Anonim Şirket ve Limited Şirket Arasındaki Farklar

Anonim şirket ve limited şirket arasındaki farklar

ANONİM ŞİRKET VE LİMİTED ŞİRKET ARASINDAKİ FARKLAR

Anonim Şirket ve Limited Şirket, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup kurulacak olan şirketlerin türünün belirlenebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Ülkemizde bu zamana dek yapılan araştırmalar neticesinde, en çok tercih edilen şirket türlerinin Anonim Şirket ve Limited Şirket olduğu görülmektedir. Söz konusu şirketler; sermaye payları, organları, ortaklarının sorumlulukları gibi hususlar bakımından farklılık içermektedir.

Huzurdaki yazımızda da bu iki şirket türünün farkları, avantaj ve dezavantajları incelenmiş olup çeşitli Yargı kararlarıyla örneklendirilmiştir. Keyifli okumalar dileriz.

ANONİM ŞİRKET NEDİR?

Anonim Şirket; TTK m.331 hükmü uyarınca kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik hususta kurulabilen bir ortaklık olup sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından da yalnızca malvarlığıyla sorumlu olan şirkettir.

Önemle belirtmekte fayda olup Anonim Şirket Ortaklığının kurulabilmesi için ortada bir ticari işletme bulunması şart değildir. Esas olan kar elde etme ve dağıtma hedefinin bulunması yani ekonomik bir amaçla kurulan bir ortaklığın varlığıdır.

Ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nda Anonim Şirket Ortaklığının kurulabilmesi için asgari bir pay sahibi sayısı öngörülmemiştir ancak pay sahibi bulunmayan bir Anonim Şirket Ortaklığı da düşünülemeyeceğinden kabul edilen görüş en az 1 pay sahibinin yeterli olduğudur. (Payların tümü salt Anonim Şirket Ortaklığına ait olamaz!)

Bunlarla birlikte Anonim Şirket Ortaklığı, organları aracılığıyla iş ve işlemleri gerçekleştirmektedir. Söz konusu organlar, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu olup işlemlerin gerçekleştirilmesinde çoğunluk ilkesi hakim bulunmaktadır.

Anonim Şirketlerin tüzel kişi tacir olduklarını yukarıda belirtmiş idik. Bu sebepten ötürü Anonim Şirketler, işletme konularını belirtmek suretiyle ticaret unvanı seçmek ve kullanmak zorundadır.

ANONİM ŞİRKET ORTAKLIĞI BİR SERMAYE ORTAKLIĞI MIDIR?

Anonim Şirket ortaklığı, bir sermaye ortaklığı olup çeşitli sonuçları bulunmaktadır;

  • Sermayesi belirli paylara bölünmüştür.
  • Anonim Şirket Ortaklığının kendisine ait malvarlığı bulunmaktadır.
  • Ortaklık, kendi borçlarından dahi yalnızca malvarlığıyla
  • Ortaklarından bağımsız bir tüzel kişiliğe, hak ve fiil ehliyetine
  • Sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir.
  • Ortaklığın kurulmasından itibaren Tacir sıfatını haizdir.
  • Anonim Şirkette pay sahibi olan kimseler, sadece Anonim Şirket ortaklığına karşı sorumlu bulunmaktadır.
  • Anonim Şirket Ortaklığının payları, kıymetli evrak niteliğinde bulunan pay senetleri tarafından temsil edilmektedir.
  • Ortaklar, Anonim Şirket Ortaklığının borçlarından sorumlu olmayıp salt başta taahhüt etmiş oldukları sermaye paylarını ödemekle yükümlüdür.
  • Anonim Şirket Ortaklığının borçları dolayısıyla, kural olarak, Ortaklıkta pay sahibi olan kimselere başvurulamaz.Anonim Şirket Nasıl Kurulur?

ANONİM ŞİRKET NASIL KURULUR?

Anonim Şirket Ortaklığının nasıl kurulacağı, Türk Ticaret Kanunu m335/1 hükmünde düzenlenmiş olup kurucuların, sermayenin tamamını ödemeyi şartsız biçimde taahhüt ettikleri ve imzalarının Noter tarafından onaylandığı esas Sözleşmede Anonim Şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla ani bir şekilde kurulur.

Dolayısıyla öncelikle, taraflar arasında yazılı şekilde oluşturulan ve Noter huzurunda imzalanan bir Şirket Sözleşmesi akdedilir. Akabinde işbu Sözleşmenin Ticaret Siciline tescil ve ilan edilmesiyle Anonim Şirket Ortaklığı kurulmuş olur.

Ancak burada açıklanan Ortaklık, kuruluş aşamasındaki Anonim Şirket Ortaklığının tüzel kişiliği bulunmayan ön şirkettir. Hukuki anlamda kuruluş ise Anonim Şirket Ortaklığının organları ve malvarlığı gibi nitelikler ile donatılarak tüzel kişilik kazanmasıdır.

LİMİTED ŞİRKET NEDİR?

Limited Şirket; Türk Ticaret Kanunu m.573 hükmünde düzenlenmiş olup esas sermayesi belirli ve en az 10.000 TL olan, en az 1 – en fazla 50 gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından, bir ticaret unvanı altında, kanunen yasaklanmamış ekonomik bir amaç ve konuda faaliyet göstermek için kurulan bir Sermaye Şirketidir.

Önemle belirtmek gerekir ki Limited Şirketler; Sigortacılık, bankacılık ve finansal kiralama alanlarında faaliyet gösteremezler.

Limited Şirketlerde bulunan sermaye, esas sermaye paylarının toplamından oluşmaktadır.

Limited Şirket Ortakları, Şirketin borçlarından sınırlı şekilde sorumludur.

Limited Şirket, Türk Ticaret Kanunu ilgili hükmünde açıkça ticaret ve sermaye şirketi olarak kabul edilmekte olup ortaklarından bağımsız bir tüzel kişiliğe, hak ve fiil ehliyetine sahiptir. Ayrıca, kurulduğu andan itibaren Tacir sıfatını haiz olup kendi borçlarından dolayı da sınırsız şekilde sorumlu bulunmaktadır.

Limited Şirketler; Tüzel Kişi Tacir oldukları dolayısıyla Ticaret Unvanı seçmek ve kullanmak zorundadır.

Limited Şirket Ortaklarının bazı hakları bulunmakta olup bunlar;

  • Bilgi Alma Hakkı,
  • İnceleme Hakkı,
  • Kar Payı Alma Hakkıdır.

Limited Şirket Ortakları, Ortaklık borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye paylarını ödemekle ve Ortaklık Sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü bulunmaktadır.

Limited Şirkette bulunan Ortakların asli yükümlülüğünün, sermaye koyma borcu olduğunu söyleyebiliriz.

LİMİTED ŞİRKET NASIL KURULUR?

Limited Şirket Ortaklığının kuruluşu; kural olarak Anonim Şirket Ortaklığına ilişkin yeni şirket kuruluşu esasları çerçevesinde gerçekleştirilmekte ancak bazı hususlarda ayrılmaktadır;

  • Limited Şirket kuruluşunda; Noter onayı gerekmez. Kurucular, esas sözleşmeyi Ticaret Sicili Müdürlüğünde yetkilendirilmiş Personelin huzurunda
  • Limited Şirket kuruluşunda; nakden taahhüt edilen esas sermaye paylarının, esas Sözleşmede aksi bir durum öngörülmemesi kaydıyla, hiçbir kısmının ödenmesine gerek yoktur. Ancak, Ticaret Siciline ilan ve tescilinden itibaren 24 ay içerisinde ödenmesi gereklidir.

Öncelikle taraflar arasında, kanuna uygun ve yazılı olarak hazırlanan bir Şirket Sözleşmesi akdedilir. Akabinde bu Sözleşme, Ticaret Sicili Müdürlüğünde yetkilendirilmiş Personelin huzurunda imzalanır ve imzalanan Sözleşme, Ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Sonuç olarak Limited Şirket kurulmuş olur.

Limited Şirket Sözleşmesinin personel huzurunda imzalanmasından, sicile tescil edilmesine kadarki süre içerisinde ÖN LİMİTED ŞİRKET kurulur. Ne zaman ki Ticaret Siciline Tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde İlan edilir, bundan sonra hukuki anlamda Limited Şirket kurulmuş olur.

Ayrıca, Limited Şirketler de Anonim Şirketler gibi ani usul ile kurulmaktadır.

Limited Şirket, Ticaret Siciline tescil ile Tüzel kişilik kazanmakta olduğundan ayrıca ilan edilmesine gerek bulunmaz. Bu kapsamda, tescilin kurucu ve açıklayıcı nitelikte olduğunu söyleyebiliriz.

Anonim Şirket ile Limited Şirket Arasındaki Benzerlik

ANONİM – LİMİTED ŞİRKET ARASINDAKİ BENZERLİKLER

  • Anonim Şirketler ve Limited Şirketler, Türk Ticaret Kanunu içerisinde, ticaret şirketleri altında bir sermaye şirketi olarak düzenlenmiştir.
  • Her iki Şirket de en az 1 gerçek veya tüzel kişi ortakla kurulabilmektedir.
  • Her iki Şirket içerisinde yer alan ortakların isimlerinin, Şirket isminde yer alması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.
  • Her iki Şirket içerisinde bulunan Ortakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya ikamet adreslerinin Türkiye’de bulunması gerekmektedir.
  • Her iki Şirket de ekonomik bir amaç taşımak kaydıyla kanunen yasak olmayan her türlü konuda kurulabilmektedir.
  • Her iki Şirkette de bulunması gereken zorunlu organ Genel Kurul’dur.
  • Her iki Şirket de üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen malvarlığı unsurlarını ayni sermaye olarak koyabilmektedir.
  • Ayni sermaye olarak; fikri mülkiyet hakları ve sanal ortamlar da konulabilirken hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar ise konulamaz.
  • Her iki Şirket için de tasfiye süresi en az 6 ay olarak belirlenmiştir.

ANONİM – LİMİTED ŞİRKET ARASINDAKİ FARKLAR

  • Sermaye Tutarı Bakımından;

Anonim Şirketlerde sermaye tutarı, en az 50.000-TL olarak belirlenmişken Limited Şirketlerde ise 10.000-TL olarak belirlenmiştir.

Ayrıca Kayıtlı Sermaye Sistemini kabul eden ve halka açık olmayan Anonim Şirketlerde başlangıç sermayesi 100.000-TL tutarından aşağı olamazken Limited Şirketlerde, Kayıtlı Sermaye Sistemi kabul edilmemiştir.

  • Ortak Sayısı Bakımından;

Anonim Şirketlerde ortak sayısı, en fazla 500 olabilirken Limited Şirketler ise en fazla 50 ortaklı şekilde kurulabilmektedir.

Eğer Halka açık bir Anonim Şirket bulunmakta ise 500 kişinin üzerinde ortak içermesi mümkündür.

  • Ortakların Yükümlülüğü Bakımından;

Anonim Şirketlerde bulunan ortakların tek yükümlülüğü, Sözleşmenin akdedilmesi sırasında taahhüt ettikleri sermaye paylarının ödenmesidir. Bu anlamda, başta taahhüt etmiş olduğu sermaye borcunu ödeyen ve Yönetim Kurulu Üyesi olmayan ortakların, kamu borçlarından sorumlu olması cihetine gidilemeyecektir.

Limited Şirketlerde ise Şirket Ortakları, 6183 sayılı AATUHK m.35 gereğince; Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen yahut tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından, sermaye payları oranında doğrudan doğruya sorumludurlar.

  • Halka Arz Bakımından;

Anonim Şirketler, belirli koşulların varlığı halinde halka açılabilirken Limited Şirketlerde ise böyle bir durum söz konusu değildir.

  • Avukat Bulundurma Zorunluluğu Bakımından;

Herhangi bir Anonim Şirketin sermayesi 250.000-TL tutarının üzerinde ise söz konusu Şirket Avukat bulundurmak zorundadır. Ancak Limited Şirketlerde esas sermaye tutarı ne olursa olsun bir Avukat ile çalışma zorunluluğu bulunmamaktadır.

  • Pay Senedi Bastırma Bakımından;

Anonim Şirketler, hamiline veya nama pay senedi bastırabilirken Limited Şirketler, hamiline pay senedi bastıramazlar. Ancak uygulamada, Limited Şirket Ortaklığının ispat edilebilmesi bakımından Nama yazılı pay senetlerinin bastırılabilindiği ile karşılaşılmaktadır.

  • Esas Sermaye Payının Devri Bakımından;

Anonim Şirketlerde, Ortaklara ait esas sermaye paylarının satış işleminin Noter huzurunda gerçekleşmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu kapsamda, Hamiline veya nama yazılı pay senetlerinin zilyetliğinin devredilmesi ile esas sermaye payının devri gerçekleşmiş olacaktır.

Limited Şirketlerde ise esas sermaye payının devri işlemi, yazılı şekilde Noter huzurunda yapılmaktadır. Ayrıca eğer Şirket Sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri bakımından, Şirket Genel Kurulunun onayı aranmaktadır. Ayrıca Genel Kurulun, esas Sözleşmede aksi öngörülmemiş ise herhangi bir sebep göstermeksizin onayı reddedebilme yetkisi bulunmaktadır.

  • Şirketlerin Yönetim Organı Bakımından;

TTK m.365 hükmü gereğince Anonim Şirketler, Yönetim Kurulu tarafından yönetilirler. Yönetim Kurulu üyeleri gerçek veya tüzel kişi sıfatını haiz kimseler olabilmektedir. Belirtmek gerekir ki, Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin pay sahibi olma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Eğer bir tüzel kişi, Yönetim Kuruluna üye olarak seçilmişse; bu kişiyle birlikte, bu kişi adına ve bu kişi tarafından belirlenen, salt bir “gerçek kişi” de Ticaret Siciline tescil ve ilan olunmaktadır.

TTK m.623 hükmü gereğince Limited Şirketlerin yönetim organı ise Müdürlerdir. Müdürlerin yönetim hakkı veya temsil yetkisi, Genel Kurul tarafından sınırlanabilmekte olup gerekirse yeni Müdür atanma yoluna da gidilebilir.

Belirtmek gerekir ki, Limited Şirketlerde en az 1 Ortağın Şirketi yönetim ve temsil hakkının bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla tek ortağı bulunan Limited Şirketlerde, Müdür bulunsa dahi işbu tek ortağın da Müdür olarak seçilmesi gereklilik arz etmektedir.

Ayrıca Müdürler, Kanun veya Şirket Sözleşmesi ile Genel Kurul’a bırakılmamış olan Şirket yönetimine ilişkin tüm hususlarda karar almaya ve uygulamaya yetkilidir.

  • Oy Hakkı Bakımından;

TTK m.479 hükmü gereğince bir Anonim Şirkette oy hakkı, eşit değerde bulunan paylara, farklı sayıdaki oy hakkının verilmesiyle tanınabilmektedir. Ayrıca bir paya en çok 15 oy hakkı tanınmakta olup bu sınırlandırma, haklı bir sebebin varlığı halinde uygulanmayacaktır.

Limited Şirkette ise oy hakkı bakımından herhangi bir sınırlandırma bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Şirket Sözleşmesinde ortaklara veto hakkı tanınabilmektedir.

KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

  • 1479 Sayılı Kanun m.24 uyarınca “Zorunlu Bağ-Kur” Sigortalılığı hakkında;

Yargıtay 21. HD., E. 2016/10542 K. 2016/13563 T. 1.11.2016

Somut olayda; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 26.02.2006 varide tarihli bildirge ile 03.02.2006 tarihi itibariyle limited şirket” ortaklığına dayalı olarak yapılmış olup sigortalılığın başladığı tarihte yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesine göre zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması, “anonim şirket” ortaklığının bulunması yeterlidir. Bu nedenle, anonim şirket kurucu ortaklığının devamı süresince sigortalılık koşullarının da devam ettiği kabul edilmelidir. Bu durumda; davacının davalı Kurum tarafından kabul edilen süreler haricinde; 04.10.2000-15.06.2001 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kısmen kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA…

  • Boşanma Davasında Kadın Lehine Yoksulluk Nafakasına Hükmedilmesi Hakkında;

Yargıtay 2. HD., E. 2012/10661 K. 2013/12105 T. 30.4.2013

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı kadının S… İplik Ve Kumaş Pazarlama Limited Şirketi’nin % 33.33, S… Turizm Yatırım Ve İşletmeleri Limited Şirketi’nin % 12.50 ve S… Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ise % 10 oranında ortağı olduğu, 2006 model Audi A-4 marka aracının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası verilmesi koşulları oluşmadığı halde; yazılı şekilde davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA…

  • Anonim ve Limited Şirket ortaklarının SSK sigortalısı sayılması hakkında;

Yargıtay 10. HD., E. 2003/1897 K. 2003/3106 T. 3.4.2003

İddia ve savunmaya göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 01.05.1993 tarihinden sonraki çalışmalarının hizmet aktine göre mi yoksa kendi nam ve hesabına bağımsız bir çalışma mı olduğu noktasında toplanmaktadır. Başka bir anlatımla davacı, anılan tarihten sonra SSK’mı yoksa Bağ Kur sigortalısı mı sayılacaktır?

Kimlerin SSK. Sigortalısı sayılması gerektiği SSK m.2 ve 3. hükümlerinde, kimlerin Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği ise Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinde belirtilmiştir. Hem davacı hem de davalı davacının şirket ortaklığından söz etmişlerse de şirket ortaklığının hukuksal niteliği ile çalışmaların niteliklerinin yeterince ve gereğince araştırılıp incelenmediği görülmektedir. Dava dilekçesinde davacının 1993 yılındaki çalışmasının “S… Su Ürünleri Turizm San. Tic. Ltd. Şti’nde geçtiği iddia edildiği halde cevap Sayfa 1/2 dilekçesinde anılan şirketin Anonim Şirket olduğu söylenmektedir.

Böyle bir çelişkiden söz edilmesinin nedeni Anonim Şirketlerle Limited Şirket ortaklarının sigortalılıklarının bazı farklılıklar taşımasından ötürüdür. Gerçekten Bağ Kur Kanununun 24. maddesi hükümlerine göre Anonim Şirketin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyeleri ve Limited Şirket ortakları Bağ Kur sigortalısı sayılırlar. Dairemiz, içtihaden A.Ş. kurucu ortağı ile Limited Şirket ortağının sigortalılıklarını bazı farklı sonuçlara bağlamıştır. Dairemiz görüşlerine göre, A.Ş. kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyeleri kural olarak Bağ Kur sigortalısı sayılırlarsa da şayet hizmet aktinin tüm koşullarını oluşturacak biçimde çalışmışlarsa SSK. Sigortalısı sayılabileceklerdir.

Ne var ki Anonim Şirket ortağının SSK. Sigortalısı sayılabilmesi için şirketin hangi işinde ne kadar süre ve ne şekilde çalıştığının, özellikle hizmet aktinin koşullarından olan bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, şirket ortağının, kimin buyruğunda ve kimden talimat alarak çalıştığının titizlikle araştırılıp incelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekir. A. Ş’nin kurucu ortağı olmayıp sadece hissedarı olan kimsenin SSK. Sigortalısı sayılabileceği tartışmasızdır. Bir kimsenin SSK. sigortalılığı ile Bağ Kur sigortalılığı çakıştığı taktirde ağır basan çalışmaya itibar edilmesi gerekir.

Limited Şirket ortaklarının sigortalılık durumlarına gelince, yine Dairemiz görüşlerine göre genelde Limited Şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini kendisi yapan kimse “konumunda oldukları için, SSK’lı sayılamazlar; Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları Limited Şirketteki çalışmaları hizmet aktine göre değildir. Bu kuralın istisnası, Limited Şirket ortağı, başka işyerlerininde hizmet aktine göre çalışmışsa o taktirde SSK. Sigortalısı sayılabilir.

Şirketler hukuku avukatı, şirket avukatı arıyorsanız, şirketler hukuku danışmanlığı almak, profesyonel hukuki destek ile şirketinizi hukuki kalkan içine almak istiyorsanız tarafımıza ulaşabilirsiniz. 

BUSE DİZ
BURAK TEMİZER HUKUK BÜROSU