Delil ikamesi avansının kesin sürede içinde yatırılmaması davanın şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2018/3321
Karar No: 2019/3506
Karar Tarihi: 17.04.2019

MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Yargıtay Kararı

Davacılar; babaları …’un vefat ettiğini, adı geçen murisin 01/11/1995 tarihinde… Noterliğince düzenlenen aynı tarih ve 1852 yevmiye nolu vasiyetname ile kendilerini mirastan mahrum ederek tüm mal varlığını tek erkek çocuk olan davalıya bıraktığını, mirastan mahrum bırakılmaları için için sebep gösterilmesi gerektiğini ileri sürerek, mirastan ıskatın iptalini istemişlerdir.
Davalıya gerekçeli kararın tebliği yapılmıştır. 
Mahkemece; verilen kesin süreye rağmen davacılar tarafından gider avansı yatırılmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmemiştir. 
Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece gider avansı kabul edilerek, değerlendirme yapılan ücretin, dava şartı olan gider avansı mı yoksa delil avansı niteliğinde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 120/2. maddesinde gider avansının yatırılması için mahkemenin davacıya iki haftalık kesin süre vermesi ve 115/2.maddesi uyarınca dava şartı olan gider avansının yatırılmaması halinde, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
HMK’nın 324.maddesine göre ise, taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.

ÖNERİLEN MAKALE :  Sosyal medyadan edilen hakaret sonucunda, suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilememesi halinde soruşturma evrakı daimi aramaya alınarak araştırmaya devam edilmelidir.

HMK’nın gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının farklı hukuki sonuçlara bağlandığı dikkate alındığında; gider avansının tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bu durumda; dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini ifade ettiği kabul edilmelidir.
Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir.
Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece 26. celsede, “…. 6100 sayılı yasanın 120. maddesine gereği GAT’nin 6. md ve GAT’ nin 4. md maddesi gereğince tespit edilen keşif harcı 148,55-TL ve keşif gideri 1.050,00-TL olmak üzere toplam 1.198,55-TL gider avansını yatırmak üzere davacı tarafa tefhim edildiği itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, gider avansı HMK’nun 114/g maddesi gereği dava şartı olduğundan; HMK’nın 115/2 mad gereği kesin süreye riayet edilmediği taktirde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı) ( İhtara ilişkin tebligat masrafının daha sonra haksız olandan tahsil edilmek kaydıyla mahkememizce resen karşılanmasına)” karar verildiği, şerhin 22/05/2012 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, mankemece avansın yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair hüküm kurulduğu görülmektedir.
Yukarıda mahkeme zaptından aynen alınan ara kararından; delil avansı mahiyetinde olan keşif harcı ve keşif gideri ücretinin mahkemece gider avansı olarak nitelendirildiği görülmektedir.
O halde; mahkemece; davacı tarafa usulüne uygun olarak delil avansını yatırması için kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde ortaya çıkacak hukuki sonucu belirten ihtarın yapılması, ihtara uymaması halinde ise mevcut delillere göre karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Ceza İnfaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun yabancı dilde yazılmış bir kitabın temin edilip kendisine verilmesi talebinin kabul edilmemesi ifade özgürlüğünü ihlal eder.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir