki destek alınması gerekmektedir.

  1. Hakaret Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?

Hakaret suçu nerede işlendiyse oradaki yer mahkemesi yetkili olurken. Hakaret suçunun cezası, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak belirlenmesinden dolayı Asliye Ceza Mahkemesi görevli mahkemedir.

  1. Hakaret Suçunda Dava Zamanaşımı Süresi Nedir?

Hakaret suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Bu 8 yıllık süre içerisinde dava açılmazsa dava düşecektir.

  1. Hakaret Suçunda Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Mağdurun fail ve fiili öğrendiği andan itibaren 6 ay içerisinde şikayetini yapması gerekmektedir. Şayet bu süre içinde şikayette bulunmazsa bu suç kapsamındaki şikayet hakkını kaybedecektir.

  1. Telefonda Hakaret Suçu Nasıl İspatlanır?

Yargıtay görüşüne göre Telefonda hakaretin gerçekleştiği esnada hakarete uğradığına ilişkin farklı bir şekilde delil elde etme imkanı bulunmayan mağdurun, bu durumu maddi delillerle ispatlaması gerektiği için hakaret edenle arasında geçen telefon görüşmesini kayda alarak ya da hoparlörü açıp yanındaki kişilere dinletmek suretiyle hakareti ispat etmesi mümkündür.

  1. Hakaret Davası Sicile Kaydedilir mi?

Kişi hakkında yargılama sonucunda kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükümleri adli sicile işlenmektedir.

SONUÇ :

Hakarete maruz kaldığınızı düşünüyorsanız şikayetçi olmadan önce tarafımıza ulaşabilir ve de hem karşı tarafın suçlu bulunması hem de devamında manevi tazminat davası açılması hususlarında ceza hukuku alanında uzmanlaşmış ofisimize başvurabilirsiniz. Unutmayın bir ceza avukatı size cezai uyuşmazlıklarınızda maddi manevi çok şey kazandıracaktır. Ofisimiz uzun yıllardan beri ceza hukuku alanında yetkin bir bürodur.

Keza yine hakaret suçundan yargılanıyorsanız, hakkınızda hakaret suçundan ötürü şikayetçi olunmuşsa kendinize mutlaka bir ceza avukatı edinmenizde fayda vardır .Ceza avukatları cezai uyuşmazlıklarda işin ehli olup sizlerin hakkını en iyi şekilde savunacaktır. Ofisimiz bir telefon uzağınızdadır.

YAREN KARINDAŞ

BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU

 

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir