Boşanma sürecinde babanın yurt dışında olması nedeni ile, babaanne ile kişisel ilişki kurulması talep edilebilir mi?

Karar Özeti

2-Davacı tarafından torunu ile kişisel ilişki kurulması talebi ile açılan dava ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilmiş, babaanne ile torun arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki tesis edilmiş, hüküm hakkında taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince davacının davasının kabulü ile, davacı ile 12/06/2013 doğumlu torunu … arasında her ayın 3. hafta sonu Cumartesi günü saat 9:00’dan Pazar günü saat 16:00’a kadar, dini bayramların 2. günü saat saat 9:00’dan 3. günü saat 17:00’a kadar, her yıl Ağustos ayının 1. günü saat 9:00’dan 8.günü saat 18:00’a kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, karar davalı anne tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamından kişisel ilişki kurulması talep edilen çocuk …’ın anne ve babası arasında boşanma davasının devam ettiği ve çocuğun velayeti hakkında henüz bir karar verilmediği, babanın yurt dışında yaşadığı ve çocuk ile babanın kişisel ilişki kurmadığı, babaannenin 12.06.2013 doğumlu torunu ile kişisel ilşki kurmak istediği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 325. maddesinde “Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir” denilmektedir. Ortada davacıya kişisel ilişki hakkı tanınmasını gerekli ve haklı kılan olağanüstü bir durum bulunmamaktadır. O halde davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Kiracı ile yeni kira sözleşmesi imzalandığı bir halde, ilk kira sözleşmesine göre kira tespit davası açılabileceği hk.

Karar

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2020/5668

Karar Numarası: 2020/6786

Karar Tarihi: 22.12.2020

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuku dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından 07.07.2020 tarihli ek karar ve asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Bölge adliye mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ek kararı ile davalının temyiz posta giderinin yatırılması için gönderilen muhtıra usule uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde masraf yatırılmadığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; muhtıranın 29.04.2020 tarihinde davalıya tebliğ olunduğu, davalının söz konusu temyiz posta giderini 30.04.2020 tarihinde süresinde yatırdığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ek kararın kaldırılarak davalının temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı tarafından torunu ile kişisel ilişki kurulması talebi ile açılan dava ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilmiş, babaanne ile torun arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki tesis edilmiş, hüküm hakkında taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince davacının davasının kabulü ile, davacı ile 12/06/2013 doğumlu torunu … arasında her ayın 3. hafta sonu Cumartesi günü saat 9:00’dan Pazar günü saat 16:00’a kadar, dini bayramların 2. günü saat saat 9:00’dan 3. günü saat 17:00’a kadar, her yıl Ağustos ayının 1. günü saat 9:00’dan 8.günü saat 18:00’a kadar yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, karar davalı anne tarafından temyiz edilmiştir.

ÖNERİLEN MAKALE :  Ceza İnfaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucunun yabancı dilde yazılmış bir kitabın temin edilip kendisine verilmesi talebinin kabul edilmemesi ifade özgürlüğünü ihlal eder.

Dosya kapsamından kişisel ilişki kurulması talep edilen çocuk …’ın anne ve babası arasında boşanma davasının devam ettiği ve çocuğun velayeti hakkında henüz bir karar verilmediği, babanın yurt dışında yaşadığı ve çocuk ile babanın kişisel ilişki kurmadığı, babaannenin 12.06.2013 doğumlu torunu ile kişisel ilşki kurmak istediği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 325. maddesinde “Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir” denilmektedir. Ortada davacıya kişisel ilişki hakkı tanınmasını gerekli ve haklı kılan olağanüstü bir durum bulunmamaktadır. O halde davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple 07.07.2020 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 22.12.2020 (Salı)

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir