Ayıplı Mal ve Hizmetler ve Tüketici Hakları

Ayıplı Mal ve Hizmetler

Ayıplı Mal ve Ayıplı Hizmet Nedir?

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da ayıplı mal ve ayıplı hizmet kavramları açıklanmıştır. Bu kanun uyarınca, tüketiciye teslimi esnasında taraflarca kararalaştırılmış olan örnek veya modele uygun şekilde olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri haiz olmaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mala, ayıplı mal denmektedir. Her türlü taşınır veya taşınmazlar ve her türlü gayri maddi varlıklar; satıcıyla tüketici arasında arasında akdedilen sözleşmede belirlenen niteliklere uygun olmayan veya objektif olarak sahip olması gerekli olan özelliklere sahip olmayan mallar olarak ifade edilebilir.

Ayıplı hizmet ise, akdedilen sözleşmede kararlaştırılan süre içinde başlamamış olan veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması sebebiyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.

Bir Malın Ayıplı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

TKHK m.8’de bir takım kriterler sayılmış ve ayıplı mal tanımı bu sayede daha da somutlaştırılmıştır. Söz konusu maddede sayılan bu kriterlere göre;

  • Özellikle ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda veya reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasına sahip olmayan,
  • Satıcı ya da sağlayıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan,
  • Muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan,
  • Tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azalta ya da ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik noksanlıklar içeren mallar ayıplı mal olarak kabul edilir.

Satıcı veya sağlayıcı tarafından ayıplı bir ifanın olup olmadığı, malın tüketiciye teslim edildiği ana göre belirlenecektir.

Maddi-Hukuki-Ekonomik Ayıp

  • Maddi Ayıp:

Satın alınan malın, kendisinden beklenen amaçları gerçekleştirmesi gereklidir. Tüketiciler, bir malı belirli bir amaç doğrultusunda satın alır. Söz konusu amaca ulaşılamaması, malın maddi yapısındaki bir takım eksikliklerden kaynaklanıyorsa malda maddi ayıp bulunduğu kabul edilir. Kısacası maddi ayıp, bir eşyada bulunan fiziki eksiklikler olarak tanımlanabilir. Örneğin, bir malın yırtık olması, kırık olması, üzerinde leke bulunması, yeni denilen bir arabanın daha önceden kullanılmış olduğunun ortaya çıkması ya da hasarlı olması sebebiyle parçalarının değiştirilmesi, satın alınan fayansların çatlaması maddi ayıp örnekleridir.

  • Hukuki Ayıp:

Satın alınmış olan mal, maddi yönden eksiksiz olmasına rağmen tüketicinin maldan yararlanmasına engel olan, yararlanmayı azaltan veya ortadan kaldıran bazı hukuki yasaklama ve sınırlamalar söz konus olduğunda malda hukuki ayıp bulunmaktadır. Örneğin, satın alınan malın hukuka aykırı bir marka taşıması, başkasına ait bir telif hakkını ihlal etmesi, satım sırasında hacizli olması, satılan bir arabaya gümrük idaresince el konulması hukuki ayıptır.

  • Ekonomik Ayıp:

Maldan alınacak verimde, maldan elde edilecek tasarruf gibi iktisadi vasıflarda eksiklik bulunması halidir. Örnekle açıklamak gerekirse, saatte 180 km hız yaptığı ileri sürülen bir aracın 120km’nin üzerine çıkamaması bir ekonomik ayıptır. Yine aynı şekilde, aracın tanıtma ve kullanma kılavuzunda belirtilenden daha fazla yakıt harcaması, az miktarda elektrik tükettiği söylenen aracın söylenenden daha çok elektrik tüketmesi, bulaşık makinesinin bulaşıkları iyi yıkamaması gibi örneklerde de ekonomik ayıp bulunmaktadır.

Ekonomik Ayıp

Ayıplı Mallarda Satıcının Sorumluluğu

Satıcı, malı satım sözleşmesine uygun bir şekilde tüketiciye teslim etme yükümlülüğüne sahiptir. Bu sebeple, ayıplı bir malı tüketiciye satmış olan satıcı, söz konusu mal ile ilgili olarak tüketicinin yaşadığı mağduriyetlerden sorumludur.

Satıcı, reklam ya da ilanla yapılan açıklamalara aykırı olarak bir mal teslim etmişse burada bir ayıp söz konusudur. Çünkü, bu açıklamalarda bulunan taahhütler sözleşme içeriğini oluşturur. Bunların sözleşme içeriği olarak kabul edilmemesi için satıcının bir takım ispatlarda bulunması gerekir. Dolayısıyla, satıcı sorumlu olmadığını ispat etmelidir. Tüketicinin Korunması Hakında Kanun’un 9.maddesinde düzenleme alanı bulunan bu hususta satıcının yapacağı ispatlar;

  • Satıcının, reklamlardan haberdar olmaması ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyecek olması,
  • Gerçeği yansıtmayan bu reklamın ya da ilanın sözleşme kurulana kadar düzeltilmiş olması,
  • Tüketicinin bu reklam veya ilanlardan etkilenmediğini ve buradaki açıklamalara bağlı olarak sözleşmeyi kuramamış olduğunun ispatıdır.

Örnek vermek gerekirse, ilgili reklam ya da ilanın hiç ulaşmadığı bir bölgede kurulmuş olan satım sözleşmesi bakımından satıcı; tüketicinin sözleşme kurma kararının, reklam ya da ilanda yer alan açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatlayabilir.

Malın Ayıplı Olmadığının İspatı

Bir malın tesliminden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların ilk teslim anında var olduğu kabul edilmektedir. Başka bir deyişle, ilk 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıplarla ilgili olarak satıcının, malın teslim anında ayıplı olmadığını ispat etmesi gerekir.

Tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte kendisine bildirilmiş olan ayıptan haberdar olduğu ya da haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde ise sözleşmeye aykırılık mevcut değildir. Ama tüketicinin haberdar olmadığı ayıplar için hakları elbette saklıdır. Örneğin, üstünde bir çizik/leke olduğu bilinerek ve etiketinde de bu husus açık bir şekilde belirtilerek satılan çamaşır makinesinin motoru arızalandıysa tüketicinin seçimlik hakları bulunur.

Özellikle ikinci el ürünler için yapılan satım sözleşmelerinde, malın ayıplı olarak bilinen bölümleri ile ilgili olarak yeni bir ayıptan söz edilemez. Fakat tüketicinin haberdar olduğu bu ayıplar haricinde başka bir ayıbın ortaya çıkması halinde satıcının sorumluluğu bulunabilir. Örneğin, satın alınmış olan bir otomobilin lastiklerinin yıpranmış olduğunu tüketici bilir. Fakat bu aracın hava yastıklarının açılmıyor olması gibi arızalarda bir ayıbın varlığı elbette kabul edilecektir. Bunlar, otomobilin ikinci el olmasından kaynaklı bir sorun değildir.

Ek olarak satıcı, satışa koyacağı ayıplı malların üzerine ya da etiketine tüketici tarafından kolayca okunabilen, malın ayıplı olduğuna dair bilgileri koymak zorundadır.

Teşhir ürünü olanlar hakkında gerekli olan ayrıntılar mutlaka bildirilmelidir. Bu şekilde tüketicinin ayıptan haberdar olması sağlanacak ve bu ayıplar için sözleşmeye aykırılıktan söz edilemeyecektir.

Malın ayıplı olması halinde tüketicinin seçimli hakları

Malın Ayıplı Olması Halinde Tüketicinin Seçimlik Hakları

Ayıplı olduğunu bilmeden, ayıplı bir malı satın almış olan tüketicinin kullanabileceği seçimlik haklar TKHK’da düzenlenmiştir. Tüketici, bu haklardan herhangi birini serbest bir şekilde seçebilecektir. Tüketicinin bu seçimlik hakları dört adet olup şu şekilde düzenlenmiştir:

  • Satılan malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı,
  • Satılan malı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme hakkı,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılan malın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı,
  • İmkan varsa, satılan malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme hakkı.

Tüketici, sayılan haklardan birini kullanmakta serbest olsa da bazı durumlarda ücretsiz onarım veya malın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi hakları kullanılamaz. Bu hakların kullanımı bazen satıcıyı zor durumda bırakabilir. Bu durumda, satıcının onarım ve değişim imkan bulunmuyor ise tüketici, bu taleplerini ileri süremeyecektir. Satıcı tarafından onarım ve değişim imkanı olsa dahi bazı durumlarda satıcı için orantısız bir güçlük getirebilmektedir. Bu hallerde de tüketici bu haklarını kullanamayacaktır.

Satıcı tarafından onarım ve değişimin imkansız olmasının tespiti kolaylıkla yapılabilir. Malın, benzerinin tedariki ve tamir edilmesi objektif olarak mümkün değilse tüketici bu yönde talepte bulunamaz. Fakat satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmesi ifadesinin tespiti daha zordur. Bu durumda üç adet kriter belirlenmiştir; malın ayıpsız halinin değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından bir sorun yaratıp yaratmayacağıdır. Örneğin, satıcının  ayıplı malı tamir etmesi, ayıpsız bir benzeriyle değiştirmesinden çok daha masraflı olacaksa tüketici tamirde ısrarcı olamayacaktır.

Bunu iki örnekle karşılaştırırsak; bir vidanın dişlerinin tamir edilmesi yerine ayıpsız bir benzeriyle değişimi daha makul iken, bir buzdolabının bir vidasının bozulası halinde ayıpsız bir buzdolabı tedarik edilmesinin talep edilmesi oldukça orantısızdır.

Tüketici, ücretsiz onarım veya ayıpsız bir benzeri ile değişim hakkını seçmiş ise bu onarım ve değişimin gerçekleştirilebileceği süreler sınırlandırılmıştır. Bu şekilde tüketicinin mağduriyet yaşaması ihtimalinin önünde geçilmek istenmiştir. Onarım veya değişim talebinden itibaren azami 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 iş günü içinde yerine getirilmesi gerekir. Fakat, 6502 sayılı Kanunun satış sonrası hizmetlere ilişkin düzenlemeleri içeren yönetmelikte yer alan listedeki mallara ilişkin süreler farklılık gösterebilmektedir.

Tüketicilerin seçimlik haklarını kullanmaları sebebiyle katlanmış oldukları nakliye ve iletişim gibi masraflar satıcı tarafından karşılanır. Sonuç olarak bu masrafların oluşmasının sebebi bu malı satandır. Tüketiciler haklarını kullanmalarından dolayı hiçbir masrafa katlanmak zorunda kalmamalıdır.

Ayıplı Hizmet Halinde Tüketicinin Seçimlik Hakları

Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketicinin dört adet seçimlik hakkı bulunmaktadır:

  • Hizmetin yeniden görülmesini isteme,
  • Hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı,
  • Hizmetteki ayıp oranında bedelden indirim,
  • Hizmet için ödediği bedelin iadesini de içeren sözleşmeden dönme.

Tüketici, ayıplı hizmet halinde bu haklardan birini serbestçe kullanabilmektedir. Malın ayıplı ifa edilmesi halinde olduğu gibi ayıplı hizmet halinde de ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesi haklarını bazı hallerde kullanamayabilir. Yine aynı şekilde bu hakların kullanımı sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek ise tüketici bu yönde taleplerde bulunamaz. Orantısızlığın tespitinde ise göz önünde bulundurulacak kriterler; hizmetin ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici bakımından bir soruna yol açıp açmayacağıdır.

Tüketici, ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesi haklarına başvurduğu hallerde bu talebi satıcı tarafından makul bir süre içinde yerine getirilir. Bu konuda hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma maksadı dikkate alınır ve ayrıca tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde bu talep yerine getirilir. Fakat her şekilde bu süre talebin yöneltilmesiden itibaren 30 iş gününü geçemez. Geçtiği takdirde tüketici, diğer seçimlik haklarını kullanabilecektir.

Ayıbın Bildirilmesi

Tüketicinin yukarıda sayılan seçimlik haklarını kullanabilmesi için söz konusu mal veya hizmetteki ayıbı satıcıya ya da hizmet sağlayıcısına bildirmesi gerekir. Bu bildirim yazılı veya sözlü bir şekilde yapılabilir. Bildirim, genel olarak söz konusu maldaki ayıbın bildirilmesi amacını taşımalıdır. TKHK’da ayıp ihbarı ile ilgili belirlenmiş olan bir süre mevcut değildir. Fakat bu ihbar uygun bir süre içerisinde yapılmalıdır. Bu uygun süre her somut olayın kendi özelliğine göre değişebilmektedir.

Tüketicinin talep hakkının zamanaşımı

Ayıplı Halinde Tüketicinin Talep Hakkının Zamanaşımı

Ayıplı maldan sorumluluk, kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemiş ise ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa dahi malın tüketiciye tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabiidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda bu süre, taşınmazın tesliminden itibaren beş yıldır. İkinci el satışlarda ise satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz.

Söz konusu maldaki ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmiş ise bu zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Bu halde iki yıllık süre geçse bile hala yasal haklar talep edilebilir.

Ayıplı hizmetten sorumluluk, aynı şekilde, kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemiş ise ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa dahi hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabiidir. Yine ayıplı mal olduğu gibi söz konusu ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmiş ise zamanaşımı hükümleri uygulanmayacaktır.

Gizli Ayıp Nedir? Açık Ayıp Nedir?

Açık ayıp; ayıbın açık bir şekilde görülebildiği ya da basit bir incelemeyle hemen anlaşılabilecek olan ayıplardır.

Gizli ayıp ise malın teslim alınmasından sonra ya da malın kullanımıyla ortaya çıkan ayıplardır. Alıcının dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen sonradan ortaya çıkan ayıplardır. Satıcı söz konusu gizli ayıplardan da sorumludur.

  • Gizli Ayıbı İhbar Yükümlülüğü:

Malın alıcıya tesliminden itibaren 6 ay sonra ortaya çıkan gizli ayıplar için TKHK kapsamında ayıbın ihbarına yönelik bir düzenleme yer almadığından Türk Borçlar Kanunu’nun 223.maddesi dikkate alınır. Bu maddeye göre olağan bir gözlem sonucunda fark edilmeyen bir ayıp mevcutsa bu ayıp sonradan anlaşılmış ise alıcı bu durumu satıcıya hemen bildirmelidir.

  • Gizli Ayıpta Zamanaşımı Süresi:

  • Tüketici hukuku kapsamında ayıba ilişkin zamanaşımı, taraflar daha uzun bir süre belirlememiş ise iki yıldır,
  • Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren zamanaşımı süresi beş yıldır,
  • İkinci el satışlarda satıcının sorumluluğu bir yıldan az olamaz, konut veya tatil amaçlı taşınmaz bir mal söz konusu ise üç yıldan az olamaz,
  • Ağır kusur ya da hile ile gizlenen ayıp halinde ise zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

İkinci El Araç Satışında Gizli Ayıp

İkinci el araç satışında satıcının ayıptan dolayı sorumluluğuna gidilebilmesi için araçtaki ayıbın gizli olması gerekir. Eğer olağan bir incelemeyle tespit edilebilecek bir ayıp ise ancak satıcı bu yönde bir ayıbın mevcut olmadığını garanti etmişse sorumluluğuna gidilebilir.

https://temizerhukuk.com/ikinci-el-arac-satisinda-saticinin-sorumlulugu/ doğrudan bu konuyu ele alan makalemizi de okuyabilirsiniz.

  • Ayıplı İkinci El Araç Alan Alıcının Hakları:

  • Aracı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme
  • Aracı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme
  • Aşırı masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım
  • İmkan varsa araç ayıpsız benzeri ile değişimi

İkinci el araç söz konusu olduğundan, ayıpsız bir benzeri ile değişim talep etme kanunda yazsa bile uygulamada genellikle mümkün olmaz.

Alıcı sözleşmeden dönme hakkını kullanıp para iadesi almak istiyorsa ve aynı zamanda diğer seçimlik haklarını kullanma imkanı varsa, hakim diğer seçimlik hakların kullanılması yönünde hüküm koyabilir. Buna karşılık ayıp çok büyükse ve satış bedeline yakın bir miktardaysa alıcı yalnızca sözleşmeden dönme ve değişim haklarından birini kullanabilir.

Ayıp sebebiyle beklenmedik bir halden dolayı araç yok olur ya da hasar alırsa alıcı bu haklarını yine kullanabilecektir. Yani ayıp, kaza sonrasında öğrenilirse aracın bu kazada hasar alması bu hakların kullanımına engel olmaz. Örneğin, satılan aracın hava yastıklarının çalışmadığı, araçla yapılan bir kaza sonucunda ortaya çıkmışsa araç pert olmuş olsa dahi seçimlik haklar kullanılabilir.

Alıcı sözleşmeden döndüğü takdirde alıcıdan; ödediği satış bedeli faiziyle alabilir, ayıptan dolayı uğradığı zararları, yargılama giderlerini ve araca yaptığı masrafları talep edebilir.

  • İkinci El Araç Satışındaki Ayıplar Nelerdir?

Araç üzerindeki bir arızanın veya yanlışlığın ayıp olarak kabul edilmesi olaydan olaya değişir. Alıcının bu durum hakkında satıcı tarafından bilgilendirilmiş olmasına da bağlıdır. Fakat genelleme yaparak örnek vermek gerekirse şu haller ayıp olarak kabul edilebilir:

  • Aracın kilometresi ile oynanmış olması
  • Aracın radyosunun, farının, camlarının çalışmıyor olması, bozuk olması
  • Aracın hasar kaydının bulunması
  • Araçta bazı parçaların değiştirilmiş olması
  • Yağ sisteminde sorun olması

gibi hallerdir. Bunlara benzer olarak birçok arıza veya problem de satıcının ayıptan dolayı sorumluluğunu doğurabilir.

  • İkinci El Araçta Alıcının Bildiği Ayıplar:

Türk Borçlar Kanunu’nu 222.maddesinde alıcının bildiği ayıplar düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre satış sözleşmesinin kurulduğu esnada alıcının bildiği ayıplardan dolayı satıcının sorumluluğuna gidilemez. Alıcının ayıbı bilip bilmediği hususunda ispat yükümlülüğü satıcıya aittir. Satıcının sorumluluktan kurtulmak için alıcıya bu ayıp hakkında bilgilendirmede bulunduğunu ispat etmesi gerekir.

  • İkinci El Araç Satışında Alıcının Gözden Geçirme Yükümlülüğü:

Türk Borçlar Kanunu’nun 223.maddesinde alıcının imkan bulduğu anda satın aldığı şeyi gözden geçirerek satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp olup olmadığını kontrol etmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Alıcı ayıp gördüğünde uygun bir süre içinde satıcıya bunu bildirmelidir. Bildirmediği takdirde aracı olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Bu açık ayıplar için geçerli olup aracın kullanımıyla ortaya çıkan gizli ayıplar bakımından, ayıp öğrenilir öğrenilmez satıcıya bildirilmelidir.

Satıcı bu yönde bir ayıp olmadığını taahhüt etmiş ise gözden geçirmeyle fark edilebilecek ayıplardan bile sorumlu olacaktır.

Satıcının ayıbı bilmiyor olması ise bir önem arz etmemektedir. Araçtaki ayıbı bilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

  • Satıcı İkinci El Araçtaki Ayıbı Gizlemiş İse:

Alıcı ayıbı fark etmeden bildirim süresi olan 2 yılın geçmesi için satıcı, ayıbı gizlemiş olabilir. Bu durumda ise 2 yıllık süre satıcının ağır kusuru bulunduğundan dolayı uygulanmayacaktır.

  • İkinci El Araçtaki Ayıp Sonra Fark Edilmişe:

Eğer araçtaki ayıp satıştan sonraki 2 yıl içerisinde fark edilmiş ise hemen satıcıya başvurulur. 2 yılın sonrasında fark edilmiş ise, satıcı bu ayıbı kötüniyetle gizlemişse hemen başvurulur buna karşılık, satıcının kötüniyetle gizlediği bir durum söz konusu değilse artık satıcıya başvurulamayacaktır.

  • İkinci El Araç Satışında Ayıba İlişkin Zamanaşımı Süresi:

Satıştan itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Tekrar bahsetmek gerekirse eğer satıcının ağır kusuru bulunuyorsa bu süre uygulanmaz.

  • İkinci El Araç Satışında Satıcının Sorumluluğuna İlişkin Davalarda Görevli ve Yetkili Mahkeme:

İkinci el araç satışında satıcının sorumluluğuna ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Davalının yerleşim yeri mahkemesi ise yetkili mahkemedir.

İkinci el araba satışında satıcının yükümlülükleri

Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi

Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi, tüketicilerin haklarını koruyabilmek ve ilgili uyuşmazlıkları çözmek adına kurulmuş olan iki farklı kurumdur. Tüketici Mahkemeleri özel görevli mahkemelerdir. TKHK ile kurulmuştur. Tüketici Hakem Heyeti ise idari bir birimdir. İl ve ilçe düzeyinde bulunurlar.

Tüketici Mahkemeleri tüm tüketici uyuşmazlıklarına bakar ve bunlar hakkında karar verir. Buna karşılık Tüketici Hakem Heyeti ise yalnızca belli bir miktar sınırlaması içinde olan uyuşmazlıklara bakar. 2024 yılı için 104.000 Türk Lirası altında bulunan uyuşmazlıklar hakkında tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılır. Bu miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar için Tüketici Mahkemeleri görevlidir.

Tüketici Mahkemelerinde dava süreci zaman alıcıdır ve yargılama gideri, avukatlık ücreti gibi masraflar gündeme gelir. Tüketicilerin açacağı davalar tüm resim ve harçlardan muaftır fakat gider avansı ödenmesi gerekir. Tüketici Hakem Heyetlerinde ise süreç daha hızlı ilerlemektedir ve başvurular için herhangi bir harç veya ücret talep edilmez.

Tüketici Mahkemelerinin vermiş olduğu karar kesindir ve taraflar için bağlayıcıdır. Tüketici Hakem Heyetlerinin kararları ise bağlayıcı değildir ve taraflar bu karara itiraz edebilirler. Tüketici Mahkemesine başvurarak bu kararın iptalini veya değiştirilmesini isteyebilirler.

Tüketici davası ve Tüketici Hakem Heyetine yapılacak olan başvuru arasındaki farklardan bir diğeri ise tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk şartının bulunmasıdır. Tüketici Hakem Heyetine yapılacak başvurularda ise böyle bir şart mevcut değildir. Kanun koyucu burada tüketici uyuşmazlıklarının arabuluculuk vasıtasıyla kolay bir şekilde çözümlenmesini amaçlamıştır.

  • Ayıplı Mal ve Hizmet Davaları

Tüketiciler davalarını tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesi’nde açabilmektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere belli bir değerin üzerinde olan haller için Tüketici Mahkemesi’ne başvuru yapılabilecektir. Eğer bu değerin altında bir durum söz konusuysa tüketici hakem heyetine başvuru yapılır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki tüketici davasında zorunlu arabuluculuk dava şartıdır. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna mutlaka başvurulmalıdır aksi takdirde Tüketici Mahkemesi ilgili davayı dava şartı eksikliğinden dolayı usulden reddedecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Ayıplı mal nedir? Hangi mallar ayıplı sayılmaktadır?

Tüketiciye tesliminde taraflarca kararlaştırılmış olan örneğe ya da modele uygun olmaması veya objektif olarak sahip olması gereken özelliklere sahip olmaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

Eğer ürünün ambalajında, etiketinde, tanıtım veya kullanım kılavuzunda belirtilen özelliklerden biri veya birkaçı eksikse ya da satıcının veya teknik düzenlemelerin belirlediği niteliklere uymuyorsa, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltıyor ya da ortadan kaldırıyorsa  bu tür eksiklikler ürünü ayıplı hale getirir.

  1. Ayıplı hizmet nedir? Ayıplı hizmet sayılan haller nelerdir?

Sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya kararlaştırılmış olan ve objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşıması sebebiyle sözleşmeyi aykırı olan hizmete ayıplı hizmet denir.

Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, reklam veya ilanlarda yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı açısından değerini veya ondan beklenen faydaları azaltan ya da ortadan kaldıran eksiklikler içeren hizmetlerdir.

  1. Bir malın ayıplı olup olmadığına ilişkin ispat yükü kimdedir?

Tüketiciye teslimi tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarih tarihinde var olduğu kabul edilmektedir. Bu halde malın ayıplı olup olmadığını ispatı satıcıya aittir. Tüketicinin hali hazırda haberdar oldu veya haberdar olmasının gerekli olduğu hallerde sözleşmeye aykırılık bulunmaz. Dolayısıyla sözleşme kurulduğu esnada aşikar olan bir ayıbın varlığı halinde sözleşme aykırılıktan söz edilemez. Fakat tüketicinin haberdar olduğu ayıplar dışında başka bir ayıbın daha sonra ortaya çıkmış olması halinde satıcının sorumluluğu var olabilmektedir.

  1. Tüketicinin ayıplı mala ilişkin seçimlik hakları nelerdir?

Tüketicinin ayıplı malı ilişkin olarak dört adet seçimlik hakkı bulunur. Bunlar:

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
  • İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme.

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değişimi satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getiriyorsa, tüketici sözleşmeden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanabilir.

  1. Tüketicinin ayıplı maldan doğan seçimlik haklarından birini kullanmak istemesi halinde bu talebi ne kadar sürede yerine getirilir?

Tüketici, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi taleplerinden birini seçtiğinde, bu talebin satıcıya veya üreticiye iletilmesinden itibaren en fazla 30 iş günü içinde, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur.

Satış sonrası hizmetler Yönetmeliğine ekli olan ‘’ Satış Sonrası Hizmet Verilmesi Zorunlu Olan Tüketici Ürünler Listesi’’nde bulunan mallara ilişkin ücretsiz onarım talebi bu listede belirlenmiş olan tamir süresi içinde yerine getirilir.

Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp ona oranında bedelden indirim hakkını talep ettiği durumlarda, Ödemiş olduğu bedelin tümü veya yapılan indirim derhal tüketiciye iade edilir.

  1. Tüketicinin ayıplı hizmete ilişkin seçimlik hakları nelerdir?

Ayıplı hizmet halinde tüketicinin dört adet seçimlik hakkı bulunur. Bunlar:

  • Hizmetin yeniden görülmesi,
  • Hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı,
  • Ayıp oranında bedelden indirim,
  • Sözleşmeden dönme.

Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması durumunda tüketici bu hakları kullanamayacaktır.

  1. Tüketicinin ayıplı hizmetten doğan seçenek haklarından birini kullanması durumunda bu talebi ne kadar sürede yerine getirilir?

Tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçmiş ise Ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden indirim yapılan tutar derhal tüketiciye iade edilir. ücretsiz onarım veya hizmeti yeniden görülmesini seçmiş ise makul sayılabilecek bir süre içinde bu talep sağlayıcı tarafından yerine getirilir.  Her şekilde bu süre talebin yöneltilmesi itibaren 30 iş gününü geçemez.

  1. Tüketici, satın aldığı üründeki ayıptan haberdar ise seçimlik haklarından yararlanabilir mi?

Tüketicinin malın ayıplı olduğunu bilerek satın aldığı veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği durumlarda sözleşmeye aykırılık bulunmaz. Bu durumda tüketici seçimlik haklarını da kullanamaz. Elbette bunların dışında bulunan, haberdar olunmayan ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

  1. Tüketiciler satışa sunulan ayıplı mallar hakkında nasıl bilgilendirilmelidir?

Satışa çıkacak olan ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından kolaylıkla okunabilecek şekilde malın ilgili ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgi içeren bir etiket konulmalıdır. Bu etiketin tüketiciye verilmesi ya da ayıbı ilişkin olarak açıklayıcı bilginin tüketiciye fatura veya fiş üzerinde açıkça belirtilmesi zorunludur.

Fakat teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler hiçbir koşulda piyasaya sürülemez. Bu ürünler, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabiidir.

  1. Ayıplı mallarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Diğer kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemiş ise ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa dahi, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabiidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

İkinci el ürün satışlarında ise, satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz.

Söz konusu ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

  1. Ayıplı hizmette zamanaşımı süresi ne kadar kadardır?

Kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmemiş ise ayıp daha sonra ortaya çıksa dahi hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabiidir.

Söz konusu ayıp ağır kusuru ya da hileyle gizlenmiş ise zamanaşımı hükümleri uygulama alanı bulmayacaktır.

  1. Satıcı ayıplı mal ile ilgili olarak seçimlik haklarımı kullandırmamaktadır. Ne yapabilirim?

Satın alınan ürünün değerine göre tüketici hakem heyetlerine veya tüketici mahkemelerine başvurarak seçenek hakların kullanılması mümkündür.

  1. İkinci el aracımı dava devam ederken satabilir miyim?

Evet, ikinci el ayıplı aracın satışında satıcının sorumluluğu ile alakalı hukuki süreç devam ederken aracın başka bir kişiye satılmasının önünde bir engel yoktur.

  1. 5 yıl önce sıfır km olarak satın aldığım otomobil bana hasarlı olarak satılmış. Garanti süresi doldu. Bu durumda ne yapabilirim?

Ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa dahi, ilgili malın alıcıya tesliminden itibaren ayıplı maldan sorumluluk iki yıllık zamanaşımına tabiidir. Fakat ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmiş ise zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla söz konusu ayıplı mala ilişkin seçimlik haklardan yararlanılabilir.

Sonuç

Ayıp halinde tüketicinin sahip olduğu seçimlik haklar dört  adet olup, bunlar kısaca sözleşmeden dönme, ayıpsız benzeri ile değişim, satış bedelinden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakkıdır. Tüketicinin bu hakları kullanımıyla ilgili olarak belirli süreler ve koşullar bulunmaktadır. Gerek tüketici gerek satıcı tarafından bu hakların iyi bilinmesi olası mağduriyetlerin önüne geçilmesini sağlayacaktır. Burak Temizer Hukuk Bürosu olarak ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili yaşanan sorunlarda sizlere yardımcı olmak ve haklarınızı savunmak için buradayız.  Mal veya hizmetin ayıplı olup olmadığı, tüketicinin hakları ile satıcının sorumluluğunun sınırları teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konulardır. Bu nedenle herhangi bir hak kaybına maruz kalmamak  için konunun uzmanı olan avukatlardan profesyonel hukuki destek alınmasında yarar vardır.

İpek HEPDİKER
BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU