Eşine oğlum diye hitap eden ve eşinin uygunsuz görüntülerini üçüncü kişilerle paylaşan erkek de, gizlice doğum kontrol hapı kullanan kadın da boşanmaya sebep veren olaylarda kusurludur.

cinsel organını gösterme suçu

 

Eşine oğlum diye hitap eden ve eşinin uygunsuz görüntülerini üçüncü kişilerle paylaşan erkek de, gizlice doğum kontrol hapı kullanan kadın da boşanmaya sebep veren olaylarda kusurludur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas No: 2023/177
Karar No: 2023/3769
Karar Tarihi: 05.07.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2106 E., 2022/2136 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı- davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin sürekli kavga çıkarttığı, ailesine hizmet ettirdiği, sürekli şiddet uyguladığı, tehdit ettiği, hakaret ettiği, evlendiğine pişman olduğunu söylediği, cinsel gücü artırıcı ilaçlar bulundurduğu ancak cinsel birliktelikten kaçındığı, eve geç geldiği, eşinin uygunsuz görüntülerini başkalarına dağıttığı, baskı yaptığı belirtilerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 80.000,00 TL maddî ve 150.000,00 manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı- davacı erkek vekili cevap birleşen dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, çevresine karşı erkeği kötülediğini, şikayet ettiğini, kendisine ve ailesine küfür ve hakaret ettiğini, şiddet uyguladığını, eş olarak görmediğini, aşağıladığını, telefonu elinden düşmediğini, habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, psikolojik sorunlarının olduğunu, mahrem sırlarını başkaları ile paylaştığını, inatçı ve kindar davrandığını, sebepsiz evi terk ettiğini iddia ederek asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına,150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, birden çok sefer şiddet uyguladığı, eve sebepsiz yere geç geldiği, eşinin uygunsuz görüntülerini üçüncü kişilere dağıttığı, eşine karşı birden çok defa hakaret ve tehditlerde bulunup, onunla kırıcı bir üslupla konuştuğu, oğlum diye hitap ettiği ,ailesinin evinde vakit geçirmesi için zorladığı, kadının hakaret etti,erkek hakkında evlilik öncesi fotoğraflarını ve videolarını çevreye yaydığı, …de birtakım dedikodular yaydığı,gizlice doğum kontrol hapı kullandığı belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğu, tarafların ekonomik sosyal durumu, kusur durumu ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği değerlendirilerek nafaka ve maddî ve manevî tazminat ödenmesine hükmedildiği gerekçesi ile her iki davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 450,00 TL tedbir ve kadın yararına 12.000,00 toptan yoksulluk nafakasına, kadın yararına 25.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı-davalı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarları ile derdestlik itirazları yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-davacı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ile nafakalar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı- davacı erkek vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle, mahkemece belirlenen kusurların gerçekleşmediğini, hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, kendi tanıklarının beyanlarına itibar edilmediğini, kadının şiddetinin ispatlanmasına karşın kusur olarak yüklenilmemesinin hatalı olduğunu, kadının bir plan dahilinde hareket ettiğini, iddialarının tanık beyanlari ile hastane raporları ile ispatlandığını, belirlenen miktarların yüksek olduğunu ileri sürerek kadının davasının kabulü, kusur, tazminatlar ve nafakalar, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.


C. Gerekçe

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile reddedilen kendi tazminat taleplerinin verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169, 174, 175, 176, maddeleri 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50, 51, 52 ve 58 inci maddeleri.

Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Avukat Burak Temizer- Burak Temizer Hukuk Bürosu- Nişantaşı Şişli İstanbul

YARGITAY